Hava Durumu

#Çin

- Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

CGTN: 1 Temmuz Madalyası'yla onurlandırılanlar... Halkın içinden çıkan, halka hizmet eden kişiler Haber

CGTN: 1 Temmuz Madalyası'yla onurlandırılanlar... Halkın içinden çıkan, halka hizmet eden kişiler

Chongqing ilindeki Guanyinqiao ilçesinin sakinleri mahallelerinde anlaşmazlık yaşandığında kime başvurmak gerektiği sorusuna çoğu zaman aynı yanıtı veriyor: "Lao Ma'ya git." “Lao Ma,” Çin Komünist Partisi (ÇKP) üyesi olan 69 yaşındaki Ma Shanxiang’ın lakabı. Ma, otuz yılı aşkın süredir mahalle düzeyindeki anlaşmazlıklara arabuluculuk yapıyor. Ma'nın bu çalışmaları sabır, anlayış ve uzlaşı içeren binlerce hikâyeyi belgeleyen, toplamda dokuz milyondan fazla Çince karakter içeren 280'i aşkın not defterini doldurdu. Yıllar içinde 20.000'in üzerinde sakinin ziyaret ettiği Ma, 2.500’den fazla anlaşmazlığın başarıyla çözüme kavuşturulmasına aracılık etti. Parti'nin kuruluşunun 105. yıl dönümü dolayısıyla Çarşamba günü (1 Temmuz) düzenlenecek toplantı öncesinde Ma, ÇKP'nin en yüksek onur nişanı olan 1 Temmuz Madalyası için önerilen adaylardan biri olarak açıklandı. ÇKP Merkez Komitesi Genel Sekreteri Xi Jinping, bu toplantıda örnek Parti üyelerine madalyayı takdim edecek ve önemli bir konuşma yapacak. Madalyadaki bir ayrıntı, temsil ettiği değerlere ayna tutuyor. Çin'in metal zincirle boyna asılan millî madalyalarının aksine 1 Temmuz Madalyası'nda dokuma kumaş kurdeleye yer veriliyor. Bu tasarım, bizzat Devlet Başkanı Xi tarafından önerildi. Gösterişten uzak ve sade bir tasarıma sahip olan madalya, Parti'nin en yüksek onur nişanının halkın içinden çıkan, halkla bağlarını koparmayan ve kendini halka hizmete adayan kişilere ait olduğunu simgeliyor. HALKLA BAĞLARINI KOPARMAMAK Başkan Xi, 1 Temmuz Madalyası alan kişilerin “halkın içinden çıkan ve halkla bağlarını koparmayan,” “mütevazı kahramanlar” olduğunu ifade etti. Bu yıl önerilen adaylar listesi de anlayışı yansıtıyor. Meslekleri faklı olsa da adayların paylaştığı kilit bir özellik var: Kendilerine en çok ihtiyaç duyulan yerlerde yıllar (çoğu kez de onyıllar) boyunca sessizce ve özveriyle işlerini yapmaları. Ma gibi, Parti'nin mahalle teşkilatında yönetici olan Wu Yaqin de Parti'nin taban teşkilatında otuz yıldır yönetişim çalışmalarında görev alıyor ve mahalledeki 1.000'den fazla anlaşmazlığa çözüm buldu. Kırsal bölgede görev yapan doktor Uhas Sulayman, 100.000'den fazla hastayı muayene ederek, durumu kritik olan binlerce hastanın hayatını kurtardı ve 3.200’den fazla bebeğin doğumunu gerçekleştirdi. Parti'nin köy teşkilatında sekreterlik görevi üstlenen Li Liancheng, yoksul Xixinzhuang Köyü'nün ülke çapında örnek gösterilen bir köy hâline geldiği dönüşüme öncülük etti. Birinci Sınıf Liyakat Kahramanı Wang Yuchang da ordudan ayrıldıktan sonra halka hizmet etmeye sessizce devam etti. Aynı ruh, bilimsel inovasyon alanında da kendini gösteriyor. Petrol arıtma uzmanı Chen Junwu, hayatını Çin’in petrol arıtma sektörünü geliştirmeye adadı; yaşamının son günlerinde bile karbon emisyonu raporlarını inceliyordu. 89 yaşındaki akademisyen Zhong Jue, ömrünü Çin'in alüminyum üretimindeki kritik teknolojik darboğazları aşmasına yardımcı olmaya adadı. Tarım uzmanı Zhao Yafu, 60 yılı aşkın süredir engebeli bölgelerde modern tarım uygulamalarını teşvik etmek için çalışıyor ve çiftçilerin gelirlerini 30 milyar yuandan (4,2 milyar dolar) fazla artırmasına yardımcı oldu. PARTİ'NİN KURUCU RUHUNU GELECEK NESİLLERE AKTARMAK 1 Temmuz Madalyası, yalnızca örnek Parti üyelerine verilen bir takdir nişanı değil, aynı zamanda başkalarını da Parti'nin kurucu ruhunu yaşatmaya teşvik etmenin bir yolu. Başkan Xi, yeni dönemde Parti üyelerini Parti'nin kurucu ruhunu gelecek nesillere aktarmaya, Parti'nin başlangıçtaki ideallerine ve kuruluş misyonuna sadık kalmaya ve sorumluluklarını özveriyle yerine getirmeye davet etti. Önerilen adayların birçoğu, kişisel özverilerini ortak bir amaca dönüştürmüş durumda. Uhas'ın gönüllü sağlık ekibi çalışmalarını Çin'in sınır bölgelerine yaymaya devam ediyor. Wu, taban teşkilatında yönetişime yönelik eğitim platformu kurarak mahalle düzeyinde yaklaşık 30.000 parti görevlisine mentörlük yaptı. Bu arada Zhong, öğrencilerine mentörlük yapmayı ve dezavantajlı kesimlerden gelen kişilere destek olmayı sürdürürken, yeni teknolojik zorlukların üstesinden gelmek için genç araştırmacılarla birlikte çalışmaya hâlâ devam ediyor. Ma, yapacağı daha çok iş olduğunu düşünüyor. Emekli olduktan sonra tekrar görev verilerek anlaşmazlıklara çözüm bulmak amacıyla hayata geçirilen bir taban örgütü olan "Lao Ma Stüdyosu" nun başına getirilen Ma, "Küçük Malar" gibi sevgi dolu bir ifadeyle anılan 80.000'den fazla gönüllü arabulucudan oluşan bir ekip yetiştirdi. Ma, 70 yaşına yaklaşmış olmasına rağmen toplum içinde arabuluculuk yapma davasının daha yeni başladığını söylüyor. Başkan Xi'nin bayrak yarışı benzetmesini kullanan Ma, rolünü sadece bugün koşuda kendi ayağını iyi koşmak olarak değil, "Küçük Maların" da bu bayrağı geleceğe taşımasına yardımcı olmak olarak görüyor. Çarşamba günü 1 Temmuz Madalyaları takdim edildiğinde, ilgi odağında bir grup "mütevazı kahraman" olacak. Hikâyeleri köylerde, mahallelerde ya da laboratuvarlarda başlamış olabilir ama hepsi aynı ölümsüz değerlere işaret ediyor: Halkla yakın olmak ve bu ruhu gelecek kuşaklara aktarmak.

Bursa Makine Sektörü Temsilcileri ITES China Fuarı’na Çıkarma Yaptı Haber

Bursa Makine Sektörü Temsilcileri ITES China Fuarı’na Çıkarma Yaptı

Türkiye’nin ihracat odaklı büyümesinde yurt dışı iş programları büyük önem taşırken, BTSO da firmaların dış ticaret hacmini artırmak hedefiyle 2026 yılında farklı coğrafyalara yönelik iş programlarını sürdürüyor. BTSO öncülüğünde yürütülen 3. Makine Teknolojileri UR-GE Projesi kapsamında UR-GE üyeleri ilk yurt dışı programını sektörün en önemli organizasyonlarından ITES China Fuarı’na çıkarma yaparak gerçekleştirdi. 120 bine yakın kişi, bin 600’ün üzerinde firmanın katıldığı fuarda, BTSO UR-GE projesi üyeleri son teknolojileri yerinde inceleme fırsatı buldu. BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, meclis ve komite üyeleri ve 80’i aşkın firma temsilcisinin yer aldığı heyet, fuarı detaylı bir şekilde incelerken farklı coğrafyalardan katılımcılarla görüşme imkanı yakaladı. “Hedefimiz Ülke İhracatına Katkı Koymak” BTSO Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener, Makine UR-GE’nin 81 sektör paydaşıyla birlikte ITES China Makine, Otomasyon, Ekipmanları ve Elektronik Fuarı’nı ziyaret ettiklerini söyledi. Bu fuarın otomasyon teknolojileri ve elektronik açısından son derece belirleyici ve öncelikli bir organizasyon olduğunu söyleyen Şener, “Bizler de bu fuarda üretimlerimizin çeşitliliğini artırmak ve rekabet kapasitemizi geliştirmek için incelemelerde bulunuyoruz. Aktif olan 17 UR-GE’mizin önemli projelerinden biri makine UR-GE’miz. Bu fuarda hem Çin pazarını analiz etme hem de üretim teknolojileri hakkında bilgi edinme fırsatı bulduk. Çin, yüksek miktarda makine ithalatı yapan ve Amerika, Japonya, Almanya ile İtalya gibi güçlü rakiplerle rekabet ettiğimiz bir pazar. Biz de firmalarımızla birlikte bu pazarda yerimizi güçlendirmek adına sahada incelemeler gerçekleştirdik. Makine UR-GE’si olarak ilk kez Çin’e yönelik bir program düzenledik ve bu ziyaret tüm katılımcılar için oldukça verimli geçti. Ticaret Bakanlığımızın desteğiyle yürüttüğümüz UR-GE projeleriyle üyelerimizin ihracat performansını artırırken yeni pazarlara açılmalarını da sağlıyoruz. Bu çalışmalarla hem sektörümüzün uluslararası rekabet gücünü artırmayı hem de ülke ihracatına katkı sunmayı hedefliyoruz.” dedi. “Farklı İş Yapma Biçimleri Öğreniyoruz” Çin pazarına yönelik UR-GE programı kapsamında savunma ve enerji alanında sektöre ve firmalarına neler katabileceklerini araştırmak amacıyla fuara katıldıklarını söyleyen UR-GE Üyesi Faruk Önal, “BTSO’nun düzenlediği UR-GE programları firmalar için son derece önemli ve faydalı. Mümkün oldukça tüm UR-GE organizasyonlarına katılarak farklı iş yapma biçimlerini ve yenilikleri yerinde görüyoruz. Elde ettiğimiz bu kazanımları Bursa’da firmamızda uygulayarak kendimizi geliştirmeye ve ihracatımıza katkı sağlamaya çalışıyoruz. Bu projelerin hayata geçmesini sağlayan ve desteklerini esirgemeyen BTSO Başkanımız İbrahim Burkay’a da teşekkür ediyorum.” dedi. “Dünyanın Birçok Pazarına Ulaşabiliyoruz” BTSO’nun makine UR-GE kümelenmesi sayesinde dünyanın birçok pazarına ulaşabildiklerini söyleyen UR-GE Üyesi Emre Bahtiyar, “Gerçekten güzel bir organizasyon, hepimiz için verimli oldu. Şehrimiz makine sektöründe iyi bir konumda olsa da Çin, maliyetler ve yenilikler açısından ciddi bir rakibimiz. Özellikle yapay zekânın makinelere entegrasyonu konusunda önemli adımlar attıklarını görüyoruz. Biz de bu gelişmeleri yakından takip etmek ve bu alanlarda neler yapabileceğimizi öngörmek adına buradayız.” dedi. “Bizler İçin Önemli Bir Deneyim ve Kazanım” BTSO 9.Meslek Komitesi Başkanı Tülay Kurtul, BTSO makine UR-GE projesi kapsamında geniş bir heyetle Çin’de düzenlenen ITES Fuarı’na katıldıklarını söyledi. Fuarda sergilenen yeni teknolojileri yerinde inceleyerek Türk sanayisinin rekabet gücünü artırmaya yönelik fırsatları değerlendirmek amacıyla bu organizasyonda yer aldıklarını söyleyen Kurtul, “Burada sektörümüz açısından neler yapabileceğimizi görmek ve gelişen teknolojileri yakından takip etmek için kapsamlı incelemelerde bulunuyoruz. Çin pazarına yönelik ilk kez gerçekleştirilen bu UR-GE programı, firmalarımız açısından önemli bir deneyim ve kazanım sağlıyor. Elde ettiğimiz bilgileri ve gözlemleri kendi üretim süreçlerimize yansıtarak daha rekabetçi bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu değerli organizasyonda emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz.” dedi. UR-GE Üyesi Mehmet Parladı ise, “Sektörün yönünü ve yeni teknolojileri yerinde görmek bizim için çok değerli. UR-GE projeleri firmalarımıza büyük katkılar sağlıyor.” dedi.

Türk çam balı için Ar-Ge atağı Haber

Türk çam balı için Ar-Ge atağı

Türk bal sektörü, dünya üretiminde üst sıralarda yer almasına rağmen ihracatta geride kalmasını tersine çevirmek için harekete geçti. Ege Su Ürünleri ve Hayvansal Mamuller İhracatçıları Birliği, “Türkiye Çam Balının Uluslararası Pazarda Rekabet Gücünü Artırmak” adlı 24 aylık AR-GE projesini, Tarım ve Orman Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü iş birliğiyle hayata geçirmeye hazırlanıyor. Birlik Başkanı Bedri Girit, Türkiye’nin yaklaşık 100 bin tona yaklaşan bal üretimine karşılık 33,5 milyon dolarlık ihracat gelirinin yetersiz olduğunu belirterek, ortalama 3,9 dolar olan ihracat birim fiyatının artırılması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin üretimde dünyada ikinci sırada olmasına rağmen ihracatta 18’inci sırada bulunduğunu hatırlatan Girit, hedeflerinin 250 milyon dolarlık ihracat seviyesine ulaşarak Çin ve Yeni Zelanda ile rekabet etmek olduğunu vurguladı. ÇAM BALINDA BİLİMSEL ATILIM Birlik Yönetim Kurulu Üyesi Nedim Kalpaklıoğlu ise Türkiye’de Muğla başta olmak üzere birçok ilde yılda 25 bin ton çam balı üretildiğini belirterek, uluslararası pazarda düşük fiyatın temel nedeninin bilimsel altyapı eksikliği olduğunu ifade etti. Kalpaklıoğlu, çam balına özgü protokateşik asit (PCA), alfa-pinen ve beta-pinen gibi biyoaktif bileşenlerin yeterince tanımlanmadığını, uluslararası kabul görmüş bir standardizasyon sisteminin bulunmadığını söyledi. Yeni projeyle çam balının kimyasal olarak standardize edilmesi, otantik ürün doğrulamasının yapılması ve fonksiyonel gıda olarak konumlandırılmasının hedeflendiğini kaydetti. HEDEF: MANUKA İLE REKABET Projenin nihai amacının Türk çam balını premium segmente taşımak olduğunu belirten Kalpaklıoğlu, doğru bilimsel altyapı ve stratejik konumlandırmayla çam balının küresel pazarda çok daha yüksek katma değer yaratabileceğini ifade etti. Sektör temsilcileri, hedefin birim fiyatı yükselterek Türk çam balını dünyaca bilinen premium bal kategorileriyle rekabet edebilir seviyeye çıkarmak olduğunu dile getirdi. 24 AYLIK AR-GE YOL HARİTASI Planlanan proje kapsamında: Çam balına özgü biyoaktif ve marker bileşiklerin ileri analiz yöntemleriyle tanımlanmasıCanlı organizmada (in vivo) veya laboratuvar ortamında (in vitro) biyolojik etkinlik testlerinin yapılmasıKimyasal yapı–biyolojik aktivite ilişkisinin ortaya konmasıMarker bileşiklere dayalı bilimsel sınıflandırma sistemi geliştirilmesiEn az 10 SCI makale ve 15 uluslararası bilimsel sunum hedefleniyor.

BTSO Başkanı Burkay: Al dönemi bitti, kullan dönemi başladı Haber

BTSO Başkanı Burkay: Al dönemi bitti, kullan dönemi başladı

Mudanya Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleşen etkinliğe; Mütevelli Heyeti Başkanı Gıyasettin Bingöl, Rektör Prof. Dr. Emin Karip, Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ahmet Saim Kılavuz, BTSO Yönetim Kurulu ve Meclis Üyeleri ile öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasını yapan Rektör Karip, Bursa iş dünyasının seçkin isimlerini üniversitelerinde ağırlamaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve BTSO’nun üniversiteyle yürüttüğü iş birliklerinin önemini vurguladı. EKOSİSTEMİ DEĞİŞİME HAZIRLAMAK ŞART Konuşmasında, ekonomik ve teknolojik dönüşümün hızla devam ettiğini belirten Burkay, “50 yıl sonra bugünler ekonomi kitaplarında örnek gösterilecek. Artık yönettiğimiz yalnızca insanlar değil, süreçleri, veriyi ve yapay zekâyı da yönetiyoruz. Bu dönüşümde yükselen tarafta yer almak için düşünce yapımızdan iş yapış biçimlerimize kadar köklü bir şekilde yenilenmeliyiz” dedi. Burkay, BTSO’nun 2013’ten bu yana hayata geçirdiği projelerin de bu dönüşüm ekseninde ilerlediğini belirterek, ekosistemi değişime hazır hale getirmenin önemini vurguladı. EYLEMSİZLİKTEN KAÇININ, AKSİYON ALIN Başkan Burkay, çağın en büyük sorununun “eylemsizlik” olduğunu ifade etti: “Bilgi her yerde, ancak önemli olan bunu aksiyona dönüştürebilmek. Çok konuşuyoruz, ama harekete geçmek şart.” Ayrıca, başarısızlığın başarıya giden yolda kaçınılmaz olduğunu, hayallerin büyüklüğü kadar kişinin değerli olacağını söyledi. Burkay, küresel ekonomide doğru konumlanmanın kritik olduğunu belirterek, özellikle Çin’in ekonomik gücünün iyi analiz edilmesi gerektiğine dikkat çekti. Üretimin ve katma değerli teknolojik üretimin önemine işaret eden Burkay, Türkiye’nin potansiyelini doğru kullanarak rekabette yükselen tarafta yer alabileceğini vurguladı. “AL DÖNEMİ BİTTİ, KULLAN DÖNEMİ BAŞLADI” Ekonomik ve toplumsal yapıdaki hızlı değişime değinen Burkay, bireysel sahipliğin azaldığını, artık ‘al’ döneminin sona erdiğini ve ‘kullan’ döneminin başladığını ifade etti. Gençlerin bu dönüşüme uygun projeler geliştirmesi gerektiğini vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.