Hava Durumu

#Diyetisyen

- Diyetisyen haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diyetisyen haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Büyükşehir'den Gemlik'te 5 yıldız ayarında hizmet Haber

Bursa Büyükşehir'den Gemlik'te 5 yıldız ayarında hizmet

Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa’nın ‘turizm kenti’ kimliğine değer katan yatırımlarıyla yerli ve yabancı turistlere alternatif imkanlar sunuyor. Büyükşehir Belediyesi tarafından 2023 yılında devreye alınan Gemlik Termal Tesisi, bölgenin termal kaynaklarını modern kullanım alanlarıyla buluşturuyor. Büyükşehir Belediyesi iştiraki BURFAŞ tarafından işletilen tesis, Gemlik Hisar Mahallesi’nde yaklaşık 9 bin metrekarelik alanda yer alıyor. Toplam 6.080 metrekare olarak 3 kattan oluşan tesisin termal havuzu, Türk hamamı, iki adet buhar odası ve iki adet saunası bulunuyor. Ayrıca tesiste soyunma kabinleri, duşlar, saç kurutma alanları ve dinlenme bölümleri de yer alıyor. KONFOR VE HİJYEN ÖN PLANDA Aynı anda 50 kişiye kadar hizmet verebilen termal alanlarda misafirlere büyük havlu, baş havlusu, peştemal ve terlik gibi tek kullanımlık ürünler ücretsiz sunuluyor. 62 araçlık otoparkı bulunan termal tesis, modern ve güvenli yapısıyla 5 yıldızlı otel konforunda hizmet sunuyor. Gemlik Termal Tesisi’nin bir bölümü fiziksel aktivite ve sağlık danışma merkezi olarak hizmet veriyor. Tesiste vatandaşlara ücretsiz olarak psikolog, fizyoterapist ve diyetisyen desteği de sağlanıyor. AİLELERE ÖZEL TERMAL ALAN Gemlik Termal Tesisi’nde ailelerin birlikte vakit geçirebilmesi amacıyla 7 adet özel aile hamamı da bulunuyor. Daha özel kullanım imkânı sunan aile hamamları, termal deneyimi ailesiyle birlikte yaşamak isteyen vatandaşlara hizmet veriyor. Termal kullanımın yanı sıra konaklama imkânı da sunan tesiste toplam 8 oda ve 26 yatak kapasitesi bulunuyor. Misafirler, havlu, bornoz, tek kullanımlık terlik, çelik kasa, mini buzdolabı, çay-kahve seti ve Wi-Fi gibi olanaklardan ücretsiz olarak yararlanabiliyor. BURFAŞ B KAFE LEZZETLERİ Gemlik Termal Tesisi bünyesinde hizmet veren BURFAŞ B Kafe, misafirlere çeşitli yiyecek ve içecek seçenekleri sunuyor. Kiosk menü cihazları üzerinden verilen siparişler B Kafe’ye iletilirken, hazırlanan ürünler görevli personel tarafından misafirlere ulaştırılıyor. Gemlik Termal Tesisi’nden yararlanan vatandaşlar, sunulan hizmetlerden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Tesisin temiz, konforlu ve uygun fiyatlı olduğunu belirten vatandaşlar, Gemlik’e kazandırılan hizmet için Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. YÜKSEK KALİTEDE HİZMET Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, “Bursa’mızın ‘turizm kenti’ kimliğini güçlendirmeye yönelik bütüncül bir planlama yapıyoruz. Bu kapsamda Büyükşehir Belediyesi olarak yetki ve sorumluluklarımız çerçevesinde gerekli tüm adımları atıyor, özellikle tesislerimizde yüksek standartta hizmet sunuyoruz. Gemlik Termal Tesisi’miz de olanakları ve hizmet kalitesiyle hemşerilerimize yaraşır niteliktedir. Vatandaşlarımıza tesisimizde sunulan imkanlardan faydalanmalarını öneriyorum” ifadelerini kullandı.

YÜKSEK İHTİSAS’IN OBEZİTE MERKEZİ'NE AVRUPA'DAN ULUSLARARASI TESCİL Haber

YÜKSEK İHTİSAS’IN OBEZİTE MERKEZİ'NE AVRUPA'DAN ULUSLARARASI TESCİL

Sağlık Bakanlığı onaylı merkez, Avrupa Obezite Araştırma Derneği (EASO) tarafından yürütülen değerlendirmeleri başarıyla tamamlayarak obezite yönetimi alanında yeniden akredite edilmeye hak kazandı. Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’nün obeziteyle mücadele ve toplum sağlığını koruma çalışmaları doğrultusunda faaliyetlerini aralıksız sürdüren merkez, bölgesinde öncü bir rol üstleniyor. Merkezin yürüttüğü çalışmalar ve sunulan sağlık hizmeti hakkında değerlendirmelerde bulunan Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Sinem Kıyıcı, tedavi süreçlerinde bütüncül bir yaklaşım benimsediklerini vurgulayarak "Merkezimizde obeziteli bireylerin değerlendirme, tedavi ve takip süreçlerini uzman hekimlerimizin yanı sıra psikolog, diyetisyen, egzersiz uzmanı ve obezite eğitim hemşirelerimizle birlikte multidisipliner bir anlayışla sürdürmekteyiz” dedi. Cerrahi müdahale düşünülen hastalar için de periyodik olarak Genel Cerrahi Kliniği ile birlikte ortak konseyler gerçekleştirildiğinin altını çizen Prof. Dr. Kıyıcı, “Amacımız; obeziteli bireylere bireyselleştirilmiş, bilimsel kanıta dayalı ve çok yönlü bir sağlık bakım hizmeti sunmaktır. Kısaca Merkezimizin amacı obeziteli bireylere bireyselleştirilmiş, bilimsel kanıta dayalı ve çok yönlü bir sağlık bakım hizmeti sunmak olarak özetleyebilirim” diye konuştu. Prof. Dr. Kıyıcı son olarak bu sorundan muzdarip kilo fazlası olan herkesi bu merkezden hizmet almaya beklediklerini söyledi.

Türk Böbrek Vakfı: Her kaynak suyu şifalı değildir Haber

Türk Böbrek Vakfı: Her kaynak suyu şifalı değildir

Türk Böbrek Vakfı (TBV), toplumda "şifalı su" olarak bilinen doğal kaynak sularının bilinçsiz tüketilmesinin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği uyarısında bulundu. Vakıf yetkilileri, temizliği ve mineral içeriği düzenli olarak analiz edilmeyen kaynak sularının güvenli kabul edilmemesi gerektiğini vurguladı. Türk Böbrek Vakfı Başkanı Timur Erk, doğal olduğu düşünülen her kaynak suyunun sağlıklı olmadığını belirterek, "Temizliği ispatlanmamış her kaynak suyunu sağlıklı kabul etmek büyük bir hata olur. Bazı kaynak suları farklı bakteri türleri barındırabilir. Şifa ararken farkında olmadan başka sağlık sorunlarıyla karşılaşılabilir" dedi. TBV Danışma Meclisi Üyesi ve Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Nadir Alpay ise görünmeyen tehlikelere dikkat çekerek, bazı bölgelerdeki madencilik faaliyetleri nedeniyle arsenik gibi ağır metallerin yer altı sularına karışabileceğini söyledi. Alpay, yalnızca mikrobiyolojik incelemelerin değil, ağır metal analizlerinin de mutlaka yapılması gerektiğini belirtti. Böbrek taşlarına iyi geldiği düşünülen bikarbonatlı suların da her hasta için uygun olmadığını ifade eden Alpay, bu suların yalnızca bazı taş türlerinde fayda sağlayabileceğini, en yaygın görülen kalsiyum oksalat taşlarında ise aynı etkinin görülmediğini kaydetti. Yüksek kalsiyum içeren sert suların da her zaman avantaj sağlamadığını vurguladı. Türk Böbrek Vakfı Diyetisyeni Gökçen Efe Aydın da her kaynak suyunun mineral yapısının farklı olduğuna dikkat çekerek, "Şifalı" olarak bilinen iki farklı kaynak suyunun bile sağlık üzerindeki etkisinin tamamen farklı olabileceğini söyledi. Aydın, suların geçtiği kayaçların jeolojik yapısına bağlı olarak sodyum, kalsiyum, magnezyum, potasyum ve bikarbonat gibi mineralleri farklı oranlarda içerdiğini belirtti. Aydın ayrıca, bir suyun berrak görünmesinin ya da yıllardır aynı kaynaktan tüketiliyor olmasının güvenli olduğu anlamına gelmediğini ifade ederek, kaynak sularında düzenli bakteri ve mineral analizlerinin yapılmasının hayati önem taşıdığını dile getirdi. Kronik böbrek hastaları, diyaliz hastaları ve yüksek tansiyonu bulunan kişilerin su seçiminde daha dikkatli olması gerektiğini belirten Aydın, yüksek sodyum veya potasyum içeren suların bu gruplar için risk oluşturabileceğini söyledi. Uzmanlar, böbrek sağlığını korumanın en etkili yolunun "mucizevi" olarak tanıtılan suları tüketmek değil, gün boyunca yeterli miktarda temiz, güvenilir ve kişiye uygun su içmek olduğunu vurguladı. Ayrıca günlük sıvı ihtiyacının yaş, iklim, fiziksel aktivite ve mevcut hastalıklara göre değiştiği, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin su tüketimini hekim ve diyetisyen önerileri doğrultusunda planlaması gerektiği ifade edildi.

Bursa Büyükşehir bayramda kesintisiz sağlık hizmetini sürdürdü Haber

Bursa Büyükşehir bayramda kesintisiz sağlık hizmetini sürdürdü

Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı bünyesinde çalışmalarını sürdüren Evde Bakım ve Ambulans Hizmetleri Şube Müdürlüğü, binlerce hastanın ayağına giderek sağlık hizmetlerinden yararlanmalarını sağlıyor. 17 ilçede yatağa bağımlı hastalara yönelik nakil hizmetlerini sürdüren ekipler, gelen talepleri titizlikle değerlendirerek 27 hasta nakil ambulansı ve 48 mobil araçla Bursalılara hizmet veriyor. BAYRAM’DA KESİNTİSİZ HİZMET Kurban Bayramı’nda da hizmetlerini ara vermeden sürdüren Büyükşehir Belediyesi ekipleri, ihtiyaç duyan vatandaşların sağlık ve bakım hizmetlerinden yararlanabilmesini sağlıyor. Evde bakım hizmetleri kapsamında hemşirelik, psikolog, ebelik, diyetisyen hizmetlerinin yanı sıra temizlik ve bakım destek hizmetleri de sunuluyor. Alanında uzman ekipler tarafından fizik tedavi desteği de verilirken, ev ortamında egzersiz yaptırılan hareket kabiliyeti kısıtlı bireylerin yaşam konforunun artırılması amaçlanıyor. Çalışmalarda, hastaların sağlık durumları da düzenli olarak takip ediliyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin zor zamanlarında yanlarında olduğunu belirten vatandaşlar, Ramazan Bayramı'nda olduğu gibi Kurban Bayramı’nda da hizmet aldıklarını belirterek Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür etti. Öte yandan Evde Bakım ve Ambulans Hizmetleri Şube Müdürlüğü, Ocak-Nisan döneminde toplam 25 bin 113 kişiye hemşirelik hizmeti sundu. Aynı dönemde 19 bin 330 kişiye bakım desteği sağlanırken, 7 bin 621 vatandaş uzman fizyoterapistlerden, 1248 kişi ise doktorlardan destek aldı. Ambulans nakil hizmetleriyle de 15 bin 996 kişiye destek verildi. Ayrıca 1419 kişiye psikolojik danışmanlık hizmeti, 1597 kişiye diyetisyen desteği verildi. 86 kişiye ebelik hizmeti sunulurken, 1111 kişi için sosyal inceleme gerçekleştirildi. 1500 kişinin de evine gidilerek temizlik çalışmaları büyük bir titizlikle gerçekleştirildi.

KURBAN SOFRALARINDA SAĞLIKLI TERCİHLER HAYAT KURTARIYOR Haber

KURBAN SOFRALARINDA SAĞLIKLI TERCİHLER HAYAT KURTARIYOR

Bayram dönemlerinde beslenme alışkanlıklarının aniden değiştiğini belirten Medicabil Sağlık Grubu Nilüfer Hastanesi Uzman Diyetisyeni Merve Bahtiyar, özellikle kronik hastalığı bulunan bireylerin daha bilinçli hareket etmesi gerektiğine dikkat çekti. Bahtiyar, kurban etinin kesim anından sofraya ulaşıncaya kadar geçen süreçte doğru saklama ve tüketim yöntemlerinin önem taşıdığını vurguladı. Kurban etinin kesildikten hemen sonra tüketilmesinin en sık yapılan yanlışlardan biri olduğunu ifade eden Uzman Diyetisyen Merve Bahtiyar, etin dinlendirilmeden yenmesinin sindirim sistemini zorladığını belirtti. Bahtiyar, “Kurban kesiminden sonra etlerde ‘ölüm katılığı’ olarak bilinen sertlik dönemi başlar. Bu süreçte tüketilen et hem sert olur hem de mide ve bağırsak sistemini yorabilir. Etin mutlaka güneş görmeyen, yaklaşık +4 derece sıcaklıktaki bir ortamda en az 24 saat dinlendirilmesi gerekir. Dinlenen et, hem daha lezzetli hem de daha kolay sindirilebilir hale gelir” dedi. “Etin yanına yoğurt değil, limonlu salata tercih edin” Kırmızı et tüketiminde besin eşleşmelerinin de önemli olduğuna işaret eden Bahtiyar, toplumda sık yapılan bir alışkanlığa dikkat çekerek şu bilgileri verdi: “Etin yanında yoğurt veya ayran tüketmek oldukça yaygın bir tercih. Ancak kırmızı ette bulunan demir ile süt ürünlerindeki kalsiyum aynı emilim yollarını kullandığı için birbirlerinin faydasını azaltabiliyor. Etin besin değerinden maksimum fayda sağlamak için yanında C vitamini açısından zengin bol yeşillikli salatalar tüketilmesini öneriyoruz. Özellikle limonlu salatalar, etteki demirin emilimini artırır. Bayram sofralarında et ve sebze dengesinin korunması oldukça önemli.” Bahtiyar ayrıca, sindirimi kolaylaştırmak adına et yemeklerinde kimyon, kekik ve biberiye gibi baharatların tercih edilebileceğini belirtti. Kavurmada ekstra yağ ve tuz uyarısı Bayram sofralarının vazgeçilmezi kavurma hazırlanırken ek yağ kullanımından kaçınılması gerektiğini vurgulayan Uzman Diyetisyen Merve Bahtiyar, “Kuyruk yağı, tereyağı veya iç yağ eklemek gereksiz doymuş yağ alımını artırır. Et, kendi yağıyla ve kısık ateşte pişirilmelidir. Aynı zamanda fazla tuz kullanımı özellikle tansiyon hastaları açısından ciddi risk oluşturabilir” diye konuştu. Bayramda sıkça tercih edilen mangal keyfinin de doğru tekniklerle yapılması gerektiğini belirten Bahtiyar, yanlış pişirme yöntemlerinin sağlık açısından risk oluşturabileceğini söyledi. Merve Bahtiyar, “Et ile ateş arasında mutlaka en az 15 santimetrelik bir mesafe bırakılmalı. Ateşe çok yakın pişirilen etlerin dış yüzeyi kömürleşirken iç kısmı çiğ kalabiliyor. Kömürleşmiş etler ise sağlığı tehdit eden zararlı maddelerin oluşmasına neden olabilir. Bu nedenle kontrollü ve doğru pişirme teknikleri tercih edilmeli” ifadelerini kullandı.

OBEZİTE MERKEZİ İLE SAĞLIKLI YAŞAMA ADIM ATIYORLAR Haber

OBEZİTE MERKEZİ İLE SAĞLIKLI YAŞAMA ADIM ATIYORLAR

Merkezde verilen hizmetlerle ilgili açıklamalarda bulunan Bursa Şehir Hastanesi İç Hastalıkları Kliniği’nde görevli Prof. Dr. Nizameddin Koca, obezitenin yalnızca fiziksel bir görünüm değil, tedavi edilmesi gereken ciddi bir hastalık olduğunu vurguladı. Merkezin sunduğu imkânları sıralayan Prof. Dr. Koca, “Merkezimizde hekim tarafından muayene edilen hastalarımız; diyetisyen, psikolog ve fizyoterapist tarafından düzenli olarak değerlendirilmektedir. Hastalarımız diyet ve egzersiz programlarına dâhil edilmekte, ihtiyaç duyulan vakalar için medikal tedavi önerilerinde bulunulmaktadır. Bu tedavilerin yetersiz kaldığı hasta grupları ise; gastroenteroloji cerrahisi, genel cerrahi, endokrinoloji ve dâhiliye uzmanlarının bulunduğu cerrahi konseyimiz tarafından değerlendirilerek, cerrahi kararı verilebilmektedir.” dedi. 200’den Fazla Hastalığın Sebebi Obeziteyi bir hastalık olarak fark edip, mücadeleye çocuklardan başlanması gerektiğinin altını çizen Koca, “Biz obeziteyi bir hastalık olarak algılamakta maalesef çok geç kaldık. Obeziteyi adeta normalin bir varyasyonu gibi değerlendiriyoruz; 'Kahverengi gözlü, yeşil gözlü veya obez' diyerek normalleştiriyoruz. Oysa obezite, 200’den fazla hastalığa sebep olduğu bilinen çok önemli bir hastalıktır. Dünya istatistikleri, sağlık harcamalarının en fazla yapıldığı alanın obezite kaynaklı sorunlar olduğunu açıkça göstermektedir. Diyabet, hipertansiyon, koroner arter hastalığı, osteoartrit ve obstrüktif uyku apnesi gibi 200’den fazla hastalığın temel sebebi obezitedir." şeklinde konuştu. Koca son olarak, obezite merkezinde tedavisi tamamlanan bireyleri, Bursa İl Sağlık Müdürlüğü’ne bağlı sağlıklı hayat merkezlerine yönlendirdiklerini ve diyetisyen eşliğinde sağlıklı beslenme alışkanlıklarını devam ettirmelerini tavsiye ettiklerini sözlerine ekledi. 11 Ayda 30 Kilo Verdi Yalova’dan gelerek obezite merkezine başvuran 33 yaşındaki Şeyma Taşan, 11 aylık süreçte yaşadığı büyük değişimi anlattı. Merkeze bir arkadaş tavsiyesiyle geldiğini belirten Taşan, "Yaklaşık 11 aydır bu obezite ünitesine devam ediyorum ve bu süreçte 30 kilo verdim. Aldığım hizmetten çok memnunum; buradaki ekip her geldiğimde çok ilgili. Tedavi sürecimiz başladığında önce mevcut rahatsızlıklarım iyileştirildi, ardından diyetisyen yardımıyla kilo verme aşamasına geçtik. 30 kilo verdiğim için çok mutluyum ve şu an bu kiloyu korumaya çalışıyorum. Beslenme alışkanlıklarım tamamen değişti, hayata bakışım ve öz güvenim tazelendi. Artık çocuklarımla daha fazla vakit geçirebiliyor, spor yapabiliyorum. Spor artık hayatımın merkezinde. Buraya gelmek, hayatımda yaptığım en iyi işlerden biri oldu." diye kullandı. “Hayat Kalitem Arttı” Merkeze başvuran ve 6 ayda 20 kilo veren bir diğer hasta Arzu Ordu ise obezitenin bir hastalık olduğunu buraya geldikten sonra öğrendiğini ifade etti. Merkeze başvurmak isteyip de çekingen davrananlara seslenen Ordu, "Başta çok çekinmiştim ancak buradaki ilgiyi görünce tüm kaygılarım geçti. Dört farklı doktorun bir arada çalışması, diyetisyenin sağlıklı beslenmeyi öğretmesi ve psikoloğun yeme krizlerine karşı verdiği destek çok kıymetli. Burası insana 'Her ay düzenli geleyim, tedavi olayım' dedirtiyor. Kilo verdikten sonra hayat kalitem arttı. Her ay randevu tarihimin gelmesini ve verdiğim kilolarla doktorlardan tebrik almayı büyük bir motivasyonla bekliyorum." ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.