Hava Durumu

#Ihracat

- Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Otomotiv ihracatı Ağustos ayında 2,8 milyar dolar Haber

Otomotiv ihracatı Ağustos ayında 2,8 milyar dolar

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, “Euro/TL kur artışı enflasyona göre çok geride kalıyor, satışımız döviz ile ama giderlerimizin önemli bir kısmı TL bazında ve uzun süredir artarak devam eden €/TL ile enflasyon arasındaki fark tüm ihracatçıları olumsuz etkiliyor” dedi. Ağustos ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 208 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın ocak-ağustos döneminde ise tedarik endüstrisi ihracatı 10 milyar 677 milyon dolara ulaştı ve toplam otomotiv ihracatından yüzde 39,2 pay aldı. Ağustos ayında Binek Otomobiller ihracatı 626 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı 521 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı 189 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı 184 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya oldu. ALMANYA LİDERLİĞİNİ KORUDU Geçen ay Almanya, 489 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürdüğünü kaydeden OİB Başkanı Kemal Yazıcı, Birleşik Krallık'ın 305 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olduğunu, üçüncü büyük pazar Fransa’ya yönelik ihracat ise 288 milyon dolar olarak gerçekleştiğini belirtti. AB ÜLKELERİNİN PAYI YÜZDE 70 Ağustos ayında Avrupa Birliği Ülkeleri yüzde 70 pay ile Ülke Grubunda ilk sıradaki yerini korudu. AB Ülkelerine ihracat ise 1 milyar 942 milyon dolar oldu. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 13 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer aldı. Yılın ilk sekiz ayı bütününde ise AB ülkeleri yüzde 74 pay ve 20 milyar 60 milyon dolar ihracat ile en önemli pazar konumunu sürdürdü.

Bitki bazlı ürünler bağımsız bir kategori Haber

Bitki bazlı ürünler bağımsız bir kategori

Uluslararası araştırmalar, tüketici tercihlerinde sağlık ve beslenmenin öne çıktığını; sürdürülebilirlik ve günlük beslenmeye uyumun da bu tercihleri desteklediğini gösteriyor. BİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, tüketici beklentilerindeki bu dönüşümün Türkiye için önemli bir gelişim alanı oluşturduğuna; güçlü bitkisel üretim altyapısının bilimsel bilgi, Ar-Ge ve inovasyonla buluşturulmasının sektör için yeni fırsatlar yaratabileceğine dikkat çekiyor. Sağlıklı ve dengeli beslenmeye yönelik farkındalığın artmasıyla birlikte bitki bazlı beslenme, yalnızca belirli bir yaşam tarzını benimseyen tüketicilerin tercihi olmaktan çıkıyor. Bugün farklı tüketici grupları, bitki bazlı ürünleri günlük beslenme alışkanlıklarına dahil edilebilecek, dengeli ve çeşitli beslenme seçenekleri arasında değerlendiriyor. Tüketiciler bu ürünlere “ya hep ya hiç” yaklaşımından ziyade, mevcut beslenme alışkanlıklarına esnek şekilde dahil edilebilecek seçenekler olarak bakıyor. Akdağ, bu değişimin sektör açısından yalnızca yeni bir tüketici kitlesine ulaşmak anlamına gelmediğini; farklı ihtiyaçlara yanıt veren, besleyici ve günlük yaşama uyum sağlayan ürünlerin geliştirilmesi açısından da önemli bir fırsat sunduğunu belirtiyor. Türkiye’nin bakliyat, tahıl ve farklı bitkisel hammaddeler açısından sahip olduğu çeşitlilik ise bu dönüşüm için önemli bir avantaj sunuyor. Akdağ, bu kaynakların bilimsel bilgi, Ar-Ge ve inovasyonla desteklenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin hem iç pazar hem de ihracat açısından önemli fırsatlar yaratabileceğine dikkat çekiyor. Küresel veriler tüketici tercihlerindeki dönüşümü ortaya koyuyor Innova Market Insights’ın 2026 trend raporuna göre, tüketicilerin yüzde 55’i bitki bazlı ürünlerin artık kendi başına ayrı bir kategori olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor. BİTKİDEN’in de üyesi olduğu Küresel Bitki Bazlı Gıdalar İttifakı’nın 2023 yılında yayımladığı araştırmaya göre ise Türkiye’de tüketicilerin yüzde 51’i bitki bazlı ürünleri tercih etme nedenleri arasında sağlık faydasını gösteriyor. Bu veriler, bitki bazlı ürünlerin yalnızca alternatif olarak değil, tüketicilerin sağlık, beslenme ve günlük yaşam beklentileri doğrultusunda gelişen bir gıda kategorisi olarak değerlendirildiğine işaret ediyor. Türkiye, bitki bazlı gıdalarda büyüme potansiyeli taşıyor Türkiye, güçlü tarımsal altyapısı, zengin bitkisel üretim çeşitliliği ve gelişen gıda sanayisiyle bitki bazlı gıdalar alanında önemli bir potansiyele sahip. Akdağ, bu potansiyelin değerlendirilmesinde tüketici beklentilerinin doğru okunmasının ve ürün geliştirme çalışmalarının bu beklentiler doğrultusunda şekillendirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Türkiye’nin bitkisel kaynaklarının katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin hem iç pazarda ürün çeşitliliğinin artırılması hem de sektörün rekabet gücünün geliştirilmesi açısından fırsatlar sunduğunu belirtiyor. “Bitki bazlı gıdaların geleceğini tüketici beklentileri şekillendiriyor” Sektörün önümüzdeki dönemde tüketici beklentileri, bilimsel gelişmeler ve Türkiye’nin üretim potansiyelini birlikte değerlendirmesi gerektiğini belirten Ebru Akdağ “Tüketiciler bugün besleyici, günlük yaşamlarına uyum sağlayan ve farklı ihtiyaçlarına yanıt veren ürünler bekliyor. Bu nedenle fırsatı yalnızca mevcut ürünlere alternatifler geliştirmekle sınırlı görmemeliyiz. Sahip olduğumuz üretim potansiyelini bilimsel bilgi ve inovasyonla buluşturarak katma değerli ürünlere dönüştürmeliyiz. Sektörler arası iş birliklerini güçlendirerek Türkiye’nin bitki bazlı gıdalarda güçlü ve yenilikçi bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Otomotiv ihracatı temmuzda 3,6 milyar dolar oldu Haber

Otomotiv ihracatı temmuzda 3,6 milyar dolar oldu

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, endüstrinin temmuz ayındaki performansına dikkat çekerek, “Temmuz ayında sektörümüzün ihracatı 3,6 milyar dolar oldu. Ocak-temmuz döneminde ise 24,4 milyar dolarlık ihracata ulaştık. Euro/TL kur artışı ile enflasyon arasındaki uzun süredir devam eden dengesiz değişim başta olmak üzere küresel ekonomide yaşanan belirsizlikler, artan maliyet baskıları ve yoğun rekabete rağmen ihracat yapmaya devam ediyoruz” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 390 milyon dolar Temmuz ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 390 milyon dolar olarak gerçekleşti. Yılın ocak-temmuz döneminde ise tedarik endüstrisi ihracatı 9 milyar 473 milyon dolara ulaştı ve toplam otomotiv ihracatından yüzde 38,8 pay aldı. Temmuz ayında Binek Otomobiller ihracatı 1 milyar 24 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı 588 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı 262 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı 197 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke Fransa oldu. Almanya liderliğini korudu Temmuz ayında Almanya, 602 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürdü. Fransa, 411 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar oldu. Üçüncü büyük pazar Birleşik Krallık’a yönelik ihracat ise 400 milyon dolar olarak gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 71 Temmuz ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 71 pay ve 2 milyar 537 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 13 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer aldı. Yılın ilk yedi ayı bütününde ise AB ülkeleri yüzde 74 pay ve 18 milyar 119 milyon dolar ihracat ile en önemli pazar konumunu sürdürdü.

UİB’İN TEMMUZ AYI İHRACAT VERİLERİ AÇIKLANDI… Haber

UİB’İN TEMMUZ AYI İHRACAT VERİLERİ AÇIKLANDI…

Rakamları değerlendiren UİB Koordinatör Başkanı Kemal Yazıcı, “2026 yılına artan korumacılık ve jeopolitik risklerle beraber girdik. Şubat ayının sonunda Körfez'de başlayan ABD/İsrail-İran Savaşı'nın Körfez ülkelerine yayılması dünya ekonomisini zorladı. Enerji ve petrokimya ürünleri başta olmak üzere temel endüstriyel ham maddelerde ve girdilerde yaşanan büyük fiyat artışlarına rağmen faaliyetlerimizi ve küresel pazarlardaki varlığımızı kararlılıkla sürdürüyoruz” dedi. OİB'in ihracatı Temmuz ayında 3 milyar 200 milyon dolar Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) Temmuz ayı ihracatı 3 milyar 200 milyon 497 bin dolar olarak gerçekleşirken, yılın 7 aylık dönemindeki ihracat toplamı da yüzde 3,74’lük artışla 21 milyar 888 milyon 344 bin dolara ulaştı. UTİB'in ihracatı Temmuz ayında 106 milyon dolar oldu Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), Temmuz ayında geçen yılın Temmuz ayına göre yüzde 3,8’lik artışla 106 milyon 6 bin dolar ihracata imza attı. UTİB'in 7 aylık ihracatı ise 721 milyon 334 bin dolar olarak gerçekleşti. UHKİB'ten Temmuz ayında 91 milyon dolar ihracat Temmuz ayı ihracatı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 5’lik artışla 91 milyon 35 bin dolar olan Uludağ Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği'nin (UHKİB), Ocak-Temmuz dönemi ihracatı toplamı ise 512 milyon 237 bin dolar seviyelerinde gerçekleşti. UMSMİB'in ihracatı Temmuz ayında 23,4 milyon dolar Temmuz ayında 23 milyon 443 bin dolar ihracat yapan Uludağ Meyve Sebze Mamulleri İhracatçıları Birliği’nin (UMSMİB), bu yılın 7 aylık dönemindeki ihracatı ise 131 milyon 706 bin dolar düzeyinde gerçekleşti. UYMSİB'ten Temmuz Ayında 23,8 milyon dolarlık ihracat Temmuz ayında, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 73’lük artış göstererek 23 milyon 865 bin dolar ihracat gerçekleştiren Uludağ Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği (UYMSİB), 7 aylık dönemde toplam 101 milyon 6874 bin dolarlık dış satışa imza attı.

Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz” Haber

Özer Matlı: “60 Bin Üyemizin Gücünü, Üyemizle Birlikte Büyüteceğiz”

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa iş dünyasının farklı sektörleriyle yürüttükleri çalışmaların daha geniş katılımlı bir saha programıyla devam edeceğini açıkladı. Yeni dönem çalışmalarının ilk adımı, “Bir kurum kimin için var? Gücünü kimden alır? Başarıyı nasıl ölçer? Kime hesap verir? Kimin sesidir?” sorularının yöneltildiği ve sosyal medyada paylaşılan kısa bir video ile attıklarını hatırlatan Matlı, videonun “Bazı Soruların Cevabını 60 Bin Üye Birlikte Verir” sözleriyle tamamlandığını belirtti. Bu ifadenin yalnızca bir videonun kapanış cümlesini değil, savundukları yönetim anlayışının temeli olduğunu vurgulayan Özer Matlı, şunları söyledi: “Cevapları masa başında vermek istemedik. Çünkü cevap; Bursa için üreten, ticaret yapan, istihdam sağlayan ve risk üstlenen üyelerimizin tecrübesinde, emeğinde ve geleceğe ilişkin beklentilerindedir. Daha fazla işyerine gidecek, sektör temsilcilerimizle buluşacak ve sahadan gelen görüşleri uygulanabilir çözümlere dönüştüreceğiz.” https://youtu.be/9VKVtiTX5qk “Bu Yolculuğa 60 Bin Üyemizin Tamamını Davet Ediyoruz.” Çalışmaların tek yönlü bir tanıtım faaliyeti olmayacağını belirten Matlı, 60 bin BTSO üyesinin tamamına katılım çağrısında bulundu: “Bu yolculuğu bir kişinin ya da bir grubun seçim kampanyası olarak görmüyoruz. Bu, üyelerimizin ihtiyaçlarından doğan, onların sesiyle büyüyen ve yine üyelerimizin başlattığı, Bursa’nın değerlerine sahip çıkan, kalbi Bursa için atanların yolculuğudur. Bugüne kadar olduğu gibi görüşü, önerisi ve eleştirisi olan bütün üyelerimizi çalışmalarımıza katılmaya davet ediyorum. Yavaş yavaş farklı iletişim kanallarını da üyelerimize açacağız. Bu yolla da birlikteliğimizi artıracağız. BTSO’nun geleceğini, Bursa iş dünyasının bütün sektörleriyle ve 60 Bin üyemizle birlikte şekillendirmek istiyoruz.” Bursa’nın geleceğinin yalnızca BTSO çatısı altında ele alınamayacağını vurgulayan Özer Matlı; kentin tüm sivil toplum kuruluşları, meslek kuruluşları, sektörel dernekleri ve üniversiteleriyle iş birliğine açık olacaklarını ifade etti: “Bursa için sözü, birikimi ve önerisi bulunan hiç kimseyi bu sürecin dışında bırakmayacağız. Kentimizin tüm STK’larının değerlendirmelerini önemseyecek, Bursa’nın geleceğini ilgilendiren başlıklarda onların tecrübelerinden yararlanacağız. Bu yolculuk, Bursa’ya değer veren herkesin katkısıyla büyüyecek.” “Nasıl bir BTSO istediğimiz açık” diyen Özer Matlı, hedefledikleri yapıyı şöyle anlattı: “Kentin tüm kurumları ile işbirliği içinde, üyesine ulaşılabilir, meslek komitelerinin sözünü kararlarına yansıtan, kaynaklarını bütün üyelerinin yararına kullanan, çalışmalarının sonucunu ölçen ve hesabını veren bir BTSO istiyoruz. Tüccarın da sanayicinin de KOBİ’nin de ihracatçının da hizmet sektörünün de kendisini güçlü biçimde temsil edildiğini hissettiği bir yönetim anlayışı öneriyoruz.” “Bursa İçin Kurulan Hayaller Gerçekleşmeden Eskimemeli” Mevcut yönetimin geçmişte ortaya koyduğu başarıların kıymetli olduğunu belirten Matlı, yalnızca geçmişte yapılanları anlatmanın ve 60 Bin üyenin tamamını kapsamayan projelerin geleceğe hazırlanmak için yeterli olmayacağını söyledi. Dünyadaki ekonomik ve teknolojik dönüşümün üretimden ticarete, finansmandan ihracata kadar bütün dengeleri değiştirdiğine dikkat çeken Matlı, diğer kentlerin göstergeleri incelendiğinde Bursa’nın yeni ve güçlü bir hamleye ihtiyaç duyduğunun görüldüğünü ifade etti: “Geçmişte yapılan her doğru iş Bursa’nın kazanımıdır. Ancak bugün önümüzde bambaşka bir dünya var. Daha katılımcı bir iş yapma anlayışı var. Rekabetin şartları, işletmelerimizin ihtiyaçları ve şehirlerin yarıştığı alanlar değişti. Başka kentler yeni yatırımlar, sektörler ve teknolojilerle ilerlerken Bursa’nın geçmiş başarılarıyla yetinme lüksü yoktur.” Mevcut yönetimin 13 yıl önce, Cumhuriyetimizin 100. yılı hedefleri kapsamında Bursa için 75 milyar dolarlık ihracat, 7 bin 500 ihracatçı firma, Türkiye’nin en büyük 500 kuruluşu arasında 75 Bursalı şirket ve kişi başına 30 bin dolar gelir hedefleri açıkladığını hatırlatan Matlı; Uludağ’ın dünya çapında bir kış sporları merkezi, Bursa’nın geriatri ve Ar-Ge alanlarında öncü bir kent olması yönünde de önemli hedefler ortaya konulduğunu belirtti. “Hedef koymak kıymetlidir; Bursa elbette büyük hayaller kurmalıdır” diyen Matlı, şöyle devam etti: “Ancak bir hayalin gerçek değeri, ne ölçüde hayata geçirildiğiyle anlaşılır. Bugün yapılması gereken; bu hedeflerin hangilerinin gerçekleştiğini, hangilerinin neden gerçekleşmediğini ve daha önce vaat edilen projelerin neden tamamlanamadığını açık yüreklilikle değerlendirmektir. Bursa’nın yeni sözlerden önce dürüst bir durum tespitine, ardından uygulanabilir ve ölçülebilir çözümlere ihtiyacı vardır.” “BTSO’nun İmkânları Üyenin Gücüne Dönüşmelidir” BTSO’nun temel görevinin sahip olduğu imkânları üyelerinin işine, rekabet gücüne ve geleceğine yansıtmak olduğunu vurgulayan BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, şu değerlendirmede bulundu: “Bir üyemiz finansmana erişmek istediğinde BTSO’nun desteğini yanında görmeli; yeni müşteri ve pazarlara ulaşmak istediğinde Oda ona somut bir kapı açabilmelidir. Dijital ve teknolojik dönüşüm programları ile ihtiyaç duyulan ticaret ve sanayi parsellerine erişim, belirli şirketlerle sınırlı kalmamalıdır. Meslek komitelerimizin hazırladığı görüşlerin hangi kararlara dönüştüğü ve BTSO kaynaklarıyla gerçekleştirilen yatırımların üyelerimize ne kazandırdığı bilinmelidir.” Başarının proje, toplantı, fuar ve organizasyon sayısıyla değil, üyeye sağlanan faydayla ve etkisi ile ölçüleceğini belirten Özer Matlı, “Bir faaliyet raporunun kalın ve süslü olması, üyelerimizin daha güçlü olduğu anlamına gelmez” dedi. Yeni dönemde her çalışma için ayrılan kaynağın, ulaşılan üye sayısının ve elde edilen sonucun düzenli olarak açıklanacağını ifade eden Matlı, sözlerini şöyle sürdürdü: “Ölçümüz; kaç üyemize ulaşıldığı, kaç işletmemize yeni müşteri ve pazar kazandırıldığı, finansmana erişime ne kadar katkı sağlandığı ve kaç firmamızın teknolojik dönüşüm sürecine dâhil edildiğidir. Başarıyı, üyemizin işine ve geleceğine sağlanan ölçülebilir faydayla değerlendireceğiz.” “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimizi Açıklayacağız” Bursa iş dünyasından gelen değerlendirmeleri somut çözümlere dönüştürdüklerini açıklayan Matlı, her sektörün önceliklerini kendi temsilcileriyle görüşerek önerilerini sahada paylaşacaklarını söyledi. Ardından “60 Bin Üyemiz İçin Çözümlerimiz” programının bütününü iki hafta içinde kamuoyuna açıklayacaklarını belirten Matlı, “Üyelerimiz yalnızca ne yapacağımızı değil; çözümün nasıl uygulanacağını, hangi kaynakla gerçekleştirileceğini, kaç üyeye ulaşacağını ve sonucunun nasıl ölçüleceğini de görecek” dedi. BTSO seçimlerinin iki isim arasındaki kişisel bir yarış olmadığını vurgulayan Matlı, “Bu seçim, Bursa iş dünyasının geleceğe hangi yönetim anlayışıyla hazırlanacağının tercihidir. Meslek komitelerinin karar süreçlerinde etkili olduğu, kaynakların kullanımının görülebildiği ve yöneticilerin üyelerine karşı sorumluluk taşıdığı bir BTSO istiyoruz” ifadelerini kullandı. “Kimse Merak Etmesin, Artık Hep Birlikteyiz” Bursa’nın kendisi için yalnızca iş yaptığı bir kent olmadığını; doğduğu, büyüdüğü, üretim ve yatırım yaptığı memleketi olduğunu belirten BTSO Başkan Adayı Özer Matlı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Bursa bize yalnızca bir iş hayatı değil; kimlik, aidiyet ve gelecek verdi. Bursa’ya değer vermek, bu şehrin potansiyelinin gerisinde kalmasına razı olmamak ve gerçekleşmeden bekleyen hayallerinin peşini bırakmamaktır. Bursa’nın değerlerini Türkiye’ye ve dünyaya taşımaktır. Hiçbir üyemiz ‘Sesimi kim duyacak, sorunumu kim BTSO’nun gündemine taşıyacak?’ diye düşünmesin. Artık hep birlikteyiz. Daha fazla buluşacak, daha çok konuşacak, birlikte düşünecek ve birlikte yol alacağız. Bu yolculuk bir kişinin değil, üyelerimizin başlattığı ve 60 bin üyemizin katılımıyla büyüyecek bir yolculuktur. Söz hepimizin, BTSO hepimizin. Birlikte Güçlü, Birlikte İleri.”

BTSO Başkanı İbrahim Burkay BEKSİAD üyeleriyle bir araya geldi Haber

BTSO Başkanı İbrahim Burkay BEKSİAD üyeleriyle bir araya geldi

Bebe ve çocuk tekstili üretiminde Türkiye’nin önemli merkezlerinden olan Vişne Caddesi’nde üreticilere ziyarette bulunan Başkan Burkay, sektörün dış ticaret hacmini başta UR-GE ve fuarcılık faaliyetleriyle güçlendirdiklerini ifade ederek, “Bebe ve çocuk tekstilinde Bursa’ya ciddi bir talep var. Bu talebi sürdürülebilir ticarete dönüştürebilecek organizasyonları kurmamız gerekiyor. Bu doğrultuda Turkish Mall modelini hayata geçirmeyi hedefliyoruz.” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün çatı kuruluşu BEKSİAD’ın yönetim kurulu üyeleriyle buluştu. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit’in ev sahipliğinde gerçekleştirilen programda sektörün mevcut durumu, ihracat performansı, pazar fırsatları, Junioshow Fuarı hazırlıkları ve BTSO’nun yeni dönem hedefleri detaylı bir şekilde ele alındı. Vişne Caddesi’nde faaliyet gösteren sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda konuşan Başkan Burkay, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün iş yapma modellerini yeniden şekillendirdiğini belirterek, firmaların yeni döneme hazırlanmasının önemine değindi. “Sektörlerle Güçlü İşbirliklerimiz Var” BEKSİAD’ın BTSO projelerinin sahada karşılık bulmasına önemli katkılar sunduğunu belirten Başkan Burkay, “BTSO bugün 60 bini aşkın üyesi ve meslek gruplarıyla Türkiye’nin en güçlü sivil toplum kuruluşlarından biri konumunda. Bizim gücümüzün kaynağı, üye sayımız değil, sektörlerimizle kurduğumuz güçlü iş birliklerinden kaynaklanıyor. Bu kapsamda BEKSİAD da son 13 yılda hayata geçirdiğimiz çalışmalarda en önemli paydaşlarımızdan biri oldu. Ortaya koyduğumuz vizyonun ve projelerin firmalarımız tarafından sahiplenilmesinde önemli katkılar sundu. Sektörün en kılcal damarlarına kadar ulaşan yapısıyla projelerimizin sahada karşılık bulmasını sağladı. Bugün Bursa'nın üretim gücünü, ihracat kapasitesini ve rekabetçiliğini konuşuyorsak bunda ortak akıl kültürünün çok önemli payı var.” dedi. “Krizleri Fırsata Dönüştürecek Projeler Üretiyoruz” Küresel ekonomide yaşanan değişimin iş dünyasını yeni arayışlara yönelttiğini ifade eden Başkan Burkay, BTSO olarak firmaların yeni pazarlara ulaşmasını sağlayacak projeleri hayata geçirmeye devam ettiklerini belirterek, “Pandemi sonrası dönemde dünya ekonomisi yeni bir sürece girdi. Ticaret savaşları, bölgesel çatışmalar ve küresel belirsizlikler artık istisna değil, iş dünyasının yeni gerçeği haline geldi. Böyle dönemlerde yapılması gereken krizlerden şikâyet etmek değil, yeni fırsat alanları oluşturmaktır. Biz de BTSO olarak üyelerimizin yeni müşterilere ulaşmasını sağlayacak projelere odaklanıyoruz. Ticaret heyetleri, alım heyetleri ve uluslararası organizasyonlarla firmalarımızın ihracat kapasitesini güçlendirmeye devam ediyoruz. Çünkü bugün şirketlerimizin en önemli ihtiyacı yeni pazarlara ulaşmak ve ürünlerini daha geniş coğrafyalarda satabilmektir.” diye konuştu. “Junioshow Sektörümüzün Dünyaya Açılan Vitrini” Junioshow’un yeniden yükselişe geçmesinde BEKSİAD ile yürütülen iş birliğinin önemli rol oynadığını belirten İbrahim Burkay, fuarın sektör adına önemli bir başarı hikâyesi ortaya koyduğunun altını çizdi. Başkan Burkay, “Pandemi döneminde fuarcılık sektörü ivme kaybetti. Ancak biz bu tabloyu kabul etmek yerine BEKSİAD ile birlikte fuarımızı nasıl yeniden güçlendirebiliriz sorusuna odaklandık. Bugün geldiğimiz noktada yalnızca eski seviyemize ulaşmadık, eski günlerin de ötesine geçtik. Eylül ayında gerçekleştireceğimiz organizasyon için hazırlıklarımız sürüyor. Ciddi bir alan şu anda kiralanmış durumda. Dünyanın farklı ülkelerinden çok sayıda alıcıyı Bursa’da ağırlayacağız. Bu çalışmaların tamamı sektörümüzün ihracat kapasitesini güçlendirmeye yönelik yatırımlardır.” ifadelerini kullandı. “Müşterilerin Bize Gelmesini Bekleyemeyiz” Afrika pazarında önemli fırsatlar bulunduğunu belirten Başkan Burkay, firmaların uluslararası pazarlarda daha güçlü şekilde temsil edilmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Etiyopya ziyaretinde önemli temaslar gerçekleştirdiklerini ifade eden Burkay, “Bugün artık müşterinin bize gelmesini bekleyemeyiz. Bizim müşteriye ulaşmamız gerekiyor. Dünyanın birçok bölgesinde China Mall benzeri ticaret merkezleri bulunuyor. Çin yalnızca ürün üretmiyor, ürününü müşterinin ayağına götürecek organizasyonları da kuruyor. Bizim de artık aynı anlayışla hareket etmemiz gerekiyor. Türk ürünlerine yönelik ciddi bir talep var. Önemli olan bu talebi sürdürülebilir ticarete dönüştürebilecek organizasyonları kurabilmek. Bu doğrultuda Turkish Mall modelini hayata geçirmek istiyoruz.” dedi. “BTSO’nun Desteğini Her Zaman Yanımızda Hissettik” BEKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Bayezit ise BTSO’nun ortaya koyduğu vizyonun sektörün gelişimine önemli katkılar sağladığını söyledi. Vişne Caddesi merkezli bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörünün uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasında BTSO’nun desteğini her zaman yanlarında hissettiklerini belirten Bayezit, “Sayın Başkanımızın göreve geldiği günden bu yana ortaya koyduğu vizyon, hayata geçirdiği projeler ve üretim ile ihracatı merkeze alan yaklaşımı sektörümüze önemli katkılar sağladı. Vişne Caddesi merkezli bebe ve çocuk konfeksiyonu sektörümüzün bugün uluslararası pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşmasında BTSO'nun desteğini her zaman yanımızda hissettik. Özellikle ‘Bursa Büyürse Türkiye Büyür’ anlayışı bizler için yol gösterici bir vizyon oldu. BEKSİAD olarak dün olduğu gibi bugün de üretimin, ihracatın ve Bursa ekonomisinin güçlenmesi adına BTSO ile birlikte çalışmaya, üyelerimizin önünü açacak her projede sorumluluk almaya devam edeceğiz.” ifadesini kullandı. “İbrahim Burkay Bursa’ya Büyük Bir Değer Kattı” Bursa iş dünyasının geleceğine yön verecek çalışmaların yeni dönemde de devam edeceğine inandıklarını ifade eden Bayezit, “Sayın Başkanımıza Bursa iş dünyasına kazandırdığı değerler ve ortaya koyduğu vizyon doğrultusunda yeni dönem yolculuğunda da başarılar diliyoruz. Şehrimizin üretimine, ihracatına ve ihracatçısına güç katacak çalışmalarının artarak devam edeceğine yürekten inanıyoruz. BEKSİAD ailesi olarak bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Bursa'nın ortak hedefleri doğrultusunda Başkanımızın yanındayız, üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Başkanımıza sektörümüze verdiği destekler ve bizlere duyduğu güven için teşekkür ediyoruz.” açıklamasında bulundu.

ELEKTROTEKS İHRACAT FIRSATLARINA ODAKLANDI Haber

ELEKTROTEKS İHRACAT FIRSATLARINA ODAKLANDI

30 Haziran-3 Temmuz tarihleri arasında Brezilya’da gerçekleştirilen ForMóbile Fuarı'nda ziyaretçilerini ağırlayan Elektroteks, Türk sanayisinin üretim gücünü ve mühendislik kabiliyetini Güney Amerika pazarına taşıdı. Mobilya üretim teknolojileri alanındaki çözümlerini sergileyen firma, bölgedeki mevcut iş ortaklarıyla bir araya gelirken yeni ticari bağlantılar kurmayı da hedefliyor. Elektroteks Yönetim Kurulu Başkanı Osman Güler, firmanın ihracat vizyonu doğrultusunda uluslararası fuarların büyük önem taşıdığını belirterek, Güney Amerika pazarında uzun vadeli büyümeyi hedeflediklerini söyledi. Güler, "ForMóbile Fuarı, Güney Amerika pazarını yakından tanımak, mevcut iş ortaklarımızla ilişkilerimizi güçlendirmek ve yeni ticari bağlantılar kurmak açısından bizim için son derece önemli bir organizasyon. Elektroteks olarak geliştirdiğimiz yenilikçi teknolojileri ve yüksek kaliteli ürünlerimizi uluslararası ziyaretçilerle buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Aynı zamanda Türk sanayisinin üretim gücünü ve mühendislik kabiliyetini dünyanın farklı coğrafyalarında başarıyla temsil etmeye devam ediyoruz" dedi. İhracat odaklı büyüme hedefi Küresel pazarlarda rekabet edebilmenin yolunun teknoloji, kalite ve müşteri odaklı üretimden geçtiğini ifade eden Osman Güler, "Bugün yalnızca ürün ihraç eden değil, aynı zamanda teknoloji ve çözüm sunan bir firmayız ve her geçen gün kendimizi daha ileri taşımaya çalışıyoruz. Güney Amerika, büyüme potansiyeli yüksek ve stratejik öneme sahip bir pazar. Elektroteks olarak halihazırda orda iyi bir konumdayız ancak bu fuarda gerçekleştirdiğimiz görüşmelerin yeni iş birliklerine dönüşeceğine inanarak mevcut pazar payımızı daha da arttırmayı hedefliyoruz. Tüm dünyada ihracat ağımızı genişletmeye, farklı pazarlarda Türk markasının gücünü göstermeye ve ülkemize katma değer sağlamaya devam edeceğiz" diye konuştu.

OİB İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının şampiyonları açıklandı Haber

OİB İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının şampiyonları açıklandı

OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı’nın ev sahipliğinde Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat ve TİM Başkan Vekili Baran Çelik’in de katıldığı törende geçen yılın ihracat şampiyonu Ford Otomotiv olurken, en fazla ihracat yapan 133 firma da Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerinde ödüllere layık görüldü. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı: “OİB olarak yıllardır Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması ile oluşturduğumuz ekosistemi bir adım daha ileri taşıyarak sektör açısından tarihi öneme sahip OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu'nu hayata geçirdik. Fonumuzu beş yıl içinde 25 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştırmayı hedefliyoruz. OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonuna aktif katılım ve desteklerinizi bekliyoruz.” Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından düzenlenen İhracatın Şampiyonları Ödül Töreninde 2025 yılının en başarılı kuruluşları ödüllendirildi. Geçen yılın ihracat şampiyonu Ford Otomotiv olurken, gecede son 20 yılda 19 kez Türkiye ihracatının lider sektörü olan otomotivde en fazla ihracat gerçekleştiren ilk 133 firma Platin, Altın, Gümüş ve Bronz kategorilerde ödüllere layık görüldü. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı’nın ev sahipliğinde Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Dış Ticaret Kompleksi’nde düzenlenen geceye Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Baran Çelik, OİB Yönetim Kurulu ile birlikte otomotiv endüstrisinin lider firmalarının üst düzey yöneticileri katıldı. Ford Otomotiv’e birincilik ödülü OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, TİM Başkan Vekili Baran Çelik tarafından Ford Otomotiv Malzeme, Planlama ve Lojistik Lideri ve OİB Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Fikri Onur Sarıkaya’ya takdim edildi. Ödül töreni, Birleşmiş Milletler kayıtlarına göre dünyada yer alan yaklaşık 200 ülkenin tamamına ihracat yapan otomotiv sektörünün kısa tanıtım filmi ile başladı. Törenin açılış konuşmasını yapan OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, ülkemize değer katan tüm ihracatçıların Türkiye’nin büyüme hikayesinin öncüleri, dönüşüm yolculuğunun liderleri ve geleceğe olan inancın temsilcileri olduğuna dikkat çekerek “Sizler sadece ürün satmıyorsunuz, Türkiye'nin adını dünyaya taşıyor, yeni yatırımlara öncülük ediyor, istihdam oluşturuyor, ülkemizin yarınlarını inşa ediyorsunuz. Ülkemize değer katan tüm ihracatçılarımıza, sanayicilerimize, çalışanlarımıza, mühendislerimize ve sektörümüzün tüm paydaşlarına teşekkür ediyorum. Başarılarıyla bizleri gururlandıran tüm firmalarımızı, tekrar, yürekten kutluyorum” dedi. Yazıcı, tasarım, mühendislik ve test kabiliyetlerine sahip güçlü alt yapısı, kaliteli ve rekabetçi üretimi ile Avrupa'nın en önemli üretim üslerinden birisi haline gelen sektörün, 250 bini direkt olmak üzere 550 binden fazla kişiye istihdam sağlayan, 14 ana sanayi kuruluşu, binlerce tedarikçi firma ve 3 bini aşkın aktif ihracatçı ile ülke ekonomisine katkı sağlayan bir endüstri olduğunu söyledi. Otomotiv sektörünün 2025 yılında 41,5 milyar dolar ihracat ile Türkiye'nin toplam ihracatının yüzde 15,2 sini gerçekleştirerek ihracat şampiyonu unvanını koruduğunu belirten Yazıcı, bu yılın ilk yarısında ihracatı yüzde 4,3 artışla 20,8 milyar dolar seviyesine çıkarmayı başardıklarını, ihracatın yüzde 85’ini de Avrupa Ülkelerine yaptıklarını hatırlattı. OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonuna destek bekliyoruz Dünyada otomotiv sektörünün tarihinin belki de en büyük dönüşümünü yaşadığını da vurgulayan Yazıcı, şunları söyledi: “Otomotiv; yazılım, elektronik, enerji yönetimi, veri yönetimi gibi alanları da içine alıyor, yani rekabetin tanımı da değişiyor. Bugün rekabetçi ve kaliteli üreten, teknoloji geliştirebilen şirketler öne çıkıyor. Yarın ise inovasyon ekosistemi kurabilenler kazanacak. Tam da bu nedenle, yıllardır OİB olarak yıllardır Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması ile oluşturduğumuz ekosistemi bir adım daha ileri taşıyarak sektör açısından tarihi öneme sahip OİB Venture Mobilite İnovasyon Fonu'nu hayata geçirdik. OİB tarafından kaynak taahhüdü olarak belirlenen 75 milyon TL’nin fon hesabına aktarılması ile fon işler hale geldi. Girişim fonumuzu önümüzdeki yıllarda da büyütmek ve sektörümüzün en önemli girişim sermayesi platformlarından biri haline getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Fonumuzu beş yıl içinde 25 milyon dolarlık büyüklüğe ulaştırmayı hedefliyoruz ve bu doğrultuda çalışmaları başlatmış bulunuyoruz. OİB Venture – Mobilite İnovasyon Fonuna aktif katılım ve desteklerinizi bekliyoruz.” “Otomotiv, Türkiye sanayisinin dünya arenasındaki yüz akı” Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat konuşmasında “Son 20 yılın 19’unda şampiyon olan otomotiv sektörü, Türkiye sanayisinin dünya arenasında yüz akıdır. Kalitesi, zamanında teslimatı, güvenilirliği, sürdürülebilirlik vizyonu ve nitelikli insan kaynağı ile bu başarı geldi. Sektörümüz Avrupa’da beşinci, dünyada da 13. büyük üretim üssüdür. Otomotivin başarısı; elektronik, çelik, makine ve yazılım sektörlerinin de desteklediği bir başarıdır. Yenilikçiliğe açık vizyon, azim ve kararlılık bu başarıyı kazandırmıştır. Türkiye ve AB arasındaki 63 yıllık ortaklık anlaşmasının en başarılı sektörlerinden biri de otomotiv oldu. AB ile ticaretimizdeki payın dörtte biri otomotivden geliyor. Türkiye’nin otomotiv ihracatının yüzde 71’i AB’ye yapılıyor. Made in EU konusunun Türkiye olarak arzu ettiğimiz bir yapıya doğru dönmekte olduğunu gözlemliyoruz. Ancak henüz bu yönde bir karar alınmadı. NATO Zirvesi için Ankara’ya gelen AB liderlerine de bu konuda çok net olarak görüşümüz ve duruşumuz ifade edilmiştir” dedi. TİM Başkan Vekili Baran Çelik de şunları söyledi: “Marifet iltifata tabidir diyerek başlattığımız ödüllerimizde bu akşam 133 firmamız ödül alacak. Platinden bronza tüm kategorilerde ödül alacak otomotiv firmalarımızın hepsi güçlü ve başarılı. TİM çatısı altında da daha güçlü temsil edilen bir yapıya kavuştuk. Sektör olarak hedef ve çözümlerimiz belli. Ülke ihracatımızı daha da güçlendirmek, inovatif ve teknolojik liderliğimizi sürdürmek için daha çok çalışacağız” dedi. OTOMOTİV İHRACAT ŞAMPİYONU ÖDÜLÜ – 2025 YILI · Ford Otomotiv San. A.Ş. PLATİN İHRACATÇI ÖDÜLLERİ – 2025 YILI (SEKİZ FİRMA) · Toyota Otomotiv San. Türkiye A.Ş. · TGS Dış Tic. Aş · Kibar Dış Ticaret A.Ş. · Oyak-Renault Otomobil Fabrikaları Anonim Şirketi · Mercedes-Benz Türk Aş · Bosch San. Ve Tic. Aş · Man Truck&Bus · Tofaş Türk Otomobil

BUİKAD’DAN ULUSLARARASI AÇILIM Haber

BUİKAD’DAN ULUSLARARASI AÇILIM

Konsey; iş kadınları, ticaret ve sanayi odaları, kadın oda ve borsa yöneticileri, kadın girişimcilerin uluslararası pazarlara açılması, mesleki eğitim, yeşil enerji, üniversite-sanayi iş birliği ve ekonomik diplomasi alanlarında BUİKAD ile FPCCI arasında düzenli, izlenebilir ve sonuç odaklı bir iş birliği mekanizması oluşturmak amacını hedefliyor. Holiday Inn Bursa City Centre Otel’de gerçekleştirilen toplantıda, Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) Başkan Yardımcısı Qurrat Ul Ain ile Pakistan’ın Türkiye Fahri Yatırım Müşaviri Ahmet Khan, BUİKAD Başkanı Zuhal Aslı Saka ve dernek yönetimi ile bir araya geldi. Toplantıda, iki ülke arasında ticaret, yatırım ve stratejik iş birliklerinin geliştirilmesine yönelik fırsatlar kapsamlı şekilde ele alındı. Görüşmede, BUİKAD üyeleri faaliyet gösterdikleri sektörler hakkında bilgi verirken, derneğin kadın girişimciliğini destekleyen çalışmaları, uluslararası projeleri ve yeni dönem hedefleri de konuklarla paylaşıldı. Toplantının en önemli gündem maddesini ise Türkiye ile Pakistan iş dünyası arasında kalıcı ve sürdürülebilir iş birliklerinin hayata geçirilmesi oluşturdu. Bu kapsamda, iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin kurumsal bir zeminde geliştirilmesini amaçlayan bir iş birliği protokolü imzalandı ve BUİKAD–FPCCI İş Konseyi kuruldu. Hayata geçirilen İş Konseyi'nin, karşılıklı yatırım olanaklarının artırılmasına, kadın girişimcilerin uluslararası pazarlara açılmasına ve ortak projelerin geliştirilmesine önemli katkılar sunması hedefleniyor. BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Zuhal Aslı Saka, uluslararası iş birliklerinin yalnızca ticari ilişkileri değil, kültürel ve kurumsal bağları da güçlendirdiğine dikkat çekerek, "Kadın girişimcilerin küresel ölçekte daha güçlü bir şekilde temsil edilmesini önemsiyoruz. Pakistan ile kurduğumuz bu yeni iş birliği, üyelerimize yeni pazarlar ve yatırım fırsatları sunarken, iki ülke arasında uzun soluklu ekonomik ortaklıkların gelişmesine de katkı sağlayacaktır. BUİKAD olarak uluslararası platformlarda kadınların iş dünyasındaki etkinliğini artırmaya ve sürdürülebilir ekonomik köprüler kurmaya kararlılıkla devam edeceğiz" dedi. Pakistan Ticaret ve Sanayi Odaları Federasyonu (FPCCI) Başkan Yardımcısı Qurrat UI Ain ise, "Türkiye ile iş birliğine büyük önem veriyoruz. Türkiye ile Pakistan arasında, özellikle ihracat, yatırım ve sanayi alanlarında önemli iş birliği fırsatları bulunuyor. En büyük potansiyelin ise, geleneksel tarım anlayışıyla üretimini sürdüren Pakistan’ın endüstriyel dönüşüm sürecinde, Türk yatırımcıların bilgi birikimi ve tecrübeleriyle katkı sağlamasında olduğuna inanıyoruz. İmzaladığımız bu iş birliği protokolünün, kadın girişimciler ve iş insanları arasındaki uluslararası dayanışmayı ve ortak projeleri güçlendireceğine inanıyor, bu değerli girişim için BUİKAD’a teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Toplantının sonunda Başkan Zuhal Aslı Saka tarafından konuklara Bursa'nın tarihi ve kültürel mirasını yansıtan hediyeler takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.