Hava Durumu

#Enfeksiyon

- Enfeksiyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enfeksiyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hantavirüs salgına dönüşür mü? Kapalı alan temizliğinde büyük risk Haber

Hantavirüs salgına dönüşür mü? Kapalı alan temizliğinde büyük risk

Kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve tükürüğüyle temas sonucu bulaşabilen hantavirüs, ağır vakalarda solunum yetmezliği, böbrek sorunları ve can kayıplarına yol açabiliyor. Uzmanlar özellikle uzun süre kapalı kalan alanların temizliği sırasında dikkatli olunması gerektiğine dikkat çekiyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği’nden Dr. Öğr. Üyesi Saliha Ayan, hantavirüsün toplum içinde kolay yayılan bir enfeksiyon olmadığını belirterek, “İnsandan insana bulaş yalnızca Güney Amerika’da görülen Andes virüsü ile ilişkilendirilmiştir. Avrupa ve Asya’daki türlerde böyle bir bulaş kanıtlanmamıştır” dedi. GRİP BELİRTİLERİYLE KARIŞABİLİYOR Depo, ahır, kiler, bağ evi ve uzun süre kullanılmayan yazlıklar riskli alanlar arasında yer alıyor. Bu alanlarda temizlik yapılırken virüs içeren partiküllerin havaya karışması enfeksiyon riskinin artırılabileceğine dikkati çeken Dr. Öğretim Üyesi Saliha Ayan, "Hantavirüs belirtileri çoğu zaman grip ile karıştırılabiliyor. Hastalığın ilk döneminde ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, halsizlik, bulantı ve kusma görülebiliyor. İlerleyen vakalarda ise nefes darlığı, akciğerlerde sıvı birikimi, tansiyon düşüklüğü ve böbrek yetmezliği gibi ağır tablolar gelişebiliyor" dedi. Uzmanlar, özellikle kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerde açıklanamayan ateş ve nefes darlığı görülmesi halinde vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguluyor. Hantavirüse karşı kesin etkili bir antiviral tedavi ya da yaygın kullanılan bir aşı bulunmuyor. Bu nedenle korunma yöntemleri büyük önem taşıyor. Uzmanlar, riskli alanların önce havalandırılması gerektiğini, kemirgen dışkısı bulunan bölgelerin süpürülmemesi ve nemlendirilerek temizlenmesi gerektiğini belirtiyor. Temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılması, işlem sonrası ellerin mutlaka yıkanması öneriliyor.

ESTETİKTE UZMAN UYARISI: SAĞLIĞINIZI RİSKE ATMAYIN! Haber

ESTETİKTE UZMAN UYARISI: SAĞLIĞINIZI RİSKE ATMAYIN!

Botoks, dolgu, mezoterapi ve lazer gibi işlemlerin dışarıdan bakıldığında kısa sürede tamamlanan ve kolay uygulamalar gibi algılandığını ifade eden Op. Dr. Kuzukıran, gerçekte bu işlemlerin insan anatomisiyle doğrudan ilişkili, ciddi uzmanlık gerektiren tıbbi müdahaleler olduğunun altını çizdi. Yüz bölgesinde yer alan damarlar, sinirler ve kas yapısının son derece hassas bir dengeye sahip olduğunu dile getiren Op. Dr. Nuray Kuzukıran, bu yapılar hakkında yeterli bilgiye sahip olmayan kişiler tarafından yapılan uygulamaların geri dönüşü olmayan sağlık sorunlarına yol açabileceğini söylerken, olası bir komplikasyon durumunda müdahale yetkisi ve bilgisi bulunmayan kişilerce yapılan işlemlerin riskleri büyüttüğünü ifade etti. Medikal estetikte güvenliğin merkezinde mutlaka hekim bulunması gerektiğini vurgulayan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, hekim faktörünün hayati önem taşımasının temel nedenlerini de detaylandırdı. Hekimlerin, yüzün derin dokularını, damar yollarını ve sinir ağlarını çok iyi bildiğini belirten Op. Dr. Kuzukıran, uygulama sırasında iğnenin hangi derinliğe ve açıyla yapılacağının bu bilgi sayesinde doğru şekilde planlandığını ifade etti. Bu sayede riskli bölgelerden kaçınılabildiğini dile getirdi. Her tıbbi işlemde olduğu gibi medikal estetik uygulamalarda da belirli risklerin bulunduğunu söyleyen Op. Dr. Nuray Kuzukıran, önemli olanın bu riskler ortaya çıktığında doğru müdahaleyi yapabilmek olduğunu vurgulayarak alerjik reaksiyon, damar tıkanıklığı ya da enfeksiyon gibi durumlarda hastaya anında müdahale edebilecek tek yetkin kişinin eğitimli bir hekim olduğunu belirtti. Ürün güvenliğine de dikkat çeken Op. Dr. Kuzukıran, yetkili kliniklerde kullanılan tüm ürünlerin Sağlık Bakanlığı onaylı ve izlenebilir olduğuna işaret etti. Piyasada bulunan kaçak, steril olmayan ya da kaynağı belirsiz ürünlerin enfeksiyon riskini artırabileceğini, ciddi alerjik reaksiyonlara yol açabileceğini ve bağışıklık sistemine zarar verebileceğini söyledi. Her bireyin yüz anatomisinin ve cilt yapısının farklı olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Nuray Kuzukıran, standart uygulamaların yerine kişiye özel planlamanın şart olduğunu belirtti. Hekimin, hastanın sağlık geçmişini ve yüz yapısını analiz ederek en doğru ve güvenli yöntemi belirlediğini ifade etti. Toplumda estetik uygulamaların çoğu zaman bir alışveriş gibi değerlendirildiğini de hatırlatan Op. Dr. Nuray Kuzukıran, bu bakış açısının son derece yanlış olduğunu vurgulayarak “Estetik uygulamalarda satın aldığınız şey yalnızca bir dolgu maddesi ya da işlem değildir. Asıl önemli olan, o uygulamayı gerçekleştiren hekimin yıllara dayanan tıp eğitimi, anatomi bilgisi ve deneyimidir” dedi. Açıklamasının sonun da önemli bir çağrıda bulunan Op. Dr. Kuzukıran, işlem yaptırmadan önce mutlaka hekimin uzmanlığının sorgulanması gerektiğini belirtti. Uygulamanın yapılacağı merkezin hijyen koşullarının, kullanılan ürünlerin orijinalliğinin ve hekimin yetkinliğinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Sağlığın geçici estetik trendlerden çok daha değerli olduğunun altını çizen Op. Dr. Nuray Kuzukıran, sözlerini “Unutulmamalıdır ki estetik uygulamalar, sağlığınızı riske atacak kadar ucuz olmamalıdır. Ucuz olanı değil, uzman olanı tercih edin” diyerek tamamladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.