Hava Durumu

#Ekosistem

- Ekosistem haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekosistem haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'nın milli savunmaya katkısı artıyor Haber

Bursa'nın milli savunmaya katkısı artıyor

Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Haziran Ayı Meclis Toplantısı’na katılarak, Bursa iş dünyası temsilcileriyle bir araya geldi. Dünyanın, güvenlik hiyerarşisinde kuralların yeniden yazıldığı bir dönemden geçtiğini ifade eden Görgün, “Barış ve istikrardan yana olanlar bugün her zamankinden daha fazla caydırıcı olmak zorunda. Caydırıcılık ise; envanterimizdeki platformların sayısı kadar üretim kapasitesi, tedarik zincirinin derinliği, mühendislik kabiliyeti, kritik bileşenlere erişim, stok yenileme hızı, finansal sürdürülebilirlik ve test-sertifikasyon altyapısıyla ölçülmektedir. Öngörülemezliğin temel norm haline geldiği bu döneme, hamdolsun, hazırlıklı giriyoruz.” dedi. “YERLİLİK ORANI YÜZDE 80’LERİ AŞTI” Türkiye’nin son 23 yılda Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ortaya konulan ‘tam bağımsız savunma sanayii’ vizyonuyla eşine az rastlanır bir dönüşüm geçirdiğini belirten Haluk Görgün, şöyle devam etti: “Dışa bağımlılıklar, yerini milli üretim gücüne bıraktı. Türk savunma sanayii bugün yerlilik oranını yüzde 80'lerin üzerine taşımıştır. Savunma sanayiimiz 4 bin 500 firma, bin 400'ü aşan proje ve 100 bini aşkın doğrudan istihdamıyla güçlü ve derinlikli bir ekosistem haline gelmiştir. 2002 yılında yıllık 250 milyon dolar olan savunma ve havacılık ihracatımız, geçtiğimiz 12 aylık dönemde yaklaşık 11 milyar dolara ulaşmıştır. 23 yıl önce savunma ve havacılık sektörünün bir yılda yaptığı ihracatı artık bir haftada yapıyoruz. Türkiye en fazla savunma ürünleri ithal eden ülkelerden biriyken bugün dünyanın en büyük 11. savunma ve havacılık ihracatçısı konumuna yükselmiştir.” BURSA’NIN ERİŞTİĞİ OLGUNLUK SEVİYESİ Bursa’nın nitelikli üretim ve yüksek katma değerli sanayi yapısıyla Türkiye ortalamasının üzerinde bir ihracat performansına sahip olduğunu ifade eden Görgün, "Geçtiğimiz yıl Bursa'dan 7 bin 500 firma 200'den fazla ülke ve gümrük bölgesine 20 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdi. Bu tablo, Bursa'daki üretimin niteliğini ve eriştiği yüksek olgunluk seviyesini göstermektedir." diye konuştu. BTSO bünyesinde 2013 yılında kurulan Bursa Uzay Havacılık Savunma Kümelenmesi'nin (BASDEC) kentteki birikimi kurumsal bir zemine kavuşturduğunu ifade eden Prof. Dr. Haluk Görgün, kümelenmenin 160 üyeye ulaştığını bildirdi. Bursalı şirketlerin artık parça imalatından bitmiş ürüne geçerek ana yüklenicilerin stratejik çözüm ortağı haline geldiğini belirten Görgün, ASELSAN, TUSAŞ ve ROKETSAN'ın Bursa'dan yaptığı tedarik miktarının her yıl ortalama yüzde 50 arttığı bilgisini verdi. Görgün, savunma sanayii devlerinin Bursa yatırımlarına ilişkin şu rakamları paylaştı: “Doğrudan ve dolaylı olarak 150'den fazla Bursalı şirketle çalışan TUSAŞ'ın bu tedarikçilerine bu yılın ilk 6 ayında verdiği siparişlerin toplam tutarı 35,5 milyon doları aşmış durumda. ASELSAN ise 2021 yılından bu yana Bursa menşeli 215 şirketten 135 milyon dolar değerinde yüksek teknolojili alt bileşen tedarik etti. ROKETSAN'ın şehrimizdeki 30 tedarikçisi ise en kritik platform ve sistemlerde kullanılan alt bileşenleri üretmektedir.” OTOMOTİV ALTYAPISI SAVUNMAYA GÜÇ KATACAK Dünyada otomotiv sanayii altyapısının tesis dönüşümleriyle savunma alanına hızla yöneldiğini ve "hibrit fabrikalar" kurulduğunu anlatan Görgün, Bursa’nın otomotivde biriken kalite kültürü ve hassas üretim kabiliyetinin, savunma sanayiinin robotik ve alt sistem ihtiyaçlarıyla buluşmasının stratejik bir fırsat penceresi açacağını vurguladı. Geçtiğimiz yıl BTSO işbirliğinde Bursa Business School’da gerçekleştirilen ‘Savunma ve Havacılık Sektöründe Alt Yüklenici ve Tedarik Yönetimi Çalıştayı’ neticesinde yeni işbirliklerinin hayata geçtiğini belirten Haluk Görgün, Savunma Sanayii Yetenek Envanteri (YETEN) bünyesinde 242 firma kaydına ulaştıklarını, EYDEP kapsamında ise 127 firmayı değerlendirerek sertifikalandırdıklarını açıkladı. Prof. Dr. Haluk Görgün, Bursa’daki ekosistemin rolünü daha planlı ve sürdürülebilir bir zemine taşımak amacıyla BTSO ile birlikte bu yılın Ekim ayında da geniş kapsamlı bir çalıştay daha gerçekleştireceklerini ve somut bir yol haritası ortaya koyacaklarını söyledi. Prof. Dr. Görgün BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da savunma sanayiindeki çalışmalarına verdikleri destekler için teşekkür etti. "TAM BAĞIMSIZLIK GÜÇLÜ BİR EKONOMİYLE MÜMKÜNDÜR" BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay savunma sanayiini bağımsızlığın ve istikbalin teminatı olarak gördüklerini ifade etti. Güçlü bir savunma kabiliyetinin Türkiye için coğrafi konum nedeniyle tarihi bir sorumluluk olduğunu ifade eden Burkay, "Tam bağımsızlık ancak güçlü bir ekonomiyle mümkündür." değerlendirmesinde bulundu. İbrahim Burkay, Türkiye'nin son dönemde kendi İHA, SİHA, gemi, füze ve hava savunma sistemlerini geliştirerek güvenliğini başkalarının takdirine bırakmayan bir ülke haline geldiğini, bu diplomatik ve askeri mukavemetin arkasındaki en büyük güçlerden birinin de Bursa sanayisi olduğunu kaydetti. Bursa'nın otomotiv, makine, tekstil, kimya ve kompozit gibi alanlardaki güçlü altyapısının savunma sanayii için bir temel oluşturduğunu aktaran Başkan Burkay, 2013 yılında göreve geldiklerinde başlattıkları stratejik çalışmaları paylaştı. Kentteki firmaların yetenek matrislerini çıkararak analizler yaptıklarını belirten Burkay, bu iradeyi BTSO çatısı altında kurumsallaştırarak BASDEC'i hayata geçirdiklerini hatırlattı. Bugün BASDEC'in 160'tan fazla üyesiyle Bursa'nın savunma sanayiindeki ortak aklını temsil ettiğini söyleyen İbrahim Burkay; ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, TEI ve MKE gibi öncü kuruluşlarla yapılan tedarikçi buluşmaları sayesinde Bursa firmalarının ekosistemdeki rolünün her geçen gün arttığını ifade etti. GUHEM’DE HAVACILIK LİSESİ Gelecek döneme ilişkin stratejik projeler ve vizyoner adımlardan da bahseden Başkan Burkay, dünyanın en büyük savunma sanayii buluşmalarından biri olan IDEF’in organizasyonunun KFA Fuarcılık tarafından başarıyla gerçekleştirildiğini söyledi. Havacılık ve uzay vizyonunun en önemli sembolü olan GUHEM'de yıllık ziyaretçi sayısında 1 milyon barajına ulaştıklarını bildiren Burkay, bu yapıyı Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğinde açılacak havacılık lisesiyle destekleyerek yarının pilotlarını ve teknoloji liderlerini yetiştireceklerini açıkladı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, ekonomik gücü ve katma değeri büyütmek adına TEKNOSAB ekosistemi içinde KOBİ OSB, Gıda İhtisas OSB, lojistik depolama alanları ve organize ticaret bölgeleri projelerini hayata geçirdiklerini belirterek, “KOBİ OSB projemizle Bursa'da başlattığımız tarihi dönüşüm hamlesini yeni bir eşiğe taşıyoruz. Bursa iş dünyası olarak tüm imkanlarımızla üretmeye ve ülkemizin büyük hedeflerine en yüksek katkıyı sağlayan şehir olmaya kararlılıkla devam edeceğiz. Ülkemizin yerli ve milli hedeflerinde çok daha güçlü bir Bursa hedefliyoruz. Savunma sanayimize güçlü bir vizyon kazandırarak bu alandaki gelişime öncülük eden Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'a, Milli Savunma Bakanlığımıza ve Savunma Sanayii Başkanımız Sayın Prof. Dr. Haluk Görgün’e şükranlarımızı sunuyorum.” dedi. BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur da dünyanın en büyük savunma sanayii fuarlarından biri olan IDEF’in BTSO iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonunda düzenlenmesi ve Bursa Business School'da gerçekleştirilen çalıştayın bu vizyonun somut örnekleri olduğunu belirterek, BASDEC kümelenmesinin oluşturduğu sinerjiyle kentin savunma ve havacılık ihracatında önemli bir ivme yakaladığını kaydetti.

Yenilenmiş ürünlerde yeni dönem Haber

Yenilenmiş ürünlerde yeni dönem

Ticaret Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, şu ifadelere yer verildi; “İkinci el piyasasında sıklıkla alışverişe konu olan teknolojik ürünlerin belirli standartlar çerçevesinde yenilenerek garantili bir şekilde tekrar satışa sunulmasını sağlayan yenilenmiş ürün ekosisteminin etkinliğini artırmak amacıyla yeni düzenlemeler hayata geçirilmiştir. Ticaret Bakanlığı tarafından hazırlanan “Yenilenmiş Ürünler Hakkında Yönetmelik” Resmî Gazete’de yayımlanmış olup, düzenlemeler 01.08.2026 tarihinde yürürlüğe girecektir. Yapılan düzenlemeler ile cep telefonundan bilgisayara, akıllı saatten oyun konsoluna kadar tüketicilerin yoğun ilgi gösterdiği ikinci el teknolojik ürünlerin garantili şekilde yenilenerek ekonomiye yeniden kazandırılması süreçlerinin daha hızlı, şeffaf ve güvenli hale getirilmesi amaçlanmıştır. Yeni düzenleme kapsamında getirilen başlıca yenilikler şunlardır: HEM İNTERNETTEN HEM DE MAĞAZADAN SATIN ALINAN ÜRÜNLER İÇİN 14 GÜN İÇİNDE CAYMA HAKKI GETİRİLMEKTEDİR Yeni düzenlemeyle birlikte yalnızca internet alışverişlerinde değil, fiziki olarak mağazalardan satın alınan yenilenmiş ürünlerde de tüketiciler 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahip olacaktır. YENİLENEREK SATIŞA SUNULAN ÜRÜNLERİN TÜM SÜREÇLERİ YÜBİS İLE KAYIT ALTINA ALINMAKTADIR Yenilenmiş Ürün Bilgi Sistemi (YÜBİS) ile her cihaz için dijital bir sicil kaydı oluşturulmaktadır. Bu sistem aracılığıyla; • Hangi parçaların değiştirildiği ve hangi işlemlerin yapıldığı, • Kayıp/kaçak/çalıntı ürün sorgusu kayıtları, • İlgili yenileme merkezi ve bu merkezler adına işlem yapan tüm işletmelerin bilgileri ve • YÜBİS üzerinden ulaşılabilir ürün sertifikaları, tüketicilerin erişimine sunulmaktadır. TELEVİZYONLAR DA YENİLENEREK SATIŞA SUNULABİLECEK ÜRÜNLER KAPSAMINA ALINMAKTADIR Mevcut düzenlemede cep telefonları, tabletler, akıllı saatler, oyun konsolları ve modemler yenileme kapsamında yer almaktaydı. Yeni yönetmelikle birlikte televizyonlar da kapsama dahil edilerek tüketici güvencesi daha geniş bir ürün yelpazesine yayılmaktadır. YENİLEME MERKEZLERİ İÇİN ASGARİ SERMAYE ŞARTI 30 MİLYON TL’DEN 100 MİLYON TL’YE YÜKSELTİLMİŞTİR Yenileme yetki belgesi için aranan ödenmiş sermaye tutarı, sektörün mali güvenilirliğini ve kurumsal kapasitesini güçlendirmek amacıyla güncel ekonomik koşullar çerçevesinde artırılmıştır. MEVZUATA AYKIRI HAREKET EDENLERİN YETKİLERİ SONLANDIRILACAKTIR Yönetmelik hükümlerine aykırı davranan işletmelere idari yaptırım uygulanacaktır. Tüketicinin sağlığını, güvenliğini veya ekonomik çıkarlarını zedeleyen merkezlerin yetki belgeleri, kurulan Komisyon tarafından askıya alınabilecek ya da iptal edilebilecektir. Belgesi iptal edilen yenileme merkezlerine 1 yıl boyunca yeni belge verilmeyecektir. DAHA ŞEFFAF VE DENETLENEBİLİR BİR EKOSİSTEM OLUŞTURULACAKTIR Özellikle 05.12.2024 tarih ve 11022 sayılı BDDK Kararı uyarınca yenilenmiş cep telefonları için sağlanan taksit avantajı ile 30.09.2021 tarihli ve 4517 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı kapsamında yenileme merkezleri ve bunlara bağlı yetkili satıcılar tarafından satışa sunulan yenilenmiş cep telefonlarında KDV oranının %1’e düşürülmesine yönelik uygulamalarda yaşanabilecek suistimallerin önüne geçilmesine katkı sağlayacak biçimde elektronik doğrulama, kayıt ve kontrol mekanizmaları geliştirilmiştir. Bugüne kadar yaklaşık 1,6 milyon ürünün yenilenerek tekrar piyasaya kazandırıldığı dikkate alındığında söz konusu sistemin; elektronik atıkların azalmasına, döngüsel ekonominin güçlendirilmesine, israfın ve çevreye verilen zararın önlenmesi suretiyle ülke ekonomisine katkı sağladığı bilinmektedir. Yapılan yeni düzenlemeler ile ekosistemin olumlu etkilerinin artarak devam edeceği değerlendirilmektedir. Ticaret Bakanlığı olarak; bu yönetmelikle hem çevre dostu ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarını teşvik etmeyi hem de tüketicilerin ikinci el pazarında mağdur olmasının önüne geçerek güvenli bir alışveriş ortamı oluşturmayı hedefliyoruz.”

OTOMOTİVDE GELECEĞİN ROTASI ÇİZİLİYOR Haber

OTOMOTİVDE GELECEĞİN ROTASI ÇİZİLİYOR

Teknolojinin hızla dönüştürdüğü mobilite dünyasında, Türkiye’yi küresel ligde öncü bir konuma taşımayı hedefleyen Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışması (OGTY), 15. yılında yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) tarafından Ticaret Bakanlığı desteği ve Türkiye İhracatçılar Meclisi koordinatörlüğünde düzenlenen, Türkiye’nin en prestijli mobilite inovasyon platformu OGTY, bu yıl “Endüstriyel Mobilite” temasıyla kapılarını açtı. Bugüne kadar binlerce projeye ev sahipliği yapan, desteklediği 70 girişim ile 281 milyon doların üzerinde bir ekosistem değerlemesi yaratan OGTY, bu yılın rotasını “Endüstriyel Mobilite” olarak belirledi. Sektörün geleceğine yön verecek fikirlerin yarışacağı dev organizasyon için başvuru süreci resmen başladı. Başvuruların 3 Ağustos tarihine kadar kabul edileceği OGTY’nin ödül töreni ise 21 Ekim tarihinde yapılacak. Yalnızca bir yarışma değil, fikirlerin geliştirmelerine imkan sağlayarak bütünsel bir inovasyon mekanizması olan OGTY, bu yıl da otomotiv endüstrisindeki komponentlerden otonom yazılımlara, yapay zeka tabanlı veri analitiğinden bütünsel mobilite çözümlerine kadar geniş bir yelpazedeki yaratıcı projeleri arıyor. “Sadece Ödül Değil, Küresel Pazara Açılan Bir Kapı” OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, teknolojinin artık sadece araç tasarımı, sistemleri ve özelliklerini değil, tüm üretim ve tedarik ekosistemini yeniden şekillendirdiğini vurgulayarak Otomotivin Geleceği Tasarım Yarışmasının sektör için önemli bir rol üstlendiğini söyledi. Yazıcı “OGTY bünyesinde ödül alan projeler sadece nakdi destekle sınırlı kalmıyor; yıllardır başarıyla sürdürülen İTÜ ARI Teknokent iş birliği ile İTÜ Çekirdek Kuluçka Merkezi’ne kabul edilerek mentorluk, ofis desteği ve yatırımcı buluşmaları gibi hayati imkanlara kavuşuyor. Bugüne kadar OGTY sahnesinden geçen 530’dan fazla otomotiv girişiminin toplamda 54 milyon doları aşan yatırım alması, bu platformun Türk otomotiv sektörünün teknoloji tabanlı ihracat kapasitesini ne denli büyüttüğünü gözler önüne seriyor” dedi. Büyük Ödüller Girişimcileri Bekliyor 18 yaşını tamamlamış tüm profesyonellere, araştırmacılara, akademisyenlere ve öğrencilere açık olan yarışmada, finale kalacak projeler jüri karşısında büyük ödül için yarışacak. Dereceye giren ilk 5 projeyi; toplamda milyonlarca lirayı bulan nakdi ödüllerin yanı sıra, fikirlerini koruma altına alacak olan Patent Tescil Ödülü, Ticaret Bakanlığı’nın onayı halinde Yurt Dışı Tasarım Bursu Desteği ve girişimlerini dev birer şirkete dönüştürecek olan İTÜ Çekirdek Growth programına doğrudan katılım hakkı bekliyor. Girişimciler aynı zamanda Türkiye’nin en büyük girişimcilik sahnesi olan Big Bang Startup Challenge’ta dev yatırımcıların karşısına çıkma şansı yakalayacak. Yarışma şartnamesi, katılım koşulları ve başvuru ekranına www.otomotivingelecegi.com adresi üzerinden ulaşılabilir.

Dijital Pazaryerleri Bursa İş Dünyasıyla Bir Araya Geldi Haber

Dijital Pazaryerleri Bursa İş Dünyasıyla Bir Araya Geldi

BTSO’nun Bursa iş dünyasını yeni nesil ticaret modellerine hazırlamak amacıyla hayata geçirdiği etkinlik kapsamında Trendyol, Hepsiburada, Alibaba, Ozon, eBay, N11, Pazarama, Idefix, PTTAVM ve SHEIN platformlarının üst düzey temsilcileri Bursalı firmalarla bir araya geldi. Dinamik bir networking formatında gerçekleştirilen programda katılımcılar, dijital pazaryerlerinin sunduğu fırsatlar hakkında birebir görüşmeler yapma imkânı buldu. Etkinliğe BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Meclis Üyeleri İlker Özgüven ve Mesut Ceylan, 70. Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ile Komite Başkan Yardımcısı Selda İyici ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin Önde Gelen 10 Pazaryeri Katıldı Etkinliğin açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Bursa Dijital Pazaryeri B2B Networking 2026” etkinliğiyle Türkiye’nin dijital pazaryeri alanındaki en kapsamlı B2B networking organizasyonlarından birine ev sahipliği yaptıklarını söyledi. Türkiye’nin önde gelen 10 dijital pazaryeri şirketinin Bursa iş dünyasıyla bir araya geldiğini belirten Burkay, tekstilden elektroniğe, bilişimden gıdaya, otomotiv yedek parçadan makine sektörüne kadar farklı alanlarda faaliyet gösteren yaklaşık 60 firmanın etkinlikte yer aldığını ifade etti. Burkay, “Ortaya çıkan bu tabloyu son derece kıymetli buluyorum. Organizasyonda emeği geçen 70. Meslek Komitemizi tebrik ediyorum.” dedi. E-Ticaret Hacmi 4,5 Trilyon Lirayı Aştı Dünyada ticaret alışkanlıklarının hızla değiştiğine dikkat çeken İbrahim Burkay, bu dönüşümle birlikte ticaretin zemininin de farklılaştığını söyledi. Geçmişte iyi bir dükkân, güçlü bir çevre ve yılların itibarı ticarette önemli avantajlar sağlarken bugün dijital kabiliyetlerin de aynı ölçüde önem taşıdığını vurgulayan Burkay, “Artık dünyanın en büyük çarşısı telefon ve tablet ekranları oldu.” ifadelerini kullandı. Türkiye’de e-ticaret hacminin 2025 yılında yüzde 52 artışla 4 trilyon 567 milyar liraya ulaştığını belirten Burkay, bu rakamın 2025 yılı için ortalama kur hesabıyla yaklaşık 115,5 milyar dolarlık bir büyüklüğe karşılık geldiğini söyledi. E-ticaretin toplam ticaretteki payının yüzde 20 seviyesine yaklaştığını kaydeden Burkay, internet üzerinden yapılan kartlı alışveriş hacminin ise 7,3 trilyon liraya ulaştığını ifade etti. Dönüşümü Kurumsal Yapılarla Destekliyoruz Dünyada da benzer bir dönüşüm yaşandığına dikkat çeken İbrahim Burkay, BTSO’nun bu değişimi erken fark eden kurumların başında geldiğini dile getirdi. Dijitalleşme ve e-ticaret konularının Türkiye’de gündeme geldiği dönemde BTSO’nun kurumsal yapılar oluşturmaya başladığını belirten Başkan Burkay, “Şimdi bu platformlarda nasıl yer alacağımız çok önemli. Bu etkinlik sayesinde dijital pazaryeri şirketleri Bursa’nın üretim gücünü ve ticaret kültürünü daha yakından tanıyacak. Firmalarımız da bu platformların sunduğu satış modellerini, veri altyapılarını, ödeme sistemlerini, lojistik çözümlerini ve müşteri erişim kanallarını doğrudan değerlendirme fırsatı bulacak.” diye konuştu. Teknolojik dönüşüm süreçlerinde “yıkıcı inovasyon” kavramının önemine dikkat çeken Burkay, her büyük teknolojik kırılımın ekonomiye yeni oyuncular kazandırdığını ifade etti. İş dünyasında yaşanan değişimin kendi yaşamlarında da net şekilde görüldüğünü belirten Burkay, “Bizim çocukluğumuzdaki ekonomik aktörlerle bugünküler çok farklı. Yarının güçlü aktörleri ise sizler olacaksınız.” dedi. Değişimin kolay olmadığını ancak bunu doğru okuyabilmenin büyük bir fırsat sunduğunu vurgulayan Burkay, BTSO olarak projeler ve çalışmalarla bu süreci somutlaştırmak için yoğun çaba gösterdiklerini söyledi. Ticaret Bakanlığı ile yakın iş birliği içinde çalıştıklarını ifade eden İbrahim Burkay, Bursa’nın sanayi, ticaret ve ihracatta olduğu gibi e-ticaret ve e-ihracat pastasından daha fazla pay alması için çalışmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi. Bursa E-Ticarette Öncü Bir Şehir BTSO Meclis Üyesi ve E-Ticaret ile Dijitalleşme Konseyi Başkanı İlker Özgüven, etkinliğin Türkiye’den ve dünyadan önemli dijital pazaryerlerini Bursa’da buluşturduğunu belirterek organizasyonu geleneksel hale getirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bursa’nın e-ticarette her zaman öncü şehirlerden biri olduğunu vurgulayan Özgüven, “Şehrimiz e-ticaretteki güçlü konumunu koruyor. BTSO olarak bu alana özel önem veriyor, yatırımlarımızı ve çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu komitenin kurulmasıyla önemli bir ilke imza atıldı. Sayın Başkanımız İbrahim Burkay ve üyelerimizin desteğiyle güçlü bir ekosistem oluşturduk. Etkinliğin verimli iş birliklerine ve başarılı sonuçlara vesile olmasını diliyorum.” ifadelerini kullandı. Birlikte İş Yapma Kültürünü Geliştiriyoruz BTSO 70. Meslek Komitesi Başkanı Barış Sülün ise komitenin Türkiye’de oda ve borsalar arasında e-ticaret alanında faaliyet gösteren tek komite olma özelliği taşıdığını belirterek, bugüne kadar sektör temsilcilerini bir araya getiren birçok çalışma gerçekleştirdiklerini söyledi. Komitenin e-ticaret alanında faaliyet gösteren tüm firmaları kapsadığını ifade eden Sülün, “Üyelerimiz arasında birlikte iş yapma kültürünü geliştirme ve verimli iş birlikleri oluşturma adına önemli bir fırsat yakaladık. Katılan tüm üyelerimize teşekkür ediyoruz.” dedi.

Bursa Nilüfer’in gıda modeli Bükreş’te anlatıldı Haber

Bursa Nilüfer’in gıda modeli Bükreş’te anlatıldı

Nilüfer Belediyesi, kentsel gıda direnci ve tarım alanlarının korunması konularındaki uygulamalarını Romanya’da düzenlenen “Bükreş Gıda Sohbetleri” (Bucharest Food Conversations) konferansında aktardı. Bükreş’in gıda politikası oluşturma sürecinin ilk adımı sayılan toplantıda, Nilüfer’in tarımsal altyapısı ve gıda tedarik zincirindeki rolü paylaşıldı. Institut Français de Roumanie’de yapılan ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), Eurocities ile Let’s Food Association temsilcilerinin katıldığı zirvede Nilüfer Belediyesi’ni, Sağlıklı Kentler Proje Koordinatörü ve Nilüfer Planlama ve Kalkınma Ajansı (PlaKA) Sorumlusu Mehmet Can Yılmaz temsil etti. Hızlı kentleşme ve sanayi baskısı altındaki tarım topraklarını korumanın önemine değinen Yılmaz, arazilerdeki yapılaşma riskine karşı yürütülen çalışmaları anlattı. Yılmaz, belediyenin, kırsal ile kent arasındaki bağları güçlendirmek amacıyla Hasanağa Gıda Merkezi ve Nilüfer Bostan satış noktaları üzerinden üretimi doğrudan kentliyle buluşturduğunu ve sürdürülebilir bir ekonomik model oluşturduklarını ifade etti. 107 NOKTADA GIDA AĞI Sistemin, 64 mahalle komitesi ve Nilüfer Kent Konseyi’nin dahil olduğu katılımcı bir yapıyla şekillendiğini belirten Yılmaz; tohum kütüphanesinden aşevlerine, kompost tesisinden çocuklara yönelik “Bostan Kaşifleri” eğitimlerine kadar 107 noktada faaliyet gösterdiklerini vurguladı. Toplantıda ayrıca, Nilüfer Belediyesi’nin test aşamasındaki tarım-gıda mobil uygulaması ile toprak kullanım haritaları ve analiz raporlarını içeren dijital altyapısı hakkında katılımcılara bilgi verildi. Yılmaz sunumunda, “Bu sistem, kadın derneklerinden mahalle komitelerine kadar tüm Nilüferlilerin desteğiyle oluşturulan kolektif bir yapıdır. Belediye olarak hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği dirençli bir kent için sistemdeki eksiklikleri gidermeye devam ediyoruz. Bu ekosistem, emek ve zaman verildiğinde yerel yönetimlerin neleri başarabileceğinin bir göstergesidir” ifadelerini kullandı.

Nilüfer’in yenilebilir ve içilebilir otları 'tadım'da buluştu Haber

Nilüfer’in yenilebilir ve içilebilir otları 'tadım'da buluştu

Nilüfer Belediyesi ve NİLKOOP iş birliği kadın kooperatiflerinin desteği ile bölgenin unutulmaya yüz tutan bitki çeşitliliği ve kadim mutfak kültürü tadım buluşmasıyla yeniden hatırlatıldı. Nesiller boyu aktarılan ancak günümüzde unutulma tehdidiyle karşı karşıya olan otlar üzerine bilgilerin paylaşıldığı programda, bu ürünlerden hazırlanan lezzetler katılımcıların beğenisine sunuldu. Pancar Deposu’nda düzenlenen etkinliğe Nilüfer Belediye Başkan Vekili Resul Tarman, Başkan Yardımcıları Zerrin Güleş, Okan Şahin ve Sinan Sarıbal, Meclis Üyeleri Ali Ekber Can ve İrfan Özer, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz, Mudanya Belediye Başkan Vekili Baran Güneş, Nilüfer Ziraat Odası Başkanı Şenol Aybey ve çok sayıda kişi katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Resul Tarman, şehirlerin büyüdüğü, köylerin küçüldüğü ve genç kuşakların topraktan uzaklaştıklarını belirterek, “Her geçen yıl bu bilginin bir kısmını kaybediyoruz. İşte bu yüzden buradayız. Çünkü kayda geçmeyen bilgi bir kuşak sonra unutulur” diye konuştu. Nilüfer Belediyesi’nin konuyu bütüncül şekilde ele aldığını hatırlatan Tarman, Hasanağa Gıda Merkezi’nde Nilüferli çiftçilerin ürünlerini gıda mühendislerinin gözetiminde işlediğini hatırlattı. Kent genelinde bir ekosistem kurduklarını anlatan Tarman, “Tüm bu çalışmaları “Nilüfer’in Dayanışma Sofrası” adıyla bir bütün olarak yürütüyoruz. Geçtiğimiz yıl Milano Kentsel Gıda Politikası Paktı bu modeli dünyaya örnek gösterdi. Bugünkü buluşma da işte bu uzun yolun bir halkasıdır” dedi. NİLKOOP Başkanı Süleyman Ayyılmaz ise otların insanlık tarihi boyunca temel besin kaynağı olduğunu vurgulayarak, bu sağlıklı ürünlerin Hasanağa Gıda Merkezi aracılığıyla halka ulaştırılmasında emeği geçenlere teşekkür etti. Nilüfer Belediyesi Kırsal Hizmetler Müdürü Fikret Gizir etkinlikle ilgili bir sunum gerçekleştirdi. Yaptıkları çalışmalarda gençlere ulaşmaya çalıştıklarını ifade eden Gizir, bu yıl ilkini yaptıkları etkinliği önümüzdeki yıllarda daha kapsamlı hale getirmeyi istediklerini sözlerine ekledi. Konuşmaların ardından kadın derneklerinin destekleri ile katılımcılara tadım menüsü hazırlandı. Yerel ürünlerden hazırlanan limonlu kekikli kurabiye, mısır unlu otlu kek, ısırgan otlu kiş, portakallı ısırganlı kek, erişteli semizotu salatası, gelincik şerbeti, mürver limonatası katılımcılara ikram edildi. Programın sonunda emeği geçenlere teşekkür edildi.

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez! Haber

Uludağ Milli Parkı'na 'sivil' uyarı: Şirketlere peşkeş çekilemez!

Bursa Barosu, Bursa Kent Konseyi, Bursa Tabip Odası, Bursa Veteriner Hekimler Odası, Nilüfer Kent Konseyi, TMMOB Bursa İKK, Tarım Orkam-Sen, Türkiye Ormancılar Derneği ve DOĞADER, Uludağ Milli Parkı’nın korunmasına yönelik ortak bir basın açıklaması düzenledi. DOĞADER Yönetim Kurulu Üyesi Sedat Güler’in okuduğu açıklamada, TBMM’de görüşülen yasa değişikliğinin Uludağ Milli Parkı’nı madencilik, enerji, su ve turizm şirketlerinin kullanımına açabilecek nitelikte olduğu ifade edildi. Açıklamada, milli parkların yalnızca doğal güzellikleri değil, su havzaları, yaban hayatı, endemik türler ve ekosistem bütünlüğünü koruyan kamusal alanlar olduğu vurgulandı. Açıklamada, Uludağ Milli Parkı’na yeni turizm tesisleri yapılması ve ulaşım için asfalt yollar açılması planlandığına dikkati çekilerek, kaçak yapıların “yeniden değerlendirme” adı altında yasallaştırılma riski bulunduğu vurgulandı. Parkın zaten madencilik, enerji ve su şirketlerinin faaliyetleri, turizm yapılaşması ve şehir baskısı altında zarar gördüğünün altı çizilen açıklamada, Uludağ’ın su kaynakları, ormanları ve endemik türleri bölgenin yaşam kaynağı ve Bursa’nın su ihtiyacının yaklaşık yüzde 90’ını sağladığı belirtildi. Sivil toplum kuruluşları, yasa değişikliğinin Uludağ’ın doğal yaşamını tehdit ettiğini ve Bursa’nın yaşam kaynağını yok olma riskiyle karşı karşıya bıraktığını ifade ederek, “Bursalıya sormadan, Uludağ Milli Parkı’nı şirketlere peşkeş çekemezsiniz. Uludağ Milli Parkı ile Bursa var olur. Uludağ Milli Parkı yoksa Bursa yok olur” mesajını verdi. Açıklamaya imza atan kuruluşlar, Uludağ’ın korunması için hukuksal ve eylemsel mücadeleyi sürdüreceklerini duyurdu.

Evlenecek gençlere büyük destek Haber

Evlenecek gençlere büyük destek

Bakanlık ile ASKON arasındaki işbirliği protokolünün imza töreninde konuşan Bakan Göktaş, derneğin kurulduğu günden beri yerli üretimi, istihdamı ve ihracatı büyütmeyi hedefleyen güçlü bir iş dünyası teşkilatı olduğunu kaydetti. Göktaş, "Bu yapı sadece farklı sektörleri değil, aynı zamanda ortak değerler etrafında sorumluluk üreten de bir platformdur. Hiç şüphesiz bu değerlerin en belirgini, aile kurumunu toplumun temeli olarak gören anlayıştır. Biz de Bakanlık olarak, ASKON ile aile politikalarımızı üretim, istihdam ve sosyal sorumluluk kapasitesiyle aynı hedefte buluşturan bir modeli hayata geçiriyoruz." diye konuştu. ASKON Genel Başkanı Orhan Aydın başta olmak üzere katkı sunan tüm şirketlere teşekkür eden Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ifade ettiği gibi güçlü bir toplum olmanın yolunun sadece maddi imkanlardan değil, güçlü bir aile yapısına sahip olmaktan geçtiğini dile getirdi. Aile politikalarını, yarının Türkiye'sini kuracak insan sermayesini ailede şekillendiren bir yaklaşımla sürdürdüklerine dikkati çeken Göktaş, fırsatları çoğaltan, dayanıklılığı kalıcı kılan, aile dostu bir ekosistem inşa etmeye gayret ettiklerini vurguladı. Bakan Göktaş, şöyle devam etti: "Sayın Cumhurbaşkanımızın takdirleriyle ilan ettiğimiz '2025 Aile Yılı' aile kurumunu ve değerlerimizi koruyan politikalarımıza hız kazandırdığımız bir dönem oldu. Kamu, yerel yönetimler, sivil toplum kuruluşları ve iş dünyası başta olmak üzere tüm paydaşlarımızla aynı hedef etrafında buluştuk. Dinamik nüfusunu koruyacak politikaları, kurumsal kapasitemizi güçlendirerek kalıcı hale getirdik. Toplumun tüm kesimlerine aile değerlerinin gücünü yeniden hatırlatan etkinlikler ve farkındalık çalışmaları yürüttük. Ulusalda 46 büyük marka ve yerelde 2 bin 43 firmayla ailelere ve gençlere doğrudan bütçelerine katkı sunan hizmetler başlattık. 190 belediyemizle 20 farklı kategoride destek paketleriyle gençlerimizin evlilik yolunda yanlarında olduk. 2026-2035 dönemini kapsayan 'Aile ve Nüfus 10 Yılı'nda, bu ruhu aileyi ve dinamik nüfusu koruyan uzun vadeli politikalarla daha da yaygınlaştıracağız." İmzaladıkları protokolün hedeflerinde iş dünyasında karşılık bulmasını sağlayan kıymetli bir adım olduğunun altını çizen Göktaş, "ASKON'un 2026 yılında 2 bin 26 şirketle, evlenecek gençleri ve çocuk sahibi olmayı isteyen aileler için sunduğu bu kıymetli desteği, ülkemizin geleceği açısından önemli bir adım olarak gördüğümüzü ifade etmek istiyorum. İş insanlarımızın ortaya koyduğu bu irade, aynı zamanda aileyi güçlendiren politikalarımızın iş dünyasında karşılık bulduğunun somut bir göstergesidir." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.