Hava Durumu

#Dijitalleşme

- Dijitalleşme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Dijitalleşme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTSO Başkanı Burkay mobilya sektör temsilcileriyle buluştu Haber

BTSO Başkanı Burkay mobilya sektör temsilcileriyle buluştu

Sektör temsilcilerinin yoğun katılımıyla gerçekleştirilen buluşmada, KOBİ’lerin ölçek sorunundan yeni üretim alanlarına kadar pek çok kritik başlık ele alındı. TEKNOSAB ekosistemi içerisinde hayata geçirdikleri KOBİ OSB projesinin üretimi ve ticareti daha rekabetçi ve güçlü bir yapıya kavuşturan stratejik bir hamle olduğunu belirten Başkan Burkay, “Şikayet etmek yerine aksiyon alıyoruz. 2022’den Şubat 2026’ya kadar süren çalışmalar sonucunda TEKNOSAB’daki genişleme alanının tamamını Bakanlığımızın desteğiyle elde ettik. Burada sadece fabrikaların bulunacağı bir alan kurmuyoruz; TEKNOSAB ekosistemiyle entegre şekilde üretimin, ticaretin, lojistiğin ve yaşam alanlarının birlikte gelişeceği yeni bir ekonomik alan oluşturuyoruz. Özellikle ruhsatsız ve sıkışık alanlarda üretim yapan, Bursa’nın trafiğine ve çevresine yük oluşturan KOBİ’lerimizin bu bölgeye taşınmasını önemsiyoruz. 2027 sonundan itibaren teslimlerin başlamasıyla Bursa’nın üretim altyapısını çok daha düzenli, verimli ve sürdürülebilir bir yapıya taşıyacağız.” dedi. “KOBİ’LERİ ORTAK ÖLÇEKTE BULUŞTURUYORUZ” KOBİ’lerin büyük işletmelerle rekabetinde en temel engelin ölçek sorunu olduğuna dikkat çeken Başkan Burkay, ortak satın alma, ortak stok ve kapasite kullanım modelleriyle firmaların yükünü hafifleteceklerini söyledi. BTSO KOBİ Diyalog platformuyla sorunları dinleyen değil, ortak çözüm üreten bir yapı kurduklarını ifade eden İbrahim Burkay, “Ortak hareket ederek KOBİ’lerimizin ölçeğini büyütecek ve rekabet gücünü artıracak bir sistem oluşturuyoruz. Ortak aklı kurumsal bir mekanizmaya dönüştürerek KOBİ’lerimizin çok daha verimli ve güçlü hale gelmesini sağlıyoruz.” diye konuştu. BTSO Meclis Üyesi Muzaffer Loyan da görev süresi boyunca mobilya sektörünün yeni pazarlara ulaşması ve sorunlarına çözüm üretilmesi için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti. Yeni dönemde TEKNOSAB Organize Ticaret Bölgeleri ve Bursa Evlilik Fuarı gibi projelerle sektörün ticaret hacmini artırmayı hedeflediklerini ifade eden Loyan, “Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’ın vizyonu ve desteği bizim için çok kıymetli. Sektörümüzün daha güçlü bir yapıya kavuşması için aynı anlayışla çalışmayı sürdüreceğiz” dedi. BURSA’YI GELECEĞE TAŞIYAN MAKRO PROJELER Programda ayrıca Bursa’nın üretim ve ticaret altyapısını dönüştüren makro projeler de aktarıldı. GUHEM (Gökmen Uzay Havacılık Eğitim Merkezi) ile kentin vizyonunun dünya ölçeğine taşındığını vurgulayan Başkan Burkay, iş dünyasının dönüşümünü yönetmek amacıyla Uludağ’da hayata geçirilen Bursa Business School’un da yapay zekâ, dijitalleşme ve yeni iş modelleri süreçlerinde kritik bir rol üstlendiğini ifade etti.

Nilüfer ile Schweinfurt arasında gençlik köprüsü kuruldu Haber

Nilüfer ile Schweinfurt arasında gençlik köprüsü kuruldu

Nilüfer Belediyesi ile Almanya’nın Schweinfurt Belediyesi ortaklığında yürütülen ve Avrupa Birliği tarafından fonlanan “Türkiye - Almanya Gençlik Köprüsü” programı çerçevesinde iki ülkenin gençleri Nilüfer’debuluştu. İlk ayağı 3-9 Haziran tarihleri arasında Schweinfurt’ta gerçekleştirilen programın ikinci buluşması, 18-24 Ağustos tarihleri arasında Nilüfer’in ev sahipliğinde gerçekleşiyor. Kültürler arası dayanışmayı artırmak, gençlerin yerel yönetim süreçlerine katılımını sağlamak, sosyal kapsayıcılık, dijitalleşme ve ırkçılık ile aşırılığa karşı mücadele gibi temaların işlendiği atölye çalışmalarına katılacak gençler, akran etkileşimi sayesinde özgüvenlerini geliştirme fırsatı bulacak. Program kapsamında 10’u Almanya’dan, 10’u Türkiye’den toplam 20 genç, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ile Nilüfer Barış Meclisi’nde bir araya geldi. Buluşmada Schweinfurt Belediyesi’ni temsilen meclis üyesi Ayfer Rethschulte, Stadtjugendring (Schweinfurt Gençlik Meclisi) temsilcileri ile Bir Bulut Olsam Derneği temsilcileri de hazır bulundu. Programda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Türkiye-Almanya Gençlik Köprüsü programı kapsamında iki ülkenin gençlerini Nilüfer’de buluşturmaktan mutluluk duyduklarını söyledi. Almanya ile Türkiye’nin dostluğunu, bu çalışma ile gençlerin yarınlara taşıyacağını dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Bugün tanış oluyorlar, yan yana geliyorlar, bilgi alışverişinde bulunuyorlar. Gelecek de buradan edindikleri deneyimlerle, çok daha iyi çalışmalara imza atacaklar” dedi. Bir hafta boyunca yürütülecek çalışma kapsamında gençlerin dijital becerilerini geliştireceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, “Yönetim süreçlerine katılımı deneyimleyecekler. Aynı zamanda iki ülkenin dostluğunu pekiştirecekler. Irkçılık ve ayrımcılıkla mücadele gibi önemli konularda deneyimlerini paylaşacaklar. Akran etkileşimiyle özgüvenlerini artıracaklar. İki ülkeyi ve gençlerimizi buluşturan bu güzel işbirliğinin de uzun yıllar devam etmesini diliyorum” diye konuştu. Ziyarette söz alan Schweinfurt Belediyesi Meclis Üyesi Ayfer Rethschulte ise organizasyonun hayata geçirilmesinde katkısı olan herkese teşekkür ederek, Türkiye ve Almanya arasındaki dostluk ilişkilerinin bu tür projelerle gelecekte de güçlü bir şekilde süreceğini ifade etti. Karşılıklı hediye takdiminin ardından, günün anısına çektirilen hatıra fotoğrafı ile ziyaret sona erdi.

12. Yargı Paketi Resmi Gazete'de yayımlandı Haber

12. Yargı Paketi Resmi Gazete'de yayımlandı

Kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak adlandırılan "Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, Resmi Gazete'de yayımlandı. Yasayla icra-iflas, noterlik, idari yargı ve ceza yargılamasına ilişkin birçok alanda değişikliğe gidildi. Kanunda yer alan düzenlemelerle ortaklığın giderilmesine ilişkin satış işlemlerinden idari yargıda tek hakim tarafından görülecek dava sınırlarının genişletilmesine, temyiz sistemindeki değişikliklerden hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun yeniden düzenlenmesine kadar birçok yeni hüküm getirildi. İCRA VE İFLAS DÜZENLEMELERİ İcra ve İflas Kanunu'nda yapılan değişiklik kapsamında, tamamı mirasçılara ait olan taşınmazlarda ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilmesi halinde ilk açık artırma yalnızca mirasçı maliklerin katılımıyla yapılacak. Bu uygulama sadece ilk artırma için geçerli olacak. Elektronik satış portalına ilişkin düzenlemeler de değiştirildi. Satış isteyen alacaklı, artırma süresinin sona ermesinden önceki iş günü mesai bitimine kadar icra dairesine başvurması halinde alacağı oranında teminat göstermekten muaf tutulacak. Hazine de açık artırmalarda teminat yatırmayacak. İhale ilanlarında tekliflerin geçerlilik koşulları, ihale bedelinin yatırılmaması halinde uygulanacak yaptırımlar ve teminatlara ilişkin hükümler daha ayrıntılı şekilde yer alacak. NOTERLİK İŞLEMLERİNDE DİJİTALLEŞME VE DANIŞTAY'DA GEÇİŞ SÜRESİ Noterlik Kanunu'nda yapılan değişiklikle noterlik evraklarının mahkemeler ve kamu kurumlarıyla elektronik ortamda paylaşılmasının önü açıldı. Onaylı belge örnekleri güvenli elektronik imzayla dijital olarak gönderilebilecek. Bu işlemler için ayrıca harç veya vergi alınmayacak. Yasayla, Danıştay'daki mevcut daire yapısının korunmasına yönelik geçiş süresi dört yıl uzatıldı. Mevcut sistem 23 Temmuz 2030'a kadar devam edecek. TEK HAKİMLİ DAVALARIN KAPSAMI GENİŞLEDİ Yasayla idari ve vergi yargısında tek hakim tarafından görülebilecek davaların kapsamı genişletildi. Buna göre, konusu 486 bin lirayı aşmayan bazı iptal ve tam yargı davaları ile belirli disiplin cezalarına ilişkin uyuşmazlıklar tek hakim tarafından karara bağlanabilecek. Öğrencilerin sınıf geçme, burs, kredi ve yurt işlemlerine ilişkin davalar ile kamu görevlilerinin izin, lojman, geçici görevlendirme ve uyarma cezalarına yönelik bazı davalar da bu kapsamda değerlendirilecek. Aynı parasal sınırın altında kalan bazı vergi davaları da tek hakim tarafından görülecek. İSTİNAF VE TEMYİZ SİSTEMİNDE DEĞİŞİKLİK İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda yapılan düzenlemeyle bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesi sonunda daha geniş yetkiler kullanabilmesine imkan tanındı. Mahkemeler gerektiğinde ilk derece mahkemesi kararının gerekçesini değiştirerek veya maddi hataları düzelterek başvuruyu reddedebilecek. Usule ilişkin eksikliklerin bulunması halinde dosya ilk derece mahkemesine gönderilebilecek. Ancak keşif, bilirkişi incelemesi veya duruşma eksikliği gibi durumlarda bu eksiklikler bölge idare mahkemesi tarafından da tamamlanabilecek. Temyiz sisteminde yapılan değişiklikle ise bazı kararlar için Danıştay'a başvuru imkanı getirildi. Buna göre, bölge idare mahkemesinin ilk derece mahkemesi kararını kaldırarak yeniden verdiği bazı kararlar, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içinde temyiz edilebilecek. Buna karşılık tek hakim tarafından görülen bazı davalarda ve belirli kanunlar kapsamındaki uyuşmazlıklarda temyiz yolu kapalı olacak. IBAN MAĞDURLARI Kanunla Türk Ceza Kanunu'nun nitelikli dolandırıcılık suçunu düzenleyen maddesinde değişiklik yapıldı. Buna göre, dolandırıcılık suçuna iştirak eden kişinin eyleminin yalnızca banka hesabı, ödeme aracı veya ilgili bilgileri başkasına vermekle sınırlı kalması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilebilecek. Dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait bankaya veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiili ile sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek. HAGB YENİDEN DÜZENLENDİ Kanunun ceza yargılamasına ilişkin en önemli düzenlemelerinden biri, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna yönelik oldu. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda yeniden düzenlenen hükümlere göre, sanığa verilen cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması halinde mahkeme gerekli şartların varlığı durumunda HAGB kararı verebilecek. HAGB uygulanabilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış olması, yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkemede kanaat oluşması ve mağdurun ya da kamunun uğradığı zararın tamamen giderilmiş olması gerekecek. Düzenlemeye göre işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevleri sırasında işlediği ve kötü muamele kapsamında değerlendirilen bazı suçlarda HAGB hükümleri uygulanamayacak.

BUÜ, Türkiye’nin en iyi 18 üniversitesi arasında yer aldı Haber

BUÜ, Türkiye’nin en iyi 18 üniversitesi arasında yer aldı

UNIRANKS verilerine göre hazırlanan listede ilk sıralarda yer alan Bursa Uludağ Üniversitesi, özellikle son dönemde nitelikli yayınlar, sanayi iş birlikleri ve Ar-Ge odaklı projeleriyle adından söz ettiriyor. Elde edilen 18.'lik derecesi, üniversitenin bölgedeki lider rolünü pekiştirirken gelecek vizyonu için de güçlü bir zemin hazırlıyor. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, kazanılan bu başarıya dair yaptığı açıklamalarda üniversitenin akademik yükseliş ivmesine ve stratejik hedeflerine dikkat çekti. "ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ DÜNYADA İLK 1000" Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, UNIRANKS listesindeki konumun tüm akademik ve idari kadronun ortak emeği olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bursa Uludağ Üniversitesi olarak yarım asırlık köklü geçmişimizle, ülkemizin 23 Araştırma Üniversitesi'nden biri olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Yakaladığımız müthiş yükseliş ivmesi ve geliştirdiğimiz Büyük Veri Ofisi gibi projelerle artık akademik performansımızı çok daha şeffaf ve ölçülebilir bir şekilde takip ediyoruz. UNIRANKS listesinde Türkiye'nin en iyi 18. üniversitesi olmak bizim için gurur verici bir motivasyon kaynağıdır. Ancak vizyonumuz bununla sınırlı değil; ulusal ligde zirveye oynarken, dünya sıralamasında da öncelikli olarak ilk 1000 içerisine girmeyi arzu ediyoruz. Tüm çalışmalarımızı da bu hedef odağında yürütüyoruz." PROJELER VE GELECEK VİZYONU Üniversitenin gelecek stratejilerinden bahseden Rektör Yılmaz, bilimsel üretkenliği teşvik eden Başarılı Akademisyenlerin Rektör ile Buluşması gibi etkinliklerle araştırmacıları sürekli desteklediklerini belirtti. Yılmaz; “Gelecek döneme yönelik projelerimizi üç temel başlık altında özetleyebiliriz. Bunların ilki nitelikli araştırma vizyonumuzdur. Bu vizyon doğrultusunda bilimsel makale ve yayınlarda Q1 kalitesindeki araştırma sayımızı artırmak istiyoruz. İkinci projemiz kamu-sanayi entegrasyonudur. Burada da Bursa ekonomisine ve sanayisine doğrudan katkı sunan patent ile faydalı model tescillerimizi hızlandırmayı arzuluyoruz. Son projemiz de dijitalleşme ve şeffaflıktır. Bu vizyon doğrultusunda ise SciVal programı destekli yeni nesil akademik izleme sistemleriyle bölümlerin gelişimini anlık verilerle optimize etmeye çalışıyoruz. Kurduğumuz Büyük Veri Ofisi ile bu alanda da önemli mesafeler kat ettik” şeklinde konuştu. Bursa'nın ve Türkiye'nin geleceğini inşa edecek donanımlı gençler yetiştirmeye devam edeceklerini ifade eden Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlere, öğrencilere ve paydaşlara teşekkürlerini iletti. REKTÖRDEN ADAY ÖĞRENCİLERE ÇAĞRI Aday öğrencilerin üniversite tercihlerini 29 Temmuz - 10 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirebileceğine işaret eden Rektör Yılmaz; "Türkiye'nin en başarılı ilk 20 üniversitesi arasında yer alan bir Araştırma Üniversitesi olarak, evlatlarımıza sadece bir diploma değil; dünya standartlarında bir vizyon, güçlü bir sanayi iş birliği ağı ve nitelikli bir gelecek vaat ediyoruz. Ailelerimizin içi rahat olsun; Bursa Uludağ Üniversitesi, gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürecek akademik donanıma, kampüs olanaklarına ve köklü bir kültüre sahiptir. Geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etmek isteyen tüm adaylarımızı üniversitemizin birer ferdi olmaya davet ediyorum" dedi.

Osmangazi'nin Horizon Europe gururu Haber

Osmangazi'nin Horizon Europe gururu

Bursa Osmangazi Belediyesi, uluslararası iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Belediyenin resmi ortak olduğu “EVAL-INNO” projesi, Avrupa Birliği’nin araştırma ve yenilik alanındaki en kapsamlı destek programı Horizon Europe kapsamında kabul edildi. Avrupa Komisyonu’nun değerlendirmesinde proje, asgari eşiğin 70 puan olduğu programda 100 üzerinden 94,60 puan aldı. Proje, yenilik ve teknolojik dönüşüm politikalarının farklı ülkelerde karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesini amaçlıyor. Osmangazi Belediyesi projeye kentsel yenilik, dijitalleşme ve yerel politika uygulaması alanlarındaki birikimiyle katkı sunacak. Elde edilecek bulguların ise kentte sunulan hizmetlerin geliştirilmesinde kullanılması hedefleniyor. Araştırma Üniversiteleri Arasında İki Belediyeden Biri İspanya’daki València Üniversitesi koordinatörlüğündeki konsorsiyumda, İtalya’nın ulusal araştırma kurumu CNR ile Londra Üniversitesi ve Liverpool Üniversitesi gibi dünyanın önde gelen üniversiteleri yer alıyor. Konsorsiyumu Budapeşte Teknik ve İktisat Üniversitesi ile Kolombiya, Peru, Bolivya, Venezuela ve Kazakistan’dan araştırma kurumları tamamlıyor. Ağırlıklı olarak araştırma üniversitelerinden oluşan projede yerel yönetim olarak yalnızca İspanya’dan Mislata Belediyesi ile Türkiye’den Osmangazi Belediyesi bulunuyor. Osmangazi Belediyesi, aynı zamanda konsorsiyumdaki tek Türk kurumu olarak Türkiye’yi temsil edecek. TÜBİTAK’tan Başkan Erkan Aydın’a Tebrik Horizon Europe programının Türkiye’deki koordinasyonunu TÜBİTAK yürütüyor. TÜBİTAK, proje kabul edildikten sonra Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a bir tebrik mesajı gönderdi. Mesajda, yüksek rekabet ortamında elde edilen başarının memnuniyet verici olduğu belirtilerek, “Yüksek rekabetin söz konusu olduğu programda göstermiş olduğunuz başarıdan dolayı tebrik ederiz” ifadelerine yer verildi. TÜBİTAK ayrıca proje sözleşme sürecinde belediyeye destek sağlayacağını bildirdi. “Osmangazi’yi Uluslararası Ölçekte İş Üreten Belediye Haline Getiriyoruz” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, elde edilen başarının belediyenin geleceğe dönük vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti: “Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü’nü kurarken hedefimiz, Osmangazi’yi uluslararası ölçekte iş yapabilen bir belediye haline getirmekti. Müdürlüğümüzdeki Avrupa Birliği proje ekibimizin emeğiyle bugün üç kıtadan 12 kurumun yer aldığı böylesine önemli bir projede Türkiye’yi temsil eden tek kurum olmanın gururunu yaşıyoruz. Emeği geçen çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Projemizin kabulünün ardından bize destek veren ve tebrik mesajını ileten TÜBİTAK’a da şükranlarımızı sunuyoruz.” “Bu Projeyle İyileştirmeler Yapılacak” Elde edilen başarının uzun soluklu çalışmaların sonucu olduğunu belirten Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci de, “Türkiye, her yıl Avrupa fonlarına destek oluyor ve bu fonu almak için de belediyeler, araştırma kurumları herkes projeler yazıyor ve bizler o fonu tekrar ülkemize getirmek için çalışıyoruz. O yüzden bizim için önemli ve gurur kaynağıydı. Bu projede kentsel politika uygulaması, belediyecilikte yenilikçilik, dijitalleşme ve proje geliştirme alanlarında ve kurumsal kapasite geliştirme hakkında iyileştirmeler yapılacak” diye konuştu.

Tofaş'tan satış sonrası hizmet atağı Haber

Tofaş'tan satış sonrası hizmet atağı

Tofaş, otomotiv sektöründe elektrifikasyon, dijitalleşme ve bağlantılı araç teknolojilerindeki dönüşüme yönelik satış sonrası hizmet yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Şirket, satış öncesinden satış sonrasına, finansman, sigorta, ikinci el ve bağlantılı araç hizmetlerine kadar uzanan müşteri yolculuğunu uçtan uca yöneten yeni hizmet modeliyle dikkat çekiyor. Tofaş Satış Sonrası ve Yedek Parça Direktörü Hüseyin Şahin, otomotiv sektöründe yaşanan dönüşümle birlikte müşteri beklentilerinin de değiştiğini belirterek, "Satış öncesinden satış sonrasına kadar müşterimizin tüm yolculuğunu bütüncül bir anlayışla yönetiyor, yatırımlarımızı bu doğrultuda şekillendiriyoruz." dedi. Tofaş, bünyesindeki FIAT, Alfa Romeo, Jeep, Maserati, Peugeot, Citroën, Opel ve DS Automobiles markalarıyla Türkiye'de yaklaşık 7 milyon araçlık parka hizmet verirken, Türkiye genelinde 369 yetkili servis noktası, 38 bölgesel ve 2 ana yedek parça deposu, 8 bini aşkın servis çalışanı ve 2 bin araçlık ikame araç filosuyla satış sonrası organizasyonunu sürdürüyor. Bu arada elektrikli araç kullanımının yaygınlaşmasına paralel olarak servis altyapısını da güçlendiren Tofaş, 319 yetkili servisini elektrikli araçların bakım ve onarımı için hazır hale getirdi. Bunlardan 211'i batarya değişimi ve yüksek voltaj sistemleri gibi ileri seviye işlemleri gerçekleştirebilecek donanıma sahip olurken, 130 servis ise TSE K646 elektrikli araç servis standardı sertifikasını aldı. Şirket ayrıca elektrikli araç kullanıcılarına ev tipi şarj ünitesi, mobil şarj çözümleri ve farklı mobilite hizmetlerini kapsayan destek paketleri de sunuyor. Bursa'da faaliyet gösteren Müşteri İlgi Merkezi yaklaşık 180 kişilik ekibiyle yılda 600 bin müşteri temasını yönetirken, satış öncesinden satış sonrasına kadar geniş bir hizmet ağına destek sağladığını ifade eden Hüseyin Şahin, "Tofaş'ın bağımsız servis markası Eurorepar Car Service de büyümesini sürdürüyor. 2021 yılında 85 servis noktası bulunan yapı, bugün 72 ilde 380 servis noktasına ulaştı. Aynı dönemde yıllık servis girişleri 70 binden 250 bine yükselirken, Euro bazında cirosu da sekiz kat arttı. Yıl sonuna kadar hedefimiz servis ağını 80 ilde 450'nin üzerine çıkarmak" diye konuştu.

BURSA’DAN DÜNYAYA MAKET İHRACATI Haber

BURSA’DAN DÜNYAYA MAKET İHRACATI

İhracat odaklı büyüme stratejisi kapsamında rotasını Balkan ülkeleri ile Batı Avrupa’ya çeviren 3D Maket, merkezi Belçika’nın Anvers kenti olan ve dünyanın en büyük lojistik şirketlerinden biri konumundaki Katoen Natie için özel bir maket projesine imza attı. 3D Maket firması, şirketin devasa operasyonlarını ve tesislerini milimetrik ve yüksek hassasiyetle yansıtan maketi Bursa’da üreterek, firmanın Belçika'daki merkezine teslim etti. Kilogram Başına İhracat Değerinde 3. Sektör Avrupa’dan Afrika’ya, Orta Doğu’dan Balkanlar’a kadar geniş bir coğrafyada Türk tasarım ve mühendisliğini temsil ettiklerini belirten 3D Maket Firma Sahibi Nedim Yılmaz, maket sektörünün endüstriyel dönüşümüne ve yüksek ihracat potansiyeline dikkat çekti. Yılmaz, “Emek yoğun bir iş kolu olmamız sebebiyle katma değeri son derece yüksek bir alan üretiyoruz. Ürettiğimiz maketlerin kilogram başına düşen ihracat bedeli sektörel anlamda savunma sanayi ve mücevheratın ardından üçüncü sırada. Biz sadece bir maket değil, projenin hikayesini anlatan güçlü bir iletişim unsuru ihraç ediyoruz" dedi. Bugüne kadar Tacikistan, Azerbaycan, Kazakistan, Irak, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya gibi pek çok ülkeye ihracat gerçekleştiren firma; konut projelerinden karma yaşam merkezlerine, sanayi tesislerinden liman yapılarına kadar çok geniş bir yelpazede hizmet veriyor. Türkiye'de ise Topkapı Sarayı'nın tamamını 1/150 ölçeğinde aslına uygun olarak yapan ilk firma olma unvanını taşıyor. Geniş Ürün Yelpazesi ve Teknik Uzmanlık Yurt dışına gönderilen maketlerin çeşitliliğine ve mimari detaylarına değinen Nedim Yılmaz, küresel pazarda sundukları çözümleri şu sözlerle detaylandırdı: “Yurt dışına gönderdiğimiz maketler ağırlıklı olarak konut projeleri, karma yaşam merkezleri, iş merkezleri, oteller, lojistik tesisler, liman yapıları, sanayi tesisleri ve kentsel dönüşüm projelerinden oluşuyor. Bunun yanında tarihi eserler, kültürel alanlar ve turizm projeleri için hazırladığımız özel maketler de bulunuyor. Her proje kendi içerisinde farklı teknik uzmanlık gerektiriyor ve biz firma olarak bu zorlu süreçlerin üstesinden başarıyla geliyoruz." Yeni Hedef: Körfez ve Kuzey Amerika Pazarı Daha önce Katar’da düzenlenen Project Qatar fuarı gibi uluslararası organizasyonlarda büyük ilgi gören ve Körfez ülkelerini yakından takip eden 3D Maket, önümüzdeki süreçte yeni pazarlara odaklanacak. Kaliteli üretim, hızlı teslimat, ileri teknoloji ve lojistik konum avantajıyla yabancıların odağında olduklarını belirten Nedim Yılmaz, yeni dönem hedeflerini şu sözlerle özetledi: “Belçika projemiz hem firmamız hem de Türk maket sektörü adına önemli bir referans oldu. Önümüzdeki dönemde Balkan ülkeleri ve Batı Avrupa’da Hollanda, Almanya ve İngiltere; Körfez bölgesinde Katar, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri ile birlikte Kuzey Amerika pazarlarına daha fazla odaklanacağız. Her ihracat başarısını yalnızca firmamızın değil; Türk mühendisliğinin, tasarımının ve üretim gücünün bir zaferi olarak görüyoruz.” Türk Maket Sektörünün Küresel Avantajları Türkiye’nin maket üretiminde dünyada önemli bir cazibe merkezi haline geldiğini ifade eden Yılmaz, Türk maket sektörünün yabancı ülkeler için sunduğu stratejik avantajları şöyle aktardı: “Türk maket sektörü; kaliteli üretim, hızlı teslimat, mühendislik bilgisi ve rekabetçi maliyet avantajlarını bir arada sunabiliyor. Özellikle son yıllarda gelişen CNC, lazer kesim, 3D baskı ve dijital üretim teknolojileri sayesinde dünya standartlarında işler ortaya koyabiliyoruz. Avrupa ile Asya arasında bulunan stratejik konumumuz da lojistik açıdan önemli bir avantaj sağlıyor. Bu dinamikler sayesinde Türk maket sektörünün dünya pazarındaki payının önümüzdeki yıllarda daha da artacağına yürekten inanıyoruz.” Sektörün Geleceği: Dijitalleşme ve Yapay Zekâ Üretim süreçlerinde CNC işleme, lazer kesim ve 3D yazıcı gibi en son teknolojileri kullandıklarını aktaran Nedim Yılmaz, sektörün önümüzdeki 10 yıl içinde tamamen dijitalleşeceğini öngördüklerini belirtti. Gelecekte robot yardımıyla maket ve minyatür yapmayı hedeflediklerini belirten Yılmaz, fiziki kütlelerin üzerine projeksiyon vasıtasıyla ışıklar yansıtılarak renklendirme yapılan dijital maket çalışmalarına başladıklarını ve bu yeni teknolojide de öncelikli hedeflerinin yurt dışı projeler olduğunu vurguladı.

Başkan Burkay’dan Terminalde önemli buluşma Haber

Başkan Burkay’dan Terminalde önemli buluşma

BURULAŞ Genel Müdürü Mehmet Kürşat Çapar’ın ev sahipliğinde düzenlenen programda işletmelerin e-ticaret ve dijitalleşme kapasitesinin geliştirilmesine yönelik çalışmalar ile korsan taşımacılık ve haksız rekabetin önlenmesine ilişkin konular ve BTSO’nun 2030 vizyonu ele alındı. Terminal’deki iş insanlarının yoğun katılımıyla gerçekleştirilen toplantıda konuşan İbrahim Burkay, Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin kentin en önemli merkezlerinden biri olduğunu söyledi. Her gün binlerce insanın giriş çıkış yaptığı bu noktanın yalnızca bir ulaşım alanı değil aynı zamanda Bursa’nın dışarıya açılan vitrini olduğunu ifade eden Başkan Burkay, “Dışarıdan gelen insanlar için buradaki düzen ve hizmet kalitesi şehrimizin imajını doğrudan etkiliyor. Buradaki ihtiyaçları ve beklentileri yerinde görmek istedik. Bu doğrultuda hem mevcut sorunları hem de geliştirilmesi gereken alanları birlikte değerlendirerek terminalin hizmet kalitesini daha ileri taşımayı hedefliyoruz.” dedi. “İş Birliği İçinde Hareket Etmeliyiz” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursa’nın ekonomik anlamda Türkiye’nin en güçlü şehirlerinden biri olduğuna dikkat çekerek bu gücü daha da yukarı taşımak için yoğun bir çalışma yürüttüklerini belirtti. BTSO olarak hayata geçirdikleri projelerin tüm iş dünyasına dokunduğunu ifade eden Başkan Burkay, “Bursa’nın sanayide, turizmde, tarımda ve ticaretin her alanında Türkiye’de söz sahibi bir kent olması en önemli hedefimiz. Bunu başarabilmek için iş dünyamızın tüm kesimleriyle güçlü bir iş birliği içerisinde hareket etmemiz gerekiyor. Biz de hem mevcut projelerimizi geliştirerek hem de yeni ihtiyaçlara hızlı şekilde karşılık vererek bu hedefi adım adım hayata geçirmeye devam ediyoruz.” diye konuştu. “Klasik Ticaret Anlayışı Geride Kaldı” Ticarette yaşanan dönüşüme dikkat çeken Başkan Burkay, dijitalleşme ve e-ticaretin artık iş dünyasının vazgeçilmez bir parçası haline geldiğini söyledi. BTSO bünyesinde bu alanda çalışmalar yürüttüklerini söyleyen Başkan Burkay, “Artık klasik ticaret anlayışı geride kaldı. Gençler seyahatlerini ve alışverişlerini büyük oranda dijital platformlar üzerinden gerçekleştiriyor. Bizim de bu dönüşümün dışında kalma şansımız yok. Terminalde faaliyet gösteren işletmelerimiz için önemli bir avantaj var; müşteri internet üzerinden işlem yaparken aynı zamanda burada birebir muhatap bulabiliyor. Bu yapıyı doğru kullanmamız gerekiyor. E-ticaret ve dijitalleşme kapasitesinin geliştirilmesi için sizlere her türlü desteği vermeye hazırız.” dedi. “Yol Haritasını Birlikte Oluşturacağız” Sektörün sorunlarının ortak akılla çözülebileceğini vurgulayan Burkay, kamu kurumlarıyla iş birliğinin önemine dikkat çekerek, “Özellikle taşımacılık alanında belediyelerimiz ve ilgili bakanlıklarımızla güçlü bir iş birliği zemini oluşturmalıyız. Sizlerden gelen talep ve öneriler doğrultusunda bir çalışma programı hazırlayacağız. İhtiyaçları doğru şekilde ortaya koyup bunların tamamını çözüme kavuşturmak için mücadele edeceğiz. Genel Müdürümüz Sayın Mehmet Kürşat Çapar’a ve toplantımıza katılarak görüş ve önerilerin paylaşan tüm üyelerimize teşekkür ediyorum.” ifadelerini kullandı. “BTSO’nun Desteği Bizim İçin Kıymetli” BURULAŞ Genel Müdürü Mehmet Kürşat Çapar, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ı terminalde ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirerek, Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali’nin kentin en önemli ulaşım ve ticaret noktalarından biri olduğunu söyledi. Her gün yaklaşık 25 bin kişinin ziyaret ettiği ve bini aşkın aracın hareket alanı olan terminalin birçok sektöre ev sahipliği yaptığını belirten Çapar, “Burası esnafın, çalışanların ve şirketlerin buluştuğu önemli bir merkez. Gıdadan otomotive, hizmet sektöründen ticarete kadar birçok işletme burada faaliyet gösteriyor. BTSO’nun desteği bizim için son derece kıymetli. Özellikle dijital biletleme sistemleri ve korsan taşımacılıkla mücadele konusunda önemli düzenlemelere ihtiyacımız var. Bu toplantının da sorunlarımızın çözümü noktasında önemli kazanımlar sağlayacağına inanıyoruz.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.