Hava Durumu

#Güney Marmara

- Güney Marmara haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güney Marmara haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkanı Burkay turizm seyahat acentaları ile buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay turizm seyahat acentaları ile buluştu

TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya, TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker, TÜRSAB Güney Marmara Bölge Temsil Kurulu (BTK) Başkanı Engin Balta ve çok sayıda acenta temsilcisi katıldığı toplantıda konuşan İbrahim Burkay, dünyada artık ülkelerin değil şehirlerin rekabet ettiğini belirterek, Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturan Güney Marmara ve Bursa’nın sanayideki başarısını turizmle taçlandırması gerektiğini söyledi. Bursa’nın turist çekme konusunda bir sorunu bulunmadığının altını çizen Başkan Burkay, “Bursa’mızın turizmdeki en temel meselesi gelen ziyaretçi sayısından ziyade, ortalama kalış süresidir. Turistin Bursa’da ortalama geceleme sayısı 2 günün altında. Bunu el birliğiyle artırmamız lazım. Turizm sadece insanları kente çağırmakla olmaz. Kente gelmeleri için doğru sebepleri ve güçlü iş modellerini inşa etmeniz gerekir. Sebepleri ortaya koyduğunuzda bütün dünya ayağınıza gelir. Bir şehir bu nişaneleri kararlılıkla ortaya koymalıdır.” dedi. “ÇEKİM MERKEZLERİ OLUŞTURMALIYIZ” BTSO liderliğinde hayata geçirilen tarihi nitelikteki projelerin kentin turizm potansiyeline de önemli katkılar sunduğunu belirten İbrahim Burkay, Uludağ Kirazlıyayla’daki Bursa Business School (BBS) ile Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi’nin (GUHEM) uluslararası ölçekteki değerini vurguladı. İbrahim Burkay, “Cumhuriyetimizin ilk sanatoryumlarından olan Kirazlıyayla’yı tarihi kimliğini koruyarak, Paris HEC modelinde olduğu gibi bu bölgede güçlü bir yaşam boyu eğitim merkezine dönüştürdük. Böylece Uludağ 365 gün boyunca yaşayan önemli bir destinasyon haline getiriyoruz. GUHEM ise yıllık 1 milyon 200 ziyaretçisiyle Türkiye’de tek, dünyada ilk 5 merkez arasında yer alıyor. Ziyaretçilerin yüzde 40’ı Bursa dışından, yüzde 15’i ise doğrudan yurt dışından geliyor. 2023 yılında 70 astronotun katılımıyla gerçekleşen Dünya Astronotlar Zirvesi’ni şehrimizde ağırlamamızı bu merkezler sağladı. Çekim merkezleri oluşturduğunuzda, dünya kentinizi merkez olarak kabul ediyor.” ifadelerini kullandı. 7 ASIRLIK TİCARİ AKIL TEKNOSAB’DA CANLANIYOR Emir Han ile 14. yüzyılda başlayan tarihi kümelenme modelini bugün TEKNOSAB bünyesinde kurulan ticaret merkezleriyle geleceğe taşıdıklarını kaydeden BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, “Osmanlı’nın ilk şehir hanı olan Emir Han ve ardından kurulan hanlar, İpek Yolu üzerindeki tüccarların Bursa’ya uğramasını zorunlu kılmıştı. 7 asır önceki o kümelenme aklını bugün TEKNOSAB Organize Ticaret Bölgeleri ile yeniden hayata geçiriyoruz. Sanayide, savunma sanayisinde ve fuarcılıkta nasıl bir dönüşüm hikâyesi yazdıysak; turizmde de şehrimizin güçlü kaslarını öne çıkararak aynı başarıyı yakalayacağız.” şeklinde konuştu. TÜRSAB Yönetim Kurulu Başkanı Firuz Bağlıkaya ise seyahat acentalarının karşılaştığı kritik süreçlerde BTSO Yönetim Kruulu Başkanı İbrahim Burkay’ın sergilediği güçlü kurumsal desteğe teşekkür etti. Sektörün yasal yapısına ilişkin yürütülen çalışmalarda Başkan Burkay’ın ilk andan itibaren acentalara sahip çıktığını ifade eden Bağlıkaya, “Geçtiğimiz süreçte seyahat acentalarımızın geleceğine yönelik tartışmalarda, mesleğimizi korumak adına kapı kapı dolaşırken ticaret odalarımızın desteğine ihtiyaç duyduk. O dönemde acentalarımızın arkasında duran o cesur mektubu ilk veren isim Sayın İbrahim Burkay oldu. Böyle dönemlerde herkes birbirinden çekinirken, İbrahim Başkanımız sektörümüzün arkasında cesaretle durdu. Sektörümüzün en zor döneminde acentalarımıza cesaretle sahip çıktı. Kendisine huzurlarınızda teşekkür ediyorum.” dedi. TÜRSAB BAŞKANINDAN BURKAY’A TEŞEKKÜR Başkan Burkay’ın kente kazandırdığı turizm odaklı yatırımların önemini vurgulayan Firuz Bağlıkaya, “İbrahim Başkanımıza Bursa’yı ziyaret etmek için oluşturduğu sebepler, hayata geçirdiği projeler ve ortaya koyduğu büyük vizyon için ayrıca teşekkür ederim. Başkanımızın ortaya koyduğu bu liderlik her türlü takdirin üzerindedir.” ifadelerini kullandı. Bağlıkaya, acentaların vize süreçleri, hac-umre operasyonları ve yabancı çevrim içi platformlara yönelik yasal düzenlemeler konusunda yürüttükleri mücadeleleri de paylaştı. TÜRSAB Başkan Yardımcısı ve BTSO Turizm Konseyi Başkanı Hasan Eker de sektörün tüm aktörlerinin aynı hedef etrafında buluşmasının kente büyük ivme kazandırdığını belirtti. Hasan Eker, “BTSO ve TÜRSAB iş birliğinde Bursa turizminin tüm dinamiklerini tek çatı altında buluşturduk. Şehrimizin tanıtımı, acentalarımızın iş hacminin büyümesi ve Bursa’nın hak ettiği turizm gelirine ulaşması için ortak akılla çalışmayı kararlılıkla sürdüreceğiz.” değerlendirmesinde bulundu. TÜRSAB Güney Marmara BTK Başkanı Engin Balta ise ‘ben değil, biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini vurgulayarak, “Bursa tarihten devraldığımız büyük bir mirastır. Önceliğimiz bu mirası korumak ve Bursa’daki seyahat acentalarımızın pastadan hak ettiği payı almasını sağlamaktır. Kaçak turlarla kararlılıkla mücadele ederken sektörümüzün nitelikli gelişimine odaklanıyoruz. Bizler için makamlar değil, mesleğimizin ve Bursa turizminin geleceği esastır.” dedi.

JMO Güney Marmara: 27 yıl daha kaybedemeyiz Haber

JMO Güney Marmara: 27 yıl daha kaybedemeyiz

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldız, yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmeye ve afet risklerini azaltmaya yönelik kapsamlı adımlar atmaya devam etmesi gerektiğini vurguladı. 17 Ağustos 1999’da Gölcük merkezli meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde resmi verilere göre 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 50 bin kişinin yaralandığını ve 375 bin yapının hasar gördüğünü hatırlatan Yıldız, depremde yaşamını yitirenleri saygıyla andı. “DEPREM BİR DOĞA OLAYI, YIKIM KADER DEĞİL” Depremin tek başına afete neden olmadığını belirten Yıldız, yanlış yer seçimi, plansız kentleşme, niteliksiz yapılaşma, denetimsizlik ve bilimsel mühendislik hizmetlerinin yeterince kullanılmamasının riskleri büyüttüğünü ifade etti. Yıldız, “Deprem bir doğa olayıdır. Afete dönüşmesi veya dönüştürülmesi ise yerleşim yeri planlayıcılarının, karar alıcıların ve uygulayıcıların yanlışlarının sonucudur” dedi. Deprem bilincinin yalnızca deprem sırasında ne yapılacağını bilmekten ibaret olmadığını belirten Yıldız, kentlerin jeolojik özelliklerinin, zemin davranışlarının ve yapı güvenliğinin bilinmesi gerektiğini söyledi. “MİKROBÖLGELEME ÇALIŞMALARI HIZLA TAMAMLANMALI” Afetlere dirençli kentlerin yalnızca sağlam binalardan oluşmadığını vurgulayan Yıldız; aktif faylar, sıvılaşma, heyelan, kaya düşmesi, taşkın, tsunami ve diğer jeolojik tehlikelerin belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Bu kapsamda mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanması, yerleşime uygun alanların bilimsel verilerle belirlenmesi ve imar kararlarının bu veriler doğrultusunda alınması çağrısında bulunan Yıldız, mevcut yapı stokunun yanı sıra ulaşım sistemleri ve kritik altyapıların da afetlere karşı güvenli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Yıldız, jeolojik-jeoteknik etütlerin bir formalite olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu çalışmaların can ve mal güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. “KENTSEL DÖNÜŞÜM RANT ODAKLI OLMAMALI” Yerleşim alanlarının planlanmasından yapıların projelendirilmesine, kentsel dönüşümden altyapı yatırımlarına kadar tüm süreçlerde jeoloji mühendisliği hizmetlerinden etkin şekilde yararlanılması gerektiğini belirten Yıldız, kentsel dönüşümün yalnızca yapı yenileme faaliyetine indirgenmemesi gerektiğini söyledi. Deprem tehlikesi, zemin koşulları, yapı güvenliği ve toplumsal ihtiyaçların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, riskli yapıların yenilenmesi kadar riskli alanlarda yeni yapılaşmanın önlenmesinin de hayati önem taşıdığını kaydetti. “GÜNEY MARMARA NEDEN KAPSAM DIŞINDA?” Açıklamasında “Yarısı Bizden” kampanyasına da değinen Yıldız, İstanbul’da uygulanan finansman modelinin Güney Marmara illerinde de uygulanması gerektiğini savundu. Yıldız, İstanbul’da riskli yapı stokunun yaklaşık yüzde 17 olduğunu, Bursa, Yalova, Balıkesir ve Çanakkale’de ise bu oranın yaklaşık yüzde 65 seviyesinde bulunduğunu öne sürerek, “Olası Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘önlemek’ mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘ödemek’ mi daha insani, daha akılcı ve daha ekonomik?” sorusunu yöneltti. '1' İLE ÖNLEMEK Mİ, '6' İLE ÖDEMEK Mİ? Mevcut riskli yapı stoğunu eritmek amacıyla devreye alınan en güçlü mekanizmanın 2026 yılında da ana strateji olan “Yarısı Bizden” kampanyası olduğunu ifade eden JMO Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, konuşmasında şunları kaydetti: "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen bu modelde, her bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği veriliyor. Bu şekilde Bakanlığın her bir konut için sağladığı 1 milyon 875 bin TL’lik finansman desteğinden faydalanan vatandaşlar evlerini yüklenici firmalarla yeniden inşa ettirebiliyor. Bu finansal modelin amacı, inşaat maliyetlerindeki artış nedeniyle kentsel dönüşüme giremeyen dar ve orta gelirli vatandaşın üzerindeki yükü hafifletmektir. Ancak riskli yapı stoğu yaklaşık % 17 olan İstanbul ilimiz için bu sistem uygulanırken, riskli yapı stoğu % 65 olan Bursa – Yalova – Balıkesir ve Çanakkale için neden uygulanmıyor? Üstelik Güney Marmara’da bulunan bu illerin toplam nüfusu İstanbul’un 3’te 1’i ve riskli yapı stoğu yaklaşık 4 kat daha fazla iken. Yetkililere tekrar hatırlatmak istiyoruz, tek bir canımızı dahi kaybetmemek adına, olası Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘’ÖNLEMEK’’ mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘’ÖDEMEK’’ mi, hangisi daha insani, daha akılcı ve daha ekonomik?". “AFET VE ACİL DURUM BAKANLIĞI KURULMALI” Jeoloji Mühendisleri Odası olarak tüm yerleşimlerde mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanmasını, mevcut yapı stokunun risk önceliğine göre güvenli hale getirilmesini ve yapı ile zemin denetiminin kamusal ve bağımsız bir anlayışla güçlendirilmesini talep ettiklerini belirten Yıldız, afet eğitiminin toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Yıldız ayrıca “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı” kurulması çağrısında bulundu. Afet yönetimindeki kurumlar arasındaki koordinasyonun yeniden düzenlenmesi ve ulusal, bölgesel ve yerel ölçekte etkin bir afet yönetim modeli oluşturulması gerektiğini ifade etti. Bunun yanında afet risk yönetimini destekleyecek bir afet hukuk sistemi oluşturulması ve afet suçlarına yönelik caydırıcı yaptırımlar getirilmesi gerektiğini savundu. “KAYBEDECEK 27 YILIMIZ DAHA YOK” Deprem sonrasında yaraları sarmaya dayalı anlayıştan, afet öncesinde riskleri azaltan bütünleşik afet yönetimine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, bilimin ve mühendisliğin gereklerinin yerine getirilmesinin tercih değil, kamusal sorumluluk olduğunu söyledi. Yıldız açıklamasını, “27 yıl geçti ancak hâlâ doğa olaylarının afete dönüşmemesi için hazır değiliz. Kaybedecek bir 27 yılımız daha olmamalı” sözleriyle tamamladı. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yaşamını yitirenleri bir kez daha saygıyla anarken, yerel ve merkezi yönetimler başta olmak üzere tüm toplumsal kesimleri afet risklerinin azaltılması için bilimsel ve kamusal çözümler üretmeye çağırdı.

UEDAŞ trafoları 24 derece mesajıyla konuşturdu Haber

UEDAŞ trafoları 24 derece mesajıyla konuşturdu

Yaz aylarında artan klima kullanımına dikkat çeken kampanya, klimaların 24 derecede çalıştırılmasının enerji verimliliğine katkı sunduğunu ve karbon salınımını azalttığını vurguluyor. Trafolara yerleştirilen karekodlar sayesinde vatandaşlar enerji tasarrufu hakkında detaylı bilgilere ulaşabilecek. UEDAŞ'TAN ENERJİ VERİMLİLİĞİNE SANATSAL DOKUNUŞ Elektrik dağıtım hizmeti sunduğu Güney Marmara'da yalnızca enerji altyapısına değil, toplumsal farkındalık çalışmalarına da yatırım yapan UEDAŞ, 2017 yılından bu yana sürdürdüğü "Trafolar Konuşuyor" projesine yeni bir tema ekledi. Daha önce kadına şiddet, toplumsal cinsiyet eşitliği ve trafik kuralları gibi sosyal konuları trafolara taşıyan şirket, bu kez enerji tasarrufuna dikkat çekmek amacıyla "24 Derece ile Mümkün" mesajını vatandaşlarla buluşturdu. Yaz aylarında artan klima kullanımının enerji tüketimini önemli ölçüde artırdığına dikkat çeken çalışma, klimaların 24 derecede çalıştırılmasının hem enerji verimliliğine katkı sunduğunu hem de karbon salınımının azaltılmasına destek olduğunu vurguluyor. 75 TRAFO SOSYAL MESAJLARLA BULUŞTU UEDAŞ'ın 2017 yılında başlattığı "Trafolar Konuşuyor" projesi kapsamında bugüne kadar 75 trafo, sokak sanatçılarının dokunuşuyla birer sosyal mesaj panosuna dönüştürüldü. Şirket, 2026 yılı sonuna kadar 10 yeni trafoyu daha farklı sosyal mesajlarla renklendirmeyi hedefliyor.

MAKEDONYA BÜYÜKELÇİSİ’NDEN TÜRSAB’A ZİYARET Haber

MAKEDONYA BÜYÜKELÇİSİ’NDEN TÜRSAB’A ZİYARET

Program kapsamında TÜRSAB Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu ile bir araya gelen Fahri Konsolos Halil Bedzeti, Kuzey Makedonya’nın turizm potansiyeline ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Kuzey Makedonya’nın doğası, tarihi mirası, kültürel zenginliği ve mutfağıyla farklı turizm türlerine hitap ettiğini vurgulayan Halil Bedzeti, Türkiye ile geliştirilecek iş birliklerinin Kuzey Makedonya’nın tanıtımına önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Bedzeti, Balkanlar’da daha fazla tercih edilen destinasyonlardan biri olma hedefinin bu tür temaslarla güçleneceğini belirtti. Konuk Büyükelçi Jovan Manasijevski ise konuşmasında Kuzey Makedonya’nın tarihi değerlerine dikkat çekerek, ülkenin Osmanlı mirası açısından önemli bir konuma sahip olduğunu dile getirdi. Büyükelçi Manasijevski, “Kuzey Makedonya adeta bir Osmanlı açık hava müzesi niteliğinde. Dünyadaki en büyük ikinci çarşılardan birine sahip olması da bu zenginliğin göstergesi. Bu nedenle turizm potansiyelimizin oldukça yüksek olduğuna inanıyoruz” dedi. SERGİ DE GEZİLDİ Bursa programını kültürel ziyaretle sürdüren Büyükelçi Manasijevski, Tayyare Kültür Merkezi’nde düzenlenen ‘Zer-i Nab’ tezhip sergisini de gezdi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla gerçekleştirilen sergi hakkında sanatçı Özgür Sema, heyete tezhip sanatının tarihsel gelişimi, estetik yönü ve teknik detayları hakkında bilgi verdi. ‘Zer-i Nab’ tezhip sergisinin Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin katkılarıyla Kuzey Makedonya’nın Bursa Fahri Konsolosluğu tarafından düzenlendiğini söyleyen Fahri Konsolos Halil Bedzeti, sergiye büyük ilgi gösteren sanatseverlere teşekkür etti. Kuzey Makedonya’nın Bursa Fahri Konsolosu Halil Bedzeti, “23 Mart – 4 Nisan tarihleri arasında Tayyare Kültür Merkezi’nde ziyarete açı kalan ve ‘Saf altın’ anlamına gelen Zer-i Nab kavramından ilham alınarak hazırlanan sergide, 6 sanatçının birbirinden özel tezhip ve hat sanatı örnekleri sergilendi. Klasik tezhip motifleri, altın ağırlıklı bezeme teknikleri, sulandırma ve tarama yöntemleriyle işlenen ve sergilenen serlevha, besmele, dua ve çeşitli metinler sanatseverler tarafından büyük ilgi gördü. Sergimizi ilgi gösteren sanatseverlere ve eserleri Sergilenen sanatçılarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.