Hava Durumu

#Diş Sağlığı

- Diş Sağlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Diş Sağlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

UZMANINDAN AİLELERE İLK DİŞ UYARISI Haber

UZMANINDAN AİLELERE İLK DİŞ UYARISI

Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Pedodonti (Çocuk Diş Hekimliği) Uzmanı Dt. Aysun Coşkun, çocukların ilk diş hekimi muayenesinin ilk süt dişinin sürmesini takiben veya en geç bir yaşına kadar yapılması gerektiğini söyledi. Bu ilk muayenenin yalnızca dişleri kontrol etmek amacıyla değil, aileleri doğru ağız bakımı konusunda bilinçlendirmek açısından da önemli olduğunu belirten Pedodonti Uzm. Dt. Aysun Coşkun, erken yaşta kurulan hekim-hasta iletişiminin çocukların ilerleyen yıllarda diş hekimi korkusu yaşamalarının da önüne geçebildiğini ifade etti. Pedodonti Uzm. Dt. Aysun Coşkun, "Birçok aile çocuğunu ancak dişi ağrıdığında ya da çürük oluştuğunda diş hekimine getiriyor. Oysa ilk muayenenin amacı tedavi yapmak değil, olası riskleri önceden belirlemek ve koruyucu önlemleri zamanında almaktır. İlk yaşta yapılan kontrol sayesinde beslenme alışkanlıkları, emzik ve biberon kullanımı, parmak emme gibi ağız gelişimini etkileyen faktörler değerlendirilebilir ve aileler doğru şekilde yönlendirilebilir" dedi. Süt dişleri sanıldığı kadar geçici değil Çocuklarda süt dişlerinin yalnızca belirli bir süre ağızda kaldığı için önemsenmediğine dikkat çeken uzmanlar, bu düşüncenin en büyük yanlışlardan biri olduğunu belirtiyor. Süt dişleri; çiğneme, konuşma, yüz gelişimi ve alttan gelecek daimi dişlere rehberlik etmesi açısından kritik görev üstleniyor. Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi Pedodonti Uzmanı Dt. Aysun Coşkun da erken yaşta kaybedilen süt dişlerinin ilerleyen yıllarda diş dizilim bozukluklarına ve çene gelişiminde problemlere yol açabileceğini belirterek, "Süt dişlerinde oluşan çürükler tedavi edilmediğinde yalnızca o dişi değil, alttan gelişen daimi dişleri de olumsuz etkileyebilir. Erken diş kayıpları, komşu dişlerin boşluğa doğru hareket etmesine neden olarak ilerleyen yıllarda ortodontik tedavi ihtiyacını artırabilir. Bu nedenle süt dişleri mutlaka korunmalı ve gerektiğinde tedavi edilmelidir" diye konuştu. Okul öncesi dönemde doğru alışkanlıklar kazandırılmalı Uzmanlar, ağız hijyeninin çocuklara küçük yaşlardan itibaren oyun ve eğitimle birlikte kazandırılması gerektiğini vurguluyor. İlk dişlerin sürmesiyle birlikte temizliğe başlanması, yaşa uygun diş fırçası ve florürlü diş macununun doğru miktarda kullanılması, çürük riskini önemli ölçüde azaltıyor. Çocukların okul öncesi dönemde dişlerini kendi başlarına fırçalamaya çalışsalar bile ebeveyn gözetiminde olmalarının önemine dikkat çeken Pedodonti Uzm. Dt. Aysun Coşkun, "Çocuklar motor becerileri tam gelişene kadar dişlerini etkili şekilde temizlemekte zorlanabilir. Bu nedenle ailelerin özellikle gece yatmadan önce yapılan diş fırçalamasını kontrol etmeleri ve gerektiğinde tamamlamaları büyük önem taşıyor. Düzenli fırçalama alışkanlığı, sağlıklı dişlerin temelini oluşturuyor" ifadelerini kullandı.

Osmangazi’de çocukların yüzünü güldüren buluşma Haber

Osmangazi’de çocukların yüzünü güldüren buluşma

Bursa'da Yeşil Bursa Roman Dernekleri Federasyonu’nda düzenlenen programa Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir’in yanı sıra belediye meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Samimi bir ortamda gerçekleşen buluşmada çocuklarla yakından ilgilenerek sohbet eden Esendemir, hazırlanan hediyeleri tek tek takdim etti. Dünya Halk Sağlığı Haftası’nın taşıdığı anlam doğrultusunda gerçekleştirilen etkinlik, çocukların sağlıklı bir geleceğe hazırlanmasında toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekti. Yerel yönetim ile sivil toplum kuruluşunun güç birliğiyle hayata geçirilen program, dayanışma ve paylaşma duygularını da pekiştirdi. “DİŞ SAĞLIĞI KONUSUNDA FARKINDALIK OLUŞTURMAYI AMAÇLADIK” Çocukların gelişimini destekleyen çalışmaların önemine vurgu yapan Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, onların sağlıklı, mutlu ve güvenli bir geleceğe adım atabilmeleri için gerçekleştirilen her çalışmayı kıymetli bulduklarını ifade etti. Esendemir, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Yeni eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte sosyal destek çalışmalarımıza hız kesmeden devam ediyoruz. Bugün de Kamberler’de çocuklarımızla bir araya geldik. Çocuklarımıza diş macunu ve diş fırçası hediye ederek ağız ve diş sağlığı konusunda farkındalık oluşturmayı amaçladık. Bu çalışmamızı tüm mahallelerimize ulaştıracağız. Osmangazi Belediyesi olarak çocuklarımızın yanında olmaya ve sosyal desteklerimizi sürdürmeye devam edeceğiz.” Etkinlikten duydukları memnuniyeti dile getiren çocuklar ise kendileri için hazırlanan hediyelerin çok güzel olduğunu belirterek, “Bugün bizim için çok güzel geçti. Diş fırçası ve diş macunu hediyelerimizi aldık, çok mutlu olduk. Bizleri düşünen Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a çok teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

PROTEZ KULLANIYORSANIZ BUNLARI İHMAL ETMEYİN Haber

PROTEZ KULLANIYORSANIZ BUNLARI İHMAL ETMEYİN

Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Diş Hekimi Dt. Nedim Sever, protez tedavisinin başarısında doğru planlama ve uygulamanın yanı sıra hastanın günlük bakım alışkanlıklarının da önemli olduğunu belirtti. Protez kullanan bazı hastaların, doğal dişleri olmadığı veya protezleri yapay materyallerden üretildiği için ağız bakımının artık eskisi kadar önemli olmadığını düşünebildiğini belirten Dt. Nedim Sever, yetersiz hijyenin ağız kokusu, diş eti problemleri, ağız içi dokularda tahriş ve özellikle hareketli protez kullananlarda mantar enfeksiyonları gibi sorunlara zemin hazırlayabileceğini söyledi. Eyrice ADSM Diş Hekimi Dt. Nedim Sever, “İster hareketli ister sabit protez kullanılsın, ağız bakımının düzenli olarak sürdürülmesi gerekir. Sabit protezlerde özellikle protez çevresi ve diş eti sınırlarının, hareketli protezlerde ise protezin ve ağız dokularının temizliği önemlidir. Yetersiz bakım, bakteri plağı birikimini artırarak hem mevcut dişlerin hem de çevre dokuların sağlığını olumsuz etkileyebilir. Protez tedavisinin başarısı, tedavi tamamlandıktan sonra yapılan bakımla da doğrudan ilişkilidir” dedi. Hareketli protezlerle gece boyunca uyumayın Özellikle hareketli protez kullanan bireylerin, aksi yönde özel bir hekim önerisi bulunmadıkça, gece uyurken protezlerini çıkarmalarının ağız dokularının dinlenmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Dt. Nedim Sever, çıkarılan protezlerin temizlenerek uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti. Protez temizliğinde çok sıcak su kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken Dt. Sever, yüksek sıcaklığın bazı protez materyallerinde şekil bozukluğuna yol açabileceğini ifade etti. Aşındırıcı temizlik ürünlerinin de protez yüzeyine zarar verebileceğini belirten Sever, hastaların protezin türüne uygun temizleme yöntemleri ve ürünleri konusunda diş hekimlerinin önerilerine uymalarını tavsiye etti. Düzenli kontroller ihmal edilmemeli Eyrice ADSM Diş Hekimi Dt. Nedim Sever, zaman içerisinde dişlerde, diş etlerinde ve çene kemiğinde meydana gelebilecek değişikliklerin protezin uyumunu etkileyebileceğini belirterek, protez kullanan bireylerin herhangi bir şikâyeti olmasa dahi düzenli diş hekimi kontrollerini ihmal etmemeleri gerektiğini söyledi. Sever, “Protez kullanan hastalar ağrı, yara veya gevşeme gibi belirgin bir sorun yaşamasa bile düzenli kontrol muayenelerine gelmelidir. Özellikle hareketli protez kullananlarda zamanla çene kemiği ve ağız dokularında meydana gelen değişiklikler protezin uyumunu azaltabilir. Sabit protezlerde ise protezin çevresindeki diş ve diş eti sağlığının takip edilmesi gerekir. Kontroller sayesinde sorunlar erken dönemde fark edilerek daha büyük problemlerin önüne geçilebilir” diye konuştu. İlk günlerde beslenmeye dikkat Özellikle yeni hareketli protez kullanmaya başlayan kişilerin ilk günlerde çok sert, kabuklu ve çiğnemesi güç gıdalardan kaçınmalarının adaptasyonu kolaylaştırabileceğini belirten Dt. Nedim Sever, besinlerin başlangıçta küçük parçalar halinde tüketilmesini ve mümkün olduğunca ağızın her iki tarafıyla dengeli çiğnenmesini önerdi. Yapışkan ve çok sert gıdaların protezin dengesini bozabileceğini veya proteze zarar verebileceğini belirten Sever, yeni proteze alışma sürecinde sabırlı olunması gerektiğini söyledi. Ağız sağlığı protezle de devam ediyor Protez kullanmanın ağız bakımını ikinci plana atmak anlamına gelmediğini vurgulayan Dt. Nedim Sever, varsa doğal dişlerin, diş etlerinin, dilin ve ağız içi dokularının her gün düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini belirtti. Eyrice ADSM Diş Hekimi Dt. Nedim Sever, “Protez tedavisi yapıldıktan sonra hastanın diş hekimiyle ilişkisi sona ermez. Ağız içerisinde birkaç gün içinde iyileşmeyen yara veya kızarıklık, sürekli protez vurması, çiğneme sırasında ağrı, protezde kırılma ya da belirgin gevşeme gibi durumlarda hastanın kendi kendine proteze müdahale etmek yerine diş hekimine başvurması gerekir” dedi. Düzenli bakım, doğru kullanım ve periyodik diş hekimi kontrollerinin protezlerin daha sağlıklı ve konforlu kullanılmasına katkı sağladığını belirten Sever, protez bakımının genel ağız sağlığının ayrılmaz bir parçası olduğunu sözlerine ekledi.

Okul öncesi diş kontrolü uyarısı Haber

Okul öncesi diş kontrolü uyarısı

Çocuk Diş Hekimliği Ana Bilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Buse Yılmaz Şen, yeni eğitim-öğretim yılı öncesinde çocukların rutin ağız ve diş sağlığı kontrolünden geçirilmesi gerektiğini söyledi. Şen, okul öncesi diş muayenesinin erken dönemde fark edilmeyen sorunların tespitinde önemli olduğunu vurguladı. Yeni okul dönemi yaklaşırken kırtasiye ve kıyafet hazırlıklarının yapıldığını ancak ağız ve diş sağlığı kontrolünün çoğu zaman ihmal edildiğini belirten Şen, rutin muayenenin çürük, diş eti sorunu, sürme bozukluğu ve ağız alışkanlıklarının erken tespiti açısından kritik olduğunu ifade etti. “AĞRI OLMAMASI SORUN OLMADIĞI ANLAMINA GELMEZ” Çocuklarda ağız ve diş sağlığının genel sağlık, beslenme, uyku ve okul başarısıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyleyen Şen, çürüklerin başlangıç aşamasında her zaman ağrı yapmayabileceğine dikkat çekti. Şen, ağrı ortaya çıktığında sorunun ilerlemiş olabileceğini, bu nedenle okul öncesi kontrolün çocuk ağrı yaşamadan değerlendirme imkânı sunduğunu kaydetti. SÜT DİŞLERİ İHMAL EDİLMEMELİ Toplumda süt dişlerinin “nasıl olsa düşecek” düşüncesiyle önemsenmediğini belirten Şen, bu dişlerin sağlıklı beslenme, doğru çiğneme ve konuşma gelişiminde önemli rol oynadığını söyledi. Erken kaybedilen süt dişlerinin, komşu dişlerin yer değiştirmesine ve ilerleyen dönemde yer darlığına yol açabileceğini ifade etti. Çocuğun diş hekimiyle ilk karşılaşmasının ağrılı bir tedavi sırasında olmasının kaygıyı artırabileceğini vurgulayan Şen, rutin kontrollerin çocukların klinik ortama alışmasına yardımcı olduğunu belirtti. Düzenli ziyaretlerle çocukların diş hekimini korkulacak biri olarak değil, sağlığını koruyan bir uzman olarak tanıdığını söyledi. Muayenede neler değerlendiriliyor? Şen, okul öncesi diş kontrolünde yalnızca çürüklerin değil; diş eti sağlığının, süt ve daimi dişlerin sürme sürecinin, kapanış ilişkilerinin, erken diş kayıplarının, parmak emme ve ağız solunumu gibi alışkanlıkların da değerlendirildiğini aktardı. Muayene sonrası çocuğun risk durumuna göre florür uygulaması, fissür örtücü ve ağız bakım eğitimi gibi koruyucu işlemlerin planlanabileceğini söyledi. DİŞ FIRÇALAMA EBEVEYNE DE DÜŞÜYOR Okul öncesi çocukların diş fırçalama becerisinin yeterli olmayabileceğine dikkat çeken Şen, çocuğun fırçalamaya teşvik edilmesi ancak son kontrolün ebeveyn tarafından yapılması gerektiğini ifade etti. Diş fırçalamanın sabah ve akşam günlük rutinin doğal bir parçası olması gerektiğini belirtti. Ebeveynlerin kullandığı dilin çocukların diş hekimi algısını etkilediğini belirten Şen, “korkma, acımayacak” gibi ifadelerin iyi niyetli olsa da çocukta korku yaratabileceğini söyledi. Bunun yerine sade ve olumlu açıklamalar yapılmasını önerdi. Şen, açıklamasının sonunda okul öncesi kısa bir kontrolün dönem içinde yaşanabilecek daha büyük sorunları önleyebileceğini belirterek, ailelere ağız ve diş sağlığını okul hazırlık listesinin ayrılmaz bir parçası olarak görmeleri çağrısında bulundu.

Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız ve diş sağlığı uyarısı Haber

Tip 1 diyabetli çocuklarda ağız ve diş sağlığı uyarısı

Tip 1 diyabet, çocukluk döneminde düzenli takip gerektiren kronik hastalıklar arasında yer alırken, hastalığın ağız ve diş sağlığı üzerindeki olası etkileri de ailelerin dikkat etmesi gereken konular arasında bulunuyor. Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, diyabetli çocuklarda ağız sağlığı takibinin yalnızca bir sorun ortaya çıktığında değil, koruyucu yaklaşımla sürdürülmesi gerektiğini belirtti. DİYABET VE AĞIZ SAĞLIĞI ARASINDA ÇİFT YÖNLÜ İLİŞKİ Kan şekeri kontrolünün yetersiz olduğu dönemlerde ağız kuruluğu ve ağız içi enfeksiyonlara yatkınlık gibi sorunların görülebileceğini belirten Demir, diş eti hastalıklarının da kan şekeri kontrolünü zorlaştırabilecek faktörler arasında değerlendirildiğini ifade etti. Özellikle glisemik kontrolün yetersiz olduğu veya cerrahi ve invaziv diş işlemlerinin planlandığı durumlarda, çocuğu takip eden hekim ile diş hekiminin iletişim halinde olması gerektiği vurgulandı. FLORÜRLÜ DİŞ MACUNU VE DÜZENLİ KONTROL ÖNEMLİ Tip 1 diyabetli çocuklarda düzenli ağız bakımının önemine dikkat çeken Demir, yaşa uygun florür içeren diş macunuyla günde en az iki kez diş fırçalanmasını önerdi. Çocuğun bireysel çürük riskine göre profesyonel florür uygulamalarının değerlendirilebileceğini belirten Demir, düzenli diş hekimi kontrollerinin çürük ve diş eti problemlerinin erken fark edilmesine yardımcı olduğunu söyledi. Dengeli ve çocuğun bireysel gereksinimlerine uygun beslenmenin hem diyabet yönetimine hem de ağız ve diş sağlığına katkı sağlayabileceği belirtildi. Özellikle ağız kuruluğunun görüldüğü durumlarda yeterli su tüketiminin ağız içindeki nem dengesinin korunmasına katkı sağlayabileceği ifade edildi. Demir, diş tedavisi randevularının da çocuğun günlük diyabet rutini, öğün düzeni ve kan şekeri kontrolü dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirtti. Demir, “Glisemik kontrol, tükürük özellikleri, ağız hijyeni, beslenme düzeni ve bireysel diş çürüğü riskinin birlikte değerlendirilmesi ve rutin kontrollerin aksatılmaması” gerektiğini vurguladı.

SAĞLIKLI DİŞLERİN SIRRI KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİNDE Haber

SAĞLIKLI DİŞLERİN SIRRI KORUYUCU DİŞ HEKİMLİĞİNDE

Özellikle çocukluk döneminden itibaren uygulanacak koruyucu yöntemlerin ilerleyen yaşlarda oluşabilecek çürükler, diş eti hastalıkları ve diş kayıplarının önüne geçebildiği vurgulanıyor. Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Diş Hekimi Dt. Ragıp Üçekiz, koruyucu diş hekimliğinin temel amacının hastalık ortaya çıktıktan sonra tedavi etmek değil, hastalık oluşmadan önce gerekli önlemleri almak olduğunu söyledi. Düzenli diş hekimi kontrolleri, doğru ağız bakım alışkanlıkları, dengeli beslenme, flor uygulamaları ve koruyucu tedavilerin ağız ve diş sağlığının korunmasında önemli rol oynadığını ifade eden Dt. Ragıp Üçekiz, bu yaklaşımın hem bireylerin yaşam kalitesini artırdığını hem de ileride uygulanabilecek kapsamlı tedavilere olan ihtiyacı önemli ölçüde azalttığını belirtti. Koruyucu diş hekimliğinin yalnızca çocukları değil her yaştan bireyi kapsayan bir sağlık anlayışı olduğuna dikkat çeken Dt. Ragıp Üçekiz, toplumda diş hekimine yalnızca ağrı başladığında gidilmesi gerektiği yönünde yanlış bir algı bulunduğunu belirterek, "Koruyucu diş hekimliği, ağız ve diş sağlığını uzun yıllar korumanın en etkili yoludur. Düzenli kontroller sayesinde çürükler henüz başlangıç aşamasındayken tespit edilip tedavi edilebilir, diş eti hastalıkları ilerlemeden kontrol altına alınabilir. Tedavinin en başarılı şekli, aslında tedaviye ihtiyaç duyulmamasını sağlamaktır. Bu nedenle herkesin yılda en az iki kez diş hekimi kontrolünden geçmesini öneriyoruz" dedi. Erken teşhis hem sağlığı hem bütçeyi koruyor Ağız ve diş hastalıklarında erken teşhisin büyük avantaj sağladığını belirten uzmanlar, başlangıç seviyesindeki çürüklerin ve diş eti problemlerinin daha kısa sürede, daha konforlu ve daha ekonomik yöntemlerle tedavi edilebildiğine dikkat çekiyor. Düzenli kontroller sayesinde yalnızca mevcut sorunların değil, ileride oluşabilecek risklerin de önceden belirlenerek gerekli önlemlerin alınabildiği ifade ediliyor. Uzmanlar ayrıca günlük ağız bakımının ihmal edilmemesi, dişlerin florürlü diş macunuyla günde en az iki kez fırçalanması, diş ipi kullanımının alışkanlık haline getirilmesi ve şekerli gıdaların kontrollü tüketilmesinin koruyucu diş hekimliğinin temelini oluşturduğunu vurguluyor. Çocuklukta kazanılan alışkanlıklar ömür boyu devam ediyor Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Diş Hekimi Dt. Ragıp Üçekiz, ağız ve diş sağlığının korunmasında en önemli dönemin çocukluk çağı olduğunu belirterek, süt dişlerinin sanıldığının aksine yalnızca geçici dişler olmadığını söyledi. Sağlıklı süt dişlerinin çene gelişimi, konuşma, beslenme ve kalıcı dişlerin doğru konumda sürmesi açısından büyük önem taşıdığına dikkat çeken Dt. Ragıp Üçekiz, çocukluk döneminde kazanılan doğru alışkanlıkların yaşam boyu devam ettiğini ifade etti. Dt. Ragıp Üçekiz, "Çocukların ilk dişi sürdüğü andan itibaren ağız bakımı başlamalıdır. Ailelerin çocuklarını yalnızca diş ağrısı olduğunda değil, düzenli aralıklarla kontrol amacıyla da diş hekimine getirmesi büyük önem taşıyor. Erken yaşta uygulanan flor uygulamaları ve fissür örtücüler çürük oluşumunu önemli ölçüde azaltırken, doğru diş fırçalama alışkanlığı da çocukların gelecekte daha sağlıklı dişlere sahip olmasını sağlıyor. Koruyucu diş hekimliğine yapılan her yatırım, çocukların gelecekteki ağız ve diş sağlığına yapılan yatırımdır" diye konuştu.

AĞIZ KOKUSU SOSYAL HAYATINIZI GÖLGELEMESİN Haber

AĞIZ KOKUSU SOSYAL HAYATINIZI GÖLGELEMESİN

Uzmanlar, ağız kokusunun yalnızca geçici bir durum olmadığını, çoğu zaman altta yatan ağız ve diş sağlığı sorunlarının habercisi olabileceğini vurguluyor. Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Diş Hekimi Ragıp Üçekiz, ağız kokusunun nedenleri ve çözüm yollarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ağız kokusunun en yaygın nedenleri arasında yetersiz ağız hijyeni, diş eti hastalıkları, dil yüzeyinde biriken bakteriler ve çürük dişler yer alıyor. Bunun yanı sıra uzun süreli açlık, yetersiz su tüketimi ve bazı sistemik hastalıklar da ağız kokusunu tetikleyebiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eyrice ADSM Diş Hekimi Ragıp Üçekiz, ağız kokusunun ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, “Ağız kokusu, bireyin sosyal yaşamını ve özgüvenini ciddi şekilde etkileyebilir. Ancak çoğu kişi bu durumu ya fark etmiyor ya da geçici çözümlerle gidermeye çalışıyor. Oysa kalıcı çözüm için kokunun kaynağının doğru tespit edilmesi gerekiyor” dedi. Ağız kokusunun çoğu zaman ağız içi kaynaklı olduğunu belirten Diş Hekimi Ragıp Üçekiz, özellikle diş eti hastalıkları ve dil üzerindeki bakteri birikiminin bu sorunda önemli rol oynadığını ifade etti. “Düzenli ve doğru diş fırçalama alışkanlığına ek olarak dil temizliği de ihmal edilmemeli. Ayrıca diş ipi kullanımı, ağız bakımının vazgeçilmez bir parçasıdır” diye konuştu. Uzmanlara göre ağız kokusu; sabahları daha yoğun hissedilmesi, gün içinde ağızda kötü tat oluşması ve konuşma sırasında çevre tarafından fark edilmesi gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Bu durumun ilerlemesi halinde sosyal ortamlardan kaçınma, iletişimde zorlanma ve özgüven kaybı gibi sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Diş Hekimi Ragıp Üçekiz, ağız kokusunun önlenebilir bir problem olduğunun altını çizerek şu önerilerde bulundu: “Günde en az iki kez dişlerin doğru teknikle fırçalanması, dil yüzeyinin temizlenmesi, diş ipi kullanılması ve düzenli diş hekimi kontrollerinin yapılması büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra bol su tüketimi ağız kuruluğunu önleyerek kötü koku oluşumunu azaltır.” Ağız kokusunun yalnızca ağız içi değil, bazı durumlarda mide ve solunum yolu hastalıklarıyla da ilişkili olabileceğine dikkat çeken Diş Hekimi Ragıp Üçekiz, uzun süre geçmeyen şikayetlerde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, ağız kokusunun basit bir hijyen sorunu olarak görülmemesi gerektiğini, erken teşhis ve doğru bakım alışkanlıklarıyla hem ağız sağlığının korunabileceğini hem de sosyal yaşam kalitesinin artırılabileceğini belirtiyor.

Diş çürüklerine karşı önemli... Dondurma yasak değil, doğru seçim önemli Haber

Diş çürüklerine karşı önemli... Dondurma yasak değil, doğru seçim önemli

Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, yaz aylarında değişen beslenme alışkanlıklarının diş sağlığı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, özellikle gizli şeker kaynaklarının sanılandan daha büyük bir risk oluşturduğunu belirtiyor. Şekerin ağız içi pH dengesini bozarak çürük yapıcı bakterilerin çoğalmasına zemin hazırladığını ifade eden Dt. Nurgül Demir, şu değerlendirmede bulundu: “Çocuklarda küçük yaşlardan itibaren yaygın olarak görülen diş çürüklerinin en önemli nedenlerinden biri şeker tüketimidir. Meyveli gazlı içecekler, kutu meyve suları, enerji içecekleri ve hazır kahveler yüksek oranda şeker içerir. Bu ürünlerin sık tüketimi çürük riskini ciddi şekilde artırır. Özellikle şeker içeren gazlı içeceklerin asidik yapısı, diş minesine doğrudan zarar verebilir.” “SU, SÜT VE AYRAN EN GÜVENLİ ALTERNATİFLER” Sağlıklı içecek tercihlerinin önemine değinen Çocuk Diş Hekimi Dt. Nurgül Demir, su, süt ve ayranın çocuklar için en doğru seçenekler olduğunu vurguladı. “Süt ve süt ürünleri kalsiyum içeriği sayesinde diş ve kemik sağlığı açısından koruyucudur. Ancak aromalı ve şekerli süt ürünleri yerine doğal ve katkısız süt tercih edilmelidir. Ayran ise hem sağlıklı hem de besleyici değeri olan bir alternatiftir. Meyveli içecekler tüketilecekse, taze meyvelerle evde hazırlanması daha doğru olacaktır.” Doğal tatlandırıcılarla hazırlanan içeceklerin de ölçülü tüketilmesi gerektiğini belirten Dt. Demir, meyve ve doğal şeker içeren besinlerin aşırı tüketiminin de diş sağlığı için risk oluşturabileceğini ifade etti. “Bal, hurma, kuru meyveler gibi doğal tatlandırıcılar her ne kadar sağlıklı olarak görülse de içerdiği doğal şeker nedeniyle diş çürüğü riskini tamamen ortadan kaldırmaz. Bu nedenle tüketim sonrası su ile ağzın çalkalanması ve ağız hijyeni rutinlerine dikkat edilmesi oldukça önemlidir.” “DONDURMA YASAK DEĞİL, DOĞRU SEÇİM ÖNEMLİ” Dondurmanın tamamen yasaklanması gereken bir gıda olmadığına değinen Dt. Nurgül Demir, ideal koşullarda üretilen dondurmaların, kontrollü tüketildiğinde besleyici özellikler taşıyabileceğini belirterek, “Doğal içeriklerle ve soğuk zinciri korunarak üretilmiş dondurmalar kalsiyum, protein ve bazı vitaminler açısından zengindir. Ancak burada önemli olan tüketim miktarı ve ürünün içeriğidir. Ölçülü tüketim ve doğru ürün seçimi ile dondurma yaz aylarında diş sağlığının korunmasında rol oynayabilir, çocukların da severek destekleyeceği alternatiflerle katkı maddesi ve rafine şeker içeren atıştırmalıklardan uzak durmaları sağlanabilir.” diye konuştu.

Mahkemeden Sağlık Bakanlığı’na “şeffaflık” freni! Diş sağlığı verilerini gizlemek hukuka aykırı bulundu Haber

Mahkemeden Sağlık Bakanlığı’na “şeffaflık” freni! Diş sağlığı verilerini gizlemek hukuka aykırı bulundu

Hekim Birliği Sağlık ve Sosyal Hizmet Çalışanları Sendikası’nın, kamu ağız ve diş sağlığı hizmetlerine ilişkin verilerin paylaşılması talebiyle yaptığı bilgi edinme başvurusunun reddedilmesi üzerine açtığı davada mahkemeden dikkat çeken bir karar çıktı. Ankara 6. İdare Mahkemesi, Sağlık Bakanlığı’nın söz konusu verileri paylaşmama yönündeki işlemini hukuka aykırı bularak iptal etti. Mahkeme kararında, kamu kurumlarının görevleri gereği ellerinde bulundurması gereken verilerin Bilgi Edinme Hakkı Kanunu kapsamı dışında değerlendirilemeyeceği vurgulandı. Sendikanın başvurusunda; Türkiye genelindeki kamu ağız ve diş sağlığı kuruluşlarının listesi, 2025 yılı acil diş başvurularına ilişkin veriler ile kamuda görev yapan diş hekimi sayılarına dair bilgiler talep edildi. Ancak Sağlık Bakanlığı, söz konusu bilgilerin paylaşılmasının “ayrı çalışma ve analiz gerektirdiği” gerekçesiyle talebi reddetti. Mahkeme ise bu gerekçeyi yeterli bulmadı. Kararda, sendikaların üyeleri adına yürüttüğü faaliyetler kapsamında bu tür verilere erişim hakkı bulunduğu belirtilirken, şeffaf yönetim anlayışının idare açısından bir yükümlülük olduğu ifade edildi. Hekim Birliği Sendikası tarafından yapılan açıklamada, kararın kamu verilerinin keyfi biçimde saklanamayacağını bir kez daha ortaya koyduğu belirtilerek, sağlık hizmetlerinin planlanması ve değerlendirilmesinde şeffaflığın esas olması gerektiği kaydedildi. Açıklamada ayrıca, “Sendikaların kamu adına denetim ve takip görevlerinin yargı güvencesi altında olduğu bir kez daha teyit edilmiştir. Hekimlerin, sağlık çalışanlarının, hastaların ve toplumun ortak yararı için şeffaflık ve hesap verebilirlik talep etmeye devam edeceğiz” ifadelerine yer verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.