Hava Durumu

#Basın Açıklaması

- Basın Açıklaması haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Basın Açıklaması haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Nilüfer’de sloganlar engelleri aşmak için yükseldi Haber

Nilüfer’de sloganlar engelleri aşmak için yükseldi

Bursa Nilüfer Belediyesi, Engelliler Haftası’na toplumun tüm kesimlerini bir araya getiren güçlü ve farkındalık yaratıcı etkinliklerle dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda son olarak Üç Fidan Gençlik Parkı’nda bir basın açıklaması düzenlendi. Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç, Başkan Yardımcısı Emre Karagöz, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in eşi Nuray Özdemir, engelliler, aileleri ve toplumun farklı kesimlerinden vatandaşların katıldığı açıklamada, engelli bireylerin yaşam standartlarının yükseltilmesi noktasında önemli mesajlar verildi. “ASIL ENGEL YAŞAMIN KENDİSİDİR” Basın açıklamasında söz alan Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç, engelliliği kişinin bir sorunu olarak değil, kentin bir sorumluluğu olarak gördüklerini ifade ederek; “Bugün Üç Fidan Gençlik Parkı’ndan Halk Evimize kadar birlikte yürüyoruz. Bu yürüyüş bir farkındalık çağrısıdır. Asıl mesele bir insanın engelli olması değil, yaşamın o insanı engellemesidir” dedi. Güleç, belediye olarak dezavantajlı gruplara yönelik 15 yıldır süren “Bizim Ev” ve “Bizim Bahçe” gibi dayanışma projelerinin yanı sıra, Türkiye’nin kapalı alandaki ilk engelsiz oyun parkını da kente kazandıracaklarının müjdesini verdi. Nilüfer Kent Konseyi Engelli Hakları Çalışma Grubu adına söz alan Ayrin Erciyas da engelli bireylerin; MHRS randevu önceliği, EKPSS erişilebilirliği ve istihdam olanaklarının artırılması gibi taleplerini içeren bildiriyi paylaştı. Erciyas, engellilerin taleplerini şu şekilde sıraladı: “18 yaş üstü engelli bireyler için de ÇÖZGER kapsamındaki uygulamaya benzer şekilde MHRS sisteminde öncelikli randevu hakkı tanınmalıdır. EKPSS’de erişilebilirlik standartları eksiksiz uygulanmalıdır. Eğitim kurumları tüm engel grupları için erişilebilir hale getirilmelidir. Engelli istihdamı artırılmalı, nitelikli iş olanakları oluşturulmalıdır. İlaçlara ve protez/ortezlere erişimde yaşanan hak kayıpları giderilmelidir. Otizmli bireyler için yatılı rehabilitasyon merkezleri yaygınlaştırılmalıdır. Araç alımına ilişkin kısıtlayıcı düzenlemeler yeniden gözden geçirilmelidir. Yetkililere çağrımızdır; sağlık hizmetlerinden eğitime, istihdamdan sosyal yaşama kadar uzanan bu çok boyutlu sorunların çözümü, sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir. Yaşa dayalı ayrımların ortadan kaldırıldığı, erişilebilirliğin temel hak olarak kabul edildiği bir sistemin ivedilikle hayata geçirilmesini talep ediyoruz. Engelli bireyler ve onların bakımını üstlenen milyonlarca vatandaşımız için eşit, erişilebilir ve onurlu bir yaşam hakkı ertelenemez. SLOGANLAR EŞLİĞİNDE HAK ARAYIŞI Basın açıklamasının ardından, engelli bireyler, aileleri ve destekçilerinden oluşan topluluk, Üç Fidan Gençlik Parkı’ndan Nilüfer Belediyesi Halk Evi’ne doğru yürüyüşe geçti. Sloganlar eşliğinde gerçekleşen yürüyüş boyunca toplumun her kesimine erişilebilirlik çağrısı yapıldı. Farkındalık yürüyüşünün Nilüfer Belediyesi Halk Evi önünde tamamlanmasının ardından katılımcılar, Bizim Ev Engelliler Sosyal Destek Merkezi tarafından hazırlanan ve geliri ihtiyaç sahiplerine aktarılacak olan Bizim Sergi’yi ziyaret etti. Programın bu bölümünde Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir ve CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk de gruba dahil olarak engelli bireylerle bir araya geldi. Başkan Şadi Özdemir, engelli bireyler ve aileleriyle yakından ilgilenerek, taleplerini dinledi ve çözüm odaklı projelerin devam edeceği sözünü yineledi.

Bursa Tabip Odası'ndan 'sahte profesör' uyarısı! Savcılığa başvuruldu Haber

Bursa Tabip Odası'ndan 'sahte profesör' uyarısı! Savcılığa başvuruldu

Bursa Tabip Odası (BTO), Aralık 2025’te kentte düzenlenen bir sempozyumda kendisini onkolog ve profesör olarak tanıtarak konuşma yapan kişi hakkında kamuoyunu bilgilendirmek amacıyla basın açıklaması gerçekleştirdi. Türkan Saylan Toplantı Salonu’nda yapılan açıklamaya BTO yönetim kurulu üyeleri ve çok sayıda hekim katıldı. BTO Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Ferda Firdin, söz konusu kişinin konuşmasında kemik iliği kanserinden standart onkolojik tedavileri reddederek 4 ay içinde iyileştiğini ileri sürdüğünü belirterek, bu iddiaların kanıta dayalı tıp ilkeleriyle uyuşmadığını vurguladı. Dr. Firdin, “Bilimsel tedavilerin yerini alabilecek herhangi bir yaklaşım bulunmamaktadır; tıbbın alternatifi yoktur. Bu tür söylemler özellikle tedavisi süren hastalar açısından ciddi risk taşımaktadır” dedi. ALMANYA’DAN ‘SAHTE BELGE’ YANITI Bursa Tabip Odası’nın, ilgili kişinin mesleki belgeleri ve akademik unvanına ilişkin iddialarını teyit etmek amacıyla Almanya’daki yetkili makamlara yazılı başvuruda bulunduğu açıklandı. Oda'ya gelen resmi yanıtta, kamuoyuna sunulan ve kendi kurumlarınca düzenlendiği iddia edilen belgenin sahte olduğu, ayrıca ilgili kişinin Berlin Tabip Odası’na hiçbir zaman üye olmadığı bildirildi. Ayrıca, Türk Tabipleri Birliği’nin başvurusu üzerine Baden-Württemberg Eyaleti Kuzey Württemberg Bölge Tabip Odası’ndan gelen yanıtta da 10 Nisan 2008 tarihli uzmanlık belgesinin sahte olduğu ve ilgili kişinin bu tabip odasına da üye olmadığı ifade edildi. Konuyla ilgili Stuttgart Savcılığı’na başvuruda bulunulduğu kaydedildi. “BİLİMSEL KANIT YOK” VURGUSU Açıklamada, kişinin daha sonra paylaştığı belgelerde tanının “G3 osteosarkom” olarak yer aldığı, ancak yüksek dereceli osteosarkomda standart tedaviler dışında kısa sürede kalıcı iyileşme sağlandığına dair güvenilir klinik kanıt bulunmadığı belirtildi. Kişisel anlatımlara dayalı tedavi başarı iddialarının genelleştirilmesinin bilimsel ilkelerle bağdaşmadığı ifade edilirken, kanser gibi toplumda yüksek kaygı yaratan hastalıklara ilişkin umut tacirliğine varabilecek söylemlerin hem bireysel hem toplumsal düzeyde zarar verebileceği vurgulandı. ADLİ SÜREÇ BAŞLATILDI Bursa Tabip Odası, halk sağlığını yanıltıcı nitelikte beyanlar nedeniyle ilgili kişi hakkında yetkili adli mercilere başvuruda bulunulduğunu ve sürecin hukuki ve mesleki sorumluluk çerçevesinde takip edildiğini açıkladı. Açıklamada ayrıca, bilimsel dayanağı olmayan sağlık iddialarının akademik ortamlar ve üniversite etkinlikleri aracılığıyla dolaşıma girmesinin kaygı verici olduğu belirtilerek, üniversitelerin doğrulanmış bilginin üretildiği ve topluma güvenle aktarıldığı kurumlar olduğuna dikkat çekildi.

TMMOB Bursa İKK'dan 6 Şubat'ın 3. yılında ortak çağrı Haber

TMMOB Bursa İKK'dan 6 Şubat'ın 3. yılında ortak çağrı

6 Şubat 2023’te Kahramanmaraş merkezli meydana gelen ve on binlerce yurttaşın hayatını kaybettiği depremlerin üçüncü yılında, DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamayı TMMOB Bursa İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Murat Korkut okudu. Açıklamada, resmi verilere göre 53 bin 537 yurttaşın yaşamını yitirdiği depremlerin ardından geçen üç yıla rağmen sorumluların gerçek anlamda hesap vermediği ifade edildi. Depremlerin yalnızca bir doğa olayı olmadığı vurgulanarak, yaşanan yıkımın yıllardır sürdürülen rantçı, piyasacı, denetimsiz ve bilim dışı politikaların sonucu olduğu belirtildi. Depremin ilk günlerinde kurumlar arası koordinasyonun sağlanamadığı, arama-kurtarma çalışmalarının geç ve yetersiz kaldığı, AFAD’ın kriz yönetimi kapasitesindeki eksikliklerin can kayıplarını artırdığı ifade edildi. Açıklamada, üç yıl geçmesine rağmen deprem bölgesinde barınma, sağlık, eğitim, temiz su ve beslenme gibi temel sorunların devam ettiği kaydedildi. Hatay başta olmak üzere ağır yıkım yaşayan illerde altyapı sorunlarının çözülemediği belirtilirken, plansız ve denetimsiz yeniden yapılaşmanın sorunları derinleştirdiği vurgulandı. Açıklamada, yalnızca deprem bölgesinin değil, kamusal planlama anlayışının ve bilimsel aklın da enkaz altında olduğu ifade edildi. TMMOB ve bağlı odaların depremin ilk gününden bu yana sahada olduğu hatırlatılarak, hazırlanan raporlarla yıkımın nedenlerinin ve ihmaller zincirinin bilimsel verilerle ortaya konulduğu belirtildi. Afeti felakete dönüştüren temel unsurun, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı hizmetlerinin dışlanması ve yapı denetiminin piyasaya terk edilmesi olduğu vurgulandı. Açılan davaların adaleti sağlamaktan uzak olduğu ifade edilen açıklamada, asıl sorumluların yargı süreçlerinin dışında bırakıldığı, cezasızlık politikasının derinleştiği dile getirildi. Yetki ve sorumlulukları dışında kalan süreçlerden dolayı mühendis, mimar ve şehir plancılarının sorumlu tutulmasının kabul edilemez olduğu belirtildi. Açıklamada, depreme dayanıklı kentlerin ancak bilimsel, kamucu ve planlı bir anlayışla mümkün olabileceği vurgulanarak, yapı denetim sisteminin kamusal bir anlayışla yeniden düzenlenmesi ve meslek odalarının sürece etkin katılımının sağlanması çağrısı yapıldı. Basın açıklamasının ardından, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden yurttaşlar için 1 dakikalık saygı duruşunda bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.