Hava Durumu

#Farkındalık

- Farkındalık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Farkındalık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Gemlik’te 50 kedi yuvası minik ellerle hayat buldu Haber

Gemlik’te 50 kedi yuvası minik ellerle hayat buldu

Bursa'nın Gemlik ilçesinde soğuk kış günlerinde sokak hayvanlarının yağmurdan, rüzgârdan ve soğuktan korunmasına katkı sağlamak amacıyla düzenlenen etkinlik, çocukların ve hayvansever gönüllülerin yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında atık plastik kasaların içerisine öncelikle yalıtım malzemeleri ve kartonlar yerleştirilirken, daha sonra kasaların çevresi streç ile sarılarak büyük koruyucu poşetlerle kaplandı ve daha dayanıklı, korunaklı kedi yuvaları haline getirildi. Etkinliğe çocukların gösterdiği yoğun ilgi ve heyecan dikkat çekerken, hem geri dönüşümün önemine hem de hayvan sevgisine yönelik farkındalık oluşturuldu. Gemlik Kent Konseyi Başkanı Sedat Akkuş etkinlikle ilgili yaptığı açıklamada, 50 yuvayı el birliğiyle ortaya çıkarmanın mutluluğunu yaşadığını belirterek, "Beni en çok mutlu eden ise çocuklarımızın etkinliğe gösterdiği ilgi oldu. Bizim amacımız yalnızca kedi yuvası yapmak değil; çocuklarımıza hayvan sevgisini, merhameti ve doğayla birlikte yaşama bilincini aşılamak. Onlara bu dünyanın yalnızca insanlara ait olmadığını, hayvanların da bizimle birlikte yaşama hakkı olduğunu anlatmak istiyoruz. Bu güzel çalışmaya sponsor olarak destek veren Gemlik Liman-İş Sendikası'na, iş birliği ve katkılarından dolayı MAG-DER'e, emeğini ortaya koyan gönüllülerimize ve etkinliğimize katılan tüm çocuklarımıza teşekkür ediyorum" diye konuştu.

Meme kanserine karşı güç birliği Haber

Meme kanserine karşı güç birliği

Etkinliğe, TOBB Bursa Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Sabriye Şen ve Yönetim Kurulu, Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul, Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Betül Özkul Kabalar, iş dünyasından kadın temsilciler ve Özel Hayat Hastanesi çalışanları katıldı. Özel Hayat Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Dr. Ahmet Özkul, açılış konuşmasında “Hayat Hastanesi olarak, çalışanlarımızın büyük bir bölümü kadınlardan oluşuyor. Kadınların yönetimde söz sahibi olması, titizlikleriyle dinamik bir doku katması bizim için gerçekten çok önemli. Bu bağlamda gerçekleştirdiğimiz etkinlikle birlikte kadınların, meme kanserini önceden fark etmesini sağlamayı amaçlıyoruz ” dedi. TOBB Bursa KGK Başkanı Sabriye Şen ise “Bugün hepimizi yakından ilgilendiren bir konuda bilgi sahibi olacağız. Bildiğiniz üzere Ekim ayı ‘Meme Kanseri Farkındalık Ayı’ olarak nitelendiriliyor. Biz Kadın Girişimciler Kurulu olarak, çevremizdekileri bilgilendirecek, etkileyebilecek bir güce sahibiz. Bu buluşmaya ev sahipliği yaptığı için İcra Kurulu Üyemiz Betül Özkul Kabalar’a, Hayat Hastanesi’ne ve Kıymetli Hocamız Op. Dr. Servet Yetgin’e çok teşekkür ederim. Seminerde meme kanseri ile ilgili merak ettiklerimizi ve erken teşhis için yapmamız gerekenleri öğreneceğiz” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından Özel Hayat Hastanesi Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Servet Yetgin, meme kanseri ve tedavi yöntemleri ile ilgili bir sunum yaptı. Op. Dr. Yetgin, “Kadınlar tarihin her döneminde çok değerli ve önemlidir. Tarihin neresinde başarılı bir erkek görülse, hemen yanı başında ona destek veren onunla beraber aynı yolda yürüyen bir kadın vardır. Kadınlarımızın sağlığı bizim için çok önemli. Meme kanseri erken teşhis yapıldığında tedavisinin başarı oranı oldukça yüksek bir kanser türüdür. Erken teşhis özellikle meme kanserinde hayat kurtarır” dedi. Meme kanserine karşı alınması gereken önlemleri sıralayan Op. Dr. Yetgin, “Meme kanserini erken teşhis edebilmek için önce kadınların kendi vücutlarını tanıması gerekir. Meme kanseri vakalarının yüzde 70’i kadınların kendi kendine yaptığı muayeneler sayesinde tespit edilmiştir. Bu bağlamda önce vücudumuzu tanımalıyız ki kanseri erken tespit edebilelim. Unutmayın erken teşhis her şeyden önemli” diyerek sözlerini tamamladı.

DAĞDER’in Kadınları Güçlendirme Projesi Bursa Orhaneli’de başladı Haber

DAĞDER’in Kadınları Güçlendirme Projesi Bursa Orhaneli’de başladı

İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından PRODES kapsamında desteklenen “Güçlü Aile, Güçlü Dağ Yöresi: Aile İçi İletişim ve Kadın Güçlendirme Projesi” çerçevesindeki ilk eğitim programı, 27 Ekim’de Bursa Orhaneli İbrahim Hüsniye Çağlayan Ortaokulu Konferans Salonu’nda düzenlendi. Kadınların aile yaşamında ve toplumsal hayatta karşılaştıkları sorunlara yönelik farkındalık oluşturmayı amaçlayan program, DAĞDER Başkan Yardımcısı Av. Aytaç Aydemir’in açılış konuşması ve proje tanıtımıyla başladı. Derya Başak: “Güçlü Kadın, Güçlü Aile ve Güçlü Toplum Demektir” DAĞDER Genel Başkanı Derya Başak, kadınların güçlendirilmesinin bölgesel kalkınmanın temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. DAĞDER’in 40 yıllık birikimiyle yalnızca kültürel değerleri yaşatan değil, aynı zamanda bölgenin sosyal gelişimine katkı sunan projeler üreten bir sivil toplum kuruluşu olduğuna dikkat çeken Başak, şu ifadeleri kullandı: “Güçlü bir toplumun temelinde güçlü aileler, güçlü ailelerin temelinde ise bilinçli, kendine güvenen ve haklarını bilen kadınlar vardır. Kadınlarımızın aile içinde olduğu kadar sosyal ve ekonomik yaşamın her alanında da güçlü bireyler olarak yer almalarını son derece önemsiyoruz. DAĞDER olarak 40 yıldır Dağ Yöremizin kültürel mirasını korurken insanımıza dokunan çalışmalar gerçekleştirmeye gayret ediyoruz. Bu projemizle kadınlarımızın bilgiye, eğitime ve sosyal destek mekanizmalarına erişimlerini kolaylaştırmayı amaçlıyoruz. Kadınlarımızın yanında olmaya, onların sesini duyurmaya ve Dağ Yöremizin geleceğini hep birlikte şekillendirmeye devam edeceğiz.” Ömer YILMAZ: “Dört Dağ İlçemizde Kadınlarımızla Buluşacağız” Proje Koordinatörü Ömer YILMAZ, Orhaneli’de başlayan eğitimlerin Büyükorhan, Harmancık ve Keles ilçelerinde de gerçekleştirileceğini belirterek projenin kapsamına ilişkin açıklamalarda bulundu. YILMAZ, projenin eğitim faaliyetlerinin ötesinde sosyal farkındalık oluşturmayı amaçladığını ifade ederek şunları söyledi: “Güçlü Aile, Güçlü Dağ Yöresi projemizle kadınlarımızın aile içi iletişim becerilerini geliştirmeyi, günlük yaşamda karşılaştıkları sorunlarla baş etme kapasitelerini artırmayı ve sahip oldukları haklar konusunda bilinçlenmelerini hedefliyoruz. Orhaneli’de başlattığımız eğitimlerimizi Büyükorhan, Harmancık ve Keles ilçelerimizde de aynı içeriklerle gerçekleştireceğiz. Amacımız, dört dağ ilçemizde yaşayan kadınlarımızın bu eğitim ve destek imkânlarından yararlanmalarını sağlamak. Projemizin önemli çalışmalarından biri de Mor Çepken Kısa Film Yarışması olacak. Dağ Yöremizin kültürel mirasında önemli bir yere sahip olan Mor Çepken’i, kadınların yaşadıkları sorunları, mücadelelerini ve dayanışmanın gücünü anlatan sanatsal bir farkındalık çalışmasına dönüştürmek istiyoruz. Bizim için bu proje yalnızca bir eğitim programı değil; kadınlarımızın kendilerini daha güçlü hissettikleri, haklarını bildikleri, dayanışma içinde oldukları ve toplumsal yaşamda daha görünür hâle geldikleri bir sürece katkı sunma çabasıdır.” Uzmanlardan Kadınlara Yönelik Dört Başlıkta Eğitim Orhaneli’de gerçekleştirilen programda, kadınların bireysel, ailevi ve sosyal yaşamlarını desteklemeye yönelik dört önemli konuda eğitim verildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi Aile, Kadın ve Çocuk Hizmetleri Şube Müdürlüğü bünyesinde görev yapan Uzman Sosyolog Yasemin Boztimur ve Klinik Psikolog Begüm Sirkeci, “Stresle Başa Çıkma Yolları ve Öfke Kontrolü” ile “Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele ve Başvuru Mekanizmaları” başlıklarında katılımcılara bilgilendirmelerde bulundu. Eğitimlerde stresin bireysel yaşam ve aile ilişkileri üzerindeki etkileri, öfkenin sağlıklı biçimde yönetilmesi, kadına yönelik şiddetin önlenmesi, kadınların sahip oldukları haklar ve ihtiyaç duyduklarında başvurabilecekleri kurumsal destek mekanizmaları ele alındı. Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü Orhaneli Sosyal Hizmet Merkezi Eğitim Uzmanı Ayça Tayar ise “Aile Yaşam Becerileri” ve “Koruyucu Aile” konularında eğitim verdi. Tayar, sağlıklı aile ilişkilerinin oluşturulması, aile bireyleri arasındaki iletişimin güçlendirilmesi ve koruyucu aile hizmetlerinin toplumsal önemi hakkında katılımcıları bilgilendirdi. Katılımcıların sorularının da yanıtlandığı program, uzmanlarla karşılıklı görüş alışverişinde bulunulmasıyla tamamlandı. Eğitimlerin Sıradaki Durağı Büyükorhan DAĞDER’in dört dağ ilçesini kapsayan eğitim programı, Orhaneli’nin ardından 30 Ekim’de Büyükorhan, 4 Kasım’da Harmancık ve 6 Kasım’da Keles ilçelerinde devam edecek. Eğitim faaliyetlerinin yanı sıra Mor Çepken Kısa Film Yarışması ile kadınların yaşadığı sorunların, toplumsal rollerinin ve dayanışmanın öneminin sanat yoluyla geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. Kuruluşunun 40. yılında DAĞDER, kültürel mirasın korunmasının yanı sıra eğitim, sosyal kalkınma ve toplumsal dayanışmaya yönelik projeleriyle Dağ Yöresi’nin gelişimine katkı sunmayı sürdürüyor.

UEDAŞ’tan erken teşhise pembe ışık Haber

UEDAŞ’tan erken teşhise pembe ışık

UEDAŞ, meme kanserinde erken teşhisin önemine dikkat çekmek amacıyla yürüttüğü Pembe Lambalar projesini bu yıl da sürdürüyor. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü ve Bursa Kanserle Savaş Derneği iş birliğinde Ekim ayı boyunca devam eden proje kapsamında, Bursa’nın yoğun lokasyonlarından Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’ndaki sokak lambaları pembe ışıklarla aydınlatılırken aydınlatma direkleri de pembe kumaşlarla kaplandı. Yaya trafiğinin yoğun olduğu yerde kurulan pembe ışıklı ayna ise üzerine yazılan farkındalık mesajlarıyla caddeye renk kattı. ERKEN TEŞHİS MESAJI BURSA’NIN SOKAKLARINA TAŞINIYOR 2018 yılından bu yana sürdürülen Pembe Lambalar projesi de meme kanserinde erken teşhisin önemini daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlıyor. Proje kapsamında bu yıl Fatih Sultan Mehmet Bulvarı’nda gerçekleştirilen aydınlatma uygulaması ve pembe ışıklı aynayla kadın sağlığına dikkat çekiliyor. Meme kanseri farkındalığının simgesi olan pembe rengin kullanıldığı proje, sağlık konusunda verilen mesajları günlük yaşamın bir parçası haline getiriyor. Kentin işlek noktalarında gerçekleştirilen uygulamayla erken teşhisin öneminin hatırlatılması ve kadınların düzenli sağlık kontrolleri konusunda bilinçlenmesine katkı sağlanması amaçlanıyor. “ERKEN TEŞHİS KONUSUNDA TOPLUMSAL FARKINDALIĞI ARTIRMAYI HEDEFLİYORUZ” UEDAŞ Genel Müdürü Cihangir Gençoğlu, projenin toplumsal farkındalığa katkısına ilişkin, “Pembe Lambalar projesiyle her yıl ekim ayında, meme kanserinde erken teşhisin önemini şehir yaşamının içinden bir mesajla hatırlatıyoruz. Gün içinde pek çok kişinin önünden geçtiği sokak lambalarının pembe ışıklarla aydınlanması, kadın sağlığı açısından büyük önem taşıyan bir konuyu yeniden gündeme getiriyor. Bizim için bu çalışmanın en değerli yanı, farkındalık mesajının insanların günlük yaşamlarında karşılarına çıkarak erken teşhisin önemini hatırlatması. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle yürüttüğümüz bu projeyle toplumsal bilinçlenmeye katkı sunmayı ve daha fazla insanın düzenli sağlık kontrolleri konusunda harekete geçmesini amaçlıyoruz’’ dedi. Bursa İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Mustafa Çetin ise meme kanserinde erken teşhisin tedavi sürecindeki önemine dikkat çekerek, “Meme kanserinde en önemli noktalardan biri, düzenli taramalar ve erken teşhis sayesinde tedavide başarılı sonuçlar elde edilebilmesidir. 2025 yılında gerçekleştirdiğimiz taramalarda 130 kadına meme kanseri tanısı konulduğunu tespit ettik. Erken teşhis edilen bu kadınlarımız tedavi süreçlerini tamamlayarak yaşamlarına sağlıklı bir şekilde devam ediyor. ‘Kanserden korkma, geç kalmaktan kork’ diyor; tüm kadınlarımızı düzenli kontrollerini ve taramalarını yaptırmak üzere Sağlıklı Hayat Merkezlerimize davet ediyoruz” diye konuştu.

“RUH SAĞLIĞINDA ALARM VEREN BELİRTİLERE DİKKAT” Haber

“RUH SAĞLIĞINDA ALARM VEREN BELİRTİLERE DİKKAT”

Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlık kavramını yalnızca fiziksel açıdan değil, psikolojik ve sosyal yönden de bir bütün olarak ele aldığını hatırlatan Klinik Psikolog Görkem Polat, kişinin ruhsal açıdan iyi olma halinin yaşamın farklı alanlarında kendisini gösterebildiğine dikkat çekti. Polat, bireyin kendisini ve çevresiyle olan ilişkilerini değerlendirmesinin, ruh sağlığındaki değişimleri erken fark edebilmek açısından önemli olduğunu ifade etti. Ruhsal iyilik halinin önemli göstergelerinden birinin sağlıklı ve anlamlı ilişkiler kurabilmek olduğunu belirten Polat, kişinin kendisini yeterli ve değerli hissedebilmesinin de psikolojik açıdan önemli bir gösterge olduğunu söyledi. Bireyin yaşamında anlamlı bulduğu bir amaç doğrultusunda hareket etmesinin ve kendisi için anlam taşıyan uğraşlara zaman ayırabilmesinin ruhsal dayanıklılığı desteklediğini dile getirdi. Dikkat ve konsantrasyon sorunlarının da göz ardı edilmemesi gerektiğini vurgulayan Polat, kişinin kendisi gibi davranabilmesi, yani otantik olabilmesi ve duygusal açıdan kendisini güvende hissedebilmesinin ruhsal iyilik halinin önemli parçaları arasında yer aldığını kaydetti. Karamsarlık ve çaresizlik kalıcı hale gelmemeli Zorlu yaşam koşullarında zaman zaman kaygı, üzüntü veya umutsuzluk hissedilebileceğini belirten Görkem Polat, asıl dikkat edilmesi gereken noktanın bu duyguların süreklilik kazanması ve kişinin günlük yaşamını etkilemeye başlaması olduğunu söyledi. Polat, ruhsal açıdan sağlıklı baş etme becerisinin, sorunlar karşısında yalnızca karamsar ve çaresiz düşüncelere saplanmak yerine çözüm odaklı ve esnek düşünebilmeyi de içerdiğini ifade etti. Farklı duygu ve düşüncelere açık olmanın, kişinin kendisine yöneltilen eleştirilere tahammül edebilmesinin de psikolojik esnekliğin göstergeleri arasında bulunduğunu aktardı. Uyku düzenindeki değişikliklerin ruh sağlığı açısından önemli bir gösterge olduğuna dikkat çeken Polat, uykuya dalmakta güçlük çekme, gece sık sık uyanma, sabahları dinlenememiş kalkma veya sürekli uyuma ihtiyacı hissetme gibi durumların kişinin yaşam kalitesindeki değişimlerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Uyku, iştah ve cinsellik değişimleri de önemli Ruhsal sorunların günlük yaşamın farklı alanlarına yansıyabildiğini belirten Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Klinik Psikoloğu Görkem Polat, kişinin beslenme düzenindeki belirgin değişikliklerin de dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Polat, herhangi bir neden olmaksızın iştahta belirgin artış veya azalma yaşanmasının ruhsal durumla birlikte değerlendirilmesi gereken belirtilerden biri olabileceğini kaydetti. Cinsel aktif bireylerde cinsel istekte ortaya çıkan belirgin ve ani değişimlerin de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Polat, bu tür değişimlerin tek başına psikolojik bir soruna işaret etmeyebileceğini, kişinin genel yaşam koşulları ve diğer belirtilerle birlikte ele alınmasının önem taşıdığını vurguladı. Belirtilerin süresi ve yaşamı etkileme düzeyi önemli Her yaş grubundan bireyin yaşamının farklı dönemlerinde ruhsal açıdan zorlayıcı süreçlerden geçebileceğini ifade eden Polat, bu durumların genetik, ailesel ve sosyal birçok faktörle ilişkili olabileceğini söyledi. Ancak yaşanan güçlüğün ne kadar sürdüğünün ve günlük hayatı ne ölçüde etkilediğinin belirleyici olduğunu belirtti. Polat, kişinin yaşadığı sorunların haftanın ve günün büyük bölümünü etkileyecek sıklık ve yoğunluğa ulaşması halinde profesyonel destek alınmasının önem taşıdığını dile getirdi. Yakın çevreden alınan sosyal desteğin ruhsal açıdan önemli bir kaynak olduğunu belirten Görkem Polat, ancak uyku, iştah, duygu durumu, dikkat ve konsantrasyon gibi alanlarda belirgin bozulmalar meydana geldiğinde bir ruh sağlığı uzmanına başvurmanın sürecin daha sağlıklı ve güvenli şekilde ele alınmasına yardımcı olacağını söyledi. Ruhsal belirtilerin altında farklı nedenler olabilir Her davranış değişikliğinin doğrudan psikolojik bir nedene bağlanmaması gerektiğinin de altını çizen Polat, bazı davranışsal ve duygusal sorunların organik nedenlerden kaynaklanabileceğine dikkat çekti. Bu nedenle kişinin ihtiyaç duyduğu durumlarda farklı uzmanlık alanlarının birlikte çalışmasının önemli olduğunu belirtti. Multidisipliner yaklaşımın, yani farklı uzmanlık alanlarının ortak değerlendirmesinin, kişinin yaşadığı sorunların daha kapsamlı ele alınmasını ve tedavi sürecinin daha sağlıklı biçimde planlanmasını sağlayabileceğini ifade eden Polat, ruh sağlığı konusunda erken farkındalık ve doğru yönlendirmenin önemine dikkat çekti. Ruh sağlığı hizmetlerine erişim güçlendirilmeli Toplum ruh sağlığının korunmasında yalnızca sorun ortaya çıktıktan sonra müdahale edilmesinin yeterli olmadığını belirten Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Klinik Psikoloğu Görkem Polat, koruyucu ve önleyici ruh sağlığı çalışmalarının da güçlendirilmesi gerektiğini söyledi. Polat, okullar, hastaneler, iş yerleri ve kamu kurumlarında ulaşılabilir ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının, toplumun ruhsal iyilik halinin korunması ve psikolojik sorunların erken dönemde fark edilmesi açısından önemli olduğunu ifade etti. 10 Ekim Dünya Ruh Sağlığı Günü’nün ruh sağlığı konusunda farkındalık oluşturmak açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Polat, kişinin kendisinde veya yakınlarında uzun süre devam eden ve günlük yaşamı belirgin biçimde etkileyen değişimleri görmezden gelmemesi gerektiğini sözlerine ekledi.

Bursa Osmangazi’de hayat kurtaran farkındalık Haber

Bursa Osmangazi’de hayat kurtaran farkındalık

Osmangazi Belediyesi tarafından Onkoloji Dayanışma Derneği (ONKODAY) ile Bursa İş Kadınları ve Yöneticileri Derneği (BUİKAD) katkılarıyla hayata geçirilen farkındalık buluşmaları, Soğanlı Kültür Merkezi’nde başladı. Panayır Spor Kulübü’nde devam eden etkinlikler, Demirtaş Kültür Merkezi’nde düzenlenen üçüncü programla daha geniş kitlelere ulaştı. Kadınların sağlık konusunda bilinçlenmesini ve erken teşhisin önemine dikkat çekilmesini amaçlayan buluşmalarda, meme kanserine karşı toplumsal duyarlılığın güçlendirilmesi hedeflendi. Üç farklı noktada gerçekleştirilen programlarda, alanında uzman sağlık profesyonelleri kadınlarla bir araya gelerek hastalığın erken teşhisinden tedavi sürecine kadar pek çok önemli konuda bilgiler paylaştı. Doktorlar, meme kanserinin risk faktörleri ve düzenli taramaların önemine dikkat çekerken, hemşireler kendi kendine meme muayenesinin doğru yöntemlerini uygulamalı olarak anlattı. Psikologlar, tanı ve tedavi sürecinde yaşanabilecek duygusal zorluklarla başa çıkma yollarını ve psikolojik desteğin önemini ele aldı. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının da değerlendirildiği buluşmalarda, katılımcılar uzmanlara merak ettikleri soruları yönelterek meme kanseriyle mücadele konusunda bilinçlenme fırsatı buldu. “NE KADAR ÇOK KADINA ULAŞIRSAK FARKINDALIĞI O KADAR ARTIRIRIZ” Programda konuşan ONKODAY Başkanı Füsun Önen, meme kanseriyle mücadelede bilinçlenmenin ve toplumun her kesimine ulaşmanın büyük önem taşıdığını belirterek farkındalık çalışmalarında kurumlar arası iş birliğinin değerini vurguladı. Önen, sözlerinde şu ifadeleri kullandı: “Uzun yıllardır toplumu kanser konusunda bilinçlendirmek amacıyla çalışmalar yürütüyoruz. 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı, dünyada ‘Pembe Ekim’ olarak anılıyor. Bu süreçte ne kadar çok kadına ulaşır, onları meme kanseri konusunda bilgilendirebilirsek farkındalığı da o kadar geniş kitlelere taşıyabiliriz. Bu nedenle belediyelerimiz ve diğer paydaşlarımızla birlikte hareket ederek toplumla el ele farkındalık çalışmalarımızı sürdürüyoruz.” “40 YAŞIN ÜZERİNDEKİ KADINLARA İKİ YILDA BİR MAMOGRAFİ ÖNERİYORUZ” Meme kanserinde düzenli tarama ve erken tanının önemine dikkat çeken Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Alper Coşkun, “Kanser, onkoloji pratiğimizde önemli bir yer tutuyor. Ekim ayında da meme kanserine yönelik farkındalık eğitimleri vermeye çalışıyoruz. Çünkü meme kanserinde tarama programları ve erken tanı, hastalarımızın tedavi süreçlerinde ve uzun süreli sağ kalımlarında büyük önem taşıyor. Bu kapsamda 40 yaşın üzerindeki kadınlara iki yılda bir mamografi taraması öneriyoruz. Düzenli taramalarla hastalığın erken dönemde tespit edilmesi, tedavi başarısını önemli ölçüde artırıyor. Bu nedenle özellikle mamografi taramasının ihmal edilmemesini öneriyoruz” diye konuştu. “KADINLARDA EN SIK GÖRÜLEN KANSER TÜRÜ” Hastalığa karşı bilinçli hareket etmenin önemini vurgulayan Uzman Dr. Buket Erkan Özmarasalı da, “Meme kanseri, tüm dünyada kadınlarda en sık görülen kanser türü. Bu nedenle erken tanı bizim için büyük önem taşıyor. Hastalığın erken evrede tespit edilmesi, bazı hastalarda kemoterapiye ihtiyaç duyulmadan cerrahi müdahale ve hormon tedavisiyle sürecin yönetilmesine olanak sağlıyor. Bugün burada meme kanserinin risk faktörlerini, kadınların yaşam alışkanlıklarında nelere dikkat etmeleri gerektiğini ve hastalıktan korunmaya yönelik izleyebilecekleri yolları ele aldık” açıklamalarında bulundu. “HASTALIĞIN ERKEN DÖNEMDE TESPİT EDİLMESİ MÜMKÜN” Meme kanserine karşı düzenli taramaların ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Uludağ Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hicran Yıldız ise, “Her sekiz kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanabiliyor. Ancak kendi kendine meme muayenesi, klinik meme muayenesi ve mamografi gibi yöntemlerle hastalığın erken dönemde tespit edilmesi mümkün. Önemli olan bu kontrolleri doğru şekilde ve zamanında gerçekleştirmek. Herhangi bir belirtiden şüphelenildiğinde mutlaka ilgili sağlık kuruluşlarına başvurulmalı. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı ve dernekler bu konuda önemli çalışmalar yürütüyor. Özellikle KETEM’lerde ücretsiz tarama ve muayene imkanı sunuluyor. Dernekler de bilinçlendirme çalışmalarında yol gösterici bir rol üstleniyor” dedi. Toplum sağlığını destekleyen çalışmalarını sürdüren Osmangazi Belediyesi, farkındalık buluşmalarıyla kadınların sağlık konusunda bilinçlenmesine katkı sağlarken, “Erken teşhis hayat kurtarır” mesajını bir kez daha güçlü şekilde hatırlattı. Farkındalık Buluşmaları Üç Farklı Noktada Daha Devam Edecek Meme kanserine karşı bilinçlendirme çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştırmayı amaçlayan Osmangazi Belediyesi, etkinliklerine farklı mahallelerde devam edecek. Bu kapsamda buluşmaların dördüncüsü 13 Ekim Salı günü Yakup Aktaş Kültür Merkezi’nde, beşincisi 16 Ekim Cuma günü Kemerçeşme Şehit Doğan Sevinç Ortaokulu’nda, altıncısı 21 Ekim Çarşamba günü İvazpaşa Spor Kulübü Tesisleri’nde saat 14.00 ile 16.00 arasında gerçekleştirilecek.

Yıldırım’da sevimli patilerle şenlik zamanı Haber

Yıldırım’da sevimli patilerle şenlik zamanı

Sahipsiz sokak hayvanlarıyla ilgili örnek olacak çalışmalara imza atan Yıldırım Belediyesi, 4 Ekim Dünya Hayvanları Koruma Günü etkinlikleri kapsamında çocukları ve gençleri sevimli patilerle buluşturdu. Veteriner İşleri Müdürlüğü Sokak Hayvanları Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı’nda gerçekleştirilen etkinliğe ev sahibi Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanısıra Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, AK Parti Yıldırım İlçe Başkanı İrfan Akkaya, Büyük Birlik Partisi Yıldırım İlçe Başkanı Gürkan Sidal, çocuklar, gençler ve vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi. Hayvan sevgisinin küçük yaşlarda geliştirilmesi ve hayvanlara karşı sorumluluk bilincinin güçlendirilmesinin hedeflendiği programda, çocuk ve gençlere yönelik çeşitli eğlenceli, sportif ve farkındalık artırıcı etkinlikler gerçekleştirildi. HEPAD ve HAÇİKO derneklerinin iş birliğiyle düzenlenen program renkli görüntülere sahne oldu. KOŞULLAR İYİLEŞTİRİLİYOR Etkinlikte konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, hayvanların yaşam hakkına saygı gösterilmesinin toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, Yıldırım Belediyesi olarak sokak hayvanlarının yaşam koşullarının iyileştirilmesine yönelik çalışmalarını sürdürdüklerini ifade etti. Başkan Yılmaz, “Hayvan sevgisinin çocuklarımızdan başlayarak toplumun tüm kesimlerine yayılması ve farkındalığın artması büyük önem taşıyor. Yıldırım Belediyesi olarak sokak hayvanlarının tedavi, bakım ve rehabilitasyon süreçlerini yürütüyor, onların sağlıklı ve güvenli bir yaşam sürmeleri için çalışmalar gerçekleştiriyoruz” dedi. YAŞAM HAKKINA SAYGI Sokak hayvanlarına yönelik hizmetlerin yalnızca tedavi çalışmalarıyla sınırlı olmadığını vurgulayan Başkan Yılmaz, “Hayvan Sahiplendirme Merkezimiz ile sahipsiz hayvanlarımızın sıcak bir yuvaya kavuşmasına katkı sunuyoruz. Bu merkezimiz bugüne kadar 337 sokak hayvanının sahiplendirilmesine aracılık etti. Haybulansımızla ihtiyaç duyan sokak hayvanlarına güvenli şekilde tedavi müdahale ediyoruz. Haybulansımız bugüne kadar bin 380 sahipsiz hayvana acil müdahalede bulundu. Patived hizmetimizle de vatandaşlarımızın sevimli patiler ile ilgili ihtiyaç ve taleplerine hızlı şekilde yanıt vermeye çalışıyoruz. Tüm bu çalışmalarımızın temelinde hayvanların yaşam hakkına saygı bulunuyor. Bundan sonrada sokak hayvanlarının yaşam koşullarını iyileştirmeye ve toplumda hayvan sevgisini güçlendirmeye yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz” ifadelerini kullandı. Sokak Hayvanları Bakımevi ve Doğal Yaşam Alanı’ndan övgüyle söz eden Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Başkan Oktay Yılmaz’a teşekküre etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.