Hava Durumu

#Girişimciler

- Girişimciler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Girişimciler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO, Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması’na ev sahipliği yaptı Haber

BTSO, Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması’na ev sahipliği yaptı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Türkiye Kooperatifçilik Vakfı iş birliğinde, Bursa Ticaret İl Müdürlüğü katkılarıyla “Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması” gerçekleştirildi. Bursa’daki kooperatiflerin katılımıyla BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda kooperatiflerin mevcut sorunları ve çözüm önerileri, stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar ile iş fırsatları değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Türkiye’nin dört bir yanında tarımdan turizme, kadın girişimciliğinden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren binlerce kooperatif bulunduğunu söyledi. “Ekonomik Kalkınmada Stratejik Önemde” Kooperatiflerin refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasında, bireylerin ortak akıl ve dayanışma kültürüyle üretim ve ticaret süreçlerine katılım sağlamasında hayati bir işleve sahip olduğunu belirten Hakan Batmaz, “Bu yapı, ekonomik kalkınmanın sosyal boyutunu güçlendiren en önemli unsurlardan biridir. BTSO olarak bizler, kooperatifleşmeyi stratejik bir değer olarak görüyor; girişimcilerimizin ekonominin her alanında daha güçlü, daha etkin ve daha sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermesini destekliyoruz. Bu çerçevede özellikle kadın kooperatiflerine yönelik eğitim programları, fuar organizasyonları ve buluşmalar gerçekleştiriyoruz.” dedi. “Bursa, Kooperatifçilikte Öncü Bir Kent” Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi adına kooperatifçilik kültürünün gelişmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Batmaz, “Bu çerçevede Bursa’mızın merkezinde bulunduğu Marmara Havzası, sahip olduğu ekonomik dinamizm ve üretim gücüyle kooperatifler için son derece elverişli bir zemindir. Sanayi ve ticaretin güçlü bir şekilde varlık gösterdiği bölgemiz; üretim kapasitesi, ihracat hacmi, istihdam gücü ve oluşturduğu katma değer ile ülkemizin lokomotif bölgeleri arasında yer almaktadır. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip bölgemizde, kooperatiflerimizin kurumsal kapasitelerini geliştirmesi; üretimden tüketime uzanan değer zincirlerinde daha etkin roller üstlenmesi mümkündür. Nitekim imece kültürü ve dayanışma ruhuyla hareket eden girişimcilerimizin ortaya koyduğu başarı hikâyelerini gururla takip ediyoruz. BTSO olarak bu başarıların artarak devam etmesi adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugünkü toplantımızın da faydalı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Kooperatiflerin Sayısı 80 Bini Aştı Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Genel Başkanı Bahar Kastan, kooperatiflerin yerel kalkınmanın, sosyal adaletin ve ekonomik dengelenmenin önemli araçları haline geldiğini söyledi. Özellikle kırsal bölgelerde, kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımını artırmada kooperatiflerin kritik rol oynadığını ifade eden Kastan, Türkiye genelinde faaliyet gösteren kooperatiflerin sayısının 80 bini aştığını kaydetti. Yerelden başlayan bu yapıların doğru planlama ve desteklerle ulusal düzeyde güçlü bir ekonomik modele dönüşebileceğini belirten Kastan, “Kooperatiflerin sahip olduğu potansiyele rağmen çeşitli yapısal sorunlar gelişimlerini sınırlandırmaktadır. En önemli sorunlardan biri finansmana erişimdir. Birçok kooperatif, başlangıç sermayesi yetersizliği veya krediye ulaşamama nedeniyle büyüme fırsatlarını değerlendirememektedir. Bununla birlikte pazarlama ve markalaşmada yaşanan eksiklikler, karmaşık mevzuat ve bürokratik süreçler ile nitelikli insan kaynağı eksikliği de kooperatiflerin önünde engel oluşturabilmektedir.” diye konuştu. “Kooperatifçilik Teknoloji Odaklı Bir Yapıya Dönüşecek” Bu sorunların aşılması için çok yönlü ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kastan, kooperatiflere özel finansman destek mekanizmaları oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Hibe programları, düşük faizli krediler ve mikro finans desteklerinin bu noktada büyük önem taşıdığını belirten Kastan, eğitim ve kapasite geliştirme programlarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama araçlarının etkin kullanılmasının da stratejik adımlar olacağını ifade etti. “Gelecekte kooperatifçilik daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek.” diyen Kastan, “Dijital kooperatifler, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri dijital platformlar üzerinden yürüten yapılardır. Bu model, özellikle genç girişimciler için büyük fırsatlar sunmaktadır. E-ticaret sayesinde coğrafi sınırlar ortadan kalktı. Küçük bir kooperatif bile ürünlerini farklı şehirlere ve ülkelere satabiliyor. Bu noktada kooperatiflerin e-ticaret platformlarına entegre olması, sosyal medya üzerinden satış yapması ve dijital pazarlama araçlarını kullanması gerekiyor.”

Türkiye’de kozmetik üretimi yükselişte: Yeni markalar için fason ve private label dönemi Haber

Türkiye’de kozmetik üretimi yükselişte: Yeni markalar için fason ve private label dönemi

Geleneksel üretim anlayışının yerini artık daha esnek, hızlı ve erişilebilir çözümler alıyor. Bu dönüşümün merkezinde ise fason kozmetik üretimi ve private label kozmetik üretimi yer alıyor. Yeni nesil üretim modeli: Fason kozmetik üretimi Kendi kozmetik markasını kurmak isteyen girişimciler için en büyük engellerden biri üretim altyapısı ve teknik bilgi gereksinimiydi. Ancak fason kozmetik üretimi modeli sayesinde bu engel büyük ölçüde ortadan kalktı. Fason üretim, markaların kendi üretim tesisine ihtiyaç duymadan, Naturawell Lab gibi profesyonel üretici firmalar aracılığıyla ürün geliştirmesine ve üretmesine olanak tanır. Bu model, özellikle markaya özel formül geliştirmek isteyen girişimciler için güçlü bir çözüm sunar. Fason üretim süreci hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz: Fason kozmetik üretimi için detaylı bilgi Hızlı başlangıç için private label kozmetik üretimi Kozmetik sektörüne daha hızlı giriş yapmak isteyen markalar için ise private label üretim modeli öne çıkıyor. Bu modelde ürün formülleri hazırdır ve markalar kendi isimleri ile kısa sürede pazara giriş yapabilir. Private label kozmetik üretimi, düşük maliyet ve hızlı lansman avantajı ile özellikle yeni girişimciler tarafından tercih edilmektedir. Bu yaklaşım, pazarı test etmek ve kısa sürede satışa başlamak isteyen markalar için etkili bir çözüm sunar. Private label üretim modeli ile ilgili detaylara buradan ulaşabilirsiniz: Private Label Kozmetik Üretimi İçin Detaylı Bilgi Kozmetik markası kurmak artık daha erişilebilir Dijitalleşmenin etkisi ve e ticaretin yaygınlaşması ile birlikte kozmetik markası kurmak artık çok daha ulaşılabilir hale geldi. Üretim süreçlerinin profesyonel firmalar tarafından yönetilmesi, girişimcilerin marka geliştirme ve pazarlamaya odaklanmasını sağlıyor. Uzmanlara göre, doğru ürün seçimi, güçlü marka kimliği ve doğru üretim partneri ile kısa sürede pazarda yer edinmek mümkün. Kendi kozmetik markasını kurmak isteyenler için hazırlanan detaylı rehbere buradan ulaşabilirsiniz: Kendi Kozmetik Markanı Kur Türkiye, kozmetik üretiminde stratejik konuma yükseliyor Türkiye, güçlü üretim altyapısı, rekabetçi maliyet avantajı ve Avrupa standartlarına uygun üretim süreçleri ile kozmetik üretiminde önemli bir merkez haline geliyor. Özellikle fason kozmetik üretimi ve private label üretim alanında faaliyet gösteren Naturawell Lab firmalar, hem yerel hem de global markalara hizmet sunarak sektörün büyümesine katkı sağlıyor. Kozmetik sektöründeki bu dönüşüm, yeni girişimciler için önemli fırsatlar sunuyor. Fason kozmetik üretimi ve private label modelleri sayesinde, artık üretim tesisi kurmadan da güçlü bir marka oluşturmak mümkün hale geliyor. Sektör uzmanları, önümüzdeki yıllarda bu alandaki büyümenin daha da hızlanacağını ve yeni markaların pazarda daha fazla yer bulacağını öngörüyor.

Nilüfer’de Açık Veri Platformu ile şeffaf ve katılımcı yönetimde yeni dönem Haber

Nilüfer’de Açık Veri Platformu ile şeffaf ve katılımcı yönetimde yeni dönem

Nilüfer Belediyesi, kamu verilerini herkesin erişimine açan Açık Veri Platformu’nu hayata geçirdi. Kent yönetiminde ortak aklı büyüten bu önemli adım sayesinde belediyenin ürettiği veriler ücretsiz ve erişilebilir hale gelirken; vatandaşların hizmetleri daha yakından takip edebilmesi, araştırmacıların veri üretmesi ve girişimcilerin yeni çözümler geliştirmesi mümkün oluyor. Veriye dayalı bu yaklaşım; şeffaflığı artırıyor, katılımı güçlendiriyor, kararların daha doğru alınmasını sağlıyor ve kamuya duyulan güveni büyütüyor. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in seçim sürecinde açıkladığı “100 Güldüren Proje” arasında yer alan Açık Veri Platformuna acikveri.nilufer.bel.tr adresinden erişilebiliyor. Vatandaşlar, akademisyenler, girişimciler ve sivil toplum kuruluşları, belediye verilerine kayıt veya ücret olmadan ulaşabiliyor. DİJİTAL DÖNÜŞÜMDE YENİ EŞİK Yapay Zeka Bürosu ve dijitalleşme projeleriyle Türkiye’de rol model gösterilen Nilüfer Belediyesi, açık veri platformunu devreye alan Türkiye’deki sayılı ve Bursa’daki ilk ilçe belediyesi oldu. Böylece Nilüfer, dijital belediyecilik alanındaki öncü konumunu pekiştirdi. Platform; Belediye Hizmetleri, Çevre ve İklim, Ulaşım, Kültür-Sanat ve Spor, Nüfus ve Demografik veriler ile Coğrafi Bilgi Sistemleri gibi başlıklarda veri setlerini kamuoyunun erişimine açıyor. Veriler, birçok farklı ve açık formatlarda sunulurken, platformda yer almayan veriler için talep mekanizması da bulunuyor. “VERİ PAYLAŞMAK TERCİH DEĞİL, SORUMLULUK” Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, açık veri yaklaşımını “Ortak Akıl” vizyonunun doğal bir uzantısı olarak tanımlayarak şunları söyledi: “Nilüfer Belediyesi olarak kentle ilgili verileri vatandaşlarımızla paylaşmayı bir tercih değil, sorumluluk olarak görüyoruz. Açık Veri Platformumuz yalnızca şeffaflığımızı artıran bir araç olmayacak; aynı zamanda vatandaşlarımızın, araştırmacılarımızın ve girişimcilerimizin Nilüfer için değer üretmesine olanak tanıyan bir ekosistem yaratacak. Bursa’da bu adımı atan ilk ilçe belediyesi olmaktan da gurur duyuyoruz. Veriye dayalı bir kent yönetimi, halkla birlikte daha güçlü bir Nilüfer için çalışmaya devam edeceğiz.” BURSA’DAKİ VERİ EKOSİSTEMİNE KATKI SUNACAK Türkiye’de açık veri portallarının ağırlıklı olarak büyükşehir belediyeleri ile İstanbul’daki bazı ilçe belediyeleri tarafından kullanıldığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Nilüfer Belediyesi olarak açık veri platformunu devreye alan Türkiye’deki sayılı ve Bursa’daki ilk ilçe belediyesi olduk. Böylece, Bursa’daki veri ekosisteminin derinleşmesine katkı sunarak, büyükşehir düzeyindeki çalışmalara tamamlayıcı bir yapı da oluşturacağız” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.