Hava Durumu

#Busi̇ad

- Busi̇ad haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Busi̇ad haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BUSİAD'da 'Felsefe Söyleşileri' sürüyor Haber

BUSİAD'da 'Felsefe Söyleşileri' sürüyor

BUSİAD’ın geçmiş dönem başkanlarından Mehmet Arif Özer’in yönetiminde gerçekleştirilen etkinlikte, Prof. Dr. Metin Becermen, hayatın kendi başına bir anlamı olmadığını, hayatla kurduğumuz ilişkide bir anlam arayışımızın olduğunu ifade ederek, “Bu da hayatı, olan biteni, varlığı anlamlandırma çabasıdır” dedi. Hayatı anlamlandırmaya ilişkin insanların hikayeleştirme çalışmalarının mitosları yarattığını da kaydeden Prof. Dr. Becermen, “Felsefe ise bir bilgi koyma, anlam bağı kurma çabası içeriyor” diye konuştu. Felsefe dünyasında tarihsel dönüşümler hakkında da bilgi veren Prof. Dr. Becermen, rasyonelliğin öne çıkmasıyla değişen bir süreç olduğunu kaydetti. Prof. Dr. Becermen, “Dünya kötü, hayat kötü diyoruz. Hayır. Bizim hayatla kurduğumuz bağda bir sorun var. Farklı bir bağ kurulabilir. İnsan-dünya bağının son dönemde yeniden anlamlandırılmaya çalışıldığını görüyoruz” dedi. Becermen sözlerini, “Makineler düşünürse; akılla değil, zekayla düşünür. Değerler üzerinden aklı kullanarak düşünemez. Yapay zekadan akıl yürütmesini bekleyemeyiz. İnsan-yapay zeka ilişkimizde öyle egemen olmuş ki, İnsanın evrene, doğaya, dünyaya ve hayata yabancılaşmasını da beraberinde getiriyor. Bu da insan türünün geleceği açısından bir tehlike oluşturuyor. Tehlikenin olduğu yerde koruyucu güç güçlenir. Evrenle bağımız üzerine yeniden düşünmemiz ve bu bağı kurmamız gerekiyor. Düşünmeye sadakatle bağlı olmamız gerekiyor. Düşünmüyoruz, evrenle bağımız konusunda. Günümüzde evrenle bağı korumadan teknik olanın egemenliğine teslim etmiş durumdayız” diye tamamladı. Soruları da yanıtlayan Prof. Dr. Metin Becermen ve Mehmet Arif Özer’e Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hüsamettin Çoban tarafından verildi.

Bursa Tarım Kongresi’nin sonuç raporu açıklandı Haber

Bursa Tarım Kongresi’nin sonuç raporu açıklandı

Bursa Tarım Kongresi’nin sonuç raporu, düzenlenen basın toplantısıyla kamuoyuna açıklandı. Sonuç bildirisi, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve BUSİAD Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu Sorumlusu Lale Yıldız tarafından paylaşıldı. Bursa Uludağ Üniversitesi, BUSİAD ve Bursa İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinatörlüğünde; TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Bursa Şubesi, Bursa Ticaret Borsası, Bursa İhracatçılar Birliği, Marmarabirlik, TÜİK Bursa Bölge Müdürlüğü ve Uludağ Zootekni Derneği’nin katkılarıyla 21–22 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenen kongrede, Bursa’nın tarım ve gıda sektörüne ilişkin temel sorunlar ve çözüm önerileri ele alındı. 457 KİŞİ, 55 KONUŞMACI “Bursa’da Tarımın Dünü, Bugünü ve Geleceği” temasıyla gerçekleştirilen kongreye Bursa ve çevre illerden 457 kişi katıldı. Alanlarında uzman 55 davetli konuşmacının yer aldığı programda bitkisel ve hayvansal üretim, gıda sanayisi, su yönetimi, iklim değişikliği, tarımsal mekanizasyon, kırsal kalkınma ve dijital tarım başlıkları değerlendirildi. Kongre hazırlıkları kapsamında Kasım 2025’te yapılan dört tematik çalıştayın sonuçlarının da rapora temel oluşturduğu belirtildi. 2050 VİZYONU: İKLİME UYUMLU, TEKNOLOJİYLE ENTEGRE TARIM BUSİAD Gıda ve Tarım Uzmanlık Grubu Sorumlusu Lale Yıldız tarafından açıklanan raporda, Bursa’nın verimli tarım arazileri, farklı iklim yapısı, sanayi altyapısı ve lojistik avantajlarıyla Türkiye’nin önemli tarım ve gıda üretim merkezlerinden biri olduğuna dikkat çekildi. Bursa siyah inciri, Gemlik zeytini, Bursa şeftalisi, Deveci armudu ve Keles kirazı gibi coğrafi işaretli ürünlerin kentin yüksek katma değer potansiyelini ortaya koyduğu vurgulanan raporda, Bursa’nın 2050 yılına kadar iklim değişikliğine uyum sağlayan, ileri teknolojileri üretimin tüm aşamalarına entegre eden ve uluslararası rekabet gücü yüksek bir tarım-gıda merkezi olması gerektiği ifade edildi. ÖNE ÇIKAN SORUNLAR Sonuç raporunda, tarımın önündeki başlıca sorunları; tarım arazilerinin amaç dışı kullanımı, iklim değişikliği ve kuraklık, su kaynaklarının etkin yönetilememesi, artan üretim maliyetleri, küçük ve parçalı arazi yapısı, kırsal nüfusun yaşlanması ve gençlerin tarımdan uzaklaşması olarak sıralandı. Hayvancılıkta yem maliyetleri, mera alanlarının yetersizliği ve üretici kârlılığı; gıda sanayisinde ise hammadde tedariki, markalaşma, izlenebilirlik, soğuk zincir ve nitelikli iş gücü ihtiyacı öne çıkan başlıklar arasında yer aldı. Su ürünleri sektöründe ise kirlilik, müsilaj, aşırı avcılık ve yetersiz destekler çözüm bekleyen sorunlar olarak belirtildi. Raporda, verimli tarım arazilerinin korunmasının stratejik öncelik olması gerektiği vurgulandı. Bu kapsamda 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu’nda düzenlemeler yapılması, tarım arazilerini amaç dışı kullanıma karşı daha güçlü koruyacak yasal çerçevenin oluşturulması ve verimli ovaların gelecek nesillere aktarılmasını güvence altına alacak adımların atılması önerildi. Öne çıkan başlıklar ise şunlar oldu: Basınçlı ve sensör tabanlı sulama sistemlerinin yaygınlaştırılmasıYağmur suyu hasadı uygulamalarının artırılmasıGeri kazanılmış su kaynaklarının tarımsal sulamada değerlendirilmesiHassas tarım ve dijital karar destek sistemlerinin kullanımıCoğrafi işaretli ürünlerde üretim ve pazarlama altyapısının güçlendirilmesiMarkalaşmanın desteklenmesiMeyve-sebze işlemede ileri teknolojilerin kullanılmasıÜretici örgütleri ve tarımsal kooperatiflerin kurumsal kapasitelerinin artırılması

BUSİAD ödülleri sahiplerini buldu Haber

BUSİAD ödülleri sahiplerini buldu

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği’nin (BUSİAD) marka etkinliklerinden biri olan ve bu yıl 29’uncusu gerçekleştirilen 2025 Doğan Ersöz ve BUSİAD Başarı Ödülleri, Almira Otel’de düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Gecede 2025 Doğan Ersöz Ödülü, Valeo Türkiye’ye verildi. Valeo Türkiye adına ödülü, Valeo Türkiye CEO’su Tuna Arıncı, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu ve BUSİAD’ın geçmiş dönem başkanlarının elinden aldı. DİĞER ÖDÜLLER DE SAHİPLERİNİ BULDU Törende BUSİAD Özel Başarı Ödülü Çetin Ceylan’a, BUSİAD Meslek Ödülü Ahmet Özenalp ve Ferit Karslıoğlu’na verildi. BUSİAD Eğitime Destek Ödülü’nü, Uludağ İhracatçı Birlikleri Otomotiv İhracatçıları Birliği adına Genel Sekreter Yardımcısı Birgül Polat Ölmez alırken; BUSİAD Kültür-Sanat ve Spora Destek Ödülü Prof. Dr. Derya Şahin ve Prof. Dr. Mustafa Şahin’e, BUSİAD Sosyal Sorumluluk Ödülü ise Bursa LÖDER adına Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Adalet Meral Güneş’e verildi. “ÖDÜLLER BURSA’NIN DEĞER YARATMA İRADESİNİ TEMSİL EDİYOR” Törenin açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, Doğan Ersöz ve BUSİAD Başarı Ödülleri’nin yalnızca başarılı kişi ve kurumları onurlandırmadığını, aynı zamanda Bursa’nın geleceğine ilişkin önemli bir mesaj taşıdığını söyledi. Hatunoğlu, “Bu ödüller yalnızca bir yılın ya da bir dönemin başarılarını görünür kılmıyor. Aynı zamanda Bursa’nın üretme, geliştirme, yenilik yapma ve topluma değer katma iradesini de temsil ediyor” dedi. Dünyanın son yıllarda son derece hızlı ve karmaşık bir değişim sürecinden geçtiğini belirten Hatunoğlu; küresel ısınmadan sıcak çatışmalara, enerji ve gıda güvenliğinden yapay zekânın yarattığı dönüşüme kadar pek çok gelişmenin bilinen ekonomik ve toplumsal düzeni yeniden sorgulamayı zorunlu hale getirdiğini ifade etti. “BAKIŞIMIZI DA DEĞİŞTİRMELİYİZ” BUSİAD’ın bu nedenle uzun süredir üçlü dönüşüme dikkat çektiğini kaydeden Hatunoğlu, “Yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve belki de bunların en önemlisi, toplumsal dönüşüm. Çünkü geleceğin dünyasını yalnızca teknolojiyi değiştirerek kuramayız. Üretim biçimlerimizi, enerji kullanımımızı ve dijital yetkinliklerimizi değiştirmeliyiz. Ama aynı zamanda insana, eğitime, fırsat eşitliğine, yaratıcılığa ve toplumsal dayanışmaya bakışımızı da değiştirmeliyiz.” dedi. BUSİAD’ın rolünü yalnızca iş dünyasının sorunlarını gündeme getirmekle sınırlamadıklarını belirten Hatunoğlu, “Biz BUSİAD’ı Bursa’nın ve Türkiye’nin geleceği üzerine düşünen, fikir ve bilgi üreten, ürettiği fikirleri toplumla paylaşan ve gerektiğinde sorumluluk alan bir kurum olarak görüyoruz. Pek çok faaliyetimizin arkasında aslında aynı soru var: Daha iyi bir gelecek için bugün ne yapabiliriz?” ifadelerini kullandı. “DÖNÜŞÜMÜN MERKEZİNDE İNSAN VAR” BUSİAD’ın eğitim, dijital ve yeşil dönüşüm, enerji, yenilikçilik, verimlilik ve rekabetçilik başta olmak üzere farklı alanlarda yürüttüğü çalışmalara da değinen Hatunoğlu, dönüşümün merkezinde insanın bulunduğunu vurguladı. Hatunoğlu, “Yeşil ve dijital dönüşümü gerçekleştirecek olan da insandır. Dolayısıyla teknolojiye yaptığımız yatırım kadar, insanın gelişimine yaptığımız yatırım da geleceğimizi belirleyecektir” dedi. BUSİAD’ın çalışmalarının merkezinde yaşanabilir bir Bursa hedefinin de bulunduğunu ifade eden Hatunoğlu, “Biz yaşanabilir bir Bursa istiyoruz. Çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğini başka kentlerde ya da başka ülkelerde aramak yerine Bursa’da yaşamayı istemelerini önemsiyoruz. Bursa nasıl geçmişte Türkiye sanayisine pilotluk yaptıysa, bugün de dönüşüme pilotluk yapabilir. Bu nedenle hacimsel değil, değersel gelişme; katma değerli, yeşil ve dijital üretim diyoruz" diye konuştu. “DEĞİŞİMİN AKTÖRÜ OLMAK İSTİYORUZ” Dünyada ciddi sorunların ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini, ancak bu değişimin aynı zamanda önemli fırsatlar yarattığını söyleyen Hatunoğlu, BUSİAD’ın bu süreçte üstlenmek istediği rolü şu sözlerle anlattı: “Yeni teknolojiler, yeni üretim modelleri, yeni iş alanları, yeni enerji kaynakları ve yeni toplumsal yaklaşımlar bize başka bir gelecek kurma imkânı sunuyor. Burada asıl mesele, değişimin seyircisi olmak mı, yoksa değişimin aktörü olmak mı istediğimizdir. Biz BUSİAD olarak tercihimizi yaptık. Değişimin aktörü olmak istiyoruz” dedi. BUSİAD’ın önümüzdeki dönemde de bilgi üretmeye, gençlerle buluşmaya ve eğitim, yenilikçilik, sürdürülebilirlik ile dönüşüm alanlarında sorumluluk almaya devam edeceğini belirten Hatunoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bursa’nın sorunlarına yalnızca dikkat çekmekle yetinmeyecek, çözümün bir parçası olmaya devam edeceğiz. Çünkü bizim anlayışımızda sivil toplumun görevi yalnızca eleştirmek değildir. Sorumluluk almaktır. Fikir üretmektir. Ortak aklı büyütmektir. Ve gerektiğinde ilk adımı atmaktır.” Gecenin sponsoru Securitas’ın Ülke Başkan Yardımcısı Memet Hanlıoğlu’na, organizasyona verdikleri destek nedeniyle teşekkür plaketi takdim edildi. 29. Doğan Ersöz ve BUSİAD Başarı Ödülleri, ödül töreninin ardından Alba Orkestrası’nın müzikleriyle sona erdi.

BUSİAD Eğitim ve Gelişim Zirvesi yapıldı Haber

BUSİAD Eğitim ve Gelişim Zirvesi yapıldı

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Eğitim ve Gelişim Çalışma Grubu tarafından organize edilen 4. Eğitim ve Gelişim Zirvesi BUSİAD Evi bahçesinde gerçekleştirildi. Bu yıl dördüncüsü düzenlenen zirvenin teması “Momentum” olarak seçilirken, zirvenin açılışında konuşan BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, “Çok hızlı değişen bir dünyada artık durmak, olduğumuz yerde kalmak değil, geride kalmak anlamına geliyor” dedi. “Yapay zekâ ile birlikte artık bilgiyi bizim için bulan, özetleyen, analiz eden sistemlere sahibiz” diyen BUSİAD Başkanı Hatunoğlu, “Dolayısıyla farkı yaratan artık yalnızca ne bildiğimiz değil; hangi soruyu sorduğumuz, bilgiyi nasıl yorumladığımız ve onu nasıl değere dönüştürdüğümüz. Bu da bizi çok önemli bir soruyla karşı karşıya bırakıyor: Yapay zekâ çağında nasıl bir insan yetiştirmeliyiz? Bilgiyi ezberleyen mi, doğru soruyu sorabilen mi? Kendisine verilen problemi çözen mi, yoksa henüz kimsenin görmediği problemi fark edebilen mi? Teknolojiyi yalnızca kullanan mı, yoksa onunla yeni değerler yaratabilen mi? Bence eğitim dünyasının da iş dünyasının da önündeki temel sorulardan biri artık budur.” Eğitimin hayat boyu devam eden bir yolculuk olduğunu da kaydeden Hatunoğlu, “Aynı durum şirketlerimiz için de geçerli. Bugün makinelere, otomasyona, robotlara, dijital sistemlere ve yapay zekâya yatırım yapıyoruz. Ama bütün bunların üzerinde hâlâ en önemli yatırım insana yapılan yatırım” diye konuştu. Hatunoğlu şöyle devam etti: “Çünkü teknolojiyi kullanacak, değişimi yönetecek ve ondan değer yaratacak olan yine insan. İşte gerçek momentum da burada oluşuyor. Merak eden öğrenci, o meraka cevap verebilecek öğretmen, üretimin ihtiyaçlarını anlayan üniversite, çalışanının gelişimini yatırım olarak gören şirketler. Bunları bir araya getirebilirsek Türkiye için çok güçlü bir momentum yaratabiliriz. Özgür düşünen, merak eden, soru soran ve üreten gençlerimizi doğru eğitimle buluşturabilirsek, özellikle yapay zekâ çağında çok önemli bir fırsata sahibiz. Çünkü yeni çağın en önemli sermayelerinden biri nitelikli insan. İşte bu nedenle BUSİAD olarak; Eğitim, eğitim, eğitim diyoruz.” Etkinliğin açılışında konuşan BUSİAD Eğitim ve Gelişim Komitesi Başkanı Ali Onur Bayrakgil de, komitenin çalışmaları hakkında bilgiler verirken, en temelde insan için çalıştıklarını kaydetti. Açılış konuşmalarının ardından öğretim görevlisi ve içerik üreticisi Engin Özeren, “Yeni Nesil Sunumlar” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Özeren, yapay zeka ile sunumların nasıl zenginleştirilebileceğini, hız nedeniyle dikkatin nasıl azaldığını aktardı. Özeren, Bursa’nın çok iyi işler yaptığını, mühendislik açısından çok önemli şeyler başarıldığını kaydedereken, “Ancak bu işi paketleyemezseniz, bunu yapamayan ancak iyi ambalajlayanlar daha öne çıkıyor” dedi. Özeren, Hook teoreminin sunumlarda kullanılmasının önemli bir avantaj sağladığını da ifade ederken, bunun dört aşamasını; Durdur, Merak, Değer ve Çağır olarak açıkladı. Bununla ilgili örnekler de veren Özeren sunumlarda kullanılması halinde fark yaratılabileceğini söyledi. Özeren’in ardından TRAI Akademi ve Danışmanlık Direktörü Roksan Kaspi ise “Yapay Zekânın İş Dünyasındaki Dönüştürücü Etkisi” konulu bir sunum yaptı. Kaspi, “Yapay Zekâ moda diye, rakibimiz yaptı diye bir şeyleri yapmak doğru değil. Başlangıç noktamız katma değeri nasıl sağlayacağımız ve stratejimizi ortaya koymamız. Stratejim büyüme mi? Maliyeti düşürme mi? Neye konsantre olmak istiyorum? Yapay Zekâyı bu hedeflerin neresine yerleştirebiliriz. Bu bir IT konusu değil. Bu bir teknoloji konusu değil. Önce stratejiyi belirleyeceğim” dedi. Kaspi, Yapay Zekânın risklerini de aktardı. Etkinliğin ikinci bölümünde ise Roksan Kaspi moderatörlüğünde Ali Onur Bayrakgil, Sevilay Kavuk ve Demet Dengiz Oral da, kendi iş yerlerinde tecrübeleri üzerinden yapay zekâyla dönüşen iş dünyasında insan kaynaklarının rolünü değerlendirdi. Etkinliğin son bölümünde ise kamuoyunun Geveze olarak tanıdığı Jozi Zalma ise “Mutluluk Akademisi” başlıklı bir sunum gerçekleştirdi. Geveze, mutluluğun hedeflenecek ve uğrunda çaba gösterilecek bir şey olduğunu interaktif bir yöntemle dinleyenlere aktardı. Zirve sonunda, sosyal medyada en çok paylaşım yapan katılımcılara Eker Spor Kulübü’nden çeşitli hediyeler verildi.

BUSİAD'da Ekonomi Değerlendirmesi: Riskler ve fırsatlar bir arada Haber

BUSİAD'da Ekonomi Değerlendirmesi: Riskler ve fırsatlar bir arada

BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, BUSİAD Ekonomi Platformu tarafından ilki gerçekleştirilen ve 4 ayda bir tekrarlanacak olan “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sunumun sonunda yaptığı değerlendirmede, “Yalnızca Türkiye değil, tüm dünya ekonomik, siyasi ve jeoekonomik açıdan oldukça kırılgan bir dönemden geçiyor. Belirsizliklerin arttığı bu süreçte, değişimi doğru okuyabilmek her zamankinden daha önemli hale geliyor” dedi. BUSİAD Başkanı Hatunoğlu şöyle devam etti: “İçinde bulunduğumuz dönem riskler kadar fırsatlar da barındırıyor. Bursa iş dünyası ve Türk sanayicisi ise tarih boyunca zorlu koşullarda ayakta kalmayı başarmış, dirençli ve esnek bir yapıya sahip olmuştur. Bugün de aynı dayanıklılığa sahibiz. Ancak bu süreçte iş dünyasının beklentileri de vardır. Özellikle finansa erişim, öngörülebilirlik ve rekabet gücünü destekleyecek regülasyonlar konusunda daha güçlü bir zemine ihtiyaç duyulduğunu düşünüyoruz. Bölgemizde belirsizlikler yaşanırken, Türkiye’nin doğru politikalar ve doğru dönüşüm adımlarıyla çok daha güçlü bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz.” Toplantının, BUSİAD Ekonomi Danışmanlarının iki değerli çalışmasının ışığında gerçekleştiğini de kaydeden Tuncer Hatunoğlu, “Bursa Uludağ Üniversitesi İİBF Öğretim Üyesi Sayın Prof. Dr. Metin Özdemir tarafından uzun süredir hazırlanan BUSİAD İktisadi Yönelim Anketi’nde; üyelerimizin verdiği yanıtlar doğrultusunda talepte ılımlı bir yavaşlama eğilimi olduğu, maliyet baskılarının sürdüğü ve üretimde zayıflama işaretlerinin görüldüğü ortaya çıkıyor. Bu tablo, küresel ve jeoekonomik gelişmelerin reel sektör üzerindeki doğrudan etkisini açık biçimde gösteriyor. Yine Sayın Doç. Dr. Derya Hekim’in hazırladığı “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”nda da; enerji maliyetleri, ihracat pazarlarındaki daralma, küresel belirsizlikler ve enflasyonla mücadele sürecinin ekonomimiz üzerindeki etkilerini detaylı şekilde dinledik. Ancak aynı zamanda Türk iş dünyasının esnekliği, üretim kültürü ve uyum kabiliyeti sayesinde yeni fırsat alanlarının da oluşabileceğini gördük” ifadelerini kullandı. Hatunoğlu, BUSİAD’ın yaklaşımının net olduğunu ifade ederek sözlerini şöyle tamamladı: “Önümüzdeki dönemde jeopolitik ve ekonomik dalgalanmaların devam edeceği gerçeğini kabul ederek hareket etmek zorundayız. Özellikle enerji konusunda dışa bağımlı bir ülke olmamız nedeniyle maliyet baskılarını tamamen kontrol edebilmemiz kolay görünmüyor. Bu nedenle çözüm alanlarımızı; verimlilik, dijital dönüşüm, yeni pazarlar, katma değerli üretim ve rekabet gücünü artıracak yapısal dönüşümler olarak görüyoruz. İş dünyası olarak bizler; verimliliğimizi artırmaya, yeni pazarlara ulaşmaya, dönüşüm süreçlerine uyum sağlamaya çalışırken; karar vericilerden de özellikle finansmana erişim, yatırım ortamı ve rekabet gücünü destekleyecek düzenlemeler konusunda destek bekliyoruz. BUSİAD olarak ekonomiyi yalnızca takip eden değil; iş dünyasına yön gösteren, veri üreten, analiz yapan ve ortak akla katkı sağlayan bir yapı olmaya devam edeceğiz.” DEĞİŞEN DÜNYA... BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemoçin ise toplantının açılışında yaptığı konuşmada, “Son beş yılda dünya ekonomisi yalnızca değişmedi; kuralları yeniden yazıldı. 2020 yılında başlayan pandemiyle birlikte, uzun yıllardır alışık olduğumuz küresel düzen yerini daha karmaşık, daha kırılgan ve aynı zamanda daha hızlı tepki veren bir yapıya bıraktı. Bu süreçte yaşanan gelişmeler yalnızca ekonomik dengeleri değil; toplumların davranış biçimlerini, devletlerin politika tercihlerini ve şirketlerin iş yapma modellerini de köklü şekilde dönüştürdü. Artık ekonomik sürdürülebilirlik, doğrudan bir ulusal güvenlik meselesi haline gelmektedir ” dedi. “Jeoekonomi artık dış politikanın tamamlayıcı bir unsuru değil; doğrudan belirleyici araçlarından biri haline gelmiştir” diyen Alptemoçin, “Şirketler, yalnızca kendi sektör dinamiklerine odaklanmaları yeterli olmamakta; küresel gelişmeleri, makroekonomik eğilimleri ve jeoekonomik riskleri bütüncül bir bakış açısıyla değerlendirmeleri gerekmektedir” ifadesini kullandı. Alptemoçin, şöyle devam etti: “Türkiye ise bu dönüşümün tam merkezinde yer almaktadır. Jeopolitik konumumuz, beraberinde hem önemli riskler hem de güçlü fırsatlar getirmektedir. Kısa vadede enerji fiyatları, enflasyon ve maliyet baskıları gibi zorluklar öne çıkarken; uzun vadede Türkiye’nin enerji ve lojistikte alternatif bir merkez olma potansiyeli giderek güçlenmektedir. ÇEVİK İŞ DÜNYASI... Tüm risklere rağmen gerektiğinde hızlı büyüyebilen, gerektiğinde de hızlı küçülebilen, çevik, değişen koşullara hızla uyum sağlayabilen bir iş dünyamız var. Farkında olmasak da, 2020’den bu yana yaşanan zorlukların, bizi daha güçlü, daha esnek ve daha rekabetçi bir yapıya hazırladığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Önümüzdeki dönemde küresel koşulların normalleşmesiyle birlikte, firmalarımızın bu birikimle çok daha güçlü bir performans sergileyeceğini düşünüyoruz.” BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Alptemoçin, BUSİAD’ın bu dönüşüm sürecini daha yakından takip etmek, güvenilir veri ve analizlerle iş dünyasına yön göstermek amacıyla çalışmalar sürdürdüğünü de kaydetti. Alptemoçin bu çalışmaları da şöyle dile getirdi: “Bu çerçevede Ekonomi Komitemiz bünyesinde; Daha ziyade ülkemizin makro ekonomik gelişmelerine odaklandığımız Ekonomi Platformu, Küresel ve bölgesel jeopolitik gelişmelere, risklere ve fırsatlara odaklanacağımız Jeoekonomi Platformu, firmalarımızın karlılıklarını koruyabilmeleri ve yurtdışında gelişim gösterebilmeleri için vaka analizlerinin ele alınacağı Verimlilik ve Rekabetçilik Platformu Ve son olarak belirlenecek ülke veya bölgelere yönelik pazar geliştirmek isteyen firmalarımıza fikir vermek adına çalışacak Küresel İlişkiler Platformları olarak yapılandık. Bugün de, bu çalışmaların ilk çıktısı olarak“1. Çeyrek Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu”nu sizlerle paylaşacağız. Değerli üyelerimiz ve basınla paylaşılacak bu rapor yılda 3 kere, Mayıs, Eylül ve Aralık aylarında, İktisadi Yönelim Anketimizle beraber görüşlerinize sunulacaktır. Bu raporun, mevcut tabloyu birlikte değerlendirmek ve önümüzdeki döneme daha hazırlıklı bakabilmek adına ortak bir perspektif oluşturmasına katkı sağlamasını umuyoruz. Çünkü inanıyoruz ki; doğru okunan bir dünya, doğru konumlanmış bir Türkiye güçlü bir iş dünyası demektir.” ÜÇ BÜYÜK ŞOK... BUSİAD Ekonomi Danışmanlarından Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Derya Hekim de, “BUSİAD Ekonomik Görünüm ve Stratejik Değerlendirme Raporu” sunumuyla dünya ve Türkiye ekonomisinin içinde bulunduğu durumu özetledi. Doç. Dr. Hekim, 2026 yılının ilk çeyreğinin, küresel ekonomik düzeni eş zamanlı ve birbirini besleyen üç büyük şokun yeniden şekillendirdiği bir dönem olduğunu ifade ederken bunları; Orta Doğu'da patlak veren savaş ve Hürmüz Boğazı krizi, ABD'nin tarife politikasındaki köklü dönüşüm ve Avrupa'nın ticaret ile sanayi politikasında korumacı bir eksenle yeniden konumlanması olarak tanımladı. Doç. Dr. Hekim, “Bu üç gelişme birlikte, Türkiye ekonomisi için hem tarihsel ölçekte risk hem de stratejik fırsat barındıran olağan dışı bir konjonktür ortaya çıkarmıştır” diye konuştu. Petrol ve ham madde girdilerindeki artışın küresel ekonomide yavaşlamaya neden olabileceğini de kaydeden Doç. Dr. Hekim, “Türkiye'nin enerji ithalatına yüksek bağımlılığı, Hürmüz krizinin ekonomik maliyetini emsallerine kıyasla daha belirgin kılmaktadır. Enerji faturasındaki artışın cari açığı IMF'nin Ekim 2025 tahmininin iki katından fazla bir düzeye, GSYİH'nin yüzde 2.8'ine taşıması beklenmektedir. Bu baskı, hem döviz kurunu hem de enflasyon patikasını doğrudan zorlamaktadır” dedi. SEKTÖRLER... Merkez Bankası’nın savaşın yarattığı belirsizlik ortamında faiz indirimini gerçekleştirme kapasitesinin sınırlı olduğunu da kaydeden Doç. Dr. Hekim, sektörel bazlı değerlendirmesinde ise şunları kaydetti: “Otomotiv sektörü, AB tedarik zinciriyle entegrasyonunu ve ticari araç üretimindeki liderlik pozisyonunu 41.5 milyar dolarlık rekor ihracat performansıyla pekiştirmiştir. Tarım sektörü ise değer açısından rekor ihracat gerçekleştirirken, don ve kuraklık nedeniyle üretim tarafında son yılların en ağır darlığını yaşamıştır. Sektörün önümüzdeki çeyreklerdeki en kritik sınavı, küresel gübre kıtlığının 2026 yılı ekim sezonu ve verim düzeyleri üzerindeki yansımalarını yönetme kapasitesi olacaktır. Tekstil ve hazır giyim sektöründe ise yapısal kriz derinleşmektedir; iki yılda yüzde 230'u aşan konkordato artışı ve 380 bini aşkın istihdam kaybı, sektörün salt konjonktürel değil yapısal bir dönüşüm kıskacında olduğuna işaret etmektedir.” FIRSATLAR... 2026'nın ilk çeyreğinin, Türkiye ekonomisi açısından risklerin yönetilemez değil, ancak yönetilmesi güç bir boyuta ulaştığı bir eşik olarak tanımlayan Doç. Dr. Hekim, Türkiye için fırsat penceresini de şöyle dile getirdi: “Irak-Türkiye Boru Hattı üzerinden Ceyhan'a yönelik artan transit akışlar, Hürmüz krizinin ekonomik yükünü kısmen dengeleyici bir işlev görmektedir. Boru hatlarının Avrupa enerji çeşitlendirmesindeki artan stratejik önemi, diplomatik denge kapasitesi ve IAA kapsamında "güvenilir ortak" statüsünün yarattığı potansiyel; bu dönemde Türkiye'nin elinde bulundurduğu yapısal avantajlardır.”

TÜMKAD VE BOZSİAD, MARSİFED’E KATILDI Haber

TÜMKAD VE BOZSİAD, MARSİFED’E KATILDI

Podyum Davet’te gerçekleştirilen olağanüstü genel kurula Türk İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tolga Papatya, ESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kenan Işık, HOSABSİAD Başkanı Sezai Sezer, BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Sülek, BUİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır, ARSİYAD Yönetim Kurulu Başkanı Erdinç Acar, ESGİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Umut Rallas, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk, MARSİFED’e bağlı derneklerin başkan ve yöneticileri katıldı. Olağanüstü genel kurulda oy birliği ile Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) ve Bozüyük Sanayici ve İş İnsanları Derneği’nin (BOZSİAD) MARSİFED bünyesine katılımları kabul edildi. Genel kurulda ayrıca MARSİFED adına bir iktisadi işletme kurulması kararı alındı. Takdim konuşmasını MARSİFED Genel Sekreteri Özge Özen’in yaptığı genel kurulun divan başkanlığını BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, divan katipliğini Gülnur Algül ve divan başkan yardımcılığını Mustafa Serkan Aksoy gerçekleştirdi. “Üye dernek sayımız 342’ye yükseldi” Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başladı. Genel kurulun dilek ve temenniler bölümünde konuşan TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ramazan Kaya, TÜRKONFED’e bağlı dernek sayısının gerçekleştirilen genel kurulla 342’ye yükseldiğini söyledi. Konfederasyon olarak bir diğer önemli hedeflerinin kadınların iş dünyasındaki temsil yeteneğini arttırmak olduğunu belirten Ramazan Kaya, “Bu anlamda TÜMKAD’ın MARSİFED’e üyeliği bizim için çok önemli. Diğer yandan Konfederasyonumuzda temsil edilmeyen illerimizden bir tanesi Bilecik’ti. Bugün itibariyle de BOZSİAD, Federasyonumuza, dolayısıyla da konfederasyonumuza üye derneklerden bir tanesi olmuş oldu. Tüm bu güzel gelişmelerde emeği olan başta Osman Akın Başkanımız olmak üzere herkese teşekkür ediyorum” dedi. TÜRKONFED’in 2004 yılında kurulduğunu hatırlatan Ramazan Kaya, kurucu altı federasyonlarından birinin MARSİFED olduğunu belirtti. Konfederasyonlarının kurulduğu günden bu yana MARSİFED’in kendileri için öneminin giderek arttığını belirten Ramazan Kaya, “Ben de altı yıl MARSİFED'in Federasyon Başkanlığını yapmış bir kişi olarak bu camianın bir üyesi olmaktan onur duyduğumu ifade etmek isterim” şeklinde konuştu. “MARSİFED ailemiz büyüyor” MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın ise, TÜMKAD ve BOZSİAD’ın Federasyonlarına katılımlarından dolayı duydukları memnuniyeti dile getirdi. Gerçekleştirdiği sunum ile göreve geldikleri günden bu yana çalışmalarını anlatan Osman Akın, “İki yıllık görev süremizde Federasyonumuza bağlı dernek sayımız 13’e ulaştı. Federasyonumuz, birinden değerli derneklerden oluşuyor. Dolayısıyla federasyonumuzu büyütürken seçici davranıyoruz. Yönetim kurulu sayımızı da arttırarak, kişilik bir yönetim kurulu oluşturduk. Yönetim kurulumuzun yüzde 38’i kadın üyelerden oluşuyor. Yönetime geldiğimiz ilk günden bu yana iş gücünde, iş dünyasında cinsiyet eşitliğini çok önemsediklerini aktaran Osman Akın, “Yönetim kurulumuzdaki kadın sayımızı 50-50'ye oynak için gerçekten ciddi bir çaba gösteriyoruz. Bundan sonraki süreçlerde, dönemlerde de yönetim kurullarında bu cinsiyet eşitliğini sağlamamız lazım. Bugüne kadar birçok ciddi toplantı yaptık ve önemli kararlara aldık. 11 tane kurulumuz var ve onlarda ciddi çalışmalar yürütüyor. Hepsine teşekkür ediyorum. Görev süremizin sonunda geriye tam anlamı ile kurumsallaşmış bir federasyon bırakmak istiyoruz” şeklinde konuştu. “MARSİFED ve TÜRKONFED’e Teşekkür” Daha sonra söz alan TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Öztürk, TÜMKAD olarak kadın mühendislerin yalnızca iş gücünde değil, karar alma mekanizmalarında, teknolojide, üretimde ve geleceğin dönüşümünde daha güçlü katılımcı olması için çalıştıklarını söyledi. TÜMKAD olarak temmuz ayı itibari ile yedinci yaşlarını kutlayacaklarını belirten Ülfet Öztürk, “MARSİFED gibi bölgesel kalkınmaya, sanayiye, iş dünyasına ve ortak hafla değer katan güçlü bir federasyonun parçası olmak bizim için sadece bir üyelik değil, aynı zamanda ortak bir vizyon içerisinde yer almak anlamına geliyor. Biz inanıyoruz ki geleceğin rekabet gücü yalnızca teknolojiyle olmayacak, iş birliği kültürüyle de şekillenecek ve kadınların üretimde, mühendislikte, liderlikte daha görünür olduğu bir ekosistem ülkemizin sürdürülebilir kalkınması için de çok çok önemli. Burada şahsım adına da tekrar MARSİFED Federasyon Başkanımıza ve TÜRKONFED Yönetimine çok teşekkür etmek istiyorum. TÜMKAD olarak bilgi üretmeye, proje geliştirmeye, mühendis kadınlarımızın iş hayatında onur olmasını sağlamaya, var gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Bu yolculukta aynı çatı altında olmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. Hep birlikte daha güçlü, daha kapsayıcı, daha sürdürülebilir bir gelecek inşa edeceğimize de inanıyoruz” dedi.

BUSİAD Enerji Uzmanlık Grubu'ndan mesleki ve sektörel panel Haber

BUSİAD Enerji Uzmanlık Grubu'ndan mesleki ve sektörel panel

BUSİAD Enerji Uzmanlık Grubu Lideri ve Vinviyo Enerji ve Teknoloji Çözümleri Şirketi Kurucusu Tolga Aktoprak yönetiminde gerçekleştirilen panelde Aydın Law Ortak Avukatı Serhat Aydın, yeni yönetmelikle artan bir operasyonel yük getirebileceğini ifade ederek, GES ve RES’lerin bir altyapı yatırımı gibi değil bir esneklik yatırımı olarak görülmesi gerektiğini ifade etti. Aydın, depolama sistemlerinin öne çıkacağını belirterek, saatlik mahsuplaşmayla kaybedilecek bir faydayı depolama sistemiyle geri kazanmanın mümkün olduğunu söyledi. Aydın, “Artık elektrik piyasasını aktif takip etmek noktasına gidiyoruz” dedi. İnavitas Elektrik CEO’su Murat Kirazlı da, lisanssız üretim yapan santrallerin esnek bir şekilde enerji ticareti yapması gerektiğini söyledi. Kirazlı, uzman şirketler tarafından bu tip santrallerin elektrik fiyatlarının yüksek olduğu fiyatlara göre pozisyonlaması gerektiğini kaydetti. Kirazlı, lisanssız üretim yapan santrallerin ilk 10 yıllık döneminde enerji satışında bir sorun olmadığını belirterek, yeni yönetmelikle tüketebileceğinin üzerinde üretim yapanlar için satılabilecek elektrik miktarının düşeceğini ifade etti. Depolama sistemlerine ilişkin de konuşan Kirazlı, depolamalı GES ve RES’lerin dışında bunlar olmadan da depolama olabileceğini söyledi. Kirazlı, ancak bu durumun eksi fiyat ve tavan fiyat uygulamasının tam olarak uygulanmasıyla anlamlı olacağını belirtti. Katılımcıların sorularını da yanıtlayan konuşmacılara panel sonunda Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Geçmiş Dönem Başkanlarından Ergun Hadi Türkay tarafından takdim edildi.

BUSİAD'da 'Enerji Maliyet Yönetimi' paneli Haber

BUSİAD'da 'Enerji Maliyet Yönetimi' paneli

Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Enerji Uzmanlık Grubu tarafından BUSİAD Evi’nde gerçekleştirilen panel, Enerji Komitesi Lideri Tolga Aktoprak’ın moderatörlüğünde yapıldı. Panelde konuşan ESCON Enerji A.Ş. Genel Müdürü Onur Ünlü, enerji maliyet yönetiminde öncelik sıralamasının doğru yapılmadığını söyledi. Ünlü, “Pompalar verimsiz çalışırken çatıya güneş enerjisi yaptık. Önce sorgulama ve verimlilik gerekir” dedi. Enerji verimliliğinin artık bir tercih değil zorunluluk olduğunu belirten Ünlü, Avrupa pazarına giren ürünlerin enerji kaynağı ve karbon ayak iziyle birlikte değerlendirildiğini vurguladı. Ünlü, emisyon azaltımının yaklaşık yüzde 40’ının enerji verimliliğinden sağlandığını söyledi. “BİR NEVİ ENERJİ BANKASIYIZ” Zenergy Enerji A.Ş. Genel Müdürü Cengiz Kılıç ise enerji piyasasında esnekliğin önümüzdeki beş yılın en önemli başlığı olacağını söyledi. Enerjinin bir emtia olduğunu belirten Kılıç, “Bankanın mevduat toplayıp kredi vermesinden farkımız yok. Üreticiden alıp tüketiciye veriyoruz. Bir nevi enerji bankasıyız” ifadelerini kullandı. Fiyatlama mekanizmalarının 2022’den itibaren daha fazla önem kazandığını belirten Kılıç, finansman ve fonlama senaryolarının enerji ticaretinde belirleyici olduğunu dile getirdi. “KARBON TEK SORUN DEĞİL” Panelin bir diğer konuşmacısı Türkiye Kalkınma Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik ve Etki Lideri Seçil Yıldız oldu.Yıldız, enerji verimliliği ve öz tüketime yönelik projelere finansman sağladıklarını belirterek karbon azaltımına yönelik kaynakların da bulunduğunu ifade etti. Türkiye’nin 2040 yılına doğru su stresi en yüksek ülkeler arasında yer alabileceğine dikkat çeken Yıldız, fizibilite raporlarında artık su riski gibi lokasyon bazlı faktörlerin de değerlendirildiğini söyledi. Panel sonunda konuşmacılara, Çağdaş Eğitim Kooperatifi’nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesi adına yapılan bağış sertifikası, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından takdim edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.