Hava Durumu

#Deprem Riski

- Deprem Riski haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Deprem Riski haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İNŞAAT SEKTÖRÜ ORTAK AKILDA BULUŞTU Haber

İNŞAAT SEKTÖRÜ ORTAK AKILDA BULUŞTU

Federasyon bünyesindeki derneklerin başkan ve başkan yardımcılarının katıldığı toplantıda, makroekonomik gelişmeler, finansmana erişim, inşaat maliyetleri, kentsel dönüşüm, yapı denetim sistemi, nitelikli iş gücü ve sektörün kurumsal temsiliyeti başta olmak üzere birçok stratejik konu ele alındı. Toplantı sonrasında yapılan değerlendirmede, sektörün mevcut sorunlarının çözümünün ancak kamu kurumları, yerel yönetimler, meslek kuruluşları ve sektör temsilcilerinin ortak aklıyla mümkün olabileceği vurgulanırken, İMSİFED'in çözüm odaklı çalışmalarını kararlılıkla sürdüreceği ifade edildi. İMSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir, toplantının ardından yaptığı açıklamada, "İnşaat sektörü yalnızca konut üreten bir sektör değildir. Yaklaşık 250 alt sektörü besleyen, yüz binlerce kişiye istihdam sağlayan ve şehirlerimizin geleceğini şekillendiren stratejik bir üretim alanıdır. İMSİFED olarak sorunları dile getirmekle yetinmiyor, çözüm önerilerimizi ilgili kurumlarımızla paylaşarak sektörümüzün ve şehirlerimizin geleceğine katkı sunmayı görev kabul ediyoruz. Özellikle deprem gerçeğiyle yaşayan Bursa'mız için kentsel dönüşüm süreçlerinin hızlandırılması ve finansman imkânlarının güçlendirilmesi artık ertelenemeyecek bir ihtiyaçtır" dedi. "Sektörel İstikrarı Korumak ve Konuta Erişimi Kolaylaştırmak Önceliğimiz Olmalı" Yönetim Kurulu toplantısında ilk olarak makroekonomik gelişmeler, inşaat maliyetleri ve bu gelişmelerin konut üretimine etkileri ele alındı. Konut satışları ile yapı izin istatistikleri incelenirken, sektörün sürdürülebilir üretim yapısını koruyabilmesi için kamu ve özel sektörün ortak adımlar atmasının önemine dikkat çekildi. Finansmana erişimin kolaylaştırılmasının hem üreticiler hem de vatandaşlar açısından kritik önem taşıdığı belirtilerek “"Bankaların konut ve ticari kredilerde uyguladığı yüksek faiz oranları, ağır teminat şartları ve krediye erişimde yaşanan zorlukların hafifletilmesi, hem üretimin devamlılığı hem de vatandaşlarımızın güvenli konutlara ulaşabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Finansmana erişim bugün yalnızca sektörümüzün değil, toplumun ortak meselesidir" değerlendirilmesinde bulunuldu. "Kentsel Dönüşüm Destekleri Bursa'yı da Kapsayacak Şekilde Genişletilmeli" Toplantıda deprem gerçeği karşısında kentsel dönüşümün hızlandırılmasının zorunluluğu vurgulandı. İMSİFED Yönetim Kurulu "Yarısı Bizden" ve 3 milyon TL'ye kadar dönüşüm kredisi gibi uygulamaların yalnızca belirli illerle sınırlı kalmaması, deprem riski yüksek Bursa başta olmak üzere Marmara Bölgesi'ni de kapsayacak şekilde genişletilmesi gerektiğini ifade etti. Bu kapsamda İMSİFED'in önerileri; artan inşaat maliyetleri dikkate alınarak teşvikler, muafiyetler ve kira yardımlarının güncellenmesi, ada bazlı dönüşüm, parsel birleştirmeleri ve riskli alan projelerinin de teşvik kapsamına alınması, Bursa için kamu bankaları ve yerel yönetimlerin iş birliğiyle uzun vadeli ve uygun maliyetli dönüşüm finansman modellerinin oluşturulması, Bakanlık tarafından sağlanan hibe, kredi ve rezerv alan desteklerinin deprem riski yüksek Bursa ve çevresinde daha etkin kullandırılması şeklinde sıralandı. İMSİFED, bu konuda ilgili tüm kurumlarla yapıcı diyalog ve iş birliğini sürdüreceğini belirtti. Toplantıda sektörün en önemli yapısal sorunlarından biri olan nitelikli iş gücü eksikliği de öncelikli gündem maddeleri arasında yer aldı. Kalifiye usta, kalıpçı, demirci ve operatör ihtiyacının her geçen gün arttığına dikkat çekilirken; mesleki eğitimin güçlendirilmesi gençlerin sektöre yönlendirilmesi ve kamu-özel sektör iş birliğiyle yeni eğitim modellerinin geliştirilmesi gerektiğine dikkat çekildi. "Yapı Denetim Sistemi Güçlenmeli, Üretimi Zorlaştırmamalıdır" Güvenli yapılaşma süreçlerinde denetim mekanizmalarının önemli bir rolü olduğunu belirten İMSİFED Yönetim Kurulu, yapı denetim sisteminin sistemin asıl başarısının şantiyelerdeki üretim akışını kesintiye uğratmadan, kolaylaştırıcı bir yaklaşımla kurgulanmasında yattığını vurguladı. Federasyonun teklifinin, yapı denetimini zayıflatmaya değil, sistemi daha etkin, öngörülebilir ve sürdürülebilir hale getirmeye yönelik olduğu dile getirilirken, küçük metrekareli projelerde yapı denetim hizmet bedellerinin daha dengeli hale getirilmesi, bölgesel uygulama farklılıklarının giderilmesi, risk esaslı ve proje büyüklüğüne göre farklılaştırılmış denetim modellerinin geliştirilmesi ile güvenli yapı üretimini aksatmayacak, uygulamayı kolaylaştıracak düzenlemelerin hayata geçirilmesine yönelik önerilerde görüş birliğine varıldı. "Sektörün Güçlü Temsiliyeti Ortak Sorumluluğumuzdur" İMSİFED Yönetim Kurulu, sektörün karar alma mekanizmalarında daha etkin temsil edilmesinin önemine de dikkat çekti. Bu kapsamda federasyona bağlı derneklerin ortak hareket kültürünü güçlendirmesi, Ticaret ve Sanayi Odaları başta olmak üzere sektörün temsil edildiği platformlarda inşaat sektörünün daha güçlü ve etkin şekilde temsil edilmesi gerektiği vurgulandı. İMSİFED, bu süreçte koordinasyonu güçlendirmeye ve ortak akıl anlayışıyla hareket etmeye devam edeceğini ifade etti. Toplantının sonunda İMSİFED Yönetim Kurulu, sektörün sorunlarını yalnızca tespit eden değil, çözüm önerileri geliştiren, kamu kurumlarıyla iş birliği içerisinde hareket eden ve ülkemizin güvenli şehirler hedefi doğrultusunda sorumluluk üstlenen bir anlayışla çalışmalarını sürdüreceğini vurguladı. İMSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Şeref Demir açıklamasını "Güçlü bir inşaat sektörü güçlü şehirler, güçlü ekonomi ve güvenli yaşam alanları demektir. İnşaat Müteahhitleri Sanayicileri ve İş İnsanları Federasyonu olarak ortak akla, istişareye ve çözüm üretmeye dayalı anlayışımızı sürdürecek; Bursa'mızın ve ülkemizin geleceği için üzerimize düşen her sorumluluğu yerine getirmeye devam edeceğiz" diyerek tamamladı.

Bursa Nilüfer'den katı atık tesisi çıkışı... Karar yeniden ele alınmalı! Haber

Bursa Nilüfer'den katı atık tesisi çıkışı... Karar yeniden ele alınmalı!

Bursa Büyükşehir Belediyesi Temmuz Ayı 2. Olağan Meclis Toplantısı’nda söz alan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Kayapa’ya yapılması planlanan Katı Atık Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi’ne ilişkin görüş ve önerilerini paylaştı. Tesis için ayrılan 185 hektarlık alanın büyüklüğünü sorgulayan Başkan Şadi Özdemir, kapalı alanın toplamının yalnızca yüzde 1’ini kapsadığına dikkat çekti. Başkan Şadi Özdemir, atıkların tesise taşınmasında kullanılacak aktar istasyonlarının yerlerinin de henüz belli olmadığını vurguladı. “NİLÜFER’İN KİRLENME RİSKİ BURSA’NIN KİRLENME RİSKİDİR” Konuşmasında Nilüfer’in Bursa için taşıdığı önemi anlatan Başkan Şadi Özdemir, şunları söyledi: “Nilüfer, Türkiye’nin en gelişmiş ilçelerinden biri, herkesin yaşamak istediği bir kent. Topraklarının yüzde 75’i tarım, orman ve mera alanı. 600 bin nüfus yaşıyor. Bursa Uludağ Üniversitesi burada. 6 sanayi bölgemiz, 5 binin üzerinde küçük sanayi işletmemiz var. İyi okullar, iyi hastaneler burada. Sporun, sanatın merkezi burası. Nilüfer sadece bir ilçe değil. Nilüfer aslında Bursa demektir. O yüzden Nilüfer’in kirlenme riskini Bursa’nın kirlenme riski olarak görmemiz lazım.” “HALKIN GÖRÜŞÜ ALINMADI” Tesisle ilgili halkın görüşünün alınmadığını, yalnızca bilgilendirme toplantıları yapıldığını söyleyen Başkan Şadi Özdemir, Yenişehir Kirazlıyayla’daki tesisi örnek gösterdi. Başkan Şadi Özdemir, söz konusu tesisin de tanıtım aşamasında risksiz olarak sunulduğunu, ancak geçen yıl havuzların çökmesiyle bölgedeki sulak alanların kirlilikle karşı karşıya kaldığını hatırlattı. “TRAFİK YÜKÜ VE DEPREM RİSKİ BÖLGEYİ TEHDİT EDİYOR” Tesisin işletmeye açılmasıyla birlikte bölgeye her gün en az 500 ağır vasıtanın giriş çıkış yapacağını belirten Başkan Şadi Özdemir, bu durumun halihazırda tıkanma noktasına gelen ulaşım aksını tamamen kitleyeceğini vurguladı. Mevcut koşullarda bile aktif saatlerde Kayapa ve Hasanağa bölgesindeki trafiğin otobana kadar tıkandığını ifade eden Başkan Şadi Özdemir, yüzlerce çöp kamyonunun daha bu yollara çıkmasının trafiği yönetilemez hale getireceğini söyledi. Başkan Şadi Özdemir, ulaşım yükünün yanı sıra projenin ciddi bir afet riski taşıdığına da dikkat çekti. Tesisin kurulmak istendiği alanın aktif bir fay hattı üzerinde yer aldığını dile getiren Başkan Şadi Özdemir, olası bir deprem anında yaşanacak felaketin boyutları hakkında uyardı. Ayrıca uzmanların görüşüne dayanarak, bölgenin yapısı nedeniyle su geçirgenliğinin son derece yüksek olduğunu belirten Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, herhangi bir sızıntı durumunda yer altı sularının ve çevre vadilerin geri dönülemez bir kirlilik tehdidiyle karşı karşıya kalacağını ifade etti. TEKNOSAB ÖNERİSİ Başkan Şadi Özdemir, vatandaşlarla yapıktları toplantılarda Nilüferlilerin tesisin bu bölgeye yapılmasını istemediğini söyledi. Tesisin hem teknolojik standartlara uygun hem de çevreye zarar vermeyecek şekilde organize sanayi bölgelerinde konumlandırılabileceğini belirten Başkan Şadi Özdemir, çözüm önerisini de paylaştı: “Eğer bu tesis iddia edildiği gibi zararsız ve yüksek teknolojili bir sistemle işletilecekse, ormanlarımızı yok etmek yerine bunu Karacabey sınırlarındaki Bursa Teknoloji Organize Sanayi Bölgesi’ne (TEKNOSAB) taşıyalım. TEKNOSAB otoyol bağlantılarına yakın olduğu için araçlar şehir içi trafiğe girmeden tesise ulaşabilir.” “BU ALANI KIRSAL TURİZM BÖLGESİ İLAN EDELİM” Tesis için planlanan alana ilişkin önerisini de dile getiren Başkan Şadi Özdemir, “Eğer Tarım ve Orman Bakanlığımız müsaade ediyorsa bu alanı kırsal turizm bölgesi ilan edelim. Buraları halkın kullanımına açalım” dedi. Başkan Şadi Özdemir, Japon Seyahat Acentaları Birliği’nin iki yıl önce açıkladığı, dünyada gezilecek 30 şehir listesinde Türkiye’den yalnızca Nilüfer’in yer aldığını hatırlatarak ilçenin doğası, gölü, kültürü ve sanatıyla bu değeri hak ettiğini vurguladı. “HALKIN İSTEMEDİĞİ BİR PROJEDE ISRAR EDİLMEMELİ Konuşmasının sonunda Nilüfer halkının ve Nilüfer Belediyesi’nin bu projeyi kesinlikle istemediğinin altını çizen Başkan Şadi Özdemir, yerel yönetimlerin karar alırken o bölgede yaşayan insanların sesine kulak vermesi gerektiğini belirtti. Başkan Şadi Özdemir, “Yol yakınken, henüz hiçbir geri dönülmez adım atılmamışken bu kararı meclisimizce yeniden gözden geçirelim. Nilüfer halkının ve Bursa’nın geleceğini korumak adına hep birlikte doğru kararı verelim” diyerek konuşmasını tamamladı.

İMO Bursa: Deprem bir beka sorunudur, afetleri önlemek mümkün Haber

İMO Bursa: Deprem bir beka sorunudur, afetleri önlemek mümkün

İMO Bursa Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Atilla Erdem, 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıldönümünde yaptığı açıklamada, depremin bir doğa olayı olduğunu ancak hasarın çoğunun hatalı ve denetimsiz yapı üretiminden kaynaklandığını belirtti. Erdem, “Depremi afete çeviren, inşaat mühendisliği bilimi yok sayılarak yapılan hatalı uygulamalardır. Afetleri engellemek mümkün olmasa da etkilerini azaltabiliriz” dedi. Başkan Erdem, Türkiye’de halen yapı stokunun büyük bölümünün yüksek deprem riski altında olduğunu, özellikle 2000 öncesi inşa edilmiş binalar ve kaçak eklerle çoğalan yapıların risk oluşturduğunu söyledi. TBMM ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı raporlarına atıfta bulunan Erdem, ülke genelinde milyonlarca konutun dönüşüme ihtiyaç duyduğunu ve net bir yapı envanteri olmadan etkili dönüşümün mümkün olmadığını vurguladı. Başkan Erdem, kentsel dönüşümün yalnızca eski binaların yıkılıp yenilenmesi olmadığını, zemin, altyapı, toplanma alanları ve ulaşım gibi pek çok unsurun bütüncül şekilde planlanması gerektiğini ifade etti. “Toplanma alanları, afet sonrasında değil, öncesinde planlanmalıdır. Bu alanlar temel ihtiyaçları karşılayacak altyapıya sahip olmalıdır” dedi. Erdem, inşaat mühendisliği mesleğinin önemine dikkat çekerek, Türkiye’de afetlerin kader olmadığını söyledi: “Deprem öldürmez, mühendislik hizmeti almamış bina öldürür. Afetleri beka sorunu olmaktan çıkarmanın tek yolu, mühendislik biliminin önünü açmak ve hukuki düzenlemeleri hayata geçirmektir.” İMO Bursa Şubesi’nin hazırladığı kapsamlı rapor, Bursa Valiliği, belediyeler ve ilgili kurumlara iletildi. Raporda, riskli yapıların envanteri, afet yönetimi, toplama ve barınma alanlarının planlanması, kentsel dönüşümün risk temelli uygulanması ve yapı denetim sisteminin güçlendirilmesi gibi öncelikli adımlar sıralandı. Erdem, “6 Şubat’ta yitirdiklerimize karşı sorumluluğumuz, aynı acıların bir daha yaşanmaması için bugünden harekete geçmektir. Bilim ve mühendisliğin uyarılarını dikkate almadan geçen her gün, yeni felaketlerin zeminini hazırlamaktadır” diyerek sözlerini tamamladı.

Bursa'nın gündemi  'AFETLERE HAZIRLIK' Haber

Bursa'nın gündemi 'AFETLERE HAZIRLIK'

Almira Hotel’de, Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın ev sahipliğinde başlayan çalıştaya; Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz, İller Bankası Bölge Müdür Vekili Harun Soner Okutan, İl AFAD Müdürü Mehmet Buldan, İl Jandarma Asayiş Şube Müdürü Erkan Sağındık, Afet Risklerini Azaltma ve Önlem Dairesi Başkanı Abdulkadir Tezcan, İznik Kaymakamı Arif Karaman, Mudanya Kaymakamı Ayhan Terzi, Kestel Kaymakamı Recep Öztürk, Orhangazi Belediye Başkanı Bekir Aydın, Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, Büyükorhan Belediye Başkanı Kamil Turhan, Harmancık Belediye Başkanı Haşim Ali Arıkan, Gürsu Belediye Başkanı Mustafa Işık, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, Büyükşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Daire Başkanı Fatih Işık, Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Faruk Uysal, Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Mudanya Üniversitesi Rektör Yardımcısı Nimetullah Burnak, Çevre ve Şehircilik İl Müdürü Hayrettin Eldemir, akademisyenler ve STK temsilcileri katıldı. STRATEJİK ÇERÇEVE BELİRLENECEK İki gün sürecek çalıştayda; Bursa’nın 2027-32 dönemine yönelik ikinci 5 yıllık İl Afet Azaltma Planı’nın hazırlanmasına katkı sunulması amaçlanıyor. Çalıştayda gerçekleştirilecek sunumlar ve yuvarlak masa toplantılarıyla birlikte; ilçelerin karşı karşıya olduğu tehlike ve risklerin net biçimde ortaya konulması ve bu riskleri azaltmaya yönelik adımların belirlenmesi hedefleniyor. Ayrıca ilçelere göre belirlenmiş tehlike ve risk öncelikleri, 2027–2032 dönemine yönelik uygulanabilir ve izlenebilir eylem listeleri, kurum ve kuruluşlar arasında netleştirilmiş görev, sorumluluk ve iş bölümü, veri paylaşımı ve kurumsal koordinasyonu güçlendirecek işleyiş ve iletişim mekanizmaları ile merkez ve merkez dışındaki ilçeleri kapsayan bütünleşik il düzeyi stratejik çerçevenin belirlenmesi amaçlanmaktadır. ‘TEHDİTLERLE KARŞI KARŞIYAYIZ’ ‘Bursa İRAP 2027-32 Afet Risk Azaltma Çalıştayı’nın açılış konuşmasını gerçekleştiren Bursa Belediyeler Birliği ve Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, çalıştayın amacının şehrin geleceğini daha güvenli temeller üstüne inşa etmek olduğunu belirtti. Küresel çapta değişen dinamiklerin kentleri büyük tehditlerle karşı karşıya bıraktığını vurgulayan Başkan Yılmaz; “Günümüzde bu afetlerin hem sayısı hem de sıklığı hızla artmakta; buna bağlı olarak sosyal, ekonomik ve çevresel kayıp risklerimiz her geçen gün daha da ağırlaşmaktadır. İklim değişikliğinin etkisiyle artan seller, heyelanlar, orman yangınları ve depremler gibi doğa olaylarının yanı sıra; sanayi kazaları ve kimyasal sızıntılar gibi insan eliyle tetiklenen riskler de kent yaşamını doğrudan tehdit etmektedir” ifadelerini kullandı. ‘BURSA’NIN SAVUNMA KALKANI’ Afetlerle mücadele noktasında sadece olay anına ve sonrasındaki müdahaleye odaklanmanın yanlış olduğunu vurgulayan Başkan Yılmaz, “Asıl olan, afetler gerçekleşmeden önce riskleri doğru tespit eden, önceliklendiren ve bu riskleri sistematik olarak azaltmayı hedefleyen bir yönetim anlayışını hayata geçirmektir. Bursa İl Afet Risk Azaltma Planı ilimizin ve ilçelerimizin geleceğini koruma altına alan hayati birer yol haritasıdır. Bilimsel veriler üzerine inşa edilen bu uzun vadeli planlama, Bursa’nın savunma kalkanını oluşturmaktadır. Bursa İl Afet Risk Azaltma Planı kapsamında yürüteceğimiz çalışmalarla; daha güvenli yaşam alanları oluşturmayı, can ve mal kayıplarını en aza indirmeyi, afet bilincini toplumun tüm kesimlerine yaymayı, kamu kaynaklarını daha etkin ve verimli kullanmayı ve kurumlar arası iş birliğini kalıcı hale getirmeyi hedeflemekteyiz” diye konuştu. HEDEF 30 BİN KONUT Yıldırım’da gerçekleştirdikleri çalışmalardan da örnekler veren Başkan Yılmaz, “Yıldırım Belediyesi olarak 2019 yılından bugüne ilçemizde yürüttüğümüz imar ve kentleşme çalışmaları ile 23 mahallede 168 hektar alanda imar planı uygulama ve kentsel dönüşüm çalışmaları yürütüyoruz. 16 noktada yaptığımız kentsel dönüşüm projesinin yanında 33 farklı noktada özel sektör eliyle yürütülen kentsel dönüşüm projelerine destek verdik. ‘Yıldırım’da büyük düşünüyor, büyük dönüşüyoruz’ mottosuyla yürüttüğümüz bu çalışmalarla ‘En iyi riskli alan kentsel dönüşüm yapan belediye ödülü’ne layık görüldük. Bugüne kadar yaklaşık yeni 7 bin 500 adet bağımsız birimi kentsel dönüşüm ile ilçemize kazandırdık ve 2029 yılına kadar 30 bin adet bağımsız birimi ilçemize kazandırmayı hedeflemekteyiz. Yıldırım’da geliştirdiğimiz ve başarısı tescillenmiş bu dönüşüm modelini ve tecrübemizi hiçbir siyasi ayrım gözetmeksizin; talep eden her bir belediyemizle paylaşmaya ve yaygınlaştırmaya da hazırız” ifadelerini kullandı. ‘DİRENÇLİ MAHALLELER OLUŞTURUYORUZ’ Afetlere hazırlık konusunda önemli çalışmalara imza attıklarını vurgulayan Başkan Yılmaz, Yıldırım’da yeni yapılacak binalarda, 50 bağımsız bölüm ve üzeri yapı projelerinde afet ve acil durum konteyneri konulması, belediye meclisimizin kararıyla zorunlu hale getirilmiştir. İl AFAD müdürlüğümüz ve muhtarlarımızla birlikte mahallelerimizde oluşturduğumuz afet gönüllüleri ekipleriyle eğitimler ve tatbikatlar düzenleyerek her bir hemşehrimizin farkındalığını artırmayı, mahallelerimizi daha dirençli hale getirmeyi hedefliyoruz. Yine Türkiye’de ilk defa tüm muhtarlarımıza telsiz dağıtarak afet anında kesintisiz iletişimi hedefledik. Kapalı pazar alanlarımızı, kent parklarımızı afet anında ihtiyacımıza cevap verecek bir altyapıyla donatıyoruz. 7 yıl içerisinde Deliçay üzerinde yaklaşık 4 kilometre uzunluğunda dere ıslahı gerçekleştirerek ovamızı sel baskınlarına karşı daha dirençli hale getirdik. Yıldırım Belediyesi olarak zikrettiğimiz adımlar başta olmak üzere birçok projeyi hayata geçirdik, yeni projelerle de bu çalışmalarımızı sürdüreceğiz” dedi. ‘BURSA’NIN RİSKİ YÜKSEK’ Bursa’nın, Türkiye’nin en önemli şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken AK Parti Bursa Milletvekili Emel Gözükara Durmaz ise; “Açıkça ifade etmeliyiz ki; Bursa aynı zamanda deprem riski yüksek bir kenttir. Kuzey Anadolu Fay Sistemi’ne olan yakınlığımız, zemin özelliklerimiz, yapı stokumuzun niteliği, deprem gerçeğini görmezden gelme lüksümüz olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu nedenle; depremi sadece olası bir senaryo olarak değil, bilimsel verilerle ele alınması gereken somut bir risk olarak değerlendiriyoruz. İl Afet Risk Azaltma Planı süreci; risklerin tespiti, önceliklendirilmesi ve en önemlisi uygulanabilir eylem planlarının oluşturulması açısından son derece kıymetlidir” ifadelerini kullandı. 3 ŞUBAT’TA SONA ERECEK AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan ise çalıştayın önemine dikkat çekerek; “AFAD olarak her türlü afet ihtimaline karşı hazırlık ve çalışmalarımız devam ediyor. Kurum olarak, her an bir afetle karşı karşıya kalabileceğimizin bilinciyle hareket ediyoruz” dedi. AFAD Afet Risklerini Azaltma ve Önlem Daire Başkanı Abdülkadir Tezcan da kurum olarak çalışma, plan ve hazırlıkları hakkında bilgilendirme yaptı. Çalıştayın hayırlı olmasını dileyen Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ise afetlere karşı kurumlar arası iş birliği ve koordinasyonun önemine dikkat çekti. Açılış konuşmalarının ardından çalıştay sunumlar ve yuvarlak masa toplantılarıyla devam etti. Bursa Afet Risk Azaltma Çalıştayı 3 Şubat Salı günü sona erecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.