Hava Durumu

#Hürmüz Boğazı

- Hürmüz Boğazı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Hürmüz Boğazı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD-İran savaşında yeni cephe: Husiler Riyad'a, Ukrayna İran'a saldırdı! Haber

ABD-İran savaşında yeni cephe: Husiler Riyad'a, Ukrayna İran'a saldırdı!

Yemen'in kuzeyi ile batısının büyük bölümünü kontrol eden İran destekli Husiler ile ABD'nin önemli bölgesel müttefiki Suudi Arabistan arasındaki çatışmalar yeniden alevlendi. Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyon 2015 yılında Husilere karşı askeri operasyon başlatmış, taraflar 2022 yılında ateşkese varmıştı. Ancak bu ay Sana Havalimanı'nda İran'a ait bir uçağın inişinin engellenmesi üzerine kriz yeniden büyüdü. Husiler geçen pazartesi günü Suudi Arabistan'a deniz ablukası ilan etti. Bunun ardından Suudi Arabistan cuma gecesi Husilerin kontrolündeki Hudeyde kentine hava saldırıları düzenledi. ARAMCO HEDEF ALINDI Husilerin askeri sözcüsü Yahya Seri, pazar günü düzenlenen misilleme saldırılarında Suudi Arabistan devlet petrol şirketi Aramco'ya ait Cizan ve Yenbu kentlerindeki tesislerin hedef alındığını açıkladı. Suudi makamları saldırının yol açtığı hasara ilişkin henüz resmi açıklama yapmazken, Cizan'daki rafineri bölgesinden yoğun duman yükseldiği bildirildi. Suudi Arabistan'ın Kızıldeniz kıyısındaki en önemli petrol ihracat merkezi olan Yenbu'da ise petrol tesislerine yönelen iki balistik füzenin, Riyad ile yapılan anlaşma kapsamında bölgede görev yapan Yunan ordusuna ait Patriot hava savunma sistemi tarafından imha edildiği aktarıldı. Bölgedeki gerilim, Husilerin Kızıldeniz'i Aden Körfezi'ne bağlayan Babülmendep Boğazı'nı kapatma ihtimaline ilişkin endişeleri de artırdı. Uzmanlara göre hem Babülmendep hem de Hürmüz Boğazı'nın aynı anda ulaşıma kapanması, küresel enerji ve tedarik zincirlerinde ciddi bir krize yol açabilir. HAZAR DENİZİ'NE SIÇRADI ABD-İran savaşı yalnızca Orta Doğu'da değil, Rusya-Ukrayna savaşıyla da iç içe geçmeye başladı. İran Dışişleri Bakanlığı, cumartesi günü Hazar Denizi'nde bir İran gemisine düzenlenen uzun menzilli saldırıda bir denizcinin öldüğünü, bir kişinin de yaralandığını açıkladı. Tahran yönetimi saldırının arkasında Ukrayna'nın bulunduğunu öne sürerek Ukrayna'nın Tahran'daki maslahatgüzarını Dışişleri Bakanlığı'na çağırdı ve 'düşmanca ve suç teşkil eden saldırı' nedeniyle resmî protestoda bulundu. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ise X hesabından yaptığı açıklamada, Hazar Denizi'nde gerçekleştirilen uzun menzilli operasyonlarda "İran bağlantılı askeri yük taşıyan gemiler ile bir savaş gemisinin" vurulduğunu ileri sürdü. Zelenski ayrıca temmuz ayından bu yana Rusya'nın Körfez ülkeleri ile bölgedeki ABD askeri üsleri üzerinde yoğun uydu keşif faaliyetleri yürüttüğünü tespit ettiklerini, elde edilen görüntülerin İran'a aktarılarak Devrim Muhafızları'nın füze ve İHA saldırılarında hedef belirlemesine yardımcı olunduğunu iddia etti. TRUMP'TAN AÇIKLAMALAR ABD Başkanı Donald Trump, İran'a yönelik hava saldırılarının neden aniden durdurulduğuna ilişkin doğrudan açıklama yapmadı. Reuters'a konuşan üst düzey bir ABD'li yetkili ise Trump'ın önceliğinin her zaman diplomasi olduğunu belirterek, "Başkan, İran'a masaya ciddi şekilde dönmediği takdirde neler olacağını gösterdi" ifadelerini kullandı. Trump da cuma günü yaptığı açıklamada İran ile temasların sürdüğünü belirterek, "Şu anda bizimle konuşuyorlar. Bir anlaşma yapmak istiyorlar. Henüz hazır olduklarını düşünmüyorum ama dinlemeye hazırım" dedi. BÜTÜN BUNLAR NE ANLAMA GELİYOR? Babülmendep endişesi dünyayı sarıyor... Yemen'in Kızıldeniz kıyılarında yer alan Babülmendep Boğazı, Hürmüz Boğazı ile birlikte küresel enerji ve deniz ticaretinin en kritik dar geçitlerinden biri olarak görülüyor. Dünya deniz ticaretinin önemli bir bölümü ve Avrupa'ya yönelen Asya yüklerinin büyük kısmı Süveyş Kanalı üzerinden Babülmendep'i kullanıyor. Uzmanlara göre Husilerin bu boğazı tehdit etmesi, Hürmüz'deki İran baskısıyla birleşirse, küresel petrol arzı, konteyner taşımacılığı ve tedarik zincirlerinde yeni bir şok dalgası yaratabilir. Böyle bir senaryoda navlun maliyetleri, sigorta primleri ve enerji fiyatlarının yeniden sert biçimde yükselmesi bekleniyor. Hazar'da yeni bir cephe mi açılıyor? İran'ın Hazar Denizi'ndeki gemisine yönelik saldırı iddiası doğrulanır ve benzer olaylar tekrarlanırsa, ABD-İran gerilimi ilk kez fiilen Hazar havzasına taşınmış olacak. Bu durum yalnızca İran ile Ukrayna arasındaki tansiyonu artırmakla kalmayabilir; Rusya'nın güvenlik alanı olarak gördüğü Hazar Denizi'ni de doğrudan savaş denklemine sokabilir. Ancak mevcut bilgiler ışığında bunun kalıcı bir 'yeni cephe' hâline geldiğini söylemek için henüz erken. Yine de olay, Orta Doğu'daki savaşın Rusya-Ukrayna çatışmasıyla giderek daha fazla iç içe geçtiğinin güçlü bir işareti olarak değerlendiriliyor. Trump, zaman kazanmaya mı çalışıyor? ABD'nin iki gündür İran'a yeni hava saldırısı düzenlememesi, Washington'ın askeri baskıyı tamamen sona erdirdiği anlamına gelmiyor. Güvenlik uzmanlarına göre, bu tür operasyonel duraklamalar, diplomatik temaslara alan açmak, İran'ın vereceği tepkiyi ölçmek, kuvvetleri yeniden konuşlandırmak veya bir sonraki askeri aşama için hazırlık yapmak amacıyla da kullanılabiliyor. Dolayısıyla mevcut sessizlik, kalıcı bir ateşkesten ziyade tarafların hem sahadaki hem de müzakere masasındaki seçeneklerini yeniden değerlendirdiği geçici bir bekleme dönemi olarak yorumlanıyor.

NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirisi yayımlandı... Haber

NATO Ankara Zirvesi sonuç bildirisi yayımlandı...

Türkiye'nin ev sahipliğinde 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara'da düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi'nin sonuç bildirisi yayımlandı. İletişim Başkanlığı'nın resmi internet sitesinde yer alan bildiriye göre, üye ülkelerin NATO'nun kolektif savunma maddesi olan 5. maddeye ve transatlantik bağa yönelik "sarsılmaz bağlılıklarını" teyit etmek üzere Ankara'da bir araya geldiğine dikkati çekilirken, "Bir müttefike yönelik saldırı, tüm müttefiklere yönelik saldırıdır. Birliğimiz, dayanışmamız ve kolektif gücümüz, özgür ve demokratik uluslardan oluşan İttifak'ımızdaki 1 milyar vatandaş için barış, güvenlik ve refahın temeli olmaya devam etmektedir. Caydırıcılık ve savunmaya yönelik 360 derece yaklaşımımıza bağlılığımızı sürdürüyoruz." ifadeleri kullanıldı. "Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği ile istikrarına yönelik uzun vadeli tehdidine ve terörizmin devam eden tehdidine karşı koymak amacıyla müttefiklerin Lahey Savunma Taahhüdü'nü hayata geçirdiği" belirtilen bildiride, Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın 2025'te temel savunma ihtiyaçlarına yönelik yatırımlarını 139 milyar dolardan fazla artırdığı vurgulandı. 50 MİLYAR DOLARI AŞAN YENİ TEDARİK ANLAŞMASI Bildiride, yatırımların ihtiyaç duyulan kabiliyetleri sağlarken savunma sanayi ve dayanıklılığı da güçlendirdiğine işaret edilerek, şunlar kaydedildi: "Bugün Ankara'da, 50 milyar doları aşan yeni tedarik anlaşmasını duyuruyor, kolektif üretim kapasitemizi artırma ve inovasyonu hızlandırmak için sanayiyle birlikte çalışma taahhüdünde bulunuyoruz. Müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerini ortadan kaldırma çalışmalarımızı sürdürecek, savunma sanayisindeki derinliği ve iş birliğini en üst düzeye çıkarmak için NATO ortaklıklarından yararlanacağız." Geleceği inşa etmek için daha güçlü bir NATO içinde daha güçlü bir Avrupa ve modernize edilmiş bir İttifak hedeflendiği aktarılan bildiride, Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın, ABD'yle birlikte İttifak'ın savunması konusunda daha fazla sorumluluk üstlendiğine dikkati çekildi. Bildiride, NATO'nun caydırıcılığı ve savunmasının uzay ve siber unsurlarla desteklenen uygun nükleer, konvansiyonel ve füze savunma kabiliyetleri bileşimine dayandığı belirtildi. Muharebe üstünlüğünün korunması konusunda kararlı olunduğu vurgulanan bildiride, "Silahlı kuvvetlerimizi konuşlandırma, destekleme ve sürdürülebilirliğini sağlama kapasitemize yatırım yapıyor; derinlikte hassas vuruş, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler, ileri teknolojiler ve istihbarat kabiliyetleri dâhil olmak üzere tüm alanlarda belirlenen kabiliyet hedeflerimizi hayata geçiriyoruz. Birbiriyle uyumlu çalışabilen transatlantik muharebe bulutu geliştiriyor ve güçlü yapay zekâ modellerini benimsiyoruz." ifadeleri kullanıldı. UKRAYNA'YA DESTEK Bildiride, Ukrayna'nın transatlantik güvenliğe katkı sağladığı belirtilerek, müttefiklerin, Ukrayna'nın özgürlüğünü, egemenliğini ve toprak bütünlüğünü savunmasına yönelik sarsılmaz desteğinde birlik içinde olduğunun altı çizildi. Avrupalı müttefikler ve Kanada'nın artık Ukrayna'ya yönelik güvenlik yardımının büyük bölümünü ikili ve çok taraflı yollarla finanse ettiği anımsatılan bildiride, "Müttefikler, bu desteğin uzun vadede adil, öngörülebilir ve sürdürülebilir olması gerektiğinin altını çiziyor. Müttefikler, 2026 yılı için Ukrayna'ya askerî teçhizat, yardım ve eğitim desteği kapsamında 70 milyar avro taahhüdünde bulunuyor ve 2027'de de en az aynı seviyede desteği sürdürme yönündeki egemen taahhütlerini teyit ediyor." ifadeleri kullanıldı. Bildiride, bu kapsamda, Avrupa Birliğinin Ukrayna Destek Kredisi aracılığıyla Ukrayna'ya çok yıllı finansman sağlama kararının memnuniyetle karşılandığı kaydedildi. HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA SEYRÜSEFER ÖZGÜRLÜĞÜ İttifak'ın daha geniş güvenlik ortamını şekillendiren stratejik rekabet, yaygın istikrarsızlık, hibrit tehditler ve tekrarlayan krizlere yanıt vermeye ve uyum sağlamaya devam ettiğine dikkati çekilen bildiride, "Müttefikler, İran'ın hiçbir zaman nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineliyor ve İran'a Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne tam anlamıyla saygı gösterme çağrısında bulunuyor." değerlendirmesinde bulunuldu. Bildiride, "Türkiye'nin bizlere gösterdiği cömert ev sahipliği için teşekkürlerimizi sunuyoruz. Bir sonraki toplantımızda bir araya gelmeyi bekliyoruz." ifadesi kullanıldı.

ÖZER MATLI: “ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER TARIM ve GIDA PİYASALARINI ETKİLİYOR” Haber

ÖZER MATLI: “ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER TARIM ve GIDA PİYASALARINI ETKİLİYOR”

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Orta Doğu’da derinleşen savaşın yalnızca enerji piyasalarını değil, tarım ve gıda zincirinin tamamını etkilediğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve gübre tedariğindeki kırılganlıkların maliyet baskısını artırdığını belirten Matlı, “Bu tablo, önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yeni bir artış dalgasını tetikleyebilir” dedi. Orta Doğu’da son haftalarda tırmanan savaşın küresel piyasalarda yarattığı sarsıntı, Türkiye gibi enerji ve bazı stratejik tarımsal girdilerde dışa bağımlı ekonomiler açısından yeni bir risk alanına dönüşmüş durumda. Küresel enerji piyasalarında artan oynaklıkla birlikte Brent petrol varil fiyatının mart ayında 100 dolar sınırını aşması ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, arz yönlü riskleri artırarak maliyet baskısını derinleştiriyor. Enerjideki dalgalanma tarım ve gıdaya doğrudan yansıyor Yaşanan gelişmelerin artık yalnızca enerji başlığı altında değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, jeopolitik krizlerin tarım sektöründeki etkisine dikkat çekti. Matlı, “Orta Doğu’daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne yansıyor. Türkiye, ithalat ağırlıklı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik kırılmalara karşı daha hassas bir konumda. Bugün enerjide yaşanan her dalgalanma, yarın tarlada maliyet, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada devletimizin süreçte sağduyulu bir politika izlemesi ve savaş ortamından uzak durma yönündeki yaklaşımı, risklerin yönetilmesi açısından önemli bir denge unsuru oluşturmaktadır” dedi. Hürmüz Boğazı’ndaki risk gübre tedarikini de etkiliyor Hürmüz Boğazı’nda son dönemde artan jeopolitik risklerin, yalnızca petrol sevkiyatını değil, tarımsal üretimin önemli girdilerinden olan gübre tedarikini de etkilediğine dikkat çeken Özer Matlı, “Bölgedeki gelişmeler, üre, amonyak ve benzeri kritik hammaddelere erişimde zaman zaman zorluklar yaşanmasına neden olabiliyor. Şubat ayından bu yana gözlemlenen bu tablo, gübre fiyatlarında yüzde 20-25 aralığında bir artışı beraberinde getirirken, akaryakıt fiyatlarının 70 lira seviyelerinde seyretmesi de üreticilerimizin maliyetlerini artırmaktadır” ifadelerini kullandı. Süreçte üretim tarafındaki dengeleri korumak adına atılan adımların kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu noktada, 7 Mart’ta yayımlanan kararla üre gübresinde bazı ülkelerden yapılan ithalat için uygulanan yüzde 6,5’lik gümrük vergisinin tüm ülkeler için sıfırlanmasını, üreticilerimiz adına küçük de olsa moral verici bir destek olarak görüyoruz. Ancak tarımsal sürdürülebilirliğin devamı için bu tür önlemlerin zamanında alınması; sürecin dikkatle yönetilmesi, arz-talep dengesinin korunması, gıda fiyatlarında istikrarın sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır” diye konuştu. Orta Doğu pazarı ihracat açısından kritik önemde Riskin sadece iç pazarla sınırlı olmadığını, Türkiye’nin gıda ihracatı için Orta Doğu’nun kritik bir kale olduğunu hatırlatan Başkan Matlı, “Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe önemli bir ihracat hacmine sahibiz ve bunun yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmı Orta Doğu ülkelerine gerçekleştiriliyor. Özellikle Irak, sektörümüz açısından en büyük pazar konumunda yer alıyor. Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir yoğunlaşma söz konusu. Bölge ülkeleriyle olan ticaretimiz, yaşanan her gerilimden doğrudan etkileniyor. Bu süreçte ihracat performansımızı korumak için pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “Yeni dönemde risk yönetimi kritik olacak” Bursa Ticaret Borsası olarak süreci yalnızca kısa vadeli bir piyasa dalgalanması olarak görmediklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Başkan Özer Matlı, “Bundan sonraki dönemde şirketlerimiz için en kritik başlıklar; girdi tedarik güvenliği, pazar çeşitlendirmesi, maliyet yönetimi ve finansal dayanıklılık olacaktır. Artık ‘bekle-gör’ yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt’ anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz. Üyelerimizin rekabet gücünü koruyacak, tedarik ve ihracat risklerini azaltacak ve tarım-gıda zincirinin dayanıklılığını artıracak çalışmalara odaklanmayı sürdüreceğiz” dedi.

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık küresel enerji ve tarım üretimini endişelendiriyor Haber

Hürmüz Boğazı'ndaki tıkanıklık küresel enerji ve tarım üretimini endişelendiriyor

Enerji tedariki ve diğer kritik malların geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nda yaşanan güvenlik sorunları ve fiili kapama, dünya genelinde deniz taşımacılığında sıkışıklığa yol açtı. Tanker ve konteyner gemilerinin beklemeye geçmesi, Körfez’den yapılan petrol ve lojistik akışını durma noktasına getirdi. Sektör temsilcilerinden Ersoy Holding Yönetim Kurulu Üyesi Kürşat Ersoy, boğazdaki aksamanın üretim maliyetleri ve tedarik planlamasında çok katmanlı etkiler oluşturduğunu belirterek, “Son haftalarda üre fiyatlarında yüzde 30’a varan artışlar yaşanırken, potasyum ve fosfor bazlı gübre fiyatlarındaki artış yüzde 20’yi geçti. Katar’dan gaz tedarik edemeyen Hindistan ve Pakistan üretimde durma noktasına gelirken, Mısır ise yüksek maliyetli LNG pazarına yönelmek zorunda kaldı. Ayrıca dünya kükürt ticaretinin yaklaşık yarısı bu rotadan geçtiği için sülfürik asit ve sanayi üretimi de doğrudan etkileniyor” dedi. Artan girdi maliyetlerinin tarımsal üretimi de baskıladığını vurgulayan Ersoy, gübreye erişimde yaşanan zorlukların bazı bölgelerde ekim alanlarının daralmasına neden olduğunu söyledi. Bu durum, buğday, mısır ve soya gibi temel ürünlerde arz dengesini bozarak gıda fiyatlarında baskı oluşturuyor. Üretimdeki boşlukların kapanmasının ise yaklaşık üç ekim dönemine kadar sürebileceğini ifade etti. Ersoy, yaşanan lojistik aksaklıklar karşısında alternatif tedarik kaynakları, güçlü stok yönetimi ve maliyet optimizasyonunun önemine dikkat çekerek, “Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksamalar, gübre, enerji ve lojistik maliyetleri üzerinden üretimi çok yönlü etkiliyor. Bu tür dönemlerde tedarik sürekliliği, maliyet dengesi ve uzun vadeli planlama öncelikli başlıklar olmalı” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.