Hava Durumu

#Avrupa Birliği

- Avrupa Birliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Avrupa Birliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa’nın kalbi Osmangazi’de yeni kültür hazinesi Haber

Bursa’nın kalbi Osmangazi’de yeni kültür hazinesi

Bursa’nın binlerce yıllık tarihine ışık tutan Hisar Arkeopark’ta hizmete girecek Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, kültür, tarih ve edebiyatı aynı çatı altında buluşturacak özel bir merkez olarak tasarlandı. Usta yazar Yaşar Kemal’in adını yaşatacak olan kütüphane, medeniyet tarihi ekseninde oluşturulan tematik koleksiyonuyla ziyaretçilerine yalnızca kitapların yer aldığı bir okuma alanı değil, araştırma, öğrenme ve kültürel etkileşim imkanı sunan nitelikli bir yaşam alanı olacak. Medeniyet Tarihine Adanmış Zengin Koleksiyon Yaklaşık bin 500 eserin yer aldığı kütüphane koleksiyonunda; medeniyet tarihi, arkeoloji, tarih ve kültürel miras alanlarında yayımlanmış değerli kaynaklar okuyucularla buluşacak. Özellikle akademisyenler, araştırmacılar, öğrenciler ve tarih meraklıları için önemli bir başvuru merkezi olacak kütüphane, bilgiye erişimi kolaylaştırırken bilimsel çalışmalara katkı sağlayacak. Kütüphaneden Öte Bir Yaşam Alanı Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi, yalnızca sessiz bir okuma mekanı olarak hizmet vermeyecek. Bünyesinde yer alan konferans salonunda, Hisar Arkeopark’ın ruhuna uygun söyleşiler, konferanslar, paneller ve kültürel etkinlikler düzenlenecek. Osmangazi Belediyesi’nin tarih ve eğitime verdiği önemin somut bir göstergesi olan bu özel proje, bilgiye erişimi destekleyen yapısıyla Bursa’ya kalıcı bir katkı sunacak. Açılışın İlk Konuğu ‘Ersin Tatar’ Yaşar Kemal Medeniyetler Kütüphanesi ve Konferans Salonu, açılış programının ardından ilk önemli etkinliğine ev sahipliği yapacak. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Eski Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, “Ortadoğu, AB ve Ortasında Kıbrıs Sorunu” başlıklı konferansıyla Bursalılarla bir araya gelecek. Konferansta; bölgesel gelişmeler, Avrupa Birliği’nin Doğu Akdeniz politikaları ve Kıbrıs meselesinin güncel boyutları ele alınırken, Ersin Tatar da Kıbrıs Türk halkının bakış açısını ve bölgedeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerini katılımcılarla paylaşacak.

Osmangazi'nin Horizon Europe gururu Haber

Osmangazi'nin Horizon Europe gururu

Bursa Osmangazi Belediyesi, uluslararası iş birliklerine bir yenisini daha ekledi. Belediyenin resmi ortak olduğu “EVAL-INNO” projesi, Avrupa Birliği’nin araştırma ve yenilik alanındaki en kapsamlı destek programı Horizon Europe kapsamında kabul edildi. Avrupa Komisyonu’nun değerlendirmesinde proje, asgari eşiğin 70 puan olduğu programda 100 üzerinden 94,60 puan aldı. Proje, yenilik ve teknolojik dönüşüm politikalarının farklı ülkelerde karşılaştırmalı olarak değerlendirilmesini amaçlıyor. Osmangazi Belediyesi projeye kentsel yenilik, dijitalleşme ve yerel politika uygulaması alanlarındaki birikimiyle katkı sunacak. Elde edilecek bulguların ise kentte sunulan hizmetlerin geliştirilmesinde kullanılması hedefleniyor. Araştırma Üniversiteleri Arasında İki Belediyeden Biri İspanya’daki València Üniversitesi koordinatörlüğündeki konsorsiyumda, İtalya’nın ulusal araştırma kurumu CNR ile Londra Üniversitesi ve Liverpool Üniversitesi gibi dünyanın önde gelen üniversiteleri yer alıyor. Konsorsiyumu Budapeşte Teknik ve İktisat Üniversitesi ile Kolombiya, Peru, Bolivya, Venezuela ve Kazakistan’dan araştırma kurumları tamamlıyor. Ağırlıklı olarak araştırma üniversitelerinden oluşan projede yerel yönetim olarak yalnızca İspanya’dan Mislata Belediyesi ile Türkiye’den Osmangazi Belediyesi bulunuyor. Osmangazi Belediyesi, aynı zamanda konsorsiyumdaki tek Türk kurumu olarak Türkiye’yi temsil edecek. TÜBİTAK’tan Başkan Erkan Aydın’a Tebrik Horizon Europe programının Türkiye’deki koordinasyonunu TÜBİTAK yürütüyor. TÜBİTAK, proje kabul edildikten sonra Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a bir tebrik mesajı gönderdi. Mesajda, yüksek rekabet ortamında elde edilen başarının memnuniyet verici olduğu belirtilerek, “Yüksek rekabetin söz konusu olduğu programda göstermiş olduğunuz başarıdan dolayı tebrik ederiz” ifadelerine yer verildi. TÜBİTAK ayrıca proje sözleşme sürecinde belediyeye destek sağlayacağını bildirdi. “Osmangazi’yi Uluslararası Ölçekte İş Üreten Belediye Haline Getiriyoruz” Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, elde edilen başarının belediyenin geleceğe dönük vizyonunun önemli bir göstergesi olduğunu belirterek, sözlerine şu şekilde devam etti: “Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü’nü kurarken hedefimiz, Osmangazi’yi uluslararası ölçekte iş yapabilen bir belediye haline getirmekti. Müdürlüğümüzdeki Avrupa Birliği proje ekibimizin emeğiyle bugün üç kıtadan 12 kurumun yer aldığı böylesine önemli bir projede Türkiye’yi temsil eden tek kurum olmanın gururunu yaşıyoruz. Emeği geçen çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Projemizin kabulünün ardından bize destek veren ve tebrik mesajını ileten TÜBİTAK’a da şükranlarımızı sunuyoruz.” “Bu Projeyle İyileştirmeler Yapılacak” Elde edilen başarının uzun soluklu çalışmaların sonucu olduğunu belirten Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci de, “Türkiye, her yıl Avrupa fonlarına destek oluyor ve bu fonu almak için de belediyeler, araştırma kurumları herkes projeler yazıyor ve bizler o fonu tekrar ülkemize getirmek için çalışıyoruz. O yüzden bizim için önemli ve gurur kaynağıydı. Bu projede kentsel politika uygulaması, belediyecilikte yenilikçilik, dijitalleşme ve proje geliştirme alanlarında ve kurumsal kapasite geliştirme hakkında iyileştirmeler yapılacak” diye konuştu.

Otomotiv ihracatı yılın ilk yarısında  20,8 milyar dolara ulaştı Haber

Otomotiv ihracatı yılın ilk yarısında 20,8 milyar dolara ulaştı

Türkiye ihracatında birinci sıradaki yerini güçlü bir şekilde koruyan endüstrinin toplam ihracattan aldığı pay ise yüzde 17,6 olarak gerçekleşti. Yılın ilk altı ayında otomotiv endüstrisi ihracatı yüzde 4,3 artarak 20,8 milyar dolar barajını aştı. OİB Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Yazıcı, endüstrinin haziran ayında sergilediği güçlü performansa dikkat çekerek, “Haziran ayında tüm ana ürün gruplarımızda ihracat artışı yaşanırken; Tedarik Endüstrisi, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ve Çekiciler gruplarımız çift haneli büyümeler kaydetti. En fazla ihracat yaptığımız ilk 10 pazarın 8’ine yönelik artış grafiğimiz, küresel pazarlardaki rekabetçiliğimizin ve dinamizmimizin sürdüğünü net bir şekilde ortaya koymaktadır” dedi. Tedarik Endüstrisi ihracatı 1 milyar 393 milyon dolar Haziran ayında en büyük ürün grubu olan Tedarik Endüstrisi ihracatı yüzde 18 artış ile 1 milyar 393 milyon dolar olarak gerçekleşti ve otomotiv ihracatında en büyük payı almaya devam etti. Yılın ilk yarısında (Ocak-Haziran dönemi) ise tedarik endüstrisi ihracatı yüzde 5 artarak 8 milyar 86 milyon dolara ulaştı ve toplam otomotiv ihracatından yüzde 39,8 pay aldı. Haziran ayında Binek Otomobiller ihracatı yüzde 2,5 artarak 1 milyar 123 milyon dolar, Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlar ihracatı yüzde 15 artışla 721 milyon dolar, Otobüs-Minibüs-Midibüs ihracatı yüzde 6 artışla 311 milyon dolar ve Çekiciler ihracatı yüzde 26 artışla 227 milyon dolar oldu. Tedarik Endüstrisinde en fazla ihracat yapılan ülke Almanya olurken, bu ülkeye ihracat yüzde 23 arttı. Önemli pazarlardan Fransa’ya yüzde 21, ABD’ye yüzde 27, İtalya’ya yüzde 43, Birleşik Krallık’a yüzde 24, Polonya’ya yüzde 23, İspanya’ya yüzde 22 ve Rusya’ya yüzde 33 ihracat artışı yaşandı. Binek otomobillerde en fazla ihracat yapılan ülke olan Fransa’ya ihracat yüzde 7 azalış gösterdi. Önemli pazarlardan İspanya’ya yüzde 39, İtalya’ya yüzde 35, Slovenya’ve yüzde 29, Polonya’ya yüzde 14, Hollanda’ya yüzde 27 ihracat artışı yaşanırken; Almanya’ya yüzde 33, Birleşik Krallık’a yüzde 25, Belçika’ya yüzde 36 ve Yunanistan’a yüzde 32 ihracat düşüşü görüldü. Eşya Taşımaya Mahsus Motorlu Taşıtlarda ise Almanya’ya yüzde 15, Slovenya’ya yüzde 49, Fransa’ya yüzde 25 ihracat artışı kaydedilirken; İspanya’ya yönelik ihracatta yüzde 22 düşüş gerçekleşti. Almanya liderliğini korudu, ilk 10 pazarın 8’i yükseldi Haziran ayında otomotiv sektörü ihracatında yer alan ilk 10 ülkeden 8’ine ihracat artışı kaydedildi. Almanya, 624 milyon dolarlık ihracat rakamı ile en fazla ihracat yapılan ülke konumunu sürdürürken, bu ülkeye yönelik ihracat yüzde 15 artış gösterdi. Fransa, 479 milyon dolarlık ihracat ile ikinci büyük pazar olurken, bu ülkeye yönelik toplam otomotiv ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 10 arttı. Üçüncü büyük pazar İtalya’ya yönelik ihracat ise yüzde 19 artışla 393 milyon dolar olarak gerçekleşti. Haziran ayında diğer önemli pazarlardan Birleşik Krallık ve İspanya’ya yüzde 17, Slovenya’ya yüzde 20, Polonya’ya yüzde 32, ABD’ye yüzde 25, Hollanda’ya yüzde 62 ihracat artışı yaşandı. Buna karşılık Romanya’ya yüzde 16, Avusturya’ya yüzde 20, Fas’a yüzde 27 ve Yunanistan’a yüzde 37 ihracat düşüşü gerçekleşti. AB Ülkelerinin payı yüzde 74 Haziran ayında Avrupa Birliği ülkeleri yüzde 74 pay ve 2 milyar 838 milyon dolar ile ülke grubu bazında ihracatta ilk sıradaki ağırlığını korudu. AB ülkelerine yönelik ihracat bu dönemde yüzde 12 artış gösterdi. Diğer Avrupa Ülkeleri yüzde 12 pay ile ülke grupları arasında ikinci sırada yer alırken; haziran ayında Afrika Ülkelerine yüzde 22, Orta Doğu Ülkeleri’ne yüzde 39, Bağımsız Devletler Topluluğu’na ise yüzde 26 ihracat artışı yaşandı. Yılın ilk yarısı bütününde ise AB ülkeleri yüzde 75 pay ve 15 milyar 569 milyon dolar ihracat ile en önemli pazar konumunu sürdürdü. Aynı dönemde Afrika Ülkelerine yüzde 12 ihracat artışı, Orta Doğu Ülkelerine ise yüzde 16 ihracat düşüşü kaydedildi.

Ticaret'ten "gümrük muafiyeti değişti" iddialarına net yanıt... Limitler 2009'dan beri aynı! Haber

Ticaret'ten "gümrük muafiyeti değişti" iddialarına net yanıt... Limitler 2009'dan beri aynı!

Ticaret Bakanlığı, yolcu beraberinde yurda getirilen eşyalara ilişkin gümrük muafiyetlerinde değişiklik yapıldığı yönündeki paylaşımlar üzerine yazılı bir açıklama yayımladı. Açıklamada, kamuoyunda dolaşan iddiaların gerçeği yansıtmadığı belirtilerek, muafiyet uygulamalarında yakın dönemde herhangi bir değişiklik yapılmadığı ifade edildi. Bakanlık, yolcu beraberinde getirilen eşyaya ilişkin muafiyetlerin 2009/15481 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı kapsamında düzenlendiğini ve 2009 yılından bu yana aynı kuralların geçerli olduğunu hatırlattı. Açıklamaya göre, her yolcu kişisel kullanım amacıyla 1 kilogram çay, 1 kilogram kahve, 1 kilogram çözünebilir hazır kahve, 1 kilogram çikolata ve 1 kilogram şekerleme getirebiliyor. Çikolata ile şekerden mamul yiyeceklerde ise toplam 2 kilogramlık hak, istenirse tek bir ürün için kullanılabiliyor. Bakanlık ayrıca, ticari nitelik taşımayan ve kişisel kullanım ya da hediye amacıyla getirilen eşyalarda 430 avroya kadar, 15 yaş altındaki yolcular için ise 150 avroya kadar gümrük vergisi muafiyeti uygulandığını bildirdi. Bitkisel ürünlerde de taze ve kuru meyve-sebzede 3 kilogram, diğer bitkisel ürünlerde ise 1 kilograma kadar muafiyet bulunduğu belirtilirken, bu sınırların üzerindeki miktarların ticari kapsamda değerlendirildiği kaydedildi. Öte yandan, değeri 1.500 avroyu aşmayan ve ticari nitelik taşımayan eşyalar için ise eşyanın geldiği ülkeye göre tek ve maktu vergi uygulanıyor. Buna göre, Avrupa Birliği ülkelerinden gelen eşyada yüzde 30, diğer ülkelerden gelen eşyada yüzde 60 vergi alınırken, ÖTV'ye tabi bazı ürünlerde bu oranlara ilave yüzde 20 vergi uygulanıyor. Ticaret Bakanlığı, kamuoyunu yanıltıcı paylaşımlara itibar edilmemesi gerektiğini belirterek, yolcu beraberi eşyalara ilişkin muafiyet hükümleri ve limitlerinde son dönemde herhangi bir değişiklik yapılmadığını bir kez daha vurguladı.

Kişi başı gelirimiz AB ortalamasının yüzde 33 altında! Haber

Kişi başı gelirimiz AB ortalamasının yüzde 33 altında!

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin Satınalma Gücü Paritesi (SGP) geçici sonuçlarını yayımladı. Verilere göre Türkiye'nin kişi başına gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) endeksi, Avrupa Birliği (AB) ortalaması 100 kabul edildiğinde 67 olarak hesaplandı. Buna göre Türkiye'nin kişi başına gelir seviyesi, AB ortalamasının yüzde 33 altında gerçekleşti. Karşılaştırmaya dahil edilen 36 ülke arasında kişi başına GSYH endeksinde ilk sırada 239 puanla Lüksemburg yer alırken, Bosna-Hersek 36 puanla son sırada bulundu. Türkiye ise 67 puanlık endeksiyle AB ortalamasının altında kaldı. TÜKETİM DÜZEYİ AB'NİN YÜZDE 30 ALTINDA Tüketicilerin refah seviyesini ölçen kişi başına fiili bireysel tüketim endeksi de Türkiye için 70 olarak hesaplandı. AB ortalamasının 100 kabul edildiği endekste Türkiye, ortalamanın yüzde 30 altında yer aldı. Fiili bireysel tüketim düzeyinde de Lüksemburg 145 puanla ilk sırada bulunurken, Bosna-Hersek 44 puanla son sırada yer aldı. Fiili bireysel tüketim; hane halklarının yaptığı harcamaların yanı sıra eğitim, sağlık gibi devlet veya kâr amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından sunulan hizmetleri de kapsıyor. TÜRKİYE AVRUPA'NIN EN UCUZ ÜLKELERİNDEN BİRİ OLDU TÜİK verilerine göre Türkiye'nin fiili bireysel tüketime ilişkin fiyat düzeyi endeksi 2025 yılında 52 olarak gerçekleşti. Bu sonuç, AB ülkelerinde 100 Euro karşılığında satın alınabilen mal ve hizmet sepetinin Türkiye'de yaklaşık 52 Euro karşılığı Türk Lirası ile satın alınabildiğini gösterdi. Fiyat düzeyi endeksinin 100'ün altında olması, ilgili ülkenin AB ortalamasına göre daha düşük fiyat seviyesine sahip olduğunu ifade ediyor. Türkiye'nin 52 puanlık endeksi, ülkenin Avrupa ortalamasına kıyasla daha düşük maliyetli ülkeler arasında yer aldığını ortaya koydu. 36 ÜLKE KARŞILAŞTIRILDI SGP hesaplamalarında 27 AB üyesi ülkenin yanı sıra İsviçre, Norveç ve İzlanda'nın bulunduğu Avrupa Serbest Ticaret Birliği (EFTA) ülkeleri ile Türkiye'nin de aralarında bulunduğu altı aday ülke yer aldı.

Çölyak hastalığı ile gluten hassasiyeti aynı şey değil Haber

Çölyak hastalığı ile gluten hassasiyeti aynı şey değil

Üsküdar Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik Bölümünden Arş. Gör. Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, çölyak hastalığı, gluten hassasiyeti ve glutensiz beslenmenin püf noktalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Çölyak hastalığının gluten proteinine karşı gelişen kronik otoimmün bir ince bağırsak hastalığı olduğunu belirten Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, “Çölyak hastalarında gluten tüketimi sonrasında bağışıklık sistemi ince bağırsağın emilim yüzeylerine zarar verir ve besin emilim bozuklukları gelişebilir. Hastalık; ishal, karın ağrısı, şişkinlik, kilo kaybı, demir eksikliği anemisi, osteoporoz ve halsizlik gibi çok farklı belirtilerle ortaya çıkabilmektedir. Tanıda serolojik testler ve gerektiğinde ince bağırsak biyopsisi kullanılmaktadır. Çölyak hastalığının bugün için tek tedavisi glutenin diyetten tamamen çıkarılmasıdır.” dedi. GLUTENSİZ DİYETE BAŞLAMADAN ÖNCE TEST YAPTIRIN! Belirtilerin birbirine çok benzediğine dikkat çeken Çetinkaya, "Klinisyenler her iki durumu yalnızca belirtilere bakarak birbirinden ayırt edemezler. Bu nedenle glutensiz diyete başlamadan önce mutlaka çölyak taraması yapılmalıdır. Çünkü diyet başlandıktan sonra çölyak testleri güvenilir sonuç vermez." ifadelerini kullandı. Glutenin yalnızca ekmek ve makarna gibi ürünlerde bulunmadığını belirten Çetinkaya, “Glutensiz” etiketi her zaman yeterli güvence sağlamayabileceğini söyledi. Uluslararası standartlara göre glutensiz ürünlerin belirli sınırlar içerisinde gluten içermesine izin verildiğini kaydeden Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, tüketicilerin bilinçli olması gerektiğini kaydetti. Çetinkaya, "Avrupa Birliği, FDA ve Codex Alimentarius standartlarına göre 'glutensiz' ürünlerin 20 ppm veya daha düşük gluten içermesi gerekmektedir. Bu sınır çölyak hastalarının büyük çoğunluğu için güvenli kabul edilmektedir. Ancak çalışmalar hem doğal glutensiz ürünlerde hem de 'glutensiz' etiketli bazı ürünlerde çapraz bulaş nedeniyle beklenenden yüksek gluten düzeyleri bulunabileceğini göstermektedir." dedi. KAHVALTIDA DOĞAL BESİNLER ÖN PLANDA OLMALI Glutensiz beslenen bireyler için kahvaltının sanıldığından çok daha çeşitli hazırlanabileceğini söyleyen Beslenme Uzmanı Dr. Hatice Çolak Çetinkaya, "Yumurta, peynir, zeytin, domates, salatalık ve yeşilliklerden oluşan klasik Türk kahvaltısı doğal olarak glutensiz bir seçenektir; ancak ekmek tercih edilecekse sertifikalı glutensiz ekmek kullanılmalıdır. Bunun sertifikalı glutensiz yulaf; süt veya yoğurt ile hazırlanıp üzerine meyve, tarçın, ceviz veya chia tohumu eklenerek besleyici bir kahvaltıya dönüştürülebilir. Omlet ve menemen çeşitleri de güvenli ve doyurucu seçenekler arasındadır. Sebzeli omletler, mantar, biber, ıspanak veya peynir ile zenginleştirilebilir. Ayrıca haşlanmış yumurta yanında karabuğday patlağı veya glutensiz krakerler tercih edilebilir. Yoğurt ile hazırlanan meyveli kaseler de kolay uygulanabilir kahvaltılar arasındadır. Yoğurdun içine taze meyve, fındık, badem, ceviz ve glutensiz granola eklenebilir. Smoothie hazırlamak isteyenler için muz, süt veya kefir, fıstık ezmesi ve kakao ile yapılan karışımlar hızlı bir seçenek sunmaktadır. Hindistan cevizi sütü çeşitlendirmek adına bir alternatif olabilir. Ayrıca karabuğday unu, pirinç unu veya badem unu kullanılarak yapılan pankekler; bal, meyve veya peynir ile tüketilebilir. Kahvaltıda yalnızca paketli glutensiz ürünlere bağımlı kalmak yerine yumurta, süt ürünleri, sebzeler, meyveler ve doğal tahılları temel alan çeşitlilik oluşturmak daha dengeli bir yaklaşım sağlamaktadır" diye konuştu.

İnegöl’de 17 genç DiscoverEU ile Avrupa yolcusu oldu Haber

İnegöl’de 17 genç DiscoverEU ile Avrupa yolcusu oldu

Avrupa’yı ücretsiz seyahat kartıyla keşfetme fırsatı yakalayan gençlere süreç boyunca danışmanlık desteği verilmeye devam edilecek. İnegöl Belediyesi, gençlerin uluslararası fırsatlardan yararlanmalarını sağlamak ve Avrupa’daki hareketlilik programlarına erişimlerini artırmak amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda AR-GE Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Eurodesk Temas Noktası tarafından, Avrupa Birliği’nin gençlere yönelik önemli girişimlerinden biri olan DiscoverEU programı için Nisan ayında bilgilendirme ve başvuru etkinliği düzenlenmişti. GENÇLERE ÜCRETSİZ SEYAHAT KARTI VERİLİYOR 18 yaşındaki gençlere Avrupa’nın farklı ülkelerini keşfetme imkanı sunan DiscoverEU programı kapsamında katılımcılar, ücretsiz seyahat kartı kazanarak Avrupa’da seyahat etme, farklı kültürleri tanıma ve uluslararası deneyim edinme fırsatı elde ediyor. 64 GENCİN DİSCOVEREU BAŞVURUSU TAMAMLANDI Nisan ayında İnegöl Belediye binası zemin katında bulunan Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinlikte gençlere DiscoverEU programı hakkında kapsamlı bilgiler aktarıldı. Belediye Başkanı Alper Taban da bu programda gençlerle bir araya geldi. Programa katılan gençlere başvuru süreçlerini sorunsuz şekilde tamamlayabilmeleri için birebir danışmanlık desteği de sağlanırken, etkinlik sonunda toplam 64 gencin DiscoverEU başvurusu tamamlandı. 17 GENÇ AVRUPA YOLCUSU Başvuru sonuçlarının açıklanmasının ardından yapılan değerlendirmelerde 17 İnegöllü genç programa kabul almaya hak kazandı. Avrupa’yı keşfetme fırsatı elde eden gençler, seyahatleri öncesinde ve program süresince ihtiyaç duyacakları konularda İnegöl Belediyesi Eurodesk Temas Noktası tarafından birebir danışmanlık ve rehberlik desteği almaya devam edecek. BENZER UYGULAMALAR DEVAM EDECEK Belediye Başkanı Alper Taban, İnegöl Belediyesi olarak gençlerin uluslararası hareketlilik programlarından daha fazla yararlanmalarını teşvik etmeyi ve farklı kültürlerle etkileşim kurmalarını desteklemeyi önemsediklerini kaydederek bu doğrultuda Eurodesk Temas Noktası aracılığıyla gençlere yönelik bilgilendirme, yönlendirme ve danışmanlık faaliyetlerinin önümüzdeki süreçte de sürdürüleceğini işaret etti.

2025’te doğurganlık hızı 1,42’ye geriledi... En yüksek doğurganlık 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu Haber

2025’te doğurganlık hızı 1,42’ye geriledi... En yüksek doğurganlık 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin doğum istatistiklerini açıkladı. Verilere göre, canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olurken, toplam doğurganlık hızı 1,42 çocuk seviyesine gerileyerek nüfusun yenilenme eşiği olan 2,10’un altında kalmayı sürdürdü. 2025 yılında canlı doğan bebeklerin yüzde 51,4’ünü erkekler, yüzde 48,6’sını ise kız çocukları oluşturdu. Kaba doğum hızı ise binde 10,4 olarak gerçekleşti. Böylece 2001 yılında binde 20,3 olan kaba doğum hızı yaklaşık yarı yarıya düşmüş oldu. DOĞURGANLIK HIZINDAKİ DÜŞÜŞ SÜRÜYOR Bir kadının doğurgan olduğu dönem boyunca dünyaya getirebileceği ortalama çocuk sayısını ifade eden toplam doğurganlık hızı, 2001 yılında 2,38 çocuk seviyesindeyken, 2014 yılından itibaren kesintisiz düşüş gösterdi. 2025 yılında ise bu oran 1,42 çocuk olarak kayıtlara geçti. Türkiye’de toplam doğurganlık hızı son 9 yıldır nüfusun kendini yenileme seviyesi olan 2,10’un altında seyrediyor. ŞANLIURFA İLK SIRADA, BARTIN SON SIRADA İllere göre incelendiğinde, toplam doğurganlık hızının en yüksek olduğu il 3,15 çocuk ile Şanlıurfa oldu. Şanlıurfa’yı 2,53 çocuk ile Şırnak, 2,23 çocuk ile Mardin takip etti. En düşük doğurganlık hızına sahip il ise 1,09 çocuk ile Bartın oldu. İzmir 1,10, Eskişehir, Ankara ve Zonguldak ise 1,11 çocuk ile listenin alt sıralarında yer aldı. 2017 yılında toplam doğurganlık hızının 2,10’un altında olduğu il sayısı 57 iken, bu sayı 2025 yılında 76’ya yükseldi. Doğurganlık hızının 1,50’nin altında kaldığı il sayısı ise 2017’de yalnızca 4 iken, 2025 yılında 59’a çıktı. Üç çocuk ve üzeri doğurganlık hızına sahip tek il ise Şanlıurfa oldu. TÜRKİYE, AB ORTALAMASININ ÜZERİNDE Avrupa Birliği ülkeleri arasında 2024 yılında en yüksek toplam doğurganlık hızı 1,72 çocuk ile Bulgaristan’da görülürken, en düşük oran 1,01 çocuk ile Malta’da kaydedildi. Türkiye’nin 2025 yılı toplam doğurganlık hızı olan 1,42 çocuk, Avrupa Birliği ortalaması olan 1,34’ün üzerinde gerçekleşti. Türkiye bu oranla AB ülkeleri arasında 11. sırada yer aldı. Annenin eğitim durumuna göre incelendiğinde, en yüksek toplam doğurganlık hızı ilkokul mezunu annelerde 2,51 çocuk olurken, yükseköğretim mezunu annelerde bu oran 1,24 çocuk olarak gerçekleşti. KENTLERDE DOĞURGANLIK DAHA DÜŞÜK Kent-kır sınıflamasına göre doğurganlık hızının en düşük olduğu yerler yoğun kentler oldu. 2025 yılında yoğun kentlerde toplam doğurganlık hızı 1,33 çocuk olarak hesaplanırken, orta yoğun kentlerde 1,53, kırsal alanlarda ise 1,75 çocuk olarak kaydedildi. Yaşa özel doğurganlık hızında en yüksek oran 2025 yılında 25-29 yaş grubunda görüldü. Böylece doğurganlığın daha ileri yaşlara kaydığı ortaya çıktı. İlk doğumunu yapan annelerin ortalama yaşı 27,5 olurken, tüm annelerin ortalama doğum yaşı 29,4’e yükseldi. İlk doğumdaki ortalama anne yaşının en yüksek olduğu il 29 yaş ile Artvin olurken, en düşük olduğu il ise 24,4 yaş ile Şanlıurfa oldu. Bu arada 15-19 yaş grubundaki kadınlarda görülen adölesan doğurganlık hızı, 2001 yılında binde 49 iken 2025 yılında binde 9’a geriledi. ÇOĞUL DOĞUM ORANI YÜZDE 3,3 OLDU 2025 yılında gerçekleşen doğumların yüzde 3,3’ü çoğul doğum olarak kayıtlara geçti. Çoğul doğumların yüzde 96,8’i ikiz, yüzde 3,1’i üçüz, yüzde 0,1’i ise dördüz ve üzeri doğumlardan oluştu. Doğum sırasına göre incelendiğinde, 2025 yılında doğumların yüzde 42,8’i annenin ilk doğumu olarak gerçekleşti. İkinci doğumların oranı yüzde 30,5, üçüncü doğumların oranı yüzde 15,5, dördüncü ve üzeri doğumların oranı ise yüzde 10,8 oldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.