Hava Durumu

#Çanakkale

- Çanakkale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çanakkale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yıldırım'dan Çanakkale’ye vefa yolculuğu Haber

Yıldırım'dan Çanakkale’ye vefa yolculuğu

Bursa Yıldırım Belediyesi, gençlerde tarih bilincini güçlendirmek ve onların milli değerleri yerinde tanımalarını sağlamak amacıyla anlamlı bir etkinliğe imza attı. Yıldırım Belediyesi, bu kapsamda öğrencilere yönelik Çanakkale gezisi düzenlendi. Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen programa toplam 76 öğrenci katıldı. Gelibolu Tarihi Yarımadası’ndaki şehitlik alanlarını ziyaret eden gençler, kahramanlık destanının yazıldığı tarihi bölgeyi yerinde görme fırsatı buldu. Ziyaret sırasında Çanakkale ruhunu yerinde hisseden gençler, duygu dolu anlar yaşadı. Vatan uğruna canlarını feda eden kahramanları yad eden öğrenciler, şehitlerin fedakarlıkları karşısında duydukları minnet ve gururu dile getirdi. ÇANAKKALE DESTANININ ADIDIR Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz, “Çanakkale tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biridir. Çanakkale aynı zamanda bir destanının adıdır. Çanakkale’de yazılan bu eşsiz kahramanlık hikayesi, bugün de bizlere yol göstermeye devam ediyor. Geleceğimiz olan gençlerimizin ecdadın yazdığı bu destanı hissetmeleri ve o ruhu anlamaları çok önemli. Yıldırım Belediyesi olarak gençlerimizin tarihimizle bağlarını güçlendiren bu tür etkinlikleri sürdüreceğiz. Bu vesileyle, başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, Çanakkale’de destan yazan tüm kahramanlarımızı ve vatan uğruna can veren aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyorum” dedi. Çanakkale gezisine katılan öğrenciler Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’a teşekkür etti.

JMO Güney Marmara: 27 yıl daha kaybedemeyiz Haber

JMO Güney Marmara: 27 yıl daha kaybedemeyiz

17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin üzerinden 27 yıl geçti. TMMOB Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Yıldız, yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin deprem gerçeğiyle yüzleşmeye ve afet risklerini azaltmaya yönelik kapsamlı adımlar atmaya devam etmesi gerektiğini vurguladı. 17 Ağustos 1999’da Gölcük merkezli meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki depremde resmi verilere göre 18 bin 373 kişinin hayatını kaybettiğini, yaklaşık 50 bin kişinin yaralandığını ve 375 bin yapının hasar gördüğünü hatırlatan Yıldız, depremde yaşamını yitirenleri saygıyla andı. “DEPREM BİR DOĞA OLAYI, YIKIM KADER DEĞİL” Depremin tek başına afete neden olmadığını belirten Yıldız, yanlış yer seçimi, plansız kentleşme, niteliksiz yapılaşma, denetimsizlik ve bilimsel mühendislik hizmetlerinin yeterince kullanılmamasının riskleri büyüttüğünü ifade etti. Yıldız, “Deprem bir doğa olayıdır. Afete dönüşmesi veya dönüştürülmesi ise yerleşim yeri planlayıcılarının, karar alıcıların ve uygulayıcıların yanlışlarının sonucudur” dedi. Deprem bilincinin yalnızca deprem sırasında ne yapılacağını bilmekten ibaret olmadığını belirten Yıldız, kentlerin jeolojik özelliklerinin, zemin davranışlarının ve yapı güvenliğinin bilinmesi gerektiğini söyledi. “MİKROBÖLGELEME ÇALIŞMALARI HIZLA TAMAMLANMALI” Afetlere dirençli kentlerin yalnızca sağlam binalardan oluşmadığını vurgulayan Yıldız; aktif faylar, sıvılaşma, heyelan, kaya düşmesi, taşkın, tsunami ve diğer jeolojik tehlikelerin belirlenmesi gerektiğini kaydetti. Bu kapsamda mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanması, yerleşime uygun alanların bilimsel verilerle belirlenmesi ve imar kararlarının bu veriler doğrultusunda alınması çağrısında bulunan Yıldız, mevcut yapı stokunun yanı sıra ulaşım sistemleri ve kritik altyapıların da afetlere karşı güvenli hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Yıldız, jeolojik-jeoteknik etütlerin bir formalite olarak görülmemesi gerektiğini belirterek, bu çalışmaların can ve mal güvenliğinin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti. “KENTSEL DÖNÜŞÜM RANT ODAKLI OLMAMALI” Yerleşim alanlarının planlanmasından yapıların projelendirilmesine, kentsel dönüşümden altyapı yatırımlarına kadar tüm süreçlerde jeoloji mühendisliği hizmetlerinden etkin şekilde yararlanılması gerektiğini belirten Yıldız, kentsel dönüşümün yalnızca yapı yenileme faaliyetine indirgenmemesi gerektiğini söyledi. Deprem tehlikesi, zemin koşulları, yapı güvenliği ve toplumsal ihtiyaçların birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, riskli yapıların yenilenmesi kadar riskli alanlarda yeni yapılaşmanın önlenmesinin de hayati önem taşıdığını kaydetti. “GÜNEY MARMARA NEDEN KAPSAM DIŞINDA?” Açıklamasında “Yarısı Bizden” kampanyasına da değinen Yıldız, İstanbul’da uygulanan finansman modelinin Güney Marmara illerinde de uygulanması gerektiğini savundu. Yıldız, İstanbul’da riskli yapı stokunun yaklaşık yüzde 17 olduğunu, Bursa, Yalova, Balıkesir ve Çanakkale’de ise bu oranın yaklaşık yüzde 65 seviyesinde bulunduğunu öne sürerek, “Olası Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘önlemek’ mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘ödemek’ mi daha insani, daha akılcı ve daha ekonomik?” sorusunu yöneltti. '1' İLE ÖNLEMEK Mİ, '6' İLE ÖDEMEK Mİ? Mevcut riskli yapı stoğunu eritmek amacıyla devreye alınan en güçlü mekanizmanın 2026 yılında da ana strateji olan “Yarısı Bizden” kampanyası olduğunu ifade eden JMO Güney Marmara Şube Başkanı Mehmet Yıldız, konuşmasında şunları kaydetti: "Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından yürütülen bu modelde, her bir konut için 875 bin TL hibe, 875 bin TL kredi ve 125 bin TL taşınma desteği veriliyor. Bu şekilde Bakanlığın her bir konut için sağladığı 1 milyon 875 bin TL’lik finansman desteğinden faydalanan vatandaşlar evlerini yüklenici firmalarla yeniden inşa ettirebiliyor. Bu finansal modelin amacı, inşaat maliyetlerindeki artış nedeniyle kentsel dönüşüme giremeyen dar ve orta gelirli vatandaşın üzerindeki yükü hafifletmektir. Ancak riskli yapı stoğu yaklaşık % 17 olan İstanbul ilimiz için bu sistem uygulanırken, riskli yapı stoğu % 65 olan Bursa – Yalova – Balıkesir ve Çanakkale için neden uygulanmıyor? Üstelik Güney Marmara’da bulunan bu illerin toplam nüfusu İstanbul’un 3’te 1’i ve riskli yapı stoğu yaklaşık 4 kat daha fazla iken. Yetkililere tekrar hatırlatmak istiyoruz, tek bir canımızı dahi kaybetmemek adına, olası Marmara Depremi öncesi 1 birim maliyet ile ‘’ÖNLEMEK’’ mi, yoksa afet sonrası 6 birim maliyet ‘’ÖDEMEK’’ mi, hangisi daha insani, daha akılcı ve daha ekonomik?". “AFET VE ACİL DURUM BAKANLIĞI KURULMALI” Jeoloji Mühendisleri Odası olarak tüm yerleşimlerde mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlanmasını, mevcut yapı stokunun risk önceliğine göre güvenli hale getirilmesini ve yapı ile zemin denetiminin kamusal ve bağımsız bir anlayışla güçlendirilmesini talep ettiklerini belirten Yıldız, afet eğitiminin toplumun tüm kesimlerine yaygınlaştırılması gerektiğini söyledi. Yıldız ayrıca “Afet, Acil Durum ve İklim Değişikliği Bakanlığı” kurulması çağrısında bulundu. Afet yönetimindeki kurumlar arasındaki koordinasyonun yeniden düzenlenmesi ve ulusal, bölgesel ve yerel ölçekte etkin bir afet yönetim modeli oluşturulması gerektiğini ifade etti. Bunun yanında afet risk yönetimini destekleyecek bir afet hukuk sistemi oluşturulması ve afet suçlarına yönelik caydırıcı yaptırımlar getirilmesi gerektiğini savundu. “KAYBEDECEK 27 YILIMIZ DAHA YOK” Deprem sonrasında yaraları sarmaya dayalı anlayıştan, afet öncesinde riskleri azaltan bütünleşik afet yönetimine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Yıldız, bilimin ve mühendisliğin gereklerinin yerine getirilmesinin tercih değil, kamusal sorumluluk olduğunu söyledi. Yıldız açıklamasını, “27 yıl geçti ancak hâlâ doğa olaylarının afete dönüşmemesi için hazır değiliz. Kaybedecek bir 27 yılımız daha olmamalı” sözleriyle tamamladı. Jeoloji Mühendisleri Odası Güney Marmara Şubesi, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nde yaşamını yitirenleri bir kez daha saygıyla anarken, yerel ve merkezi yönetimler başta olmak üzere tüm toplumsal kesimleri afet risklerinin azaltılması için bilimsel ve kamusal çözümler üretmeye çağırdı.

Bursa Osmangazi'de Çanakkale’nin nefesi yeniden yükseldi Haber

Bursa Osmangazi'de Çanakkale’nin nefesi yeniden yükseldi

Osmangazi Belediyesi, milletimizin bağımsızlık mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Zaferi’nin 111. yıl dönümünü anlamlı bir programla andı. Osmangazi Gösteri Merkezi’nde düzenlenen “Çanakkale’den Yükselen Nefes 1915” programı, Osmangazili vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleşti. Tarihe altın harflerle yazılan büyük destanın hatırlandığı gece, izleyenlere hem gurur hem de duygu dolu anlar yaşattı. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, eşi Nadire Aydın ile birlikte etkinlikte yer alırken, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren ve CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz de programa katıldı. OSMANGAZİLİLER DÖNEMİN DUYGUSUNU BİRLİKTE YAŞADI Protokol üyeleri ve çok sayıda vatandaşın katılımıyla gerçekleşen program, milli birlik ve beraberlik duygularını güçlendiren anlamlı anlara sahne oldu. Program kapsamında sahne alan Osmangazi Belediyesi Türk Halk Müziği Korosu, şef Fatih Şengöçmen yönetiminde Çanakkale ruhunu yansıtan türküleri seslendirdi. Çanakkale destanına özdeşleşmiş eserlerin yankılandığı gecede, salonda bulunan vatandaşlar türkülere eşlik ederek o dönemin duygusunu birlikte yaşadı. Çanakkale’de verilen mücadelenin kahramanlığına ve fedakarlığına dair güçlü bir anlatı sunan tiyatro sanatçısı Akif Oktay, izleyicileri adeta o günlere götürdü. Milli ruhu ve vatan sevgisini güçlü bir şekilde yansıtan anlatı, salonda bulunan vatandaşlar tarafından büyük beğeniyle izlendi. Programda emeği geçen herkese teşekkür eden Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Çanakkale Zaferi’ne değinerek şu şekilde konuştu: “Tarih tekerrürden ibaret, bunu çok iyi biliyoruz. 111 yıl önce Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları, aziz şehitlerimiz ve gazilerimiz sayesinde bugün özgür ve bağımsız bir şekilde bu etkinlikleri yapabiliyoruz. Onları bir kez daha saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Eğer o gün onlar canlarını feda etmeselerdi, bizler bugün burada olamazdık ve günümüz şartlarında hemen dibimizde, komşumuzda neler yaşandığını her akşam canlı canlı izliyoruz. 100 yıl önce Büyük Önder Atatürk’ün kurduğu vizyonu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmamamız gerekiyor. Emekleriniz için teşekkür ediyorum.” Tiyatro sanatçısı Akif Oktay ise bu anlamlı programdan dolayı Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederek, “Osmangazi Belediyemiz, Çanakkale Zaferi’nin 111. yılında o günlerin manevi atmosferini yeniden hatırlatmak için bizleri adeta Bursa’dan Çanakkale’ye götürmek istedi. Sağ olsunlar, var olsunlar. Osmangazi Belediyesi gibi yoğun göç alan ve nüfus olarak Türkiye’nin en büyük şehirleriyle yarışan bir merkez ilçede ortak bir kent kültürü yaratmanın en önemli yolu kültür, sanat ve edebiyattan geçiyor. Son iki yıldır görüyoruz ki Osmangazi Belediyesi bu alanda gerçekten önemli çalışmalar yapıyor. Bir Bursalı vatandaş olarak söyleyebilirim ki kültüre, sanata ve edebiyata zaman ayıran, bütçe ayıran ve fikir üreten Osmangazi Belediye Başkanımız Sayın Erkan Aydın’a teşekkür ediyorum” dedi. Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, tiyatro sanatçısı Akif Oktay ve şef Fatih Şengöçmen’e katkılarından dolayı Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk plaketi takdim etti. Protokol üyeleri daha sonra hep birlikte gecenin anısına hatıra karesinde yeniden bir araya gelerek, birlik ve beraberliği paylaştı.

Nilüfer'de 11. Tohum Takası Şenliği hazırlığı Haber

Nilüfer'de 11. Tohum Takası Şenliği hazırlığı

Bursa'da Nilüfer Belediyesi, Nilüfer Kent Konseyi ve Nilüfer Tarımsal Kalkınma Kooperatifi iş birliğiyle düzenlenecek 11. Tohum Takas Şenliği için geri sayım başladı. Yerel tarımı desteklemek ve tohum çeşitliliğinin önemine dikkat çekmek amacıyla düzenlenen etkinlikte, 14 Mart Cumartesi günü Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde yapılacak. Uluslararası tohum tekellerinin egemenliğine karşı 11 yıl önce başlatılan Tohum Takas Şenliği, zaman içinde İzmir, Eskişehir, Edirne, Kırklareli ve Çanakkale gibi birçok kente yayılarak büyümeye devam ediyor. Şenlik kapsamında, Nilüfer Belediyesi’nin kendi bostanlarında ürettiği ve çimlendirme testlerini başarıyla geçen yerel tohumlar vatandaşlarla buluşturulacak. Dağıtılacak 15 bin paket tohumun içinde fasulye, domates, biber, patlıcan, kabak, karpuz ve çeşitli çiçek tohumlarının da bulunduğu 30 farklı yerel çeşit yer alıyor. Katılımcıları sadece tohum dağıtımı değil, aynı zamanda atölyeler, konserler ve halk dansları gösterileriyle dolu dolu bir program bekliyor. Yerel tohumların geleceğin teminatı olduğunu vurgulayan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, tüm vatandaşları Tohum Takas Şenliği’ne davet ederek, “Amacımız dağıtımız tohumların toprakla buluşmasını sağlamak ve vatandaşlarımız tarafından çoğaltılıp nesilden nesile aktarılan bir zincir oluşturmak. Tüm hemşehrilerimizi bu dayanışmaya ortak olmaya bekliyoruz” dedi.

Anadolu’nun sesi “Saz” senfoni ile buluşuyor Haber

Anadolu’nun sesi “Saz” senfoni ile buluşuyor

Gecenin en heyecan verici anı ise, günümüzün en üretken bestecilerinden Erberk Eryılmaz’ın BBDSO siparişi üzerine bestelediği *"Saz Konçertosu"*nun Dünya Prömiyeri olacak. GELENEKSEL TINILAR MODERN TEKNİKLERLE BULUŞUYOR Grammy ödüllü ve eserleri NASA tarafından uzaya gönderilen ilk Türk bestecilerden biri olan Erberk Eryılmaz, bu yeni eserinde Anadolu’nun asırlık sesi sazı, Batı formundaki konçerto geleneğiyle birleştiriyor. Sazın teknik sınırlarını zorlayan bu özel yapıt, dünyaca ünlü saz virtüözü Doç. Dr. Sinan Ayyıldız’ın solistliğinde hayat bulacak. Eser, Balkanlar’dan Artvin’e, Teke yöresinden Orta Anadolu’ya uzanan geniş bir kültürel coğrafyayı 6 bölümde işlerken; synthesizer ve geleneksel vurmalı çalgıların kullanımıyla konçerto geleneğine modern bir soluk getiriyor. Konserin orkestra şefliğini, Ankara Devlet Opera ve Balesi Genel Müzik Direktörü ve Türkiye’nin en parlak genç kuşak şeflerinden Tolga Atalay Ün üstleniyor. Programda ayrıca Türk müziğinin dev isimlerinden eserler yer alıyor: Ferit Tüzün: "Çayda Çıra" (Anadolu köy yaşamını modal ve tonal öğelerle işleyen kült eser) Cemal Reşid Rey: "Türkiye" Senfonik Poem (Ülkemizin müzikal coğrafyasını Trakya’dan Akdeniz’e kadar resmeden görkemli bir yapıt) Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası, Çanakkale ruhunu anmak ve Türk müzik tarihine geçecek bu ilk seslendirilişe tanıklık etmek isteyen tüm sanatseverleri bu anlamlı geceye bekliyor.

Bursa’da tarih, sanat ve kadın gücü buluştu Haber

Bursa’da tarih, sanat ve kadın gücü buluştu

Mozaik sanatçısı ve eğitmen Dilek Türk yönetiminde kurulan mozaik atölyesinin Ankara’da başlattığı sanat yolculuğu, bu kez Bursa’da düzenlenen sergiyle sanatseverlerle buluştu. Kadın emeğini ve sanatın birleştirici gücünü ön plana çıkaran sergide, 27 Türk kadının hazırladığı mozaik eserler ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Serginin açılışı Bursa İl Kültür ve Turizm Müdürü Dr. Kamil Özer tarafından gerçekleştirildi. Tarihi Atatürk Evi’nde yapılan açılış töreninde konuşan yetkililer, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nün kadınların toplumsal hayattaki rolünü ve üretkenliğini hatırlatması açısından önemli bir gün olduğunu vurguladı. Dilek Türk’ün öncülüğünde hazırlanan sergide, kadın sanatçıların farklı temalarda hazırladığı mozaik eserler sanatseverlerin ilgisini çekti. Tarihi mekânda sanatla buluşan ziyaretçiler, hem kültürel mirasın hem de kadın emeğinin yansımalarını bir arada görme fırsatı buldu. Program kapsamında sanatçılardan Emine Yiğit de bir konuşma gerçekleştirdi. Yiğit, her yıl 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla Ankara dışında farklı şehirlerde mozaik sergileri düzenlediklerini belirterek, bugüne kadar birçok şehir ve ülkede sanat etkinlikleri gerçekleştirdiklerini ifade etti. Yiğit konuşmasında, “Gaziantep, Mardin, Çanakkale, Troya, Eskişehir, Gürcistan’ın başkenti Tiflis ve Sinop’ta sergiler açtık. Bugün ise 8 Mart 2026 Dünya Kadınlar Günü’nde Bursa’dayız. Kadın isterse yapamayacağı hiçbir iş yoktur. Tüm kadınların Dünya Kadınlar Günü kutlu olsun.” sözleriyle kadınların gücüne ve üretkenliğine dikkat çekti. Sanatseverler tarafından ilgiyle karşılanan serginin belirli bir süre boyunca ziyaretçilere açık olacağı bildirildi

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.