Hava Durumu

#İhracat

- İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUSİAD'da Ekonomi Değerlendirmesi: Riskler ve fırsatlar bir arada Haber

BUSİAD'da Ekonomi Değerlendirmesi: Riskler ve fırsatlar bir arada

BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUSİAD Ekonomi Platformu tarafından ilki gerçekleştirilen ve 4 ayda bir tekrarlanacak olan “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sunumun sonunda yaptığı değerlendirmede, “Yalnızca Türkiye değil, tüm dünya ekonomik, siyasi ve jeoekonomik açıdan oldukça kırılgan bir dönemden geçiyor. Belirsizliklerin arttığı bu süreçte, değişimi doğru okuyabilmek her zamankinden daha önemli hale geliyor” dedi. BUSİAD Başkanı Hatunoğlu şöyle devam etti: “İçinde bulunduğumuz dönem riskler kadar fırsatlar da barındırıyor. Bursa iş dünyası ve Türk sanayicisi ise tarih boyunca zorlu koşullarda ayakta kalmayı başarmış, dirençli ve esnek bir yapıya sahip olmuştur. Bugün de aynı dayanıklılığa sahibiz. Ancak bu süreçte iş dünyasının beklentileri de vardır. Özellikle finansa erişim, öngörülebilirlik ve rekabet gücünü destekleyecek regülasyonlar konusunda daha güçlü bir zemine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz. Bölgemizde belirsizlikler yaşanırken, Türkiye’nin doğru politikalar ve doğru dönüşüm adımlarıyla çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz.” Toplantının, BUSİAD Ekonomi Danışmanlarının iki değerli çalışmasının ışığında gerçekleştiğini de kaydeden Tuncer Hatunoğlu, “Bursa Uludağ Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Metin Özdemir tarafından uzun süredir hazırlanan BUSİAD İktisadi Yönelim Anketi’nde; üyelerimizin verdiği yanıtlar doğrultusunda talepte ılımlı bir yavaşlama eğilimi olduğu, maliyet baskılarının sürdüğü ve üretimde zayıflama işaretlerinin görüldüğü ortaya çıkıyor. Bu tablo, küresel ve jeoekonomik gelişmelerin reel sektör üzerindeki doğrudan etkisini açık biçimde gösteriyor. Yine Sayın Doç. Dr. Derya Hekim’in hazırladığı “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”nda da; enerji maliyetleri, ihracat pazarlarındaki daralma, küresel belirsizlikler ve enflasyonla mücadele sürecinin ekonomimiz üzerindeki etkilerini detaylı şekilde dinledik. Ancak aynı zamanda Türk iş dünyasının esnekliği, üretim kültürü ve uyum kabiliyeti sayesinde yeni fırsat alanlarının da oluşabileceğini gördük” ifadelerini kullandı. Hatunoğlu, BUSİAD’ın yaklaşımının net olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Önümüzdeki dönemde jeopolitik ve ekonomik dalgalanmaların devam edeceği gerçeğini kabul ederek hareket etmek zorundayız. Özellikle enerji konusunda dışa bağımlı bir ülke olmamız nedeniyle maliyet baskılarını tamamen kontrol edebilmemiz kolay görünmüyor. Bu nedenle çözüm alanlarımızı; verimlilik, dijital dönüşüm, yeni pazarlar, katma değerli üretim ve rekabet gücünü artıracak yapısal dönüşümler olarak görüyoruz. İş dünyası olarak bizler; verimliliğimizi artırmaya, yeni pazarlara ulaşmaya, dönüşüm süreçlerine uyum sağlamaya çalışırken; karar vericilerden de özellikle finansmana erişim, yatırım ortamı ve rekabet gücünü destekleyecek düzenlemeler konusunda destek bekliyoruz. BUSİAD olarak ekonomiyi yalnızca takip eden değil; iş dünyasına yön gösteren, veri üreten, analiz yapan ve ortak akla katkı sağlayan bir yapı olmaya devam edeceğiz.” DEĞİŞEN DÜNYA... BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemoçin ise toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Son beş yılda dünya ekonomisi yalnızca değişmedi; kuralları yeniden yazıldı. 2020 yılında başlayan pandemiyle birlikte, uzun yıllardır alışık olduğumuz küresel düzen yerini daha karmaşık, daha kırılgan ve aynı zamanda daha hızlı tepki veren bir yapıya bıraktı. Bu süreçte yaşanan gelişmeler yalnızca ekonomik dengeleri değil; toplumların davranış biçimlerini, devletlerin politika tercihlerini ve şirketlerin iş yapma modellerini de köklü şekilde dönüştürdü. Artık ekonomik sürdürülebilirlik, doğrudan bir ulusal güvenlik meselesi haline gelmektedir ” dedi. “Jeoekonomi artık dış politikanın tamamlayıcı bir unsuru değil; doğrudan belirleyici araçlarından biri haline gelmiştir” diyen Alptemoçin, “Şirketler, yalnızca kendi sektör dinamiklerine odaklanmaları yeterli olmamakta; küresel gelişmeleri, makroekonomik eğilimleri ve jeoekonomik riskleri bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeleri gerekmektedir” ifadesini kullandı. Alptemoçin, şöyle devam etti: “Türkiye ise bu dönüşümün tam merkezinde yer almaktadır. Jeopolitik konumumuz, beraberinde hem önemli riskler hem de güçlü fırsatlar getirmektedir. Kısa vadede enerji fiyatları, enflasyon ve maliyet baskıları gibi zorluklar öne çıkarken; uzun vadede Türkiye’nin enerji ve lojistikte alternatif bir merkez olma potansiyeli giderek güçlenmektedir. ÇEVİK İŞ DÜNYASI... Tüm risklere rağmen gerektiğinde hızlı büyüyebilen, gerektiğinde de hızlı küçülebilen, çevik, değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen bir iş dünyamız var. Farkında olmasak da, 2020’den bu yana yaşanan zorlukların, bizi daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi bir yapıya hazırladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemde küresel koşulların normalleşmesiyle birlikte, firmalarımızın bu birikimle çok daha güçlü bir performans sergileyeceğini düşünüyoruz.” BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alptemoçin, BUSİAD’ın bu dönüşüm sürecini daha yakından takip etmek, güvenilir veri ve analizlerle iş dünyasına yön göstermek amacıyla çalışmalar sürdürdüğünü de kaydetti. Alptemoçin bu çalışmaları da şöyle dile getirdi: “Bu çerçevede Ekonomi Komitemiz bünyesinde; Daha ziyade ülkemizin makro ekonomik gelişmelerine odaklandığımız Ekonomi Platformu, Küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmelere, risklere ve fırsatlara odaklanacağımız Jeoekonomi Platformu, firmalarımızın karlılıklarını koruyabilmeleri ve yurtdışında gelişim gösterebilmeleri için vaka analizlerinin ele alınacağı Verimlilik ve Rekabetçilik Platformu Ve son olarak belirlenecek ülke veya bölgelere yönelik pazar geliştirmek isteyen firmalarımıza fikir vermek adına çalışacak Küresel İlişkiler Platformları olarak yapılandık. Bugün de, bu çalışmaların ilk çıktısı olarak“1. Çeyrek Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”nu sizlerle paylaşacağız. Değerli üyelerimiz ve basınla paylaşılacak bu rapor yılda 3 kere, Mayıs, Eylül ve Aralık aylarında, İktisadi Yönelim Anketimizle beraber görüşlerinize sunulacaktır. Bu raporun, mevcut tabloyu birlikte değerlendirmek ve önümüzdeki döneme daha hazırlıklı bakabilmek adına ortak bir perspektif oluşturmasına katkı sağlamasını umuyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; doğru okunan bir dünya, doğru konumlanmış bir Türkiye güçlü bir iş dünyası demektir.” ÜÇ BÜYÜK ŞOK... BUSİAD Ekonomi Danışmanlarından Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim de, “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sunumuyla dünya ve Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu özetledi. Doç. Dr. Hekim, 2026 yılının ilk çeyreğinin, küresel ekonomik düzeni eş zamanlı ve birbirini besleyen üç büyük şokun yeniden şekillendirdiği bir dönem olduğunu ifade ederken bunları; Orta Doğu'da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı krizi, ABD'nin tarife politikasındaki köklü dönüşüm ve Avrupa'nın ticaret ile sanayi politikasında korumacı bir eksenle yeniden konumlanması olarak tanımladı. Doç. Dr. Hekim, “Bu üç gelişme birlikte, Türkiye ekonomisi için hem tarihsel ölçekte risk hem de stratejik fırsat barındıran olağan dışı bir konjonktür ortaya çıkarmıştır” diye konuştu. Petrol ve ham madde girdilerindeki artışın küresel ekonomide yavaşlamaya neden olabileceğini de kaydeden Doç. Dr. Hekim, “Türkiye'nin enerji ithalatına yüksek bağımlılığı, Hürmüz krizinin ekonomik maliyetini emsallerine kıyasla daha belirgin kılmaktadır. Enerji faturasındaki artışın cari açığı IMF'nin Ekim 2025 tahmininin iki katından fazla bir düzeye, GSYİH'nin yüzde 2.8'ine taşıması beklenmektedir. Bu baskı, hem döviz kurunu hem de enflasyon patikasını doğrudan zorlamaktadır” dedi. SEKTÖRLER... Merkez Bankası’nın savaşın yarattığı belirsizlik ortamında faiz indirimini gerçekleştirme kapasitesinin sınırlı olduğunu da kaydeden Doç. Dr. Hekim, sektörel bazlı değerlendirmesinde ise şunları kaydetti: “Otomotiv sektörü, AB tedarik zinciriyle entegrasyonunu ve ticari araç üretimindeki liderlik pozisyonunu 41.5 milyar dolarlık rekor ihracat performansıyla pekiştirmiştir. Tarım sektörü ise değer açısından rekor ihracat gerçekleştirirken, don ve kuraklık nedeniyle üretim tarafında son yılların en ağır darlığını yaşamıştır. Sektörün önümüzdeki çeyreklerdeki en kritik sınavı, küresel gübre kıtlığının 2026 yılı ekim sezonu ve verim düzeyleri üzerindeki yansımalarını yönetme kapasitesi olacaktır. Tekstil ve hazır giyim sektöründe ise yapısal kriz derinleşmektedir; iki yılda yüzde 230'u aşan konkordato artışı ve 380 bini aşkın istihdam kaybı, sektörün salt konjonktürel değil yapısal bir dönüşüm kıskacında olduğuna işaret etmektedir.” FIRSATLAR... 2026'nın ilk çeyreğinin, Türkiye ekonomisi açısından risklerin yönetilemez değil, ancak yönetilmesi güç bir boyuta ulaştığı bir eşik olarak tanımlayan Doç. Dr. Hekim, Türkiye için fırsat penceresini de şöyle dile getirdi: “Irak-Türkiye Boru Hattı üzerinden Ceyhan'a yönelik artan transit akışlar, Hürmüz krizinin ekonomik yükünü kısmen dengeleyici bir işlev görmektedir. Boru hatlarının Avrupa enerji çeşitlendirmesindeki artan stratejik önemi, diplomatik denge kapasitesi ve IAA kapsamında "güvenilir ortak" statüsünün yarattığı potansiyel; bu dönemde Türkiye'nin elinde bulundurduğu yapısal avantajlardır.”

BTSO Etiyopya’da en büyük organizasyonunu gerçekleştirdi Haber

BTSO Etiyopya’da en büyük organizasyonunu gerçekleştirdi

Türkiye ile Afrika boynuzunun merkezinde bulunan Etiyopya arasında ticaretin geliştirilmesi için yeni bir dönem başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şubat ayında ülkeyi ziyaretinde 1 milyar dolarlık ticaret hedefi belirlediği Etiyopya, 130 milyonu aşkın nüfusu ile Türk ihracatçılar için önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin ihracat odaklı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projeleri hayata geçiren Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), Afrika’nın yükselen değeri Etiyopya’ya geniş kapsamlı bir ziyaret gerçekleştirdi. İnşaat yapı malzemelerinden ev tekstiline, kimyadan bebek çocuk konfeksiyonu ve mobilyaya birçok sektörden 160’ı aşkın iş insanıyla başkent Addis Ababa’ya giden BTSO heyeti, hem sektörel ikili iş görüşmeleri yaptı hem de pazar ziyaretleri ile ülkenin ticaret potansiyelini yerinde inceledi. Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği ile gerçekleşen program bugüne kadar Etiyopya’ya yapılan en büyük ticaret heyeti olarak kayıtlara geçti. “TÜRKİYE’NİN GÜCÜ VE ETKİSİ HER GEÇEN GÜN ARTIYOR” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Etiyopya’da gerçekleştirilen iş görüşmeleri ve temaslara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Etiyopya’nın Afrika’nın yükselen değerlerinden biri olduğunu ifade eden Başkan Burkay, ülkenin aynı zamanda Afrika Birliği’nin merkezi olmasının stratejik önem taşıdığını söyledi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının bölgeye büyük değer kattığını belirten İbrahim Burkay, Türkiye’nin son yıllardaki ekonomik ve ticari atılımlarıyla Afrika’daki gücünü ve etkisini her geçen gün artırdığını dile getirdi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle, BTSO öncülüğünde düzenlenen ticaret heyetinin Afrika’ya gerçekleştirilen en önemli organizasyonlardan biri olduğuna dikkat çeken İbrahim Burkay, “5 farklı sektörden 110 firmamızla çok güçlü ve nitelikli bir heyet oluşturduk. Türkiye’nin Nisan ayında Etiyopya-Cibuti hattındaki ihracatı yaklaşık 4 kat artış gösterdi. Etiyopya denize kıyısı olan bir ülke değil ancak Cibuti limanı üzerinden çok önemli bir ticaret ağına sahip. Bizim de Etiyopya merkezli ciddi ihracat politikalarımız, stratejilerimiz ve hedeflerimiz bulunuyor.” dedi. Gerçekleştirilen programın bu hedefler doğrultusunda önemli bir adım olduğunu vurgulayan Burkay, Bursa’nın üretim kapasitesi, ürün çeşitliliği ve rekabet gücüyle bölgede güçlü bir konuma sahip olacağına inandığını ifade etti. Bursa firmalarının Etiyopya’daki temaslarından olumlu sonuçlar alacağını kaydeden Burkay, firmaların gerçekleştirecekleri iş birlikleri ve ticari anlaşmalarla bölgede kalıcı bir yapı oluşturacaklarını söyledi. Başkan Burkay ayrıca programın hazırlık ve organizasyon sürecindeki destekleri dolayısıyla Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran ile Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a teşekkür etti. “ETİYOPYA’DAKİ EN BÜYÜK TİCARET HEYETİ PROGRAMI” Türkiye’nin Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran, Ticaret Bakanlığı’nın UR-GE desteği kapsamında düzenlenen programın bugüne kadar gerçekleştirilen en büyük etkinliklerden biri olduğunu söyledi. Farklı sektörlerden 110 firmanın programa katıldığını belirten Baran, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17 Şubat’taki Etiyopya temaslarında ortaya koyduğu 1 milyar dolarlık ticaret hedefini hatırlatarak, şunları söyledi: “Türkiye ile Etiyopya arasındaki ticaret hacmine baktığımızda önemli bir nokta var. Etiyopya ile ticarette iki farklı rakamdan söz ediyoruz. Etiyopya’nın açıkladığı rakamlar daha yüksek, bizim rakamlarımız ise daha düşük görünüyor. Bunun temel nedeni ticaretin önemli bir bölümünün Cibuti üzerinden gerçekleşmesi. Aslında görünenin çok üzerinde bir ticaret hacmimiz bulunuyor.” dedi. “BURSA’NIN ZİYARETİ BİZLERE DE GÜÇ VERİYOR” Bu tür organizasyonların uzun vadeli ticari ilişkiler açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Baran, ilk ziyaretlerde tarafların birbirini tanıdığını, sonraki temaslarda güven ortamının oluştuğunu ve devam eden süreçte kalıcı ortaklıkların ortaya çıktığını söyledi. Etiyopya’nın son derece gelişmiş ve güçlü bir ekonomik potansiyele sahip olduğunu vurgulayan Baran, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Etiyopya ziyaretinde ortaya çıkan görüntülerin yalnızca Türkiye’de değil tüm dünyada dikkat çektiğini ifade etti. Addis Ababa’nın gelişmişlik düzeyinin birçok kişi için şaşırtıcı olduğunu belirten Baran, şehirde canlı bir ekonomi ve ciddi yatırım fırsatları bulunduğunu kaydetti. Etiyopya’nın aynı zamanda Afrika Birliği’nin merkezi olduğuna işaret eden Baran, burada gerçekleştirilen yatırımların tüm Afrika kıtası nezdinde önemli bir görünürlük sağladığını belirtti. Bölgede değerlendirilmesi gereken çok ciddi fırsatlar bulunduğunu söyleyen Baran, “Burada görev yaptığım üç yılı aşkın süre içerisinde bu organizasyon, imza atılan en büyük etkinliklerden biri oldu. Bursa gibi sanayileşmiş, üretim gücü yüksek ve gelişmiş bir şehrin farklı sektörlerden geniş katılımla Addis Ababa’ya gerçekleştirdiği ziyaretin bizlere de güç veriyor. Bu anlamda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a teşekkür ediyorum.” dedi. Etiyopya Dışişleri Bakanlığı Avrupa ve Amerika İşleri Genel Müdürü Büyükelçi Meles Alem Tikea ise yaptığı konuşmada Etiyopya ekonomisinin köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, ülkede reform hareketlerinin hızla devam ettiğini söyledi. Addis Ababa’daki değişim ve gelişimin şehir genelinde açık şekilde görülebildiğini ifade eden Tikea, Etiyopya hükümetinin makro ekonomik, yapısal ve sektörel reformları kararlılıkla sürdürdüğünü dile getirdi. Türk yatırımcılara önemli mesajlar veren Tikea, “Etiyopya devleti Türk yatırımcıları kırmızı halıyla karşılamaya hazır. Etiyopya, 130 milyonu aşan nüfusuyla son derece dinamik ve hızlı büyüyen bir pazar. Nüfusun yüzde 65’ini gençler oluşturuyor. Bu da çok büyük fırsatlar anlamına geliyor.” dedi. Etiyopya’nın aynı zamanda Afrika’nın siyasi merkezi ve kıtaya açılan önemli bir kapı olduğunu vurgulayan Tikea, Türk iş dünyasını Etiyopya’da daha fazla yatırım ve iş birliği yapmaya davet etti. Program kapsamında ayrıca BTSO ile Addis Ababa Ticaret Odası arasında iyi niyet ve işbirliği anlaşması imzalandı. Protokole BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Addis Ababa Ticaret Odası Başkanı Zehara Mohammed imza attı. 400 bini aşkın üyesiyle Etiyopya iş dünyasının en önemli çatı kuruluşları arasında yer alan Addis Ababa Ticaret Odası’nın Başkanı Zehara Mohammed, Türkiye ile Etiyopya arasındaki diplomatik ilişkilerin 100 yılı aşkın bir geçmişe sahip olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki bağların ticaretle daha da güçlenmesinden büyük memnuniyet duyduklarını söyledi. Türkiye ile Etiyopya arasındaki ilişkilerin son derece güçlü olduğunu ifade eden Mohammed, Türk ürünlerinin kalite açısından bölgede önemli bir itibara sahip olduğunu dile getirdi. “Türk mallarının diğer ülkelere kıyasla çok daha kaliteli olduğunu halkımız çok iyi biliyor.” diyen Mohammed, Addis Ababa Ticaret Odası’nın 480 binden fazla üyeye sahip olduğunu kaydetti. Bursa heyetiyle imzalanan protokolden büyük memnuniyet duyduklarını vurgulayan Mohammed, iki taraf arasında güçlü iş birlikleri kurulacağına inandığını söyledi. Etiyopya’da üretilen ürünlerin de Türkiye üzerinden farklı pazarlara ihracatının artırılmasını beklediklerini kaydeden Mohammed, Türk iş dünyasına yönelik olumlu mesajlar verdi. Etiyopya Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Kenenisa Lemi’nin de ziyaret ettiği programın ilk gününde Bursalı firmalar, çok sayıda ikili iş görüşmesi gerçekleştirdi.

Bitki Karantinası Yönetmeliği Resmi Gazete'de Haber

Bitki Karantinası Yönetmeliği Resmi Gazete'de

Tarım ve Orman Bakanlığı, bitki sağlığını korumaya yönelik önemli bir adım attı. Bitki Karantinası Yönetmeliği, bugünkü Resmi Gazete’de yayımlanarak ilan edildi. Yönetmelik, bitki ve bitkisel ürünlerin ülkeye giriş-çıkışında zararlı organizmaların önlenmesi, resmî kontrollerin standartlaştırılması ve bitki sağlığının korunması amacıyla hazırlanırken, 3 Aralık 2011 tarihli eski Bitki Karantinası Yönetmeliği yürürlükten kaldırıldı. Buna göre, tüm giriş-çıkış işlemleri Bitki Karantinası Kayıt ve Takip Sistemi (BKKTS) üzerinden yapılarak dijitalleşme hedeflenirken, belge kontrolü, beyan kontrolü ve bitki sağlığı kontrolü olmak üzere üç aşamada yapılması hedeflendi. Yeni yönetmelikle karantinaya tabi zararlı organizmaların listeleri de güncellendi. Yüksek riskli ürünler için özel önlemler getirildi. İthalatta Bitki Sağlık Sertifikası zorunlu tutulurken, standartlar uluslararası kurallara (ISPM) uyumlu hale getirildi. ISPM 15 standartlarına uymayan ahşap ambalaj malzemelerine giriş izni verilmemesi kararlaştırıldı. Yeniden İhracat ve Transit: Serbest bölgeler ve yeniden ihracat (re-export) işlemlerine ilişkin detaylı hükümler eklenirken sahte belge, usulsüz işlem ve eksiklik durumlarında sevkiyatın iadesi veya imhası gibi yaptırımlar netleştirildi. Yönetmeliğin 90 gün sonra yürürlüğe girmesi bekleniyor.

ESA LOJİSTİK AVRUPA’YA ROMANYA’DAN AÇILDI Haber

ESA LOJİSTİK AVRUPA’YA ROMANYA’DAN AÇILDI

Uluslararası lojistikte büyüme hedefi doğrultusunda adım atan ESA Lojistik ve Gümrükleme, Romanya’da şirketleşmeye gitti. Romanya’da yalnızca taşımacılık değil; depolama, gümrük ve sigorta süreçlerini de kapsayan entegre hizmet modeliyle çalışacak olan firma, yakın dönemde Slovakya’da açılması planlanan ikinci Avrupa ofisiyle bu ağı daha da genişletmeyi hedefliyor. ESA Lojistik ve Gümrükleme Yönetim Kurulu Başkanı Erdi Altıntaş, Romanya’nın şirketin Avrupa vizyonunda stratejik bir merkez konumunda olacağını kaydetti. Altıntaş, ülkedeki yapılanmanın yalnızca operasyonel bir genişleme değil, aynı zamanda bütünleşik hizmet modelinin sahaya yansıması olduğunu belirterek, “Romanya’da gümrük ve sigorta hizmetlerini de kapsayan entegre bir yapı kurduk. Depolama altyapımızı da güçlendirerek müşterilerimize uçtan uca çözüm sunacağız” dedi. Romanya’nın gelişime açık yapısı ve artan yatırım potansiyelinin altını çizen Altıntaş, bu pazardaki varlıklarını daha da güçlendirmekte kararlı olduklarını ifade ederek, “Avrupa doymuş gibi görünse de hâlâ çok önemli fırsatlar barındırıyor. Romanya ise bu fırsatların en somut şekilde hissedildiği ülkelerden biri. Zaten uzun süredir aktif olduğumuz bu hatta, ofis yatırımıyla birlikte daha güçlü bir konuma geliyoruz” diye konuştu. Hedefte Slovakya var Avrupa’daki büyüme planlarının Romanya ile sınırlı kalmayacağını dile getiren Altıntaş, ikinci adımın Slovakya olacağını açıkladı. Altıntaş, “Avrupa’daki yapılanmamızı çok merkezli bir yapıya dönüştürmek istiyoruz. Romanya’dan sonra Slovakya’da açacağımız ikinci ofisle birlikte, bölgedeki operasyonel gücümüzü ve hizmet hızımızı önemli ölçüde artıracağız” ifadelerini kullandı. ESA Lojistik’in farkının, müşterilerine uçtan uca hizmet sunabilen entegre yapısı olduğuna dikkat çeken Altıntaş, bu modelin özellikle ihracatçılar için önemli avantaj sağladığını belirtti. Altıntaş, “Bir ürün Türkiye’de üretildiği andan itibaren, Avrupa’daki son alıcısına ulaşana kadar tüm süreci kendi altyapımız ve ekibimizle yönetiyoruz. Ara nakliye, depolama, elleçleme, paletleme, gümrük işlemleri ve ihracat–ithalat sigortası dahil tüm zinciri tek elden yürütüyoruz” dedi. Araç filosu, hızlı teslimat kabiliyeti ve esnek çözümleriyle Avrupa parsiyel taşımacılığında öne çıkan ESA Lojistik, Romanya merkezli yapılanması, depolama ve sigorta hizmetleriyle güçlendirdiği entegre modeli ve Slovakya hamlesiyle Avrupa’daki büyümesini kalıcı hale getirmeyi amaçlıyor.

Marmarabirlik’te Yeni Dönem: Yönetim Kadrosu Netleşti Haber

Marmarabirlik’te Yeni Dönem: Yönetim Kadrosu Netleşti

Marmara Zeytin Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (Marmarabirlik), olağan genel kurulun ardından gerçekleştirilen ilk Yönetim Kurulu toplantısında yeni dönemin görev dağılımını netleştirdi. Yapılan görev paylaşımına göre, Ali Yıldız Yönetim Kurulu Başkanlığı görevini üstlenirken, Yunus Emre Koyutürk Başkan Vekilliği’ne seçildi. Yönetim Kurulu Üyeliklerine Kemal Dinç, Remzi Bayram, Hüseyin Kızıl ve Erdoğan Erbay getirilirken, Genel Müdür olarak da Mehmet Ertaş yönetim kurulunda yer aldı. Yeni yönetim yapısına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Ali Yıldız, Marmarabirlik’in güçlü mali yapısını koruyarak daha ileriye taşıyacaklarını belirterek, “Üretici ortaklarımızın ekonomik gücünü merkeze alan bir anlayışla hareket ediyoruz. Yeni dönemde mali disiplinimizi kararlılıkla sürdürecek, katma değerli ürünlere yönelerek markamızı küresel ölçekte daha rekabetçi bir konuma taşıyacağız. İhracat pazarlarında büyüme ve iç pazarda etkinliğin artırılması temel önceliklerimiz arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı. Yıldız, Yönetim Kurulu’nun tecrübe, saha bilgisi ve kurumsal vizyon doğrultusunda uyum içinde çalışarak Marmarabirlik’i sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda daha güçlü bir yapıya kavuşturacağını vurguladı. Öte yandan, yönetim yapısının güçlendirilmesi kapsamında Gemlik Kooperatifi ortaklarından Ali Kuzu’nun üst yönetimde müşavir olarak görevlendirilmesine karar verildi. Bu adım ile Gemlik Kooperatifi'nin, karar alma süreçlerine dahil olmasının, saha tecrübesinin daha etkin yansıtılması açısından önemli bir katkı sağlaması bekleniyor.

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ASKON’un konuğu oldu Haber

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ASKON’un konuğu oldu

Anadolu Aslanları İş Adamları Derneği (ASKON) Bursa Şubesi tarafından düzenlenen “Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları” programı, ASKON Bursa Şube Başkanı Emre Yıldız ve dernek üyelerinin ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Yoğun katılımla düzenlenen toplantıya BTSO Meclis Başkan Yardımcısı Metin Şenyurt ile BTSO Yönetim Kurulu üyeleri Haşim Kılıç, Erol Kılıç ve Hakan Batmaz da katıldı. Başkan Burkay 2030 Vizyonunu Paylaştı Toplantıda konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, ASKON üyeleriyle Bursa için 2030 vizyonunu paylaştı. Başkan Burkay, Bursa’nın tarihsel birikimi, sanayi altyapısı ve girişimci gücüyle Türkiye’nin kalkınmasında kritik rol üstlendiğini söyledi. Küresel rekabetin giderek arttığına dikkat çeken Burkay, bu süreçte şehirlerin ve kurumların vizyoner bir bakış açısıyla hareket etmesi gerektiğini vurguladı. “Dünyayı iyi okuyamayanlar geride kalıyor” diyen Başkan Burkay, “Değişime ayak uyduranlar yoluna devam ediyor, diğerleri ise zamanla silinip gidiyor. Bizim hem ülke olarak hem de kurumlar olarak dünyadaki dönüşümü doğru analiz etmemiz gerekiyor.” ifadelerini kullandı. “Bursa’nın Gücünü Projelerle Geleceğe Taşıyoruz” BTSO olarak Bursa’nın sahip olduğu potansiyeli sürdürülebilir şekilde geleceğe taşımayı hedeflediklerini belirten İbrahim Burkay, son yıllarda hayata geçirilen projelerin bu vizyonun somut çıktıları olduğunu dile getirdi. BTSO’nun makro düzeyde 60’ı aşkın projeye imza attığını hatırlatan Başkan Burkay, “Bu projelerin her biri kendi alanında Türkiye’nin en büyükleri arasında yer alıyor. Sadece ülkemizde değil, yakın coğrafyamızda da örnek gösterilen çalışmaları hayata geçirdik.” dedi. İbrahim Burkay, söz konusu projelerin sanayi, ticaret, hizmetler, eğitim ve teknoloji başta olmak üzere birçok alanda Bursa iş dünyasının rekabet gücünü artırmaya yönelik olduğunu ifade ederek, kurumların temel görevinin üyelerini değişime hazırlamak olduğunu vurguladı. “Krizler Aynı Zamanda Fırsat Dönemleridir” Ekonomide yaşanan dalgalanmaların doğru yönetildiğinde fırsata dönüşebileceğine işaret eden İbrahim Burkay, “Kriz anları aslında yeni bir başlangıcın da kapısını aralar. Hazırlıklı olanlar bu süreçleri fırsata çevirir. Hazırlığınız yoksa krizlerin tahribatıyla uğraşmak zorunda kalırsınız.” diye konuştu. Sivil toplum kuruluşlarının bu noktada önemli bir rol üstlendiğini kaydeden Burkay, bu yapıların iş dünyasına yol gösteren, farkındalık oluşturan ve strateji geliştiren merkezler olması gerektiğini söyledi. “Bursa Küresel Ölçekte Güçlü Bir Oyuncu” Bursa’nın üretim ve ihracat gücüne de değinen Burkay, şehrin 200’e yakın ülke ve bölgeye ihracat gerçekleştirdiğini, 36 milyar dolarlık dış ticaret hacmiyle küresel ölçekte güçlü bir aktör konumunda bulunduğunu ifade etti. Farklı kültürlerle kurulan ticari ilişkilerin iş yapma biçimlerine katkı sağladığını belirten İbrahim Burkay, “Bursa, dünyanın her yerine dokunan bir şehir. Bu etkileşim, iş modellerimizi ve üretim anlayışımızı da sürekli geliştiriyor.” dedi. “Sanayi ve Şehirleşme Birlikte Planlanmalı” İbrahim Burkay, sanayi bölgeleri ile konut alanlarının birlikte planlanmasının sürdürülebilir kalkınma açısından kritik önemde olduğunu belirterek, geçmişte bu entegrasyonun yeterince sağlanamamasının şehirlerde ciddi yapısal sorunlara yol açtığını ifade etti. Gelişmiş ülkelerin sanayi devrimi sonrası üretim alanlarını yalnızca fabrikalarla sınırlı tutmadığını, aynı zamanda bu bölgeleri konut, sosyal donatı ve ulaşım altyapılarıyla birlikte kurguladığını vurgulayan Başkan Burkay, bu yaklaşımın iş gücü verimliliğini artırdığına dikkat çekti. Bursa’da da bu anlayış doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini ifade eden İbrahim Burkay, “İnsanların şehrin bir ucundan diğer ucuna uzun mesafeler kat etmek zorunda kalmadığı, üretim ve yaşam alanlarının entegre olduğu yeni bir planlamayı hayata geçirmek zorundayız.” değerlendirmesinde bulundu. “Zamanlama Projelerde Kritik Unsur” Projelerin başarısında en belirleyici faktörlerden birinin doğru zamanlama olduğuna işaret eden Burkay, ihtiyaç duyulan dönemde hayata geçirilmeyen yatırımların, ne kadar doğru planlanmış olursa olsun beklenen etkiyi oluşturamayabileceğini söyledi. İbrahim Burkay, “Bir projenin başarısındaki en önemli kriter zamandır. İhtiyaç duyulan anda hayata geçirilen projeler gerçek anlamda değer üretir. Doğru proje, doğru lokasyon kadar doğru zaman da en az onlar kadar belirleyicidir.” ifadelerini kullandı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, geçmişte bazı projelerin zamanında hayata geçirilememesi nedeniyle işlevini yitirdiğine işaret ederek, planlama süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması gerektiğini vurguladı. “Sosyal Yapı ve İş Gücü Dengesi Yeniden Düşünülmeli” İş gücü piyasasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan İbrahim Burkay, sosyal destek mekanizmalarının üretim ve istihdam politikalarıyla uyumlu bir şekilde ele alınmasının önemine dikkat çekti. Çalışma hayatı ile sosyal yardımlar arasındaki dengenin doğru kurulamadığı durumlarda iş gücüne katılımın olumsuz etkilenebileceğini ifade eden Burkay, özellikle genç nüfusun üretime yönlendirilmesinin stratejik bir gereklilik olduğunu belirtti. Burkay, “Gençlerimizin eğitimini aldığı alanlarda istihdam edilmesi, üretim süreçlerine katılması ve değer üretmesi gerekiyor. Nitelikli insan kaynağını doğru alanlara yönlendirebildiğimiz ölçüde hem şehir hem de ülke ekonomisi güç kazanacaktır.” dedi. ASKON Bursa Şube Başkanı Yıldız: “BTSO’nun Vizyonu Bursa’yı İleri Taşıyor” ASKON Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Emre Yıldız da programın açılışında yaptığı konuşmada, iş dünyasının ortak akıl etrafında buluşmasının önemine dikkat çekti. “Milli Kalkınmanın Güçlü Buluşmaları” programlarının iş dünyası temsilcileri arasında istişare kültürünü güçlendirdiğini belirten Yıldız, bu tür organizasyonların şehir ve ülke ekonomisine önemli katkılar sunduğunu ifade etti. BTSO Başkanı İbrahim Burkay’ı ağırlamaktan memnuniyet duyduklarını dile getiren Yıldız, “Bursa iş dünyasının çatı kuruluşu olan BTSO’nun vizyonu ve hayata geçirdiği projeler, şehrimizin üretim gücünü daha da ileri taşıyor. Bu tür buluşmalarla ortak hedefler doğrultusunda çok daha güçlü adımlar atacağımıza inanıyoruz. Başkanımıza Bursa ve ülke ekonomisine kattıkları değer için teşekkür ediyorum.” dedi. Yıldız, ASKON olarak üretim, ihracat ve istihdam odaklı çalışmaları desteklemeye devam edeceklerini de sözlerine ekledi.

Başkan Vekili Biba: Daha güçlü bir Bursa için çalışıyoruz Haber

Başkan Vekili Biba: Daha güçlü bir Bursa için çalışıyoruz

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Nisan Ayı Meclis Toplantısı, BTSO Ana Hizmet Binası’nda gerçekleşti. Toplantının ardından Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba ve BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Bursa’nın üretim, ticaret ve ihracattaki faaliyetlerinin değerlendirildiği toplantıda, şehri daha ileri taşımak amacıyla istişarelerde bulunuldu. Bursa ekonomisine yön veren sanayici ve iş insanlarına hitap eden Bakan Ömer Bolat, gerçekleştirdiği sunumda; küresel, ulusal ve bölgesel ölçekte örnekler eşliğinde Türkiye’nin ticaret vizyonunu, Ticaret Bakanlığı’nın yürüttüğü faaliyetleri ve geleceğe yönelik potansiyel alanları kapsamlı şekilde değerlendirdi. Bursa’nın üretim gücüyle Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden olduğunu vurgulayan Bakan Bolat, Bursa’nın ihracatının 2025 yılında yüzde 10 artış göstererek 20 milyar dolara ulaştığını, 2026 yılının ilk üç ayında da artış eğiliminin devam ettiğini söyledi. Bursa ekonomisine sağlanan destek ve hibeler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Ömer Bolat, kentte 88 bin esnaf ile yaklaşık 100 esnaf ve sanatkâr odasının faaliyet gösterdiğini belirterek, ziyaretleri kapsamında TESKOMB kefaleti ve Halkbank kaynaklarıyla 200 milyon TL tutarında esnaf destek kredisinin hayata geçirileceğini açıkladı. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da Bursa’nın sanayisiyle, ihracatıyla ve girişimcilik ruhuyla Türkiye’nin üretim gücünü temsil ettiğini söyledi. Bursa’nın otomobilden tekstile, makineden gıdaya kadar birçok sektörde üretim altyapısına sahip olunduğunu söyleyen Vali Ayyıldız, iş dünyasının sahip olduğu dinamizm ve vizyonla ülke ekonomisine katkısını artırarak sürdüreceğini belirtti. Vali Ayyıldız, Bursa’nın gücüne güç katmak amacıyla iş dünyasına destek olmaya devam edeceklerini söyledi. “BURSA, TÜRKİYE’NİN EN ÖNEMLİ İHRACAT ÜSLERİNDEN BİRİ” Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba da, Bursa’nın üretim gücüne ve ticaret kapasitesine gösterdiği yakın ilgi için Bakan Bolat’a teşekkür etti. Bursa'nın tarih boyunca ticaretin ve üretimin merkezinde yer almış bir şehir olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, “Bu kentin ipekle başlayan güçlü ticaret geleneği zaman içinde sanayiyle birleşmiş, Bursa bugün Türkiye’nin en önemli üretim, ticaret ve ihracat üslerinden biri olarak konumlanmıştır. Kent olarak onlarca ülke için dahi büyük bir değer olan 36 milyar dolarlık bir dış ticaret performansına sahibiz. Bu tabloyu tesadüfle açıklamak mümkün değildir. Çünkü bir tarafta devletimizin ortaya koyduğu güçlü irade, diğer tarafta ise iş dünyamızın kararlılığı ve çalışma azmi bulunmaktadır. Bu iki unsur bir araya geldiğinde Bursa’mızın ortaya koyduğu performans çok daha anlamlı hale gelmektedir. Bu noktada Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde oluşan istikrar ortamının altını özellikle çizmek isterim. Bu istikrar, sahada üretim yapan herkes için önemli bir güven ortamı sağlamaktadır” diye konuştu. Büyükşehir Belediyesi olarak görevlerinin bu güveni somut hizmetlerle ve güçlü bir şehir altyapısıyla desteklemek olduğunu belirten Başkan Vekili Biba, “Bu kapsamda şehrimizin altyapısını güçlendirmek, ulaşımını daha akıcı hale getirmek, sanayimizin ve ticaretimizin ihtiyaç duyduğu lojistik imkânları geliştirmek için yoğun bir çaba içerisinde olacağız. Bu kentte üretim yapan ve ticaretle uğraşan herkesin daha öngörülebilir ve daha güçlü bir ortamda yoluna devam edebilmesini sağlamak öncelikli amacımızdır. Bunu yaparken hem Ticaret Bakanlığımızla güçlü bir koordinasyon içinde olmayı hem de iş dünyamızla sürekli temas halinde kalmayı son derece önemli buluyoruz. Aynı şekilde merkezi politikalarla yereldeki uygulamaların uyum içinde olması da büyük önem arz etmektedir” dedi. “ORTAK AKIL YOLUYLA GÜÇLÜ SONUÇLAR ALACAĞIMIZA İNANIYORUM” Dünya ekonomisinin içinden geçtiği günümüzde rekabetin her zamankinden daha çetin hale geldiğinin altını çizen Başkan Vekili Biba, “Tedarik zincirleri değişmekte, yeni pazarlar oluşmakta, üretim anlayışı dönüşmektedir. Böyle bir tabloda belirleyici unsurlar; şehirlerin refleksi, kurumların uyumu ve iş dünyasının gücüdür. Bursa’nın bu anlamda önemli bir avantajı bulunmaktadır. Köklü bir üretim kültürü, güçlü bir sanayi ve ticaret altyapısı ve dış pazarlara açılma konusunda ciddi bir tecrübe birikimine sahibiz. Bizim hedefimiz bu avantajı daha da ileri taşımaktır. Daha yüksek katma değer üreten, teknolojiye daha fazla yatırım yapan, sürdürülebilirlik konusunda daha güçlü adımlar atan bir Bursa için çalışıyoruz. Bu süreçte Bakanlığımızla kurulacak iş birliklerinin çok değerli olduğuna inanıyoruz. Aynı şekilde iş dünyamızın sahadaki tecrübesi ve önerileri de bizim için yol gösterici olmaya devam edecektir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz bu buluşmanın da bu açıdan önemli bir fırsat olduğunu düşünüyorum. Ortak akılla hareket ettiğimiz sürece çok daha güçlü sonuçlar alacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay ise BTSO'nun yürüttüğü çalışmalar ve projelere ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, “Tüm başarı hikayelerimiz güçlü bir kamu ve özel sektör iş birliğinin ürünüdür. Sağlanan imkânlar, Bursa’nın üretim gücünü büyütmekte, ticaretini derinleştirmekte ve girişimcimizin ufkunu dünya pazarlarına taşımaktadır. Destekleriniz için sizlere ve Bakanlığımızın değerli kadrolarına teşekkür ederim” dedi.

BTSO, Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması’na ev sahipliği yaptı Haber

BTSO, Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması’na ev sahipliği yaptı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Türkiye Kooperatifçilik Vakfı iş birliğinde, Bursa Ticaret İl Müdürlüğü katkılarıyla “Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması” gerçekleştirildi. Bursa’daki kooperatiflerin katılımıyla BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda kooperatiflerin mevcut sorunları ve çözüm önerileri, stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar ile iş fırsatları değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Türkiye’nin dört bir yanında tarımdan turizme, kadın girişimciliğinden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren binlerce kooperatif bulunduğunu söyledi. “Ekonomik Kalkınmada Stratejik Önemde” Kooperatiflerin refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasında, bireylerin ortak akıl ve dayanışma kültürüyle üretim ve ticaret süreçlerine katılım sağlamasında hayati bir işleve sahip olduğunu belirten Hakan Batmaz, “Bu yapı, ekonomik kalkınmanın sosyal boyutunu güçlendiren en önemli unsurlardan biridir. BTSO olarak bizler, kooperatifleşmeyi stratejik bir değer olarak görüyor; girişimcilerimizin ekonominin her alanında daha güçlü, daha etkin ve daha sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermesini destekliyoruz. Bu çerçevede özellikle kadın kooperatiflerine yönelik eğitim programları, fuar organizasyonları ve buluşmalar gerçekleştiriyoruz.” dedi. “Bursa, Kooperatifçilikte Öncü Bir Kent” Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi adına kooperatifçilik kültürünün gelişmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Batmaz, “Bu çerçevede Bursa’mızın merkezinde bulunduğu Marmara Havzası, sahip olduğu ekonomik dinamizm ve üretim gücüyle kooperatifler için son derece elverişli bir zemindir. Sanayi ve ticaretin güçlü bir şekilde varlık gösterdiği bölgemiz; üretim kapasitesi, ihracat hacmi, istihdam gücü ve oluşturduğu katma değer ile ülkemizin lokomotif bölgeleri arasında yer almaktadır. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip bölgemizde, kooperatiflerimizin kurumsal kapasitelerini geliştirmesi; üretimden tüketime uzanan değer zincirlerinde daha etkin roller üstlenmesi mümkündür. Nitekim imece kültürü ve dayanışma ruhuyla hareket eden girişimcilerimizin ortaya koyduğu başarı hikâyelerini gururla takip ediyoruz. BTSO olarak bu başarıların artarak devam etmesi adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugünkü toplantımızın da faydalı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Kooperatiflerin Sayısı 80 Bini Aştı Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Genel Başkanı Bahar Kastan, kooperatiflerin yerel kalkınmanın, sosyal adaletin ve ekonomik dengelenmenin önemli araçları haline geldiğini söyledi. Özellikle kırsal bölgelerde, kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımını artırmada kooperatiflerin kritik rol oynadığını ifade eden Kastan, Türkiye genelinde faaliyet gösteren kooperatiflerin sayısının 80 bini aştığını kaydetti. Yerelden başlayan bu yapıların doğru planlama ve desteklerle ulusal düzeyde güçlü bir ekonomik modele dönüşebileceğini belirten Kastan, “Kooperatiflerin sahip olduğu potansiyele rağmen çeşitli yapısal sorunlar gelişimlerini sınırlandırmaktadır. En önemli sorunlardan biri finansmana erişimdir. Birçok kooperatif, başlangıç sermayesi yetersizliği veya krediye ulaşamama nedeniyle büyüme fırsatlarını değerlendirememektedir. Bununla birlikte pazarlama ve markalaşmada yaşanan eksiklikler, karmaşık mevzuat ve bürokratik süreçler ile nitelikli insan kaynağı eksikliği de kooperatiflerin önünde engel oluşturabilmektedir.” diye konuştu. “Kooperatifçilik Teknoloji Odaklı Bir Yapıya Dönüşecek” Bu sorunların aşılması için çok yönlü ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kastan, kooperatiflere özel finansman destek mekanizmaları oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Hibe programları, düşük faizli krediler ve mikro finans desteklerinin bu noktada büyük önem taşıdığını belirten Kastan, eğitim ve kapasite geliştirme programlarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama araçlarının etkin kullanılmasının da stratejik adımlar olacağını ifade etti. “Gelecekte kooperatifçilik daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek.” diyen Kastan, “Dijital kooperatifler, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri dijital platformlar üzerinden yürüten yapılardır. Bu model, özellikle genç girişimciler için büyük fırsatlar sunmaktadır. E-ticaret sayesinde coğrafi sınırlar ortadan kalktı. Küçük bir kooperatif bile ürünlerini farklı şehirlere ve ülkelere satabiliyor. Bu noktada kooperatiflerin e-ticaret platformlarına entegre olması, sosyal medya üzerinden satış yapması ve dijital pazarlama araçlarını kullanması gerekiyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.