Hava Durumu

#Ekonomi

- Ekonomi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın ekonomi haritası ve Burkay’ın mega projeleri Haber

Bursa’nın ekonomi haritası ve Burkay’ın mega projeleri

İşte Gazeteci Yazar Mesut Demir’in köşe yazısı… BTSO Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın ekonomisine yön verecek, KOBİ’lere nefes olacak önümüzdeki dönem hayata geçireceği projeleri yoğun katılımlı lansman toplantısında anlattı. İbrahim Burkay, vizyonu ve ticaret mantalitesiyle BTSO’da 2013 tarihinden buyana başkanlık yapıyor. Hayata geçirdiği projelerin üzerine yeni makro projelerle de önümüzdeki döneme damga vurmaya hazırlanan İbrahim Burkay, tarihi projeleri açıkladı; “Ne mutlu ki bugün; 60 bini aşkın üyemizin inancı ve desteğiyle, her bir üyemize dokunan, bu kentin ve ülkemizin ekonomi tarihine geçen 60’tan fazla dev eseri Bursa’mıza kazandırdık. Bugün gönül rahatlığıyla ifade edebiliriz ki Bursa, son 13 yılda 50 yıllık bir altyapı hamlesini gerçekleştirmiştir.” Yeni dönemde TEKNOSAB KOBİ OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Gıda İhtisas OSB, inşaat sektörü için lojistik depolama alanları, Data Center Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, TEKNOSAB Teknopark, Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ve Fidan Han gibi projelerin Bursa’nın büyüme modelinin ana unsurları olacağını anlattı Başkan Burkay… KOBİ’ler için hayat verecek olan projelerin başında TEKNOSAB KOBİ OSB, Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ve Fidan Han geliyor. Bu 3 proje aslında “İbrahim Burkay, sadece büyük firmalara yönelik projeler yapıyor” eleştirilerine de kısmen bir cevap niteliğinde… Benim dikkatimi çeken ve en çok beğendiğim projelerden biri Data Center, Teknopark ve Yapay Zekâ Dönüşüm Merkezi… Teknolojinin hızla ilerlediği ve günümüzde en çok ihtiyaca cevap verecek nitelikte olan Data Center, Teknopark ve Yapay Zekâ Dönüşüm Merkezi, KOBİ’lerin yeni nesil üretim ve dijital dönüşüm süreçlerine büyük katkı sağlayacak. Bursa’nın yeni ekonomi haritasını da şekillendiren Başkan Burkay, yeni dönemde TEKNOSAB KOBİ OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Gıda İhtisas OSB, inşaat sektörü için lojistik depolama alanları, Data Center Girişim Sermayesi Yatırım Fonu, TEKNOSAB Teknopark, Yapay Zeka Dönüşüm Merkezi ve Fidan Han gibi projelerin Bursa’nın büyüme modelinin ana unsurları olacağını kaydetti. Bursa’da küçük ve orta ölçekli işletmelerin daha planlı, güçlü ve rekabetçi üretim alanlarına kavuşması açısından tarihi bir adım olduğunu ifade etti Başkan Burkay… Bursa’nın ticaretin merkezi olma yolundaki en önemli adımlarından biri olan Organize Ticaret Bölgesi, Bursa ticaret erbabı için planlı, modern ve güçlü bir büyüme alanı oluşturacak. Bir diğer önemli proje de TEKNOSAB Lojistik Teknopark… Bursa’da ortak akıl, ortak yatırım ve ortak kazancın en somut örneklerinden birini teşkil edecek. Mülkiyeti BTSO’ya ait İç Fidan Han ve Kubbeli Hal alanında da modern bir dönüşüm projesi hayata geçirilecek. İbrahim Burkay’ın mega projeleri karşısında diğer BTSO Başkan Adayı Özer Matlı’nın nasıl bir adım atacağı da merak konusu oldu. Sağlıklı ve esen kalın…

TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor Haber

TOBB Nefes Kredisi yeniden başlıyor

TOBB, KGF ve Bankaların işbirliğinde verilecek kredide, 24 ay vadeye kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerindeki vadelerde ise yıllık yüzde 34 faiz uygulanacak. Kredi 6 ay anapara ödemesiz dönem dâhil, toplam azami 48 ay vadeli olacak. Bir firmanın kullanabileceği azami kredi limiti 3 milyon TL olarak belirlendi. Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar TL kullanıma açılacak, bu yıl içerisinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar Türk Lirası’na ulaşması hedefleniyor. Reel sektöre yeni finansman desteği geliyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB), Kredi Garanti Fonu (KGF) ve Bankaların el ele vermesiyle, KOBİ’lere destek olmak için oluşturulan TOBB Nefes Kredisi’nde yeni dönem 8 Haziran 2026 (Pazartesi) tarihi itibariyle başlıyor. KOBİ’lere uygun koşullarda finansman desteği sağlamayı amaçlayan krediye TOBB'a bağlı tüm Oda-Borsa üyesi işletmeler başvurabilecek. -Şartlar ve vade İşletmeler, TOBB Nefes Kredisi başvurularını Akbank, Denizbank, QNB Bank, Ziraat Bankası, Garanti Bankası, Halkbank, Vakıfbank, Yapı ve Kredi Bankası ve Ziraat Katılım Bankası şubelerine yapabilecek. Bir firma azami 3 milyon TL kredi kullanabilecek. Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dâhil, azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzerinde ise yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak. Yeni TOBB Nefes Kredisi kapsamında ilk dilim olarak 25 milyar TL kullanıma açılacak, bu yıl içerisinde duyurulacak ilave limitlerle kredi hacminin 100 milyar Türk Lirası’na ulaşması hedefleniyor. Ekonomi yönetimiyle sağlanan koordinasyon ve başta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası olmak üzere bankaların yakın işbirliğiyle Kredi Garanti Fonu’nun Özkaynak Kefalet Programı kapsamında hayata geçirilen TOBB Nefes Kredisi’nden 2025 yılında 61 bin firma yararlanırken, 81 milyar toplam kredi hacmine ulaşılmıştı. Finansmana erişim sorunu KOBİ’lerin yaşadığı en büyük sıkıntının finansmana erişim olduğunu belirten TOBB Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Sürekli vurguladığım en önemli problem finansmana erişim. Özellikle KOBİ kredilerine uygulanan büyüme sınırı krediye erişimi zorlaştırıyor. Böyle bir dönemde KOBİ’lerimize destek olmak için yeni bir kaynak oluşturduk. TOBB, Kredi Garanti Fonu ve Bankalar güç birliği yaptık. Amacımız zor günlerde KOBİ’lerimizin yanında durup çarkların dönmesini sağlamak. 2025 yılı içerisinde üç aşamada TOBB Nefes Kredisi'nden 61 bin firma yararlandı. KOBİ’lere sağladığımız destek 81 milyar Türk Lirası’na ulaştı. Kredi Garanti Fonu (KGF) Özkaynak Kefalet Programı kapsamında 2026 için de toplam 100 milyar Türk Lirası tutarında bir kredi hacmi oluşturmayı hedefliyoruz. Dilimler halinde kullandırılması planlanan bu yeni paketin 25 milyar Türk Lirası tutarındaki ilk dilimi üyelerimizin erişimine açılıyor. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimsek'e, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'a, Kredi Garanti Fonu Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Özegen’e ve katılan tüm banka yöneticilerine verdikleri destek ve katkılardan dolayı teşekkür ediyorum. KOBİ’lerimizin doğru zamanda ve uygun maliyetlerle finansmana ulaşması; daha fazla yatırım, üretim, istihdam ve ihracat, dolayısıyla daha güçlü bir ekonomi demektir” diye konuştu. KİMLER BAŞVURABİLİR? TOBB'a bağlı Oda-Borsa üyesi işletmeler TOBB Nefes Kredisi'ne başvurabilir. NE ZAMAN BAŞLIYOR? Başvurular, 8 Haziran 2026 tarihi itibariyle başlıyor. KREDİ LİMİTİ TOBB Nefes Kredisi'nden bir firma azami 3 milyon TL kredi kullanabilecek. KREDİ HACMİ Kredi hacminin toplam büyüklüğü 100 milyar Türk Lirası olacak. İlk aşamada 25 milyar Türk Lirası iş dünyasının kullanımına sunulacak. ÖDEME KOŞULLARI Krediler, 6 ay anapara ödemesiz dönem dahil toplam azami 48 ay vadeli olacak. Kredi, 24 aya kadar yıllık yüzde 36, 24 ay üzeri yıllık yüzde 34 faizle kullandırılacak.

İMSİAD VE İMSİFED’DEN BURSA İŞBİRLİĞİ VURGUSU Haber

İMSİAD VE İMSİFED’DEN BURSA İŞBİRLİĞİ VURGUSU

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TÜGEM Bursa Şube Yönetimi ve çok sayıda sektör temsilcisinin katılımıyla gerçekleşen toplantıda, Bursa ve Türkiye ekonomisinin lokomotifi olan gayrimenkul sektörünün geleceği masaya yatırıldı. Gayrimenkul kavramının yalnızca "beton, demir ve arsa" olarak görülmemesi gerektiğini belirten Şeref Demir; bu alanın istihdamı, ailelerin geleceğini, şehirlerin hafızasını ve yarınlarını oluşturan devasa bir ekonomi olduğunu ifade etti. KENTSEL DÖNÜŞÜMDE EN BÜYÜK İHTİYAÇ "GÜVEN" Konuşmasında Bursa’nın birinci derece deprem kuşağında yer aldığı gerçeğini hatırlatan İMSİAD ve İMSİFED Başkanı Demir, kentsel dönüşüm süreçlerine ticari bir faaliyetten öte toplumsal bir sorumluluk olarak yaklaştıklarını belirtti. Dönüşümün önündeki finansal engellere değinen Demir, sürecin asıl tetikleyicisinin güven unsuru olduğunu şu sözlerle aktardı: "Dönüşümün başlaması için en büyük ihtiyaç güvendir; vatandaşın, arsa sahibinin ve yatırımcının sisteme güven duyması gerekir. İşte tam bu noktada emlak danışmanlarımız sektörün güven elçileri olarak devreye giriyor. Vatandaşın ilk temas noktası ve piyasanın nabzını tutan aktörler siz emlakçılardır. Ne kadar profesyonel, eğitimli ve kurumsal bir emlak sektörü inşa edebilirsek, gayrimenkul piyasamız da o denli güçlü ve dirençli olacaktır." GELECEKTE EN ÇOK ARSASI OLAN DEĞİL, VERİYİ YÖNETEN KAZANACAK Küresel ölçekte sektörün büyük bir dijital dönüşümden geçtiğine dikkat çeken Demir, yapay zekâ destekli değerleme sistemlerinin, büyük veri analizlerinin ve dijital pazarlama platformlarının artık sektörün vazgeçilmez yapı taşları olduğunu söyledi. Yakın gelecekte geleneksel yöntemlerin yerini bilgi ve teknoloji odaklı yönetim modellerine bırakacağını ifade eden Demir, "Gelecekte gayrimenkul sektöründe en başarılı olacak kurumlar; en fazla arsaya sahip olanlar değil, en fazla veriyi yönetenler olacaktır. Sektör olarak dijital dönüşüme yatırım yapmak, şeffaflığı artırmak zorundayız. Birbirimizi yok ederek değil, birlikte büyüyerek rekabet edeceğiz" değerlendirmesinde bulundu. BURSA’NIN MARKA DEĞERİ VE FINANSMANA ERİŞİM VURGUSU Dışarıdan yatırımcı çekebilmek için öncelikle Bursa'nın marka değerinin büyütülmesi gerektiğinin altını çizen Şeref Demir, BTSO'nun bu konudaki vizyoner projelerini ve özellikle Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı'nın üstlendiği rolü takdir ettiklerini dile getirdi. Fuar organizasyonlarının şehirlerin vitrini olduğunu ifade eden Demir, Bursa'yı ulusal ve uluslararası ölçekte görünür kılmanın tüm paydaşların ortak sorumluluğu olduğunu belirtti. Sektörün son dönemdeki en kronik sorununun finansmana erişim ve yüksek kredi maliyetleri olduğunu hatırlatan İMSİAD ve İMSİFED Başkanı, barınma hakkının temel bir insan hakkı olduğunu vurgulayarak yetkililere çağrıda bulundu: "Konut bir lüks değil, temel ihtiyaçtır. Uzun vadeli ve erişilebilir konut finansmanı modellerinin geliştirilmesi artık bir tercih değil zorunluluktur. İlk kez konut edinecek vatandaşları teşvik eden ve kentsel dönüşümünü hızlandıran yeni finansman mekanizmalarına ihtiyaç duyuyoruz. Güçlü bir konut piyasası, ülke ekonomisinin de en büyük güvencesidir." DAHA GÜÇLÜ BIR BURSA VE TÜRKIYE İÇİN ORTAK AKIL Konuşmasının sonunda, sadece binalar değil bir yaşam kültürü ve çocukların yaşayacağı geleceğin Bursa'sını inşa ettiklerini belirten Şeref Demir, TÜGEM'in profesyonel danışmanlık anlayışı, İMSİAD ve İMSİFED'in üretim gücü ile BTSO'nun vizyonunun yerel yönetimlerin desteğiyle birleştiğinde Bursa'nın dönüşümde öncü şehir olacağına inancının tam olduğunu ifade etti.

OİB’İN YENİ DÖNEMDEKİ BAŞKANI KEMAL YAZICI Haber

OİB’İN YENİ DÖNEMDEKİ BAŞKANI KEMAL YAZICI

Başkanlık dönemi sona eren Baran Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce görevi devraldıklarında tek bir hedefleri olduğuna dikkat çekerek “Hedefimiz; Türk otomotiv sanayisini ihracatta daha güçlü, küresel değer zincirlerinde daha stratejik bir konuma taşımak. Bu hedef doğrultusunda önemli mesafeler kat ettik. Göreve başladığımız 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan otomotiv ihracatımız 2025 yılında 41,5 milyar dolara yükseldi. Bu yıl 43 milyar dolar ile bu rakamı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Pandemi nedeniyle bir yıllık ara dışında 19 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonuyuz. Birliğimiz sadece ihracat rakamlarıyla değil, vizyonu, projeleri ve sektörün dönüşümüne liderlik eden yaklaşımıyla da güçlü bir kurumsal yapı haline geldi. Görev süremiz boyunca Dünya çapında ayak basmadığımız kıta, Türk bayrağını dalgalandırmadığımız ticaret merkezi bırakmadık. Bu dönemde 59 uluslararası fuara katılım sağladık, 63 sektörel ticaret heyeti ve 24 alım heyeti düzenledik” dedi. Görev süresi boyunca son sekiz yıla sadece projeleri değil, devasa bir dönüşümü sığdırdıklarını da belirten Baran Çelik “Otomotiv Geleceği Tasarım Yarışması’ndan Otomotiv Mühendisliği ve Aftermarket Konferansına, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde Türkiye Otomotiv Endüstrisi Sürdürülebilirlik Eylem Planını hazırlayarak firmalarımıza karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve SKDM uyumu gibi başlıklarda rehberlik etmemizden Yeşil Dönüşüm UR-GE projelerimiz ve SKDM eğitim programlarımız ile de özellikle KOBİ’lerimizin bu dönüşümün dışında kalmaması için finansman, danışmanlık ve teknik destek modellerini devreye almamıza kadar çok sayıda ilke, projeye ve çalışmaya imza attık. Yine en güncel ve en önemli gelişmelerden biri; Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu oldu. Bu fon ile birlikte sektörümüzde teknoloji geliştiren, inovasyon üreten girişimlerin finansmana erişimini güçlendirmeyi ve otomotiv ekosistemimizin geleceğini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi. Otomotiv, teknolojik dönüşümün de lokomotifidir Konuşmasında Başkanlığı süresince yaşadıkları zorluklardan da bahseden Çelik, şunları söyledi: “2020 yılından sonra Dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadık. Pandemi ve ardından gelen, Çip krizi, tedarik zinciri kırılmaları, Brexit süreci, Yeşil dönüşüm, Enflasyonist ortam, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere hem insanlık hem küresel ekonomi için yıkıcı etkiler bırakan savaşlar ve son dönemde küresel siyasette hızla yükselen korumacılık trendinin sonucunda Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımı… Tüm bu fırtınalı süreçte gemiyi limana sağ salim yanaştırmak için var gücümüzle çalıştık ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörümüz; Türkiye sanayisinin teknolojik dönüşümünün de lokomotifidir. Bugün geldiğimiz noktada Türk otomotiv endüstrisi Avrupa değer zincirinin en güçlü üretim ve tedarik merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarı, birlikte çalıştığımız yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerimizin, Birliğimizin kıymetli çalışanlarının ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak emeğinin sonucu. Bu vesileyle görev sürem boyunca birlikte çalıştığımız tüm yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Şimdi bayrağı devretme vakti. Yeni seçilecek yönetim kurulumuzun, bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağına inancım tamdır. Onların başarısı, Türkiye’nin başarısı olacaktır. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği güçlü bir kurumdur. Bu kurumun en büyük gücü ise üyelerinin vizyonu ve dayanışmasıdır. Ben de bundan sonra sektörümüzün bir temsilcisi olarak otomotiv endüstrimizin gelişimi için çalışmaya devam edeceğim.” Baran Çelik’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Yazıcı: “Üç ana başlıkta ihracatı artırmaya odaklıyız” OİB’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ise şunları söyledi: “Sektörümüz; Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri. Türkiye ihracatının yüzde 17,5’ini tek başına gerçekleştiriyor. Direkt çalışan 300 bin kişi, servis ve satışlar dahil 550 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin 2035 yılında sıfır emisyonlu araçlara geçiş planı sektörümüz ihracatı açısından çok kritik bir karar. AB ülkeleri sıfır emisyonlu araçlar konusunda kararlılar ama Çin ile rekabette zorlanıyorlar. Kendilerini Çin’e karşı koruyabilmek için “made in Europe” kavramını geliştirdiler. Biz sektör olarak Gümrük Birliği sayesinde bu kapsamda yer alacağız ama sıfır emisyonlu araçlar için gereken teknolojilere henüz hakim değiliz. Bu durum önümüzdeki dönemlerde ihracat açısından bir risk oluşturuyor. Eksiklerimizi hızlı bir şekilde tamamlayarak hazır hale gelmek zorundayız. Bu kapsamda yeni Yönetim Kurulu olarak üç ana başlık üzerinde çalışmak istiyoruz. İlk alanı “Geleceğe Hazırlanmak ve İhracat Artışı” olarak belirledik. İkinci olarak “Rekabetçi Otomotiv Sanayi” ve son olarak da “Güçlü Birlik ve Üye İlişkileri” konularına yoğunlaşmak kararı verdik. Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatını korumaya ve artırmaya yönelik stratejiler geliştirerek sektör ve ilgili kurumlar ile birlikte çalışacağız ve geleceği birlikte şekillendireceğiz.”

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme Haber

BTSO meslek komitelerinde sektörel değerlendirme

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO), mart ayı meclis toplantısını ve 70 meslek komitesini buluşturan Müşterek Meslek Komiteleri Toplantısı’nı BTSO Ana Hizmet Binası'nda gerçekleştirdi. Toplantıya BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yönetim kurulu üyeleri, meclis üyeleri ve komite üyeleri katıldı. Etkinlikte, sektörlerin gelişimi, ekonomideki mevcut durum ve komitelerin faaliyetleri üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İsmail Kuş, yaptığı konuşmada BTSO'nun sadece üye sayısı ile değil, iş dünyasında gerçekleştirdiği büyük projelerle de öne çıktığını vurguladı. TEKNOSAB, BUTEKOM, GUHEM ve Bursa Business School gibi projelerin her birinin BTSO komitelerinin katkılarıyla hayata geçirildiğini belirterek, "Bu projeler, Bursa iş dünyasının birlikte hayal kurup başarma azminin eserleridir." dedi. İsmail Kuş, BTSO’nun karar alma süreçlerinde “ortak akıl” anlayışını benimsediğini, bu sayede Bursa'nın Türkiye ekonomisine yön veren bir şehir haline geldiğini belirtti. KOMİTELER BTSO’NUN GÜÇLÜ KARAR MEKANİZMASI İsmail Kuş, 2013’te başlatılan değişimle komiteleri güçlü karar mekanizmaları haline getirdiklerini belirterek, komite üyelerinin Ankara’da ve diğer platformlarda çözüm odaklı bir muhatap bulduklarını ifade etti. “Bursa iş dünyası, ortak hareket kültürüyle tek ses, tek yürek olmayı başarmıştır. Bizler, bu birliktelikten aldığımız güçle geleceği inşa ediyoruz.” dedi. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı, yönetim anlayışlarının sadece sorunları dile getirmek değil, aynı zamanda somut çözümler üretmek olduğunun altını çizdi. Özellikle Orta Doğu’da devam eden savaş sürecinde hızlı bir şekilde çözüm önerileri hazırlayarak ekonomi yönetimine sunduklarını ifade etti. "Bu süreçte iş dünyasına rehberlik etmek, vicdani ve kurumsal sorumluluğumuzdur" dedi. KÜRESEL EKONOMİK İSTİKRAR VE BELİRSİZLİKLER BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur, küresel gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkilerinin her geçen gün daha belirgin hale geldiğini belirtti. İran, ABD ve İsrail arasındaki gerilimlerin küresel ekonomi üzerinde ciddi etkiler yarattığını vurgulayan Uğur, bu sürecin barışla sonlanması ve küresel ekonomik istikrarın yeniden tesis edilmesi gerektiğini söyledi. Ekonomist Prof. Dr. Hakan Kara, küresel ekonomideki artan belirsizliklerin ekonomik politikaları zorlaştırdığını ve bu durumun Türkiye ekonomisi üzerinde de etkilerini gösterdiğini ifade etti. Kara, büyümede yavaşlama, dış açıkta artış, enflasyon ve işsizlikte yükseliş beklentilerini dile getirdi. İşletmelere nakit akışlarını iyi yönetmeleri gerektiği uyarısında bulundu ve dövizle borçlanmanın riskli hale geldiğine dikkat çekti. Emekli diplomat Gülru Gezer, küresel ölçekte artan istikrarsızlıkların siyasi ve ekonomik riskler yarattığını belirtti. Ayrıca, Türkiye'nin bölgesel enerji ve ticaret koridorlarının çeşitlendirilmesi arayışlarının hız kazandığını belirterek, Türkiye'nin bir enerji merkezi ve transit geçiş güzergahı olma potansiyeline dikkat çekti. Gezer, "Türkiye’nin siyasi ve ekonomik istikrarını koruyarak, askeri caydırıcılığını güçlendirmesi gerekiyor." şeklinde konuştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.