Hava Durumu

#Bursa Uludağ Üniversitesi

- Bursa Uludağ Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Uludağ Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ruh sağlığına mahalleden dokunuş: Pilot uygulama Bursa’da Haber

Ruh sağlığına mahalleden dokunuş: Pilot uygulama Bursa’da

Bursa Uludağ Üniversitesi Bilim ve Doğa Topluluğu öncülüğünde yürütülen Ruh Sağlığı Okuryazarlığı Projesi’nin pilot uygulaması Karaman Mahallesi’nde hayata geçirildi. Akademisyenler, öğrenciler ve mahalle sakinlerini bir araya getiren proje, ruh sağlığına yönelik farkındalığı tabana yaymayı hedefliyor. BTÜ ve BUÜ akademisyenlerinden bilimsel katkı Projenin Genel Koordinatörlüğünü ve Bursa Uludağ Üniversitesi Bilim ve Doğa Topluluğu Başkanlığı’nı yürüten Zeynep Göksu İnayet, pilot uygulamanın ilk aşamasında 50 kişilik öğrenci grubuyla kapsamlı bir panel gerçekleştirildiğini belirtti. Panelde; Nilüfer Kent Konseyi Başkanı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sosyolog Doç. Dr. Berkay Aydın, Bursa Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikolog Dr. Didem Acar ve Bursa Teknik Üniversitesi Öğretim Üyesi Psikolog Merve Karaburun konuşmacı olarak yer aldı. Türk Psikologlar Derneği ve Genç Psikologlar Meclisi paydaşlığında gerçekleştirilen panelde, ruh sağlığı okuryazarlığının önemi çok yönlü olarak ele alındı. Mahallede farkındalık için poster atölyesi Projenin ikinci aşaması ise Karaman Mahallesi Muhtarlığı ile Karaman Kadın Dayanışma ve Yardımlaşma Derneği iş birliğinde gerçekleştirildi. Aralık ayında düzenlenen Ruh Sağlığı Okuryazarlığı Paneli’nin kazanımları doğrultusunda, Karaman Mahallesi’nde Poster Hazırlama Atölyesi düzenlendi. Atölyede, mahalle sakinleri ile topluluk üyesi üniversite öğrencileri bir araya gelerek ruh sağlığı temalı posterler hazırladı. Hazırlanan posterlerin, pilot çalışma bölgesi olan Karaman Mahallesi’nde ilerleyen süreçte farkındalık oluşturmak amacıyla kullanılacağı ifade edildi. Kadınlardan yoğun ilgi Atölyeye katılan Karaman Mahallesi’nde yaşayan kadınlar, ruh sağlığına dair merak ettikleri sorulara uzmanlar ve öğrenciler aracılığıyla yanıt buldu. Samimi ve etkileşimli bir ortamda gerçekleşen etkinlikte katılımcılar keyifli ve öğretici anlar yaşadı. Proje ekibi, Karaman Mahallesi’ndeki pilot uygulamanın ardından farklı mahalle muhtarlıklarıyla iş birliği yaparak üçüncü etaba geçmeyi planlıyor. Muhtar Hatice Avcı: “Mahallemiz adına gurur duyuyoruz” Karaman Mahallesi Muhtarı Hatice Avcı, pilot mahalle olarak seçilmelerinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Avcı konuşmasında şu ifadelere yer verdi: “Karaman Mahallesi’nin böylesine anlamlı ve toplumsal faydası yüksek bir projede pilot bölge olarak seçilmesi bizler için büyük bir mutluluk. Özellikle kadınlarımızın ve gençlerimizin ruh sağlığı konusunda bilinçlenmesini çok önemsiyoruz. Bu tür çalışmalar, mahalle kültürünü güçlendirdiği gibi bireylerin kendilerini daha güvende ve değerli hissetmelerini sağlıyor.” Avcı, üniversitelerle ve sivil toplum kuruluşlarıyla yapılan iş birliklerinin mahalleler için önemli bir kazanım olduğuna dikkat çekerek, projede emeği geçen akademisyenlere, öğrencilere ve organizasyon ekibine teşekkür etti.

Bursa Osmangazi’de felsefe rüzgarı Haber

Bursa Osmangazi’de felsefe rüzgarı

Gerçekleştirdiği Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları ile felsefeyi yalnızca akademik bir alan olmaktan çıkararak toplumun her kesimine ulaştıran anlamlı buluşmalara imza atan Osmangazi Belediyesi, ‘Şehrin Kalbinde Felsefe Rüzgarları Esiyor’ mottosundan hareketle dil felsefesi konusunu masaya yatırdı. Şadırvanlı Han’ın tarihi atmosferinde Osmangazi Kent Konseyi ve Bursa Felsefe Kulübü iş birliğiyle düzenlenen panele konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Zeki Özcan, 1880’li yıllarda ortaya çıkan dil felsefesinin amacına ve anlamına yönelik düşüncelerini kapsamlı bir şekilde aktardı. Dil felsefesinin amacının, anlamı, anlaşmayı ve insanlar arası iletişimi iyileştirme hedefiyle dilin analiz edilmesi olduğuna değinen Prof. Dr. Zeki Özcan, “Önceden felsefe, sadece kavramlara dayalı yapılıyordu. Dil felsefesiyle birlikte felsefe artık dilimizde anlamı belirleyen, faktörleri ve anlamı belirsizleştiren, faktörleri belirleyerek daha iyi anlamayı, anlaşmayı ve iyi bir iletişim kurmayı amaçlamaktadır” diye konuştu. Dilin yaşayan bir organizma olarak tanımlayarak, temel ayırt edici özelliğinin de kullanımı olduğunu belirten Prof. Dr. Özcan, dilin kullanımının keyfi değil, uzlaşımsal olduğunu belirterek, "Herkes dilin içine doğar ve dilde kullanılan anlamları öğrenir, kullanır. Başka bir deyişle, kavramları, kelimeleri kendi istediğimiz gibi anlayıp, istediğimiz gibi kullanamayız. Zaten dil felsefesinin ayırt edici özelliği buradan gelir. Anlamın psikolojik sübjektif kavramlarla değil, toplumda öğrenilen, kullanılan ifadelerden öğrenileneceğini kabul eder" dedi. "Dil felsefesine göre insan bir soğan gibidir" diyen Prof. Dr. Özcan, "Soğanın en dış kabuğunda kültür vardır, ikinci kabukta sosyal hayat vardır, üçüncü kabukta psikolojik durumlar vardır. Dil felsefesi, soğanın dış kabuğundaki kültürdeki anlamı, kullanımı, referansları temel alarak insanların nasıl daha iyi bir hayat ortaya koyabilmelerini, düşüncelerini nasıl daha berraklaştırılmaları gerektiğini ifade eder. Düşünce mi dili, dil mi düşünceyi doğurur? Gerçekte dil ve düşünce arasında öncelik sonralık ilişkisi yoktur. Biz bir şeyi düşünmeye başladığımız anda dilimiz vardır, dilimizle ifade ederiz. Dilimizden ayrı düşünce yoktur" diye konuştu. Panelin moderatörlüğünü üstlenen Bursa Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi KBB Anabilim Dalı E. Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Hızalan da, Bursa’da son yıllarda yoğun felsefe etkinliklerinin olduğunu belirtti. Panel sonunda Osmangazi Kent Konseyi Genel Sekreteri Sosyolog Mutlu Çınar ve Bursa Felsefe Kulübü Başkanı Dr. Gürkan Kaya tarafından, moderatör Prof. Dr. İbrahim Hızalan ile konuşmacı Prof. Dr. Zeki Özcan’a teşekkür belgesi verildi.

Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu Haber

Atatürk ve Cumhuriyet’in Bursa’daki izleri Nilüfer’de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi tarafından düzenlenen “Tematik Buluşmalar” söyleşisinin bu ayki konuğu, Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan oldu. Nazım Hikmet Kültürevi’nde düzenlenen “Atatürk Bursa’sında Modernleşme: Lider ve Şehir” başlıklı söyleşide Arslan, Atatürk’ün Bursa’ya gerçekleştirdiği ziyaretlerin arka planını ve kentin sosyal, ekonomik ve kültürel değişimini katılımcılara aktardı. “CUMHURİYET BURSA’YI YENİDEN AYAĞA KALDIRDI” Bursa’nın genellikle “Osmanlı’nın ilk başkenti” kimliğiyle ön plana çıktığını belirten Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan, kentin Milli Mücadele ve Cumhuriyet dönemindeki stratejik öneminin de en az Osmanlı dönemi kadar kritik olduğunu vurguladı. 19’uncu yüzyıl sonunda Bursa’nın kozmopolit yapısı ve ipek ticaretine dayalı güçlü ekonomisinin, savaşlar ve Yunan işgaliyle büyük bir yıkıma uğradığını anımsatan Arslan, “İşgal, meclis kürsüsüne siyah örtü örtülmesine neden olacak kadar derin bir yastı. Ancak Cumhuriyet, yangın yeri olan bu şehri yeniden ayağa kaldırdı” diye konuştu. ATATÜRK’ÜN BURSA ZİYARETLERİ Atatürk’ün Bursa’yı 17 kez ziyaret ettiğini ve bu gezilerin sıradan geziler olmadığını ifade eden Arslan, şu detayları paylaştı: “Atatürk, Mudanya Mütarekesi’nden hemen sonra, henüz saltanatı kaldırmadan Bursa’ya gelerek nabız yoklamıştır. Bursa, devrimlerin, özellikle de Şapka İnkılâbı’nın toplumsal kabulü açısından bir laboratuvar işlevi görmüştür. Henüz kanun çıkarılmadan Bursalılar, Atatürk’ü şapkalarıyla karşılayarak değişime destek vermiştir. Atatürk, protokol kurallarından hoşlanmaz, halkın, esnafın, öğrencinin içine karışırdı. Bu samimiyet, devrimlerin tabana yayılmasını sağladı.” Arslan, söyleşide, Cumhuriyet öncesi el tezgahlarına dayalı ipek üretiminin, Cumhuriyet ile birlikte Merinos ve Gemlik Suni İpek gibi fabrikalarla endüstriyel bir boyuta taşındığına dikkat çekti. Arslan, bu fabrikaların sadece üretim yeri değil; sineması, spor alanları ve sosyal tesisleriyle kente modern yaşam kültürünü getiren merkezler olduğunu belirtti. Doç. Dr. Arslan, konuşmasının sonunda 1923 ile 1938 yılları arasındaki değişimin o dönemin tanıkları tarafından “hayal edilemez” olarak nitelendirildiğini söyledi. Arslan, “Savaştan çıkmış, nüfusunu ve sermayesini kaybetmiş bir şehirden; sanayisiyle, eğitimli kadınlarıyla, sosyal hayatıyla modern bir kent yaratıldı. Bu dönüşümün mimarı Mustafa Kemal Atatürk, Bursa’nın her sokağında iz bırakmıştır” ifadelerini kullandı. Söyleşide katılımcıların sorularını da yanıtlayan Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan’a günün anısına hediye verildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.