Hava Durumu

#İsrail

- İsrail haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İsrail haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran kaynaklı hava sahalarında kısıtlama... 15 uçuş divert etti, İstanbul’a yoğunluk arttı Haber

İran kaynaklı hava sahalarında kısıtlama... 15 uçuş divert etti, İstanbul’a yoğunluk arttı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, İran’da yaşanan gelişmeler çerçevesinde bölgedeki hava sahası ve trafik akışına ilişkin son durumu kamuoyuyla paylaştı. Açıklamaya göre; İran, Irak, İsrail, Suriye, Bahreyn, Kuveyt ve Katar hava sahalarında çeşitli düzeylerde kapalılık ve kısıtlamalar uygulanıyor. Afganistan hava sahasında ise hava trafik hizmeti verilmezken, Birleşik Arap Emirlikleri hava sahasında (Emirates FIR) hava yolu düzenlemeleri yürürlükte bulunuyor. İsrail’de Ben Gurion Havalimanı kısıtlı operasyonla hizmet verirken; Hayfa, Ramon, Rosh Pina ve Herzliya havalimanlarının kapalı olduğu bildirildi. Suriye’de ise Şam ve Halep Uluslararası Havalimanlarının operasyonel durumunun yayımlanan NOTAM’lara göre değişkenlik gösterdiği belirtildi. Bakanlık, hava trafik akışının ağırlıklı olarak Suudi Arabistan–Mısır–Türkiye–GKRY hattı üzerinden, kısmen de Azerbaycan’ın kuzey hattı üzerinden Türkiye ve Avrupa yönüne planlandığını açıkladı. Bu nedenle Türkiye hava sahasında yoğunluk artışı yaşandığı ancak hava trafik hizmetlerinin emniyetli ve kesintisiz şekilde sürdürüldüğü vurgulandı. 28 Şubat 2026 tarihinde bölgesel kapalılıklar nedeniyle toplam 15 uçuşun divert ettiği, bunların 9’unun İstanbul Havalimanı’na yönlendirildiği kaydedildi. Bu arada Türk Hava Yolları ve Pegasus Hava Yolları’na ait iki uçağın Tahran Havalimanı’nda bulunduğu, Türk taşıyıcılarının seferlerinde mevcut kısıtlamalar doğrultusunda rota değişiklikleri uygulandığı bildirilirken, Bakanlık, bölgedeki gelişmelerin yakından takip edildiğini ve hava sahası ile havalimanı durumlarında oluşabilecek değişikliklere karşı ilgili birimlerin koordinasyon içinde çalışmalarını sürdürdüğünü açıkladı.

İsrail Ordusu'nda Türk vatandaşı var mı? Haber

İsrail Ordusu'nda Türk vatandaşı var mı?

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İsrail ordusunda görev aldığı iddia edilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile diğer ülke vatandaşlarının hukuki ve ahlaki sorumluluğunu gündeme taşıdı. Gazze Şeridi’nin uzun süredir yalnızca bombaların değil, hukukun ve insanlığın da hedef alındığı bir coğrafya hâline geldiğini ifade eden Akalın, İsrail’in Gazze’de Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesi defalarca ihlal ettiğini, sözde ateşkesten bu yana yaklaşık 600 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi. Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının ise 72 bini aştığını belirten Akalın, binlerce sivilin öldürüldüğünü, hastanelerin, okulların ve altyapının sistematik biçimde hedef alındığını vurguladı. Bu tablo karşısında artık tek tek olayların değil, ortaya çıkan sonucun konuşulması gerektiğini ifade eden Akalın, yaşananların uluslararası hukuk bakımından son derece ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar söz konusu olduğunda bireysel sorumluluğun esas olduğunu vurgulayan Akalın, “Emir aldım, üniforma giydim, mecbur kaldım” gibi gerekçelerin bu suçları ortadan kaldırmayacağını dile getirdi. Son dönemde kamuoyuna yansıyan ve resmî belgelere dayandığı belirtilen bilgilerin meselenin artık teorik bir tartışma olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Akalın, çok sayıda ülke vatandaşının İsrail Savunma Kuvvetleri bünyesinde aktif görev aldığına dair ciddi iddialar bulunduğunu ifade etti. Bu kişiler arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve çifte vatandaşlık taşıyanların yanı sıra Özbekistan, Kazakistan ve diğer Müslüman ülkelerden yüzlerce kişinin de yer aldığına ilişkin verilerin kamuoyuna yansıdığını söyledi. Bu iddiaların görmezden gelinemeyecek bir ciddiyete ulaştığını belirten Akalın, şu sorunun kaçınılmaz hâle geldiğini ifade etti: “Bir devlet, kişilerin vatandaşlık bağını, uluslararası hukukun en ağır suçlarıyla ilgili ciddi şüpheler karşısında sorgulamadan sürdürebilir mi?” Bu yaklaşımın intikamcı değil, hukuk devleti olmanın zorunlu bir sonucu olduğunu vurgulayan Akalın, vatandaşlığın yalnızca bir aidiyet değil, aynı zamanda sorumluluk doğurduğunu dile getirdi. Akalın, bu sorumluluğun yalnızca Türkiye için değil, kendisini ümmet, adalet ve insanlık hakları söylemleriyle tanımlayan tüm Müslüman ülkeler için geçerli olduğunun altını çizdi. Bu aşamadan sonra sessizliğin ve tarafsızlığın hukuki ve ahlaki bir zaaf anlamına geleceğini ifade eden Akalın, söz konusu iddiaların mutlaka araştırılması, gerekli işlemlerin yapılması ve gerçeklerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.