Hava Durumu

#Eylem

- Eylem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eylem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emeklilerin dört kelimelik isyanı: İnsanca yaşamak istiyoruz Haber

Emeklilerin dört kelimelik isyanı: İnsanca yaşamak istiyoruz

Emeklilerin geçim sıkıntısı İzmir’de bir kez daha sokağa taşındı. DİSK Dev Emekli-Sen üyeleri, SGK İl Müdürlüğü önünde bir araya gelerek emeklilerin ekonomik koşullarına dikkat çekti. Eylemde taşınan pankartlardan biri, taleplerin özünü dört kelimeyle ortaya koydu: “Emekliler insanca yaşamak istiyor.” Yıllarca çalışan, vergi ödeyen ve ülkenin üretimine katkı sunan emekliler, bugün temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandıklarını belirterek yalnızca maaş artışı değil, insanca yaşamaya yetecek gelir ve sosyal yaşam koşulları talep etti. ANKARA’DAN GELEN ACI HABER İzmir’de emeklilerin geçim sıkıntısını dile getirdiği saatlerde Ankara’dan gelen haber ise gündemi daha da ağırlaştırdı. Anayasa Mahkemesi önündeki emeklilerin eylemine katılan emekli polis memuru Ali Şekeroğlu yaşamını yitirdi. Şekeroğlu’nun olay öncesinde ekonomik sıkıntılarından söz ettiği haber kaynaklarına yansıdı. DİSK ve Dev Emekli-Sen, yaşananların ardından emeklilerin ekonomik koşullarına dikkat çekerek taleplerin karşılanması çağrısını yineledi. İzmir’de eylem sona erdi, pankartlar toplandı, kalabalık dağıldı. Ancak meydanda öne çıkan dört kelime, emeklilerin yaşadığı sorunun yalnızca bir maaş hesabından ibaret olmadığını hatırlattı: “EMEKLİLER İNSANCA YAŞAMAK İSTİYOR.” Emeklilerin sorusu ise hâlâ aynı: Yıllarca çalıştıktan sonra bir insan neden hâlâ barınmayı, mutfağı, faturayı ve ay sonunu düşünmek zorunda kalıyor?

Emeklinin hak arayışında acı son:  İntihara kalkışan emekli polis kurtarılamadı Haber

Emeklinin hak arayışında acı son: İntihara kalkışan emekli polis kurtarılamadı

Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde seyyanen zam talebiyle düzenlenen eylemde acı bir trajedi yaşandı. Eylem esnasında beylik tabancasıyla intihar girişiminde bulunan 60 yaşındaki emekli polis memuru Ali Şekeroğlu'ndan acı haber geldi. “Ben artık bu işten vazgeçtim” dediği duyulan emekli, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. “İNSANCA YAŞAM BİR YURTTAŞLIK HAKKIDIR” Öte yandan Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), Ankara’da emeklilerin seyyanen zam talebiyle gerçekleştirdiği eyleme ilişkin açıklama yaptı. Açıklamada, emeklilerin ekonomik durumuna dikkat çekilerek milyonlarca yurttaşın açlık, yoksulluk ve geçim kaygısıyla karşı karşıya bırakıldığı savunuldu. TMMOB, ekonomik krizin yükünün emekçiler ve emeklilerin üzerine bırakıldığını ileri sürerek, yıllarca çalışarak ülkeye emek veren vatandaşların düşük gelir ve yoksullukla karşı karşıya kalmaması gerektiğini ifade etti. "EMEKLİNİN YERDEKİ KANI YÖNETİCİLERİN ELİNDEDİR!" Yaşanan olay sonrasında bir başka açıklamada Kamu-İş Konfederasyonu'ndan geldi. Yaşanan olaya dikkati çeken üyeler, "Açıkça söylüyoruz: Emeklinin yerdeki kanı yöneticilerin elindedir! Emekliyi sokağa çıkamaz, temel ihtiyaçlarını karşılayamaz, torununa harçlık veremez hâle getiren politikaların sorumlusu hükümettir" dedi.

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam Haber

BUSİAD'da felsefe söyleşilerine devam

Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ogün Ürek’in yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan konuşmacı olarak katıldı. “Felsefeyi hayattan kopuk görmemek gerekiyor. Nerede insan var orada felsefi bir problem de var” diyen Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan, “Felsefenin üzerinde durduğu konular hemen hemen hepimizi ilgilendiren konulardır. Sartre eser vermeye başladığından ölünceye kadar ifade ettiği bir cümlesi var. “Ben insanlığı korkunç tehlikelere karşı korumak için silahlanmıştım. Oysa herkes insanlığın yetkinliğe doğru yol aldığını söylüyor.” Burada şunu söylüyor. İnsanlık neredeyse orada insanlığa karşı bir tehdit vardır. Bizim görevimiz nerede insanlığa karşı tehdit varsa ona karşı güçlü olmak” dedi. Jean-Paul Sartre’ı, “varoluşçuluğun papası” olarak tanımlayan Prof Dr. Gündoğan, “Sartre ve Camus yazdıklarını yaşayan, yaşadıklarını yazan insanlardır. Gerçek hayat ve felsefe birbirinden ayrılmaz Sartre’a göre. Dünyanın neresinde bir problem varsa Sartre oradadır. Sartre aynı zamanda aydındır. Sartre göre aydın angaje olan bağlantılı olan kişidir. Aydın dediğimiz tavır bizim üstümüze vazife olmayan şeylere de karışan tavırdır. Sartre için filozofu başa alırız sanatçıyı ikinci sıraya alınır. Camus için tam tersi” diye konuştu. “20. yüzyılda iki felsefe yapma tarzı vardı. Biri varoluşçular, diğeri analitik felsefeciler. Varoluşçular insanın, hayatın varlığı, anlamı üzerinde dururlar” diyen Prof. Dr. Gündoğan, açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Bu iki tarz 20. yüzyılla birlikte bitmediğine inanıyoruz. 21. yüzyılda bizim Sartre gibilere ihtiyacımız var. 20. yüzyıldaki insan varlığının karşılaştığı tehdit ve tehlikeleri günümüzde kat kat yaşıyoruz. Eskiden teknik insan derdik. Artık Homo Digitalis var. Homo Sapiens artık kalkıyor. Savaş hiçbir zaman bitmedi. Öngörülemeyen bir dünyada yaşıyoruz. 10 yıl önce pandemi yaşayacağımızı hayal etmezdik. İnsanlığın içinde bulunduğu çok önemli bir tehdittir pandemi. Böyle bakınca günümüzde varoluşçuluğa ciddi ihtiyacı olduğunu düşünenlerdenim. Sartre’ın felsefesindeki ide, insanın özgürlüğünü ortaya çıkarmaktır. Bu temel felsefeyi başka bir kavramla ele almak gerekir sorumluluk. Özgürlük ve sorumluluk Sartre felsefesinin temelidir. İnsan demek özgürlük demektir, özgürlük demek insan demektir. Bu özgürlük bize bir sorumluluk da yükler. Sorumluluğun büyük bir ağırlığı vardır. Salt kendimden sorumlu değilim. Sartre da Camus’da insanı kurtarmaya çalışıyor. Camus’da başkaldırı, Sartre ise özgürlük öne çıkar. Başkaldırıda da özgürlük vardır. Başkaldıran insan hayır diyen insandır. Bu hayırı nasıl anlayacağız. Mutlak anlamda hayır Camus’da yoktur. Bir şeye hayır demek başka bir şeye evet demeyi barındırmalıdır. Kötülüğe karşı iyilik, savaşa karşı barışı olmalıdır. Olumsuz olana karşı olumlu olanı içinde bulunduran bir evetle biz absürt olanı aşabiliriz. Bu bireysel başlar. Sadece kendisi için değil. Sartre dünyanın öbür ucundakine karşı sorumluyum der. Veba adlı romanda Camus veba ile mücadele eden bir kahraman yazar. Başkaldırıyoruz öyleyse varız der Camus. İkisini bir araya getiren budur. Sartre eylem olarak bunu göstermiştir. Camus göstermemiştir.” Soruları da yanıtlayan Prof. Dr. Ali Osman Gündoğan’a, etkinliğin sonunda Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası, BUSİAD Geçmiş Dönem Yönetim Kurulu Başkanlarından Buğra Küçükkayalar ve Mehmet Arif Özer tarafından takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.