Hava Durumu

#Danışmanlık

- Danışmanlık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Danışmanlık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Matlı’dan Kamyon Garajı ve Otosansit çıkarması Haber

Matlı’dan Kamyon Garajı ve Otosansit çıkarması

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkan Adayı Özer Matlı, Bursa ekonomisinin üretimden taşımacılığa uzanan önemli aktörleriyle sahada buluşmaya devam ediyor. Yoğun ziyaret programının ilk durağında Bursa Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncular Derneği Başkanı Fuat Çelik ve yönetim kurulu üyeleriyle bir araya gelen Matlı, nakliye ve taşımacılık sektörünün mevcut durumu, yaşadığı sorunlar ve BTSO’dan beklentileri üzerine görüş alışverişinde bulundu. Dernek ziyaretinin ardından Kamyon Garajı’na geçen Matlı, nakliyat ve taşıma komisyoncusu esnafını iş yerlerinde ziyaret etti. Sektör temsilcilerinin görüşlerini doğrudan sahada dinleyen Matlı, BTSO için engel kaldıran çözümlerini ve yeni dönem hedeflerini anlattı. NAKLİYATÇILARI MUTLU EDEN AÇIKLAMA Uzun yıllardır kangrene dönmüş olan tır garajı ile ilgili gelen sorulara cevap veren Matlı “Konu, ilgili belediyelerin uhdesinde olan bir konu. Kendileri ile görüştüm. Onlar adına bir söz veremem, şimdi bir şey dersem bağlayıcı olur. Söz verdiğim her şeyi yapmak isterim. Ama göreve geldiğimde, şunu temin ederim ki, bu sorunun kalıcı olarak çözülmesi için elimden geleni yaparım” dedi. Matlı’nın bu konudaki yapıcı ve destekleyici tavrının, katılımcı nakliyat taşıyıcılarında destek bulduğu gözlemlendi. KAMYON GARAJI’NDAN OTOSANSİT’E SAHADA YOĞUN TEMAS Programın devamında Otosansit Sanayi Sitesi Başkanı Raif Kasap ve yönetim kurulu üyelerini ziyaret eden Özer Matlı, sanayi sitesinde faaliyet gösteren işletmelerin ihtiyaçları, beklentileri ve çözüm bekleyen konular üzerine değerlendirmelerde bulundu. Görüşmenin ardından Otosansit esnafını iş yerlerinde ziyaret eden Matlı; üretim yapan, hizmet sunan, ticaret ve istihdam sağlayan işletmelerle birebir görüştü. AİDATLARIN DÜŞÜRÜLMESİ VE NEFES KREDİLERİ İLGİ İLE KARŞILANDI Sahada dile getirilen işletme maliyetleri ve finansmana erişim gibi konulara ilişkin Vizyon 2040 kapsamında hazırlanan çözümleri de paylaşan Matlı, BTSO üyeliğinin işletmeler için doğrudan ekonomik fayda üreten bir yapıya kavuşacağını söyledi. Bu kapsamda oda aidatlarının düşürülmesi, faaliyet belgesinin ücretsiz hale getirilmesi ve aidatını ödeyen üyelerin yılda beş temel belgeyi ücretsiz alabilmesi planlanıyor. Özellikle küçük işletmelerin ve KOBİ’lerin nakit akışı ve finansmana erişim sorunlarına karşı “Nefes Kredileri”nin yeniden devreye alınacağını belirten Matlı, kurulacak finansmana erişim merkezi ile üyelerin kredi, kefalet, kosgeb, tübitak ve avrupa birliği hibeleri, yatırım teşvikleri, leasıng ve ihracat finansmanı gibi farklı kaynaklara erişiminin kolaylaştırılacağını ifade etti. İşletmelere yalnızca finansman olanaklarının duyurulması değil, uygun finansman aracının belirlenmesinden başvuru dosyasının hazırlanmasına kadar süreç boyunca destek verilmesi hedefleniyor. Matlı ayrıca enerji, lojistik, dijital hizmetler ve ortak girdilerde benzer ihtiyaçların bir araya getirileceği BTSO Birlikte Alım modeliyle 60 bin üyenin satın alma gücünün işletmeler lehine kullanılacağını belirtti. Böylece küçük işletmelerin tek başına ulaşmakta zorlandığı fiyat ve hizmet koşullarına btso’nun oluşturacağı ortak ölçekle erişebilmesi amaçlanıyor. “ÜYENİN ODA’YA GELMESİNİ BEKLEMEYECEĞİZ” Kamyon Garajı ve Otosansit’te gerçekleştirilen saha ziyaretlerinin, yeni dönem BTSO anlayışının da bir örneği olduğunu ifade eden Matlı, hizmetlerin yalnızca oda merkezinden yürütülmeyeceğini vurguladı. Vizyon 2040 kapsamında hayata geçirilmesi planlanan “BTSO Her Yerde “ve “Mobil Hizmet Noktaları” ile belge, başvuru, danışmanlık ve sorun kaydı gibi hizmetlerin çarşılara, ticaret merkezlerine ve sanayi sitelerine taşınacağını söyledi. Özer Matlı, “Üyemizin basit bir işlem ya da talebi için işini bırakıp Oda’ya gelmesini istemiyoruz. BTSO üyeye gidecek. Üyemizin ödediği aidatı azaltırken, oda üyeliğinden elde ettiği ekonomik karşılığı artıracağız. Finansmana erişimden ortak satın almaya, danışmanlıktan yeni iş bağlantılarına kadar BTSO’nun imkânlarını üyemizin günlük iş hayatında hissedeceği somut bir değere dönüştüreceğiz” dedi. “BURSA’NIN GÜCÜ SAHADA” Bursa ekonomisinin taşıyanıyla, üreteniyle, ticaret yapanıyla büyük bir bütün olduğunu vurgulayan Özer Matlı, BTSO’nun da bu bütünün her parçasına dokunan, üyelerinin ihtiyaçlarını doğrudan sahada dinleyen ve çözüm geliştiren bir yapıya kavuşması gerektiğini ifade etti: “Bursa’nın gücü sahada. Taşıyanın da, üretenin de, ticaret yapanın da sesini dinleyerek hareket edeceğiz. Üyemizin Oda’ya gelmesini bekleyen değil, üyesinin yanına giden; sorunları birlikte tespit edip çözümü birlikte üreten bir BTSO için çalışıyoruz.” mesajını veren Özer Matlı, Bursa iş dünyasının birlikte yönetim ve güçlü işbirliğiyle geleceğe hazırlanacağını vurguladı. Bursa Nakliyat Taşıyıcıları Komisyoncular Derneği’nden Kamyon Garajı’na, Otosansit yönetiminden sanayi sitesi esnafına uzanan ziyaret programı, Özer Matlı’nın “Sahada dinleyen, birlikte karar veren ve sonuç üreten BTSO” hedefinin sahadaki yansıması oldu.

BTSO’dan ihracata UR-GE gücü Haber

BTSO’dan ihracata UR-GE gücü

Bursa iş dünyasının dış ticaretteki gücünü artırmaya yönelik çalışmalarını sürdüren BTSO, Uluslararası Rekabetçiliğin Geliştirilmesi (UR-GE) ile Hizmet Sektöründe Rekabet Gücünün Artırılması (HİSER) projeleri kapsamında firmaları ortak hedefler doğrultusunda bir araya getiriyor. Makineden otomotive, tekstilden kimyaya, gıdadan turizme kadar Bursa ekonomisinin stratejik sektörlerini kapsayan projeler, firmaların ihracat yetkinliklerini geliştirmelerine ve küresel pazarlarda kalıcı bir konum elde etmelerine imkan sağlıyor. DÜNYANIN FARKLI PAZARLARINDA 120’DEN FAZLA FAALİYET BTSO’nun yürüttüğü UR-GE ve HİSER projeleri kapsamında bugüne kadar 2 binden fazla firma eğitim, danışmanlık, alım heyeti ve yurt dışı pazarlama faaliyetlerinden yararlandı. Projeler kapsamında düzenlenen 90 alım heyeti organizasyonunda Bursa firmaları dünyanın farklı ülkelerinden gelen binlerce yabancı alıcıyla doğrudan iş görüşmeleri gerçekleştirdi. BTSO üyeleri ayrıca 40’a yakın ülkede düzenlenen 120’den fazla yurt dışı pazarlama faaliyetine katıldı. Firmalar hedef pazarlardaki alıcılar, ithalatçılar, distribütörler ve sektör temsilcileriyle yeni ticari bağlantılar kurarken, Bursa’nın üretim potansiyelinin uluslararası pazarlardaki görünürlüğü de güçlendirildi. Projeler kapsamında gerçekleştirilen ihtiyaç analizleri, eğitim ve danışmanlık programlarıyla firmaların kurumsal ve ihracat yetkinliklerinin geliştirilmesine de destek sağlandı. “İHRACATTA ORTAK HAREKET KÜLTÜRÜNÜ GÜÇLENDİRİYORUZ” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, UR-GE projelerinin firmalara bireysel ihracat çalışmalarının ötesinde sektör bazlı ve planlı bir uluslararasılaşma modeli sunduğunu söyledi. BTSO’nun Türkiye’de UR-GE ve HİSER alanında ortaya koyduğu proje kapasitesinin Bursa iş dünyasının dönüşüm iradesini de ortaya koyduğunu ifade eden Burkay, “Bugün 50 UR-GE ve HİSER projesiyle Türkiye’de bu alanda lider bir konumdayız. Bu konuda Odamız bu sene Ticaret Bakanlığından 2 ayrı alanda iyi uygulama örneği ödülü de aldı. Projelerimizden 2 binden fazla firmamızın yararlanmış olması, oluşturduğumuz modelin iş dünyamız tarafından ne kadar güçlü şekilde sahiplenildiğini gösteriyor. Firmalarımızı aynı sektör içerisinde ortak hedefler etrafında buluşturuyor, birlikte öğrenmelerini ve birlikte pazara açılmalarını sağlıyoruz. Böylece özellikle ihracata yeni başlayan KOBİ’lerimizin uluslararası ticarette karşılaştıkları zorlukları önemli ölçüde azaltıyoruz. Firmalarımızın tek başına ulaşmakta zorlanabileceği pazarlara kümelenme anlayışıyla çok daha güçlü şekilde erişmesine imkan tanıyoruz. Bursa’nın ihracatçı kimliğini yeni sektörler ve yeni pazarlarla daha ileri bir noktaya taşımayı hedefliyoruz.” dedi. “FİRMALARIMIZI KÜRESEL TİCARET AĞLARINA DAHİL EDİYORUZ” Başkan Burkay, UR-GE ve HİSER projelerinin yalnızca yurt dışı ziyaretlerinden oluşmadığını, firmaların rekabetçiliklerini bütüncül bir yaklaşımla geliştiren bir yapı sunduğunu belirterek, “Küresel ticarette başarı artık yalnızca kaliteli üretim yapmakla değil, doğru pazarı belirlemek, doğru müşteriyle buluşmak ve güçlü ticari ağların içerisinde yer almakla mümkün. UR-GE ve HİSER projelerimizle firmalarımızı bu sürece kapsamlı biçimde hazırlıyoruz. Düzenlediğimiz alım heyetleriyle dünyanın dört bir yanından binlerce yabancı alıcıyı Bursa’ya getirirken, 40’a yakın ülkedeki 120’den fazla yurt dışı pazarlama faaliyetinde üyelerimizi potansiyel müşterilerle buluşturduk. Bu çalışmalar firmalarımıza yeni ihracat kapıları açarken, Bursa’nın uluslararası ticaretteki bilinirliğine de önemli katkı sağlıyor. Önümüzdeki dönemde de üyelerimizi yeni nesil ihracat modelleri ve hedef pazarlarla buluşturmaya devam edeceğiz. Bursa’mızın üretim gücünü küresel ölçekte daha fazla değer üreten bir yapıya dönüştürmek için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.” ifadelerini kullandı.

Bursa Osmangazi’den gençlere ücretsiz LGS desteği Haber

Bursa Osmangazi’den gençlere ücretsiz LGS desteği

Bir yıl boyunca akademik eğitimden sosyal etkinliklere kadar her alanda öğrencilerin yanında olan Osmangazi Belediyesi, tercih döneminde de uzman eğitmenleriyle gençlerin gelecek planlamalarına rehberlik ediyor. Gelecek nesillerinin gelişimini merkeze alan Osmangazi Belediyesi, çocukların ve gençlerin geleceğine yön veren projeleriyle eğitimde fırsat eşitliğini desteklemeye devam ediyor. Öğrencilerin kaliteli eğitime ücretsiz erişebilmesi amacıyla hayata geçirilen LGS hazırlık kurslarıyla, haftanın belirli günlerinde öğrencilere temel derslerin eğitimleri veriliyor. Bu kapsamda yer alan Emek Yetenek Evi’nde gerçekleştirilen ücretsiz LGS hazırlık kurslarında, 7 ve 8’inci sınıf öğrencileri bir yıl boyunca yoğun bir eğitim programına katıldı. https://www.sendgb.com/upload/?utm_source=V8hGKm0Rvt2 Alanında uzman öğretmenler eşliğinde yürütülen kurslarda Türkçe, matematik, fen bilimleri, sosyal bilgiler ve İngilizce gibi temel derslerde eğitimler verilerek, öğrencilerin sınava en iyi şekilde hazırlanması hedeflendi. Aynı zamanda düzenlenen sosyal etkinlikler, geziler ve motivasyon çalışmalarıyla sınav sürecinin oluşturduğu stres azaltılırken, öğrencilerin sosyal gelişimleri de desteklendi. Bir yıllık yoğun hazırlık sürecinin ardından LGS sınavını başarıyla tamamlayan öğrenciler, şimdi ise tercih heyecanı yaşıyor. Osmangazi Belediyesi ise öğrencileri bu önemli süreçte de yalnız bırakmazken, yıl boyunca eğitimlerine rehberlik eden öğretmenler, tercih döneminde öğrencilerle birebir ilgilenerek puanlarına ve hedeflerine en uygun liseleri belirlemeleri konusunda danışmanlık hizmeti veriyor. “AMACIMIZ ÖĞRENCİLERİMİZE FAYDALI OLMAK” Kursların öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra gelecek hedeflerine ulaşmalarında önemli rol oynadığına işaret eden eğitmenlerden Mehmet Faruk İlkhan, 7 ve 8’inci sınıf öğrencilerine yönelik LGS kurslarının ücretsiz bir şekilde gerçekleştirildiğini belirtti. Yoğun bir şekilde öğrencileri sınava hazırladıklarını vurgulayan İlkhan, sözlerine şu şekilde devam etti: “Tamamen dershane formatında, ücretsiz bir şekilde öğrencilerimize bu hizmeti sağlıyoruz. Amacımız öğrencilerimize faydalı olmak ve onların iyi yerlere gelmeleri. Öğrencilerimize iyi bir liseye gitmeleri ve akabinde iyi bir üniversite kazanmaları için 5 branş öğretmeni olarak yardımcı oluyoruz. Bizlere bu imkanları sağlayan Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ediyoruz.” “BİZİM İÇİN GÜZEL BİR DESTEK ORTAMI OLDU” LGS hazırlık sürecinde kurslardan faydalanan öğrenciler de aldıkları eğitim ve gördükleri ilgiden duydukları memnuniyeti dile getirdi. Haftada üç gün eğitim aldıklarını belirten kurs öğrencilerinden Ahmet Efe Ünal, “Hiçbir zorluk yaşamadan, rahat bir eğitim alıyoruz. Sosyal aktiviteler de yaptık, gezilere gittik. LGS’de herkes elinden geleni yaptı, şimdi tercihlerimizi yapıyoruz” diye konuştu. Bir başka öğrenci İsmail Aras, “Burada bir sene boyunca 5 dersin eğitimini aldık, sosyal aktiviteler yaptık. Çok fazla stres yaşamadan, güzel bir destek ortamı oldu bizim için. Hocalarımızın sayesinde bir sürü eksiğimle alakalı sorular çözdüm ve LGS’de bu eksiklerimi tamamlamanın güzel sonuçları oldu” ifadelerini kullandı. “HOCALARIMIZ ÜZERİMİZE ÇOK DÜŞTÜLER VE YARDIMCI OLDULAR” Çok güzel bir eğitim süreci yaşadıklarının altını çizen başarılı kurs öğrencisi İnci Ceren Ülkü, “Hocalarımızın bize desteği yürekten geliyordu, biz de onları çok seviyoruz. Aynı zamanda belediyemizin sosyal aktiviteleri yüksekti, güzel geziler yaptık, eğlendik. Bütün bir yıl boyunca stresimizi olabildiğince azaltmaya çalıştılar” yorumunu yaptı. 14 yaşındaki Esma Gül Kaya da, “Hocalarımız bir yıl boyunca gerçekten üzerimize çok düştüler, çabalamamıza yardımcı oldular. Burada eğitim almak çok güzeldi.” değerlendirmesinde bulundu. Aynı yaştaki bir başka öğrenci Asmin Sare Kotan ise, “Burada sadece eğitim görmedik, hocalarımızla arkadaş olduk, yeni arkadaşlar edindik. Yeni etkinlikler yaptık, oyunlar oynadık, stresimizi azalttık. Çözemediğim konuları öğrenmeme hocalarım yardımcı oldu, okulda anlayamadığım konuları pekiştirdim. Tercih dönemi çok daha stresli ama öğretmenlerimiz bu konuda yardımcı oldular” şeklinde konuştu. Bir yıl boyunca Osmangazi Belediyesi’nin düzenlediği kursta sergiledikleri azmi, sınavlarına yansıtarak başarı elde eden 5 öğrenci, desteklerinden ve kendilerine bu imkanı tanımasından dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu.

Kestel Belediyesi’nden kadınlara özel sağlıklı yaşam desteği Haber

Kestel Belediyesi’nden kadınlara özel sağlıklı yaşam desteği

Kestel Belediyesi, sosyal belediyecilik anlayışını sağlık alanındaki hizmetlerle güçlendirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Çilek Sosyal Yaşam Merkezi’nde yeniden başlatılan diyetisyen hizmetiyle kadınlar, uzman desteği eşliğinde sağlıklı beslenme, kilo kontrolü ve kişiye özel beslenme programları konusunda danışmanlık alabilecek. Kestel Belediyesi Kadınlar İçin Hizmet Üretmeye Devam Ediyor Kestel Belediyesi Çilek Sosyal Yaşam Merkezi’nde randevu sistemiyle sunulan hizmet kapsamında kadınlara; kilo kontrolü, sağlıklı beslenme danışmanlığı ve kişiye özel beslenme programları konusunda destek verilecek. Öte yandan kadınların sosyal yaşam içerisinde daha güçlü yer almalarını destekleyen Kestel Belediyesi, Çilek Sosyal Yaşam Merkezi aracılığıyla birçok farklı hizmeti aynı çatı altında sunuyor. Merkezde yürütülen çalışmalar sayesinde kadınlar hem sosyal faaliyetlere katılıyor hem de sağlıklarını korumaya yönelik profesyonel desteklerden faydalanabiliyor. Başkan Erol: “Kadınlarımızın Hayatına Değer Katan Çalışmaları Önemsiyoruz” Kestel Belediye Başkanı Ferhat Erol, kadınlara yönelik hizmetlerin artarak devam edeceğini belirterek şunları söyledi: "Kadınlarımızın sosyal yaşamda daha aktif, daha sağlıklı ve daha güçlü bireyler olarak yer almalarını önemsiyoruz. Bu doğrultuda Çilek Sosyal Yaşam Merkezimizde diyetisyen hizmetimizi yeniden başlattık”

Sınav kaygısında öncelikli tedavi psikoterapi olmalı! Haber

Sınav kaygısında öncelikli tedavi psikoterapi olmalı!

Bu durumda ilk tercih olarak bilişsel davranışçı terapi gibi psikoterapi yöntemlerinin uygulanması gerektiğini vurgulayan Çocuk-Ergen Klinik Psikolog Eda Ergür, “İlaçlar yan etkileri açısından da dikkatle ele alınmalı. Sadece semptomu baskılayarak kök nedeni çözmeden ilerlemek, uzun vadede öğrencinin baş etme becerilerini zayıflatabilir. Bu nedenle bu tür ilaçların kullanımı hiçbir zaman ilk seçenek olmamalı, mutlaka terapi ve danışmanlık süreçleriyle birlikte değerlendirilmeli.” dedi. Ailelerin süreci doğru yönetmesi için destekleyici, yargılamayan ve güven veren bir tutum sergilemesinin önem taşıdığına dikkat çeken Ergür, bu süreçte kazanılan baş etme becerilerinin, yalnızca sınav dönemini değil yaşamın tamamını etkilediğini aktardı. Üsküdar Üniversitesi NPİSTANBUL Hastanesi Çocuk-Ergen Klinik Psikolog Eda Ergür, sınav kaygısının normalden klinik düzeye nasıl ayrıldığı, psikoterapi ve ilaç kullanımıyla ilgili açıklamalarda bulundu. Kaygı günlük yaşamı bozuyorsa profesyonel değerlendirme gerekir! Sınav kaygısının, belli düzeyde yaşandığında öğrenciyi motive eden doğal bir tepki olduğunu ifade eden Klinik Psikolog Eda Ergür, “Ancak bu kaygı günlük yaşam işlevselliğini bozacak, uyku, beslenme ya da dikkat düzeylerini olumsuz etkileyecek düzeye gelmişse profesyonel bir değerlendirme yapılması gerekir.” dedi. İlaç tedavisinin, kaygının kronikleştiği, çarpıntı, mide bulantısı, nefes darlığı gibi yoğun fiziksel belirtilerle seyrettiği ve öğrencinin akademik veya sosyal işlevselliğinin ciddi düzeyde olumsuz etkilendiği durumlarda düşünülmesi gerektiğini kaydeden Ergür, “Karar, mutlaka bir çocuk ve ergen psikiyatristi tarafından yapılacak klinik değerlendirmeye dayanmalı; çocuğun genel ruhsal durumu ve eşlik eden diğer faktörler göz önünde bulundurulmalı.” şeklinde konuştu. Önce terapi desteği… Sınav kaygısı yaşayan pek çok öğrenci için psikolojik desteğin, özellikle bilişsel davranışçı terapi gibi yapılandırılmış yaklaşımların oldukça etkili olabildiğine değinen Klinik Psikolog Eda Ergür, şunları söyledi “Eğer öğrencinin kaygısı orta düzeydeyse, akademik performansı üzerinde baskı yaratmakla birlikte günlük yaşamını tamamen bozacak düzeyde değilse, öncelikle terapi desteği önerilir. Psikoterapi esnasında kaygının altında yatan düşünce kalıpları, mükemmeliyetçilik, başarısızlık korkusu ya da aile beklentileri gibi unsurlar ele alınarak işlevsel baş etme becerileri kazandırılır.” İlaç kullanımı hiçbir zaman ilk seçenek olmamalı! Kısa süreli anksiyolitik ilaçların sınav öncesi kullanımının, panik atağa yakın düzeyde sınav kaygısı yaşayan öğrenciler gibi bazı özel durumlarda, hekim kararıyla ve çok sınırlı süreyle değerlendirilebileceğini aktaran Ergür, “Ancak bu tür ilaçlar yan etkileri açısından da dikkatle ele alınmalı. Sadece semptomu baskılayarak kök nedeni çözmeden ilerlemek, uzun vadede öğrencinin baş etme becerilerini zayıflatabilir. Bu nedenle bu tür ilaçların kullanımı hiçbir zaman ilk seçenek olmamalı, mutlaka terapi ve danışmanlık süreçleriyle birlikte değerlendirilmeli.” açıklamasını yaptı. Sınav geçici, çocuğun ruh sağlığı ise kalıcı! Ailelerin, çocuklarının sınav sürecinde yaşadığı kaygıyı küçümsememesi gerektiğine dikkat çeken Klinik Psikolog Eda Ergür, “Ancak dramatize de etmemeliler. Öncelikle çocuklarını yargılamadan dinlemeleri, destekleyici ve güven veren bir yaklaşım sergilemeleri önemli.” dedi. İlaç kararının, asla panik duygusuyla ya da kısa vadeli rahatlama beklentisiyle verilmemesi gerektiğinin altını çizen Ergür, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu konuda mutlaka çocuk ve ergen psikiyatristine başvurulmalı; psikolojik destek, terapi ve yaşam tarzı düzenlemeleri gibi öncelikli seçenekler dikkate alınmalı. Unutulmamalıdır ki, sınav geçici, çocuğun ruh sağlığı ise kalıcıdır. Bu dönemde kazanılan sağlıklı baş etme becerileri, sadece sınavı değil, yaşamın birçok alanını olumlu yönde etkiler.”

OİB’İN YENİ DÖNEMDEKİ BAŞKANI KEMAL YAZICI Haber

OİB’İN YENİ DÖNEMDEKİ BAŞKANI KEMAL YAZICI

Başkanlık dönemi sona eren Baran Çelik, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, sekiz yıl önce görevi devraldıklarında tek bir hedefleri olduğuna dikkat çekerek “Hedefimiz; Türk otomotiv sanayisini ihracatta daha güçlü, küresel değer zincirlerinde daha stratejik bir konuma taşımak. Bu hedef doğrultusunda önemli mesafeler kat ettik. Göreve başladığımız 2018 yılında 31,5 milyar dolar olan otomotiv ihracatımız 2025 yılında 41,5 milyar dolara yükseldi. Bu yıl 43 milyar dolar ile bu rakamı daha da yukarıya taşımayı hedefliyoruz. Pandemi nedeniyle bir yıllık ara dışında 19 yıldır ülkemizin ihracat şampiyonuyuz. Birliğimiz sadece ihracat rakamlarıyla değil, vizyonu, projeleri ve sektörün dönüşümüne liderlik eden yaklaşımıyla da güçlü bir kurumsal yapı haline geldi. Görev süremiz boyunca Dünya çapında ayak basmadığımız kıta, Türk bayrağını dalgalandırmadığımız ticaret merkezi bırakmadık. Bu dönemde 59 uluslararası fuara katılım sağladık, 63 sektörel ticaret heyeti ve 24 alım heyeti düzenledik” dedi. Görev süresi boyunca son sekiz yıla sadece projeleri değil, devasa bir dönüşümü sığdırdıklarını da belirten Baran Çelik “Otomotiv Geleceği Tasarım Yarışması’ndan Otomotiv Mühendisliği ve Aftermarket Konferansına, Avrupa Yeşil Mutabakatına uyum sürecinde Türkiye Otomotiv Endüstrisi Sürdürülebilirlik Eylem Planını hazırlayarak firmalarımıza karbon ayak izinin azaltılması, enerji verimliliği, döngüsel ekonomi ve SKDM uyumu gibi başlıklarda rehberlik etmemizden Yeşil Dönüşüm UR-GE projelerimiz ve SKDM eğitim programlarımız ile de özellikle KOBİ’lerimizin bu dönüşümün dışında kalmaması için finansman, danışmanlık ve teknik destek modellerini devreye almamıza kadar çok sayıda ilke, projeye ve çalışmaya imza attık. Yine en güncel ve en önemli gelişmelerden biri; Ticaret Bakanlığımızın öncülüğünde hayata geçirilen Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği Girişim Sermayesi Yatırım Fonu oldu. Bu fon ile birlikte sektörümüzde teknoloji geliştiren, inovasyon üreten girişimlerin finansmana erişimini güçlendirmeyi ve otomotiv ekosistemimizin geleceğini desteklemeyi amaçlıyoruz” dedi. Otomotiv, teknolojik dönüşümün de lokomotifidir Konuşmasında Başkanlığı süresince yaşadıkları zorluklardan da bahseden Çelik, şunları söyledi: “2020 yılından sonra Dünya ekonomisinin ve küresel ticaretin en çalkantılı dönemlerinden birini yaşadık. Pandemi ve ardından gelen, Çip krizi, tedarik zinciri kırılmaları, Brexit süreci, Yeşil dönüşüm, Enflasyonist ortam, Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere hem insanlık hem küresel ekonomi için yıkıcı etkiler bırakan savaşlar ve son dönemde küresel siyasette hızla yükselen korumacılık trendinin sonucunda Avrupa’da gündeme gelen “Made in EU” yaklaşımı… Tüm bu fırtınalı süreçte gemiyi limana sağ salim yanaştırmak için var gücümüzle çalıştık ve bunu başarmanın gururunu yaşıyoruz. Sektörümüz; Türkiye sanayisinin teknolojik dönüşümünün de lokomotifidir. Bugün geldiğimiz noktada Türk otomotiv endüstrisi Avrupa değer zincirinin en güçlü üretim ve tedarik merkezlerinden biri haline gelmiş durumda. Bu başarı, birlikte çalıştığımız yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerimizin, Birliğimizin kıymetli çalışanlarının ve en önemlisi siz değerli üyelerimizin ortak emeğinin sonucu. Bu vesileyle görev sürem boyunca birlikte çalıştığımız tüm yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerine içtenlikle teşekkür ediyorum. Şimdi bayrağı devretme vakti. Yeni seçilecek yönetim kurulumuzun, bu çıtayı çok daha yukarılara taşıyacağına inancım tamdır. Onların başarısı, Türkiye’nin başarısı olacaktır. Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği güçlü bir kurumdur. Bu kurumun en büyük gücü ise üyelerinin vizyonu ve dayanışmasıdır. Ben de bundan sonra sektörümüzün bir temsilcisi olarak otomotiv endüstrimizin gelişimi için çalışmaya devam edeceğim.” Baran Çelik’in konuşmasının ardından Birliğin bir önceki döneminde görev alan yönetim ve denetim kurulu üyelerine teşekkür plaketi takdim edildi. Yazıcı: “Üç ana başlıkta ihracatı artırmaya odaklıyız” OİB’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı ise şunları söyledi: “Sektörümüz; Türkiye ekonomisinin temel taşlarından biri. Türkiye ihracatının yüzde 17,5’ini tek başına gerçekleştiriyor. Direkt çalışan 300 bin kişi, servis ve satışlar dahil 550 bin kişiye istihdam sağlıyoruz. En büyük pazarımız olan Avrupa Birliği ülkelerinin 2035 yılında sıfır emisyonlu araçlara geçiş planı sektörümüz ihracatı açısından çok kritik bir karar. AB ülkeleri sıfır emisyonlu araçlar konusunda kararlılar ama Çin ile rekabette zorlanıyorlar. Kendilerini Çin’e karşı koruyabilmek için “made in Europe” kavramını geliştirdiler. Biz sektör olarak Gümrük Birliği sayesinde bu kapsamda yer alacağız ama sıfır emisyonlu araçlar için gereken teknolojilere henüz hakim değiliz. Bu durum önümüzdeki dönemlerde ihracat açısından bir risk oluşturuyor. Eksiklerimizi hızlı bir şekilde tamamlayarak hazır hale gelmek zorundayız. Bu kapsamda yeni Yönetim Kurulu olarak üç ana başlık üzerinde çalışmak istiyoruz. İlk alanı “Geleceğe Hazırlanmak ve İhracat Artışı” olarak belirledik. İkinci olarak “Rekabetçi Otomotiv Sanayi” ve son olarak da “Güçlü Birlik ve Üye İlişkileri” konularına yoğunlaşmak kararı verdik. Türkiye otomotiv endüstrisi ihracatını korumaya ve artırmaya yönelik stratejiler geliştirerek sektör ve ilgili kurumlar ile birlikte çalışacağız ve geleceği birlikte şekillendireceğiz.”

BTSO yönetimi Tarihi Çarşı ve Hanlar’da esnafla buluştu Haber

BTSO yönetimi Tarihi Çarşı ve Hanlar’da esnafla buluştu

Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve BTSO Yönetim Kurulu Üyeleri kentin simge noktalarından biri olan Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ni ziyaret etti. Ziyarete BTSO Meclis Başkanı Ali Uğur ile meclis ve komite üyeleri de katıldı. Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Başkanı İsa Altıkardeş ve çarşı başkanları eşliğinde bölgeyi gezen BTSO heyeti, çarşı tüccarından da bilgi aldı. Başkan Burkay ve Yönetim Kurulu, tarihi çarşıyı gezdikten sonra İç Kozahan’da iftar programı gerçekleştirdi. İftarın ardından düzenlenen istişare toplantısında tarihi ve turistik bölgede yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri dile getirildi. Ayrıca bölgeye daha çok turist çekmek ve ticareti canlandırmak adına yürütülen çalışmalar konuşuldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi’ne gerçekleştirdikleri ziyarete ilişkin değerlendirmelerde bulundu. “Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi, kültür, tarih ve ticaretin iç içe geçtiği yedi asırlık bir değer. Odamızın temellerinin atıldığı, benim de içinde yetiştiğim bu bölgeyi evimiz olarak görüyoruz.” diyen Burkay, 2013 yılından bu yana bölgeye yönelik önemli projeler hayata geçirdiklerini ifade etti. Burkay, Payitaht Çarşı Alışveriş Günleri ile kurumsal eğitim ve danışmanlık programlarının bu çalışmalar arasında yer aldığını belirterek, değişen tüketici alışkanlıklarına dikkat çekti. Geleneksel ticaretin artık tek başına yeterli olmadığını söyleyen Burkay, “Dükkânda bekle, müşteri gelsin devri kapanıyor. Ticaret sahası fiziksel sınırların çok ötesine taşındı. Günümüzde bir işletmenin rekabet gücü, bulunduğu konum kadar dijital dünyadaki görünürlüğü ve erişimiyle ölçülüyor. E-ticaret, esnafımız için yeni bir vitrin niteliği taşırken aynı zamanda yeni bir pazar, yeni bir müşteri ağı ve sürdürülebilir büyümenin anahtarıdır. Bu nedenle esnafımızın e-ticarete hızla adapte olması gerekiyor.” diye konuştu. PAYİTAHT ÇARŞIYA DİJİTAL DÖNÜŞÜM MERKEZİ Bu kapsamda Payitaht Çarşı Dijital Dönüşüm Merkezi projesini devreye aldıklarını açıklayan Burkay, üyelerin dijital altyapılarını güçlendirmeye yönelik rehberlik ve danışmanlık hizmetleri sunacaklarını kaydetti. Başkan Burkay ayrıca ulusal ve uluslararası pazar yerleriyle iş birlikleri geliştirmeyi hedeflediklerini dile getirdi. Üyelerin desteğinin kendilerine güç verdiğini ifade eden Burkay, “Üyelerimizin desteği ve samimi muhabbeti motivasyonumuzu artırıyor. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Tarihi Çarşı ve Hanlar Bölgesi için birlikte çalışmaya devam edeceğiz.” diye konuştu. Bursa Tarihi Çarşı ve Hanlar Birliği Başkanı İsa Altıkardeş, tarihi bölgede ve tarihi bir mekânda gerçekleştirilen programın birlik ve beraberliği güçlendiren önemli bir adım olduğunu belirtti. Toplantıya 32 çarşı ve 11 han başkanının yanı sıra bölgeden çok sayıda esnafın katıldığını ifade eden Altıkardeş, BTSO ile güçlü bir iletişim içinde olduklarını söyledi. Altıkardeş, “BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız ile çok iyi bir diyalog içerisindeyiz. Kendisi çarşının içinden gelen, bölgedeki sorunları ve sıkıntıları yakından bilen bir isim. Her konuda önemli destekler sağlıyor. Bu güçlü birliktelikle daha birçok çalışmaya imza atacağımıza inanıyorum.” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.