Hava Durumu

#Bursa Teknik Üniversitesi

- Bursa Teknik Üniversitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa Teknik Üniversitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BTÜ’den yaraların iyileşme sürecini renk değişimiyle takip edecek akıllı yara örtüsü Haber

BTÜ’den yaraların iyileşme sürecini renk değişimiyle takip edecek akıllı yara örtüsü

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenleri, yaraların iyileşme sürecinin ve enfeksiyon riskinin görsel olarak takip edilmesine yardımcı olacak “akıllı yara örtüsü” geliştiriyor. TÜBİTAK 1002-A Hızlı Destek Modülü kapsamında desteklenen proje ile yara bölgesindeki pH değişimini renk değişimiyle gösterebilen bir yara örtüsünün tasarlanması ve geliştirilmesi hedefleniyor. “Lokalize Sensör Yapısına Sahip pH-Duyarlı Akıllı Yara Örtüsünün Tasarımı ve Optimizasyonu” başlıklı projenin yürütücülüğünü Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Gül Türe, araştırmacılığını ise Doç. Dr. Ayşenur Yeşilyurt üstleniyor. Yara iyileşme sürecinde bölgedeki pH değerinin değişmesi, iyileşmenin seyri ve enfeksiyon açısından önemli bilgiler sağlayabildiğini ifade eden Dr. Öğretim Üyesi Ayşegül Türe, “Özellikle enfekte yaralarda pH değerinin yükselmesi, sağlık profesyonellerinin takip ettiği göstergeler arasında yer alıyor. Proje kapsamında geliştirileceğimiz yara örtüsü sayesinde bu değişimin, renk değişimi üzerinden gözle görülebilir hâle getirmeyi amaçlıyoruz” dedi. SENSÖR ÖRTÜNÜN BELİRLİ BİR BÖLÜMÜNDE YER ALACAK Geliştirilecek sistemde pH değişimini algılayan sensör, yara örtüsünün tamamına yayılmak yerine belirli bir bölgesine yerleştirilecek. Böylece renk değişiminin daha kolay fark edilmesi, yara örtüsünün dayanıklılığının korunması ve farklı katmanların birbiriyle uyumunun artırılması hedefleniyor. DOĞAL MALZEMELERDEN ELDE EDİLECEK Yara örtüsünün temel yapısında, su tutabilen ve film oluşturabilen PVA/CMC esaslı bir polimer sistem kullanılacak. pH değişimini algılayacak sensör bölümü ise kitosan içerisinde doğal pigmentlerden yararlanılarak oluşturulacak. Bu yapı sayesinde yara bölgesindeki değişimlerin renk üzerinden takip edilmesi planlanıyor. PROTOTİPİN PERFORMANSI FARKLI ÖZELLİKLERLE TEST EDİLECEK Proje kapsamında geliştirilecek yara örtüsünün ne kadar sıvı tutabildiği, pH değişimlerini ne kadar doğru ve hızlı iletebildiği, dayanıklılığı, ışık geçirgenliği ve renk değişiminin ne kadar süre korunabildiği gibi özellikler test edilecek. Elde edilen sonuçlar doğrultusunda tasarımın optimize edilmesi ve kullanılabilir bir prototipe dönüştürülmesi hedefleniyor. Proje sonunda, özellikle enfeksiyon gelişiminin ve yaranın iyileşme sürecindeki değişimlerin yara bölgesine ek bir müdahalede bulunmadan ve görsel olarak takip edilmesini destekleyebilecek yenilikçi bir akıllı yara örtüsü ortaya çıkarılması amaçlanıyor. REKTÖR ÇAĞLAR: ARAŞTIRMALARIMIZ SOMUT ÇIKTILARA DÖNÜŞÜYOR BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede yürütülen araştırmaların toplumsal ihtiyaçlara yönelik somut çıktılara dönüşmesinin önemine dikkat çekerek, akademisyenlerin farklı disiplinlerde geliştirdiği çalışmaların sağlık alanında da değerli katkılar sunduğunu belirtti. Rektör Çağlar, TÜBİTAK tarafından desteklenen projelerin araştırma kültürünün güçlenmesine ve üniversitenin bilimsel üretim kapasitesinin gelişmesine önemli katkı sağladığını ifade etti.

BTÜ’den sanayinin Ar-Ge süreçlerine açık kaynak desteği Haber

BTÜ’den sanayinin Ar-Ge süreçlerine açık kaynak desteği

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) koordinatörlüğünde hazırlanan “Educational Platform for Open Source Software Applications in Fluid Mechanics” (EPOSAM) Projesi, Avrupa Birliği Erasmus+ KA220-VET – Mesleki Eğitim Alanında İş Birliği Ortaklıkları programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. EPOSAM, Türkiye’den en yüksek hibe kategorisinde desteklenen tek üniversite projesi oldu. Proje ile öğrencilerin, genç mühendislerin ve bilim insanlarının Hesaplamalı Akışkanlar Dinamiği (Computational Fluid Dynamics – CFD) alanında açık kaynak kodlu yazılımları etkin biçimde kullanabilmelerini sağlayacak uluslararası bir eğitim platformunun oluşturulması hedefleniyor. EPOSAM’ın temel amaçlarından biri, akademi ve sanayide CFD alanında açık kaynak yazılım kullanımını yaygınlaştırmak ve özellikle küçük ve orta ölçekli işletmelerin (KOBİ), yüksek ticari yazılım lisans maliyetlerinin oluşturduğu yükü azaltarak Ar-Ge faaliyetlerini daha erişilebilir ve sürdürülebilir biçimde yürütebilmelerine katkı sağlamak. AVRUPA’DAN ÜNİVERSİTELER VE SANAYİ KURULUŞLARI AYNI PROJEDE 36 ay sürecek proje, BTÜ koordinatörlüğünde uluslararası bir konsorsiyum tarafından yürütülecek. Projede Danimarka’dan Aalborg Üniversitesi, Almanya’dan Esslingen Üniversitesi ve Saarland Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (htw saar), Polonya’dan Krakow Teknoloji Üniversitesi ile Almanya merkezli mühendislik firması HyperSys GmbH yer alıyor. TUSAŞ ise projeye ilişkili ortak olarak katkı sağlayacak. Pilot uygulamada ağırlıklı olarak Türkiye, Almanya, Polonya ve Danimarka’dan 12 genç mühendis ile 12 şirketin yer alması planlanıyor. Eğitim ve uygulama sürecinden elde edilen çıktılar, uluslararası bir çalıştayda akademi ve sanayi temsilcileriyle paylaşılacak. TEORİK EĞİTİMDEN GERÇEK SANAYİ PROBLEMLERİNE Proje kapsamında teorik bilgi ile gerçek mühendislik uygulamalarını bir araya getiren iki aşamalı bir eğitim modeli uygulanacak. İlk aşamada katılımcılara CFD temelleri, Linux, OpenFOAM ve SALOME konularında teorik ve uygulamalı eğitimler verilecek. İkinci aşamada ise katılımcılar şirketlerle eşleştirilerek akademik ve endüstriyel danışmanların rehberliğinde gerçek mühendislik problemleri üzerinde çalışacak. Bu modelle katılımcıların yalnızca açık kaynak yazılımları kullanma becerilerinin değil, bu araçları gerçek sanayi problemlerine uygulama yetkinliklerinin de geliştirilmesi hedefleniyor. BTÜ’NÜN HESAPLAMA ALTYAPISI AVRUPA’DAKİ KATILIMCILARA AÇILACAK EPOSAM’ın önemli bileşenlerinden birini, BTÜ bünyesinde faaliyet gösteren COSAM (Center of Open-source Software Applications in Fluid Mechanics) Laboratuvarı oluşturuyor. Proje kapsamında katılımcılar ve şirketler, COSAM’ın yüksek başarımlı hesaplama altyapısına uzaktan erişerek yüksek işlem gücü gerektiren karmaşık mühendislik simülasyonlarını gerçekleştirebilecek. Böylece açık kaynak kodlu mühendislik yazılımlarının eğitim ve sanayi uygulamalarında daha etkin kullanılması desteklenecek. HEDEF ULUSLARARASI BİR MÜKEMMELİYET MERKEZİ Projenin BTÜ ekibinde Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Makine Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Ali Cemal Benim, Doç. Dr. Osman Turan, Dr. Öğretim Üyesi Levent Aydınbakar, Arş. Gör. Ramazan Aslan ve Arş. Gör. İsmail Hoş yer alıyor. EPOSAM’ın uzun vadeli hedefleri arasında açık kaynak kodlu hesaplamalı mühendislik alanında uluslararası bir yüksek lisans programının geliştirilmesi ve Avrupa’nın farklı ülkelerinde COSAM benzeri araştırma ve eğitim merkezlerinin kurulması bulunuyor. Bu merkezler arasında sürdürülebilir bir iş birliği ağı oluşturularak eğitim, araştırma ve sanayi çalışmalarının aynı yapı altında buluşturulması ve COSAM merkezli uluslararası bir Mükemmeliyet Merkezi yapılanmasının temellerinin atılması hedefleniyor. REKTÖR ÇAĞLAR: PROJE ULUSLARARASILAŞMA AÇISINDAN ÇOK ÖNEMLİ Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, projenin uluslararası iş birlikleri ve nitelikli insan kaynağı yetiştirilmesi açısından önemli olduğunu belirterek, “Üniversitemizin koordinatörlüğünde yürütülecek EPOSAM Projesi, akademik bilgi birikimimizin uluslararası ortaklıklarla somut çıktılara dönüştüğünün önemli bir göstergesi. Avrupa'nın farklı ülkelerinden üniversiteleri ve sektör temsilcilerini aynı hedef etrafında buluşturan bu proje, Bursa Teknik Üniversitesinin uluslararasılaşma vizyonuna da önemli katkı sağlayacak” dedi.

BTÜ'den yapay zekâ ile döküm hatalarına akıllı çözüm Haber

BTÜ'den yapay zekâ ile döküm hatalarına akıllı çözüm

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), yapay zekâ alanındaki çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. TÜBİTAK 1711 – Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında desteklenmeye hak kazanan “Yapay Zekâ Tabanlı Görüntü Analizi ile Yüksek Basınçlı Alüminyum Döküm Parçalarda Hata Tespit Sistemi” başlıklı proje ile otomotiv sektöründe kullanılan alüminyum döküm parçaların kalite kontrol süreçlerine yönelik yapay zekâ destekli bir sistem geliştirilecek. 18 ay sürecek projenin akademik koordinasyonunu Bursa Teknik Üniversitesi Robot Teknolojileri ve Akıllı Sistemler Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü ve Mekatronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gökhan Gelen yürütecek. Projede A.DÖKSAN Döküm Sanayi ve Ticaret A.Ş. müşteri kuruluş, ALTEKNA Mühendislik ve Teknoloji Ltd. Şti. ise teknoloji sağlayıcı firma olarak yer alacak. DÖKÜM PARÇALARI YAPAY ZEKÂ VE ROBOTLAR KONTROL EDECEK Proje kapsamında otomotiv sektörü için üretilen yüksek basınçlı alüminyum döküm parçaların kalite kontrol süreçlerini daha hızlı ve güvenilir hale getirmek amacıyla yapay zekâ destekli robotik bir sistem geliştirilecek. Sistem, üretim hattındaki parçaları robot teknolojileri aracılığıyla kontrol ederek yüzeylerindeki hataları otomatik olarak tespit edecek. Görüntü işleme teknolojileri ile yapay zekâ ve makine öğrenmesi algoritmalarından yararlanacak sistem sayesinde, kalite kontrol süreçlerinde insan kaynaklı hataların azaltılması, üretim hızının artırılması ve ürün kalitesinin geliştirilmesi hedefleniyor. Proje kapsamında ayrıca iki lisansüstü bursiyer öğrenci desteklenecek. Endüstriyel robotların yüzey tarama sensör entegrasyonuna yönelik kalibrasyon çalışmaları yürütülürken, ölçüm sistemi aracılığıyla elde edilen verilerden yüzey hatalarının tespit edilmesi ve hata ayıklamaya yönelik yenilikçi algoritmalar geliştirilecek. SİSTEM YÜKSEK HACİMLİ ÜRETİM TESİSİNDE TEST EDİLECEK ALTEKNA Mühendislik ve Teknoloji Ltd. Şti. iş birliğiyle geliştirilecek hata tespit sistemi, müşteri kuruluş A.DÖKSAN Döküm Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin İstanbul’da bulunan yüksek hacimli üretim tesislerinde test edilerek kullanıma alınacak. Proje kapsamında geliştirilecek sistemle üretim süreçlerinde verimliliğin artırılması, kalite hatalarının daha hızlı belirlenmesi ve yapay zekâ tabanlı teknolojilerin döküm sektöründe kullanımının yaygınlaştırılması amaçlanıyor. REKTÖR ÇAĞLAR: YAPAY ZEKÂ EKOSİSTEM ÇAĞRISI KAPSAMINDA DESTEKLENEN PROJE SAYIMIZ 4’E ULAŞTI Proje için Prof. Dr. Gökhan Gelen’i ve paydaşları tebrik eden BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, TÜBİTAK Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında desteklenen bu proje ile birlikte BTÜ’nün aynı çağrı kapsamında desteklenen çalışma sayısının 4’e ulaştığını belirtti. Rektör Çağlar, üniversitenin yapay zekâ alanında yürüttüğü çalışmaların TÜBİTAK tarafından desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Rektör Naci Çağlar, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ve TÜBİTAK tarafından 2022 yılından itibaren yürütülen Yapay Zekâ Ekosistem Çağrısı kapsamında destek alan toplam 61 projenin 4’ünü Bursa Teknik Üniversitesi olarak almamız büyük bir başarıdır. Yapay zekâ teknolojilerini sanayinin ihtiyaçlarıyla buluşturan projelerimiz, üniversite-sanayi iş birliğinin somut çıktılarıdır. Akademisyenlerimizi ve proje paydaşlarımızı tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

BTÜ’den özel gereksinimli bireyler için bağımsız yaşam eğitimi Haber

BTÜ’den özel gereksinimli bireyler için bağımsız yaşam eğitimi

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) yürütücülüğünde hazırlanan “Zihinsel Engelli Bireylere Yönelik Kent Okuryazarlığı ve Güvenli Mekânsal İletişim Eğitimi Projesi”, TÜBİTAK 4008 Özel Gereksinimli Bireylere Yönelik Kapsayıcı Toplum Uygulamaları Destekleme Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Proje ile özel gereksinimli bireylerin kent yaşamında karşılaştıkları günlük durumlarla daha bağımsız şekilde başa çıkabilmelerine katkı sunulması hedefleniyor. Katılımcılara şehir içinde yön bulma, harita ve sembolleri tanıma, güvenli yaya davranışı, toplu taşıma kullanımı ve ihtiyaç duyduklarında doğru şekilde yardım isteme gibi günlük yaşamın temel becerileri uygulamalı olarak öğretilecek. Birçok kişi için günlük yaşamın sıradan bir parçası olan otobüse binmek, doğru yönü bulmak veya karşıdan karşıya güvenli şekilde geçmek, özel gereksinimli bireyler için önemli bir öğrenme sürecini gerektirebiliyor. BTÜ tarafından geliştirilen proje, bu noktadan hareketle katılımcıların yalnızca teorik bilgi edinmelerini değil, öğrendikleri becerileri gerçek yaşamda kullanabilmelerini amaçlıyor. Eğitimler önce kontrollü ortamlarda gerçekleştirilecek, ardından katılımcılar öğrendiklerini gerçek kent yaşamında uygulama fırsatı bulacak. Harita ve rota kartları, görsel semboller, piktogramlar ve günlük yaşam senaryoları kullanılarak gerçekleştirilecek eğitimlerde, bireylerin öğrendikleri becerileri farklı ortamlarda da kullanabilmeleri desteklenecek. ÖĞRENİLENLER GERÇEK HAYATTA UYGULANACAK Projenin en önemli yönlerinden biri, eğitimin sınıf ortamı dışına taşınacak olması. Katılımcılar, kent içinde karşılaşabilecekleri gerçek durumlar üzerinden uygulamalar yaparak şehir yaşamına ilişkin deneyim kazanacak. Böylece bireylerin bir noktadan diğerine güvenli şekilde ulaşma, çevresindeki yönlendirme işaretlerini anlama, toplu taşıma araçlarını kullanma ve ihtiyaç duyduğunda doğru kişilerden yardım isteme becerilerinin geliştirilmesi hedefleniyor. Proje yalnızca katılımcılarla sınırlı kalmayacak. Aileler, öğretmenler ve uygulayıcılar için de eğitim ve rehber materyalleri hazırlanacak. Bu sayede geliştirilen eğitim modelinin proje sürecinin ardından da farklı kurumlarda ve farklı şehirlerde uygulanabilmesi amaçlanıyor. Uzun vadede özel gereksinimli bireylerin kent yaşamına daha etkin katılımını destekleyecek yaygınlaştırılabilir bir eğitim modelinin oluşturulması hedefleniyor. Proje yürütücülüğünü Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Mimarlık Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinem Tapkı üstlenirken, araştırma ekibinde Doç. Dr. Ebru Kamacı Karahan ve Öğretim Görevlisi Dr. Ceyda Taşçıoğlu Canpolat yer alıyor. Projeye ayrıca Bursa Teknik Üniversitesinden Suat Cömert ve Millî Eğitim Bakanlığından Gül Şahin uzman olarak katkı sunarken, Bursa Büyükşehir Belediyesinde Şehir ve Bölge Plancısı olarak görev yapan Semih Çakmak ise eğitmen olarak projede yer alıyor. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, BTÜ’nün toplumla ve şehirle bütünleşen üniversite vizyonu doğrultusunda çalışmalarını sürdürdüğünü belirterek, “Üniversitelerin ürettikleri bilgi ve geliştirdikleri projelerle içinde bulundukları şehrin ve toplumun ihtiyaçlarına çözüm sunması büyük önem taşıyor. Bursa Teknik Üniversitesi olarak toplumla ve şehirle bütünleşen üniversite vizyonumuz doğrultusunda, bilimsel ve akademik çalışmalarımızı toplumsal faydaya dönüştürmeyi öncelikli görüyoruz. Özel gereksinimli bireylerin kent yaşamına daha güvenli ve bağımsız şekilde katılımını desteklemeyi amaçlayan bu projemiz de bu anlayışın önemli bir örneğini oluşturuyor. Akademisyenlerimizin farklı disiplinlerin bilgi birikimini bir araya getirerek geliştirdiği projenin, özel gereksinimli bireylerin günlük yaşamını kolaylaştırmasının yanı sıra daha kapsayıcı ve erişilebilir şehirlerin oluşturulmasına da katkı sağlayacağına inanıyorum” dedi.

Bursa'da yeni nesil yerli motor teknolojis Haber

Bursa'da yeni nesil yerli motor teknolojis

Bursa Teknik Üniversitesinin (BTÜ) yürütücülüğünü üstlendiği “PCB Statorlu Eksenel Akılı Fırçasız Doğru Akım (BLDC) Motor Geliştirilmesi” başlıklı proje, TÜBİTAK 1005 – Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Projede, elektrik motorlarının üretiminde kullanılan geleneksel tel sargıları yerine baskı devre kartı (PCB) teknolojisinden yararlanılarak yeni nesil motorlar geliştirilecek. Bu sayede daha hafif, daha kompakt ve üretimi daha kolay motorların ortaya çıkarılması hedefleniyor. Projenin yürütücülüğünü BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Fenercioğlu üstlenirken, proje ekibinde BTÜ’den Dr. Öğretim Üyesi Oğuz Mısır ve Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesinden Dr. Öğretim Üyesi Sami Arslan yer alıyor. Projede BTÜ yüksek lisans öğrencisi Muhammed Moein Harighi de bursiyer olarak görev alıyor. ELEKTRİK MOTORLARINDA YENİ NESİL TEKNOLOJİ Günümüzde elektrik motorlarının üretiminde yaygın olarak kullanılan tel sargılar, üretim sürecinde birçok aşamayı beraberinde getiriyor. BTÜ’de geliştirilecek yeni teknolojiyle motorun önemli parçalarından biri olan stator, baskı devre kartı teknolojisi kullanılarak üretilecek. Bu yöntem sayesinde motor üretimindeki bazı karmaşık süreçlerin azaltılması, daha düzenli ve tekrarlanabilir üretim yapılması amaçlanıyor. Aynı zamanda geliştirilecek motorların daha hafif ve daha az yer kaplayan bir yapıya sahip olması hedefleniyor. Proje kapsamında iki farklı motor prototipi geliştirilecek ve performansları test edilecek. Motorların çalışmasını sağlayacak özel ve kompakt bir elektronik sürücü de proje kapsamında üretilecek. ROBOTLARDAN MEDİKAL CİHAZLARA GENİŞ KULLANIM ALANI Geliştirilecek yerli motor teknolojisinin, yüksek teknoloji gerektiren birçok alanda kullanım potansiyeli bulunuyor. Özellikle hafif ve kompakt motorlara ihtiyaç duyulan robotik sistemler, medikal cihazlar, havacılık teknolojileri ve endüstriyel otomasyon sistemleri, projenin öne çıkan kullanım alanları arasında yer alıyor. Modüler yapıya sahip olacak motorların, farklı ihtiyaçlara göre farklı güç seviyelerinde geliştirilebilmesi de hedefleniyor. Böylece aynı teknoloji altyapısından yararlanılarak farklı alanlarda kullanılabilecek motor sistemlerinin üretilmesinin önü açılacak. SANAYİ İŞ BİRLİĞİYLE TEST EDİLECEK Proje kapsamında KORMAS Elektrikli Motor Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile iş birliği yapılıyor. Geliştirilecek motor prototipleri, firmanın elektrik motorlarına yönelik test altyapısından yararlanılarak performans açısından değerlendirilecek. Proje sonunda yalnızca bir motor prototipinin ortaya çıkarılması değil, aynı zamanda motorların tasarımından üretimine ve test süreçlerine kadar uzanan yerli bir teknoloji geliştirme altyapısının oluşturulması hedefleniyor. BTÜ’de geliştirilecek yeni nesil motor teknolojisinin, gelecekte robotik sistemler, medikal teknolojiler, havacılık uygulamaları ve akıllı üretim sistemlerinde kullanılabilecek yüksek katma değerli yerli ürünlerin geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor. REKTÖR ÇAĞLAR’DAN TEBRİK BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitelerde üretilen bilginin teknolojiye ve katma değerli ürünlere dönüşmesinin önemine dikkat çekerek, “Bursa Teknik Üniversitesi olarak bilimsel çalışmalarımızı ülkemizin ihtiyaç duyduğu stratejik ve yüksek teknolojili alanlara yönlendirmeyi önemsiyoruz. Üniversite-sanayi iş birliğiyle yürütülen çalışmanın, yerli teknoloji geliştirme kapasitemize ve yüksek katma değerli ürünlerin ortaya çıkmasına katkı sağlayacağına inanıyorum. Proje ekibimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” dedi.

BTÜ bölümleri en çok tercih edilenler arasında Haber

BTÜ bölümleri en çok tercih edilenler arasında

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), 2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) yerleştirme sonuçlarında lisans programlarına gösterilen yoğun ilgiyle öne çıktı. BTÜ’nün 30 lisans programından 10’u, taban puan değerleri esas alınarak Türkiye genelindeki üniversitelerin aynı bölümleri arasında yapılan sıralamada ilk 10’da yer aldı. BTÜ’nün Polimer Malzeme Mühendisliği Bölümü Türkiye genelinde aynı programa sahip üniversiteler arasında 1’inci sırada yer alırken, Denizcilik İşletmeleri Yönetimi, Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi, Orman Endüstrisi Mühendisliği ve Orman Mühendisliği bölümleri ilk üçte yer aldı. Böylece BTÜ’nün 5 bölümü Türkiye genelinde ilk 3 içerisinde konumlandı. 10 BÖLÜM TÜRKİYE’NİN EN ÜST SIRALARINDA 2026 YKS yerleştirme sonuçlarına göre Veri Bilimi ve Analitiği 4’üncü, Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği 6’ncı, Uluslararası Ticaret ve Lojistik ile Peyzaj Mimarlığı 7’nci, Biyomühendislik ise 10’uncu sırada yer aldı. Böylece BTÜ’nün toplam 10 lisans programı, kendi alanlarında Türkiye genelindeki üniversiteler arasında ilk 10 içerisinde yer alma başarısı gösterdi. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, 2026 YKS sonuçlarının BTÜ’nün yükselen akademik başarısını ve öğrenciler tarafından tercih edilen bir üniversite olduğunu ortaya koyduğunu belirterek, “Bursa Teknik Üniversitesi olarak öğrencilerimizi geleceğin dünyasına hazırlayan, araştırma ve yenilikçiliği merkeze alan bir eğitim anlayışıyla çalışmalarımızı sürdürüyoruz. 2026 YKS sonuçlarında 10 bölümümüzün Türkiye genelinde kendi alanlarında ilk 10 içerisinde yer alması, bir bölümümüzün Türkiye 1’incisi, beş bölümümüzün ise ilk 3’te bulunması bizler için büyük bir gurur kaynağı. Öğrencilerimizin üniversitemize gösterdiği yoğun ilgi, doğru yolda olduğumuzun en önemli göstergelerinden biri. Bu başarıda emeği bulunan akademik ve idari personelimize ve BTÜ’yü tercih eden tüm öğrencilerimize teşekkür ediyorum” dedi.

Bursa OSB’lerine deprem önlemi çağrısı Haber

Bursa OSB’lerine deprem önlemi çağrısı

Bursa Teknik Üniversitesi ev sahipliğinde, Japonya Uluslararası İşbirliği Ajansı (JICA) ve Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen "Kahramanmaraş Depreminden İş Sürekliliğine İlişkin Çıkarılan Derslerin Bursa'ya Yansıması" semineri; akademisyenler, kamu kurumları, sanayi temsilcileri ve Japon uzmanları bir araya getirdi. Mimar Sinan Yerleşkesi'nde gerçekleşen seminerde, Kahramanmaraş merkezli depremlerden elde edilen veriler ışığında Bursa organize sanayi bölgelerinin deprem riskleri, iş sürekliliği planlaması ve alınması gereken önlemler değerlendirildi. Programın açılışında konuşan JICA Türkiye Ofisi Program Sorumlusu Aylin Çelik Korkut, Türkiye ile Japonya'nın deprem gerçeğini yaşayan iki ülke olduğunu belirterek, afetlere karşı dirençli kentler oluşturmanın ortak hedefleri olduğunu söyledi. “Depremin Bursa sanayisine vereceği zarar tüm ülkeyi etkiler” Korkut, JICA ve Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle yaklaşık üç yıldır yürütülen “Dirençli Bursa Projesi” kapsamında yalnızca fiziksel altyapının değil, kentin ekonomik sürdürülebilirliği ve yaşam kalitesinin de ele alındığını ifade etti. Bursa'nın Türkiye ekonomisinin lokomotif şehirlerinden biri olduğuna dikkat çeken Korkut, "Bursa'da yaşanacak üretim aksaklığı yalnızca kenti değil, tüm Türkiye'yi etkileyecektir. Bu nedenle organize sanayi bölgelerinin afete karşı dirençli olması, deprem sonrasında üretimin devam etmesi, tedarik zincirinin korunması ve iş sürekliliğinin önceden planlanması büyük önem taşıyor” dedi. Sanayi yapılarının %20’si 2000 yılı öncesi Seminerde, "2023 Kahramanmaraş Depreminden İş Sürekliliği Planlarına İlişkin Çıkarılan Dersler ve Bursa Organize Sanayi Bölgeleri Risk Değerlendirmesi Sonuçları" başlıklı sunumu gerçekleştiren Dr. Masashi Inoue, Kahramanmaraş'taki dört organize sanayi bölgesinden elde edilen verilerle Bursa'daki 13 organize sanayi bölgesinde bulunan yaklaşık 2 bin 666 binanın yapı bilgilerini karşılaştırdıklarını söyledi. Analizlerde yapıların inşa yılına odaklandıklarını belirten Inoue, Bursa'daki sanayi yapılarının yaklaşık yüzde 20'sinin 2000 yılı öncesinde inşa edildiğini ifade etti. 500'den fazla yapının hasar görme riski bulunuyor Yapılan senaryo analizlerine göre Bursa'da 500'ün üzerinde sanayi yapısının depremde hasar görebileceğini kaydeden Inoue, özellikle Bursa, Kestel, Uludağ, İnegöl ve Mustafakemalpaşa organize sanayi Bölgelerinin yüksek risk taşıdığına dikkat çekti. Bu çalışmanın eski yapıların güçlendirilmesi ve yenilenmesi açısından önemli bir başlangıç olduğunu vurgulayan Inoue, "İş sürekliliği yalnızca yapısal güvenliği değil, yapısal olmayan tüm riskleri de kapsıyor. Bursa'da iş sürekliliği planlarının yaygınlaştırılması gerekiyor" ifadelerini kullandı. Yapısal olmayan hasarlar da üretimi durduruyor JET uzmanlarından Dr. Seda Şendir Torisu ise Kahramanmaraş'ta üç organize sanayi bölgesi ve bir küçük sanayi sitesinde gerçekleştirdikleri saha çalışmalarının sonuçlarını paylaştı. Deprem sonrası yaşanan üretim kayıplarında yalnızca bina hasarlarının değil, makine, ekipman, ürün kayıpları ve insan kaynağı gibi yapısal olmayan unsurların da belirleyici olduğunu belirten Torisu, bazı bölgelerde yapısal hasar düşük olmasına rağmen ekonomik kayıpların oldukça yüksek seviyelere ulaştığını söyledi. Kahramanmaraş’ta 232 şirketle gerçekleştirilen anket çalışmasının sonuçlarını paylaşan Torisu, düzenli tatbikat yapan, iş sürekliliği planı hazırlayan, veri yedekleme sistemleri kuran ve ekipmanlarını güvence altına alan işletmelerin deprem sonrasında daha hızlı toparlandığını ifade etti. Rektör Yardımcısı Bayhan: 2000 yılı öncesi yapılar öncelikli olarak ele alınmalı BTÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Beyhan Bayhan da "Bursa Organize Sanayi Bölgeleri İş Sürekliliği İçin Yapılması Gerekenler" başlıklı sunumunda, Bursa organize sanayi bölgelerinde farklı deprem yönetmeliklerine göre inşa edilmiş çok sayıda sanayi yapısının bulunduğunu belirtti. Özellikle 2000 yılı öncesi inşa edilen yapıların önemli risk taşıdığına dikkat çeken Prof. Dr. Bayhan, Kahramanmaraş depremlerinde en fazla hasarın prefabrik sanayi yapılarında kolon alt bölgeleri, kiriş-kolon bağlantıları ve cephe panellerinde meydana geldiğini söyledi. Sanayi tesislerinde uygulanabilecek pratik güçlendirme yöntemlerine değinen Rektör Yardımcısı Bayhan, çapraz çelik elemanlarla güçlendirme, enerji sönümleyici sistemler ve zemin iyileştirme çalışmalarının önemine işaret etti. “İş sürekliliği sadece binalarla sınırlı değil” Deprem sonrası üretimin devam edebilmesi için yalnızca yapıların ayakta kalmasının yeterli olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Beyhan Bayhan, elektrik, su, haberleşme ve lojistik altyapılarının kesintisiz çalışmasının da kritik öneme sahip olduğunu ifade etti. Kahramanmaraş depremlerinde organize sanayi bölgelerinde yaşanan üretim kayıplarına dikkat çeken Bayhan, altyapı kesintileri, iş gücü kaybı ve tedarik zincirindeki aksaklıkların üretimi ciddi şekilde etkilediğini söyledi. Bayhan, Bursa'nın organize sanayi bölgelerinin oluşmasında Türkiye'ye öncülük ettiğini hatırlatarak, deprem hazırlıkları ve iş sürekliliği konusunda da aynı öncü rolü üstlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Programda, Kocaeli Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şerif Barış, “Organize Sanayi Bölgelerinde Deprem Zararlarının Azaltılması” ve Nagoya Teknoloji Enstitüsü’nden Prof. Dr. Kenji Watanabe’nin “Artan Şiddette ve Sıklıkta Meydana Gelen Doğal Afetlere Yanıt Vermede Topluluk Temelli İş Sürekliliği Planlaması, İş Sürekliliği Yönetimi Giderek Artan Önemi” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Seminer soru-cevap bölümünün ardından kapanış konuşmasıyla sona erdi.

BTÜ’den kırık kemik tedavisine yeni nesil çözüm Haber

BTÜ’den kırık kemik tedavisine yeni nesil çözüm

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), sağlık teknolojileri alanındaki bilimsel çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) tarafından yürütülen A3 Doktora Öğrencilerine Yönelik Destek Programı kapsamında, BTÜ doktora öğrencisi Elif Pesen’in yürütücülüğünü üstlendiği "Hidroksiapatit Katkılı Hibrit Kompozit Tabanlı Yeni Nesil Kemik Sabitleme Plakası Tasarımı" başlıklı proje desteklenmeye hak kazandı. Projenin danışmanlığını ise BTÜ Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihan Kaboğlu üstleniyor. Proje kapsamında, kemik kırıklarının tedavisinde kullanılan metal plakalara alternatif olabilecek yeni nesil bir kemik sabitleme plakası geliştirilecek. Bugün kullanılan metal plakalar kemiği sabitlemede başarılı olsa da zaman zaman kemikle tam uyum sağlayamadığı için iyileşme sürecini olumsuz etkileyebiliyor ve bazı hastalarda ikinci bir ameliyat ihtiyacına neden olabiliyor. Daha hafif, kemikle uyumlu ve dayanıklı olması hedeflenen bu yeni plaka, kemik yapısını destekleyen özel katkı maddeleri ile karbon, bazalt ve doğal keten liflerinin bir araya getirildiği yenilikçi bir malzemeden üretilecek. Bu sayede geliştirilecek plakanın hem sağlam hem de çevre dostu ve insan vücuduyla daha uyumlu olması amaçlanıyor. Araştırmada farklı malzemeler bir arada kullanılarak, kemiğin doğal yapısına daha yakın özellikler taşıyan yeni bir kemik plağı tasarlanacak. Böylece hem hastaların tedavi sürecine katkı sağlayacak hem de ortopedik implant teknolojilerine yenilikçi bir çözüm sunabilecek bir ürün ortaya çıkarılması amaçlanıyor. SAĞLIK TEKNOLOJİLERİNE KATKI Projenin tamamlanmasıyla birlikte biyomalzemeler, kompozit malzemeler, ortopedik implant tasarımı ve sağlık teknolojileri alanlarında önemli bilimsel çıktılar elde edilmesi hedefleniyor. Geliştirilecek yeni nesil kemik sabitleme plakalarının, gelecekte ortopedik tedavilerde kullanılabilecek yenilikçi çözümlere katkı sunması ve sağlık teknolojilerinin gelişimine destek sağlaması bekleniyor. Proje sonunda geliştirilecek malzemenin, hastaların iyileşme sürecini destekleyen, daha hafif ve uzun ömürlü bir alternatif olarak sağlık alanında kullanıma katkı sağlaması hedefleniyor. BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitede sağlık teknolojileri alanında yürütülen araştırmaların her geçen gün daha da güçlendiğini belirterek, "Üniversitemizde geliştirilen her bilimsel çalışma, toplumun, ülkenin, şehrin ya da sektörlerin ihtiyaçlarına çözüm üretme hedefi taşıyor. TÜSEB tarafından desteklenen bu proje de kemik kırıklarının tedavisinde kullanılabilecek yenilikçi malzemelerin geliştirilmesi açısından büyük önem taşıyor. Araştırmacımızı ve danışman akademisyenimizi tebrik ediyor, projelerinin başarılı sonuçlara ulaşmasını diliyorum. BTÜ olarak sağlık, mühendislik ve malzeme teknolojileri alanlarında katma değer üreten araştırmaları desteklemeye devam edeceğiz" dedi.

MİMARLAR ODASI BURSA ŞUBESİ’NDEN ANLAMLI SERGİ Haber

MİMARLAR ODASI BURSA ŞUBESİ’NDEN ANLAMLI SERGİ

2026 / XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri kapsamında Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne Özcan Uygur ile birlikte lâyık görülen Semra Uygur’un onur konuğu olduğu etkinliğe; Bursa Uludağ Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Tülin Vural Arslan, Bursa Teknik Üniversitesi Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Gül Sayan Atanur, bölüm başkanları, dekan yardımcıları, sivil toplum kuruluşlarının, belediyelerin ve meslek örgütlerinin temsilcileri ile çok sayıda mimar ve sanatsever katıldı. Mimarlar Odası Bursa Şubesi’nin sergi mutluluğu Etkinliğin açılışında konuşan Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek, mimarlık üretimi, mesleki birikim ve güncel tartışmalar üzerine değerli bir buluşmaya daha ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşadıklarını dile getirdi. TMMOB Mimarlar Odası Genel Merkezi’nin iki yılda bir düzenlediği ‘2026 / XX. Ulusal Mimarlık Sergisi ve Ödülleri’ kapsamında ödüle değer görülen eserlerin, Bursa’nın ardından Mimarlar Odası’nın diğer şubelerinde de sergileneceğini belirten Şimşek, “Mimarlar Odası Bursa Şubesi olarak bu anlamlı sergiye ev sahipliği yapmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu yıl ‘Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne Özcan Uygur ile birlikte lâyık görülen Semra Uygur’u ağırlıyor olmamız ise mutluluğumuzu daha da artırıyor. Mimarlık, toplumun geleceğini şekillendiren mesleklerin başında geliyor. Ürettiğimiz eserlerle gelecek kuşakların yaşamına da dokunuyoruz. Bu nedenle mesleğimizin ne denli büyük bir öneme sahip olduğunun bilincindeyiz. Bu düşünceyle, ülkemizi ve dünyamızı güzelleştiren yürek birlikteliğimizin ürünü nice eserlerin bizleri bir araya getirmeye devam etmesini diliyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.” diye konuştu. Etkinliğin onur konuğu Semra Uygur ise konuşmasında, davetlerinden dolayı Mimarlar Odası Bursa Şubesi Başkanı Şirin Rodoplu Şimşek’in şahsında Şube Yönetim Kurulu’na teşekkür etti. Mimar Sinan Büyük Ödülü’ne lâyık görülmenin mutluluğunu yaşadığını belirten Uygur, mimarlığın yaşam kalitesini yükselten, güvenli yapılar üreten ve yaşam biçimini şekillendiren, aynı zamanda güçlü bir sanat karakterine sahip mesleklerin başında geldiğini vurguladı. Konuşmaların ardından serginin açılışı gerçekleştirildi. Açılışın ardından sergilenen eserleri inceleme fırsatı bulan konuklar, çalışmaların özgünlüğü ve üst düzey niteliğine ilişkin beğenilerini dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.