Hava Durumu

#Gazetecilik

- Gazetecilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gazetecilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye Genelinde Basın Özgürlüğü Eylemi: Bursa’da da Gazeteciler Meydanda Haber

Türkiye Genelinde Basın Özgürlüğü Eylemi: Bursa’da da Gazeteciler Meydanda

Adana, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Van başta olmak üzere 10’u aşkın şehirde binlerce gazetecinin katılımıyla gerçekleştirilen ortak eylemde, basın özgürlüğüne vurgu yapılarak, basın üzerindeki baskılar protesto edildi. Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi'nin çağrısıyla Şehreküstü Meydanı'nda düzenlenen basın açıklamasına kentteki çok sayıda kurum ve kuruluş destek verdi. Eyleme Bursa Barosu, akademik odalar, siyasi partiler, kamu ve işçi sendikaları, belediye başkanları ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Toplanan kalabalık, demokrasi ve basın özgürlüğü taleplerini içeren sloganlar attı. Basın meslek örgütleri adına hazırlanan ortak metni, Çağdaş Gazeteciler Derneği Bursa Şubesi Başkanı Tayfun Çavuşoğlu okudu. "Gazetecilik İktidarların Yanında Durmak Değildir" Basın meslek örgütlerinin ortak açıklamasında, gazetecilik mesleğinin temel ilkelerine dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi: "Artık yeter! Nefes alamıyoruz! Gazetecilik; iktidarların yanında durmak değildir! Siyasilerin ya da sermayenin emrine girmek değildir! Gazetecilik, sadece ve sadece halkın yanında olmaktır! Bugün Türkiye’nin dört bir yanındayız! Adana’dan Ankara’ya, Antalya’dan Bursa’ya... Diyarbakır, Eskişehir, İstanbul, İzmir, Kocaeli ve Van! 10’u aşkın şehirde, binlerce gazeteci tek bir ses! Bu gerçeği bir kez daha haykırıyoruz!" Açıklamada eyleme destek veren kurum ve kuruluşlara teşekkür edilerek, "Bugün bu alanda büyük bir birliktelik var. Çağdaş Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş, KESK Haber-Sen, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Basın Konseyi dahil... Hep birlikte, eş zamanlı olarak omuz omuzayız! Bursa’da bu mücadeleye güç veren dostlarımız da burada. Başta Bursa Barosu olmak üzere, akademik odalarımıza, siyasi partilere, kamu ve işçi sendikalarımıza, belediye başkanlarımıza, STK temsilcilerine yürekten teşekkür ediyoruz. Burada olan herkesi tek tek selamlıyoruz. İyi ki varsınız!" denildi. "Halkın Haber Alma Hakkını Savunuyoruz" Gazetecilerin, halkın haber alma hakkını savunduğunu belirten Tayfun Çavuşoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Bizler halkın haber alma hakkını savunuyoruz. Bizler gerçeğin peşinde koşuyoruz. Ve basın meslek örgütleri olarak bugün buradan ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz! Gazeteciliğin suç, haberin tehdit, gerçeğin sakıncalı sayıldığı; yalnızca gazetecilerin değil, itiraz eden herkesin sansürle, baskıyla ve cezalandırmayla karşı karşıya bırakıldığı bu düzene sessiz kalmayacağız. Televizyon kanallarına kayyım atanan, haber siteleri erişime engellenen, habercileri tutuklanan, sosyal medya hesapları kapatılan, gazetecilerin adeta bir köle düzeninde çalıştırılıp sosyal haklarının tırpanlandığı bir ülkede basın özgürlüğünden söz edilemez." Hemen her gün bir basın kuruluşunun ya da habercinin hedef haline getirildiğini vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle dedi: "Yaptığı ya da yapmadığı haber nedeniyle gazetecilerin tutuklandığı, sosyal medya hesaplarının kapatıldığı, gazetecinin açlıkla boğuştuğu bir ülkede demokrasiden de söz edilemez. Gazetecilik halktan yanadır. İşçinin hakkı gasp edilirken, emekçinin direnişi bastırılırken, kadınlar şiddete uğrarken, gençler geleceksizliğe mahkûm edilirken, yoksulluk büyürken ve kamu kaynakları sermayeye aktarılırken bunları görünür kılmak gazeteciliğin kamusal sorumluluğudur. Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil." "Gazetecilik Siyasi İradenin Sesi Olamaz" Açıklamada, gazeteciliğin iktidar ilişkilerinin bir aracı haline getirilemeyeceği ifade edildi: "Gazetecilik siyasi iradenin, sermayenin sesi olamaz! İktidarın ya da siyasi erkin çıkarlarını halkın çıkarları gibi sunan, patronların ekonomik gücünü gerçeğin önüne koyan, siyasi iktidara yakın olmayı mesleki güvencenin teminatı sayan anlayış gazetecilik değil, iktidar ilişkilerinin yeniden üretimidir. Evrensel ilkeler yerine günün siyasal ilkelerine yaslananlar bilmelidir ki, o günün siyasal 'ilkeleri' elbet bir gün yok olacaktır." Bedel ödeyen gazetecilerin hedef alınma gerekçelerine değinilen metinde, "Bugün bedel ödeyen gazeteciler; iktidarın hoşuna gitmeyen sorular sordukları, kamu kaynaklarının nasıl harcandığını araştırdıkları, yolsuzluk iddialarını haberleştirdikleri, işçilerin direnişini, kadınların hak arayışını, ezilenlerin sesini duyurdukları için hedef alınıyor. Kimi gözaltına alınıyor, kimi tutuklanıyor, kimi ev hapsine mahkûm ediliyor; kimi işini, gelirini ve mesleğini sürdürme olanağını kaybediyor. Gazeteciler yalnızca bir haber uğruna bedel ödemiyor. Halkın gerçekleri öğrenme hakkı, kamu gücünün denetlenmesi ve toplumun kendi geleceği hakkında özgürce karar verebilmesi için bedel ödüyorlar. Bu nedenle gazetecilere yönelen baskı, aynı zamanda toplumun gerçeğe ulaşma hakkına yönelmiş bir saldırıdır" ifadeleri yer aldı. "Kapatılan Sizin Gerçekleri Öğrenme Hakkınızdır" Baskıların sadece gazetecilere değil tüm topluma yönelik olduğu vurgulanan açıklamada şu görüşlere yer verildi: "Unutulmamalıdır ki; gazetecinin kalemi kırılırsa toplum da karanlığa mahkum edilir. İstenen de budur. Gazeteci yazmasın, toplum gerçekleri öğrenmesin. Sansür, otosansür, kapatmalar, tutuklamalar sadece gazetecilerin sorunu değildir. Bu toplumun en temel demokratik haklarının engellenmesi ve haber alma haklarına vurulan bir darbedir. 'Gazetecilik suç değildir' diye haykıran onlarca meslektaşımızın bu mesajı iktidaradır ama yurttaşlarımızın da duyması gerekir. Susturulan sizin hakkınızdır. Engellenen sizin gerçeklere ulaşma hakkınızdır. Kapatılan sizin gerçekleri öğrenip politik iradenizi oluşturma hakkınızdır. İşçinin, çiftçinin, esnafın, memurun, kadının, gencin özetle bu toplumun yani sizlerin gerçekleri öğrenmeniz, gelişmelerden haberdar olmanız istenmiyor. Sadece gazeteciler değil siz de susturuluyorsunuz!" Son dönemde medya kuruluşlarına yönelik uygulamalara örnek verilen metinde, "Son 2 yılda Flash Haber TV, Ekotürk TV, Habertürk grubu, TELE1 ve son olarak Halk TV’ye kayyım atanmış ve bu kanallardan yapılan iktidara yönelik eleştirel yayınlar durdurulmuştur. Bu sürecin son halkası Türkiye’nin en çok takip edilen haber sitelerinden biri olan T24 olmuştur. Birçok yayının sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmiş, bir çok haberlerine ayrıca erişim engeli kararları alınmıştır. Ayrıca kamu reklamlarından muaf tutulan, yaşamakta zorlanan Gazete Duvar, TELE2 gibi mecralar ile yüzlerce yerel internet sitesi, gazete ve TV yayın hayatına son vermek zorunda bırakılmıştır. Tüm bunlar toplumun yaşam damarlarının tıkanmasına örneklerdir. Demokrasi, ifade ve basın özgürlüğü bütün toplumun ana damarlarıdır. Tüm yurttaşlarımızı gazetecilerle dayanışmaya, gazeteciliğe ve habere sahip çıkmaya davet ediyoruz" denildi. Sessiz Meslektaşlara Çağrı: "Dayanışmayı Büyütün" Mesleki dayanışmanın önemine dikkat çekilen açıklamada, "Sessizliği bozun! Dayanışmayı büyütün! Sansüre karşı yan yana gelin! Bugün yalnızca iktidarın sansür politikalarını değil, bu baskılar karşısında susmayı, görmezden gelmeyi ve dayanışmadan kaçınmayı da sorgulamak zorundayız. Muhalif gazeteciler tutuklanırken, bağımsız medya kuruluşları hedef alınırken, kamu yayıncılığı iktidar yayıncılığına dönüştürülürken susanlar; meslektaşlarının uğradığı baskıyı görmezden gelenler, gazeteciliğin ortak geleceğine zarar vermektedir. Gazetecilik, yalnızca kendi başına gelene itiraz etmek değildir. Gazetecilik, kendisiyle aynı düşünmeyen gazetecinin de haber yapma hakkını savunabilmektir. Oto sansürü normalleştirip, sansüre uğrayanın kimliğine, diline, siyasi görüşüne ya da çalıştığı kuruma bakarak dayanışmayı seçmek, mesleki dayanışmayı dar çıkarların sınırlarına hapsetmektir. Bir gazetecinin susturulmasına sessiz kalmak, sıranın bir gün kendisine geleceğini unutmak demektir" çağrısında bulunuldu. Açıklamada ayrıca, "Basın Meslek Örgütleri ve gazeteciler olarak tek talebimiz özgürce mesleğimizi yapmaktır. Bu yolda yalnız kalmak istemiyoruz. Tüm meslektaşlarımızı bu mücadeleye dahil olmaya çağırıyoruz. Bir kez daha vurgulamak gerekir ki basın özgürlüğü sadece gazetecilerin değil toplumun tüm kesimlerinin sorunudur. Basın özgür değilse toplum habere ulaşamaz" ifadeleri kullanıldı. Tutuklu Gazeteci Ozan Kaplanoğlu Gündemdeydi ÇGD Bursa Şube Başkanı Tayfun Çavuşoğlu, açıklamanın son bölümünde tutuklu bulunan Bursalı gazeteci Ozan Kaplanoğlu’nun durumunu dile getirdi: "Buradan Bursa’ya, haberin ve hakikatin peşindeki bir yüreğe selam yolluyoruz! Bursalı gazeteci kardeşimiz Ozan Kaplanoğlu’na selam olsun! Ozan bugün cezaevinde... Peki neden? Çünkü bir haber yaptı. Çünkü gazetecilik yaptı! Bakın, şaka değil, fıkra değil, acı bir gerçek! Konuşmayı yapan serbest… Mahkeme karar verdi, suç unsuru yok dedi ve konuşmacı beraat etti. Ama o sözleri haber yapan Ozan parmaklıklar arkasında! Suç oluşturmayan bir açıklamanın haberini yapmak, suç sayıldı! Adalet bunun neresinde? Hukuk bunun neresinde? Bu günler geçecek! Bu karanlık dağılacak! Hiç kimse enseyi karartmasın! Demokrasi kazanacak, hakikat kazanacak, gazetecilik kazanacak!" Basın Örgütlerinin Talepleri Açıklama, basın meslek örgütlerinin ortak taleplerinin okunmasıyla sona erdi: "Unutmayacağız… Özgür basın yoksa özgür toplum yoktur! Tutuklu meslektaşlarımızı serbest bırakın. Haberin üzerindeki yargı sopasını geri çekin. Medyada kayyım uygulamalarına son verin. Hukuksuz erişim uygulamalarını sonlandırın. Kamu ilanlarını, adil ve eşit dağıtın. Anayasamızla güvence altına alınmış olan basın özgürlüğünü ortadan kaldıran saldırılardan vazgeçin." Açıklama sonunda Bursa Milletvekili Hasan Öztürk ve Bursa Baro Başkanı Av. Yener Poroy da basın özgürlüğü mücadelesinde gazetecilere destek verirken, halkın haber alma hakkının önündeki engellerin kaldırılması taleplerini de dile getirdiler.

Osmangazi’de kitap ve edebiyat dolu günler sona erdi Haber

Osmangazi’de kitap ve edebiyat dolu günler sona erdi

Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’ın da katıldığı final gününde Serhan Asker, Bahar Eriş ve Mustafa Kara söyleşileriyle Osmangazi Meydanı’nda kitapseverlerle buluşurken, program imza etkinlikleriyle devam etti. Kültür ve edebiyatı kentin farklı kesimleriyle buluşturan 2. Osmangazi Kitap Günleri, son gününde de söyleşilerden imza buluşmalarına uzanan programıyla ziyaretçilerini ağırladı. Gün boyunca gerçekleştirilen etkinliklerde edebiyattan kültüre, insanın düşünce dünyasından çocukların gelişimine kadar pek çok konu ele alındı. Alanı dolduran kitapseverler, konukların paylaşımlarını dinleme ve merak ettikleri sorulara yanıt bulma fırsatı yakaladı. “KENTLERİN RUHUNU EN İYİ KUCAKLAYAN ETKİNLİKLER KİTAP FUARLARIDIR” Programın konuklarından Serhan Asker, samimi anlatımı ve içten sohbetiyle dinleyicilere keyifli anlar yaşattı. Söyleşide yaşamından ve meslek hayatından önemli kesitler paylaşan Asker, gazetecilik deneyimlerini ve karşılaştığı ilginç anıları katılımcılara aktardı. Kendisine yöneltilen soruları yanıtlayarak dinleyicilerle karşılıklı sohbet eden Asker, programın ardından kitaplarını imzaladı. Kitap fuarlarının kentlerin kültürel yaşamına önemli katkılar sunduğunu belirten Serhan Asker, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Kentlerin dokusunu ve ruhunu en iyi kucaklayan etkinliklerin kitap fuarları olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle her kentte düzenlenen kitap fuarlarını çok önemsiyorum. İki hafta boyunca Osmangazi’de edebiyatçılar ve kitapseverler bir araya gelerek edebiyatı, sanatı ve kültürü konuşuyor. Burada başlayan sohbetlerin kahvelere, evlere ve kentin farklı noktalarına yayılması, şehrin ruhunu daha da güçlendiriyor. Bu güzel organizasyonun ikincisinden üçüncüsüne, yüzüncüsüne kadar devam etmesini diliyorum.” “OKUDUKLARIMIZ ÜZERİNDEN KONUŞMAK ÇOK DEĞERLİ” Eğitimci ve yazar Bahar Eriş, “Düşleyen, Düşünen, Düşünce Kalkan Çocuklar” başlıklı söyleşisinde çocukların düşünme, öğrenme ve hayal kurma süreçlerini odağına aldı. Çocukların potansiyellerini ortaya çıkarmada aile ve eğitim ortamının önemine değinen Eriş, katılımcılara farklı bakış açıları sundu. Kitap okumanın yanı sıra okunanlar üzerine konuşmanın ve karşılıklı düşünmenin büyük önem taşıdığını söyleyen Bahar Eriş, “Bugün burada bir seminer yaptık; ebeveynlerle ve eğitmenlerle bir araya geldik. Düşünen çocuklar, düşleyen çocuklar ve düşünce kalkan çocuklar konusunu konuştuk. Düşünen çocuklar deyince bunun kitap okumakla da çok yakın bir bağlantısı var. Sadece kitap okumak yetmiyor; okuduklarımız üzerinden konuşmak, birbirimizle tartışmak, karşılıklı düşünmek çok değerli. Bu etkinliği düzenlediği için Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum. Burada olmaktan büyük mutluluk duyduk. Devamının gelmesini diliyorum” diye konuştu. “KİTAPLAR İNSANLARA UNUTTUKLARINI HATIRLATIYOR” Günün bir diğer buluşmasında Mustafa Kara ise “İnsan, Kitap, Kültür” başlıklı söyleşisiyle kitapseverlerin karşısına çıktı. İnsan ile kitap arasındaki bağı kültür ekseninde değerlendiren Kara, okumanın ve düşünsel birikimin toplumların kültürel hayatındaki yerine ilişkin görüşlerini paylaştı. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği program, imza buluşmasıyla tamamlandı. Kitapların insanlara unuttuklarını hatırlattığını ve dostlukların yolunu açtığını söyleyen Mustafa Kara, “Osmangazi Belediyemizin tertiplediği kitap fuarında kitapla ve insanla ilgili düşüncelerimi dostlarımıza aktardım. Kitapların insanlara unuttuklarını hatırlattığını, dostlukların yolunu açtığını özet bir şekilde anlatmaya çalıştım. Dünya klasikleri dediğimiz büyük eserlerin düşünce dünyamıza olan katkılarına temas ettim. Bu fuarı planlayan, düşünen, başta Belediye Başkanımız olmak üzere herkese müteşekkiriz. Özellikle Osmangazi Belediyemizin bu sene 700. yıl vesilesiyle Şemseddin Ulusoy’un Bursa kültürüyle ilgili eserlerini yayımlaması dolayısıyla Başkanımıza özellikle teşekkür ederim” dedi. Program sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, etkinliğe katkı sunan Serhan Asker, Bahar Eriş ve Mustafa Kara’ya günün anısına teşekkür hediyesi takdiminde bulundu.

Bursa Nilüfer'de Müşterek Mekan’da bağımsızlık ve Cumhuriyet söyleşisi Haber

Bursa Nilüfer'de Müşterek Mekan’da bağımsızlık ve Cumhuriyet söyleşisi

Nilüfer Belediyesi ev sahipliğinde Üç Fidan Gençlik Parkı’nda düzenlenen Müşterek Mekan Buluşmaları kapsamında “Bağımsızlık Yolunda Bir Ulusun Onurlu Mücadelesi” söyleşisi gerçekleştirildi. Moderatörlüğünü Orhan Şener Deliormanlı’nın üstlendiği etkinlikte, gazeteci-yazar Özlem Özdemir ile gazeteci Ünsal Ünlü, bağımsızlık mücadelesini tarih ve gazetecilik perspektifinden değerlendirdi. Söyleşiye, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile eşi Nuray Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman ve vatandaşlar katıldı. Özlem Özdemir konuşmasında, 30 Ağustos’un bağımsızlığın elde edilmesinin son adımı olduğunu dile getirdi. Özdemir, işgale karşı kadını ve erkeğiyle tek yürek olan Anadolu halkının kenetlendiğine dikkat çekerek, Türk kadınının mücadeledeki rolünün kritik önem taşıdığını vurguladı. Özdemir, “30 Ağustos, bağımsızlık demek, özgürlük demek, dimdik ayakta durmak demek. Yani bağımsızlık dilenilmez, elde edilir, inat edilir, kazanılır, savaşılır” dedi. Atatürk’ün tüm kararlarını kişisel menfaatlerden uzak, tamamen vatan ve millet için aldığını belirten Özdemir, onun askeri zekâsı ve vatan sevgisinin eşsiz olduğunu ifade etti. “ATATÜRK ÖZGÜVEN AŞILIYOR” Gazeteci Ünsal Ünlü ise Zafer’in ilk günden itibaren planlanan bir inancın sonucu olduğunu ve Cumhuriyet’in süreç ve sonuç bakımından bir kadın devrimi sayılması gerektiğini belirtti. Hayatının büyük bölümünü cephede geçiren Atatürk’ün “Savaş, vatanın zaruri hayatı söz konusu değilse bir cinayettir” sözünü hatırlatan Ünlü, liderlik anlayışına da değindi. Atatürk’ün cephe ziyaretlerinde kararları alırken komutanlarla uzun uzun istişare ettiğini ve emirleri onların kendi imzalarıyla yayımlatmasını sağladığını belirten Ünlü şöyle konuştu: “Burada insanlara özgüven aşılıyor. Yani sadece ben yapmadım, sen de yaptın diyor. ‘Bu bir kişinin zaferi değildir’ der. Sıkça söyler. Bu bir kişinin zaferi değil. Bir milletin zaferi. Çünkü biz hep beraber yaptık bu işi.” Söyleşinin moderatörü Orhan Şener Deliormanlı ise Atatürk’ün psikolojik dayanıklılığa sahip olduğuna dikkat çekti. Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, söyleşinin sonunda konuşmacılara teşekkür ederek hediye takdim etti.

Osmangazi Medya Akademisi kapılarını açtı Haber

Osmangazi Medya Akademisi kapılarını açtı

Medya sektörünün ihtiyaç duyduğu nitelikli insan kaynağının yetişmesine katkı sunmayı hedefleyen Osmangazi Belediyesi, Medya Akademisi ile katılımcılara mesleğin farklı alanlarını yakından tanıma fırsatı sundu. Beş gün boyunca devam eden ilk hafta eğitimlerinde sunuculuk ve spikerlikten haber yazım teknikleri ile editörlüğe, görüntü teknikleri ve kameramanlıktan kurgu tekniklerine, yaratıcı yazarlıktan temel fotoğrafçılığa kadar geniş bir yelpazede eğitimler gerçekleştirildi. Sunuculuk ve spikerlik ile görüntü teknikleri ve kameramanlık eğitimleriyle başlayan akademi, hafta boyunca farklı uzmanlık alanlarıyla devam etti. Katılımcılar, haberin hazırlanma süreci, doğru ve etkili metin oluşturma, kamera kullanımı, görüntü dili, yaratıcı düşüncenin yazıya aktarılması, kurgu teknikleri konularında kapsamlı bilgiler edindi. Temel fotoğrafçılık ve sunuculuk eğitimleriyle tamamlanan haftada, akademi öğrencileri medyanın hem kamera önü hem de kamera arkasındaki süreçlerini farklı yönleriyle keşfetti. “Bu Çalışmanın Bir Parçası Olduğum İçin Çok Mutluyum” Haber yazım teknikleri ve editörlük eğitmeni Mehmet Ali Ekmekçi, Osmangazi Medya Akademisi’nin önemli bir çalışma olduğunu belirterek sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Burada belki doğrudan gazeteci yetiştirmiyoruz ancak gazetecilik mesleğinin inceliklerini doğru şekilde aktarmak, katılımcıların bu bilgileri doğru isimlerden dinlemesini sağlamak onlar açısından büyük bir fırsat. Belki doğru bildikleri bazı yanlışları da buradaki eğitimler sayesinde değiştirme imkanı buluyorlar. Bu nedenle burada olmak çok önemli.” Kurgu teknikleri eğitmeni Bahadır Erel, eğitim programının özellikle medya sektörüne ilgi duyan katılımcılar açısından verimli geçtiğini ifade ederek, “Bence çok yararlı oldu. Genç arkadaşlarla ve sektörle ilgilenen kişilerle tecrübelerimizi paylaşma fırsatı bulduk. Giriş seviyesinde kurgu teknikleri hakkında bilgiler verdik. Onlara biraz olsun yol gösterebildiysek ne mutlu bizlere. Bu etkinlikte emeği geçen tüm arkadaşlarımıza ve Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkürlerimizi iletiyoruz” dedi. Yaratıcı yazarlık eğitmeni Gamze Aydın da eğitimin öğrencilerin düşünce dünyasına önemli katkılar sunduğunu belirterek, “Öğrencilerimizin hayal dünyaları oldukça genişliyor. Hayata bakış açıları tamamen farklı bir boyut kazanıyor ve onları bu şekilde geleceğe hazırlamış oluyoruz. Kendi geleceklerini kendileri keşfediyor, kendi hikayelerini kendileri yazıyorlar” diye konuştu. “Umarım Bu Akademiden Çok İyi Gazeteciler Çıkar” Haber yazım teknikleri ve editörlük eğitmeni Barış Yalım, bu tür eğitim çalışmalarının yaygınlaşmasının önemine dikkat çekerek, “Osmangazi Belediyesi’ni bu yönde kutluyorum. Çok güzel bir eğitim programı hazırlanmış. Günümüzde gençlerimizin bu tür olanaklara ulaşabilmesi oldukça zor. Osmangazi Belediyesi bunu çok güzel bir şekilde organize etmiş. Çok güzel bir mekanda, çok güzel bir ortamdayız. Gençlerle interaktif bir iletişim kuruyor, onlara gerekli bilgileri aktarıyoruz. Umarım bu akademiden çok iyi gazeteciler çıkar” ifadelerini kullandı. Görüntü teknikleri ve kameramanlık eğitmeni Kürşad Kapıcıoğlu, akademide gerçekleştirilen eğitimin katılımcı ve verimli geçtiğini belirterek, “İnteraktif ve verimli bir eğitim olduğunu düşünüyorum. Bu tür etkinliklerin devamını diliyorum. Umarım kursiyer arkadaşlarımıza faydalı olabilmişizdir. Sanırım şehrimizde ilk kez böyle bir program düzenleniyor. Bunun bir parçası olmaktan dolayı çok mutluyum” açıklamalarında bulundu. “Mesleğimiz Adına Umut Verici Bir Girişim” Sunuculuk ve spikerlik eğitmeni Güzin Abraş da, Osmangazi Medya Akademisi’nin mesleki bilgi ve deneyimin gençlerle buluşması açısından önemli bir girişim olduğunu ifade ederek, “Mesleğimiz adına umut verici bir girişim. Bu alanda doğru bilinen pek çok yanlış var. Yapılması gerekenleri anlatma fırsatı bulmak çok güzel. Osmangazi Belediyesi bizlere hem deneyimlerimizi hem de bilgilerimizi paylaşma imkanı sundu. Genç insanlarla, bu mesleğe ilgi duyan kişilerle bir arada olmak ve onların heyecanına tanık olmak gerçekten çok keyif verici” diye konuştu. Temel fotoğrafçılık eğitmeni Serpil Savaş, eğitim kapsamında fotoğrafçılığın temel noktalarını katılımcılarla paylaştıklarını belirterek, “Biz burada fotoğrafın alfabesini arkadaşlarımızla konuşmaya çalıştık. Böyle bir programın hayata geçirilmesi gerçekten çok örnek ve gerekli bir çalışmaydı. Bu düşünceyi ortaya koyan ve hayata geçiren herkese çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. Akademiye katılan gençler ise eğitimlerin beklentilerinin üzerinde, kapsamlı ve verimli geçtiğini belirterek programdan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Medya Dünyasına Donanımlı Bir Adım İlk haftası tamamlanan Osmangazi Medya Akademisi, farklı başlıklarda gerçekleştirilecek eğitimlerle katılımcıların mesleki gelişimlerine katkı sunmayı sürdürecek. Gençlerin medya dünyasını daha yakından tanımalarına, yeteneklerini keşfetmelerine ve geleceğe daha donanımlı hazırlanmalarına olanak sağlayan akademi, eğitim ile deneyimi aynı çatı altında buluşturmaya devam edecek.

Bursa’da Yıldırım Ticaret MTAL, öğrencileri geleceğin mesleklerine hazırlıyor Haber

Bursa’da Yıldırım Ticaret MTAL, öğrencileri geleceğin mesleklerine hazırlıyor

Bursa’da mesleki ve teknik eğitimin önemli merkezlerinden biri olan Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencilerini yalnızca akademik bilgilerle değil, gerçek iş hayatına hazırlayan uygulamalı eğitim modeliyle geleceğe taşıyor. Radyo ve Televizyon, Gazetecilik, Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı, Bilişim Teknolojileri, Pazarlama ve Perakende ile Muhasebe ve Finansman alanlarında eğitim veren okul; teknolojik altyapısı, nitelikli eğitim kadrosu ve sektör iş birlikleriyle dikkat çekiyor. ÖĞRENCİLERE AVRUPA’DA EĞİTİM VE STAJ İMKÂNI Uluslararası çalışmalarıyla da öne çıkan Yıldırım Ticaret MTAL, Ulusal Ajans destekli Erasmus+ projeleri kapsamında Fransa, Polonya, Finlandiya, Almanya, İspanya ve Avusturya gibi ülkelerde yürütülen çalışmalarda aktif rol alıyor. Projeler sayesinde öğrenciler yurt dışında mesleki eğitim ve staj deneyimi kazanırken, farklı kültürleri tanıma, yabancı dil becerilerini geliştirme ve uluslararası çalışma ortamlarını görme fırsatı yakalıyor. Okulun Bilişim Teknolojileri Alanı, robotik, yazılım, kodlama ve otonom sistemler alanındaki çalışmalarıyla ulusal ve uluslararası yarışmalarda önemli dereceler elde ediyor. Çekya’da düzenlenen RoboPlzen 2026 Uluslararası Robot Yarışması’nda geliştirilen “Altay” isimli otonom robot, “En Hızlı Otonom Araç” kategorisinde dünya ikinciliği, genel klasmanda ise dünya üçüncülüğü başarısı kazandı. Antalya’da düzenlenen 18. Uluslararası MEB Robot Yarışması’nda “SONIC2” isimli robotla Türkiye dördüncülüğü elde eden okul ekibi, ROBOBURSA Liselerarası Robot Yarışması’nda da Bursa şampiyonu olarak Türkiye’yi uluslararası arenada temsil etme hakkı kazandı. ÖĞRENCİLER MEDYA SEKTÖRÜNÜ UYGULAYARAK ÖĞRENİYOR Gazetecilik Alanı öğrencileri, okul bünyesinde yayın yapan Habercimiz.net haber sitesi aracılığıyla muhabirlik, röportaj, fotoğrafçılık, kameramanlık ve içerik üretimi alanlarında deneyim kazanıyor. Podcast Arası platformunda hazırladıkları yayınlarla farklı konularda içerikler üreten öğrenciler, 12 Punto dergisi, okul gazeteleri ve duvar gazetelerinde yayımlanan haber ve röportajlarla mesleki becerilerini geliştiriyor. Radyo ve Televizyon Alanı öğrencileri ise gelişmiş stüdyo imkânlarıyla televizyon programları, kısa filmler, tanıtım filmleri ve radyo yayınları hazırlıyor. Senaryo yazımından kamera kullanımına, çekimden kurguya kadar tüm süreçleri uygulamalı olarak öğrenen öğrenciler, çeşitli kamu kurumları ve özel sektör projelerinde de görev alıyor. SEKTÖRLE İÇ İÇE EĞİTİM MODELİ Halkla İlişkiler ve Organizasyon Hizmetleri Alanı öğrencileri; kurumsal iletişim, etkinlik yönetimi ve sosyal sorumluluk projelerinde deneyim kazanıyor. Bursa Halkla İlişkiler Derneği tarafından düzenlenen ödül organizasyonlarında elde edilen başarıların yanı sıra çeşitli sosyal sorumluluk projeleriyle öğrencilerin mesleki gelişimi destekleniyor. Pazarlama ve Perakende Alanı öğrencileri kermes, satış organizasyonları ve sektör ziyaretleriyle gerçek ticaret ortamını deneyimlerken, Büro Yönetimi ve Yönetici Asistanlığı Alanı öğrencileri dijital ofis sistemleri, kurumsal iletişim ve protokol uygulamaları konusunda eğitim alıyor. Muhasebe ve Finansman Alanı öğrencileri ise güncel muhasebe yazılımları, finansal okuryazarlık ve işletme yönetimi alanlarında eğitim görerek sektör profesyonelleriyle bir araya geliyor. Yıldırım Ticaret MTAL, öğrencilerin fiziksel ve sosyal gelişimine de önem veriyor. Judo, tekvando, voleybol, muay thai, kick boks, halter, güreş, atletizm ve futbol gibi birçok branşta öğrencilerin sportif faaliyetlere katılımı destekleniyor. Kültür gezileri, müze ziyaretleri, huzurevi ve hayvan barınağı ziyaretleri ile teknik inceleme programları da öğrencilerin sosyal sorumluluk bilincini ve kültürel birikimini artırıyor. Uluslararası projeleri, teknoloji alanındaki başarıları, medya uygulamaları, güçlü sektör bağlantıları ve sosyal faaliyetleriyle Yıldırım Ticaret Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, öğrencilerini yalnızca bugünün değil geleceğin iş dünyasına hazırlamaya devam ediyor.

Yılın yazarı Sennur Sezer’i çalışma arkadaşları anlattı Haber

Yılın yazarı Sennur Sezer’i çalışma arkadaşları anlattı

Nilüfer Belediyesi tarafından 2026 yılına adanan şair ve gazeteci Sennur Sezer anısına, “Gazetecilik ve Kamusal Söz” başlıklı söyleşi gerçekleştirildi. Etkinlikte çalışma arkadaşları gazeteci ve yazarlar Nuray Sancar, Fatih Polat ve İsmail Afacan; Sezer’in edebi kişiliğini ve toplumsal mücadeleyle geçen gazetecilik yıllarını dinleyicilerle paylaştı. Programda konuşan Nuray Sancar, Sezer’in “kamu” kelimesini doğrudan “halk” olarak gördüğünü söyledi. Onun sanatı evinin mutfağındaki ocak başında ürettiğini, tersane işçiliğinden gelen köklerini hiç unutmadığını anlatan Sancar, her zaman 1 Mayıs meydanlarında, grev çadırlarında işçilerin yanında saf tuttuğunu vurguladı. Fatih Polat, Sennur Sezer’i dünya edebiyatının önemli ismi Charles Dickens’a benzetti. İki ismin de işçilikten gelmelerinin eserlerine ve bakış açılarına yansıdığını aktaran Polat, “İşçilerin hayatını dışarıdan bir gözle değil, içeriden yaşayarak yazdı. O, kadın gazeteciler için çok güçlü bir rol modeldi” diye konuştu. İsmail Afacan ise Sezer’in gazetecilik hayatı ile ilgili konuştu. Yazarın gölge editör olarak genç muhabirleri nasıl yetiştirdiğine değinen Afacan, Türkçe’nin doğru kullanımı konusundaki titizliğine dikkat çekti. Onun “işçi kültürü” sayfasının oluşması gerektiğine inandığını aktaran Afacan, “İşçilerin, emekçilerin anlayabileceği dille kültür sanat sayfası tarif ediyordu. Yazdığı tüm yazılarda en geniş kitleye seslenen sanatı estetik değerlerinden ayırmadan dil ve üslup geliştirdi ve anlattı” dedi. Dinleyenlerin de katkılarıyla zenginleşen söyleşinin sonunda Nilüfer Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürü Erkan Günhan, konuşmacılara teşekkür etti.

Bursaspor’un yükseliş hikayesi Osmangazi’de konuşuldu Haber

Bursaspor’un yükseliş hikayesi Osmangazi’de konuşuldu

Osmangazi Belediyesi tarafından düzenlenen “Medya Buluşmaları” programının konuğu, Bursa basınının deneyimli ismi Serkan Yetişmişoğlu oldu. Gençlik ve Girişimcilik Merkezi’nde Sevda Kurul’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen söyleşide, gazetecilik mesleğinin dönüşümü ve Bursaspor Kulübü’nün son yıllarda elde ettiği başarılar eşliğindeki yükseliş sürecine dikkat çekildi. 1 Haziran 1963’te kurulan ve kuruluşunun 63’üncü yılını kutlayan Bursaspor Kulübü’nün, tarihe altın harflerle kazıdığı Süper Lig şampiyonluğuna değinen Yetişmişoğlu, o dönemin kadro yapılanmasını ve takım ruhunu anlattı. “Bize Bir Ömür Gibi Geldi” Bursaspor’un genç ve potansiyelli oyuncularla tecrübeli isimleri bir araya getirdiğini kaydeden Yetişmişoğlu “Volkan Şen, Sercan Yıldırım gibi genç ve potansiyelli oyuncularla, Ömer Erdoğan, Ali Tandoğan, Hüseyin Cimşir gibi tecrübeli ama başarıya aç oyuncuların bir araya gelmesiyle oluşan bir karma vardı. Sıfır bonservis, hiç para verilmeden bir takım kuruldu. Yabancı oyuncular da çok tanınan isimler değildi, burada iyi bir harmanlama oluşturuldu. Ertuğrul Sağlam’ın teknik anlamdaki başarısı, başkan İbrahim Yazıcı’nın dokunuşları, Bursaspor taraftarının da takımına sahip çıkmasıyla son haftaya gelindi. Diğer maçın bitmesi için beklenen süre, teyzelerimizin okuduğu dualar, bize bir ömür gibi geldi. Bursaspor kazandı ve şampiyonluk geldi.” diye konuştu. “Enes Çelik ve Arkadaşları Bir Tarih Yazıyor” Bugün gelinen noktada elde edilen son iki şampiyonluk ile birlikte Süper Lig’e dönüş sürecinde önemli adımlar atıldığına işaret eden Yetişmişoğlu, kulübün yeniden evine döneceğini vurguladı. Bu kapsamda Bursaspor Kulübü yönetimini de tebrik eden Yetişmişoğlu, şöyle devam etti; “Başkan Enes Çelik ve ekibinin takımı bu sene şampiyon yapıp, toplamda 8 sezon sonra Bursaspor’un gerçek evi olan Süper Lig’e dönmesini düşünenlerdenim. Bursaspor’da 2024 yılında göreve seçilen Enes Çelik ve arkadaşları bir tarih yazıyor. Bursaspor, şampiyonluk yarışında hiç kenetlenmediği kadar kenetlendi. Yönetim, teknik heyet, futbolcular, taraftar ve yerel medya, bu bir zincirdir. 5’li bir zincir. Taraftar, Süper Lig’e dönme yolunda bir istasyonu daha geçti diye seviniyor. O istasyonlar bitecek ve siz yeniden evinize döneceksiniz, bu bir yolculuk. Bursaspor’un Süper Lig’e dönmesi de camiayı kesmeyecek, Başkan Enes Çelik de söyledi, ‘Avrupa’ya oynamayan bir takımın başkanı olmayı kabul edemem’ dedi ki, kongre üyelerine dönüp ‘Siz de kabul edemezsiniz’ dedi. Bu çıtayı en yukarı koyma durumu, bundan sonra geri dönüş yok, hep ileri. Bursaspor, Süper Lig’in en olmazsa olmazı ve hala Süper Lig tarihinin 8 senedir olmamasına rağmen genel puan durumunda ilk 5’te yer alıyor.” Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği söyleşide, genç gazeteci adaylarına da tavsiyelerde bulunan Serkan Yetişmişoğlu, önemli olanın mesleği sevmek olduğunu dile getirerek, yabancı dil ile birlikte pek çok alandaki uzmanlığın, gazeteci adaylarını meslekte bir adım öne taşıdığını ifade etti. Söyleşinin sonunda Osmangazi Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Süleyman Çavlı tarafından Serkan Yetişmişoğlu’na plaket takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.