Hava Durumu

#Belgesel

- Belgesel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Belgesel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa basınının usta kalemi Yılmaz Akkılıç, belgeselden kitaba taşındı Haber

Bursa basınının usta kalemi Yılmaz Akkılıç, belgeselden kitaba taşındı

Bursa basınının unutulmaz ağabeyi, Atatürkçü bir asker ve bir tarih neferi Yılmaz Akkılıç, vefatının 16. yılında vefa dolu bir eserle bir kez daha anılıyor. Gazeteci-yazar Tayfun Çavuşoğlu’nun uzun soluklu bir emeğin sonucunda hayata geçirdiği belgesel proje, bu kez kapsamlı bir sözlü tarih çalışması olarak kitaplaştı. IQDRAFT tarafından yayımlanan eser, yalnızca bir vefa projesi değil, aynı zamanda Bursa’nın yakın siyasi ve basın tarihine ışık tutan zengin bir arşiv niteliği taşıyor. “MESLEK HAYATIMIN EN ÖZEL VE DUYGUSAL PROJESİ” Kitabın sunuş yazısında, bu çalışmanın kendisi için taşıdığı derin anlamı ve hissettiği huzuru paylaşan Yazar Tayfun Çavuşoğlu, duygularını şu sözlerle dile getirdi: “Bursa’nın basın tarihine, yerel tarih araştırmalarına ve entelektüel birikimine ömrünü adamış olan Yılmaz Akkılıç ağabeyimizi vefatının 16. yılında anarken, meslek hayatımın en özel ve en duygusal projelerinden birini tamamlamış olmanın huzurunu yaşıyorum.” Yolculuğun gazeteci Yüksel Baysal’ın anma önerisiyle başladığını, süreç içinde Nilüfer Belediyesi’nin desteği ile kapsamlı bir belgesele dönüştüğünü belirten Çavuşoğlu, projenin prömiyerinin 28 Nisan 2026 gecesi Bursa Gazeteciler Cemiyeti’nin de katılımıyla gerçekleştirildiğini hatırlattı. “SUSMAK DA BİR EYLEMDİR” SLOGANI YENİDEN GÜNDEMDE Yılmaz Akkılıç’ın sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanmasına neden olan ancak bugün adalet ve onurlu duruşun simgesi haline gelen tarihi cümlesi, esere adını verdi: “Susmak da bir eylemdir!” Çavuşoğlu, Akkılıç’ın hayatı boyunca susmayan, aksine kalemiyle, kütüphanesiyle ve kentine olan aşkıyla sürekli üreten bir isim olduğunun altını çizerek, bu eserle onun sesini ve mücadelesini gelecek nesillere aktarmayı amaçladıklarını vurguladı. Kitap; ana belgesel metninin yanı sıra Bursa’nın siyaset, hukuk ve basın dünyasından 20 ayrı konuşmacının anlatımlarından oluşan “Kamera Arkası” bölümlerinin tam metin deşifrelerini ve döneme ait fotoğrafları bir araya getiriyor. Eserde; Ertuğrul Yalçınbayır, Mustafa Bozbey, Yahya Şimşek, Asude Şenol, Ali Arabacı, Erhan Sevimli, Mithat Kırayoğlu, Şahin Gençal, Mümin Ceyhan, Hacı Tonak, Yüksel Baysal, Mehmet Ali İnan, Necati Kartal, Nuri Kolaylı, Kadri Güler, Mutlu Esendemir, Şadi Özdemir, Teoman Alper, Yener Akkılıç ve Tayfun Çavuşoğlu’nun tanıklıkları yer alıyor. 1970’lerin çalkantılı siyasi atmosferinden yerel basının gelişim çizgisine kadar pek çok kritik konunun ele alındığı çalışma, sözlü tarih alanında önemli bir boşluğu dolduruyor.

Bu hafta sinemalarda 10 yeni film vizyonda Haber

Bu hafta sinemalarda 10 yeni film vizyonda

Aşk ve Yaşam Daisy Edgar-Jones, Esme Creed-Miles ve Caitríona Balfe’nin başrollerinde yer aldığı, Georgia Oakley imzalı Aşk ve Yaşam, Jane Austen’ın klasik romanından uyarlanarak maddi güvencelerini kaybeden iki kız kardeşin aşk, aile ve toplumsal beklentiler arasında şekillenen hayatlarını anlatıyor. Street Fighter 1993 yılında geçen hikâyede, yolları ayrılmış Street Fighter dövüşçüleri Ryu ve Ken Masters, gizemli Chun-Li’nin kendilerini bir sonraki Sokak Dövüşçüleri Dünya Turnuvası için yeniden bir araya getirmesiyle tekrar ringe çıkar. Yumrukların, kaderin ve öfkenin çarpıştığı bu acımasız turnuvanın arkasında ise, onları hem birbirleriyle hem de geçmişlerindeki karanlıkla yüzleşmeye zorlayan ölümcül bir komplo yatmaktadır. Balina Düşüşü Film, babasının cenazesini okyanustan geri getirmek için dalış yaptığı sırada devasa bir ispermeçet balinası tarafından yutulan genç bir dalgıcın, hayvanın karnında kısıtlı oksijenle hayatta kalma ve kaçma mücadelesini konu alıyor. Kefaret Film, Irak Savaşı sırasında verdiği bir kararın bir ailenin hayatını altüst etmesinden yıllar sonra geçmişiyle yüzleşmeye çalışan eski bir Amerikan askerinin hikâyesini anlatıyor. Hasip ile Nasip Film, kasabadaki yerel iktidarı yıllardır aralarında paylaşan iki eski dost Hasip ile Nasip'in, kasabaya dönüş yapan çocukluk aşkları Perihan'ın belediye başkanlığına üçüncü aday olması sonrası kasabanın trajikomik seçim savaşını konu ediniyor. Dondurmam Gaymak: Gapital Dondurmam Gaymak filminin hikâyesini devam ettiren yapım, merhum Ali Usta'dan miras kalan efsanevi ‘Nasip Dondurmaları’nı hayatta tutmaya çalışan Kamil ve kasabalının hikâyesini konu ediniyor. Cin Hikayeleri: Zulman Film, Zonguldak'ta maden işçisi olan Süleyman'ın, çalıştığı yerde zincirlerinden kurtardığı çocuğun aslında esir bir cin çıkması üzerine Cuhenna kabilesinin hedefi haline gelmesini ve bir Hüddam'dan yardım bulmak için çıktığı yolculuğu konu alıyor. Emiray: Macera Yolcusu Film, gizemli bir Kündekâri bulmacasını çözünce açılan zaman tüneliyle Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî’nin çocukluk çağına savrulan bir grup arkadaşın, farklı diyarlara dağılan ekiplerini toplayıp kendi zamanlarına dönmek için verdikleri mücadeleyi konu ediniyor. Naza Tel Aviv çatılarından gece çekilen belgesel, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonları sonucunda yaşanan sivil kayıpları ve Filistinlilerin hedef alınarak öldürülmesinin ardındaki sistemleri inceliyor. Kanlı Gece Kanlı Gece, evde doğum sırasında kar fırtınası yüzünden mahsur kalan bir çiftin ve ebelerinin, doğum komplikasyonlarıyla ve evdeki olası bir karanlık varlıkla mücadelesini konu alıyor.

Bu hafta dokuz yeni film vizyona girdi Haber

Bu hafta dokuz yeni film vizyona girdi

Marvel'ın efsanevi yapımı Avengers: Endgame'in Encore versiyonunun yanı sıra Üç Harfliler: Mühür, İsyan (Mutiny), Kartopu Oyunları (North: An Epic Journey of Friendship), Kahraman Köpek Charlie (Charlie The Wonderdog), Damat Mektebi, Prenses ve Şövalye: Yaşam İksiri (How to Save the Immortal: Elixir of Life), Kediler Firarda: Mısır Operasyonu (Cats In The Museum: Treasures of Egypt), Kristal Gezegen: Yeni Dünya (The Crystal Planet) ve Linkin Park: Unshatter filmlerini sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. VİZYONUN ÖNE ÇIKANLARI Marvel'ın rekor kıran yapımı Avengers: Endgame, yeni sahneler ve özel Infinity Vision formatıyla Encore versiyonuyla yeniden vizyonda. Thanos'un evrenin yarısını yok etmesinin ardından hayatta kalan Avengers üyeleri, bu yıkımı geri almak için son bir umutla geçmişe uzanan tehlikeli bir plan kurar. Fedakârlık, dostluk ve kapanış temalarını epik bir finalle ele alan film; IMAX, SCX, 4DX ve Infinity Vision formatlarıyla gösterimde. Mert Uzunmehmet'in yönettiği Üç Harfliler: Mühür, doğmamış bir bebeğin masumiyetine kazınan gizemli bir mühürün Falcı Müzeyyen'i geçmişin en karanlık güçleriyle yüz yüze bırakan ölümcül bir sınava sürüklemesini anlatıyor. Köklü ve sırlarla dolu bir konakta yeni bir sayfa açmaya çalışan Fatma ve ailesinin yaşadığı dehşeti konu alan yapım bazı kaderlerin insanın elinde olmadığı gerçeğini gün yüzüne çıkarıyor. Jean-François Richet'in yönettiği İsyan (Mutiny), ünlü iş insanı Tibu'nun ölümünden sorumlu tutulan Cole Reed'in peşine düşenlerden kaçarken cinayetin ardındaki gerçeği araştırmaya başlamasını konu alıyor. İzler onu bir kargo gemisinde faaliyet gösteren yasa dışı bir şebekeye ve beklemediği kadar büyük bir komploya götürür. Jason Statham ve Annabelle Wallis'in başrollerini paylaştığı yapım gerilim ve aksiyon türlerini buluşturuyor. Hans Christian Andersen'in Karlar Kraliçesi masalından ilham alan Kartopu Oyunları (North: An Epic Journey of Friendship), en yakın arkadaşı Kai'yi bulmak için Kuzey Işıkları'nın izinde yolculuğa çıkan cesur Gerda'nın hikâyesini anlatıyor. Çocukların ve animasyon tutkunlarının ilgisini çekecek bir diğer animasyon Kahraman Köpek Charlie (Charlie The Wonderdog), uzaylılar tarafından kaçırıldıktan sonra olağanüstü güçler kazanan köpek Charlie'nin, dünyayı tehdit eden kedi Puddy'ye karşı sevdiklerini korumak için verdiği mücadeleyi konu alıyor. Sermiyan Midyat'ın başrolünü üstlendiği yerli komedi Damat Mektebi, köydeki gençlerin evlenememesi üzerine yıllar sonra memleketine dönen Miran'ın onları değiştirmek için kurduğu Damat Mektebi'nin köydeki yerleşik düzeni nasıl sarstığını anlatıyor. Rus yapımı animasyon Prenses ve Şövalye: Yaşam İksiri (How to Save the Immortal: Elixir of Life), Külkedisi masalına modern ve eğlenceli bir bakış sunuyor. Güçlü iradeli teyze Kraliçe Brungilda'nın bozulan büyüsüyle derin uykuya dalan Barbara'yı kurtarmak için sihirli Hayat İksiri'ni bulmaya çıkan Ölümsüz Drybone ile sakar şövalye Elijah'ın maceralarını konu alıyor. David Ayer'ın yönettiği Vahşinin Kalbi (Heart of the Beast), 26 Eylül Cumartesi günü Sinema Festivali kapsamında özel gösterimle izleyiciyle buluşuyor. Askeri bir uçak kazasından sağ kurtulan Özel Kuvvetler subayı James Belmont'un, sadık savaş köpeği Odin ile birlikte Alaska'nın dondurucu ve ıssız doğasında hayatta kalma mücadelesini konu alan film, Brad Pitt ve J.K. Simmons'ı bir araya getiriyor. Linkin Park: Unshatter, Chester Bennington'ın kaybının ardından Linkin Park'ın yıllar sonra yeniden bir araya gelerek müziğe dönüş yolculuğunu konu alan belgesel-konser filmi. Film, grubun yeni üyeleri Emily Armstrong ve Colin Brittain ile başlayan yeni dönemi, stüdyo çalışmalarını ve sahneye dönüşünü arşiv görüntüleri, röportajlar ve canlı performanslarla aktarıyor.

İnegöl’de Dipsizgöl geleneği Avrupa’ya taşınıyor Haber

İnegöl’de Dipsizgöl geleneği Avrupa’ya taşınıyor

İnegöl’ün kırsal Dipsizgöl Mahallesinde yıllardır yaşatılan ve yılda bir gün kadınlarla erkeklerin kamusal alan kullanımında rollerini değiştirdiği özgün gelenek, bu kez Avrupa ölçeğinde ele alınacak. İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen ve Dipsizgöl’ün bu geleneğini konu alan “Rewriting Heritage” (Mirası Yeniden Yazmak) projesi, Erasmus+ KA210-YOU – Gençlik Alanında Küçük Ölçekli Ortaklıklar Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. BURSA’DA DESTEK ALMAYA HAK KAZANAN TEK BELEDİYE PROJESİ OLDU Proje aynı zamanda, ilgili başvuru döneminde Bursa ilindeki belediyeler tarafından sunulan Erasmus+ projeleri arasında destek almaya hak kazanan tek belediye projesi oldu. PROJE; TÜRKİYE, İSPANYA VE YUNANİSTAN’DAN GENÇLERİ ORTAK BİR ÇALIŞMA ZEMİNİNDE BULUŞTURACAK İnegöl’ün kültürel miras değerlerinin uluslararası ölçekte tanıtılması ve gençlerin bu mirasın araştırılması, yorumlanması ve geleceğe taşınmasında aktif rol üstlenmesi amacıyla hazırlanan proje; Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençleri ortak bir çalışma zemini üzerinde buluşturacak. DİPSİZGÖL’DE YILDA BİR GÜN ROLLER DEĞİŞİYOR Projenin çıkış noktasını, İnegöl’ün Dipsizgöl Mahallesi’nde yaşatılan özgün kültürel miras pratiği oluşturuyor. Mahallede yılda bir gün gerçekleştirilen gelenekte, günlük yaşam içerisindeki toplumsal roller ve kamusal alan kullanımı sembolik olarak değişiyor. O gün kadınlar kıraathane gibi erkeklerin ağırlıklı olarak kullandığı kamusal alanda bir araya gelirken, erkekler evlerinde kalıyor. Kadınlar kıraathanede sohbet ediyor, çay ve kahvelerini içiyor, çeşitli masa oyunları oynayarak sosyal bir ortamda vakit geçiriyor. Erkekler ise o gün ev işleriyle ilgilenerek günlük yaşamın farklı sorumluluklarını üstleniyor. Yıllardır mahalle içerisinde yaşatılan bu gelenek, yalnızca farklı bir sosyal uygulama olmanın ötesinde; kamusal alanın kullanımı, toplumsal roller, kadınların görünürlüğü, gündelik yaşamın sorumlulukları ve karşılıklı empati açısından dikkat çekici bir kültürel miras örneği olarak değerlendiriliyor. YERELDEN DOĞAN ARAŞTIRMA TÜBİTAK BAŞARISINA DÖNÜŞTÜ Dipsizgöl’de yaşatılan bu gelenek, daha önce İnegöl Halil İnalcık Sosyal Bilimler Lisesi’nde felsefe grubu öğretmeni Pınar Yıldız ve öğrencisi Sıla Yavuz tarafından araştırma konusu haline getirilmişti. “KıraatAnne: Dipsizgöl’de Yılda Bir Gün Rol Mekân Değişimi” başlıklı çalışma ile Dipsizgöl’deki gelenek; toplumsal cinsiyet, kamusal alan, kültürel miras ve toplumsal roller çerçevesinde ele alındı. Yerel bir gelenekten yola çıkarak hazırlanan çalışma, TÜBİTAK 2204-A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması’nda Bölge Üçüncülüğü elde etti. Böylece Dipsizgöl’de yıllardır yaşatılan yerel bir uygulama önce gençlerin araştırma konusu oldu, ardından elde edilen akademik ve sosyal birikim yeni bir uluslararası projenin çıkış noktasını oluşturdu. DİPSİZGÖL’DEN AVRUPA’YA: BENZER GELENEKLER KARŞILAŞTIRILACAK İnegöl Belediyesi tarafından geliştirilen Rewriting Heritage (Mirası Yeniden Yazmak) projesiyle Dipsizgöl’deki kültürel miras pratiği Avrupa’daki benzer geleneklerle birlikte ele alınacak. Proje kapsamında Türkiye’deki Dipsizgöl geleneğinin yanı sıra İspanya’daki Saint Águeda ve Yunanistan’daki Gynaikokratia gelenekleri incelenecek. Üç farklı ülkede ortaya çıkan bu gelenekler; kadınların kamusal alandaki görünürlüğü, toplumsal roller, yaşayan kültürel miras ve toplumsal cinsiyet eşitliği ekseninde gençlerin perspektifinden karşılaştırılacak. Böylece birbirinden farklı coğrafyalarda ortaya çıkan kültürel uygulamaların ortak yönleri ve farklılıkları gençler tarafından araştırılacak; geleneklerin ortaya çıktıkları toplumlarda ne ifade ettiği ve günümüzde nasıl yorumlandığı ele alınacak. KÜLTÜREL MİRAS SADECE KORUNMAYACAK, YENİDEN YORUMLANACAK Rewriting Heritage projesinin temel yaklaşımı, kültürel mirası yalnızca geçmişten geleceğe aktarılması gereken bir değer olarak görmenin ötesine geçiyor. Proje ile kültürel mirasın gençler tarafından araştırılan, sorgulanan, farklı kültürlerle karşılaştırılan ve günümüz değerleri doğrultusunda yeniden yorumlanan yaşayan bir alan olarak ele alınması hedefleniyor. Türkiye, İspanya ve Yunanistan’dan gençlerin bir araya geleceği proje sürecinde araştırma, saha gözlemleri, kültürlerarası öğrenme, tartışma ve yaratıcı üretim yöntemlerinden yararlanılacak. Gençler, farklı ülkelerdeki gelenekleri yerinde inceleyerek bu uygulamaların tarihsel ve toplumsal anlamlarını araştıracak. Farklı kültürlerden gelen akranlarıyla gerçekleştirecekleri çalışmalar sayesinde kendi kültürel miraslarına da farklı bir perspektiften bakma imkânı bulacak. GENÇLERİN GÖZÜNDEN BELGESEL HAZIRLANACAK Projenin dikkat çeken çıktılarından biri de gençlerin gerçekleştireceği araştırma ve saha çalışmalarından hareketle hazırlanacak belgesel çalışma olacak. Gençler, proje sürecinde elde ettikleri bilgi, gözlem ve deneyimleri görsel-işitsel içeriklere dönüştürerek kültürel mirasın aktarımında yeni nesil anlatım yöntemlerini kullanacak. Bu yönüyle proje, yalnızca kültürel mirasın tanıtılmasını değil, gençlerin araştırmacı, üretici ve aktif kültürel miras aktörleri olarak sürece dahil olmasını da amaçlıyor. İNEGÖL’ÜN KÜLTÜREL MİRASI AVRUPA’DA GÖRÜNÜRLÜK KAZANACAK Rewriting Heritage ile Dipsizgöl’de yaşatılan yerel bir kültürel değer, Avrupa’daki benzer örneklerle buluşturulacak. Projenin; İnegöl’ün kültürel mirasının uluslararası düzeyde görünürlüğünün artırılmasına, farklı ülkelerden gençler arasında kültürlerarası öğrenmenin güçlendirilmesine ve yerel değerlerin Avrupa ölçeğinde tanıtılmasına katkı sunması hedefleniyor. İNEGÖL’ÜMÜZÜN TARİHİ VE KÜLTÜRÜNÜ ÖNEMSİYORUZ Konuya ilişkin açıklamalarda bulunan İnegöl Belediye Başkanı Alper Taban, yerel yönetimler olarak görevlerinin şehri geleceğe taşıyacak fiziki yatırım ve projelerle birlikte şehrin geçmişini gelecekle buluşturacak adımları da atmak olduğunu ifade etti. Bu kapsamda İnegöl Belediyesi olarak İnegöl’ün kültürü ve tarihini önemsediklerini kaydeden Taban, “Bu konuda da yaptığımız çalışmalar var. Şehir Araştırmaları Merkezimizi kurduk. Akademisyenlerimizle Yüzey Araştırmaları çalışmaları yaptık. Yine İnegöl gastronomisine dair çalışmalarımız bu yönde atılan adımlardan. Aynı zamanda bu kültürel birikimi ülke sınırları dışına taşıyacak çalışmalarımız da var. Gençlerimizi yurtdışı fırsatlarıyla buluşturan Eurodesk Temas Noktasını belediyemiz bünyesinde açtık. Arge Müdürlüğümüz tarafından çeşitli projeler hazırlıyoruz. Dipsizgöl mahallemizin özgün geleneği de bu kapsamda hazırladığımız projelerden. Bugün itibariyle neticesini aldık, İnegöl’ümüzün bir kültürünün Avrupa ölçeğinde tanınmasına katkı sağlamış olduk. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” dedi.

Nilüfer Belediyesi, sinemaseverleri Çalı’da ağırladı Haber

Nilüfer Belediyesi, sinemaseverleri Çalı’da ağırladı

Nilüfer Belediyesi ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği’nin (ÇEKÜDER) birlikte düzenlediği 3 gün süren 10. Çalı Köy Filmleri Festivali sona erdi. İsteyenlerin kamp da yapabildiği festivalde film gösterimleri, söyleşiler, konserler, doğa yürüyüşleri gerçekleştirildi. Çalı Futbol Sahası’ndaki festivalin son günü kısa film yarışması düzenlendi. Programa Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları, ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin, Çalı Muhtarı Kaan Doğan ve sinemaseverler katıldı. Gecede konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, bu yıl 10’uncusu yapılan festivalin daha dinamik hale geldiğini söyledi. 1934 yılında “Aysel Bataklı Damın Kızı” filminin Çalı’da çekildiğini hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, “Anadolu’nun elektriği olmayan bir köyünde, bir film çekilmiş ve bu filmde köylüler rol almış. Bu aslında muhteşem bir şey. Cumhuriyet devriminin ta kendisi budur diye düşünüyorum” dedi. Sinema yolculuğun bugün geldiği noktayı görmenin çok özel olduğunu anlatan Başkan Şadi Özdemir, “Üç gün boyunca sinemayı yalnızca perdede değil, Çalı’nın sokaklarında ve hafızasında hep birlikte yaşadık. Çalı’nın sinemayla neredeyse bir asır önce kurduğu bağın yeni kuşaklarla devam ettiğine tanıklık etmek bizim için büyük bir mutluluk” diye konuştu. Başkan Şadi Özdemir, festivalin önemli parçalarından biri olan Kısa Film Yarışmasıyla genç sinemacıların üretimlerine alan açmaya devam ettiklerini ifade ederek, “Festival kapsamında ikinci kez gerçekleştirdiğimiz Ulusal Disiplinlerarası Sinema Sempozyumu ile de sinemayı akademik ve düşünsel açıdan da ele aldık. Bundan sonraki yıllarda festivali daha da güçlendirerek devam ettirmeye çalışacağız” dedi. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Festival kapsamında gerçekleştirilen Kısa Film Yarışması’na toplam 128 film başvurdu. Ön jüri değerlendirmesinin ardından 15 film finale kalmaya hak kazandı. Başkanlığını Seyfettin Tokmak’ın üstlendiği; Nuran Evren Şit, Ece Yaşar ve Doç. Dr. İlkay Nişancı’dan oluşan ana jürinin değerlendirmeleri sonucunda ödüller sahiplerini buldu. Yarışmada En İyi Belgesel Ödülü’nü “Salman Gitmek İstiyor” filmiyle Ozan Takış kazanırken, En İyi Kurmaca Ödülü “Feridun” filmiyle Utku Ali Güler’e gitti. Jüri Özel Ödülü ise iki ayrı filme verildi. “Yerçekimi” filmiyle Dalya Keleş ödüle layık görülürken (yönetmen adına ödülü filmin oyuncusu Mustafa Konak aldı), diğer Jüri Özel Ödülü ise “Ölüm Bizi Ayırana Dek” filmiyle Deniz Koloş’un oldu.

Nilüfer'de sinema rüzgarı! 10. Çalı Köy Filmleri Festivali başlıyor Haber

Nilüfer'de sinema rüzgarı! 10. Çalı Köy Filmleri Festivali başlıyor

Nilüfer Belediyesi ve Çalı Çevre ve Kültür Derneği (ÇEKÜDER) ortaklığıyla gerçekleştirilecek Çalı Köy Filmleri Festivali’nin bilgilendirme toplantısı, programın da yapılacağı Çalı Futbol Sahası’nda düzenlendi. 20 Ağustos Perşembe günü Pancar Deposu’ndaki Sinema Sempozyumu ile başlayacak olan festival, 21-22- 23 Ağustos tarihlerinde Çalı Futbol Sahası’nda sinemaseverleri doğa, kamp deneyimi ve sanatla buluşturacak. Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Çalı’nın çok kıymetli bir mahalle olduğunu belirterek, festivalin çıkış noktasındaki tarihi mirasa vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Köy Filmleri Festivali, 10 yıldan beri yapılıyor. Burada yapılmasının ana nedeni de 1935 yılında çekilen ‘Aysel Bataklı Damın Kızı’ filminin bu köyde çekilmiş olmasıdır. O film çekilirken köyde elektrik bile yoktu ama çok iyi isimlerle hazırlanmış bir film ortaya kondu. Nâzım Hikmet’in senaryosuna katkısı olan, Muhsin Ertuğrul’un yönettiği, Cemal Reşit Rey’in müziklerini yaptığı ve Cahide Sonku’nun da ilk başrolüyle yıldızlaştığı film budur. Daha da keyiflisi, filmdeki figüranlar bu köyde yaşayanlardı. Cumhuriyet’in yeni kurulduğu, elektriğin dahi olmadığı o dönemde köylülerimizin filmlerde rol alması çok kıymetli. Biz Cumhuriyet açısından da bunu çok kıymetli buluyor, farkındalığı artırmak için her yıl bu organizasyonu tekrarlıyoruz. Gençlerimizi çadırlarını kurup burada kalmaya, tüm Bursa halkını da desteğe davet ediyoruz” diye konuştu. ÇEKÜDER Başkanı Sadık Emre Sakin ise festivalin 1935’ten gelen bir mirası yaşatma çabası olduğunu ifade etti. Sakin, “O yıl Çalı’da yaşayan vatandaşlar evlerini film platosuna açmış. Bu miras bugün Çalı’daki çocuklara Aysel ya da Ali isimlerinin verilmesiyle, Cahide Sonku’nun canlandırdığı Aysel’in eşarbının Türk sinemasındaki etkisiyle hala devam ediyor. Tamamen gönüllülük üzerine başladığımız bu festival, ilk yılında Moğolların geldiği ve Cahit Berkay’ın 50-60 kişiye hayatındaki en ilginç konserini verdiği bir şenlik havasındaydı. Bugün ise on binlerce insana ulaşan kocaman bir festival haline geldi” şeklinde konuştu. Nilüfer Belediyesi Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Nurgül Işık, Ocak ayından bu yana üzerinde çalıştıkları festival programının detaylarını kamuoyuyla paylaştı. Festivalin içeriğinden bahseden Işık, “Programımıza geçen yıl eklediğimiz Sinema Sempozyumu ile 20 Ağustos Perşembe günü saat 09:30’da Pancar Deposu’nda başlıyoruz. ‘Yerelden Ulusala Film Çalışmaları’ temalı sempozyumumuza 53 bildiri sunulacak. 21 Ağustos Cuma günü ise festival alanına geçiyoruz. Saat 20:00’de Moğollar konseri ile açılışımızı gerçekleştireceğiz. Ardından saat 21:00’de uzun metrajlı film ‘İdea’ gösterilecek ve yönetmen Tayfun Pirselimoğlu ile sinema eleştirmeni Mehmet Açar moderatörlüğünde bir söyleşi gerçekleştirilecek. Festivalimizdeki filmlerin genel teması kırsal ve kasabada geçen filmler” dedi. KISA FİLM YARIŞMASI Hafta sonunun da dolu dolu geçeceğini ifade eden Işık, sabah yogaları, Mysia yolları yürüyüşü, foto-kolaj, ses ve tiyatro atölyeleri ile Çalı’da sanat rüzgârının eseceğini duyurdu. Işık, 2019’da gösterimlerine başlanan ve 2022’de yarışmaya dönüştürülen Kısa Film Yarışması için bu yıl 127 başvuru yapıldığını ve 15 finalistin en iyi belgesel, en iyi kurmaca ve iki jüri özel ödülleri için yarışacağını söyledi. KAPANIŞ USTA YÖNETMENLE Festivalin kapanışının 23 Ağustos Pazar günü saat 21:00’de yapılacağını aktaran Işık, yönetmenler Yeşim Ustaoğlu ile Jasmin Selen Heinz’ın katılımıyla gerçekleştirilecek “Kuru Taşın Başı” filminin gösterimi ve söyleşisiyle son bulacağını kaydetti.

Osmangazi'de Lozan'ın tarihi mirası yaşatıldı Haber

Osmangazi'de Lozan'ın tarihi mirası yaşatıldı

Osmangazi Belediyesi, Türkiye Cumhuriyeti'nin temel taşlarından biri olan Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümünü, tarih bilincini güçlendiren ve kültürel değerleri öne çıkaran anlamlı bir programla kutladı. Demirtaş Kültür Merkezi ile Demirtaş Meydanı'nda düzenlenen etkinliklerde belgesel gösterimi, konferans ve müzik dinletisi bir araya gelirken, Lozan'ın bağımsız Türkiye açısından taşıdığı tarihsel önem bir kez daha güçlü şekilde vurgulandı. “Lozan Barış Antlaşması ve Lozan’dan Mübadeleye: Hatıralar, Tanıklıklar ve Ezgiler” adlı programa Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı, CHP Osmangazi İlçe Başkanı Raşit Gürbüz, belediye meclis üyeleri, mahalle muhtarları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Yoğun ilgi gören etkinlikler, her yaştan katılımcıyı ortak tarih hafızasında buluşturdu. Emekli Tümgeneral ve Yazar Ahmet Yavuz Lozan’ın Önemini Anlattı Demirtaş Kültür Merkezi'nde "Lozan'dan Mübadeleye" adlı belgeselin gösterimiyle başlayan programda, Lozan Barış Antlaşması sonrasında yaşanan nüfus mübadelesini, göç hikayelerini ve insanların yaşadığı büyük değişimleri konu alan belgesel, izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı. Belgeselin ardından "Türkiye'nin Tapu Senedi Lozan Barış Antlaşması" başlıklı konferans gerçekleştirildi. Yazar Aydın Keleşoğlu'nun moderatörlüğünde düzenlenen konferansın konuşmacısı Emekli Tümgeneral ve Yazar Ahmet Yavuz, Lozan Barış Antlaşması'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin bağımsızlığı ve egemenliği açısından taşıdığı tarihsel değeri kapsamlı bir şekilde anlattı. Lozan'ın yalnızca diplomatik bir başarı değil, aynı zamanda büyük fedakarlıkların, mücadelelerin ve millet iradesinin eseri olduğuna işaret eden Yavuz, tarihsel sürecin doğru okunmasının gelecek nesiller açısından büyük önem taşıdığını ifade etti. Konferansta katılımcılar, hem Lozan sürecine hem de mübadele dönemine ilişkin kapsamlı bilgiler edinme fırsatı buldu. Programın sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir ile Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı tarafından Keleşoğlu ile Yavuz'a günün anısına plaket takdim edildi. “Türkiye'nin Tapu Senedi Olan Bir Anlaşmanın Yıl Dönümünde Birlikte Olmak Çok Değerli” Konferansın ardından protokol üyeleri, “Bir Bavul Bir Hayat” adlı sergiyi gezdi. Burada açıklamalarda bulunan Emekli Tümgeneral ve Yazar Ahmet Yavuz, mücadele gerçeğine değinerek, Lozan’ın insani boyutuyla da değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Yavuz, “Çok anlamlı bir gün. Özellikle mübadelelerin yoğun olduğu bir bölgede, Türkiye'nin tapu senedi olan bir anlaşmanın yıldönümünde birlikte olmak çok değerli. Mübadeleyi yaşayan insanların çektiği acıları muhtemelen biraz daha içselleştirmemizi sağlamıştır. Her şey sevinçle olmuyor. Bu acıyı da hissedeceksiniz ki o hisle bu anlaşmanın ve bizim için verilen mücadelenin kıymetini bilmiş olacağız." diye konuştu. Sergi hakkında protokol üyelerine bilgiler veren Demirtaş Lozan Mübadilleri Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Hüseyin Çildem de, bu özel etkinlik için Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkür etti. Ceren Tokgöz Unutulmaz Anlar Yaşattı Lozan'ın 103. yıl dönümü etkinlikleri, Demirtaş Meydanı'nda düzenlenen Ceren Tokgöz’ün müzik dinletisiyle devam etti. Dinleti öncesinde vatandaşlara hitap eden Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, Lozan Barış Antlaşması'nın Türkiye Cumhuriyeti için taşıdığı tarihi öneme dikkat çekerek, “Lozan Barış Antlaşması'nın 103. yıl dönümü bizler için çok önemli. Türkiye’nin tapu senedi olan bir anlaşma. Biz de böylesine bir bayramı, Osmangazi'nin göz bebeği Demirtaş'ta kutlamak istedik. Tüm Demirtaşlı hemşehrilerimize sevgilerimizi ve saygılarımızı sunuyoruz." diye konuştu. Meydanı dolduran yüzlerce vatandaş, Rumeli ezgileri eşliğinde unutulmaz bir akşam yaşadı. Rumeli'nin zengin müzik kültürünü sahneye taşıyan Ceren Tokgöz, seslendirdiği eserlerle dinleyicilerden büyük alkış aldı. Gecenin sonunda Osmangazi Belediye Başkan Yardımcısı Esendemir tarafından sanatçı Ceren Tokgöz'e teşekkür plaketi takdim edildi.

Usta Yönetmen Ezel Akay Sanatseverlerle Söyleşide Buluştu Haber

Usta Yönetmen Ezel Akay Sanatseverlerle Söyleşide Buluştu

Geçtiğimiz yıl ilki gerçekleştirilen ve yoğun ilgi görmesinin ardından Osmangazi Belediyesi’nin ikinci kez ev sahipliği yaptığı Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali, sinemaseverlere sanat dolu anlar yaşatıyor. Festival kapsamında “Ayşe”, “Sisler Bulvarından Geçtim” ve “Mukadderat” filmleri izleyiciyle buluşurken, Panorama 1326 Fetih Müzesi’nde finale kalan kısa filmlerden “326”, “Feridun”, “Galaksinin Tezenesi”, “Liminal” ve “Prosedür” sinemaseverlerin beğenisine sunuldu. “700. Yıl Panorama Özel Seçkisi” kapsamında yer alan “Bize Olan Her Şey”, “Kabuk” ve “Picasso Muhammed” filmlerinin gösterimlerinin de gerçekleştirildiği festivalde yönetmenler ve oyuncular da düzenlenen söyleşiler ile birlikte deneyimlerini ve düşüncelerini, beyaz perdeye gönül verenlerle paylaştı. “Kısa Film Çekmek Sanatların En Zorlarından Biri” Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali’nin önemine işaret ederek, ortaya çıkan eserlerin yeni bakış açıları kazandırdığını vurgulayan Osmangazi Belediyesi Başkan Yardımcısı Mutlu Esendemir, kısa film yazmanın ve çekmenin, oldukça zorlu bir süreç olduğuna değindi. Jüri üyelerine festivale kattıkları değerden ötürü teşekkür eden Esendemir, yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Burada olmanız yalnızca festivalimize değil kısa film üretmeye çalışan genç sinemacılara da ilham veriyor. Bugün şunu çok iyi biliyoruz. Bir şehrin sadece yollarla, binalarla ve meydanlarla değil kültür, sanat ve hikayelerle büyümesi gerekiyor. Şehir dediğimiz şey birazda hep birlikte kurduğumuz bir hayal sinema, tiyatro, resim ve müzik bu hayalin bir parçası, kısa film festivali de bu yaklaşımın önemli bir unsurudur. Çünkü kısa film sinemanın en cesur alanlarından biri daha az zamanda daha büyük duygular kurarak bize yeni yönetmen ve bakış açıları getiriyor. Kısa yazmak ve kısa film çekmek belki de sanatların belki de en zorlarından biri bunları birlikte paylaştığımız için çok teşekkür ediyorum.” “Bu Tarz Festivaller Bize Cesaret ve Motivasyon Veriyor” Kendi memleketinde düzenlenen bir festivale katılmak mutluluk ve gurur verici olduğunu belirten Oyuncu Nazlı Senem Ünal ise “Bu güzel festivali organize ettikleri için Osmangazi Belediyesi’ne teşekkür ederim. Üretimle iç içe olan bizler için üretmeye devam edebilme cesareti ve motivasyonunu bulmamızda bu tarz festivaller çok teşvik edici.” ifadelerini kullandı. “Filmleri Seçerken Gerçekten Çok Zorlandık” Festivale katılan bütün filmler özenle işlemmiş olduğunu belirten film festivalinin jüri üyesi Menajer ve Cast Direktörü Tümay Özokur da “Filmleri seçerken çok zorlandık. Festivale katılan tüm yönetmenleri tebrik ediyorum. Katılanlar arasında çok kaliteli ve özenle çalışılmış filmler vardı. Ön jüri çok güzel bir seçki sunmuş bize onlara da ayrıca teşekkür ediyorum.” diye konuştu. Festival Söyleşilerle Devam Etti Film gösterimlerinin yapıldığı festival, söyleşiler ile devam ederken; “Sinema Terapi ve Anlatıya Dahil Olma” adlı söyleşide sinemaseverler ile bir araya gelen klinik psikologlar Gizem Torunoğlu ve Deniz Ağar, sinemanın ruhsal yönden sağladığı katkılara değindi. Festival kapsamında Yönetmen Serpil Altın’ın “Bir Zamanlar Gelecek 2121” filminin kamera arkası görüntülerinden hazırlanan ve 7 bölümden oluşan “Geleceği Yönetmek” belgeselinin sürdürülebilirlik temalı bölümü de izleyicilere sunuldu. Belgesel gösteriminin akabinde Yönetmen Serpil Altın, Yapımcı Korhan Uğur ve Yönetmen Yağmur Yağcı, düzenlenen söyleşide belgeselin yapım sürecine dair merak edilen soruları yanıtladı. Ezel Akay: “Bu Filmlerin Hepsi Dünyada İzleyici Bulabilecek Filmler” Bursa Altın Çınar Kısa Film Festivali’nin Jüri Başkanı Yönetmen ve Senarist Ezel Akay’ın konuk olduğu söyleşiye ise Bursalı sinemaseverler yoğun ilgi gösterdi. Bursa’nın birçok festivale ihtiyacı olduğunu vurgulayan Ezel Akay, kentin büyük bir kültür şehri olmasını istediğini dile getirdi. Festival bünyesindeki yapımlara ayrı bir parantez açan Akay, Osmangazi Belediyesi’ne de düzenlediği bu değerli festival nedeniyle teşekkür ederek şunları söyledi: “Bu şehrin giderek tamamlanan bir büyük eksiğiydi bu ama görüyorum ki gerçekten çok değerli girişimler var. Osmangazi Belediyesi’nin bu girişimi, ruhlara fayda sağlayan bir festival oldu. Çok genç bir şehir burası, hem bir üniversite, hem de gençleri bol şehirlerden biri. Onların gerçekten kültüre çok büyük bir açlıkları var, onu tatmin etmeye çalışmak lazım. Onun için kutluyorum ve devamını diliyorum. 10 tane film seçildi, ön seçimden sonra. Gerçekten Türkiye’de şu anda ne kadar yetenekli, akıllı, yaratıcı yönetmenlerin ve film ekiplerinin olduğunu bir kez daha gördüm. Hikaye anlatısı, kurgusu, oyunculukları, senaryoları, hepsi küçük birer sinema filmi olan kısa filmler ile karşılaştık. Uluslararası çapta işler çıkarmışlar. Çok kaliteli bir görsellik var hepsinde, bu çok sevindirici. Tabii bu yönetmenlerin çektiği filmlerin de Türkiye ve dünya piyasasına çıkması lazım. Yapımcılar ve kanallar bu insanların yetenekleriyle hiç ilgilenmiyor. Ticari film diye tutturdukları ve bir çoğu da batan, hiçbir ticari başarısı olmayan çöplerle uğraşıyorlar halbuki bu filmlerin hepsi dünyada da izleyici bulabilecek filmler.” Söyleşide Yönetmen ve Senarist Akay, sinemaseverlerin de sorularını içtenlikle yanıtladı. Finale kalan “Kudret”, “Merhaba Anne Benim Lou Lou”, “Mutlu Ayaklar”, “Ölüm Bizi Ayırana Dek” ve “Gece Mesaisi” adlı kısa filmler ile “700. Yıl Panorama Özel Seçkisi” kapsamında yer alan “Kıyamet Önceki Gün Kopmuştu”, “Mümeyyiz” ve “Salman Gitmek İstiyor” filmleri de, bugün düzenlenecek ödül töreni öncesinde sinemaseverler tarafından takip edilebilecek.

Yılmaz Akkılıç Bursa Araştırmaları Ödülü 16’ncı kez sahiplerini buldu Haber

Yılmaz Akkılıç Bursa Araştırmaları Ödülü 16’ncı kez sahiplerini buldu

Bursa’nın kültürel, tarihi ve akademik birikimine ışık tutan araştırmacıları teşvik etmek amacıyla bu yıl 16’ncı kez düzenlenen Yılmaz Akkılıç Bursa Araştırmaları Ödülleri sahiplerini buldu. Uğur Mumcu Sahnesi’nde düzenlenen ödül törenine; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, eski Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, gazeteciler ve çok sayıda davetli katıldı. Gecede, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi Başkanı Tayfun Çavuşoğlu’nun hazırladığı “Bir Şehrin Belgelenen Tarihi… Susmak da Bir Eylemdir!” isimli belgeselin ilk gösterimi de yapıldı. Yılmaz Akkılıç’ın hayatına, mücadelesine ve kente kattığı değerlere odaklanan belgesel izleyicilerden büyük alkış aldı. “KENTE DAİR ÜRETİLEN BİLGİYİ KALICI HALE GETİRİYORUZ” Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yılmaz Akkılıç’ın “Susmak da bir eylemdir” sözünü hatırlatarak, onun doğru bildiğinden asla vazgeçmeyen yapısına vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Bursa’nın belleğini o yazdı. Altı bin ciltlik kütüphanesini halka bağışlayarak bizlere paha biçilemez bir miras bıraktı. 2010 yılından bu yana aralıksız sürdürdüğümüz bu ödüllerle tek bir hedefimiz var. Bursa’yı çalışan araştırmacıları desteklemek ve kentimize dair üretilen her bilgiyi kalıcı hale getirmek. Akkılıç’ın yolunda yürümeye ve Bursa’ya değer katan her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi. Bursa Gazeteciler Cemiyeti (BGC) Başkanı Nuri Kolaylı ise Akkılıç’ı bilgiyi sadece biriktiren değil, çoğaltan bir kültür emekçisi olarak tanımlayarak, “Kültür korunması gereken bir bilinçtir ve paylaşıldıkça büyür. Akkılıç, kendisinden sonrakiler için yaşayanlardandı” ifadelerini kullandı. Belgeselin yönetmeni ÇGD Bursa Şubesi Başkanı Tayfun Çavuşoğlu da 20 farklı ismin tanıklığıyla hazırlanan çalışmanın, Akkılıç’ın kente ve gazeteciliğe bıraktığı izleri geleceğe aktarmak adına önemli bir belge olduğunu belirtti. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Konuşmaların ardından Prof. Dr. Feza Karaer başkanlığındaki seçici kurul üyelerine plaket takdim edildi. Seçici kurul başkanı Prof. Dr. Feza Karaer, bu yıl 9 eserin değerlendirmeye alındığını belirterek ödül kazanan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Karaer, kurulun değerlendirmelerini yazar ve danışman bilgilerini bilmeden yürüttüğünü, sürecin tamamen objektif ve bilimsel ölçütlerle ilerlediğini söyledi. Karaer’in konuşmasının ardından dereceye giren araştırmacılara ödülleri takdim edildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda doktora kategorisinde Başarı Ödülü’nü “Kırsal Mirasın Kültürel Peyzaj Yaklaşımı ile Korunması İçin Bir Model Önerisi: İznik Gölü Havzası Örneği” başlıklı teziyle Elif Acar Bilgin aldı. Yüksek lisans dalında ise Egemen Deniz, “Bursa Surları” adlı çalışmasıyla Başarı Ödülü’nün sahibi oldu. Seçici kurul, Ceyda Şahin’in “Bursa’nın Su Mirasının Geleneksel Konutlardaki Mekansal Yansımaların Değerlendirilmesi ve Korunması” isimli çalışmasını doktora dalında Jüri Özel Ödülü’ne layık gördü. Akademi dışı alanda da Ekrem Hayri Peker’e, “Bursa ve İlçelerinde Çekilen Filmler” adlı çalışmasından dolayı Teşvik Ödülü verildi. ESERLER KİTAPLAŞTIRILACAK Prof. Dr. Feza Karaer başkanlığında; Prof. Dr. Tülin Vural Aslan, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan, Doç. Dr. Nilüfer Alkan Günay, Doç. Dr. Elifhan Köse Çal, eğitimci Hande Borçbakan ve gazeteci Hacı Tonak’tan oluşan seçici kurul tarafından belirlenen eserler, Nilüfer Belediyesi Akkılıç Kütüphanesi tarafından kitaplaştırılarak okuyucularla buluşturulacak ve Bursa’nın kent hafızasındaki yerini alacak. Ödüllerin takdim edilmesinin ardından Akkılıç Ailesi adına konuşan Akkılıç Kütüphanesi Yönetim Kurulu Başkanı Hande Borçbakan ve Yener Akkılıç, kütüphanenin yaşatılmasına ve araştırmaların desteklenmesine katkı sağlayan tüm kurumlara teşekkür etti. Yener Akkılıç, tarihsel bir perspektif sunduğu konuşmasında Cumhuriyet kazanımlarına ve bir arada yaşama kültürüne dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.