Hava Durumu

#Fiziksel Aktivite

- Fiziksel Aktivite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Fiziksel Aktivite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yetersiz beslenme dikkat ve öğrenmeyi olumsuz etkileyebilir Haber

Yetersiz beslenme dikkat ve öğrenmeyi olumsuz etkileyebilir

Çocukluk döneminde beslenmenin yalnızca boy ve vücut ağırlığı artışı üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Beslenme ve Diyetetik Bölümü Öğretim Görevlisi Kübra Şahin, yetersiz ve dengesiz beslenmenin yorgunluk, dikkat dağınıklığı ve bilişsel performans düşüklüğüne yol açabileceğini ifade etti. Şahin, yeterli ve dengeli beslenmenin öğrenme için gerekli fiziksel ve bilişsel zemini oluşturduğunu belirterek Dünya Sağlık Örgütü’nün de sağlıklı beslenmenin bilişsel gelişim açısından önemine dikkat çektiğini hatırlattı. KAHVALTININ İÇERİĞİ EN AZ YAPILMASI KADAR ÖNEMLİ Okula kahvaltı yapmadan gitmenin bazı çocuklarda ders performansını olumsuz etkileyebileceğini söyleyen Şahin, ideal bir kahvaltıda protein kaynağı, tam tahıllı bir karbonhidrat, sebze veya meyve ve süt ürünü bulunması gerektiğini kaydetti. Yumurta, peynir, yoğurt, tam buğday ekmeği, yulaf, domates ve salatalık gibi besinlerin örnek kahvaltı içeriği olabileceğini belirten Şahin, suyun da kahvaltının önemli bir parçası olduğunu söyledi. BESLENME ÇANTASINA SAĞLIKLI SEÇENEKLER KONULMALI Okulda tüketilen ara öğünlerin çocukların günlük beslenmesinde önemli yer tuttuğunu ifade eden Şahin, peynirli ya da yumurtalı tam tahıllı sandviç, yoğurt ve meyve, ayran gibi seçeneklerin tercih edilebileceğini söyledi. Paketli gıdaların yüksek şeker, tuz ve doymuş yağ içerebildiğine dikkat çeken Şahin, şekerli içeceklerin düzenli tüketiminin azaltılması gerektiğini, çocuğun temel içeceğinin su olması gerektiğini vurguladı. OBEZİTE ÇOK FAKTÖRLÜ BİR DURUM Çocukluk çağı obezitesinin yalnızca beslenmeye bağlı olmadığını belirten Şahin, fiziksel aktivite, uyku, genetik yatkınlık, çevresel koşullar ve sosyoekonomik faktörlerin de etkili olduğunu söyledi. Okul ortamında kolay erişilen şekerli içecekler ve yüksek kalorili atıştırmalıkların toplam enerji alımını artırabileceğini, bunun da sağlıksız alışkanlıkların yerleşmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti. Çocuğun kilosunu sürekli gündeme getirmenin ya da başka çocuklarla kıyaslamanın doğru olmadığını söyleyen Şahin, “Şişmansın”, “Çok yiyorsun” gibi ifadelerin sağlıklı beslenme davranışı kazandırmadığını belirtti. Yiyecekleri “iyi-kötü” ya da “yasak-serbest” diye ayırmak yerine, sağlıklı seçimleri yaşamın doğal bir parçası haline getirmenin daha doğru olduğunu ifade etti. Sağlıklı beslenme alışkanlığı kazandırmanın yalnızca ailenin sorumluluğu olmadığını vurgulayan Şahin, okul kantinleri, okul yemekleri ve kamu politikalarının da bu süreçte belirleyici olduğunu söyledi. Sağlıklı beslenme için aile, okul ve kamunun birlikte hareket etmesi gerektiğini belirten Şahin, hedefin çocuklara ne yememeleri gerektiğini söylemek değil, sağlıklı seçimleri daha kolay ulaşılabilir hale getirmek olduğunu dile getirdi.

Bursa sağlık için yürüdü Haber

Bursa sağlık için yürüdü

Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle Bursa’da 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası çerçevesinde bir dizi etkinlik planlandı. ‘Her Gün Halk Sağlığı’ temasıyla hazırlanan program, Cumhuriyet Caddesi’nde Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde düzenlenen yürüyüşle başladı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sağlıklı yaşam bilincinin toplumun geneline yayılması amacıyla ‘Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil’ programı organize edildi. Bu kapsamda Gazi Orhan Parkı’nda halk sağlığı farkındalık stantları kuruldu ve vatandaşlara yönelik çeşitli sağlık uygulamaları ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Programa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’yı temsilen katılan Başkan Vekili Kevser Öztürk, halk sağlığı alanındaki çalışmaların önemine vurgu yaptı. SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK 4 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek halk sağlığı etkinliklerinin adresi Bursa Millet Bahçesi olacak. Saat 16.00-18.00 arasında gerçekleştirilecek ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ etkinliğinde beslenme ve hareketli hayat konusunda farkındalık oluşturulurken, çocuk oyun alanı ve çeşitli bilgilendirme stantları da vatandaşlarla buluşacak. HÜDAVENDİGAR’DA SAĞLIKLI YAŞAM BULUŞMASI Haftanın kapsamlı programlarından biri de 7 Eylül Pazartesi günü Hüdavendigar Kent Parkı’nda gerçekleştirilecek. ‘Sağlığa Yaş Al, Sağlıklı Kal’ temalı etkinlikte saat 16.00’dan itibaren halk sağlığı farkındalık stantları ve çocuk aktiviteleri düzenlenecek. Büyükşehir Belediyesi Kadın Ritim Grubu’nun performansının da yer alacağı programda Sağlıklı Hayat Merkezleri tanıtılacak, fizyoterapist eşliğinde fiziksel aktivite etkinliği ve nefes egzersizleri gerçekleştirilecek. Günün ilerleyen saatlerinde ise Karagöz-Hacivat gösterisi ve nostaljik film müzikleri konseri Bursalılarla buluşacak. 8 Eylül Salı günü Kent Konseyi Koza Salonu Halk Okulu’nda düzenlenecek ‘Bedenini Dinle, Harekete Geç’ programında ise sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve obeziteyle mücadeleden kanserde erken teşhise, aşı ve sağlık okuryazarlığından bağımlılığa kadar önemli başlıklar ele alınacak.

Halk Sağlığı Haftası Bursa’da dolu dolu geçecek Haber

Halk Sağlığı Haftası Bursa’da dolu dolu geçecek

Bursa Büyükşehir Belediyesi, 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası’na yönelik kapsamlı bir farkındalık programı hazırladı. Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda Bursa İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilecek etkinliklerde, sağlıklı yaşam kültürünün toplumun tüm kesimlerinde yaygınlaştırılması hedefleniyor. SAĞLIKLI ANNE, SAĞLIKLI NESİL Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sağlıklı yaşam bilincinin toplumun geneline yayılması amacıyla düzenlenecek etkinlikler, 3 Eylül Perşembe günü ‘Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil’ programıyla başlayacak. Cumhuriyet Caddesi’nde 14.30-15.00 saatleri arasında bando eşliğinde yürüyüş düzenlenecek. Aynı gün 10.00-16.30 saatleri arasında Ulu Cami-Gazi Orhan Parkı’nda halk sağlığı farkındalık stantları kurulacak. SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK 4 Eylül Cuma günü ise adres Bursa Millet Bahçesi olacak. Saat 16.00-18.00 arasında gerçekleştirilecek ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ etkinliğinde beslenme ve hareketli hayat konusunda farkındalık oluşturulurken, çocuk oyun alanı ve çeşitli bilgilendirme stantları da vatandaşlarla buluşacak. HÜDAVENDİGAR’DA SAĞLIKLI YAŞAM BULUŞMASI Haftanın kapsamlı programlarından biri de 7 Eylül Pazartesi günü Hüdavendigar Kent Parkı’nda gerçekleştirilecek. ‘Sağlığa Yaş Al, Sağlıklı Kal’ temalı etkinlikte saat 16.00’dan itibaren halk sağlığı farkındalık stantları ve çocuk aktiviteleri düzenlenecek. Büyükşehir Belediyesi Kadın Ritim Grubu’nun performansının da yer alacağı programda Sağlıklı Hayat Merkezleri tanıtılacak, fizyoterapist eşliğinde fiziksel aktivite etkinliği ve nefes egzersizleri gerçekleştirilecek. Günün ilerleyen saatlerinde ise Karagöz-Hacivat gösterisi ve nostaljik film müzikleri konseri Bursalılarla buluşacak. BEDENİNİ DİNLE, HAREKETE GEÇ 8 Eylül Salı günü Kent Konseyi Koza Salonu Halk Okulu’nda düzenlenecek ‘Bedenini Dinle, Harekete Geç’ programında ise sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve obeziteyle mücadeleden kanserde erken teşhise, aşı ve sağlık okuryazarlığından bağımlılığa kadar önemli başlıklar ele alınacak.

KADIN SAĞLIĞINDA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM… Haber

KADIN SAĞLIĞINDA BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM…

Kadınların yaşam boyunca farklı hormonal ve metabolik süreçlerden geçtiğine dikkat çeken Op. Dr. Gökhan Gölcük, adet düzensizlikleri, menopoz, kilo kontrolünde yaşanan güçlükler ve bazı hormonal yakınmalarda hastanın genel sağlık durumunun da dikkate alınması gerektiğini ifade etti. “Tek bir belirtiye bakmak yeterli olmayabilir” Kadın sağlığında birçok faktörün birbiriyle bağlantılı olduğunu belirten Op. Dr. Gölcük, özellikle beslenme, uyku, stres ve fiziksel aktivitenin genel sağlık açısından göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük, “Kadın sağlığında tek bir belirtiye bakarak bütün tabloyu değerlendirmek her zaman yeterli olmayabilir. Beslenme, uyku, stres, fiziksel aktivite ve metabolik durum gibi unsurların sağlık üzerindeki etkilerini de göz önünde bulundurmak, kişiye özgü bir takip planının oluşturulmasına katkı sağlayabilir” dedi. Kadınların üreme çağından menopoz dönemine kadar farklı ihtiyaçlarla karşılaşabildiğini belirten Op. Dr. Gökhan Gölcük, bu süreçlerde hastanın sağlık öyküsü ve yaşam koşullarının değerlendirilmesinin önem taşıdığını kaydetti. “Amaç uzun vadeli sağlığı desteklemek” Fonksiyonel tıp yaklaşımında mevcut yakınmaların yanı sıra günlük yaşam alışkanlıklarının da değerlendirilmesinin koruyucu sağlık anlayışını desteklediğini ifade eden Op. Dr. Gökhan Gölcük, düzenli kontrollerin önemine dikkat çekti. Hayat Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük, “Kadın sağlığında hedefimiz yalnızca mevcut bir sorunu tedavi etmek değil, düzenli kontroller, doğru yaşam alışkanlıkları ve kişiye uygun takip ile uzun vadeli sağlığı desteklemektir. Fonksiyonel tıp perspektifi de hastayı daha geniş bir çerçevede değerlendirmemize katkı sağlayan yaklaşımlardan biridir” diye konuştu. Modern tıbbın alternatifi değil Fonksiyonel tıp yaklaşımının standart tıbbi tanı ve tedavi yöntemlerinin alternatifi olarak görülmemesi gerektiğinin altını çizen Op. Dr. Gölcük, düzenli jinekolojik muayene, gerekli taramalar, laboratuvar ve görüntüleme yöntemleri ile bilimsel temelli tanı ve tedavi süreçlerinin kadın sağlığındaki temel yaklaşım olduğunu söyledi. Fonksiyonel yaklaşımın ise bu süreçlere yaşam tarzı, beslenme, uyku, stres yönetimi ve bireysel risk faktörlerinin daha kapsamlı değerlendirilmesi açısından katkı sağlayabileceğini belirten Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzm. Op. Dr. Gökhan Gölcük açıklamasını “Fonksiyonel yaklaşımı modern tıbbın yerine konumlandırmak doğru değil. Esas olan, bilimsel tanı ve tedavi süreçlerini koruyarak hastanın yaşam tarzını ve bireysel özelliklerini de değerlendirebilmek. Böylece kadın sağlığına daha bütüncül bir bakış açısıyla yaklaşabiliriz” diyerek tamamladı.

Obeziteye karşı 3 temel kural: Beslenme, hareket ve uyku Haber

Obeziteye karşı 3 temel kural: Beslenme, hareket ve uyku

Diyetisyeni Betül Çiftçi, son yıllarda artış gösteren obezite vakaları ve sağlıklı kilo verme yöntemleri hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu. Kadınlarda obezite oranlarının erkeklere göre daha yüksek olduğuna dikkat çeken Çiftçi, “Bunun temelinde fizyolojik ve biyolojik nedenler bulunuyor. Erkeklerde kas kütlesinin daha fazla olması metabolizma hızını artırırken, kadınlarda yağ oranının daha yüksek olması kilo almaya yatkınlığı artırabiliyor. Gebelik, emzirme dönemi ve hormonal bozukluklar da kilo artışına neden olabiliyor. Bunun yanında hareketsiz yaşam ve yanlış beslenme alışkanlıkları da önemli risk faktörleri arasında yer alıyor” ifadelerini kullandı. Fiziksel aktivite eksikliğinin obeziteyi tetikleyen en önemli nedenlerden biri olduğunu belirten Çiftçi, “Günümüzde fiziksel aktivite yapmayanların oranı oldukça yüksek. Hareketsiz yaşam bazal metabolizma hızını yavaşlatıyor, kas kayıplarına neden oluyor ve alınan-harcanan enerji dengesini bozarak kilo artışını kolaylaştırıyor” diye konuştu. ŞOK DİYETLER YERİNE SÜRDÜRÜLEBİLİR BESLENME Kilo verme sürecinde yapılan hatalara da değinen Çiftçi, “Şok diyetler, tek tip beslenme programları ve öğün atlamak en sık karşılaştığımız yanlışlar arasında yer alıyor. Şok diyetlerde ise verilen kilonun önemli bir kısmı yağ değil, su ve kas kaybı olabiliyor. Bu nedenle kişinin yaşam tarzına uygun, sürdürülebilir ve dengeli bir beslenme programı uygulanması gerekiyor” dedi. Obeziteyle mücadelede kısa süreli çözümler yerine kalıcı yaşam alışkanlıklarının hedeflenmesi gerektiğini belirten Çiftçi, “Amaç sadece kilo vermek değil, sağlıklı yaşam alışkanlıklarını hayatın bir parçası haline getirmektir. Kalıcı başarı ancak sürdürülebilir beslenme ve aktif yaşamla mümkündür” diyerek vatandaşlara sağlıklı yaşam çağrısında bulundu.

Obezite ve tütün kullanımı artıyor, fiziksel aktivite düşüşte! Haber

Obezite ve tütün kullanımı artıyor, fiziksel aktivite düşüşte!

TÜİK tarafından açıklanan 2025 yılı Türkiye Sağlık Araştırması sonuçları, toplum sağlığına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Söz konusu veriler toplumda obezite, hareketsizlik ve tütün kullanımının önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ettiğini gösterdi. Buna göre, boy ve kilo değerleri üzerinden hesaplanan vücut kütle indeksi sonuçlarında 15 yaş ve üzeri bireylerde obezite oranı 2022 yılında yüzde 20,2 iken 2025 yılında yüzde 21,8’e yükseldi. Cinsiyet bazında incelendiğinde 2025 yılında kadınların yüzde 24,8’inin obez, erkeklerin ise yüzde 18,7’sinin obez olduğu belirlendi. Araştırmada fiziksel aktivite düzeyinin düşük olması dikkat çekti. 15 yaş ve üzeri bireylerin yüzde 86,6’sının fiziksel aktivite yapmadığı tespit edilirken, Dünya Sağlık Örgütü’nün önerdiği haftada en az 150 dakika egzersiz yapanların oranı erkeklerde yüzde 4,1, kadınlarda ise yüzde 2,7’de kaldı. Sağlık verileri ayrıca günlük yaşamda işlevsel zorluklara da işaret etti. Merdiven inip çıkarken zorlananların oranı kadınlarda yüzde 8,3, erkeklerde yüzde 3,7 olarak kaydedildi. Yürüme ve hatırlama gibi alanlarda da kadınların erkeklere kıyasla daha fazla zorluk yaşadığı görüldü. Çocuklarda ise en sık görülen hastalıkların üst solunum yolu enfeksiyonları olduğu belirlendi. 0-6 yaş grubunda bu oran yüzde 28,5 olurken, 7-14 yaş grubunda yüzde 24,6 ile ilk sırada yer aldı. Kronik hastalıklarda bel bölgesi problemleri öne çıkarken, 15 yaş ve üzeri bireylerde bu oran yüzde 24,3 olarak hesaplandı. Bunu hipertansiyon (yüzde 16,9), boyun bölgesi problemleri (yüzde 16,7), diyabet (yüzde 11,9) ve yüksek kan yağları (yüzde 10,1) izledi. Tütün ve alkol kullanımına ilişkin veriler de dikkat çekti. Her gün tütün kullanan 15 yaş ve üzeri bireylerin oranı 2025 yılında yüzde 30,1’e yükselirken, erkeklerde bu oran yüzde 42,9, kadınlarda ise yüzde 17,5 olarak kaydedildi. Son 12 ayda alkol kullananların oranı ise yüzde 12,6 oldu. Koruyucu sağlık hizmetlerine katılımda ise düşük oranlar göze çarptı. 40 yaş ve üzeri kadınlarda son bir yılda mamografi çektirenlerin oranı yüzde 16,7 olurken, kadınların yüzde 59’unun hiç smear testi yaptırmadığı belirlendi.

BEL AĞRISININ İLACI "PLANLI HAREKET" Haber

BEL AĞRISININ İLACI "PLANLI HAREKET"

Egzersizi, düzenli olarak yapılan tekrarlı ve planlı fiziksel aktivite olarak tanımlayan Dr. Kemal Kayserili, bu sürecin sağlıklı yaşam için spor yapmakla eşdeğer olduğunu belirtti. Bel ağrısı ile kas dengesi arasındaki ilişkiye değinen Kayserili, "Egzersiz, hem bel ağrısının tedavisinde önemlidir hem de bel ağrısını önlemede. Şöyle ki nedeni ne olursa olsun, belde ağrı varsa bunun nedeni veya sonucu olarak bozulmuş bir kas dengesi var demektir. Kişiye göre seçilen hareketlerle kısalmış ve gerilmiş kaslar esnetilmeli, güçsüz kalmış kaslar da kuvvetlendirilmelidir" diye konuştu. Kademeli Geçiş ve Süreklilik Şart Tedavi sürecinde izlenmesi gereken yöntemi açıklayan Dr. Kayserili, egzersizlerin ağrı sınırını aşmaması gerektiğini vurgulayarak, “İlk aşamada ağrıya neden olmayan egzersizler seçilmeli ve her gün yapılmalı, tekrar sayıları ve çeşitleri giderek arttırılmalıdır. Duruş, oturuş bozuklukları olan kişide, belini zorlayacak şekilde çalışan ve hareket edenlerde, sedanter yaşayanlarda izlenecek düzenli bir egzersiz programı da bel ağrısını önleyecektir" dedi. Ameliyat Sonrası Dönemde Egzersizin Rolü Bel sağlığında cerrahi müdahale gerektiren durumlarda dahi egzersizin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Dr. Kemal Kayserili; omurlarda kayma, bel fıtığı ve kanal darlığı gibi operasyonlardan sonra hastaların mutlaka egzersize başlaması gerektiğini ifade etti. Egzersizlerin sıklığı konusunda öneride bulunan Burtom Biyofiz Nilüfer Tıp Merkezi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Kemal Kayserili, kas hafızası ve güç artışının korunması için zamanlamanın önemini şu sözlerle aktardı: "Egzersiz uygulanmasının, başlangıçta her gün ve günde 2 kez yapılması uygundur. Sonrasında hekim değerlendirmesi ile gün aşırı veya haftada 3 gün şeklinde de devam edilebilir. Ama 2 egzersiz seansı (günü) arası 72 saati geçmemelidir ki kaslarda sağlanan olumlu etkiler esneklik ve güç artışı kaybolmasın." Son olarak, egzersizlerin doğru uygulanması konusunda önemli bir uyarıda bulunan Dr. Kemal Kayserili, “Düzenlenen bel egzersizleri hekim veya eğitimli sağlık personeli eşliğinde anlatılmalı, gösterilmeli ve hastanın egzersizleri nasıl yaptığı gözlenmelidir” ifadesini kullandı.

NEFESİNİZİN ÇIĞLIĞINI DUYUN, NEFES DARLIĞI KADER DEĞİL Haber

NEFESİNİZİN ÇIĞLIĞINI DUYUN, NEFES DARLIĞI KADER DEĞİL

Uzm. Dr. Akpınar yaptığı bilgilendirmede, nefes darlığının doğru tedavi ve düzenli takip ile yönetilebileceğini vurguladı. Uzm. Dr. Akpınar, Pulmoner rehabilitasyonun, özellikle Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı (KOAH), Astım, Akciğer Fibrozu ve uzun süreli solunum problemleri yaşayan kişilerde önemli katkılar sağladığını kaydetti. Nefes darlığı yaşayan bireylerin zamanla fiziksel aktivitelerden uzaklaşabildiğini, bu durumun kas gücünün azalmasına ve dayanıklılığın düşmesine yol açarak solunum sorunlarının daha belirgin hale gelmesine neden olabildiğine dikkati çeken Uzm. Dr. Akpınar, “Pulmoner rehabilitasyon programları bireyin hem fiziksel kapasitesini hem de psikolojik dayanıklılığını desteklemeyi amaçlar” dedi. Solunumun Ötesinde Bir Rehabilitasyon Süreci Pulmoner rehabilitasyonun yalnızca solunum egzersizlerinden oluşmadığını, program kapsamında kişiye özel egzersiz planları, solunum teknikleri, hastalık hakkında eğitim, doğru ilaç kullanımı ve günlük yaşam aktivitelerini kolaylaştırmaya yönelik önerilerin de yer aldığını dile getiren BURTOM Biyofiz Tıp Merkezi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Merve Dede Akpınar, şunları söyledi : “Bu bütüncül yaklaşım sayesinde nefes darlığının azaltılması, fiziksel dayanıklılığın artırılması ve bireyin günlük yaşamda daha bağımsız hareket edebilmesi hedeflenir. Düzenli olarak uygulanan rehabilitasyon programlarının egzersiz kapasitesini artırdığı, hastaneye yatış oranlarını azalttığı ve genel yaşam kalitesini yükselttiği bilinmektedir.” Erken Müdahale Büyük Fark Yaratabilir Uzm. Dr. Merve Dede Akpınar, solunum hastalıklarında erken değerlendirme ve tedavi sürecine zamanında başlanmasının önemini vurguladı. Nefes darlığı, çabuk yorulma, merdiven çıkarken zorlanma veya uzun süre devam eden öksürük gibi belirtilerin ihmal edilmemesi gerektiği uyarısında bulunan Uzm. Dr. Merve Dede Akpınar, “Bu tür şikâyetler çoğu zaman yaşa ya da sigara kullanımına bağlanarak göz ardı edilebilmektedir. Oysa erken dönemde başlanan pulmoner rehabilitasyon programları hastalığın etkilerini azaltmada önemli rol oynayabilir” diye konuştu. Sağlıklı Nefes İçin Öneriler Uzm. Dr. Merve Dede Akpınar, akciğer sağlığını korumak ve solunum kapasitesini desteklemek için ise şu önerilerde bulundu : “Sigara ve tütün ürünlerinden uzak durulmalı. Düzenli fiziksel aktivite yapılmalı. Temiz hava ortamlarında yürüyüş ve nefes egzersizleri uygulanmalı. Solunum hastalıkları olan bireyler düzenli doktor kontrolü yaptırmalı. Gerektiğinde pulmoner rehabilitasyon programlarına iştirak edilmesi.”

Gemlik Termal Tesisi hizmete girdi Haber

Gemlik Termal Tesisi hizmete girdi

Gemlik Hisar Mahallesi’nde yaklaşık 9 bin metrekarelik alana konuşlandırılan tesis, toplam 6080 metrekare inşaat alanına sahip. 3 kattan oluşan tesisin 128 metrekarelik termal havuzu, Türk hamamı, 2 adet buhar odası ve 2 adet saunası bulunuyor. 26 yatak kapasiteli 8 odanın ve 7 adet aile hamamının da bulunduğu tesiste, vatandaşlara Burfaş B Kafe de hizmet verecek. 62 araçlık otoparkın yer aldığı termal tesis, modern, güvenli ve konforlu yapısıyla hem teknik hem de kullanıcı deneyimi açısından tamamen yenilendi. Termal tesisi ziyaret ederek son durum hakkında bilgi alan Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, tesisten yararlanan vatandaşlarla da sohbet etti. “BURSALILARA YARAŞIR BİR MEKAN OLDU” Bursalıların ve Gemliklilerin uzun süredir beklediği termal tesisin bir süre önce faaliyete geçtiğini açıklayan Başkan Mustafa Bozbey, tüm eksikliklerin giderilerek tesisi hizmete açtıklarını söyledi. Hem sağlık hem de termal açıdan insana fayda sağlayacak olan binanın, yapımı esnasında ve sonrasında uygun olmadığının tespit edildiğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Yangın güvenliğinden kapılarına kadar birçok konuda değişiklik yapıldı. Akan kısımlar tamamen çözüldü. Binayı güvenli bir yapı haline getirdik. Termal tarafında hizmet veriyoruz. Tüm hemşehrilerimizin buradan faydalanmasını tavsiye ediyorum. Sıcak su kalitesi gayet iyi. Bursalılara yaraşır bir mekan oldu. Aile odalarından ve toplu kullanılan havuzdan da yararlanılabilir. Tesisin hayırlı olmasını diliyorum” dedi. FİZİKSEL AKTİVİTE VE SAĞLIK DANIŞMA MERKEZİ Gemlik Termal Tesisi'nin bir bölümünün fiziksel aktivite ve sağlık danışma merkezi olarak kullanılacağını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, ücretsiz olarak psikolog, fizyoterapist ve diyetisyen desteği verildiğini söyledi. Bir sonraki aşamada ambulansların da tesiste yer alacağını belirten Başkan Mustafa Bozbey, termal tesisin ileride sağlık hizmetleri noktasında da bir merkez haline dönüştürüleceğini ifade etti. Tesiste oluşturulan Burfaş B Kafe’nin de kaliteli ürünlerini uygun fiyata vatandaşla buluşturacağını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, Bursalıların keyif alacağı bir mekan oluşturulduğunu vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.