Hava Durumu

#Güvenlik

- Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’da doğal gaz şebekesi yılda iki kez kaçak taramasından geçiyor Haber

Bursa’da doğal gaz şebekesi yılda iki kez kaçak taramasından geçiyor

Aksa Bursa Doğalgaz, kesintisiz ve güvenli doğal gaz arzını sağlamak amacıyla yürüttüğü periyodik kaçak tarama faaliyetleri kapsamında 2025 yılı boyunca kapsamlı saha kontrolleri gerçekleştirdi. Şirketten yapılan açıklamada, 7 bin 564 kilometrelik doğal gaz dağıtım şebekesinin yıl içinde iki kez son teknoloji cihazlarla tarandığı ve şebeke güvenliğinin başarıyla sağlandığı belirtildi. Can ve mal güvenliği açısından risk oluşumunun önüne geçilmesini amaçlayan çalışmalar sayesinde şebeke unsurlarında meydana gelebilecek olası hasarların erken aşamada tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması hedefleniyor. Bursa’nın 11 ilçesinde 1,2 milyonu aşkın aboneye kesintisiz ve güvenli doğal gaz hizmeti sunduklarını belirten Aksa Bursa Doğalgaz Şirket Müdürü Çağdaş Adıbelli, abonelerin doğal gaz konforunu güvenli şekilde yaşayabilmesi için çalışmaların aralıksız sürdürüldüğünü söyledi. Adıbelli, “Muhtemel riskleri önlemek amacıyla 7 bin 564 kilometrelik dağıtım şebekemizi yıl içinde düzenli olarak iki kez tarıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz kaçak tarama faaliyetleri sayesinde fark edilmesi güç hasarları tespit ederek gerekli önlemleri alıyoruz” dedi. Uzman ekiplerin altı aylık periyotlarla OMD (Optical Methane Detector) tip kaçak arama cihazı bulunan araçlarla kontroller gerçekleştirdiğini aktaran Adıbelli, araçların ulaşamadığı noktalarda ise lazer sensör teknolojisine sahip hassas el tipi dedektörlerin kullanıldığını ifade etti. Boru hatları, vanalar, servis kutuları ile şehir giriş ve ölçüm istasyonlarının detaylı şekilde kontrol edildiğini belirten Adıbelli, şebeke güvenliğini en üst seviyede tutmak için çalışmaların 2026 yılında da sürdüğünü kaydetti. İZİNSİZ KAZILAR RİSK OLUŞTURUYOR Doğal gaz arzının sürekliliği ve şebekenin güvenli işletilebilmesi için kazı çalışmalarının koordinasyon içinde yapılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Adıbelli, izinsiz kazıların ciddi güvenlik riski oluşturduğunu vurguladı. Adıbelli, 2025 yılında izinsiz kazılar nedeniyle 463 hat hasarı meydana geldiğini belirterek, “Bu hasarlar sonucu 183 bin 858 metreküp gaz atmosfere salındı. Ayrıca 13 bin 358 abonemiz ortalama 150 dakika süreyle doğal gaz hizmeti alamadı” dedi. Vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunması için su, elektrik ve internet altyapı çalışmaları, bahçe düzenlemeleri, ağaç dikimi ve park yapımı gibi tüm kazı faaliyetlerinin Altyapı Koordinasyon Merkezi (AYKOME) yönetmeliği kapsamında ve doğal gaz dağıtım şirketinin bilgisi dahilinde yapılması gerektiğini vurgulayan Adıbelli, kazı çalışmaları öncesinde 444 4 187 numaralı Aksa Doğalgaz Çözüm Merkezi ile iletişime geçilebileceğini, şüpheli kazı durumlarında ise 7 gün 24 saat hizmet veren 187 Doğal Gaz Acil Hattı’nın aranabileceğini sözlerine ekledi.

DELİÇAY ARTIK DAHA GÜVENLİ Haber

DELİÇAY ARTIK DAHA GÜVENLİ

Yıldırım Belediyesi, bir taraftan Bursa'nın en kapsamlı kentsel dönüşüm hamlesini gerçekleştirirken, diğer taraftan da ilçenin değerini arttıracak projeleri bir bir tamamlıyor. Bu kapsamda; zaman zaman güvenlik sorunları oluşturan Deliçay Dere Yatağındaki ıslah çalışmalarını tamamladı. Şirinevler ve Demetevler mahalleleri arasında bulunan Deliçay Dere Yatağını cazibe merkezine dönüştürecek çalışmalar kapsamında; Derenin bin 100 metrelik kısmında dere ıslahı, 17 bin metrekarelik alanda park ve peyzaj çalışmalarını tamamladı. Ayıra derenin iki yakası arasında yaya ulaşımını sağlamak için iki yeni köprü inşa edildi. YAŞAM ALANI OLACAK Deliçay’ın özellikle debisinin yükseldiği dönemlerde bölge sakinlerinin hayatını zorlaştırdığını aktaran Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Yine kontrolsüz şekilde dere yatağına bırakılan atıklar yüzünden burası adeta bir çöküntü bölgesi görünümündeydi. Bu görüntüleri ortadan kaldırmak ve bölgeyi daha güvenli hale getirmek için yürüttüğümüz çalışmalarımızı tamamladık. Çöküntü bölgesini bünyesinde çocuk oyun grupları, yürüyüş ve bisiklet yolları, spor alanı, piknik alanı, dinlenme alanları bulunan 17 bin metrekarelik bir parka dönüştürdük. Yine Deliçay üzerine inşa ettiğimiz 2 köprü ile Şirinevler ve Demetevler mahallelerimiz arasındaki yaya ulaşımını kolaylaştırdık. Yıldırım’ın her bölgesinde şehrimizin marka değerine katkı sağlayacak ve insanlarımızın hayatını kolaylaştıracak projeler geliştiriyoruz” ifadelerini kullandı.

Otomotivde dijitalleşme tartışması... Fiziksel tuşlar geri dönüyor Haber

Otomotivde dijitalleşme tartışması... Fiziksel tuşlar geri dönüyor

Otomotiv sektörü, elektrikli araçlarla birlikte dijitalleşmenin getirdiği güvenlik ve kullanım sorunlarıyla karşı karşıya. Özellikle Uzak Doğu’daki bazı kazalar, gömülü kapı kolları gibi dijital donanımların sürüş güvenliğini riske atabileceğini ortaya koydu. Bu gelişmeler, yasal mevzuat ve akreditasyon süreçlerinin yeniden ele alınmasını zorunlu kıldı. Sektör temsilcilerinden Saim Aşçı, dijitalleşmenin yoğun olduğu araçlarda sürücünün dikkatini dağıtan faktörlerin ciddi bir risk oluşturduğunu vurgulayarak, “Araç içi dokunmatik ekranlar, eğlence sistemleri ve internet erişimi sürücünün dikkatini yoldan ortalama 2-3 saniye ayırmasına neden oluyor. Bu, 90 km/s hızla yaklaşık 70 metreyi kontrolsüz kat etmek demek. Fiziksel butonlara kıyasla hata yapma riski ise yüzde 20-25 artıyor.” dedi. Tüketici tercihleri de fiziksel kontrollerin önemini doğruluyor. J.D. Power araştırmasına göre, ABD ve Avrupa’da yeni araç kullanıcılarının yüzde 68’i klima, cam buğu çözme ve ses sistemi gibi temel fonksiyonlarda fiziksel tuşları tercih ediyor. Euro NCAP, 2026 sonrası değerlendirme kriterlerinde, sinyal, dörtlü flaşör, klima ve cam buğu çözme gibi temel fonksiyonların fiziksel olarak erişilebilir olmaması durumunda araçların güvenlik puanlarını düşüreceğini açıkladı. Bu durum, bazı araçların yalnızca kokpit tasarımı nedeniyle beş yıldız yerine dört yıldız almasına yol açabilecek. Saim Aşçı, üreticilerin yeniden fiziksel tuş ve mekanik panellere yönelmek zorunda kalacağını belirterek, maliyetlerin araç başına 200 ila 400 dolar artacağını ifade etti. Satış sonrası hizmetlerde ise tek bir dokunmatik ekranın arızasının maliyeti 15-25 bin TL iken, fiziksel bir düğmenin değişimi genellikle 500-1500 TL seviyesinde bulunduğuna dikkati çeken Aşçı, “Teknoloji, sürücünün hayatını kolaylaştırdığı sürece değerlidir. Eğer gözünü yoldan ayırıyor, refleks süresini uzatıyor ve servis maliyetlerini artırıyorsa, bu artık bir konfor değil, sistemli bir risk unsuru hâline gelir.” diye konuştu.

Bursa’nın deprem izolatörlü ilk konut projesi ders konusu oldu Haber

Bursa’nın deprem izolatörlü ilk konut projesi ders konusu oldu

Tema Esentepe’nin deprem izolatörlü taşıyıcı sistem yaklaşımıyla Bursa’da öncü bir model ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Beyhan Bayhan, proje sahasında yaptığı konuşmada Marmara Bölgesi’nin deprem gerçeğine dikkat çekti. “Deprem kuşağında yer alan şehirlerde artık yalnızca yönetmeliklere uygun bina yapmak yeterli değil; yapının deprem anında ve sonrasında fonksiyonunu sürdürebilmesi gerekiyor” diyen Bayhan, Bursa’da konut ölçeğinde uygulanan bu teknolojinin önemine vurgu yaptı. “Bursa’nın ilk deprem izolatörlü konut projesinin yükselişini heyecanla bekliyoruz. Bu tür projelerin kent genelinde yaygınlaşması gerekiyor” ifadelerini kullandı. DEPREM İZOLATÖRLÜ YAŞAM MODELİ Tema Esentepe’de uygulanan sistemin temel prensiplerine değinen Bayhan, yapı ile zemin arasına yerleştirilen özel sönümleyici ve esnek izolatörler sayesinde deprem sırasında oluşan yatay ivmelerin üst yapıya doğrudan aktarılmadığını belirtti. “İzolatörlü yapılarda amaç yalnızca binanın ayakta kalması değildir. Asıl hedef, deprem anı ve sonrasında insanların hayatlarına deprem olmamış gibi devam edebilmeleridir” sözleriyle sistemin yaşam sürekliliği boyutunu öne çıkardı. Tema Esentepe’nin yalnızca bir konut projesi değil, güvenli yaşam altyapısı sunan bir mühendislik yatırımı olduğunu vurgulayan Bayhan, izolatörlü projelerde kullanılan malzeme ve teknik standartların daha yüksek seviyede olması gerektiğini ifade etti. “Bu tür yapılarda beton kalitesinden donatı detayına, analiz yöntemlerinden uygulama hassasiyetine kadar her aşama daha nitelikli olmak zorundadır” diyen Bayhan, danışmanlığını yürüttüğü Tema Esentepe projesinin tüm teknik uygunluk kriterlerine sahip olarak inşa edildiğini belirtti. “Tema Esentepe, deprem izolatörlü yapı tasarımının gerektirdiği tüm mühendislik disiplinlerini yerine getiren bir projedir” şeklinde konuştu. AKADEMİ VE SEKTÖR AYNI SAHADA Ziyaret kapsamında öğrenciler, şantiye sahasında yapımı süren imalatları ve izolatör sistemlerini yerinde inceledi. İzolatör yerleşim düzeni, taşıyıcı sistem bağlantı detayları ve devam eden betonarme uygulamalar teknik ekip eşliğinde değerlendirildi. Öğrenciler, teorik bilgilerini gerçek bir konut projesi üzerinde gözlemleme fırsatı buldu. Tema Esentepe, Bursa’da konut ölçeğinde deprem izolatörü teknolojisini uygulayan öncü projeler arasında yer alırken; güvenlik, mühendislik disiplini ve yaşam sürekliliği yaklaşımıyla dikkat çekiyor.

Terörsüz Türkiye raporu kabul edildi Haber

Terörsüz Türkiye raporu kabul edildi

“Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda TBMM’de kurulan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un başkanlığında TBMM Tören Salonu’nda toplandı. Toplantının açılışında konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, uzunca bir süredir büyük bir titizlikle ve demokratik olgunlukla hazırlanan rapor taslağının, komisyon üyeleri tarafından müzakere edilmesinin ardından Türkiye kamuoyuyla paylaşılacağını belirtti. Kurtulmuş, Komisyon’un, toplumsal huzur ve sükunu zedeleyen terör eylemleri ve şiddet iklimini sona erdirme iradesini rapor haline getirdiğini ifade ederek, taslak raporun genel başlıkları hakkında bilgi verdi. Raporun, af mahiyetinde algı üretecek başlıklardan uzak duran, hukuk düzeninin belirlilik ilkesini merkeze alan ve kamu vicdanının hassasiyetini gözeten yaklaşımın ana hatlarını ortaya koyduğunu belirten Kurtulmuş, raporun, devlet aklıyla millet vicdanını koruyan demokratik iradenin aynı bütünlük içinde harekete geçtiğinde toplumsal barışın kalıcı zeminini kurduğuna vurgu yaptığını kaydetti. Titizlikle hazırlanan raporun, bundan sonraki süreçte atılacak adımlara istikamet çizen ve ortak hedefler doğrultusunda yol gösteren bir başvuru metni olma özelliğini taşıdığını ifade eden Kurtulmuş, raporun bir nihayet değil, atılan ve atılacak kararlı adımların mihenk taşı olduğunu belirtti. Kurtulmuş, yeni bir anayasa hazırlamanın Komisyon’un görev alanında olmamakla birlikte ülke için tehir edilmeden yerine getirilmesi gereken ortak bir ödev ve sorumluluk olduğunu ifade etti. Raporda bahsedilen düzenlemeler ve önerilere ek olarak, siyasi partilerin daha önce çeşitli vesilelerle kamuoyuyla paylaştığı raporlarda ifade ettikleri daha demokratik, sivil, özgürlükçü, katılımcı ve kapsayıcı yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğunun da altının çizildiğini belirten Kurtulmuş, terör meselesinde tarihî bir dönemde bulunulduğunu kaydetti. Bu süreçte milli iradenin tecelligâhı olan Gazi Meclis’in üzerine düşen vazifeyi tereddütsüz biçimde üstlendiğini ifade eden Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin milletin geleceğini ilgilendiren her meselenin meşru çözüm adresi olduğunu vurguladı. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’de terör meselesinin kalıcı biçimde çözülmesinin sadece güvenlik boyutuyla sınırlı olmayan, çok boyutlu, çok yönlü, çok katmanlı ve çok taraflı politikaları zorunlu kıldığını, siyasal meşruiyet, toplumsal kabul ve demokratik kapasitenin aynı anda güçlendirilmesini gerektirdiğini kaydetti. Komisyonun 21. toplantısında, taslak raporun “Sürece ilişkin yasal düzenleme önerileri” başlıklı 6’ncı ve “Demokratikleşme ile ilgili öneriler” başlıklı 7’nci bölümü ile “Sonuç ve değerlendirme” kısmı okundu, komisyon üyeleri taslak rapora ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan oylamada Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu, 47 kabul, 2 ret, 1 çekimser olmak üzere nitelikli çoğunlukla kabul edildi.

Yüksek riskli sahalarda iş sağlığı ve güvenliğinin önemi Haber

Yüksek riskli sahalarda iş sağlığı ve güvenliğinin önemi

Endüstriyel tesis projelerinde faaliyet gösteren Sintek Group, iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca yasal bir zorunluluk olarak değil, tüm projelerini şekillendiren temel bir yönetim yaklaşımı olarak ele alıyor. En yüksek tehlike sınıfındaki sahalarda yürütülen çalışmalarda güvenliği; planlama aşamasından saha uygulamalarına, eğitimden teknoloji kullanımına kadar tüm süreçlere entegre ediyor. Bu entegrasyonun merkezinde, tüm İSG-Ç süreçlerinin koordinasyonunu sağlayan uzman İSG-Ç Birimi bulunuyor. 2,5 milyon adam/saatlik çalışma sürecinde sergilenen yüksek güvenlik performansı, Sintek Group’un insanı merkeze alan ve riskleri oluşmadan yönetmeyi hedefleyen proaktif İSG yaklaşımının sahadaki karşılığını ortaya koyuyor. Güvenliği sonuçlara indirgemeyen bu anlayış, şirketin yüksek riskli projelerde sürdürülebilir ve kontrollü bir çalışma modeli oluşturmasını sağlıyor. GÜVENLİK, MEVZUATIN ÖTESİNDE TEMEL BİR DEĞER OLARAK ELE ALINIYOR Sintek Group’ta iş sağlığı ve güvenliği, yasal bir yükümlülük ya da maliyet kalemi olarak değil; tüm operasyonların merkezinde yer alan etik ve stratejik bir öncelik olarak ele alınıyor. İSG-Ç yaklaşımında insan hayatı, tüm finansal değerlendirmelerin üzerinde konumlanıyor ve uygulamalarda herhangi bir bütçe sınırı tanımlanmıyor. Bu anlayış, yalnızca fiziksel güvenliği değil; çalışanların bedensel ve ruhsal bütünlüğünü de kapsıyor. Sintek Group, reaktif uygulamalar yerine proaktif önlemlerle riskleri oluşmadan önce tespit etmeyi ve ortadan kaldırmayı hedefliyor. İSG-Ç, KURUMSAL YAPININ AYRILMAZ BİR PARÇASI İSG-Ç süreçleri, tek bir birimin değil; tüm organizasyonun ortak sorumluluğunda yürütülüyor. Ancak bu bütüncül yapının başarısı, alanında uzman ve profesyonel çalışanlardan oluşan İSG-Ç Birimi'nin sağladığı merkezi koordinasyon ve teknik liderlikle mümkün oluyor. Sahada çalışanlar, sağlık personelleri, iş yeri hekimleri, iş güvenliği uzmanları, mühendisler ve yönetim kadrosunun dahil olduğu bu yapı, İSG-Ç Birimi'nin öncülüğünde sahada birebir iletişimle etkin biçimde işliyor. Çalışanların tamamı güvenlik zincirinin aktif bir parçası olarak sürece dahil edilirken, güvenli çalışma ortamı multidisipliner ekip yapısı sayesinde günlük iş akışının doğal bir unsuru haline geliyor. YÜKSEK RİSKLİ SAHALARDA ÜST DÜZEY GÜVENLİK STANDARTLARI UYGULANIYOR Sintek Group’un üstlendiği projeler, en yüksek tehlike sınıfına sahip endüstriyel tesislerden oluşuyor. Bu projelerde; yüksekte çalışma, kapalı alan operasyonları, gece çalışmaları, basınçlı kaplar, yüksek tonajlı yük kaldırma operasyonları, elektrik işleri, kazı alanları ve sıcak çalışmalar gibi birçok riskli faaliyet eş zamanlı olarak yürütülüyor. Endüstriyel tesis inşaatlarının doğası gereği işler doğrusal değil; farklı lokasyonlarda çoklu ve paralel biçimde ilerliyor. Bu karmaşık yapı içerisinde, sektördeki en iyi ve en deneyimli profesyoneller arasından seçilerek oluşturulan İSG-Ç ekibinin sağladığı güçlü koordinasyon, kusursuz iletişim ve ekip çalışması, güvenliğin sürdürülebilirliğinde belirleyici rol oynuyor. TEKNOLOJİ DESTEKLİ İSG YÖNETİMİ İLE RİSKLER ÖNCEDEN ÖNGÖRÜLÜYOR Sintek Group, dijitalleşmeyi İSG-Ç süreçlerinin merkezine alarak riskleri oluşmadan önce tespit ediyor. Günlük, haftalık ve aylık raporlamalar ile düzenli analizler sayesinde önleyici aksiyonlar hızlı şekilde devreye alınıyor. Uluslararası mevzuat ve standartlar yakından izlenirken, şirket içi uygulamalarda bu çerçevenin üzerinde daha sıkı kurallar uygulanıyor. Ramak kala olaylar dahi kök neden analizleriyle ele alınarak kalıcı iyileştirmelere dönüştürülüyor. GÜVENLİĞİN ADI SİNTEK Sintek Group projelerinde güvenlik, yalnızca bir uygulama değil; kurumsal bir taahhüt olarak ele alınıyor. 2,5 milyon adam/saat iş kazası yaşanmadan tamamlanan çalışma süresi, şirket için bir sonuçtan ziyade her yeni projede yeniden verilen bir sorumluluk ifadesi niteliği taşıyor. Sintek Group, başarısını tamamlanan projelerle değil; her gün güvenle evine dönen çalışanlarla ölçüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.