Hava Durumu

#Dirençli Kentler

- Dirençli Kentler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dirençli Kentler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa OSB’lerine deprem önlemi çağrısı Haber

Bursa OSB’lerine deprem önlemi çağrısı

Bursa Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen "Kahramanmaraş Depreminden İş Sürekliliğine İlişkin Çıkarılan Derslerin Bursa'ya Yansıması" semineri; akademisyenler, kamu kurumları, sanayi temsilcileri ve Japon uzmanları bir araya getirdi. Mimar Sinan Yerleşkesi'nde gerçekleşen seminerde, Kahramanmaraş merkezli depremlerden elde edilen veriler ışığında Bursa organize sanayi bölgelerinin deprem riskleri, iş sürekliliği planlaması ve alınması gereken önlemler değerlendirildi. Programın açılışında konuşan JICA Türkiye Ofisi Program Sorumlusu Aylin Çelik Korkut, Türkiye ile Japonya'nın deprem gerçeğini yaşayan iki ülke olduğunu belirterek, afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın ortak hedefleri olduğunu söyledi. “Depremin Bursa sanayisine vereceği zarar tüm ülkeyi etkiler” Korkut, JICA ve Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yaklaşık üç yıldır yürütülen “Dirençli Bursa Projesi” kapsamında yalnızca fiziksel altyapının değil, kentin ekonomik sürdürülebilirliği ve yaşam kalitesinin de ele alındığını ifade etti. Bursa'nın Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken Korkut, "Bursa'da yaşanacak üretim aksaklığı yalnızca kenti değil, tüm Türkiye'yi etkileyecektir. Bu nedenle organize sanayi bölgelerinin afete karşı dirençli olması, deprem sonrasında üretimin devam etmesi, tedarik zincirinin korunması ve iş sürekliliğinin önceden planlanması büyük önem taşıyor” dedi. Sanayi yapılarının %20’si 2000 yılı öncesi Seminerde, "2023 Kahramanmaraş Depreminden İş Sürekliliği Planlarına İlişkin Çıkarılan Dersler ve Bursa Organize Sanayi Bölgeleri Risk Değerlendirmesi Sonuçları" başlıklı sunumu gerçekleştiren Dr. Masashi Inoue, Kahramanmaraş'taki dört organize sanayi bölgesinden elde edilen verilerle Bursa'daki 13 organize sanayi bölgesinde bulunan yaklaşık 2 bin 666 binanın yapı bilgilerini karşılaştırdıklarını söyledi. Analizlerde yapıların inşa yılına odaklandıklarını belirten Inoue, Bursa'daki sanayi yapılarının yaklaşık yüzde 20'sinin 2000 yılı öncesinde inşa edildiğini ifade etti. 500'den fazla yapının hasar görme riski bulunuyor Yapılan senaryo analizlerine göre Bursa'da 500'ün üzerinde sanayi yapısının depremde hasar görebileceğini kaydeden Inoue, özellikle Bursa, Kestel, Uludağ, İnegöl ve Mustafakemalpaşa organize sanayi Bölgelerinin yüksek risk taşıdığına dikkat çekti. Bu çalışmanın eski yapıların güçlendirilmesi ve yenilenmesi açısından önemli bir başlangıç olduğunu vurgulayan Inoue, "İş sürekliliği yalnızca yapısal güvenliği değil, yapısal olmayan tüm riskleri de kapsıyor. Bursa'da iş sürekliliği planlarının yaygınlaştırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Yapısal olmayan hasarlar da üretimi durduruyor JET uzmanlarından Dr. Seda Şendir Torisu ise Kahramanmaraş'ta üç organize sanayi bölgesi ve bir küçük sanayi sitesinde gerçekleştirdikleri saha çalışmalarının sonuçlarını paylaştı. Deprem sonrası yaşanan üretim kayıplarında yalnızca bina hasarlarının değil, makine, ekipman, ürün kayıpları ve insan kaynağı gibi yapısal olmayan unsurların da belirleyici olduğunu belirten Torisu, bazı bölgelerde yapısal hasar düşük olmasına rağmen ekonomik kayıpların oldukça yüksek seviyelere ulaştığını söyledi. Kahramanmaraş’ta 232 şirketle gerçekleştirilen anket çalışmasının sonuçlarını paylaşan Torisu, düzenli tatbikat yapan, iş sürekliliği planı hazırlayan, veri yedekleme sistemleri kuran ve ekipmanlarını güvence altına alan işletmelerin deprem sonrasında daha hızlı toparlandığını ifade etti. Rektör Yardımcısı Bayhan: 2000 yılı öncesi yapılar öncelikli olarak ele alınmalı BTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Beyhan Bayhan da "Bursa Organize Sanayi Bölgeleri İş Sürekliliği İçin Yapılması Gerekenler" başlıklı sunumunda, Bursa organize sanayi bölgelerinde farklı deprem yönetmeliklerine göre inşa edilmiş çok sayıda sanayi yapısının bulunduğunu belirtti. Özellikle 2000 yılı öncesi inşa edilen yapıların önemli risk taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Bayhan, Kahramanmaraş depremlerinde en fazla hasarın prefabrik sanayi yapılarında kolon alt bölgeleri, kiriş-kolon bağlantıları ve cephe panellerinde meydana geldiğini söyledi. Sanayi tesislerinde uygulanabilecek pratik güçlendirme yöntemlerine değinen Rektör Yardımcısı Bayhan, çapraz çelik elemanlarla güçlendirme, enerji sönümleyici sistemler ve zemin iyileştirme çalışmalarının önemine işaret etti. “İş sürekliliği sadece binalarla sınırlı değil” Deprem sonrası üretimin devam edebilmesi için yalnızca yapıların ayakta kalmasının yeterli olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Beyhan Bayhan, elektrik, su, haberleşme ve lojistik altyapılarının kesintisiz çalışmasının da kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Kahramanmaraş depremlerinde organize sanayi bölgelerinde yaşanan üretim kayıplarına dikkat çeken Bayhan, altyapı kesintileri, iş gücü kaybı ve tedarik zincirindeki aksaklıkların üretimi ciddi şekilde etkilediğini söyledi. Bayhan, Bursa'nın organize sanayi bölgelerinin oluşmasında Türkiye'ye öncülük ettiğini hatırlatarak, deprem hazırlıkları ve iş sürekliliği konusunda da aynı öncü rolü üstlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Programda, Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, “Organize Sanayi Bölgelerinde Deprem Zararlarının Azaltılması” ve Nagoya Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Kenji Watanabe’nin “Artan Şiddette ve Sıklıkta Meydana Gelen Doğal Afetlere Yanıt Vermede Topluluk Temelli İş Sürekliliği Planlaması, İş Sürekliliği Yönetimi Giderek Artan Önemi” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Seminer soru-cevap bölümünün ardından kapanış konuşmasıyla sona erdi.

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay TÜGEM Bursa Üyeleriyle Buluştu Haber

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay TÜGEM Bursa Üyeleriyle Buluştu

BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Tüm Girişimci Emlak Müşavirleri Derneği (TÜGEM) Bursa Temsilciliği tarafından düzenlenen panelde gayrimenkul sektör temsilcileriyle buluştu. Yoğun katılımla gerçekleştirilen programda Başkan Burkay, gayrimenkul sektörünün mevcut durumu, kentsel dönüşüm, yatırım iklimi, mekânsal planlama ve Bursa’nın 2030 vizyonuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bursa’nın önündeki en önemli gündem başlığının mekânsal planlama olduğunu belirten İbrahim Burkay, kent anayasası niteliğinde olan 1/100.000 ölçekli Çevre Düzeni Planı’nın tarihi önemde bir çalışma olduğunu ifade etti. Başkan Burkay, “Bizler sanayi, ticaret ve yaşam alanlarının bir bütün olarak ele alınmasını arzu ediyoruz. Ülkelerin yerine şehirlerin rekabet ettiği bir dönemde Bursa’mızın gerek üretim ve ticaret altyapısı ile gerekse de yaşam alanları ve sosyal imkanlarıyla gelecekte çok daha güçlü bir konumda olmasını hedefliyoruz. Bu vizyonla hazırladığımız KOBİ OSB, Organize Konut Alanları, Organize Ticaret Bölgeleri ve lojistik merkezlerimiz, kentimizin hedeflerinde belirleyici rol oynayacak nitelikte projelerdir.” diye konuştu. “Gayrimenkul, Medeniyet İnşasının Temel Taşıdır” Gayrimenkul sektörünü yalnızca yapı üretimi olarak değerlendirmediklerini ifade eden İbrahim Burkay, sektörün ekonomik büyümenin yanı sıra sosyal ve kültürel gelişimin de temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, “Bizim için gayrimenkul medeniyet inşasının, ekonomik istikrarın ve toplumsal refahın temel taşıdır. Bursa’nın geleceğinde bu sektörü planlı ekonomik büyümenin ve güvenli kentsel dönüşümün en stratejik aktörlerinden biri olarak konumlandırıyoruz. Sektörün sağlıklı gelişimi için fuarlardan eğitim programlarına, mevzuat çalışmalarından sektör temsilcilerimizle gerçekleştirdiğimiz istişare mekanizmalarına kadar bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz.” açıklamasında bulundu. “Rising City Bursa’nın Küresel Vitrini Haline Geldi” Bursa’nın yatırım, üretim ve yaşam kalitesi açısından güçlü bir çekim merkezi olduğunu belirten Burkay, bu potansiyelin doğru platformlarla ulusal ve uluslararası yatırımcılarla buluşturulmasının büyük önem taşıdığını söyledi. BTSO öncülüğünde hayata geçirilen Rising City Yapı ve Yaşam Fuarı ile Dirençli Kentler Zirvesi’nin sektöre önemli katkılar sunduğunu dile getiren Burkay, “Rising City, sektörümüzün dönüşümüne rehberlik eden stratejik bir platform haline geldi. Bursa’nın gayrimenkul alanındaki marka değerini güçlendiren bu organizasyonlar, şehrimizin küresel ölçekte tanıtımına da önemli katkılar sağlıyor.” dedi. “Dirençli Bursa, En Büyük Rekabet Avantajımız Olacak” Kentlerin rekabet gücünün artık sadece ekonomik göstergelerle ölçülmediğini belirten İbrahim Burkay, yaşam kalitesi, güvenli yapı stoğu, ulaşım altyapısı ve sürdürülebilir şehirleşmenin temel unsurlar haline geldiğini vurgulayarak, “Şehirlerin kalitesini binaların çokluğu değil, hava kalitesi, ulaşım planları, sanayi, ticaret ve konut alanlarının dengesi, enerji verimliliği ve çevreye duyarlı sürdürülebilir yapılaşma belirleyecek. Dirençli Bursa, en büyük rekabet avantajımız olacak.” ifadelerini kullandı. “Gurur Duyacakları Bir Bursa Bırakmak İstiyoruz” Bursa için hedefledikleri 2030 vizyonuna da değinen Başkan İbrahim Burkay, bütün çalışmaların merkezinde gelecek nesillere daha güçlü bir şehir bırakma hedefinin yer aldığını dile getirdi. İbrahim Burkay, “Ağaç dikmek yetmez, gölgesinde torunların oturacağını hayal etmek gerekir. Bütün mücadelemiz, evlatlarımızın huzurla ve gururla yaşayacağı bir Bursa bırakmaktır. Gençlerimizin dünyayla rekabet edebilecek donanıma sahip olduğu, yüksek teknoloji üreten, çevreye duyarlı ve yaşam kalitesi yüksek bir Bursa için çalışıyoruz. Gelecek nesillere gurur duyacakları bir Bursa bırakmak istiyoruz.” dedi. İbrahim Burkay, TÜGEM Bursa’ya da sektör adına gerçekleştirdikleri çalışmalar için teşekkür etti. “Birlikte Büyüyen Bir Sektörüz” TÜGEM Bursa Temsilciliği Yönetim Kurulu Başkanı Göksel Birsen de Başkan Burkay’ın katılımıyla gerçekleştirdikleri panelde, Bursa'nın 2030 vizyonunu, gayrimenkul sektörünün geleceğini, kentsel dönüşüm süreçlerini, yatırım iklimini ve kentin sürdürülebilir büyüme hedeflerini kapsamlı şekilde değerlendirme fırsatı bulduklarını söyledi. Programın ikinci oturumunda ise Bursa'nın güçlü markaları Akyükselen İnşaat, Baylan İnşaat ve Ceylan Grup tarafından proje tanıtımlarının gerçekleştiğini belirten Birsen, “TÜGEM Bursa olarak en büyük hedeflerinin gayrimenkul sektörünü bilgi, vizyon ve işbirliği ekseninde daha güçlü bir noktaya taşımaktır. Bugün bu hedef doğrultusunda çok kıymetli bir adım attığımıza inanıyorum. Bu kapsamda BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a şükranlarımızı sunuyorum. Proje sunumlarını gerçekleştiren firma temsilcilerine, sektör paydaşlarımıza ve yoğun katılım gösteren tüm meslektaşlarımıza teşekkür ediyorum. Birlikte üreten, birlikte gelişen ve Bursa'nın geleceğine birlikte değer katan bir sektör olmaya devam edeceğiz. “ ifadelerini kullandı.

Bursa İnegöl'den çocuk odaklı afet yönetimi Türkiye için rol model Haber

Bursa İnegöl'den çocuk odaklı afet yönetimi Türkiye için rol model

İnegöl Belediyesi’nce organize edilen Çocuk Odaklı Afet Yönetimi Çalıştayının sonuçları, “Elim Sende, Şimdi Söz Eylemde” sloganıyla düzenlenen Çocuk Odaklı Afet Yönetimi Çalıştayı Sonuç Panelinde kamuoyu ile paylaşıldı. Belediye Meclis Salonunda gerçekleştirilen programa; İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Bursa İl Afet ve Acil Durum Müdürü Mehmet Buldan, JICA Türkiye Ofisi Başkanı Daisuke Watanabe, farklı üniversitelerden akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri ile çok sayıda davetli katıldı. İnegöl Belediyesi, Bursa Teknik Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi ve Hacettepe Üniversitesi iş birliğiyle gerçekleştirilen panel, dört ayrı oturumda yapıldı. İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban açılış konuşmasında, göreve geldikleri günden bu yana özellikle AFAD ile temaslarımızı güçlü tutarak, üniversitelerimizi de bu işe dahil edip belirli çalışmalar yürütmeye çalıştıklarını belirterek, "Sonrasında Doğal Afet ve Riski İle Mücadele Eylem Planımızı oluşturmaya çalıştık. Sonrasında Kentsel Dönüşüm Strateji Belgemizi aldık. Riskli bölgeler ve yapıları hazırladık. Bursa bölgemizde bu çalışmayı yapan ilk belediyelerden olduk. Tek başına bunlar yeterli olmayacaktır. Bunların yanı sıra vatandaşlarımızın bilinçlendirilmesinden tutun da kurumların yapacağı her bir çalışma çok kıymetli. Arama kurtarma gönüllülerinin ve ekiplerinin arttırılması gibi çalışmalara katkı ve destek veriyoruz. Tüm bu ekiplerimize de teşekkür ediyorum. Yine toplanma alanları, barınma alanları, afet öncesi ve sonrası gibi pek çok plan çalışılıyor” diye konuştu. Başkan Taban, Çocuk Odaklı Afet Planı Çalıştayının sonuç paneli ile birlikte Çocuk Odaklı Afet Temalı Dijital Oyun Tasarımı Yarışmasının ödül töreninin de gerçekleştirileceğini kaydetti. Çalıştay Bilim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Hanifi Parlar ise, çalıştay sürecine ilişkin kapsamlı bir değerlendirmelerde bulunurken, gerçekleştirilen çalışmaların metodolojik çerçevesini, elde edilen çıktıları ve panelin temel hedeflerini katılımcılarla paylaştı. AFET YÖNETİMİ ÇOCUK ODAKLI BAKIŞ AÇISIYLA ELE ALINDI Panel kapsamında gerçekleştirilen ilk oturumda “Yerelden Ulusala Afet Yönetimi: Kamu, Koordinasyon ve Politika” başlığı ele alındı. Afet yönetiminde kurumlar arası iş birliği, yerel yönetimlerin rolü ve ulusal düzeyde yürütülen politikalar değerlendirildi. Prof. Dr. Hanifi Parlar Moderatörlüğünde yapılan oturumda konuşmacı olarak ise İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, Burs Afet ve Acil Durum Müdürü Mehmet Buldan ile JICA Türkiye Ofisi Başkanı Daisuke Watanabe yer aldı. Başkan Taban “İnegöl’de yürütülen çocuk odaklı afet çalışmalarının yerel yönetim perspektifinden uygulama boyutunun değerlendirilmesi” konusunda anlatımlarda bulundu. Mehmet Buldan ise “Ulusal afet yönetim sistemi içinde çocuk odaklı yaklaşımların yerini ve geliştirme alanlarının değerlendirilmesi” konusunda konuştu. JICA Türkiye Ofisi Başkanı Daisuke Watanabe “Çocuk odaklı afet yönetiminde uluslararası deneyim ve yerel kapasite geliştirme: Japonya modelinin değerlendirilmesi” konusunda anlatımlarda bulundu. Özellikle Japonya modelinin değerlendirilmesi noktasında Türkiye ve İnegöl’deki çalışmalara örnek olacak uygulamalar ele alındı. Panelin ikinci oturumunda “Yaşanabilir ve Güvenli Çevre: Mekânsal Planlama ve Yapısal Risk Yönetimi” konusu görüşüldü. Afet risklerini azaltmaya yönelik şehir planlama yaklaşımları, güvenli yapılaşma ve dirençli kentler üzerine değerlendirmeler yapıldı. Üçüncü oturumda “Afet Eğitimi, Psikososyal Dayanıklılık ve Çocuk Koruma Ekosistemi” başlığı altında afetlere hazırlık süreçlerinde eğitim faaliyetlerinin önemi, çocukların psikososyal açıdan güçlendirilmesi ve koruyucu mekanizmalar üzerinde duruldu. Dördüncü ve son oturumda ise “Çocuk Afet Risk Analizi: Sismik, Çevresel ve Atmosferik Tehlikeler” konusu ele alınarak çocukları etkileyebilecek afet riskleri bilimsel veriler ışığında değerlendirildi. Dört oturumun ardından gerçekleştirilen genel değerlendirme ve kapanış bölümünde de çalıştay sürecinde ortaya çıkan öneriler ve gelecek dönem hedefleri paylaşıldı. Programın bir diğer önemli gündem maddesi ise Çocuk Odaklı Afet Temalı Dijital Oyun Tasarım Yarışması’nın ödül töreni oldu. Çocuk Odaklı Afet Yönetimi Çalıştayının somut çıktılarından biri olarak hayata geçirilen yarışma; AFAD, Bursa Uludağ Üniversitesi İnegöl İşletme Fakültesi ve İnegöl İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirildi. Yarışma ile afet öncesinde, afet anında ve afet sonrasında doğru davranış modellerinin çocuklara oyunlaştırma yöntemiyle öğretilmesi amaçlandı. Aynı zamanda geliştirilen oyunların yalnızca afet bilinci kazandırması değil, pedagojik açıdan güvenli ve travma duyarlı içerikler sunması da temel kriterler arasında yer aldı. 119 ÖN BAŞVURU, 191 KATILIMCI Yarışmaya yönelik duyuruların ardından 83 bireysel ve 36 grup başvurusu olmak üzere toplam 119 ön başvuru alındı. Grup üyeleriyle birlikte değerlendirildiğinde toplam 191 kişi yarışmaya ön başvuruda bulundu. Ön başvuru sürecinin ardından katılımcılara “afet bilinci, afetlerde doğru davranış modelleri, travma duyarlı tasarım ve pedagojik çerçeve” başlıklarında eğitim programları düzenlendi. Gerçekleştirilen eğitimlere toplam 122 kişi katılım sağladı. Eğitim süreçlerini tamamlayan geliştiriciler hazırladıkları projelerle yarışmaya katılırken, değerlendirme sonucunda 12 dijital oyun jüri değerlendirmesine sunuldu. BAŞARILI PROJELER ÖDÜLLENDİRİLDİ Alanında uzman isimlerden oluşan jüri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda dereceye giren oyunların geliştiricilerine ödülleri düzenlenen törenle takdim edildi. Yarışmada birinci olan projeye 50 bin TL, ikinci olan projeye 30 bin TL ve üçüncü olan projeye 20 bin TL olmak üzere toplam 100 bin TL ödül verildi. İnegöl Belediyesi, çocukların afetlere karşı bilinçli bireyler olarak yetişmesini hedefleyen çalışmalarını sürdürürken, Çocuk Odaklı Afet Yönetimi Çalıştayı ve bu kapsamda hayata geçirilen projelerle Türkiye’de örnek oluşturacak uygulamaları hayata geçirmeye devam ediyor.

BTÜ’de deprem gerçeği: Bursa ilk 5 riskli il arasında Haber

BTÜ’de deprem gerçeği: Bursa ilk 5 riskli il arasında

BTÜ’de “6 Şubat Depremleri Perspektifinden Bursa” başlıklı program düzenlendi. Mimar Sinan Yerleşkesi Turkuaz Salon’da gerçekleşen programa; BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Beyhan Bayhan ile Prof. Dr. Sinan Uyanık, AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, STK temsilcileri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Programın açılış konuşmasını yapan Rektör Çağlar, Türkiye’nin 1999 Marmara Depremi’nden sonra önemli bir farkındalık kazandığını ancak daha çok kat edilecek yol olduğunu ifade etti. Bursa özelinden örnekler veren Rektör Çağlar, “Bursa’da yapılan çalışmalar, kentimizdeki binaların yaklaşık yüzde 10 ila 20’sinin deprem açısından riskli olabileceğini gösteriyor. Özellikle 1980 öncesi inşa edilmiş yapılar ve zemin sorunları bulunan bölgeler önemli bir tehlike barındırıyor. Bu tablo bize şunu söylüyor: Bizim mücadelemiz sadece yeni binaları doğru yapmak değil; mevcut riskli yapılarla cesurca yüzleşmek zorunda olduğumuz bir süreçtir” dedi. “BTÜ OLARAK SÜRECİN BİR PAYDAŞIYIZ” “Üniversiteler olarak bizler de bu sürecin sadece izleyicisi değil, aktif bir paydaşı olmak zorundayız” diyen Rektör Çağlar, “Bursa Teknik Üniversitesi olarak bilgi üretmeye, bilimsel raporlar hazırlamaya, kamu kurumlarıyla iş birliği yapmaya ve gençlerimizi afet bilinci yüksek bireyler olarak yetiştirmeye kararlılıkla devam edeceğiz” diye konuştu. “DİRENÇLİ KENTLER İÇİN ÇALIŞIYORUZ” AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan, Türkiye’nin son üç yılda afet yönetimi açısından önemli bir mesafe kat ettiğini, afet öncesi, müdahale anı ve sonrasında oluşturulan planlama çerçevesinin dünya standartlarında olduğunu ve bu planlar doğrultusunda etkin bir şekilde hareket edilebildiğini söyledi. Afet öncesinde riskleri bertaraf eden ve kontrol altına alan bir sistemin kurulduğunu dile getiren Mehmet Buldan, BTÜ’ye gerçekleştirdiği program için teşekkür ederek, dirençli kentler oluşturmak adına tüm paydaşlarla tek vücut halinde çalışmaya devam edeceklerini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.