Hava Durumu

#Çmo

- Çmo haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çmo haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer Kent Konseyi: Katı atık projesinde bilimsel gerçekler göz ardı ediliyor Haber

Nilüfer Kent Konseyi: Katı atık projesinde bilimsel gerçekler göz ardı ediliyor

Nilüfer Kent Konseyi, Bursa kamuoyunda uzun süredir tartışılan katı atık entegre tesisine ilişkin TMMOB Çevre Mühendisleri Odası’nın (ÇMO) hazırladığı kapsamlı teknik raporun sonuçlarını kamuoyuna duyurmak üzere bir basın toplantısı düzenledi. Nilüfer Kent Konseyi binasındaki toplantıya Nilüfer Kent Konseyi Mustafa Berkay Aydın, Yürütme Kurulu Üyeleri Dr. Öğr. Üyesi Okan Aydın ve Jeoloji Yüksek Mühendisi Murat Yaşar katılarak raporda öne çıkan bilimsel bulguları paylaştı. “YANGINDAN MAL KAÇIRIR GİBİ HAREKET EDİLMEMELİ” Toplantının açılışında konuşan Nilüfer Kent Konseyi Başkanı Mustafa Berkay Aydın, sürecin başından bu yana dile getirilen itirazların ÇMO’nun hazırladığı raporla bilimsel bir temele oturduğunu ifade etti. Projenin aceleye getirilerek kentin geleceğinin tehlikeye atılmaması gerektiğini belirten Aydın, “Bursa’nın gelecek on yıllarını ilgilendiren böylesine büyük bir yatırımda çok ciddi eksiklikler var. ÇED süresinin bitmesine sayılı günler kalmışken ortada tartışabileceğimiz somut bir uygulama projesi dahi yok. On yıl öncesinin teknolojisi ve verileriyle bugünün Bursa’sına bir şey dayatılmak isteniyor. Çevre Mühendisleri Odası’nın hazırladığı bu rapor, tarihe düşülmüş çok kıymetli bir şerhtir. Biz bu işin yangından mal kaçırır gibi değil; şeffaf, demokratik, katılımcı ve kentin tüm dinamikleriyle birlikte uzun vadeli bir projeksiyonla ele alınmasını istiyoruz” dedi. “ÇED SÜRESİ DOLUYOR DİYE BİLİMSEL GERÇEKLER YOK SAYILAMAZ” ÇMO’nun 53 sayfalık raporundaki verileri aktaran Nilüfer Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Dr. Öğr. Üyesi Okan Aydın da haziran ayından bu yana yürüttükleri mücadelenin bilimsel gerçeklerle birebir örtüştüğünü vurguladı. Hukuki süreçler nedeniyle geçerliliği 2 Ekim 2026’ya kadar uzatılan ÇED raporunun günümüz şartlarını karşılamadığını belirten Aydın, “ÇED raporunda 197 hektar olarak gösterilen proje sahasının 117 hektarlık bölümünün, yani yaklaşık yüzde 60’ının ne amaçla kullanılacağı hala meçhul durumdadır. Yetkililer aylardır proje hazırlandığını söylüyor ancak süre biterken ortada ne şirket var ne de proje. ÇED süresini kaçırmamak ve mevzuat gereği alana bir çivi çakmış görünmek için adeta bir dayatma ile karşı karşıyayız” dedi. “TÜM BURSA’NIN SU GÜVENLİĞİNİ TEHDİT EDİYOR” Bölgenin sismik ve çevresel risklerine de dikkat çeken Dr. Öğr. Üyesi Okan Aydın, “2024 yılında bilimsel literatürde tanımlanan, 1855 Bursa depremlerinin kaynağı sayılan ve 2026 yılı güncel MTA verilerinde yer alan 95 kilometrelik aktif Kayapa-Yenişehir fayı hemen bu sahanın yakınından geçmektedir. Çatlaklı toprak yapısında olası bir sarsıntıda sızıntı sularının yer altı sularına karışma riski çok yüksektir. Üstelik 2014 ve 2015 yıllarında bu süreç başlatıldığında Çınarcık Barajı kentin içme suyu havzası değildi; ancak bugün Çınarcık, Bursa’nın ana içme suyu kaynağı haline gelmiştir. Proje sahasının içinden geçen Küçük Karaağaçlı Deresi ve karstik zemin yapısı nedeniyle yaşanacak bir sızıntının Kayapa Göleti’ne, Uluabat Gölü’ne ve Çınarcık Barajı havzasına ulaşma ihtimali teknik olarak dışlanamamaktadır. Bu durum bölgesel bir sorun olmaktan çıkıp tüm Bursa’nın su güvenliğini tehdit eden bir boyuta ulaşmıştır” diye konuştu. “SONDAJ VERİLERİ YETERSİZ” Sahanın jeolojik zemin yapısına ilişkin teknik değerlendirmeleri aktaran Nilüfer Kent Konseyi Yürütme Kurulu Üyesi Jeoloji Yüksek Mühendisi Murat Yaşar ise bölgedeki zemin incelemelerinin kabul edilemez düzeyde yetersiz olduğunu kaydetti. Bölgenin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı verilerine göre ‘2.1 önemli alan’ kapsamında yer aldığını belirten Yaşar, “Bu tanım, sahanın aşırı derecede çatlaklı ve sızıntıya müsait bir zemin yapısına sahip olduğunu gösterir. Yaklaşık 2 milyon metrekarelik devasa bir saha için sadece 8 metre derinliğinde 5 adet sondaj yapılmıştır. 2 milyon metrekare için bu veriler hiçbir bilimsel kriteri karşılamaz. Alanda yeraltı suyunu izleyecek bir piyezometre ağı kurulmamış, hidromekanik ve hidrojeolojik modellemeler yapılmamıştır. Olası bir sızıntının hangi yöne akacağına, yeraltı suyu havzalarına nasıl karışacağına dair hiçbir somut simülasyon yoktur. Bilim güncelleme gerektirir. 2016 yılının şartları ve eksik sondajlarıyla hazırlanan bir rapor üzerinden bugün böylesine kritik bir tesis inşa edilemez; sahanın baştan sona yeniden projelendirilmesi ve güncel parametrelerle değerlendirilmesi zorunludur” açıklamasında bulundu.

ÇMO Bursa Şubesi’nden Kuruçeşme raporu Haber

ÇMO Bursa Şubesi’nden Kuruçeşme raporu

TMMOB Çevre Mühendisleri Odası (ÇMO) Bursa Şubesi, Nilüfer ilçesi Kayapa-Kuruçeşme mevkiinde planlanan Batı Bölgesi Entegre Katı Atık Geri Kazanım ve Bertaraf Tesisi hakkında teknik değerlendirme raporu yayımladı. Raporda, Bursa’nın atık yönetiminde uzun yıllardır vahşi depolama modelinden uzaklaşıp entegre ve döngüsel atık yönetimi anlayışına geçtiği hatırlatıldı. Kentin, Demirtaş Depolama Sahası’nın kapatılması, alanın metan gazından enerji üretim tesisine dönüştürülmesi ve Hamitler/Yenikent Düzenli Depolama Alanı ile bu alandaki öncü uygulamalarını sürdürdüğü belirtildi. KENTTE ATIK YÜKÜ ARTIYOR Bursa’da günlük katı atık miktarının yaklaşık 4 bin tona ulaştığına dikkat çekilen raporda, Yenikent (Hamitler) Düzenli Depolama Alanı’nın ise yaklaşık yüzde 86 doluluk oranıyla teknik ömrünün sonuna geldiği ifade edildi. İnegöl Entegre Katı Atık Tesisi ve geri kazanım altyapısının bugüne kadar yükü hafiflettiği, ancak yeni bir tesis ihtiyacının kaçınılmaz hale geldiği vurgulandı. Raporda, Kuruçeşme mevkiinde planlanan tesisin uzun süredir kent gündeminde olduğu belirtilerek, yer seçiminin kentleşme dinamikleri, çevresel ve hidrojeolojik riskler, nüfus artışı, imar planı revizyonları ve içme suyu altyapılarıyla ilişkisi açısından yeniden değerlendirilmesi gerektiği kaydedildi. Özellikle Çınarcık Barajı İçme Suyu Arıtma Tesisi ve isale hatları, güncellenen MTA diri fay hattı verileri, saha eğimi, topografya ve hâkim rüzgâr yönlerinin koku yayılımına etkisi gibi başlıkların bütüncül biçimde ele alınması gerektiği ifade edildi. “ATIK YÖNETİMİNDE ZAMANLAMA KRİTİK” ÇMO Bursa Şubesi, atık toplama ve bertaraf sisteminin kesintisiz işlemesinin halk sağlığı açısından hayati olduğuna dikkat çekerek, evsel atıkların 48 saat içinde biyolojik bozunmaya uğrayabildiğini ve bunun koku, sızıntı suyu, patojen ve vektör kaynaklı riskleri artırdığını hatırlattı. Raporda, projenin bilimsel, teknik ve nesnel veriler ışığında değerlendirilmesi gerektiği vurgulanarak, tüm paydaşların ortak akılda buluşmasının Bursa’nın çevre sağlığı ve geleceği açısından önem taşıdığı belirtildi. Açıklamanın sonunda, ÇMO Bursa Şubesi’nin çevresel geleceği korumaya yönelik idari ve teknik iş birliğine hazır olduğu ifade edildi. Raporda ayrıca, yapım ve işletme süreçlerinin mevzuata ve mühendislik disiplinine uygun şekilde yürütülmesinin zorunlu olduğu vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.