Hava Durumu

#Finansman

- Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Senetli alışverişte yeni dönem! Ürünlere göre taksit süreleri açıklandı Haber

Senetli alışverişte yeni dönem! Ürünlere göre taksit süreleri açıklandı

Yeni düzenlemeye göre televizyon alımlarında taksit süresi, ürünün satış bedeline bağlı olacak. Fiyatı 5 bin liranın altında olan televizyonlarda en fazla 9 ay taksit yapılabilecek. Satış fiyatı 5 bin liranın üzerinde bulunan televizyonlarda ise bu süre 4 ayla sınırlı olacak. BEYAZ EŞYA VE KÜÇÜK EV ALETLERİNDE 9 AY VADE Buzdolabı, çamaşır makinesi ve elektrikli küçük ev aletleri satın almak isteyen tüketiciler, senetli satışlarda 9 aya kadar taksit imkânından yararlanabilecek. Bu ürün gruplarında uygulanacak azami vade, ürünün fiyatına göre değişmeyecek. BİLGİSAYAR VE TABLET ALIMLARINDA 6 AY SINIRI Bilgisayar ve tablet alışverişlerinde uygulanabilecek en uzun taksit süresi 6 ay olarak belirlendi. Söz konusu sınır, kredi kartı veya alışveriş kredisi dışındaki senetli satış ve benzeri ödeme yöntemleri için geçerli olacak. MOBİLYA ALIŞVERİŞLERİNDE TAKSİT SÜRESİ 9 AY Evini yenilemek isteyen tüketicileri ilgilendiren düzenleme kapsamında mobilya satışlarında da en fazla 9 ay taksit uygulanabilecek. Böylece mobilya alışverişlerinde kullanılabilecek azami vade süresi netleşmiş oldu. SEYAHAT VE KONAKLAMADA 18 AYA KADAR TAKSİT Düzenlemede en uzun vade süresi seyahat ve konaklama harcamaları için belirlendi. Bu kapsamdaki alışverişlerde taksit süresi 18 aya kadar uzanabilecek. DÜZENLEME KREDİ KARTLI ALIŞVERİŞLERİ KAPSAMIYOR Belirlenen taksit süreleri, kredi kartıyla yapılan alışverişler ile alışveriş kredisi ve tüketici finansmanı işlemlerini kapsamıyor. Yeni sınırlar, senetli satış ve benzeri ödeme yöntemleriyle gerçekleştirilen alışverişlerde uygulanacak. Kredi kartı ve finansman kuruluşları aracılığıyla yapılan işlemlerde ise ilgili mevzuat kapsamında belirlenen kurallar geçerliliğini koruyacak.

“BURSA’DA KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNDEKİ FİNANSMAN ENGELLERİ KALDIRILMALI” Haber

“BURSA’DA KENTSEL DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNDEKİ FİNANSMAN ENGELLERİ KALDIRILMALI”

Çöküşün nedeni henüz belirlenmezken, bölgede arama kurtarma çalışmaları sürüyor. İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, olayın nedenine ilişkin teknik incelemeler tamamlanmadan değerlendirme yapılmaması gerektiğini belirterek, güvenli yapı stokunun oluşturulması için dönüşüm çalışmalarının hızlandırılması çağrısında bulundu. Demir, “Öncelikle Maltepe’de yaşanan olaydan etkilenen vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyor, arama kurtarma ekiplerine kolaylık diliyorum. Çöküşün nedeni yapılacak teknik incelemeler sonucunda ortaya çıkacaktır. Ancak bu olay, yapı güvenliğinin ve riskli yapıların yenilenmesinin ne kadar önemli olduğunu hepimize bir kez daha hatırlatıyor. Dönüşümü deprem sonrasına bırakamayız” dedi. BURSA’DA DÖNÜŞÜMÜN ÖNÜNDEKİ FİNANSMAN ENGELLERİ KALDIRILMALI Bursa’nın mevcut yapı stokunun niteliği ve şehrin deprem riski dikkate alındığında, kentsel dönüşümün şehir için ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu vurgulayan Demir, dönüşümün yalnızca bina ölçeğinde değil, ada ve bölge ölçeğinde de planlanması gerektiğini söyledi. Yüksek arsa ve inşaat maliyetleri ile finansmana erişimde yaşanan güçlüklerin vatandaşların yapılarını yenilemesini zorlaştırdığına işaret eden Demir, şöyle konuştu: “Vatandaşa yalnızca dönüşüm çağrısı yapmak yeterli değil; bu dönüşümü ekonomik olarak mümkün kılacak araçları da sunmalıyız. Riskli binasını yenilemek isteyen vatandaşın karşılaştığı maliyet farkı, mevcut imkânlarıyla çoğu zaman aşılamıyor. Müteahhitler açısından da yüksek finansman maliyetleri projelerin uygulanabilirliğini azaltıyor. Bu nedenle uzun vadeli, erişilebilir ve öngörülebilir finansman modelleri geliştirilmesi gerekiyor.” İstanbul’da belirli koşullarla sunulan 3 milyon TL’ye kadar kentsel dönüşüm kredi desteğinin Bursa’yı da kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini ifade eden Demir, özellikle dar ve orta gelirli vatandaşların dönüşüm maliyetini karşılamasına yardımcı olacak kredi ve destek mekanizmalarının önemine dikkat çekti. Finansmanın kamu kurumları, belediyeler, bankacılık sistemi, uluslararası kaynaklar ve sektör temsilcilerinin iş birliğiyle ele alınmasını isteyen Demir, “Bursa, Türkiye’nin önemli sanayi ve üretim merkezlerinden biri. Şehrin deprem riskini azaltmak için gerekli finansmana erişmesi, güvenli konut üretiminin önündeki engellerin giderilmesi gerekiyor. İstanbul’da uygulanan desteklerin Bursa’yı da kapsaması ve şehrin ihtiyaçlarına uygun yeni kaynakların oluşturulması için ilgili kurumları birlikte çalışmaya davet ediyoruz” dedi. DÖNÜŞÜM DEPREM SONRASINA BIRAKILAMAZ “Bursa’nın risklerini biliyoruz. Riskli yapı stokunu azaltmak için kararlı bir iradeye, vatandaşın erişebileceği finansmana ve hızlı, sağlıklı süreçlere ihtiyacımız var. Güvenli şehirleri afet yaşandıktan sonra değil, bugünden atacağımız adımlarla kurabiliriz.”

İkinci el otomotivde nakit sıkışıklığı pazarı etkiliyor Haber

İkinci el otomotivde nakit sıkışıklığı pazarı etkiliyor

İkinci el otomotiv pazarında nakde erişim, alım ve satım kararlarını belirleyen önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Sektör temsilcilerinden Muhammed Ali Karakaş, fon yatırımlarından beklediği nakit akışını sağlayamayan bazı tüketicilerin ve işletmelerin araçlarını satışa çıkardığını, birikimini araç alımında kullanmayı planlayanların ise satın alma kararlarını ertelediğini söyledi. Karakaş, bu durumun piyasada satışa sunulan araç sayısını artırdığını, alım gücünün pazara yansımasını geciktirdiğini ve özellikle hızlı satış ihtiyacı olan araçlarda pazarlık payını genişlettiğini ifade etti. “MÜNFERİT İNDİRİMLER BÜTÜN PAZARA YAYILMIŞ GİBİ GÖSTERİLMEMELİ” Kamuoyunda dile getirilen yüzde 10-15’lik fiyat düşüşü iddialarına dikkat çeken Karakaş, tekil satış örnekleri ile pazarın genel eğiliminin birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı. Karakaş, tüm ikinci el pazarına yayılan bir fiyat düşüşü gözlemlemediklerini belirterek, acil nakit ihtiyacı olan bir satıcının yaptığı indirimin tüm araçlarda aynı oranda değer kaybı anlamına gelmeyeceğini söyledi. İlan fiyatı ile gerçekleşen satış fiyatının da aynı şey olmadığını hatırlatan Karakaş, pazar yorumlarının satış tarihi, araç grubu ve verinin hangi koşullarda oluştuğu dikkate alınarak yapılması gerektiğini kaydetti. ALICI VE SATICI AYNI LİKİDİTE SORUNUNDAN ETKİLENİYOR Karakaş, nakde erişim güçlüğünün hem satıcıları hem alıcıları etkilediğini belirtti. Bir yanda işletme ödemeleri ya da kişisel nakit ihtiyacı nedeniyle aracını satışa çıkaranların bulunduğunu, diğer yanda ise araç alımı için birikimine ulaşamayan tüketicilerin yer aldığını söyledi. Kapora verdiği halde alımını erteleyen ya da iptal etmek zorunda kalan alıcıların da bulunduğunu aktaran Karakaş, bu tablonun araçların stokta kalma süresini uzattığını ifade etti. Nakit akışını korumak isteyen galeriler ile hızlı satış hedefleyen bireysel satıcıların bu süreçte daha esnek pazarlık yapabildiğini de sözlerine ekledi. İKİNCİ EL BASKISI SIFIR KİLOMETREYE DE YANSIYABİLİR Karakaş, ikinci el piyasasındaki fiyat esnekliğinin sıfır kilometre otomobil pazarını da etkileyebileceğini belirtti. Mevcut aracını satarak yeni otomobil almak isteyen tüketicilerin, ikinci el araçlarını daha düşük bedelle elden çıkarmaları halinde, yeni araca geçiş için gerekli ek bütçenin büyüyebileceğini söyledi. Önümüzdeki dönemde ikinci el ticareti yapan işletmelerin stok planlamasında daha dikkatli olması gerektiğini söyleyen Karakaş, satış süresinin de en az satış fiyatı kadar önemli olduğunu vurguladı. Uzayan satış süresinin finansman ve stok maliyeti yaratarak kârlılığı azaltabileceğini ifade eden Karakaş, likiditesi güçlü olan işletmeler için fırsatlar oluşsa da her aracın aynı hızda satılacağının varsayılmaması gerektiğini belirtti. Karakaş, nakde erişim rahatlayana kadar piyasada temkinli seyrin süreceğini ifade ederek, fiyatların gerçekleşen işlemler üzerinden değerlendirilmesinin hem tüketici hem de piyasa güveni açısından önemli olduğunu söyledi.

Bursa'nın konut ihtiyacı uzun vadeli planlanmalı Haber

Bursa'nın konut ihtiyacı uzun vadeli planlanmalı

Konut Değer Raporu'na ilişkin verileri değerlendiren İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, konut piyasasının yalnızca ortalama fiyatlar üzerinden ele alınamayacağını belirterek, vatandaşın konuta erişimi için gelir düzeyi, peşinat imkânı, finansman koşulları ve yeni konut üretiminin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Konut raporlarının piyasanın genel seyrini izlemek açısından yararlı olduğunu ifade eden Şeref Demir, ortalama rakamların sahadaki farklılıkları ve konut arayanların karşılaştığı seçenekleri bütünüyle göstermediğine dikkat çekti. Başkan Demir, “Konut piyasasını tek bir ortalama rakamla açıklamak mümkün değil. Aynı ilçede bile konum, yapı yaşı, konutun büyüklüğü, kullanılan malzeme ve proje özellikleri satış bedelinde önemli farklar oluşturabiliyor. Bu nedenle yayımlanan ortalamaları değerlendirirken bunların genel bir gösterge olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. Vatandaş açısından asıl mesele ise ihtiyaçlarına uygun, güvenli bir konuta ulaşabilmek ve bunu karşılayabilecek finansman imkânına sahip olmak” şeklinde konuştu. “BURSA’NIN KONUT İHTİYACI BÖLGELERE GÖRE DEĞİŞİYOR” Bursa’daki konut piyasasının ilçeler ve mahalleler arasında farklılaştığını belirten Demir, planlama ve üretim kararlarının bu farklılıklar dikkate alınarak hazırlanması gerektiğini söyledi. İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, “Bursa tek tip bir konut piyasasından oluşmuyor. Her bölgenin arsa yapısı, ulaşım imkânları, talebi ve konut ihtiyacı farklı. Bu nedenle yeni üretimi yalnızca toplam konut sayısı üzerinden değerlendiremeyiz. Farklı gelir gruplarının ihtiyaçlarına cevap veren, bulunduğu bölgenin koşullarına uygun konut seçenekleri geliştirmeliyiz” dedi. Konutun satış bedelini belirleyen unsurların yalnızca yapım maliyetinden ibaret olmadığını vurgulayan Şeref Demir, arsa, finansman, vergi ve diğer yükümlülüklerin toplam maliyet üzerindeki etkisine işaret etti ve şunları söyledi: “Bir konutun maliyetinde arsa, finansman, vergiler ve harçlar da önemli yer tutuyor. Konuta erişimi kolaylaştırmak için planlı arsa arzını destekleyen, üretim maliyetlerini öngörülebilir kılan politikalara ihtiyaç var. İlk kez konut sahibi olacak vatandaşların uzun vadeli ve sürdürülebilir koşullarda finansmana ulaşması da bu sürecin önemli bir parçası.” Bursa’nın nüfus hareketliliği, sanayi ve istihdam yapısı ile kentsel dönüşüm ihtiyacının konut planlamasında birlikte ele alınması gerektiğini belirten Demir, gelecekteki talebin bugünden değerlendirilmesinin önemini vurguladı. Demir, “Bursa büyüyen ve üretim gücü yüksek bir şehir. Konut ihtiyacını değerlendirirken nüfus hareketliliğini, ulaşım bağlantılarını, sanayi bölgelerini, kentsel dönüşüm ihtiyacını ve deprem güvenliğini birlikte düşünmeliyiz. Amacımız güvenli ve nitelikli konutları doğru yerde üretmek; vatandaşların bu konutlara erişimini destekleyecek planlama ve finansman koşullarını geliştirmek olmalı” dedi.

HASAN EKER:  TURİZMDE YENİ BİR VİZYON ORTAYA KOYMALIYIZ Haber

HASAN EKER: TURİZMDE YENİ BİR VİZYON ORTAYA KOYMALIYIZ

Türkiye’nin turizmde önemli bir destinasyon olmayı sürdürdüğünü belirten Hasan Eker, Türkiye’nin turizmde önemli bir deneyime ve güçlü bir destinasyon çeşitliliğine sahip olduğunu belirterek sektörün geleceğinin yalnızca ziyaretçi sayısıyla değil, elde edilen katma değer ve turist başına harcama ile birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Eker, “Türkiye turizmde çok güçlü bir altyapıya, deneyime, doğal ve kültürel zenginliğe sahip. Ancak dünya turizminde rekabet her geçen gün daha da artıyor. Mısır başta olmak üzere Akdeniz destinasyonları ve Körfez ülkeleri yeni yatırımlarla, farklı turizm ürünleriyle ve güçlü tanıtım çalışmalarıyla pazardan daha fazla pay almaya çalışıyor. Bu nedenle bizim de mevcut gücümüzü korumanın ötesinde yeni bir vizyon ortaya koymamız gerekiyor” dedi. Turizm sektöründe değişen beklentilere dikkat çeken Hasan Eker, “Artık turist yalnızca deniz, kum ve güneş aramıyor. Kültür, gastronomi, sağlık, spor, doğa, tarih, kongre, alışveriş ve deneyim odaklı seyahatler giderek daha fazla önem kazanıyor. Türkiye’nin sahip olduğu bu büyük çeşitliliği daha iyi değerlendirmemiz gerekiyor. İnovatif turizm ürünleri geliştirmeli, dijitalleşmeyi hızlandırmalı, büyük veriyi ve bilimi daha etkin kullanmalı, turistin beklentisini doğru analiz ederek kişiselleştirilmiş deneyimler sunmalıyız” şeklinde konuştu. “Turizm sadece konaklama ve seyahat değildir” Turizmin yalnızca ekonomik bir faaliyet olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Eker, sektörün kültürler arası iletişim ve toplumsal etkileşim açısından da önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Eker, “Turizm; kültürümüzdür, tarihimizdir, gastronomimizdir, doğamızdır, sanatımızdır. Aynı zamanda farklı toplumların birbirini tanımasını, anlamasını ve iletişim kurmasını sağlayan önemli bir köprüdür. İnsanların dünyayı tanıma, farklı kültürleri deneyimleme ve yeni yerler keşfetme isteği devam ettiği sürece turizm de önemini koruyacaktır” dedi. Türkiye’nin turizm gelirlerini artırabilmesi için daha yüksek katma değerli ürünlere yönelmesi gerektiğini belirten Eker, özellikle gastronomi, sağlık, kültür, kongre ve etkinlik turizmi gibi alanların daha fazla desteklenmesi gerektiğini kaydetti. “Turizmciye verilen destek, sektörün geleceğine yapılan yatırımdır” Turizm sektörünün maliyetler, istihdam, finansman ve vergiler başta olmak üzere çeşitli sorunlarla karşı karşıya olduğunu dile getiren Eker, sektöre yönelik destek ve teşviklerin önemini hatırlattı. Eker, “Turizmciye verilen destek yalnızca bugün faaliyet gösteren işletmelere verilen bir destek olarak görülmemeli. Bu destekler, Türkiye’nin gelecekteki turizm gelirlerine, istihdamına ve uluslararası rekabet gücüne yapılan yatırımlardır. Sektörün önünü görebilmesi, yatırım yapabilmesi ve yeni ürünler geliştirebilmesi için sürdürülebilir bir destek ve teşvik mekanizmasına ihtiyaç var” dedi. Türkiye’nin turizmde elde ettiği kazanımların korunması ve yeni pazarlara açılımın hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Eker, seyahat acentelerinin de bu dönüşümün önemli aktörlerinden biri olduğunu belirtti. “Turizmci olmakla gurur duyuyorum” Turizmin uzmanlık ve deneyim gerektiren bir meslek olduğuna işaret eden Hasan Eker, sektör çalışanlarının Dünya Turizm Günü’nü de kutladı. Eker, “Turizm bir meslektir. Deneyim, bilgi, sabır ve uzun vadeli düşünce gerektirir. Turizmci özverilidir, çözüm odaklıdır, insan odaklıdır ve farklı kültürleri bir araya getirir. Turizm sektörünün içerisinde yer alan bir meslektaşınız olarak turizmci olmakla gurur duyuyorum. Bu vesileyle başta turizm çalışanlarımız olmak üzere tüm meslektaşlarımın, turizm öğrencilerinin ve eğitimcilerinin Dünya Turizm Günü’nü kutluyorum” ifadelerini kullandı.

Yıldırım’da eğitimle iş imkanı Haber

Yıldırım’da eğitimle iş imkanı

Bursa'da Yıldırım Belediyesi İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi, Yıldırımlılara hem mesleki eğitim veriyor hem de kursları tamamlayanların istihdama katılmasını sağlıyor. Yıldırım Belediyesi’nin istihdama katkı sağlamak ve nitelikli iş gücü oluşturmak amacıyla hayata geçirdiği İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi, kursiyerleri meslek ve iş sahibi yapmaya devam ediyor. Faaliyete başladığı 2021’den bugüne kadar 12 bin kişiye eğitim verilen merkez aracılığıyla bin 125 kişi de istihdam edildi. 2 Boyutlu Nesne Modelleme, 3 Boyutlu Tasarım Modelleme, Yazılım Uygulamaları, Bilgisayarlı Kalıp Hazırlama, Giyim Üretim Teknolojileri, Bilgisayar İşletmenliği, Ofis Programları, Excel Uygulamaları, İleri Excel, Grafik ve Reklam Tasarım, Web Tasarımı, E-Ticaret, Muhasebe ve Finansman, Arıcılık, Mantar Yetiştiriciliği, Bahçecilik, Bilgisayar Destekli Moda Tasarım, Bilgisayar Destekli Grafik Tasarım, Protez Tırnak Eğitimi, Fotoğrafçılık ve İşaret Dili alanlarında eğitim verilen merkezde CNC Uygulamaları kursu da başladı. CNC kursuyla birlikte, kursiyerlerin istihdam edilmesi ve sanayinin ihtiyaç duyduğu nitelikli personel ihtiyacının karşılanması hedefleniyor. NİTELİKLİ İŞ GÜCÜ Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, belediyecilik anlayışlarının merkezinde insanın yer aldığını vurguladı. Başkan Yılmaz, “Daha yaşanabilir bir Yıldırım için çalışmalarımızı sürdürürken, hemşehrilerimizin sosyal ve ekonomik hayatına da destek oluyoruz. Göreve geldiğimiz günden bu yana uyguladığımız istihdam odaklı projelerle binlerce vatandaşımızın iş sahibi olmasına katkı sağladık. İnovasyon ve Girişimcilik Merkezi’mizde hemşehrilerimize mesleki ve teknik eğitim veriyoruz. Özellikle tekstil başta olmak üzere otomotiv ve makine sektörlerine nitelikli ara eleman yetiştiriyoruz. Kursiyerlerimize sadece eğitim vermekle kalmıyor, eğitimden sonra istihdama dahil olmaları için uygun iş yerlerine yönlendiriyoruz. Böylece hem hemşehrilerimize istihdam sağlıyor hem de sektörün iş gücü açığını gidermesine yardımcı oluyoruz” dedi.

BTSO Başkanı Burkay: Yeni nefes kredisi paketi için hazırlıklar sürüyor Haber

BTSO Başkanı Burkay: Yeni nefes kredisi paketi için hazırlıklar sürüyor

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) likidite yönetiminde operasyonel değişikliğe giderek 1 haftalık repo ihalelerine yeniden başlamasını, enflasyonla mücadele sürecinde üretimin sürdürülebilirliğini koruyacak son derece kritik bir normalleşme hamlesi olarak niteledi. Politika faizinin sabit tutulmasına karşın bankacılık sisteminin fonlama maliyetinin gecelik yüzde 40 seviyesinden haftalık yüzde 37’lik repo seviyesine çekilmesinin piyasada örtülü olarak 3 puanlık bir indirime denk geldiğini belirten İbrahim Burkay, "TCMB Başkanı Sayın Fatih Karahan’ın sinyalini verdiği bu likidite adımının resmiyet kazanması, sanayici ve tüccarımız üzerindeki yüksek faiz yükünü hafifletmek adına memnuniyet verici bir başlangıçtır. Aslında bu gelişme, oda olarak aylardır her platformda dile getirdiğimiz, politika faizi ile reel piyasa faizleri ve enflasyon beklentileri arasındaki makasın kapanması yönündeki girişimlerimizin ne kadar haklı ve yerinde olduğunu bir kez daha kanıtlamıştır.” dedi. PİYASALARDAKİ İLK YANSIMA VERİLERE YANSIDI Merkez Bankası’nın 6 aylık bir aranın ardından 1 haftalık repo ihalesini düzenleyerek piyasaya 1 milyar TL fonlama sağladığına işaret eden İbrahim Burkay “Basit faizin yüzde 37, bileşik faizin ise yüzde 44,58 olarak gerçekleştiği ihale ile birlikte piyasa göstergelerinde de belirgin bir rahatlama yaşandı. Şubat ayından bu yana yüzde 40 seviyelerinde seyreden Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı (TLREF), atılan bu adımla ilk kez yüzde 36,94 seviyesine çekildi.” ifadelerini kullandı. Ekonomi yönetimiyle gerçekleştirdikleri görüşmelerde iş dünyasının finansmana, uygun koşullarda erişimi konusundaki taleplerinin kısmen de olsa karşılık bulmasının önemli olduğunu belirten Başkan Burkay, “Bankaların fonlama maliyetinde sağlanan bu gerilemenin, vakit kaybetmeksizin yüzde 45 ile yüzde 55 bandında sıkışan KOBİ ve ticari kredi faizlerine yansıtılması üretimin ve istihdamın devamlılığı için şarttır. Piyasada yaşanan nakit sıkışıklığı göz önüne alındığında, BDDK tarafında da KOBİ'ler için kredi esnekliği sağlayacak adımların atılması, ihracatçımızın rekabet gücünü koruyacak dengelerin gözetilmesi reel sektörün en temel beklentisidir. TCMB’nin attığı bu örtülü indirim adımını piyasalara nefes aldıracak olumlu bir gelişme olarak görüyor, bankacılık sektörünü bu finansman rahatlamasını ticari kredi kanallarına hızla yansıtmaya davet ediyoruz." diye konuştu. "KOSGEB DESTEKLERİ KOBİ’LERİMİZİN YATIRIM İŞTAHINI ARTIRACAKTIR" Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı bünyesinde KOSGEB eliyle yürütülen Kapasite Geliştirme Destek Programı'nın 2026 yılı 3. dönem başvurularının başlamasını da memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, programın KOBİ'lerin teknolojik dönüşümü ve kapasite artışları açısından kıymetli bir adım olduğunu vurguladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Sayın Fatih Kacır’ın açıkladığı destek paketinin detaylarına değinen BTSO Başkanı Burkay, şöyle devam etti: “36 ay vadeli kredilerde 30 milyon liraya kadar finansman, 20 puanlık finansman desteği ve sağlanan kefalet imkanları, yüksek finansman maliyetleri altında mücadele eden üreticilerimiz için can suyu niteliğindedir. Özellikle tedarikçi geliştirmeye yönelik savunma, uzay ve havacılık alanındaki projelere 30 milyon liraya kadar, hızlı büyüyen ve teknogirişim rozetine sahip işletmelere ise 20 milyon liraya kadar sunulan bu stratejik kaynak, Bursa’mızın yüksek katma değerli üretim hedeflerine doğrudan katkı sağlayacaktır. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 4 bin KOBİ’mizin 64 milyar liralık finansmana erişim sağlamış olması, bu mekanizmanın sahadaki başarısını göstermektedir. Sayın Bakanımıza destekleri için şükranlarımızı sunuyorum. BTSO olarak KOBİ'lerimizin rekabet gücünü artıracak her adımı desteklemeye devam edeceğiz." "FİRMALARIMIZA NEFES ALDIRIYORUZ, YENİ PAKET YOLDA" Reel sektörün nakit akışını korumak ve finansmana erişimini kolaylaştırmak adına tüm imkânları seferber ettiklerinin altını çizen İbrahim Burkay, TOBB Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun liderliğinde ve KGF iş birliğiyle hayata geçirilen Nefes Kredisi projelerinde BTSO’nun her zaman öncü bir rol üstlendiğini ifade etti. Öz kaynakları KGF kefaletiyle birleştirip çarpan etkisi oluşturarak Bursa için rekor düzeyde finansman hacmi sağladıklarını belirten Burkay, "Bugüne kadar Oda kaynaklarımızla desteklediğimiz Nefes Kredisi paketleri kapsamında 2017 yılından bu yana 7 farklı ‘Nefes Kredisi’ paketinde yaklaşık 8.5 milyar TL’lik destek sunarak KOBİ’lerimize can suyu olduk. Piyasalardaki yüksek finansman maliyetleri ve nakit sıkışıklığı karşısında KOBİ’lerin uygun koşullu kredilere olan ihtiyacı sürüyor. TOBB Başkanımız Sayın Rifat Hisarcıklıoğlu öncülüğünde, üyelerimizin finansman yükünü hafifletecek yeni bir Nefes Kredisi paketinin devreye alınması için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Teminat yetersizliği çeken firmalarımıza nefes aldıracak, üretimi ve istihdamı koruyacak yeni imkânları en kısa sürede Bursa iş dünyamızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz."

YAPİDER BAŞKANI SEVCAN İLİCİ TÜİK KONUT SATIŞ VERİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ Haber

YAPİDER BAŞKANI SEVCAN İLİCİ TÜİK KONUT SATIŞ VERİLERİNİ DEĞERLENDİRDİ

TÜİK verilerine göre Haziran ayında Bursa’da ise geçen yılın Haziran ayına göre yüzde 15,7’lik artışla 4 bin 231 konut satıldı. Bursa’da yılın ilk 6 ayında, 6 bin 205 adet 1. el, 17 bin 370 adet ikinci el konut satışı gerçekleşirken, 2 . el konut satışı ilk 6 ayda geçen yılın aynı ayına göre yüzde 4 oranında artış gösterdi. Verileri değerlendiren Yatırım Profesyonelleri ve İşbirliği Derneği (YAPİDER) Başkanı Sevcan İlici, “Haziran ayında Bursa’da satılan konut sayılarında gözlenen artışı gayrimenkul piyasasında bir hareketlenmenin başlangıcı olarak değerlendiriyoruz. Bu artış eğiliminin yılın ikinci yarısına da yansıyacağı inancındayız” dedi. “Bursa’da Talep Var Ancak Krediye Erişim Sınırlı” Bursa piyasasındaki durumu değerlendiren YAPİDER Başkanı Sevcan İlici, “Bursa’mızda konut talebi canlılığını koruyor. Nüfus artışı, göç hareketleri ve yeni konut ihtiyacı devam ediyor. Ancak vatandaşlarımızın bu talebi satın alma kararına dönüştürebilmesi için uygun finansman koşullarına ihtiyaç var. Özellikle yüksek kredi faizleri ve krediye erişimde yaşanan sınırlamalar nedeniyle birçok vatandaşımız konut alımını ertelemek zorunda kalabiliyor. Krediye erişim imkanı kolaylaşırsa Haziran ayıyla birlikte başlayan konut satışlarındaki artış sürekli hale gelebilir” şeklinde konuştu. “İlk Kez Ev Alacaklara ve Dönüşüm Projelerine Özel Destek Sağlanmalı” Gayrimenkul danışmanlığı bakış açısıyla TÜİK verilerini değerlendiren Yatırım Profesyonelleri ve İşbirliği Derneği (YAPİDER) Başkanı Sevcan İlici, “Piyasada konut sahibi olmak isteyen ciddi bir kesim bulunmaktadır. Ancak mevcut finansman koşulları bilhassa 1. el konut satışlarını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle özellikle ilk kez ev alacak vatandaşlarımız için uzun vadeli ve erişilebilir faiz oranlarına sahip kredi modelleri oluşturulmalıdır” şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.