Hava Durumu

#Güneş Koruyucu

- Güneş Koruyucu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Güneş Koruyucu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Cilt kanserine karşı güneşten korunmayı ihmal etmeyin! Haber

Cilt kanserine karşı güneşten korunmayı ihmal etmeyin!

Yaz aylarında güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak, cilt sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Uzmanlar, güneşin faydalarının yanı sıra kontrolsüz maruziyetin erken yaşlanmadan cilt kanserine kadar birçok soruna yol açabileceği konusunda uyarıyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, güneş ışınlarının D vitamini sentezi, bağışıklık sistemi ve ruh sağlığı açısından önemli olduğunu ancak gerekli önlemler alınmadığında ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirtti. Özellikle açık tenli, açık gözlü ve çilli bireylerin daha büyük risk altında olduğunu vurgulayan Ağırgöl, güneş yanıkları, kızarıklık ve su toplamasının yanı sıra kuruluk, kırışıklık ve cilt lekeleri gibi kalıcı hasarların da görülebildiğini ifade etti. Ağırgöl, eskiden daha çok ileri yaşlarda görülen cilt kanserinin, ozon tabakasındaki incelme nedeniyle günümüzde 30'lu yaşlarda da daha sık ortaya çıktığını söyledi. EN RİSKLİ SAATLER: 10.00-16.00 Uzm. Dr. Şenay Ağırgöl, güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı 10.00-16.00 saatleri arasında UV yoğunluğunun en yüksek seviyeye çıktığını belirterek, mümkün olduğunca bu saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini kaydetti. Zorunlu durumlarda ise şapka, güneş gözlüğü ve gölge alanların tercih edilmesini önerdi. Güneş koruyucu kullanımının yalnızca plajda değil, günlük yaşamın her anında sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Ağırgöl, en az SPF 30 koruma faktörlü ürünlerin tercih edilmesini tavsiye etti. Koruyucuların dışarı çıkmadan 15-30 dakika önce uygulanması ve gün içerisinde düzenli olarak yenilenmesi gerektiğini belirtti. HER 2 SAATTE BİR YENİLENMELİ Güneş koruyucuların etkisini sürdürebilmesi için yaklaşık her iki saatte bir tekrar uygulanması gerektiğini ifade eden Ağırgöl, terleme, yüzme veya havluyla kurulanma sonrasında ise beklemeden yeniden sürülmesinin önemine dikkat çekti. Uzmanlar, gölgede bulunmanın ya da havanın bulutlu olmasının güneşten tamamen korunduğu anlamına gelmediğini belirtiyor. Kum, su, beton ve açık renkli yüzeylerin UV ışınlarını yansıtarak cilde ulaşabildiğini söyleyen Ağırgöl, bulutlu havalarda da güneş koruyucu kullanımının sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. ŞAPKA, KIYAFET VE SU TÜKETİMİ ÖNEMLİ Geniş kenarlı şapkalar ve uzun kollu, ince kıyafetlerin güneş ışınlarına karşı ek koruma sağladığını belirten Ağırgöl, yaz aylarında yeterli su tüketiminin de cildin nem dengesini koruyarak savunma mekanizmasını güçlendirdiğini ifade etti. Güneş koruyucuların etkili olabilmesi için yeterli miktarda uygulanması gerektiğini belirten Ağırgöl, yüz, boyun ve saçlı deri için yaklaşık bir tatlı kaşığı ya da iki parmak kuralının esas alınmasını önerdi. Ense, dudak ve ayak üstü gibi bölgelerin de ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.

Kanserden değil, geç kalmaktan korkun! Haber

Kanserden değil, geç kalmaktan korkun!

Uluslararası Kanserle Mücadele Örgütü öncülüğünde tüm dünyada 4 Şubat Dünya Kanser Günü olarak anılan bu özel gün kapsamında, kanserle mücadelede farkındalık oluşturmak, erken tanının önemine dikkat çekmek ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmek amacıyla çeşitli çalışmalar yürütülüyor. ERKEN TANI TEDAVİ ŞANSINI ARTIRIYOR Kanserde erken teşhisin tedavi sürecini doğrudan etkilediğini belirten Doç. Dr. Selin Aktürk Esen, “Kanserden korunmaya yönelik öneriler kanser türüne göre farklılık gösterebilir. Sağlıklı beslenme, düzenli egzersiz, sigara, alkolden uzak durulması, cilt kanserleri için güneş maruziyetinin azaltılması ve güneş koruyucu kullanımı ile birlikte düzenli doktor kontrollerinin büyük önem taşır” dedi. Kanser tanısı alan hastaların ilk olarak bir medikal onkoloğa başvurması gerektiğini vurgulayan Esen, tedavi sürecinin hastaya özel bir yol haritası ile planlamasının önemine dikkat çekti. Kanserin türüne ve evresine göre cerrahi tedaviler, radyoterapi, kemoterapi, akıllı ilaçlar ve diğer güncel tedavi seçeneklerinin belirlendiğini ifade eden Esen, bu sürecin mutlaka uzman hekim eşliğinde yürütülmesi gerektiğini dile getirdi. Günümüzde gelişen teknoloji sayesinde birçok kanser türünde etkili tedavilerin mümkün olduğunu belirten Esen, her hastanın sürecinin farklı olduğunu ve bu nedenle tedavilerin bireye özel olarak planlandığını söyledi. Multidisipliner konseylerde hastaların haftalık olarak değerlendirildiğini aktaran Esen, “Hastalık yoktur, hasta vardır. Her tedavi bireye özeldir” anlayışıyla hastaların yanında olduklarını ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.