Hava Durumu

#Gastronomi

- Gastronomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Gastronomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'nın asırlık lezzetleri aynı sofrada buluştu Haber

Bursa'nın asırlık lezzetleri aynı sofrada buluştu

Cumhurbaşkanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından projelendirilen ve 21-27 Mayıs tarihlerinde düzenlenen ‘Türk Mutfağı Haftası’, Bursa’da da önemli bir programla kutlandı. Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’ndeki etkinliğe, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba‘ya vekaleten Osman Şahin, İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer, Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz ve gastronomi sektörünün temsilcileri katıldı. Program, moderatörlüğünü Öğretim Görevlisi Fatih Yıldırım’ın yaptığı ‘Osmanlı Saray Mutfak Kültürü’ söyleşisiyle başladı. Öğretim Görevlisi Erdoğan Bozan ‘Osmanlı mutfağının kültürü ve bölümleri’, Şef Alparslan Bayrak ‘Osmanlı yemeklerinin otel menülerinde kullanılması’, Şef Tarık Nimet Kahriman ‘Osmanlı dönemi yemek çeşitleri’ başlıklarında bilgi paylaşımında bulundu. Daha sonra Şef Dr. Aysel Gürel yönetiminde sahne alan ‘Gastromüzik Korosu’, seslendirdikleri eserlerle büyük beğeni topladı. Ödüllü Bursa lezzetleri bilgi yarışmasında ise katılımcılar keyifli bir vakit geçirdi. Şef Şükran Kaymak ve Şef Barış Uysal tarafından Bursa mutfağına özgü geleneksel tarifler ise uygulamalı olarak tanıtıldı. Program kapsamında Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri de katılımcılara ikram edildi. Etkinliğin açılış töreninde konuşan Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Türk mutfak kültürünün ana merkezlerinden birinin de Bursa olduğuna söyledi. Bursa’nın mutfak kültürünü yaşatan müstesna şehirlerin başında geldiğini belirten Vali Ayyıldız, “Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmış Bursa’nın mutfağı, yalnızca damaklara hitap eden bir lezzet çeşitliliği değildir. Aynı zamanda köklü bir medeniyet anlayışının da sofradaki tezahürüdür. Geleneksel tariflerimizin kayıt altına alınması ve genç kuşakların bu mirasa sahip çıkması, kültürel devamlılık açısından son derece kıymetlidir” dedi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Osman Şahin ise, zengin bir medeniyet coğrafyasına sahip olan Bursa’nın muazzam bir mutfak kültürünü de barındırdığını ifade etti. Düzenlenen programla bu mirası korumayı ve dünyaya hakkıyla tanıtmayı amaçladıklarını dile getiren Şahin, lezzet ve kültür yolculuğunun Bursa’ya, turizme ve esnafa hayırlı olmasını diledi. Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz da Bursa’nın Türk mutfak kültürünü en iyi temsil eden şehirlerden birisi olduğunu söyledi. Bursa mutfağının Osmanlı saray kültürünün inceliğini, Anadolu’nun bereketini ve Balkan coğrafyasının zenginliğini aynı sofrada buluşturduğunu belirten Yılmaz, geçmişten geleceğe uzanan bir kültür hazinesine sahip olduklarının altını çizdi.

7 bölgenin 7 pilavı Bursa İnegöl'de tanıtıldı Haber

7 bölgenin 7 pilavı Bursa İnegöl'de tanıtıldı

Anadolu’nun binlerce yıllık zengin mutfak kültürünü ön plana çıkaran Türk Mutfağı Haftası, bu yıl beşinci kez ülke kutlanıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın öncülüğünde gerçekleşen hafta, Bursa’da Valilik himayesinde Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü koordinasyonuyla gerçekleştiriliyor. Bursa merkez ve ilçeleri kapsayan 1 haftalık programların açılışı, gastronomide son yıllarda artan değeriyle İnegöl’de gerçekleştirildi. İnegöl Belediyesi ev sahipliğinde Gastro İnegöl organizasyonuyla yapılan “Bir Sofrada 7 Miras, 7 Bölge, 7 Pilav” etkinliği, İnegöl ve Bursa protokolünün katılımıyla gerçekleştirildi. 7 BÖLGENİN 7 PİLAVI TANITILDI Her yıl farklı bir temayla gerçekleştirilen organizasyon Anadolu’nun binlerce yıllık mutfak hafızasını geleceğe taşıyan çok önemli bir kültür hareketi olarak dikkat çekerken, İnegöl’de yapılan etkinliğe vatandaşların ilgisi de yoğun oldu. Türk mutfağının köklü mirasını tanıtmak ve yöresel lezzetleri ön plana çıkarmak amacıyla düzenlenen organizasyonda Gastro İnegöl tarafından 7 bölgeye ait 7 pilav çeşidinin tanıtımı yapıldı. Marmara Bölgesini İnegöl’ün coğrafi işaretli ürünü İnegöl Mişorizi temsil ederken, Karadeniz Bölgesini temsilen Hamsili Pilav, İç Anadolu Bölgesini temsilen Ankara Tava, Ege Bölgesini temsilen Enginarlı Pilav, Güney Doğu Anadolu bölgesini temsilen Frik Pilavı, Doğu Anadolu bölgesini temsilen Perde Pilavı ve Akdeniz Bölgesini temsilen Akdeniz Pilavı konuklara ikram edilerek beğenilerine sunuldu. İNEGÖL GASTRONOMİSİNE İNEGÖL BELEDİYESİ İMZASI Sofra kültürünün toplum hayatındaki yeri ve gastronominin turizm açısından taşıdığı önemin vurgulandığı organizasyonun açılışında konuşan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, “Bu yıl Bir Sofrada Yedi Miras, Yedi Bölge, Yedi Pilav temasıyla Türk Mutfağı Haftamızı kutluyoruz. İnegöl Belediyemizin de gastronomi odağında yaptığı çalışmalar var. Gastronomi dünyada giderek önem kazanıyor. Ve buradan çok ciddi paylar elde edilen bir alan. Bir turizm alanı. Biz de bunu geçtiğimiz dönemde paydaşlarımızla çalışırken, İnegöl zaten bu anlamda İnegöl Köftesiyle gastronomiyi gerçekleştiriyor. Ancak İnegöl Köftesinden daha fazlası diyerek yola çıktık. Kültürel tüm değerler toplanmaya başlandı. Arkadaşlarımız geleneksel yemeklerin tariflerini topladılar. 200’ün üzerinde yöresel lezzetimiz olduğunu gördük. Bu lezzetleri de kurduğumuz bu tesiste vatandaşlarımıza tadımlatmaya başladık. Zamanla yerel halkımızda ve kısmen bölgesel olarak bilinirlikler oluştuğunu görüyoruz. Artık tur otobüslerinin şehre geldiğini görmeye başladık. Zaten köftecilerimize geliyordu bu turlar, artık daha fazlasını da bulabiliyorlar. Ben bu çalışmalarda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi. BİZİM KÜLTÜRÜMÜZDE SOFRA, SADECE YEMEK YENEN YER DEĞİL Konuşmasında kültümüzdeki yemek ve sofranın önemine de değinen Başkan Taban, şöyle devam etti: “Bizim kültürümüzde sofra sadece yemek yenilen yer değil. Büyüklerimiz bizlere sofrada olacaksınız derlerdi. O sofrada buluşmak sadece yemek yemek değildi. Sofrada günün özeti yaşanıyor, bir iletişim sağlanıyor. Birlik beraberlik ruhu o sofradan doğuyor. Dolayısıyla bugün ailenin birlik ve beraberliği o sofranın etrafında şekillenmiş oluyor.” “Türk Mutfağı da aynı şekilde bir medeniyetin ürünü. Orta Asya’dan Anadolu’ya uzanan yolculukta farklı kültürlerle zenginleşmiş, yüzyıllar boyunca da gelişmiş ve bugün dünyanın en güçlü mutfaklarından biri haline gelmiştir. Biz de bugün Türk Mutfağı Haftasında buluşmuş olduk. Bu organizasyonda bizleri yalnız bırakmadığınız için teşekkür ediyorum.” BİZİM SOFRALARIMIZ, HER ŞEYİN BİRLEŞTİĞİ NOKTA Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer ise 21-27 Mayıs tarihleri arasında 5 yıldır Türk Mutfağı Haftasını kutladıklarını hatırlatarak; “Cumhurbaşkanımızın eşi Emine Erdoğan hanımefendinin himayesinde başlayan bir program bu. Bu Türk Mutfağı Haftasında da Bir Sofrada Miras teması öne çıktı. Bizim sofralarımız, her şeyin birleştiği nokta. Gönüllerin bir arada olduğu yer. İnegöl özelinde de zaten Türkiye genelinde bir İnegöl Köftesi markası vardı, Gastro İnegöl ile başka yemeklerin de ortaya çıktığı bir sürece geçildi. Ayrıca bugün görüyoruz ki sanatla mutfağı da birleştirmişler. İnegöl Belediyemize ev sahipliği için teşekkür ediyorum. Katılan herkese teşekkürlerimi sunuyorum” diye konuştu. Son olarak bir konuşma yapan Kaymakam Eren Arslan da “Çok güzel bir programdayız. Bizi geleceğe taşıyacak olan kültürel değerlerimize, kimliğimize sahip çıkmaktır bu etkinlikler. Bu anlamda sofra ve yemek bizde çok kıymetlidir. Bir ekmeğin parçası bile yere düştüğünde onu biz inancımızda, kültürümüzde öper başımızın üzerine koyarız. Yine bütün sorunlarımızı bir sofranın etrafında konuşur, paylaşırız. Bunlar çok kıymetli. Çağın bütün rahatsızlıklarını bu kültürün gidereceğine yürekten inanıyorum. Sayın Emine Erdoğan hanımefendinin başlattığı bu haftanın tüm ülkemizde bir ve beraber kutlanıyor olması da çok kıymetli” ifadelerinde bulundu. Konuşmalar sonrası Gastro İnegöl sunumuyla 7 bölgeye ait 7 pilavın tanıtımları yapıldı. Program sonunda tüm davetlilere ve vatandaşlara pilav ikramları gerçekleştirildi.

Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği'nde Oktay Yılmaz'a güven oyu Haber

Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği'nde Oktay Yılmaz'a güven oyu

Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği’nin 2026 yılı Mayıs ayı olağan meclis toplantısı gerçekleştirildi. Merinos Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplantıya, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın yanı sıra birlik üyesi diğer belediye başkanları ve meclis üyeleri katıldı. Meclis oturumunda yapılan oylamada Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, güven tazeleyerek Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanlığı görevine yeniden seçildi. Toplantıda ayrıca komisyon üyeleri ve encümen üyeleri de belirlendi. Meclis üyelerine teşekkür eden Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Başkanı Oktay Yılmaz, çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Bursa’nın turizm vizyonu hakkında değerlendirmelerde bulunan Başkan Yılmaz, “Şehrimiz kültür turizminden sağlık turizmine, inanç turizminden gastronomiye, kış turizminden doğa sporlarına kadar geniş bir alanda önemli kapasite taşımaktadır. Bursa, artık yalnızca tarihi geçmişiyle öne çıkan bir şehir değildir. Aynı zamanda güçlü altyapısı, ulaşım imkanları, sağlık yatırımları, konaklama kapasitesi ve üretim gücüyle de turizmde büyüme potansiyeli yüksek stratejik bir merkez konumundadır. Körfez ülkeleri başta olmak üzere uluslararası pazarlarda Bursa’ya olan ilginin her geçen gün arttığını görüyoruz” dedi. Birliğin başarılı çalışmalara imza attığını vurgulayan Başkan Yılmaz, “Katıldığımız uluslararası fuarlarda Bursa’yı dünyaya tanıttık. Şehrimizin turizm değerlerini doğrudan sektör temsilcilerine anlatarak Bursa’nın uluslararası pazardaki bilinirliğini güçlendirecek önemli temaslar sağladık. Görüşmelerimiz sayesinde Bursa’nın Körfez ülkeleri açısından önemli bir destinasyon haline gelmesine yönelik güçlü ilişkiler kurduk. Bursa’nın dört mevsime yayılan turizm çeşitliliğini uluslararası sektör temsilcilerine aktarma imkanı bulduk. Birlik olarak temel yaklaşımımız; şehrimizin sahip olduğu tüm değerleri ortak bir vizyon altında, planlı, profesyonel ve sürdürülebilir bir anlayışla dünyaya tanıtmaktır” diye konuştu. YERELDE GÜÇLÜ PROJELER Yerelde hayata geçirilen projelerden bahseden Başkan Oktay Yılmaz, “Emir Sultan Camii, türbesi ve çevresi için dijital rehber hazırladık. Tarihi kent haritaları ve kültür rotaları oluşturarak ziyaretçilerin şehir deneyimini daha nitelikli hale getirmeye yönelik çalışmalar yürüttük. Bursa’nın fethinin 700. yılına özel bir prestij kitabı hazırladık. Orhan Gazi dönemi ve Yeşil imareti anlatan iki özel eserimizle kentimizin tarihi kimliğini kayıt altına alan kalıcı çalışmalara imza attık. Bursa’ya özgü hediyelik eşya çalışmaları gerçekleştirdik. Ayrıca TÖMER Bursa Şubesi iş birliğiyle turizm çalışanlarına yönelik turizm İngilizcesi eğitim desteği sağlayarak insan kaynağımızı güçlendirmeye önem verdik” dedi. PİRİNÇ HAN’A DENEYİM MERKEZİ Başkan Oktay Yılmaz, önümüzdeki dönemin en önemli çalışma başlıklarından birinin Pirinç Han projesi olduğunu belirtti. Yılmaz, “Pirinç Han içerisinde birliğimize tahsis edilen alanlarda başlattığımız çalışmalarla dijital ve interaktif uygulamaların yer aldığı yeni nesil bir deneyim merkezi oluşturuyoruz. Bu projeyle hedefimiz; Bursa’nın tarihini, kültürünü ve turizm potansiyelini çağın iletişim diliyle buluşturmak ve şehrimize yeni bir çekim merkezi kazandırmaktır” ifadelerini kullandı. İŞ BİRLİĞİ MESAJI Başkan Oktay Yılmaz, Bursa’nın turizmi için iş birliği ve ortak aklın önemine dikkat çekti. Yılmaz, “Birlik olarak yerel yönetimlerimizle, kamu kurumlarımızla, üniversitelerimizle, sektör temsilcilerimizle ve turizm paydaşlarımızla birlikte hareket etmeye ve Bursa’yı uluslararası ölçekte güçlü bir marka şehir haline getirmek için var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bursa’nın sahip olduğu potansiyelin daha güçlü şekilde ortaya çıkabilmesinin, güçlü bir iş birliğiyle mümkün olacağını düşünüyoruz. Önümüzdeki dönemde Bursa’nın kültür, sağlık, gastronomi, doğa ve termal turizm alanlarında çok daha güçlü bir konuma ulaşacağına inanıyorum” dedi. Toplantı sonunda birliğin yürüttüğü çalışmalar, planlanan projeler ve kent turizminin geliştirilmesine yönelik gündem maddeleri kapsamlı şekilde değerlendirildi.

“İnegöl’de Şiir” dijital arşivde yerini aldı Haber

“İnegöl’de Şiir” dijital arşivde yerini aldı

Bursa İnegöl Belediyesi’nin dijital yayın arşivi, kentin kültürel hafızasına ışık tutan yeni bir eserle zenginleşti. İnegöllü araştırmacı yazar Turhan Şahin tarafından derlenen “İnegöl’de Şiir” isimli eser, İnegöl Belediyesi katkılarıyla dijital kitaba dönüştürülerek okuyucularla buluştu. 366 sayfalık kapsamlı çalışma, İnegöl’e dair yazılmış şiirleri, İnegöl geçmişi olan şairlerin eserlerini ve öğrenciler ile öğretmenlerin kaleme aldığı dizeleri aynı çatı altında bir araya getiriyor. İnegöl’ün kültürel birikimini, şehir hafızasını ve edebi yönünü şiir aracılığıyla ortaya koyan eser; “İnegöl Şiirleri Seçkisi”, “İnegöl Okul Şiirleri Seçkisi” ve “İnegöl Geçmişi Olan Şairlerden Şiirler Seçkisi” başlıkları altında hazırlanan üç ayrı seçkiden oluşuyor. Şehrin tarihine, sosyal yaşamına, insanına ve manevi iklimine dair izler taşıyan kitap, İnegöl’ün kültürel değerlerini gelecek kuşaklara aktarmayı amaçlıyor. Eser, İnegöl Belediyesi’nin dijital kitap platformu olan www.dijitalkitap.inegol.bel.tr adresinde yayınlanmaya başladı. İNEGÖL TARİH BOYUNCA KÜLTÜRÜYLE, SANATIYLA VE YETİŞTİRDİĞİ DEĞERLERİYLE ÖNE ÇIKTI İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban da yayınlanan eserle ilgili yaptığı açıklamada, kültür ve sanat çalışmalarının şehirlerin kimliğini güçlendiren en önemli unsurlardan biri olduğunu ifade etti. Başkan Taban, İnegöl Belediyesi olarak sadece fiziki yatırımlara değil, şehrin edebi ve kültürel hafızasını yaşatacak çalışmalara da büyük önem verdiklerini belirterek şöyle konuştu: “İnegöl, tarih boyunca kültürüyle, sanatıyla ve yetiştirdiği değerleriyle önemli bir şehir olmuştur. Bizler de İnegöl Belediyesi olarak bu birikimi koruyan, geliştiren ve gelecek kuşaklara aktaran her çalışmayı çok kıymetli buluyoruz. İnegöl’de Şiir isimli bu eser de şehrimizin ruhunu, insanını, geçmişini ve duygularını şiir aracılığıyla anlatan çok değerli bir kültür çalışmasıdır. Araştırmacı yazarımız Turhan Şahin’in büyük emek vererek hazırladığı bu çalışmayı dijital ortama taşıyarak daha geniş kitlelere ulaştırmaktan mutluluk duyuyoruz.” İNEGÖL’ÜN KÜLTÜR, SANAT VE ŞEHİR HAFIZASINA KATKI KOYAN ÇALIŞMALAR İnegöl Belediyesi’nin kültür, sanat ve şehir hafızasına yönelik önemli çalışmaları hayata geçirdiğine de dikkat çeken Başkan Taban, “Özellikle son dönemde şehrimizin türkülerinin derlenmesinden gastronomi alanında yöresel lezzetlerimizin ve asırlık reçetelerin yeniden mutfakla buluşmasına yönelik çalışmalarımıza, İnegöl Şehir Araştırmaları Merkezinin kurularak burada yürütülen çalışmalara, akademik destek uygulamalarına kadar pek çok projeyi hayata geçiriyoruz. Çünkü bir şehrin sadece bugünü değil, geçmişi ve kültürel değerleri de geleceğe taşınmalıdır. İnegöl’ün kültürünü kayıt altına alan, edebiyatını ve sanatını görünür kılan her çalışmayı desteklemeye devam edeceğiz” dedi. Başkan Taban ayrıca, dijital yayıncılık sayesinde İnegöl’e dair eserlerin daha erişilebilir hale geldiğini belirterek tüm vatandaşları dijital kitap arşivini incelemeye de davet etti.

Nilüfer’de Sennur Sezer’in izinde gastronomi yolculuğu Haber

Nilüfer’de Sennur Sezer’in izinde gastronomi yolculuğu

Nilüfer Belediyesi, 2026 yılını adadığı yazar, şair Sennur Sezer’i düzenlediği etkinliklerle anmaya devam ediyor. Bu kapsamda Pancar Deposu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, sosyolog Berken Döner, Sennur Sezer ve gastronomi üzerine bir söyleşi gerçekleştirdi. Ardından katılımcılar, şef Seyfettin Yavuz eşliğinde geleneksel bir yemek olan Anuşabur hazırladılar. Söyleşide Sennur Sezer’i yakından tanıma fırsatı bulduğunu anlatan Berken Döner, yazarın mutfağa olan yaklaşımını anlattı. Sezer’in çok pratik ve iyi bir aşçı olduğunu ifade eden Döner, “Yemeğini de yedim. Hem yemeğin pişirilmesine hem de yemeğe sosyolojik anlamda kafa yormuş birisiydi” dedi. Döner, ‘İstanbul’un Eski İkramları’ kitabının, hem yemeği anlatıp hem de aile mirası reçetelerden faydalanarak yazılan kitaplarının öncüsü ve ilk örneği olduğunu söyledi. Sennur Sezer’in Rum, Ermeni ve Yahudi mutfakları üzerine detaylı inceleme yaptığını dile getiren Döner, sofra geleneklerini anlattı. ANUŞABUR HAZIRLADILAR Söyleşinin ardından mutfak atölyesine geçilerek, Seyfettin Yavuz şefliğinde katılımcılarla birlikte geleneksel bir Ermeni lezzeti olan Anuşabur yapıldı. Hazırlanan tatlının anlamını ve hikayesini anlatan Döner, “Anuş tatlı demek. Yani tatlı bir yemek oluyor. Aşure diyebiliriz. Nohut ve fasulye konulmuyor. Halk diliyle söylersek Ermeni aşuresi aslında. Bayram sofralarında muhakkak ikram edilir” dedi. Etkinlik sonunda, hazırlanan Anuşaburlar katılımcılara ikram edilirken, Seyfettin Döner’e günün anısına hediye verildi.

Nilüfer’de müzik, yemek ve göç hikayeleri harmanlandı Haber

Nilüfer’de müzik, yemek ve göç hikayeleri harmanlandı

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen, Prof. Dr. Özlem Doğuş Varlı’nın kurgusu ve sunumuyla gerçekleşen “Gastroetnomüzikolojik Kaynatmalar” programının bu ayki konukları, araştırmacı Durmuş Durukan ve Zeynep Mısra Türker oldu. Bayram geleneklerinden göç hikayelerine uzanan söyleşide, yemeğin sadece doyurucu bir fiziksel ihtiyaç değil, aynı zamanda kültürel bir bellek ve toplumsal bir ifade biçimi olduğu vurgulandı. Etkinliği, Nilüfer Belediye Meclis Üyesi Demirhan Aslan da takip etti. Söyleşide konuşan Durmuş Durukan, yemek sosyolojisi ve hamur işlerinin toplumsal hayattaki yeri üzerine yaptığı araştırmaları aktardı. Siyaset bilimi, medya ve kültürel çalışmalar alanında eğitimini mutfak sanatlarıyla birleştiren Durukan, Anadolu’da otuza yakın ili gezerek hamur işleri üzerine saha çalışmaları yaptığını belirtti. LEZZETLERE SOSYOLOJİK BAKIŞ Modern gastronomi trendleri ile geleneksel lezzetleri sosyolojik bir pencereden kıyaslayan Durukan, hamur işlerinin ekonomik kriz dönemlerindeki işlevine dikkat çekti. Durukan, “Popüler kültürde füzyon mutfağı veya şatorbiryan gibi lezzetler trend olurken, Kürt böreği gibi geleneksel hamur işleri usta-çırak ilişkisiyle ve 50 yıldır değişmeyen yapısıyla varlığını sürdürüyor. Enflasyonun arttığı dönemlerde insanların hamur işine yöneldiğini görüyoruz. Börek, kapitalizme hizmet eden modern gastronomi mekanların aksine, insanın gündelik öğünlerini daha uygun maliyetle geçiştirmesini sağlıyor ve günü kurtarıyor” ifadelerini kullandı. ÇERKEZ KÜLTÜRÜ VE YEMEKLERİ Çerkez kültürü ve yemekleri üzerine tez çalışmaları yapan Zeynep Mısra Türker ise, Çerkez diasporasının mutfak alışkanlıklarının ardındaki tarihi travmalara değindi. 21 Mayıs 1864 Çerkez Sürgünü’nün toplum üzerindeki derin etkilerini anlatan Türker, sürgün sırasında Karadeniz’de yaşanan büyük can kayıpları nedeniyle Çerkezlerin balık tüketmekten kaçındığını, bunun yerine et ve et ürünleri ağırlıklı bir beslenme rutini geliştirdiklerini ifade etti. Geleneksel “Haluj” yapımının sadece bir mutfak mesaisi olmadığını belirten Türker, “Kadınların bir araya gelerek haluj yapması, aslında diasporada yaşayan bir halkın anavatanla bağlarını canlı tutma çabasıdır. Bu buluşmalar, kimliğin çocuklara ve gençlere aktarıldığı, birlik ve beraberliğin pekiştirildiği çok önemli bir kültürel aktarım alanıdır” dedi. Gastronomi, tarih ve sosyolojinin iç içe geçtiği söyleşi, kültürel dokuya uygun müzik ve yöresel lezzet sunumlarıyla renklendi. Katılımcılara pelür kağıdına sarılı Kürt böreği, Paskalya çöreği ve Antakya kahkesi ikram edilirken; bu kültürel çeşitliliğe Fairouz şarkıları ve “Leylim Ley” ezgileri eşlik etti. Baharın gelişinin gelincik şerbetiyle kutlandığı gece, tomara tavası ikramı ve Çerkez Derneği’nin sunduğu coşkulu müzik ve dans performansıyla sona erdi.

Kayseri pastırması AB'ye girdi Haber

Kayseri pastırması AB'ye girdi

Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Pastırmasının Türkiye’nin AB’den coğrafi işaret tescili alan 46’ncı ürünü olarak listede yerini alması sürecindeki gayretlerinden dolayı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür etti. Gastronomi dalında UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Kreatif Şehirler Ağı Ulusal Listesi’nde yer alan Kayseri’nin zengin mutfak kültürünü dünyaya tanıtma gayretini sürdüren Başkan Büyükkılıç, bu doğrultuda proje ve yatırımlarını sürdürürken, şehrin eşsiz lezzetlerinin uluslararası tescil ve tanınırlığı için de girişimlerde bulunarak gelişmeleri yakından takip ediyor. Bu çerçevede Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Kayseri Pastırmasının Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alan 46’ncı ürün olduğunu duyurdu. Başkan Büyükkılıç, Kayseri’nin, dayanışma içerisinde şehrin değerlerine sahip çıktığını kaydederek, “Zengin mutfağı ile UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Kreatif Şehirler Ağı Ulusal Listesi’nde yer alan Kayseri’mizi şehrin tüm kamu kurum ve kuruluşları, oda ve STK’ları ile dayanışma içerisinde tüm dünyaya tanıtma gayretimiz sürüyor. Bu gayretlerimiz de elhamdülillah meyvelerini veriyor. Kayseri Pastırmamız Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alan 46’ncı ürün oldu” dedi. Büyükkılıç, Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin kentin gastronomi alanındaki atılımına sunduğu katkılara dikkat çekerek, “Büyükşehir Belediyesi olarak Gastronomi Günleri düzenliyor, şehrimizin mutfağını tanıtıyor, Mutfak Sanatları Merkezi’miz ile hem lezzetlerimizin tanıtımını sağlıyor hem de gastronomi eğitimleri veriyoruz. Kadim kent Kayseri’nin her bir köşesinde hem tarih hem de eşsiz lezzetler yer alıyor” ifadelerini kullandı. Kayseri Pastırmasının AB tescil sürecindeki gayretlerinden dolayı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’na teşekkür eden Başkan Büyükkılıç, “Avrupa Birliği tarafından coğrafi işaretle tescillenen 46. ürün olan pastırma ile şehrimizin emeğini, alın terini ve asırlık ustalığını dünyaya bir kez daha gururla duyurduk. Biz Kayseri olarak sadece üretmiyoruz; değerlerimizi koruyor, markalaştırıyor ve bunları geleceğe emin adımlarla taşıyoruz. Bu gururda başta, Tarım ve Orman Bakanı’mız Sayın İbrahim Yumaklı ile TOBB Başkanı’mız Rifat Hisarcıklıoğlu’na, Kayseri Ticaret Odası Başkanı’mız Ömer Gülsoy’a, Kayseri Ticaret Borsası Başkanı’mız Recep Bağlamış’a ve emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu. Kayseri Pastırması, Türkiye’nin AB coğrafi işaret tescilli ürünler listesinde Adana Şalgamının ardından 46’ncı sırada yerini aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.