Hava Durumu

#Insanlık

- Insanlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Insanlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi’de yapay zekaya felsefi bakış Haber

Osmangazi’de yapay zekaya felsefi bakış

Kültür ve düşünce hayatına katkı sunmayı amaçlayan Osmangazi Belediyesi, Hisar Arkeopark içerisinde yer alan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi Konferans Salonu’nda Bursa Uludağ Üniversitesi ve Açık Seçik Felsefe işbirliğiyle anlamlı bir programa ev sahipliği yaptı. Bursa Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Berke ile Prof. Dr. Kadir Çüçen’in katıldığı etkinlikte, yapay zekanın tarihsel gelişimi, insanlık için sunduğu fırsatlar ve beraberinde getirdiği ekonomik, politik, toplumsal ve kültürel riskler farklı yönleriyle değerlendirildi. Teknoloji ile insan arasındaki ilişkinin felsefi boyutlarının gündeme taşındığı programda, yapay zekaya ilişkin yaygın düşünceler ve geleceğe yönelik beklentiler üzerinde duruldu. “YAPAY ZEKA HAYATIMIZA NELER KATABİLİR, BİZDEN NELER GÖTÜREBİLİR?” Yapay zekanın yalnızca teknolojik bir gelişme olarak değil, insanlık tarihinin birikimiyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi Zeynep Berke, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Yapay zeka denildiğinde insanların aklında doğru ve yanlış pek çok bilgi bulunuyor. Bu durum zaman zaman endişe, korku ve öfkeyi de beraberinde getirebiliyor. İnsanlığın tarih boyunca neden teknolojiye ihtiyaç duyduğunu, bu gelişim sürecinin son halkalarından biri olan yapay zekanın hayatımıza neler katabileceğini ve bizden neler götürebileceğini ele alıyoruz. İnsanın cansız varlıklara bilinç kazandırma hayali aslında çok eskiye dayanıyor. Bugün bu hayalin yapay zeka teknolojisinde nasıl karşılık bulduğunu değerlendirirken, ekonomik, politik, toplumsal ve kültürel risklerini de tartışıyoruz. Yapay zekanın gelecekte insanlığa hangi alanlarda yeni imkanlar sunabileceğini ve hangi noktalarda tehlike oluşturabileceğini sorguluyoruz. Hisar Arkeopark içerisinde yer alan Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi de tarihi atmosferiyle felsefi tartışmalar için son derece anlamlı bir ortam sunuyor.” “OSMANGAZİ BELEDİYESİ ÇALIŞMAYA GÖNÜLDEN DESTEK VERDİ” Hisariçi Felsefe Buluşmaları’nın Bursa’nın akademik birikimini görünür kılmak açısından önemli olduğunu belirten Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kadir Çüçen ise Osmangazi Belediyesi’nin programa verdiği destekten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Etkinlik serisi kapsamında insanı merkeze alan sekiz konferans gerçekleştirileceğini belirten Çüçen, “Uludağ Üniversitesi’nden kadın filozoflarımız burada sekiz konferans verecek ve bu buluşmaların odağında insan olacak. Bunlar bizim öğrencilerimiz, meslektaşlarımız ve değerlerimiz. Biz bu değerlerimize sahip çıkmazsak başka kim sahip çıkacak? Osmangazi Belediyesi’nin bu çalışmaya gönülden destek vermesi bizleri çok mutlu etti. Kentin yetiştirdiği filozoflara sahip çıkması son derece değerli. Başta Belediye Başkanımız olmak üzere emeği geçen tüm çalışanlara teşekkür ediyorum” diye konuştu.

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam Haber

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam

Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ogün Ürek’in yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan konuşmacı olarak katıldı. “Felsefeyi hayattan kopuk görmemek gerekiyor. Nerede insan var orada felsefi bir problem de var” diyen Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, “Felsefenin üzerinde durduğu konular hemen hemen hepimizi ilgilendiren konulardır. Sartre eser vermeye başladığından ölünceye kadar ifade ettiği bir cümlesi var. “Ben insanlığı korkunç tehlikelere karşı korumak için silahlanmıştım. Oysa herkes insanlığın yetkinliğe doğru yol aldığını söylüyor.” Burada şunu söylüyor. İnsanlık neredeyse orada insanlığa karşı bir tehdit vardır. Bizim görevimiz nerede insanlığa karşı tehdit varsa ona karşı güçlü olmak” dedi. Jean-Paul Sartre’ı, “varoluşçuluğun papası” olarak tanımlayan Prof Dr. Gündoğan, “Sartre ve Camus yazdıklarını yaşayan, yaşadıklarını yazan insanlardır. Gerçek hayat ve felsefe birbirinden ayrılmaz Sartre’a göre. Dünyanın neresinde bir problem varsa Sartre oradadır. Sartre aynı zamanda aydındır. Sartre göre aydın angaje olan bağlantılı olan kişidir. Aydın dediğimiz tavır bizim üstümüze vazife olmayan şeylere de karışan tavırdır. Sartre için filozofu başa alırız sanatçıyı ikinci sıraya alınır. Camus için tam tersi” diye konuştu. “20. yüzyılda iki felsefe yapma tarzı vardı. Biri varoluşçular, diğeri analitik felsefeciler. Varoluşçular insanın, hayatın varlığı, anlamı üzerinde dururlar” diyen Prof. Dr. Gündoğan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Bu iki tarz 20. yüzyılla birlikte bitmediğine inanıyoruz. 21. yüzyılda bizim Sartre gibilere ihtiyacımız var. 20. yüzyıldaki insan varlığının karşılaştığı tehdit ve tehlikeleri günümüzde kat kat yaşıyoruz. Eskiden teknik insan derdik. Artık Homo Digitalis var. Homo Sapiens artık kalkıyor. Savaş hiçbir zaman bitmedi. Öngörülemeyen bir dünyada yaşıyoruz. 10 yıl önce pandemi yaşayacağımızı hayal etmezdik. İnsanlığın içinde bulunduğu çok önemli bir tehdittir pandemi. Böyle bakınca günümüzde varoluşçuluğa ciddi ihtiyacı olduğunu düşünenlerdenim. Sartre’ın felsefesindeki ide, insanın özgürlüğünü ortaya çıkarmaktır. Bu temel felsefeyi başka bir kavramla ele almak gerekir sorumluluk. Özgürlük ve sorumluluk Sartre felsefesinin temelidir. İnsan demek özgürlük demektir, özgürlük demek insan demektir. Bu özgürlük bize bir sorumluluk da yükler. Sorumluluğun büyük bir ağırlığı vardır. Salt kendimden sorumlu değilim. Sartre da Camus’da insanı kurtarmaya çalışıyor. Camus’da başkaldırı, Sartre ise özgürlük öne çıkar. Başkaldırıda da özgürlük vardır. Başkaldıran insan hayır diyen insandır. Bu hayırı nasıl anlayacağız. Mutlak anlamda hayır Camus’da yoktur. Bir şeye hayır demek başka bir şeye evet demeyi barındırmalıdır. Kötülüğe karşı iyilik, savaşa karşı barışı olmalıdır. Olumsuz olana karşı olumlu olanı içinde bulunduran bir evetle biz absürt olanı aşabiliriz. Bu bireysel başlar. Sadece kendisi için değil. Sartre dünyanın öbür ucundakine karşı sorumluyum der. Veba adlı romanda Camus veba ile mücadele eden bir kahraman yazar. Başkaldırıyoruz öyleyse varız der Camus. İkisini bir araya getiren budur. Sartre eylem olarak bunu göstermiştir. Camus göstermemiştir.” Soruları da yanıtlayan Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan’a, etkinliğin sonunda Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası, BUSİAD Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanlarından Buğra Küçükkayalar ve Mehmet Arif Özer tarafından takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.