Hava Durumu

#İhracat

- İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BURSA TİCARET BORSASI ÜYESİ 5 FİRMA, İSO İKİNCİ 500 LİSTESİNDE Haber

BURSA TİCARET BORSASI ÜYESİ 5 FİRMA, İSO İKİNCİ 500 LİSTESİNDE

Bursa TB Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, İSO 500 ile birlikte Türkiye’nin en büyük ilk 1000 sanayi kuruluşu arasında Borsa üyesi 16 firmanın bulunmasının, Bursa’nın tarım ve gıda sanayisindeki güçlü konumunun önemli bir göstergesi olduğunu söyledi. Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, İstanbul Sanayi Odası’nın (İSO) her yıl açıkladığı ve Türkiye sanayisinin en kapsamlı performans göstergeleri arasında yer alan “Türkiye’nin İkinci 500 Büyük Sanayi Kuruluşu-2025” araştırmasının sonuçlarını değerlendirdi. Listede yer alan 29 Bursalı firmayı tebrik eden Başkan Özer Matlı, araştırmanın Bursa’nın üretim kapasitesini, sanayideki rekabet gücünü ve ülke ekonomisine sağladığı katkıyı bir kez daha ortaya koyduğunu belirtti. Başkan Matlı, Borsa üyesi firmaları kutladı Araştırmada Türkiye’nin devleri arasına giren Harput Tekstil, Yörsan Süt ve Süt Ürünleri, Bolacalar Un’un Mudanya Şubesi, Fistaş Fantazi İplik ile Akbaşlar Tekstil’in, bağlı bulundukları odaların yanı sıra kotasyona konu ürünlerin alım satımı dolayısıyla aynı zamanda Bursa Ticaret Borsası üyesi olduklarını ifade eden Başkan Özer Matlı, “Ülkemizin üretimine, istihdamına ve ihracatına katkı sunarak İSO İkinci 500 listesinde yer alma başarısı gösteren Bursalı tüm firmalarımızı yürekten kutluyorum. Ayrıca Borsamız çatısı altında bulunan ve bu önemli başarıya imza atan üyelerimizi, yöneticilerini ve çalışanlarını gönülden tebrik ediyor, başarılarının artarak devam etmesini diliyorum” dedi. Bursa TB üyeleri ilk 1000 listesine damga vurdu İSO 500 ve İkinci 500 araştırmaları birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye’nin en büyük ilk 1000 sanayi kuruluşu arasında Bursa’dan 60 firmanın yer aldığını kaydeden Başkan Özer Matlı, bu firmalardan 16’sının Bursa Ticaret Borsası üyesi olmasının, Bursa’nın özellikle tarım ve tarıma dayalı gıda sanayisindeki güçlü üretim altyapısını ortaya koyduğunu söyledi. Başkan Matlı, “Tarımsal üretimden sanayiye uzanan güçlü değer zinciri, Bursa’nın üretim kabiliyetini ve rekabet gücünü her geçen yıl daha da ileri taşıyor. İlk 1000 sanayi kuruluşu arasında 16 üyemizin yer alması, Bursa Ticaret Borsası üyelerinin üretim, kalite ve katma değer odaklı çalışmalarının somut bir sonucudur” diye konuştu. İkinci 500’ün zirvesinde gıda sanayisi yer alıyor İSO’nun sektör dağılımına ilişkin verilerin de dikkat çekici olduğunun altını çizen Başkan Özer Matlı, İkinci 500 sanayi kuruluşu arasında 107 firmayla gıda ürünleri sanayisinin ilk sırada yer aldığını ifade etti. Gıda sanayisinin, tarımsal üretimin katma değere dönüşmesinde kritik bir rol üstlendiğini vurgulayan Matlı, “Gıda ürünleri sanayisinin listenin zirvesinde yer alması, sektörün ülkemiz ekonomisi açısından stratejik önemini bir kez daha göstermektedir. Bursa da güçlü tarımsal üretimi, gelişmiş gıda sanayisi ve ihracat kapasitesiyle bu alandaki öncü şehirlerden biridir. Bursa Ticaret Borsası olarak üreticilerimiz ve sanayicilerimizin daha yüksek katma değer üretmelerini sağlayacak çalışmaları desteklemeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

BTSO TAM, tahkim alanında etkinliğini artırıyor Haber

BTSO TAM, tahkim alanında etkinliğini artırıyor

BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi'nde gerçekleştirilen toplantıya Bursa Valisi Erol Ayyıldız, önceki dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk ile yargı camiası temsilcileri katıldı. Toplantıda, merkezin tahkim alanındaki kurumsal kapasitesinin artırılması ile iş dünyasına daha hızlı, güvenilir ve etkin uyuşmazlık çözüm hizmeti sunacak yeni uygulamalar ele alındı. “İş Dünyamızın İhtiyaçlarına Daha Güçlü Destek Vereceğiz” Türkiye’de odalar ve borsalar arasında ilk kez 2015 yılında BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’ni kurduklarını söyleyen Başkan Burkay, “Bu merkez sayesinde üyelerimiz, ihtilaflarını mahkeme süreçlerine göre çok daha kısa sürede, daha yapıcı ve daha uzlaşmacı bir yaklaşımla çözüme kavuşturma imkânı buldu. Bugün ise bu birikimi yeni bir aşamaya taşıyoruz. BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’mizin tahkim boyutunu daha işlevsel ve iş dünyamızın ihtiyaçlarına daha güçlü cevap verecek bir yapıya kavuşturuyoruz. Bizim medeniyetimizde ticaret, ahlakla; kazanç, sorumlulukla; rekabet ise hakkaniyetle birlikte düşünülmüştür. Bu anlayışın en güzel örneklerinden biri ahilik teşkilatıdır. Ahilikte hakem heyetleri, ticari uyuşmazlıkları mahkemeye taşımadan, mesleğin piri ve dürüstlüğüyle temayüz etmiş ustalar eliyle, rızaya dayalı olarak çözerdi. Zaman akıp lonca teşkilatına evrildiğinde de bu gelenek bozulmadı. Loncalardaki "Yiğitbaşı" ve "İhtiyar Heyetleri", uyuşmazlıklarda birer hakem gibi rol oynayarak ticaretin durmaksızın, güvenle akmasını sağladı. Osmanlı döneminde ise bu yapı hukuki bir zemine oturtularak Mecelle ile taçlandırıldı. İşte Tahkim Merkezimiz, ahilikten loncalara, Mecelle'den günümüz modern hukukuna uzanan bu muazzam zincirin en son ve en parlak halkasıdır. Yani bugün dünyada modern bir konsept gibi sunulan tahkim, aslında bizim yabancısı olduğumuz bir şey değil bizim öz malımız, bizim ahilik geleneğimizdir.” dedi. “Bursa İş Dünyası İçin Güçlü ve Etkin Bir Merkez Oluşturmayı Hedefliyoruz” Başkan Burkay, BTSO TAM bünyesinde oluşturulan yeni yapılanmayla üyelerin uyuşmazlıklarını daha hızlı, uzman odaklı ve ticari itibarı koruyan bir zeminde çözüme kavuşturmayı hedeflediklerini söyledi. Tahkimin ticaretin hızına uygun, sektör dinamiklerini bilen uzmanlar eliyle çözülmesini sağladığını belirten Burkay, “Tahkim aynı zamanda ticari sırların, şirket itibarının ve iş ilişkilerinin korunması bakımından da büyük önem taşıyor. Bursa gibi üretim, ihracat ve sanayi gücü yüksek bir şehirde uyuşmazlıkların etkin şekilde çözüme kavuşması ekonomik hayatın sürekliliği açısından kritik öneme sahip. Hedefimiz, işletmelerimizin enerjisini ihtilaflarla tüketmek yerine üretime, yatırıma, ihracata ve istihdama yönlendirmektir. Bu doğrultuda iş dünyamızın ticari sözleşmelerine BTSOTAM tahkim şartını eklemesini önemsiyoruz. Böylece şirketlerimiz daha hızlı, öngörülebilir ve kurumsal bir çözüm mekanizmasına kavuşacak, uzun yargı süreçlerinin oluşturduğu zaman kaybı ve maliyetlerden korunacaktır. BTSO olarak gelenekten aldığımız uzlaşma kültürünü modern tahkim sistemiyle buluşturarak Bursa iş dünyası için güçlü ve etkin bir merkez oluşturmayı amaçlıyor, bakanlıklarımızla birlikte Bursa Business School'da tahkim çalıştayları ile merkezimizde eğitim ve akreditasyon programları düzenlemeyi planlıyoruz.” dedi. “Hızlı, Şeffaf ve Çözüm Odaklı” Tahkim ve arabuluculuk sistemine bakışının zaman içinde büyük bir dönüşüm geçirdiğini söyleyen önceki dönem Adalet Bakan Yardımcısı Zekeriya Birkan, “Bir dönem bu uygulamalara karşı çıkanlardan biriydim. Ancak sürecin içinde yer aldıktan ve uygulamadaki katkılarını yakından gördükten sonra özellikle ticari uyuşmazlıkların hızlı, etkin ve sosyal barışı koruyan bir anlayışla çözülmesi açısından tahkim ve arabuluculuğun vazgeçilmez olduğunu gördüm. Bugün hedefimiz, BTSO Tahkim ve Arabuluculuk Merkezi’ni iş dünyasının güvenle başvuracağı, hızlı, şeffaf ve çözüm odaklı bir merkez haline getirmek. Bu doğrultuda akredite firma sistemi, güçlü bir Tahkim Divanı, uzman hakem havuzu oluşturuyoruz. Amacımız şirketlerin yıllarca süren yargı süreçleri nedeniyle zaman ve değer kaybetmesini önlemek; özellikle aile şirketleri ve ortaklık yapılarının uzun süren hukuki ihtilaflarla yıpranmasının önüne geçerek şirketlerin sürdürülebilirliğine ve geleceğe kesintisiz devamlılığına katkıda bulunmaktır. Uyuşmazlıkları hızlı biçimde sonuçlandırarak işletmelerin üretime, yatırıma ve büyümeye odaklanmasını sağlamak istiyoruz.” diye konuştu. “Bursa’nın Bu Alanda Örnek Bir Merkez Haline Gelmesini Amaçlıyoruz” Hedeflerinin yalnızca Bursa’daki uyuşmazlıkları çözmek değil aynı zamanda ulusal ve uluslararası ölçekte güven duyulan bir tahkim merkezi oluşturmak olduğunu söyleyen Birkan, “Bugün milyarlarca dolarlık ticari uyuşmazlıkların yurt dışında çözüldüğünü görüyoruz. Güçlü bir kurumsal yapı, nitelikli hakem kadrosu ve güven veren bir sistemle Bursa’nın bu alanda örnek bir merkez haline gelmesini, ülkemizin hukuki birikimine ve ticaret hayatına önemli katkılar sunmasını amaçlıyoruz. Bizim için tahkim ve arabuluculuğun en önemli çıktısı yalnızca uyuşmazlıkları çözmek değildir. Asıl hedefimiz, tarafların ilişkilerini koruyarak uzlaşma kültürünü güçlendirmek, uzun ve yıpratıcı dava süreçleri yerine hızlı, adil ve kalıcı çözümler üreterek hem iş dünyasına hem de toplumsal barışa katkı sağlamaktır.” dedi. “Yatırımcının Güveni Artacak” Bursa Valisi Erol Ayyıldız, tahkim ve alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının, hukuk sistemi için yeni kavramlar olmadığını söyledi. Birçok düzenlemenin temelinde bu anlayışın izlerinin görüldüğünü söyleyen Vali Ayyıldız, “Önemli olan bu birikimi günümüzün ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirerek ticari hayatın beklentilerine cevap verebilen bir yapıya dönüştürmek. Özellikle yatırım ortamının güçlenmesi için uyuşmazlıkların hızlı, öngörülebilir ve güven veren süreçlerle çözülebilmesi büyük önem taşımaktadır. İş dünyası yalnızca adil kararlar değil aynı zamanda ticari hayatın dinamiklerini anlayan ve zaman kaybını en aza indiren bir hukuk sistemi bekliyor. Tahkim ve arabuluculuk mekanizmalarının bu anlayışla güçlendirilmesi, hem yatırımcı güvenini artıracak hem de ticari faaliyetlerin kesintiye uğramadan sürdürülmesine katkı sağlayacak. Bu yaklaşımın, hem yerli hem de yabancı yatırımcılar açısından ülkemizin rekabet gücünü destekleyen önemli bir unsur olacağına inanıyorum.” diye konuştu.

KFA Fuarcılık, Bursa’nın küresel ticaret vizyonunu güçlendiriyor Haber

KFA Fuarcılık, Bursa’nın küresel ticaret vizyonunu güçlendiriyor

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası’nın (BTSO) Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda hayata geçirdiği KFA Fuarcılık, uluslararası fuarlar ve ticaret organizasyonlarıyla iş dünyasının küresel pazarlardaki etkinliğini artırmayı sürdürüyor. Yılın ilk yarısında gerçekleştirilen en önemli etkinliklerden biri HOMETEX oldu. Ev tekstili sektörünün dünya çapındaki temsilcilerini buluşturan fuar, Türkiye’nin bu alandaki üretim ve tasarım gücünün uluslararası platformda sergilenmesi adına önemli bir platform oldu. Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) öncülüğünde, KFA Fuarcılık organizasyonuyla 19-22 Mayıs tarihleri arasında düzenlenen HOMETEX 2026, sektörel iş birlikleri ve inovatif ürünleriyle göz doldurdu. 11 holde, 200 bin metrekarelik alanda gerçekleştirilen fuarda, 80’i aşkın ülkeden gelen nitelikli alıcılar yeni iş birliklerinin temellerini attı. FUARLAR KENT EKONOMİSİNE GÜÇ KATIYOR Bursa’nın önemli marka değerlerinden biri haline gelen Junioshow, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün yeni sezon trendlerini alıcılarla buluştururken, üretici firmaların ihracat ağlarını genişletmelerine olanak sağladı. 20-22 Ocak 2026 tarihleri arasında Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen ve bu yıl 21’incisi düzenlenen Junioshow’da, 0-12 yaş grubuna yönelik tüm sezonları kapsayan yeni koleksiyonlar sergilendi. Yaklaşık 80 firma; yurt içinden nitelikli alıcıların yanı sıra 44 ülkeden gelen yüzlerce yabancı alıcı ile iş görüşmeleri gerçekleştirerek yeni ticari bağlantılara imza attı. Özellikle UR-GE projeleri kapsamında sağlanan alım heyetleri, firmaların yeni pazarlara açılmasına katkı sundu. RİSİNG CİTY VE YAPI YAŞAM FUARI SEKTÖRE DİNAMİZM GETİRDİ Rising City & Yapı ve Yaşam Fuarı ise inşaat, gayrimenkul ve kentsel dönüşüm alanlarında sektör temsilcilerini yatırımcılarla bir araya getirerek Bursa’nın güçlü üretim ve yaşam vizyonunu ön plana çıkardı. Bursa Fuar Merkezi’nde düzenlenen fuar, 4 gün boyunca yerli ve yabancı ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Fuara başta Bursa olmak üzere farklı şehirlerden iş profesyonellerinin yanı sıra 20’ye yakın ülkeden 200’ü aşkın yabancı alıcı katıldı. Dünyanın farklı coğrafyalarında düzenlenen yurt dışı fuar organizasyonlarının yanı sıra KFA Fuarcılık; sektörel buluşmalar ve iş geliştirme programlarıyla da Bursa’nın uluslararası ticaretteki konumunu güçlendirmeyi sürdürdü. IDEF 2027 YENİDEN KFA FUARCILIK ORGANİZASYONUNDA Türkiye’nin savunma sanayii alanındaki en büyük ve en prestijli uluslararası buluşmalarından biri olan IDEF 2027 – 18’inci Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı, 2025 yılında olduğu gibi 2027 yılında da BTSO iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonunda gerçekleştirilecek. 3-9 Mayıs 2027 tarihleri arasında düzenlenecek ve dünyanın ilk 3 savunma sanayi fuarından biri olan organizasyon için Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı (TSKGV) ve KFA Fuarcılık arasında işbirliği protokolü imzalandı. BTSO’nun referans eğitim merkezi Bursa Business School’da gerçekleştirilen protokol; TSKGV Genel Müdürü Bilal Topçu ile BTSO ve KFA Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay tarafından imzalandı. "KFA FUARCILIK, STRATEJİK BİR DIŞ TİCARET PLATFORMUDUR" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, KFA Fuarcılık’ın gerçekleştirdiği organizasyonların Bursa’nın üretim ve ihracat gücünü daha da ileri taşıdığını belirterek şu açıklamalarda bulundu: "Bursa Ticaret ve Sanayi Odası olarak firmalarımızı küresel pazarlara daha güçlü şekilde hazırlamayı öncelikli hedeflerimizden biri olarak görüyoruz. Bu vizyon doğrultusunda hayata geçirdiğimiz KFA Fuarcılık, geride bıraktığı 13 yıllık süreçte fuarcılık, ticari heyet organizasyonları ve uluslararası iş geliştirme programlarında önemli bir uzmanlık kazandı. Bugün KFA Fuarcılık, fuar düzenleyen bir yapının ötesine geçerek; firmalarımıza yeni pazarlar açan, sektörlerimizi dünyadaki nitelikli alıcılarla buluşturan ve Bursa’nın üretim kabiliyetini küresel ölçekte tanıtan stratejik bir dış ticaret platformu haline geldi. Bu yılın ilk yarısında da düzenlediğimiz fuarlar, alım heyetleri ve ticari heyet programları da firmalarımızın küresel pazarlardaki rekabetçiliğine önemli katkılar sağladı. Bursa’nın ticaret hacmini artıracak, firmalarımızı yeni pazarlara taşıyacak ve kentimizin uluslararası marka değerini güçlendirecek projeleri bugüne kadar olduğu gibi önümüzdeki süreçte de kararlılıkla hayata geçirmeyi sürdüreceğiz." BURSA’NIN BÜYÜME YOLCULUĞUNA GÜÇLÜ KATKI KFA Fuarcılık’ın gelecek dönemde de iş dünyasının beklentilerine ve sektörlerin ihtiyaçlarına uygun organizasyonlara odaklanacağını vurgulayan Başkan Burkay, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Küresel ticarette rekabet artık üretimle sınırlı değil. Ürettiğiniz değeri doğru pazarlara ulaştırmak, doğru alıcılarla buluşturmak ve sürdürülebilir ticaret kanalları oluşturmak da en az üretim kadar önemli. KFA Fuarcılık, 13 yıllık tecrübesiyle bu alanda güçlü bir organizasyon kabiliyeti ve uluslararası iş ağı oluşturdu. Hedefimiz; firmalarımızın ihracatçı kimliğini güçlendirmek, Bursa’yı fuarcılık ve uluslararası ticaret organizasyonlarında bölgesel bir merkez haline getirmektir. Önümüzdeki dönemde de ihracat odaklı, yenilikçi ve sonuç üreten organizasyonlarla iş dünyamızın küresel ticaretten daha fazla pay alması için çalışmalarımızı sürdüreceğiz."

Tofaş, Fiat Egea üretimini 11 yıl sonra noktaladı Haber

Tofaş, Fiat Egea üretimini 11 yıl sonra noktaladı

Türkiye otomotiv sektörünün öncü kuruluşlarından Tofaş, Fiat Egea modelinin üretimini Bursa fabrikasında düzenlenen törenle tamamladı. Törende Koç Holding Otomotiv Grubu Başkanı Haydar Yenigün, Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu ve çalışanlar yer aldı. Son Fiat Egea, banttan sembolik olarak indirildi. 2015 yılında üretimine başlanan Fiat Egea, yaklaşık 11 yıllık süreçte 1 milyon 417 bin 47 adetlik üretim hacmine ulaştı. Model, Türkiye pazarının en çok tercih edilen otomobillerinden biri olurken, 40’tan fazla ülkeye ihracat başarısı da elde etti. Toplam üretimin 671 bin 5 adedi ihraç edilirken, araçlar arasında ABD pazarı dahil farklı ülkelere gönderimler gerçekleştirildi. Türkiye iç pazarında ise 2015–2026 Haziran dönemi itibarıyla 745 bin 671 adet satış kaydedildi. TÜRKİYE’DE 10 YIL ÜST ÜSTE LİDER MODEL Fiat Egea, ODMD verilerine göre 2016–2025 yılları arasında 10 yıl üst üste Türkiye’nin en çok satılan otomobili oldu. Model, Fiat markasının Türkiye’de 2019–2024 arasında üst üste 6 yıl pazar liderliğine ulaşmasında da önemli rol oynadı. Egea ailesi sedan, hatchback, station wagon ve cross versiyonlarıyla geniş bir ürün gamına dönüşürken, Türkiye’de en çok tercih edilen gövde tipi sedan oldu. Tofaş tarafından 1 milyar euro yatırımla geliştirilen Egea projesi, 1.000’in üzerinde mühendis ve teknik personelin katkısıyla hayata geçirildi. Yaklaşık 500 bin mühendislik saati harcanan projede 8 milyon kilometrelik yol testi gerçekleştirildi. Üretim sürecinde 171 tedarikçi görev alırken, yerli katkı oranı 1.6 motorlu versiyonlarda yüzde 62,4’e kadar ulaştı. SON ARAÇ BANTTAN İNDİ Fabrika bantlarından indirilen son Fiat Egea’nın Dinamik Mavi renkli Egea Sedan Lounge 1.6 MJet DCT 130 HP olduğu açıklandı. Böylece Türkiye otomotiv sanayiinde önemli bir başarı hikâyesi daha tamamlandı. Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, Egea’nın şirket tarihinde özel bir yere sahip olduğunu belirterek, modelin milyonlarca kullanıcıya ulaştığını ve Tofaş’a önemli bir mühendislik ve üretim birikimi kazandırdığını söyledi. Eroldu, Egea’dan elde edilen deneyimin yeni projelere aktarılacağını ifade ederek, “Her güzel hikâye bir yerde tamamlanır; ancak Egea’nın kazandırdığı bilgi birikimi geleceğe güç katacaktır” dedi.

OTOMOTİVDE GELECEĞİN ROTASI ÇİZİLİYOR Haber

OTOMOTİVDE GELECEĞİN ROTASI ÇİZİLİYOR

Teknolojinin hızla dönüştürdüğü mobilite dünyasında, Türkiye’yi küresel ligde öncü bir konuma taşımayı hedefleyen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması (OGTY), 15. yılında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından Ticaret Bakanlığı desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinatörlüğünde düzenlenen, Türkiye’nin en prestijli mobilite inovasyon platformu OGTY, bu yıl “Endüstriyel Mobilite” temasıyla kapılarını açtı. Bugüne kadar binlerce projeye ev sahipliği yapan, desteklediği 70 girişim ile 281 milyon doların üzerinde bir ekosistem değerlemesi yaratan OGTY, bu yılın rotasını “Endüstriyel Mobilite” olarak belirledi. Sektörün geleceğine yön verecek fikirlerin yarışacağı dev organizasyon için başvuru süreci resmen başladı. Başvuruların 3 Ağustos tarihine kadar kabul edileceği OGTY’nin ödül töreni ise 21 Ekim tarihinde yapılacak. Yalnızca bir yarışma değil, fikirlerin geliştirmelerine imkan sağlayarak bütünsel bir inovasyon mekanizması olan OGTY, bu yıl da otomotiv endüstrisindeki komponentlerden otonom yazılımlara, yapay zeka tabanlı veri analitiğinden bütünsel mobilite çözümlerine kadar geniş bir yelpazedeki yaratıcı projeleri arıyor. “Sadece Ödül Değil, Küresel Pazara Açılan Bir Kapı” OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, teknolojinin artık sadece araç tasarımı, sistemleri ve özelliklerini değil, tüm üretim ve tedarik ekosistemini yeniden şekillendirdiğini vurgulayarak Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışmasının sektör için önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Yazıcı “OGTY bünyesinde ödül alan projeler sadece nakdi destekle sınırlı kalmıyor; yıllardır başarıyla sürdürülen İTÜ ARI Teknokent iş birliği ile İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi’ne kabul edilerek mentorluk, ofis desteği ve yatırımcı buluşmaları gibi hayati imkanlara kavuşuyor. Bugüne kadar OGTY sahnesinden geçen 530’dan fazla otomotiv girişiminin toplamda 54 milyon doları aşan yatırım alması, bu platformun Türk otomotiv sektörünün teknoloji tabanlı ihracat kapasitesini ne denli büyüttüğünü gözler önüne seriyor” dedi. Büyük Ödüller Girişimcileri Bekliyor 18 yaşını tamamlamış tüm profesyonellere, araştırmacılara, akademisyenlere ve öğrencilere açık olan yarışmada, finale kalacak projeler jüri karşısında büyük ödül için yarışacak. Dereceye giren ilk 5 projeyi; toplamda milyonlarca lirayı bulan nakdi ödüllerin yanı sıra, fikirlerini koruma altına alacak olan Patent Tescil Ödülü, Ticaret Bakanlığı’nın onayı halinde Yurt Dışı Tasarım Bursu Desteği ve girişimlerini dev birer şirkete dönüştürecek olan İTÜ Çekirdek Growth programına doğrudan katılım hakkı bekliyor. Girişimciler aynı zamanda Türkiye’nin en büyük girişimcilik sahnesi olan Big Bang Startup Challenge’ta dev yatırımcıların karşısına çıkma şansı yakalayacak. Yarışma şartnamesi, katılım koşulları ve başvuru ekranına www.otomotivingelecegi.com adresi üzerinden ulaşılabilir.

TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor Haber

TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor

TOBB, KGF ve Bankaların işbirliğinde verilecek kredide, 24 ay vadeye kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerindeki vadelerde ise yıllık yüzde 34 faiz uygulanacak. Kredi 6 ay anapara ödemesiz dönem dâhil, toplam azami 48 ay vadeli olacak. Bir firmanın kullanabileceği azami kredi limiti 3 milyon TL olarak belirlendi. Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar TL kullanıma açılacak, bu yıl içerisinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar Türk Lirası’na ulaşması hedefleniyor. Reel sektöre yeni finansman desteği geliyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Bankaların el ele vermesiyle, KOBİ’lere destek olmak için oluşturulan TOBB Nefes Kredisi’nde yeni dönem 8 Haziran 2026 (Pazartesi) tarihi itibariyle başlıyor. KOBİ’lere uygun koşullarda finansman desteği sağlamayı amaçlayan krediye TOBB'a bağlı tüm Oda-Borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. -Şartlar ve vade İşletmeler, TOBB Nefes Kredisi başvurularını Akbank, Denizbank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Yapı ve Kredi Bankası ve Ziraat Katılım Bankası şubelerine yapabilecek. Bir firma azami 3 milyon TL kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dâhil, azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerinde ise yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak. Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar TL kullanıma açılacak, bu yıl içerisinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar Türk Lirası’na ulaşması hedefleniyor. Ekonomi yönetimiyle sağlanan koordinasyon ve başta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olmak üzere bankaların yakın işbirliğiyle Kredi Garanti Fonu’nun Özkaynak Kefalet Programı kapsamında hayata geçirilen TOBB Nefes Kredisi’nden 2025 yılında 61 bin firma yararlanırken, 81 milyar toplam kredi hacmine ulaşılmıştı. Finansmana erişim sorunu KOBİ’lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Sürekli vurguladığım en önemli problem finansmana erişim. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırı krediye erişimi zorlaştırıyor. Böyle bir dönemde KOBİ’lerimize destek olmak için yeni bir kaynak oluşturduk. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve Bankalar güç birliği yaptık. Amacımız zor günlerde KOBİ’lerimizin yanında durup çarkların dönmesini sağlamak. 2025 yılı içerisinde üç aşamada TOBB Nefes Kredisi'nden 61 bin firma yararlandı. KOBİ’lere sağladığımız destek 81 milyar Türk Lirası’na ulaştı. Kredi Garanti Fonu (KGF) Özkaynak Kefalet Programı kapsamında 2026 için de toplam 100 milyar Türk Lirası tutarında bir kredi hacmi oluşturmayı hedefliyoruz. Dilimler halinde kullandırılması planlanan bu yeni paketin 25 milyar Türk Lirası tutarındaki ilk dilimi üyelerimizin erişimine açılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimsek'e, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a, Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen’e ve katılan tüm banka yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. KOBİ’lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması; daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir” diye konuştu. KİMLER BAŞVURABİLİR? TOBB'a bağlı Oda-Borsa üyesi işletmeler TOBB Nefes Kredisi'ne başvurabilir. NE ZAMAN BAŞLIYOR? Başvurular, 8 Haziran 2026 tarihi itibariyle başlıyor. KREDİ LİMİTİ TOBB Nefes Kredisi'nden bir firma azami 3 milyon TL kredi kullanabilecek. KREDİ HACMİ Kredi hacminin toplam büyüklüğü 100 milyar Türk Lirası olacak. İlk aşamada 25 milyar Türk Lirası iş dünyasının kullanımına sunulacak. ÖDEME KOŞULLARI Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil toplam azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzeri yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak.

BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi Haber

BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi

Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projelere imza atan BTSO, Türkiye’den Etiyopya’ya gerçekleştirilen en geniş kapsamlı ticaret heyeti faaliyetini düzenledi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da gerçekleştirilen B2B organizasyonuna iki gün boyunca 2 bini aşkın Etiyopyalı firma katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursalı firmaların ihracat potansiyellerini güçlendirmenin ve nitelikli alıcılarla buluşmalarını sağlamanın öncelikli görevleri arasında yer aldığını söyledi. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttükleri UR-GE projeleriyle önemli başarılara imza attıklarını ifade eden Burkay, şunları söyledi: “Bu projelerimizde Afrika ülkelerine özel bir önem veriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan Afrika açılım stratejisi kapsamında Bursa iş dünyası olarak Afrika ülkelerinde ortak iş ve yatırım forumları, toplantılar ve fuarlar gerçekleştiriyor, ikili iş birliği alanlarını genişletiyoruz. Bugüne kadar Cezayir’den Gana’ya, Nijerya’dan Fas ve Libya’ya kadar pek çok Afrika ülkesinde iş birliklerine imza attık. Etiyopya’ya ise bugüne kadar düzenlenen en büyük ticaret heyetlerinden birini organize ettik.” “2030 HEDEFLERİMİZE KARARLILIKLA İLERLİYORUZ” Küresel ticarette trendlerin değiştiği bir süreçten geçildiğini kaydeden Burkay, Bursa’nın farklı sektörlerdeki üretim yeteneğiyle Afrika ülkelerine güçlü bir ortaklık sunduğunu söyledi. Burkay, “130 milyonu aşkın nüfusuyla Etiyopya ile iş birliğinin bizim için ayrı bir yeri var. Bu ülke ihracatçılarımız için önemli fırsatlar barındırıyor. BTSO’nun gücü ve vizyonuyla bundan sonra da Türkiye’nin ihracat hedeflerine yön veren öncü çalışmalara imza atmaya ve 2030 hedeflerimize kararlı adımlarla yürümeye devam edeceğiz.” dedi. Burkay, ayrıca Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a, etkinliği ziyaret eden İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya’ya, Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran’a ve Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a destekleri için teşekkür etti. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya da programa davetleri için BTSO’ya teşekkür ederek organizasyonun çok güçlü olduğunu söyledi. Genel Müdür Kılıçkaya, “Türkiye’den çok güçlü bir katılım oldu. Bursa’mızın bebek çocuk giyiminden inşaat sektörüne, kimyadan mobilyaya bütün UR-GE’lerin olduğu güçlü bir karmayla çok güçlü bir çıkarma yapıldı. Etiyopya önemli bir ülke. 130 milyonu aşkın nüfusuyla Afrika’nın önemli giriş noktalarından biri. Ülkemizin de bu coğrafyada rekabet avantajı var. Birçok sektörde lider ülkeyiz.” ifadelerini kullandı. Kılıçkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının sahadaki karşılığını gördüklerini söyledi. UR-GE projelerinin Ticaret Bakanlığı’nın önemli desteklerinden biri olduğunu belirten Kılıçkaya, BTSO’nun UR-GE çalışmalarını en etkili kullanan iş birliği kuruluşlarından biri olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi: “Bugüne kadar BTSO 48 UR-GE projesi hayata geçirmiş, 17’si aktif olarak devam ediyor. Pazar araştırması, fuar destekleri, tanıtım destekleri ve e-ihracat destekleriyle BTSO ve Bursalı ihracatçılarımıza katkı sunmaya devam ediyoruz. Firmalarımız için altyapı oluşturmak ve destek vermek devlet olarak bizim görevimiz. Girişimcilerimiz çok cesaretli. Afrika pazarında güçlü bir şekilde varız, var olmaya da devam edeceğiz.” FİRMALARDAN ORGANİZASYONA TAM NOT Heyete katılan firma temsilcileri de Etiyopya pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün üretim kalitesini dünyanın farklı coğrafyalarına taşımak için çalıştıklarını belirterek, Etiyopya organizasyonunun bu hedef açısından önemli olduğunu söyledi. Bayezit, Ticaret Bakanlığı ve BTSO’ya destekleri için teşekkür etti. ASKON Bursa Şube Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Emre Yıldız da Etiyopya’nın hedef pazarlar arasında yer aldığını belirterek, “Gönül köprülerimizin olduğu bir coğrafyadayız. İş fırsatlarını değerlendirebilecek güçteyiz. Bu organizasyonun ülke ihracatına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. İMSİAD Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Şeref Demir ise Etiyopya’nın inşaat sektörü açısından büyüyen bir pazar olduğunu belirterek, “Konut imalatı ve yapı malzemeleri konusunda ciddi bir talep olduğunu yerinde gördük. Görüşmeler oldukça verimli geçti.” dedi. BTSO üyelerinden Ömer Annaç, organizasyon kapsamında çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, “Beklentimizin üzerinde bir program oldu. Afrika pazarına ürün satabilir miyiz diye endişelerimiz vardı ancak düşündüğümüzden çok daha iyi geçti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İbrahim Burkay’ın liderlik ettiği UR-GE projeleri firmamızın bakış açısını değiştirdi. Bursa ile sınırlı kalmadık, dünyaya açıldık. Bu projelerin devam etmesini diliyoruz.” dedi. Mobilya sektörü temsilcilerinden Defne Sabahyıldızı ise ilk kez bir UR-GE projesiyle yurt dışındaki bir etkinliğe katıldıklarını belirterek, “Yeni bir markayız. Bu kadar kısa sürede yurt dışına açılacağımızı düşünmüyorduk. BTSO sayesinde ikinci yılımız dolmadan Etiyopya’dayız. Çok yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Gelen talepler dolayısıyla çok mutlu ve gururluyuz.” ifadelerini kullandı. Asansör sektöründe faaliyet gösteren BTSO Meclis Üyesi Osman Arslan, Etiyopya’yı önceden araştırdıklarını ve ciddi bir potansiyel gördüklerini belirtti. Görüşmelerin çok yoğun geçtiğini kaydeden Arslan, “Birçok firmadan ofislerine davet aldık. Hepsini planlayıp ziyaret edeceğiz. Bu pazarı değerlendirmek adına tekrar seyahat etmeyi düşünüyoruz.” dedi. BTSO Meclis Üyesi ve Mobilya UR-GE katılımcısı Sevgi Saygın ise beş farklı sektörün aynı organizasyonda yer almasının önemli bir zenginlik oluşturduğunu belirterek, “Etiyopya genç nüfusu ve büyüme potansiyeliyle gelecekte parlayan yıldızlardan biri olacak gibi görünüyor. Gelecek adına umut verici bir pazar.” dedi. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mehmet Şah Baylan ise Etiyopya’nın 130 milyonluk genç nüfusuyla büyük bir pazar olduğunu belirterek, “İlk etapta ticaret kadar bu pazarı tanımak ve doğru partnerler bulmak da önemli. Afrika pazarına ilk gelişimiz. BTSO sayesinde burayı tanıma fırsatı bulduk.” dedi. BTSO 25. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Uğur Yıldırım da Etiyopya’nın Afrika pazarında stratejik bir role sahip olduğunu ifade ederek, “Burada yaptığımız görüşmeleri bir tohum olarak görüyoruz. Yeni bir pazar ancak Türk ürünlerine karşı ciddi bir talep var. Bu talebi karşılayabilecek güçteyiz.” diye konuştu. Patentli ısı cam üretimi gerçekleştiren Selma Özsabuncu da organizasyona yoğun ilgi olduğunu belirterek, “Etiyopya’da böyle bir potansiyel olduğunu düşünerek gelmemiştim. İnşaat sektörü ve teknoloji alanında ciddi ihtiyaçlar var. Türk ürünlerinin kaliteli olduğundan özellikle bahsediyorlar.” ifadelerini kullandı. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mithat Özdemir ise organizasyonun beklentilerinin çok üzerinde geçtiğini belirterek, “Müşteriler ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Uzun vadeli düşünüldüğünde burada çok iyi işler yapılacağını düşünüyorum. Afrika’nın Türk milletine olan teveccühü de çok önemli.” dedi. BTSO Meclis Üyesi Muzaffer Loyan ise Etiyopya’da beklediklerinden çok daha sıcak karşılandıklarını ifade ederek, “Nakliye konusunda Cibuti üzerinden kolay ürün gönderimi yapılabildiğini öğrendik. Sektörlerimize karşı ciddi bir ilgi var. BTSO’nun UR-GE projeleri gerçekten çok başarılı ilerliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Bebek ve çocuk konfeksiyonu temsilcilerinden Ömer Yıldız ise Etiyopya’nın büyük ve bakir bir pazar olduğuna dikkat çekerek, “Üretim gücümüz ve tasarım kabiliyetimiz çok ileri noktada. Belki kısa vadede değil ama önümüzdeki süreçte tüm sektörlerimiz burada önemli işler yapacaktır.” dedi. Serkan Kral da Etiyopya pazarının beklentilerinin üzerinde bir katılım gösterdiğini belirterek, “Türk ürünlerini kaliteli buluyorlar. Çin’e göre daha iyi bir algımız var. Bu pazarda güçlü olacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Colorex firmasından Murat Doğan ise organizasyonun çok verimli geçtiğini belirterek, “Potansiyel müşteriler doğrudan geliyor. Bugün kartvizitlerim bitti, burada yeniden kartvizit bastırmak zorunda kaldık. Avrupa odaklı ihracatımızın yanında Etiyopya’dan da doğrudan sonuç alabileceğimizi düşünüyorum.” dedi. Öte yandan etkinliğe katılan bebek ve çocuk konfeksiyonu üreticileri, organizasyon sonunda sergiledikleri çocuk kıyafetlerini Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Etiyopya’daki yetimhanelere bağışladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.