Hava Durumu

#Florür

- Florür haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Florür haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız ve diş sağlığı uyarısı Haber

Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız ve diş sağlığı uyarısı

Tip 1 diyabet, çocukluk döneminde düzenli takip gerektiren kronik hastalıklar arasında yer alırken, hastalığın ağız ve diş sağlığı üzerindeki olası etkileri de ailelerin dikkat etmesi gereken konular arasında bulunuyor. Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, diyabetli çocuklarda ağız sağlığı takibinin yalnızca bir sorun ortaya çıktığında değil, koruyucu yaklaşımla sürdürülmesi gerektiğini belirtti. DİYABET VE AĞIZ SAĞLIĞI ARASINDA ÇİFT YÖNLÜ İLİŞKİ Kan şekeri kontrolünün yetersiz olduğu dönemlerde ağız kuruluğu ve ağız içi enfeksiyonlara yatkınlık gibi sorunların görülebileceğini belirten Demir, diş eti hastalıklarının da kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilecek faktörler arasında değerlendirildiğini ifade etti. Özellikle glisemik kontrolün yetersiz olduğu veya cerrahi ve invaziv diş işlemlerinin planlandığı durumlarda, çocuğu takip eden hekim ile diş hekiminin iletişim halinde olması gerektiği vurgulandı. FLORÜRLÜ DİŞ MACUNU VE DÜZENLİ KONTROL ÖNEMLİ Tip 1 diyabetli çocuklarda düzenli ağız bakımının önemine dikkat çeken Demir, yaşa uygun florür içeren diş macunuyla günde en az iki kez diş fırçalanmasını önerdi. Çocuğun bireysel çürük riskine göre profesyonel florür uygulamalarının değerlendirilebileceğini belirten Demir, düzenli diş hekimi kontrollerinin çürük ve diş eti problemlerinin erken fark edilmesine yardımcı olduğunu söyledi. Dengeli ve çocuğun bireysel gereksinimlerine uygun beslenmenin hem diyabet yönetimine hem de ağız ve diş sağlığına katkı sağlayabileceği belirtildi. Özellikle ağız kuruluğunun görüldüğü durumlarda yeterli su tüketiminin ağız içindeki nem dengesinin korunmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Demir, diş tedavisi randevularının da çocuğun günlük diyabet rutini, öğün düzeni ve kan şekeri kontrolü dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirtti. Demir, “Glisemik kontrol, tükürük özellikleri, ağız hijyeni, beslenme düzeni ve bireysel diş çürüğü riskinin birlikte değerlendirilmesi ve rutin kontrollerin aksatılmaması” gerektiğini vurguladı.

Toplumun yarısı dişlerini günde 2 kez fırçalamıyor Haber

Toplumun yarısı dişlerini günde 2 kez fırçalamıyor

Dünya Sağlık Örgütü'nün (DSÖ) önerdiği ideal diş fırçalama süresi 2 dakika olmasına rağmen, katılımcıların yalnızca yüzde 12'si bu süreye uyuyor. Bunun yanında toplumun yarısı diş hekimlerinin önerdiği günde iki kez fırçalama rutinini uygulamıyor. Yüzde 30’u dişlerini günde yalnızca bir kez, yüzde 13’ü ise haftada 3-4 kez fırçalıyor. Nüfusun yüzde 6’sı ise dişlerini yalnızca sosyalleşeceği zaman fırçaladığını ifade ediyor. Bu tablo, ağız bakımının düzenli bir sağlık rutini olmaktan ziyade dönemsel bir “sosyal vitrin” davranışına dönüşebildiğini gösteriyor. ÇÜRÜK DİŞLER “ACİL AĞRI” SEVİYESİNE GELENE KADAR ERTELENİYOR Araştırmaya göre toplumun yüzde 25’i, yani her 4 kişiden 1’i, ağzında aktif ve tedavi edilmemiş bir çürükle yaşamını sürdürüyor. Aktif çürüğü bulunan kişilerin yüzde 76’sı son 3 aydır diş hekimine gitmediğini belirtirken, her 5 kişiden 1’i son 2 yıldır diş hekimi koltuğuna hiç oturmadığını ifade ediyor. Veriler, çürüğün çoğu zaman “acil ağrı” seviyesine gelene kadar ertelendiğini gösteriyor. İLK DİŞ HEKİMİ ZİYARETİ ORTALAMA 16 YAŞINDA GERÇEKLEŞİYOR Türkiye'de yetişkinlerin diş hekimiyle ilk tanışma yaşı ortalama 16 olarak öne çıkıyor. Ancak ebeveynler, ağız sağlığı konusunda kendi yaşadıkları gecikmeyi yeni nesilde olumlu yönde kırıyor. Kendileri diş hekimiyle ortalama 16 yaşında tanışırken, bugün çocuklarını ortalama 7 yaşında diş hekimiyle tanıştırıyorlar. Ortalama 7 yaş büyük bir gelişme gibi görünse de bunun 1-2 yaşlara çekilmesi gerekiyor. Süt dişlerinin çıkmasıyla birlikte çocukların diş hekimiyle tanışması ve doğru bakım ritüeli kazanması büyük önem taşıyor. Öte yandan çocukların ağız bakımında florür farkındalığı da kritik bir rol oynuyor. Aileler çocukları için hala florürsüz diş macunlarına yönelme eğiliminde olsa da uzmanlar, çürük oluşumunu önlemede doğru dozlarda florür kullanımının başlıca faktör olduğunun altını çiziyor. İş çocuklara diş fırçalamayı sevdirmeye geldiğinde ise aromalar devreye giriyor: Satın alınan çocuk diş macunlarında ebeveynlerin yüzde 49'u açık ara "çilek" aromasını tercih ederken, onu yüzde 26 ile nane ve yüzde 21 ile karpuz takip ediyor. Bugüne kadar diş hekimine bir kez gitmiş olanlara baktığımızda ise yaklaşık yüzde 40’lık kesimin bir yıldan uzun süredir hiç diş hekimine uğramadığını görüyoruz. Diş hekimine gitmeme nedenleri arasında en çok ihtiyaç duyulmaması ve maliyet öne çıkarken, bu faktörleri diş hekimi korkusu ve zaman bulamamak izliyor. AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞINDA YENİ BİLGİ KAYNAĞI: YAPAY ZEKA Ayrıca araştırmada, toplumun ağız sağlığı konusunda kime güvendiğini net bir şekilde ortaya konuldu. Yüzde 64’le diş hekimleri ezici bir üstünlüğe sahipken, toplumun yüzde 39’u bilgi almak için internet üzerinden araştırma yapmaya yöneliyor. Her 4 kişiden biri ise eczacıların danışmanlığına güveniyor. Ancak araştırmanın en dikkat çekici çıktılarından biri dijitalleşen yeni neslin alışkanlıklarında gizli. Özellikle 18-25 yaş arası gençlerin ağırlıkta olduğu bir kesim (yüzde 9) için, ağız sağlığı hakkında yapay zekaya danışmak yükselen yeni bir trend olarak karşımıza çıkıyor. AĞIZ SAĞLIĞI ÖZGÜVENİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR Toplumun yüzde 78'i ağız ve diş sağlığının özgüvenini doğrudan etkilediğini belirtirken, diş görünümünden kaynaklanan memnuniyetsizliklerin temelinde kozmetik kaygılar yatıyor; özgüveni en çok zedeleyen sorunların başında yüzde 50 oranıyla diş rengi ve yüzde 40 oranıyla diş dizilimi geliyor. Bu durum günlük rutinlere de yansıyor; dişlerin fırçalanamadığı bir günde tüketicilerin yüzde 74'ü kendini huzursuz ve rahatsız hissederken, yüzde 33'ü doğrudan özgüven eksikliği yaşadığını ifade ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.