Hava Durumu

#Doğalgaz

- Doğalgaz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Doğalgaz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ÖZER MATLI: “ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER TARIM ve GIDA PİYASALARINI ETKİLİYOR” Haber

ÖZER MATLI: “ORTA DOĞU’DAKİ GELİŞMELER TARIM ve GIDA PİYASALARINI ETKİLİYOR”

Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Orta Doğu’da derinleşen savaşın yalnızca enerji piyasalarını değil, tarım ve gıda zincirinin tamamını etkilediğini söyledi. Petrol fiyatlarındaki yükseliş, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve gübre tedariğindeki kırılganlıkların maliyet baskısını artırdığını belirten Matlı, “Bu tablo, önümüzdeki dönemde gıda fiyatları üzerinde yeni bir artış dalgasını tetikleyebilir” dedi. Orta Doğu’da son haftalarda tırmanan savaşın küresel piyasalarda yarattığı sarsıntı, Türkiye gibi enerji ve bazı stratejik tarımsal girdilerde dışa bağımlı ekonomiler açısından yeni bir risk alanına dönüşmüş durumda. Küresel enerji piyasalarında artan oynaklıkla birlikte Brent petrol varil fiyatının mart ayında 100 dolar sınırını aşması ve Hürmüz Boğazı’nda yaşanan aksaklıklar, arz yönlü riskleri artırarak maliyet baskısını derinleştiriyor. Enerjideki dalgalanma tarım ve gıdaya doğrudan yansıyor Yaşanan gelişmelerin artık yalnızca enerji başlığı altında değerlendirilemeyeceğini vurgulayan Bursa Ticaret Borsası (Bursa TB) Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, jeopolitik krizlerin tarım sektöründeki etkisine dikkat çekti. Matlı, “Orta Doğu’daki savaş ortamı, petrol ve doğalgaz fiyatları üzerinden sanayiye; gübre, yem, lojistik ve navlun maliyetleri üzerinden de tarım ve gıda sektörüne yansıyor. Türkiye, ithalat ağırlıklı girdi yapısı nedeniyle bu tür jeopolitik kırılmalara karşı daha hassas bir konumda. Bugün enerjide yaşanan her dalgalanma, yarın tarlada maliyet, hasatta verim kaybı ve tezgâhta fiyat artışı olarak karşımıza çıkabiliyor. Bu noktada devletimizin süreçte sağduyulu bir politika izlemesi ve savaş ortamından uzak durma yönündeki yaklaşımı, risklerin yönetilmesi açısından önemli bir denge unsuru oluşturmaktadır” dedi. Hürmüz Boğazı’ndaki risk gübre tedarikini de etkiliyor Hürmüz Boğazı’nda son dönemde artan jeopolitik risklerin, yalnızca petrol sevkiyatını değil, tarımsal üretimin önemli girdilerinden olan gübre tedarikini de etkilediğine dikkat çeken Özer Matlı, “Bölgedeki gelişmeler, üre, amonyak ve benzeri kritik hammaddelere erişimde zaman zaman zorluklar yaşanmasına neden olabiliyor. Şubat ayından bu yana gözlemlenen bu tablo, gübre fiyatlarında yüzde 20-25 aralığında bir artışı beraberinde getirirken, akaryakıt fiyatlarının 70 lira seviyelerinde seyretmesi de üreticilerimizin maliyetlerini artırmaktadır” ifadelerini kullandı. Süreçte üretim tarafındaki dengeleri korumak adına atılan adımların kıymetli olduğunu vurgulayan Başkan Özer Matlı, “Bu noktada, 7 Mart’ta yayımlanan kararla üre gübresinde bazı ülkelerden yapılan ithalat için uygulanan yüzde 6,5’lik gümrük vergisinin tüm ülkeler için sıfırlanmasını, üreticilerimiz adına küçük de olsa moral verici bir destek olarak görüyoruz. Ancak tarımsal sürdürülebilirliğin devamı için bu tür önlemlerin zamanında alınması; sürecin dikkatle yönetilmesi, arz-talep dengesinin korunması, gıda fiyatlarında istikrarın sağlanması açısından kritik önem taşımaktadır” diye konuştu. Orta Doğu pazarı ihracat açısından kritik önemde Riskin sadece iç pazarla sınırlı olmadığını, Türkiye’nin gıda ihracatı için Orta Doğu’nun kritik bir kale olduğunu hatırlatan Başkan Matlı, “Hububat, bakliyat ve yağlı tohumlar sektöründe önemli bir ihracat hacmine sahibiz ve bunun yaklaşık 4 milyar dolarlık kısmı Orta Doğu ülkelerine gerçekleştiriliyor. Özellikle Irak, sektörümüz açısından en büyük pazar konumunda yer alıyor. Süt ve süt ürünlerinde de benzer bir yoğunlaşma söz konusu. Bölge ülkeleriyle olan ticaretimiz, yaşanan her gerilimden doğrudan etkileniyor. Bu süreçte ihracat performansımızı korumak için pazar çeşitliliği hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı. “Yeni dönemde risk yönetimi kritik olacak” Bursa Ticaret Borsası olarak süreci yalnızca kısa vadeli bir piyasa dalgalanması olarak görmediklerini ve gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Başkan Özer Matlı, “Bundan sonraki dönemde şirketlerimiz için en kritik başlıklar; girdi tedarik güvenliği, pazar çeşitlendirmesi, maliyet yönetimi ve finansal dayanıklılık olacaktır. Artık ‘bekle-gör’ yaklaşımının değil, ‘erken önlem al, kaynağı çeşitlendir, riski dağıt’ anlayışının zorunlu hale geldiği bir dönemdeyiz. Üyelerimizin rekabet gücünü koruyacak, tedarik ve ihracat risklerini azaltacak ve tarım-gıda zincirinin dayanıklılığını artıracak çalışmalara odaklanmayı sürdüreceğiz” dedi.

Bursa’da doğal gaz şebekesi yılda iki kez kaçak taramasından geçiyor Haber

Bursa’da doğal gaz şebekesi yılda iki kez kaçak taramasından geçiyor

Aksa Bursa Doğalgaz, kesintisiz ve güvenli doğal gaz arzını sağlamak amacıyla yürüttüğü periyodik kaçak tarama faaliyetleri kapsamında 2025 yılı boyunca kapsamlı saha kontrolleri gerçekleştirdi. Şirketten yapılan açıklamada, 7 bin 564 kilometrelik doğal gaz dağıtım şebekesinin yıl içinde iki kez son teknoloji cihazlarla tarandığı ve şebeke güvenliğinin başarıyla sağlandığı belirtildi. Can ve mal güvenliği açısından risk oluşumunun önüne geçilmesini amaçlayan çalışmalar sayesinde şebeke unsurlarında meydana gelebilecek olası hasarların erken aşamada tespit edilmesi ve gerekli önlemlerin alınması hedefleniyor. Bursa’nın 11 ilçesinde 1,2 milyonu aşkın aboneye kesintisiz ve güvenli doğal gaz hizmeti sunduklarını belirten Aksa Bursa Doğalgaz Şirket Müdürü Çağdaş Adıbelli, abonelerin doğal gaz konforunu güvenli şekilde yaşayabilmesi için çalışmaların aralıksız sürdürüldüğünü söyledi. Adıbelli, “Muhtemel riskleri önlemek amacıyla 7 bin 564 kilometrelik dağıtım şebekemizi yıl içinde düzenli olarak iki kez tarıyoruz. Gerçekleştirdiğimiz kaçak tarama faaliyetleri sayesinde fark edilmesi güç hasarları tespit ederek gerekli önlemleri alıyoruz” dedi. Uzman ekiplerin altı aylık periyotlarla OMD (Optical Methane Detector) tip kaçak arama cihazı bulunan araçlarla kontroller gerçekleştirdiğini aktaran Adıbelli, araçların ulaşamadığı noktalarda ise lazer sensör teknolojisine sahip hassas el tipi dedektörlerin kullanıldığını ifade etti. Boru hatları, vanalar, servis kutuları ile şehir giriş ve ölçüm istasyonlarının detaylı şekilde kontrol edildiğini belirten Adıbelli, şebeke güvenliğini en üst seviyede tutmak için çalışmaların 2026 yılında da sürdüğünü kaydetti. İZİNSİZ KAZILAR RİSK OLUŞTURUYOR Doğal gaz arzının sürekliliği ve şebekenin güvenli işletilebilmesi için kazı çalışmalarının koordinasyon içinde yapılmasının büyük önem taşıdığına dikkat çeken Adıbelli, izinsiz kazıların ciddi güvenlik riski oluşturduğunu vurguladı. Adıbelli, 2025 yılında izinsiz kazılar nedeniyle 463 hat hasarı meydana geldiğini belirterek, “Bu hasarlar sonucu 183 bin 858 metreküp gaz atmosfere salındı. Ayrıca 13 bin 358 abonemiz ortalama 150 dakika süreyle doğal gaz hizmeti alamadı” dedi. Vatandaşların can ve mal güvenliğinin korunması için su, elektrik ve internet altyapı çalışmaları, bahçe düzenlemeleri, ağaç dikimi ve park yapımı gibi tüm kazı faaliyetlerinin Altyapı Koordinasyon Merkezi (AYKOME) yönetmeliği kapsamında ve doğal gaz dağıtım şirketinin bilgisi dahilinde yapılması gerektiğini vurgulayan Adıbelli, kazı çalışmaları öncesinde 444 4 187 numaralı Aksa Doğalgaz Çözüm Merkezi ile iletişime geçilebileceğini, şüpheli kazı durumlarında ise 7 gün 24 saat hizmet veren 187 Doğal Gaz Acil Hattı’nın aranabileceğini sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.