Hava Durumu

#Finansman

- Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yıldırım’da eğitimle iş imkanı Haber

Yıldırım’da eğitimle iş imkanı

Bursa'da Yıldırım Belediyesi İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi, Yıldırımlılara hem mesleki eğitim veriyor hem de kursları tamamlayanların istihdama katılmasını sağlıyor. Yıldırım Belediyesi’nin istihdama katkı sağlamak ve nitelikli iş gücü oluşturmak amacıyla hayata geçirdiği İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi, kursiyerleri meslek ve iş sahibi yapmaya devam ediyor. Faaliyete başladığı 2021’den bugüne kadar 12 bin kişiye eğitim verilen merkez aracılığıyla bin 125 kişi de istihdam edildi. 2 Boyutlu Nesne Modelleme, 3 Boyutlu Tasarım Modelleme, Yazılım Uygulamaları, Bilgisayarlı Kalıp Hazırlama, Giyim Üretim Teknolojileri, Bilgisayar İşletmenliği, Ofis Programları, Excel Uygulamaları, İleri Excel, Grafik ve Reklam Tasarım, Web Tasarımı, E-Ticaret, Muhasebe ve Finansman, Arıcılık, Mantar Yetiştiriciliği, Bahçecilik, Bilgisayar Destekli Moda Tasarım, Bilgisayar Destekli Grafik Tasarım, Protez Tırnak Eğitimi, Fotoğrafçılık ve İşaret Dili alanlarında eğitim verilen merkezde CNC Uygulamaları kursu da başladı. CNC kursuyla birlikte, kursiyerlerin istihdam edilmesi ve sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli personel ihtiyacının karşılanması hedefleniyor. NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, belediyecilik anlayışlarının merkezinde insanın yer aldığını vurguladı. Başkan Yılmaz, “Daha yaşanabilir bir Yıldırım için çalışmalarımızı sürdürürken, hemşehrilerimizin sosyal ve ekonomik hayatına da destek oluyoruz. Göreve geldiğimiz günden bu yana uyguladığımız istihdam odaklı projelerle binlerce vatandaşımızın iş sahibi olmasına katkı sağladık. İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi’mizde hemşehrilerimize mesleki ve teknik eğitim veriyoruz. Özellikle tekstil başta olmak üzere otomotiv ve makine sektörlerine nitelikli ara eleman yetiştiriyoruz. Kursiyerlerimize sadece eğitim vermekle kalmıyor, eğitimden sonra istihdama dahil olmaları için uygun iş yerlerine yönlendiriyoruz. Böylece hem hemşehrilerimize istihdam sağlıyor hem de sektörün iş gücü açığını gidermesine yardımcı oluyoruz” dedi.

BTSO Başkanı Burkay: Yeni nefes kredisi paketi için hazırlıklar sürüyor Haber

BTSO Başkanı Burkay: Yeni nefes kredisi paketi için hazırlıklar sürüyor

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) likidite yönetiminde operasyonel değişikliğe giderek 1 haftalık repo ihalelerine yeniden başlamasını, enflasyonla mücadele sürecinde üretimin sürdürülebilirliğini koruyacak son derece kritik bir normalleşme hamlesi olarak niteledi. Politika faizinin sabit tutulmasına karşın bankacılık sisteminin fonlama maliyetinin gecelik yüzde 40 seviyesinden haftalık yüzde 37’lik repo seviyesine çekilmesinin piyasada örtülü olarak 3 puanlık bir indirime denk geldiğini belirten İbrahim Burkay, "TCMB Başkanı Sayın Fatih Karahan’ın sinyalini verdiği bu likidite adımının resmiyet kazanması, sanayici ve tüccarımız üzerindeki yüksek faiz yükünü hafifletmek adına memnuniyet verici bir başlangıçtır. Aslında bu gelişme, oda olarak aylardır her platformda dile getirdiğimiz, politika faizi ile reel piyasa faizleri ve enflasyon beklentileri arasındaki makasın kapanması yönündeki girişimlerimizin ne kadar haklı ve yerinde olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.” dedi. PİYASALARDAKİ İLK YANSIMA VERİLERE YANSIDI Merkez Bankası’nın 6 aylık bir aranın ardından 1 haftalık repo ihalesini düzenleyerek piyasaya 1 milyar TL fonlama sağladığına işaret eden İbrahim Burkay “Basit faizin yüzde 37, bileşik faizin ise yüzde 44,58 olarak gerçekleştiği ihale ile birlikte piyasa göstergelerinde de belirgin bir rahatlama yaşandı. Şubat ayından bu yana yüzde 40 seviyelerinde seyreden Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı (TLREF), atılan bu adımla ilk kez yüzde 36,94 seviyesine çekildi.” ifadelerini kullandı. Ekonomi yönetimiyle gerçekleştirdikleri görüşmelerde iş dünyasının finansmana, uygun koşullarda erişimi konusundaki taleplerinin kısmen de olsa karşılık bulmasının önemli olduğunu belirten Başkan Burkay, “Bankaların fonlama maliyetinde sağlanan bu gerilemenin, vakit kaybetmeksizin yüzde 45 ile yüzde 55 bandında sıkışan KOBİ ve ticari kredi faizlerine yansıtılması üretimin ve istihdamın devamlılığı için şarttır. Piyasada yaşanan nakit sıkışıklığı göz önüne alındığında, BDDK tarafında da KOBİ'ler için kredi esnekliği sağlayacak adımların atılması, ihracatçımızın rekabet gücünü koruyacak dengelerin gözetilmesi reel sektörün en temel beklentisidir. TCMB’nin attığı bu örtülü indirim adımını piyasalara nefes aldıracak olumlu bir gelişme olarak görüyor, bankacılık sektörünü bu finansman rahatlamasını ticari kredi kanallarına hızla yansıtmaya davet ediyoruz." diye konuştu. "KOSGEB DESTEKLERİ KOBİ’LERİMİZİN YATIRIM İŞTAHINI ARTIRACAKTIR" Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde KOSGEB eliyle yürütülen Kapasite Geliştirme Destek Programı'nın 2026 yılı 3. dönem başvurularının başlamasını da memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, programın KOBİ'lerin teknolojik dönüşümü ve kapasite artışları açısından kıymetli bir adım olduğunu vurguladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Fatih Kacır’ın açıkladığı destek paketinin detaylarına değinen BTSO Başkanı Burkay, şöyle devam etti: “36 ay vadeli kredilerde 30 milyon liraya kadar finansman, 20 puanlık finansman desteği ve sağlanan kefalet imkanları, yüksek finansman maliyetleri altında mücadele eden üreticilerimiz için can suyu niteliğindedir. Özellikle tedarikçi geliştirmeye yönelik savunma, uzay ve havacılık alanındaki projelere 30 milyon liraya kadar, hızlı büyüyen ve teknogirişim rozetine sahip işletmelere ise 20 milyon liraya kadar sunulan bu stratejik kaynak, Bursa’mızın yüksek katma değerli üretim hedeflerine doğrudan katkı sağlayacaktır. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 4 bin KOBİ’mizin 64 milyar liralık finansmana erişim sağlamış olması, bu mekanizmanın sahadaki başarısını göstermektedir. Sayın Bakanımıza destekleri için şükranlarımızı sunuyorum. BTSO olarak KOBİ'lerimizin rekabet gücünü artıracak her adımı desteklemeye devam edeceğiz." "FİRMALARIMIZA NEFES ALDIRIYORUZ, YENİ PAKET YOLDA" Reel sektörün nakit akışını korumak ve finansmana erişimini kolaylaştırmak adına tüm imkânları seferber ettiklerinin altını çizen İbrahim Burkay, TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun liderliğinde ve KGF iş birliğiyle hayata geçirilen Nefes Kredisi projelerinde BTSO’nun her zaman öncü bir rol üstlendiğini ifade etti. Öz kaynakları KGF kefaletiyle birleştirip çarpan etkisi oluşturarak Bursa için rekor düzeyde finansman hacmi sağladıklarını belirten Burkay, "Bugüne kadar Oda kaynaklarımızla desteklediğimiz Nefes Kredisi paketleri kapsamında 2017 yılından bu yana 7 farklı ‘Nefes Kredisi’ paketinde yaklaşık 8.5 milyar TL’lik destek sunarak KOBİ’lerimize can suyu olduk. Piyasalardaki yüksek finansman maliyetleri ve nakit sıkışıklığı karşısında KOBİ’lerin uygun koşullu kredilere olan ihtiyacı sürüyor. TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde, üyelerimizin finansman yükünü hafifletecek yeni bir Nefes Kredisi paketinin devreye alınması için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Teminat yetersizliği çeken firmalarımıza nefes aldıracak, üretimi ve istihdamı koruyacak yeni imkânları en kısa sürede Bursa iş dünyamızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz."

YAPİDER BAŞKANI SEVCAN İLİCİ TÜİK KONUT SATIŞ VERİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ Haber

YAPİDER BAŞKANI SEVCAN İLİCİ TÜİK KONUT SATIŞ VERİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ

TÜİK verilerine göre Haziran ayında Bursa’da ise geçen yılın Haziran ayına göre yüzde 15,7’lik artışla 4 bin 231 konut satıldı. Bursa’da yılın ilk 6 ayında, 6 bin 205 adet 1. el, 17 bin 370 adet ikinci el konut satışı gerçekleşirken, 2 . el konut satışı ilk 6 ayda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4 oranında artış gösterdi. Verileri değerlendiren Yatırım Profesyonelleri ve İşbirliği Derneği (YAPİDER) Başkanı Sevcan İlici, “Haziran ayında Bursa’da satılan konut sayılarında gözlenen artışı gayrimenkul piyasasında bir hareketlenmenin başlangıcı olarak değerlendiriyoruz. Bu artış eğiliminin yılın ikinci yarısına da yansıyacağı inancındayız” dedi. “Bursa’da Talep Var Ancak Krediye Erişim Sınırlı” Bursa piyasasındaki durumu değerlendiren YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, “Bursa’mızda konut talebi canlılığını koruyor. Nüfus artışı, göç hareketleri ve yeni konut ihtiyacı devam ediyor. Ancak vatandaşlarımızın bu talebi satın alma kararına dönüştürebilmesi için uygun finansman koşullarına ihtiyaç var. Özellikle yüksek kredi faizleri ve krediye erişimde yaşanan sınırlamalar nedeniyle birçok vatandaşımız konut alımını ertelemek zorunda kalabiliyor. Krediye erişim imkanı kolaylaşırsa Haziran ayıyla birlikte başlayan konut satışlarındaki artış sürekli hale gelebilir” şeklinde konuştu. “İlk Kez Ev Alacaklara ve Dönüşüm Projelerine Özel Destek Sağlanmalı” Gayrimenkul danışmanlığı bakış açısıyla TÜİK verilerini değerlendiren Yatırım Profesyonelleri ve İşbirliği Derneği (YAPİDER) Başkanı Sevcan İlici, “Piyasada konut sahibi olmak isteyen ciddi bir kesim bulunmaktadır. Ancak mevcut finansman koşulları bilhassa 1. el konut satışlarını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle özellikle ilk kez ev alacak vatandaşlarımız için uzun vadeli ve erişilebilir faiz oranlarına sahip kredi modelleri oluşturulmalıdır” şeklinde konuştu.

İMSİAD VE İMSİFED’DEN BURSA İŞBİRLİĞİ VURGUSU Haber

İMSİAD VE İMSİFED’DEN BURSA İŞBİRLİĞİ VURGUSU

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TÜGEM Bursa Şube Yönetimi ve çok sayıda sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Bursa ve Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan gayrimenkul sektörünün geleceği masaya yatırıldı. Gayrimenkul kavramının yalnızca "beton, demir ve arsa" olarak görülmemesi gerektiğini belirten Şeref Demir; bu alanın istihdamı, ailelerin geleceğini, şehirlerin hafızasını ve yarınlarını oluşturan devasa bir ekonomi olduğunu ifade etti. KENTSEL DÖNÜŞÜMDE EN BÜYÜK İHTİYAÇ "GÜVEN" Konuşmasında Bursa’nın birinci derece deprem kuşağında yer aldığı gerçeğini hatırlatan İMSİAD ve İMSİFED Başkanı Demir, kentsel dönüşüm süreçlerine ticari bir faaliyetten öte toplumsal bir sorumluluk olarak yaklaştıklarını belirtti. Dönüşümün önündeki finansal engellere değinen Demir, sürecin asıl tetikleyicisinin güven unsuru olduğunu şu sözlerle aktardı: "Dönüşümün başlaması için en büyük ihtiyaç güvendir; vatandaşın, arsa sahibinin ve yatırımcının sisteme güven duyması gerekir. İşte tam bu noktada emlak danışmanlarımız sektörün güven elçileri olarak devreye giriyor. Vatandaşın ilk temas noktası ve piyasanın nabzını tutan aktörler siz emlakçılardır. Ne kadar profesyonel, eğitimli ve kurumsal bir emlak sektörü inşa edebilirsek, gayrimenkul piyasamız da o denli güçlü ve dirençli olacaktır." GELECEKTE EN ÇOK ARSASI OLAN DEĞİL, VERİYİ YÖNETEN KAZANACAK Küresel ölçekte sektörün büyük bir dijital dönüşümden geçtiğine dikkat çeken Demir, yapay zekâ destekli değerleme sistemlerinin, büyük veri analizlerinin ve dijital pazarlama platformlarının artık sektörün vazgeçilmez yapı taşları olduğunu söyledi. Yakın gelecekte geleneksel yöntemlerin yerini bilgi ve teknoloji odaklı yönetim modellerine bırakacağını ifade eden Demir, "Gelecekte gayrimenkul sektöründe en başarılı olacak kurumlar; en fazla arsaya sahip olanlar değil, en fazla veriyi yönetenler olacaktır. Sektör olarak dijital dönüşüme yatırım yapmak, şeffaflığı artırmak zorundayız. Birbirimizi yok ederek değil, birlikte büyüyerek rekabet edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. BURSA’NIN MARKA DEĞERİ VE FINANSMANA ERİŞİM VURGUSU Dışarıdan yatırımcı çekebilmek için öncelikle Bursa'nın marka değerinin büyütülmesi gerektiğinin altını çizen Şeref Demir, BTSO'nun bu konudaki vizyoner projelerini ve özellikle Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı'nın üstlendiği rolü takdir ettiklerini dile getirdi. Fuar organizasyonlarının şehirlerin vitrini olduğunu ifade eden Demir, Bursa'yı ulusal ve uluslararası ölçekte görünür kılmanın tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Sektörün son dönemdeki en kronik sorununun finansmana erişim ve yüksek kredi maliyetleri olduğunu hatırlatan İMSİAD ve İMSİFED Başkanı, barınma hakkının temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu: "Konut bir lüks değil, temel ihtiyaçtır. Uzun vadeli ve erişilebilir konut finansmanı modellerinin geliştirilmesi artık bir tercih değil zorunluluktur. İlk kez konut edinecek vatandaşları teşvik eden ve kentsel dönüşümünü hızlandıran yeni finansman mekanizmalarına ihtiyaç duyuyoruz. Güçlü bir konut piyasası, ülke ekonomisinin de en büyük güvencesidir." DAHA GÜÇLÜ BIR BURSA VE TÜRKIYE İÇİN ORTAK AKIL Konuşmasının sonunda, sadece binalar değil bir yaşam kültürü ve çocukların yaşayacağı geleceğin Bursa'sını inşa ettiklerini belirten Şeref Demir, TÜGEM'in profesyonel danışmanlık anlayışı, İMSİAD ve İMSİFED'in üretim gücü ile BTSO'nun vizyonunun yerel yönetimlerin desteğiyle birleştiğinde Bursa'nın dönüşümde öncü şehir olacağına inancının tam olduğunu ifade etti.

İHRACAT UZMANLIĞI PROGRAMI SONA ERDİ Haber

İHRACAT UZMANLIĞI PROGRAMI SONA ERDİ

7 Şubat 2026 tarihinde başlayan ve 40 katılımcının iştirakiyle 2 ay devam eden İhracat Uzmanlığı Programı kapsamında katılımcılara dış ticaretin temel kavramlarından başlayarak, ihracatta kullanılan belgeler, pazar araştırması, fiyatlandırma, lojistik süreçler ve pazara giriş stratejileri gibi kritik başlıklarda kapsamlı eğitimler verildi. Bunun yanı sıra dış ticaret sözleşmeleri, uluslararası pazarlama ve markalaşma, yazışma teknikleri, ödeme yöntemleri ve finansman konuları da hem teorik hem uygulamalı olarak ele alındı. Eğitim içeriğinde ayrıca Dahilde ve Hariçte İşleme Rejimleri, e-ihracat süreçleri ile ihracata yönelik devlet destekleri ve destek yönetim sistemlerinin kullanımı da yer aldı. Programın son gününde düzenlenen yüz yüze eğitimde sektör temsilcileri deneyimlerini katılımcılarla paylaştı. MÜSİAD Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüseyin Kul, 34 ülkeye gerçekleştirdikleri ihracat tecrübesinden yola çıkarak hedef pazar seçimi, rekabet analizi, müşteri bulma ve inovasyonun önemine dikkat çekti. Hizmet İhracatçıları Birliği Genel Sekreteri Dr. Fatih Özer ise hizmet sektörünün küresel ölçekte artan rolüne vurgu yaparak, hizmet ihracatının stratejik önemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kapanış oturumunda konuşan UİB Genel Sekreteri Mümin Karacakayalılar, programın ihracata başlamak isteyen firmaların çalışanları ile dış ticaret alanında kariyer hedefleyen profesyoneller için önemli bir fırsat sunduğunu belirtti. Karacakayalılar, “İhracat Akademisi’nin ilkini başarıyla tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Başta Ticaret Bakanlığımız İhracat Genel Müdürlüğümüz olmak üzere, eğitimin hazırlanmasında emeği geçen tüm paydaşlara ve katılımcılarımıza teşekkür ediyorum” dedi.

OİB’İN YENİ DÖNEMDEKİ BAŞKANI KEMAL YAZICI Haber

OİB’İN YENİ DÖNEMDEKİ BAŞKANI KEMAL YAZICI

Başkanlık dönemi sona eren Baran Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce görevi devraldıklarında tek bir hedefleri olduğuna dikkat çekerek “Hedefimiz; Türk otomotiv sanayisini ihracatta daha güçlü, küresel değer zincirlerinde daha stratejik bir konuma taşımak. Bu hedef doğrultusunda önemli mesafeler kat ettik. Göreve başladığımız 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan otomotiv ihracatımız 2025 yılında 41,5 milyar dolara yükseldi. Bu yıl 43 milyar dolar ile bu rakamı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Pandemi nedeniyle bir yıllık ara dışında 19 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonuyuz. Birliğimiz sadece ihracat rakamlarıyla değil, vizyonu, projeleri ve sektörün dönüşümüne liderlik eden yaklaşımıyla da güçlü bir kurumsal yapı haline geldi. Görev süremiz boyunca Dünya çapında ayak basmadığımız kıta, Türk bayrağını dalgalandırmadığımız ticaret merkezi bırakmadık. Bu dönemde 59 uluslararası fuara katılım sağladık, 63 sektörel ticaret heyeti ve 24 alım heyeti düzenledik” dedi. Görev süresi boyunca son sekiz yıla sadece projeleri değil, devasa bir dönüşümü sığdırdıklarını da belirten Baran Çelik “Otomotiv Geleceği Tasarım Yarışması’ndan Otomotiv Mühendisliği ve Aftermarket Konferansına, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde Türkiye Otomotiv Endüstrisi Sürdürülebilirlik Eylem Planını hazırlayarak firmalarımıza karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve SKDM uyumu gibi başlıklarda rehberlik etmemizden Yeşil Dönüşüm UR-GE projelerimiz ve SKDM eğitim programlarımız ile de özellikle KOBİ’lerimizin bu dönüşümün dışında kalmaması için finansman, danışmanlık ve teknik destek modellerini devreye almamıza kadar çok sayıda ilke, projeye ve çalışmaya imza attık. Yine en güncel ve en önemli gelişmelerden biri; Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu oldu. Bu fon ile birlikte sektörümüzde teknoloji geliştiren, inovasyon üreten girişimlerin finansmana erişimini güçlendirmeyi ve otomotiv ekosistemimizin geleceğini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi. Otomotiv, teknolojik dönüşümün de lokomotifidir Konuşmasında Başkanlığı süresince yaşadıkları zorluklardan da bahseden Çelik, şunları söyledi: “2020 yılından sonra Dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadık. Pandemi ve ardından gelen, Çip krizi, tedarik zinciri kırılmaları, Brexit süreci, Yeşil dönüşüm, Enflasyonist ortam, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere hem insanlık hem küresel ekonomi için yıkıcı etkiler bırakan savaşlar ve son dönemde küresel siyasette hızla yükselen korumacılık trendinin sonucunda Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımı… Tüm bu fırtınalı süreçte gemiyi limana sağ salim yanaştırmak için var gücümüzle çalıştık ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörümüz; Türkiye sanayisinin teknolojik dönüşümünün de lokomotifidir. Bugün geldiğimiz noktada Türk otomotiv endüstrisi Avrupa değer zincirinin en güçlü üretim ve tedarik merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarı, birlikte çalıştığımız yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerimizin, Birliğimizin kıymetli çalışanlarının ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak emeğinin sonucu. Bu vesileyle görev sürem boyunca birlikte çalıştığımız tüm yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Şimdi bayrağı devretme vakti. Yeni seçilecek yönetim kurulumuzun, bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağına inancım tamdır. Onların başarısı, Türkiye’nin başarısı olacaktır. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği güçlü bir kurumdur. Bu kurumun en büyük gücü ise üyelerinin vizyonu ve dayanışmasıdır. Ben de bundan sonra sektörümüzün bir temsilcisi olarak otomotiv endüstrimizin gelişimi için çalışmaya devam edeceğim.” Baran Çelik’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Yazıcı: “Üç ana başlıkta ihracatı artırmaya odaklıyız” OİB’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ise şunları söyledi: “Sektörümüz; Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri. Türkiye ihracatının yüzde 17,5’ini tek başına gerçekleştiriyor. Direkt çalışan 300 bin kişi, servis ve satışlar dahil 550 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin 2035 yılında sıfır emisyonlu araçlara geçiş planı sektörümüz ihracatı açısından çok kritik bir karar. AB ülkeleri sıfır emisyonlu araçlar konusunda kararlılar ama Çin ile rekabette zorlanıyorlar. Kendilerini Çin’e karşı koruyabilmek için “made in Europe” kavramını geliştirdiler. Biz sektör olarak Gümrük Birliği sayesinde bu kapsamda yer alacağız ama sıfır emisyonlu araçlar için gereken teknolojilere henüz hakim değiliz. Bu durum önümüzdeki dönemlerde ihracat açısından bir risk oluşturuyor. Eksiklerimizi hızlı bir şekilde tamamlayarak hazır hale gelmek zorundayız. Bu kapsamda yeni Yönetim Kurulu olarak üç ana başlık üzerinde çalışmak istiyoruz. İlk alanı “Geleceğe Hazırlanmak ve İhracat Artışı” olarak belirledik. İkinci olarak “Rekabetçi Otomotiv Sanayi” ve son olarak da “Güçlü Birlik ve Üye İlişkileri” konularına yoğunlaşmak kararı verdik. Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatını korumaya ve artırmaya yönelik stratejiler geliştirerek sektör ve ilgili kurumlar ile birlikte çalışacağız ve geleceği birlikte şekillendireceğiz.”

BTSO, Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması’na ev sahipliği yaptı Haber

BTSO, Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması’na ev sahipliği yaptı

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ve Türkiye Kooperatifçilik Vakfı iş birliğinde, Bursa Ticaret İl Müdürlüğü katkılarıyla “Yerelden Ulusala Kooperatifler Buluşması” gerçekleştirildi. Bursa’daki kooperatiflerin katılımıyla BTSO Ana Hizmet Binası’nda düzenlenen toplantıda kooperatiflerin mevcut sorunları ve çözüm önerileri, stratejik iş birlikleri ve ortaklıklar ile iş fırsatları değerlendirildi. Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Üyesi Hakan Batmaz, Türkiye’nin dört bir yanında tarımdan turizme, kadın girişimciliğinden hizmet sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteren binlerce kooperatif bulunduğunu söyledi. “Ekonomik Kalkınmada Stratejik Önemde” Kooperatiflerin refahın toplumun tüm kesimlerine yayılmasında, bireylerin ortak akıl ve dayanışma kültürüyle üretim ve ticaret süreçlerine katılım sağlamasında hayati bir işleve sahip olduğunu belirten Hakan Batmaz, “Bu yapı, ekonomik kalkınmanın sosyal boyutunu güçlendiren en önemli unsurlardan biridir. BTSO olarak bizler, kooperatifleşmeyi stratejik bir değer olarak görüyor; girişimcilerimizin ekonominin her alanında daha güçlü, daha etkin ve daha sürdürülebilir bir şekilde varlık göstermesini destekliyoruz. Bu çerçevede özellikle kadın kooperatiflerine yönelik eğitim programları, fuar organizasyonları ve buluşmalar gerçekleştiriyoruz.” dedi. “Bursa, Kooperatifçilikte Öncü Bir Kent” Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşabilmesi adına kooperatifçilik kültürünün gelişmesinin büyük önem taşıdığını ifade eden Batmaz, “Bu çerçevede Bursa’mızın merkezinde bulunduğu Marmara Havzası, sahip olduğu ekonomik dinamizm ve üretim gücüyle kooperatifler için son derece elverişli bir zemindir. Sanayi ve ticaretin güçlü bir şekilde varlık gösterdiği bölgemiz; üretim kapasitesi, ihracat hacmi, istihdam gücü ve oluşturduğu katma değer ile ülkemizin lokomotif bölgeleri arasında yer almaktadır. Böylesine güçlü bir potansiyele sahip bölgemizde, kooperatiflerimizin kurumsal kapasitelerini geliştirmesi; üretimden tüketime uzanan değer zincirlerinde daha etkin roller üstlenmesi mümkündür. Nitekim imece kültürü ve dayanışma ruhuyla hareket eden girişimcilerimizin ortaya koyduğu başarı hikâyelerini gururla takip ediyoruz. BTSO olarak bu başarıların artarak devam etmesi adına çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Bugünkü toplantımızın da faydalı olmasını diliyor, emeği geçenlere teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Kooperatiflerin Sayısı 80 Bini Aştı Türkiye Kooperatifçilik Vakfı Genel Başkanı Bahar Kastan, kooperatiflerin yerel kalkınmanın, sosyal adaletin ve ekonomik dengelenmenin önemli araçları haline geldiğini söyledi. Özellikle kırsal bölgelerde, kadınların ve gençlerin ekonomik hayata katılımını artırmada kooperatiflerin kritik rol oynadığını ifade eden Kastan, Türkiye genelinde faaliyet gösteren kooperatiflerin sayısının 80 bini aştığını kaydetti. Yerelden başlayan bu yapıların doğru planlama ve desteklerle ulusal düzeyde güçlü bir ekonomik modele dönüşebileceğini belirten Kastan, “Kooperatiflerin sahip olduğu potansiyele rağmen çeşitli yapısal sorunlar gelişimlerini sınırlandırmaktadır. En önemli sorunlardan biri finansmana erişimdir. Birçok kooperatif, başlangıç sermayesi yetersizliği veya krediye ulaşamama nedeniyle büyüme fırsatlarını değerlendirememektedir. Bununla birlikte pazarlama ve markalaşmada yaşanan eksiklikler, karmaşık mevzuat ve bürokratik süreçler ile nitelikli insan kaynağı eksikliği de kooperatiflerin önünde engel oluşturabilmektedir.” diye konuştu. “Kooperatifçilik Teknoloji Odaklı Bir Yapıya Dönüşecek” Bu sorunların aşılması için çok yönlü ve sürdürülebilir çözümlerin geliştirilmesi gerektiğini ifade eden Kastan, kooperatiflere özel finansman destek mekanizmaları oluşturulmasının önemli olduğunu vurguladı. Hibe programları, düşük faizli krediler ve mikro finans desteklerinin bu noktada büyük önem taşıdığını belirten Kastan, eğitim ve kapasite geliştirme programlarının yaygınlaştırılması ve dijital pazarlama araçlarının etkin kullanılmasının da stratejik adımlar olacağını ifade etti. “Gelecekte kooperatifçilik daha yenilikçi ve teknoloji odaklı bir yapıya dönüşecek.” diyen Kastan, “Dijital kooperatifler, üretimden pazarlamaya kadar tüm süreçleri dijital platformlar üzerinden yürüten yapılardır. Bu model, özellikle genç girişimciler için büyük fırsatlar sunmaktadır. E-ticaret sayesinde coğrafi sınırlar ortadan kalktı. Küçük bir kooperatif bile ürünlerini farklı şehirlere ve ülkelere satabiliyor. Bu noktada kooperatiflerin e-ticaret platformlarına entegre olması, sosyal medya üzerinden satış yapması ve dijital pazarlama araçlarını kullanması gerekiyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.