Hava Durumu

#Çocuk Gelişimi

- Çocuk Gelişimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çocuk Gelişimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Osmangazi'de Ana Baba Okulu’nda aile içi şiddet konuşuldu Haber

Bursa Osmangazi'de Ana Baba Okulu’nda aile içi şiddet konuşuldu

Toplumun temel yapı taşı olan ailenin güçlendirilmesi bilinciyle hareket eden Osmangazi Belediyesi, bu alandaki çalışmalarını istikrarlı bir şekilde sürdürerek düzenlediği eğitimler, seminerler ve atölye etkinlikleri aracılığıyla her yaştan bireye ulaşıyor. Bu kapsamda, Osmangazi Belediyesi’nin “Güçlü Aile, Sağlıklı Toplum” yaklaşımını temel alarak hayata geçirdiği “Ana Baba Okulu” projesinin dördüncü oturumu Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde gerçekleşti. Bursa Aile Danışmanları ve Eğitim Derneği iş birliğiyle düzenlenen oturuma ebeveynler yoğun ilgi gösterirken, ‘aile içi şiddet’ başlığında alanında uzman konuşmacılar önemli bilgilendirmelerde bulundu. “FARKINDALIK OLUŞTURMAK GEREKİYOR” Aile içi iletişimin güçlendirilmesi, ebeveynlik becerilerinin geliştirilmesi ve çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesine katkı sunulması amacıyla düzenlenen eğitim programında, şiddet konusu geniş bir perspektif ile alındı. Aile içi şiddet ve ihmalin yalnızca bireyleri değil, tüm toplumu etkileyen bir süreç olduğuna dikkat çeken Çocuk Gelişimi Uzmanı ve Sosyolog Özge Alacan “Aile içi şiddetin ve ihmalin, tüm aile bireylerine ve topluma nasıl gittiğine dair uzanan bir yolculuğu anlattık. Atölyeler üzerinden ilerledim çünkü farkındalık oluşturmak gerekiyor. Bu farkındalığı da bir insanın, o zihin çerçevesi kalıbında yapmak gerekiyor. Sadece söz değil, eylemler de işin içerisine girdiği zaman, tam olarak bir sonuç elde edebiliyoruz. Güzel bir sunum oldu, farkındalık oluştuğunu düşünüyoruz” diye konuştu. Aile Danışmanı ve Sosyolog Asiye Akar da “Ana Baba Okulu’nda velilerimize şiddetin ne olduğunu, şiddetin çeşitlerini, çocuğun aile ikliminde bundan nasıl etkilendiğini anlattık. Biraz anne babaları kendi çocukluğuna götürdük, sonra bugünkü çocuklarımızın hayatına biraz yakından baktık ve şiddetin iyileşme yolları nelerdir, çözüm noktaları nelerdir, gerektiğinde nerelere başvurulur bunları ele aldık.” ifadelerini kullandı. Aile Danışmanı Sevnur Yılmaz da aile içinde iletişimin önemini vurguladıklarının altını çizerek, şiddet durumlarında başvurulacak kurum ve kuruluşlara yönelik bilgilendirmelerde bulunduklarını kaydederek, şiddetsiz bir yarınlar diledi. Oturumda uzmanların görüşlerini dikkatle dinleyen anne ve babalar, aynı zamanda yapılan atölye çalışmalarıyla da oturuma interaktif bir şekilde dahil oldu.

Osmangazi Belediyesi Ebeveynleri Ana Baba Okulu’nda Bilgilendirdi Haber

Osmangazi Belediyesi Ebeveynleri Ana Baba Okulu’nda Bilgilendirdi

Osmangazi Belediyesi, “Güçlü Aile, Sağlıklı Toplum” anlayışıyla hayata geçirdiği “Ana Baba Okulu” projesiyle aile yapısını güçlendirmeye yönelik çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde Bursa Aile Danışmanları ve Eğitim Derneği iş birliğiyle ikinci oturumu düzenlenen etkinlik, alanında uzman isimlerin katılımıyla gerçekleşti. Aile içi iletişimin güçlendirilmesi, ebeveynlik becerilerinin geliştirilmesi ve çocukların sağlıklı bireyler olarak yetişmesine katkı sunulması amacıyla düzenlenen eğitim programında; sevgi, sınır, özgüven ve rehberlik gibi temel başlıklar ele alındı. Katılımcı ebeveynler, hem teorik bilgilerle donatıldı hem de günlük hayatta karşılaştıkları sorunlara yönelik çözüm önerileriyle desteklendi. Anne Babanın Tutumları Çocukları Etkiliyor Aile içindeki denge ve özgüven kavramlarına dikkat çeken oturumun konuşmacılarından Sosyolog ve Aile Danışmanı Sıraç Demir, anne-baba-çocuk üçgeninde sağlıklı sınırların önemini vurguladı. Oturumda deneyimlerini paylaşarak bilgilendirmelerde bulunan Uzman Sosyolog Aile Danışmanı Şeydanur Aydın Kaptan da yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Anne baba olmak, rehberlik, sevgi ve sınırlar başlığı altında ebeveyn tutumlarına değindik. Ebeveyn tutumlarının çocuk gelişimi üzerindeki etkilerini konuştuk. Güzel bir oturum oldu, emeği geçenlere teşekkür ederiz. İdeal anne baba olmanın önemli olduğu günümüzdeki tutumlara dikkat çektik. Tutumların, çocukların gelişimi üzerindeki etkilerini konuştuk.” Ailelerin Sorumlulukları Masaya Yatırıldı Oturumun bir diğer konuşmacısı Sosyolog ve Aile Danışmanı Sema Çakmak ise, “Hata yapma sürecinden bahsettik, duyguları kabul edilen çocukların sorumluluk alma konusunda ne kadar yetkin hale geldiğinden, ailelerin bu konudaki sorumluluklarından bahsettim” ifadelerini kullandı. Ebeveynlere önemli bilgilendirmelerde bulunan konuşmacılar, programın sonunda desteklerinden dolayı Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti.

Ulutek Teknopark'ta duygusal zeka ile fark yaratan girişim Haber

Ulutek Teknopark'ta duygusal zeka ile fark yaratan girişim

Girişim fikrinin İngiltere’de yürüttüğü doktora sonrası çalışmalar sırasında şekillendiğini belirten Kuru, duygusal zekânın eğitim, çocuk gelişimi ve kurumsal iletişim üzerindeki etkilerini araştırıyor. Prof. Dr. Kuru, ULUTEK Teknopark’ın sunduğu ekosistem desteğinin girişiminin hayata geçirilmesinde kritik bir rol oynadığını vurgulayarak, “ULUTEK’in sağladığı ofis imkânları, mentorluk desteği ve girişimcilik ağı, projeyi hızlı bir şekilde uygulamaya almamıza olanak sağladı” dedi. PROF. DR. NALAN KURU: “BİLİM HALKLA PAYLAŞILMALI” Emotion Coaching Enstitüsü ile tanışmasının ardından aldığı eğitimlerle Türkiye’de önce uygulayıcı, ardından lider uygulayıcı olan Prof. Dr. Nalan Kuru, enstitü tarafından verilen “senior” unvanını alan dünyadaki tek isim oldu. Akademisyenlerin sahip olduğu bilgi ve deneyimin toplumla buluşmasının önemine işaret eden Kuru, “Hocalarımızın çok kıymetli birikimleri var. Bilimsel bilgiyi okuyup öğrenip bunu hayata geçirecek kişi sayısı sınırlı. O yüzden bilim halkla paylaşılmalı. Türkiye’de akademik girişimciliğin geleceği var, olmalı ve desteklenmeli” ifadelerini kullandı. ULUTEK Teknopark bünyesinde yürütülen “Herkes İçin Duygusal Zekâ Eğitimi Web Portalı” projesiyle Prof. Dr. Nalan Kuru, duygusal zekânın yalnızca akademik başarıyı destekleyen bir unsur değil; sosyal yaşamı, aile ilişkilerini ve iş hayatını şekillendiren temel bir beceri alanı olduğuna dikkat çekiyor. Empati, öz farkındalık, duygu düzenleme, iletişim becerileri, liderlik, sorumlu karar alma ve problem çözme gibi sosyal-duygusal öğrenme başlıklarını merkeze alan portal, bu yetkinliklerin toplum genelinde yaygınlaştırılmasını hedefliyor.

Dijital ekranlar 'emzik' gibi kullanılmamalı! Haber

Dijital ekranlar 'emzik' gibi kullanılmamalı!

İngiltere’de Kindred Squared tarafından 2024 yılında gerçekleştirilen “School Readiness” (Okula Hazır Olma) araştırması, dijital yerlilerin fiziksel kitaplarla kurduğu ilişkinin zayıfladığını ortaya koydu. Araştırmaya göre, her üç çocuktan biri okula başladığında bir kitabı nasıl doğru kullanacağını bilmiyor. Öğretmenler, çocukların kitap sayfalarını çevirmek yerine tablet ekranlarındaki gibi "kaydırma" (swipe) hareketi yapmaya çalıştığını rapor ediyor. Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü’nden Öğr. Gör. Elif Konar Özkan, 2 Nisan Dünya Çocuk Kitapları Günü kapsamında çocukların kitapla tanışmadan okula başlamasının bilişsel ve duygusal risklerine karşı aileleri uyardı. “TABLET NESLİ”NİN OKUMA ALIŞKANLIKLARINDA DEĞİŞİKLER DİKKAT ÇEKİCİ Yapılan akademik araştırmalar ve çalışmaların, bilişsel ve nörolojik dönüşümlerin sinyallerini verdiğine işaret eden Öğr. Gör. Elif Konar Özkan, “Artık zihnin, belleğin, hafızanın, sinir sisteminin kullanım şekli değişmeye başlamıştır. ‘Tablet nesli’ veya ‘dijital yerli’ diye isimlendirilen neslin dikkat sürelerinde ve okuma alışkanlıklarında değişiklikler dikkati çekmektedir. Özellikle hızlı tempolu dijital oyunlar ve Youtube Kids, TikTok gibi platformlar, bir yandan çocukların dikkat sürelerini ve derin odaklanma becerilerini kısaltır diğer yandan sürekli ve anlık dopamin salgısı ile ödül mekanizmasını aktifleştirir. Dijital uygulamalar, çocuğun dikkatini bir dakika hatta saniye bile bırakmamak üzere kurgulanmıştır ve her şey hazır sunulmaktadır. Kitapla vakit geçirmek ise sabır ve zihinsel faaliyet gerektirir çünkü kitap dinleyen/okuyan çocuk zihninde bir dünya kurar; analiz sentez anlama yorumlama melekeleri sürekli aktiftir. Bu da tembelleştiren dijital faaliyetlerin yanında oldukça yorucu gelebilir.” dedi. KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI KAZANDIRMAK GÜÇLEŞTİ Dönem itibariyle okuma alışkanlığı kazandırmayı güçleştiren etkenlerin birden fazla olduğunu kaydeden Öğr. Gör. Elif Konar Özkan, “Kitap okumak için oturmak, uygun kitabı seçmek için ilgi ve ihtiyaçları keşfetmek, bireyin ilgilerini potansiyelini keşfetmek için zaman ayırmak, kitap sayfalarını çevirmek için ince motor becerilerini kullanmak, hikâyenin içine girmek için dinlemek ve/veya okuduğunu anlamak, okuduğunu anlamak için bilişsel çaba ve odaklanma becerisini kullanmak gerekmektedir. Bu eylemler ise dijital yerliler için durağan, yeknesak ve aşırı yavaş gelebilmektedir. Tablet kullanımıyla tıklama ve yüzeysel taramaya alışan çocuk ve genç için (maalesef ki yetişkin için de) metnin duygusal derinliğini kavrama, görünürdeki ve alt metindeki iletileri fark etme zorlaşır. Kitap okuma eylemi hem somut hem soyut bağ kurabilme becerisidir ve bu alışkanlık tüm gelişim alanlarının aktif kullanımını gerektirir.” diye konuştu. DİJİTAL EKRANLAR 'EMZİK' GİBİ KULLANILIYOR Ailelere önemli sorumluluklar düştüğünü vurgulayan Öğr. Gör. Elif Konar Özkan, “Çocuklar çevrelerinde ellerinde somut kitap okuyan, kitap okuma alışkanlığı olan, kitaba para ve zaman ayıran yetişkinler görmeli. Kitap okumanın iyi bir şey olduğunu gözlemleyebilmeli ve yaşayabilmeli çocuklar. Özellikle ekranın hiçbir türü ‘dijital dadı/bakıcı’ gibi olmamalı çocuğun hayatında. Yani ebeveynlere zor gelen anlarda; yemek yerken, seyahatte, toplu taşımada, alışverişte vb. denize düştüklerinde sarıldıkları bir yılan kıvamına gelmemeli hiçbir ekran türü. Zorlayıcı anlarda ekranın bir emzik gibi kullanılması çocukların can sıkıntısıyla başa çıkma, gereğinde kendi iç dünyasına dönme, hayal kurma, kurgulama, düşleme ve baş etme yeteneklerinin kaybolmasına neden olur.” ifadesinde bulundu. Çocukların henüz okula başlamadan önce ortak dikkat becerilerinin gelişebilmesinin önemine vurgu yapan Öğr. Gör. Elif Konar Özkan, bir çocuğun yetişkinle kitap okuması, bakması, incelemesi, sayfaları çevirmek, resimler üzerine konuşmak gibi basit eylemler, beyin ve sinir sistemini dijitalle parçalanmış dikkatten koruyacağını söyledi. Bunun aynı zamanda çocuğun merakını diri tutacak, bağ kurma, iletişim, ilişki ve diyalog kurma, empati becerilerini güçlendireceğini söyleyen Özkan, "Banyo kitapları, oyuncak kitaplardan başlayarak çocuğun kitapla tanışması/tanıştırılması ve kitaba hayatında yer bulması bu alışkanlığı adım adım oluşturacak önemli davranışlardandır. Önemli günlerde kitabı bir hediye olarak almak yani kitap sevdiğine hediye edilebilecek kıymette bir nesne algısını oluşturmak tabii ki bıktırmadan… Ayrıca etkileşimli okuma etkinlikleriyle çocuğun bu bağını kuvvetlendirmek… Kitapla tanışmadan önce de sözlü kültür unsurlarıyla çocuğu adım adım edebiyat, sanat ve okuma dünyasına sokmak. Nasıl? Ninniler, bilmeceler, maniler, tekerlemeler, masallar gibi sözlü kültür unsurları, kitap okuma alışkanlığına giden yolun başlangıç aşamalarını oluşturur aslında.” diye konuştu.

Bursa Nilüfer’de babalar eğitimlerini tamamladı sertifikalarını aldı Haber

Bursa Nilüfer’de babalar eğitimlerini tamamladı sertifikalarını aldı

Nilüfer Belediyesi Ferhat Bakgör Kreş ve Gündüz Bakımevi’nde eğitim gören çocukların babalarına yönelik düzenlenen Baba Destek Programı (BADEP) tamamlandı. AÇEV iş birliğiyle gerçekleştirilen ve çocukların gelişiminde babanın rolünü güçlendirmeyi hedefleyen programın sonunda katılımcılar için sertifika töreni düzenlendi. Törene; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, AÇEV Bursa Saha Koordinatörü Burhan Külcü, AÇEV Eğitimcisi İsmail Çevik ve veliler katıldı. AÇEV eğitimcisi İsmail Çevik tarafından yürütülen 13 haftalık eğitim süresince babalara; demokratik aile ilişkiler, anne-baba tutumları, empati, çocuk gelişimi ve çocukla kaliteli zaman geçirme gibi konularda eğitimler verildi. BAŞKAN ŞADİ ÖZDEMİR’DEN EĞİTİM VURGUSU Törende konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, toplumda anne ve baba olmanın genellikle deneme yanılma yoluyla öğrenildiğine dikkat çekerek eğitimlerin önemine vurgu yaptı. Ebeveynlik eğitimlerinin evlilik öncesi zorunlu hale getirilmesi gerektiğini ifade eden Başkan Şadi Özdemir, “Hayat mücadelesi içinde çocuklarımıza gerekli zamanı ayıramayabiliyoruz. Anneler, çocuklarla daha fazla baş başa kalıyor ve büyük yük üstleniyorlar. Nilüfer bir kadın şehri; kadınların özgürleşmesi ve çocuklarımızın sağlıklı yetişmesi için kreşlerimizin sayısını artırıyoruz” dedi. Programa 13 hafta boyunca düzenli katılan babalara teşekkür eden Başkan Şadi Özdemir, “İşinizden, gücünüzden fedakarlık ettiniz. Zaman ayırdınız, emek verdiniz. Çocuklarınızın geleceği için çok sağlam temeller attınız” ifadelerini kullandı. “BABALARIN ÇOCUKLARIYLA GEÇİRDİĞİ ZAMAN ÇOK ETKİLİ” AÇEV Bursa Saha Koordinatörü Burhan Külcü ise babaların çocuk gelişimi üzerindeki bilimsel etkilerine değindi. Özellikle 0-6 yaş döneminin kritik olduğunu belirten Külcü, “Yale Üniversitesi’nde yapılan bir araştırma, babaların çocuklarıyla geçirdiği zamanın, çocukların gelişimi üzerinde son derece olumlu bir etkisi olduğunu, biyolojik olarak da oksitosin hormonunu artırdığını kanıtladı. Çocuğuna bakan, yakınlık ve kontrol kuran babaların çocukları, ileriki yaşlarda akademik olarak daha başarılı oluyor ve baba-çocuk iletişimi çok daha güçlü temellere oturuyor” diye konuştu. Tören, açılış konuşmalarının ardından eğitimi başarıyla tamamlayan babalara sertifikalarının Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir tarafından verilmesiyle sona erdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.