Hava Durumu

#Gıda Fiyatları

- Gıda Fiyatları haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gıda Fiyatları haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kenan Pars: Emekli açlık sınırının altında çırpınıyor Haber

Kenan Pars: Emekli açlık sınırının altında çırpınıyor

Mart ayı enflasyon verilerini değerlendiren TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “TÜİK’e göre aylık enflasyon yüzde 1,94 artarken yıllık enflasyon yüzde 30,87 olarak kaydedildi. ENAG’a göre ise enflasyon aylık yüzde 4,10 artarken yıllık enflasyon yüzde 54,62 oldu. TÜİK’in rakamları, çarşı-pazardaki enflasyon ateşini yansıtmıyor. İnsanımız eti, balığı unuttu zaten. Uzun süredir sebze-meyve de alamıyor. Alan da ancak adetle alıyor. Markete, pazara giren eli boş çıkıyor. Son olarak 200 gram ekmeğin fiyatının 17,5 TL’ye çıkması bile hayat pahalılığı için tek başına yeterli bir gösterge. Yani yüzde 2’ye yakın bir enflasyon nerede var, göstersinler de bilelim!” diye konuştu. ‘BAYRAMLARDAN KAÇAR HALE GELDİK’ TÜRK-İŞ’in Mart ayı verilerine göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırının 32.793 TL’ye, yoksulluk sınırının da 106.817 TL’ye yükseldiğini hatırlatan Başkan Kenan Pars, “Bu tablo, milyonlarca emeklinin içinde bulunduğu ekonomik çıkmazı açıkça ortaya koymaktadır. Bugün 20 bin TL olan en düşük emekli aylığı, açlık sınırının yalnızca yüzde 60’ını, yoksulluk sınırının ise yaklaşık yüzde 20’sini karşılayabilmektedir. Bu durum, emeklilerimizin temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz hale geldiğini göstermektedir. Artan gıda fiyatları, sağlık giderleri ve temel ihtiyaç harcamaları karşısında alım gücü her geçen gün düşmektedir. Bayramlar bile sevinç değil, kaygı nedeni haline geldi Emekliler torunlarına mahcup olmamak için bayramlardan kaçınır hale gelmiştir.” dedi. ‘AYLIK BAĞLAMA ORANLARI DEĞİŞMELİ’ Emeklilerin özlük hakları ile ilgili düzenlemelere de tepki gösteren Kenan Pars, “Bugün yaşanan bu tablonun temelinde, 2008 yılında yürürlüğe giren 5510 Sayılı Yasa ile aylık bağlama oranlarının düşürülmesi yatmaktadır. Çalıştıkça artması gereken emekli maaşları, sistematik olarak geriletilmiştir. Prim gün sayısı artmış, emeklilik yaşı yükselmiş, çalışma süreleri uzamış; ancak tüm bu fedakârlıklara rağmen emekli maaşları düşmüştür. Bu durum, sosyal adalet ilkesiyle çelişiyor” ifadelerini kullandı. ‘MESELE GEÇİM DEĞİL, ADALET MESELESİ’ Pars, emeklilerin taleplerini şu şekilde özetledi: “En düşük emekli aylığı derhal açlık sınırı seviyesine yükseltilmeli, üzerine seyyanen refah payı eklenmeli. Aylık bağlama oranı, 1999 öncesi seviyelere çekilmeli. Emeklilere yönelik sağlık, ulaşım, bakım ve sosyal destek hizmetleri yaygınlaştırılmalı. Yerel yönetimler ve merkezi idare, emeklilerin yoğun yaşadığı bölgelerde özel sosyal politikalar geliştirmeli. Yaşlı haklarının güvence altına alınması için uluslararası sözleşmelere taraf olunmalı ve anayasal düzenlemeler yapılmalı. Emekliler; bu ülkenin temel direğidir, çimentosu, taşıdır. Mesele, yalnızca geçim meselesi değil; mesele adalet meselesi. TÜED Uludağ Şubesi olarak, emeklilerimizin hak ettiği yaşam koşullarına kavuşması için mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

ÖZER MATLI: “ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER TARIM ve GIDA PİYASALARINI ETKİLİYOR” Haber

ÖZER MATLI: “ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER TARIM ve GIDA PİYASALARINI ETKİLİYOR”

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Orta Doğu’da derinleşen savaşın yalnızca enerji piyasalarını değil, tarım ve gıda zincirinin tamamını etkilediğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve gübre tedariğindeki kırılganlıkların maliyet baskısını artırdığını belirten Matlı, “Bu tablo, önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yeni bir artış dalgasını tetikleyebilir” dedi. Orta Doğu’da son haftalarda tırmanan savaşın küresel piyasalarda yarattığı sarsıntı, Türkiye gibi enerji ve bazı stratejik tarımsal girdilerde dışa bağımlı ekonomiler açısından yeni bir risk alanına dönüşmüş durumda. Küresel enerji piyasalarında artan oynaklıkla birlikte Brent petrol varil fiyatının mart ayında 100 dolar sınırını aşması ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, arz yönlü riskleri artırarak maliyet baskısını derinleştiriyor. Enerjideki dalgalanma tarım ve gıdaya doğrudan yansıyor Yaşanan gelişmelerin artık yalnızca enerji başlığı altında değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, jeopolitik krizlerin tarım sektöründeki etkisine dikkat çekti. Matlı, “Orta Doğu’daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne yansıyor. Türkiye, ithalat ağırlıklı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik kırılmalara karşı daha hassas bir konumda. Bugün enerjide yaşanan her dalgalanma, yarın tarlada maliyet, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada devletimizin süreçte sağduyulu bir politika izlemesi ve savaş ortamından uzak durma yönündeki yaklaşımı, risklerin yönetilmesi açısından önemli bir denge unsuru oluşturmaktadır” dedi. Hürmüz Boğazı’ndaki risk gübre tedarikini de etkiliyor Hürmüz Boğazı’nda son dönemde artan jeopolitik risklerin, yalnızca petrol sevkiyatını değil, tarımsal üretimin önemli girdilerinden olan gübre tedarikini de etkilediğine dikkat çeken Özer Matlı, “Bölgedeki gelişmeler, üre, amonyak ve benzeri kritik hammaddelere erişimde zaman zaman zorluklar yaşanmasına neden olabiliyor. Şubat ayından bu yana gözlemlenen bu tablo, gübre fiyatlarında yüzde 20-25 aralığında bir artışı beraberinde getirirken, akaryakıt fiyatlarının 70 lira seviyelerinde seyretmesi de üreticilerimizin maliyetlerini artırmaktadır” ifadelerini kullandı. Süreçte üretim tarafındaki dengeleri korumak adına atılan adımların kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu noktada, 7 Mart’ta yayımlanan kararla üre gübresinde bazı ülkelerden yapılan ithalat için uygulanan yüzde 6,5’lik gümrük vergisinin tüm ülkeler için sıfırlanmasını, üreticilerimiz adına küçük de olsa moral verici bir destek olarak görüyoruz. Ancak tarımsal sürdürülebilirliğin devamı için bu tür önlemlerin zamanında alınması; sürecin dikkatle yönetilmesi, arz-talep dengesinin korunması, gıda fiyatlarında istikrarın sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır” diye konuştu. Orta Doğu pazarı ihracat açısından kritik önemde Riskin sadece iç pazarla sınırlı olmadığını, Türkiye’nin gıda ihracatı için Orta Doğu’nun kritik bir kale olduğunu hatırlatan Başkan Matlı, “Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe önemli bir ihracat hacmine sahibiz ve bunun yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmı Orta Doğu ülkelerine gerçekleştiriliyor. Özellikle Irak, sektörümüz açısından en büyük pazar konumunda yer alıyor. Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir yoğunlaşma söz konusu. Bölge ülkeleriyle olan ticaretimiz, yaşanan her gerilimden doğrudan etkileniyor. Bu süreçte ihracat performansımızı korumak için pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “Yeni dönemde risk yönetimi kritik olacak” Bursa Ticaret Borsası olarak süreci yalnızca kısa vadeli bir piyasa dalgalanması olarak görmediklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Başkan Özer Matlı, “Bundan sonraki dönemde şirketlerimiz için en kritik başlıklar; girdi tedarik güvenliği, pazar çeşitlendirmesi, maliyet yönetimi ve finansal dayanıklılık olacaktır. Artık ‘bekle-gör’ yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt’ anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz. Üyelerimizin rekabet gücünü koruyacak, tedarik ve ihracat risklerini azaltacak ve tarım-gıda zincirinin dayanıklılığını artıracak çalışmalara odaklanmayı sürdüreceğiz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.