Hava Durumu

#Arkeoloji

- Arkeoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Arkeoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'da Anadolu’nun seramik kültürü konuşuldu Haber

Bursa'da Anadolu’nun seramik kültürü konuşuldu

Osmanlı'nın ilk payitahtı Bursa’nın fethinin 700. yılını 17 ilçede düzenlediği etkinliklerle kutlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi, kültürel mirasa yaraşır bir programa daha ev sahipliği yaptı. Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü iş birliğinde düzenlenen ‘Anadolu Seramik Kültürü Sempozyumu: Topraktan Gelen Hafıza’ sempozyumu, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde gerçekleştiriliyor. Program, 7-9 Mayıs tarihleri arasında farklı disiplinlerden akademisyenlerin ve uzmanların katkılarıyla düzenleniyor. Sempozyumda; seramik üretim gelenekleri, tarihsel gelişim süreçleri ve günümüz sanatına yansımaları kapsamlı bir şekilde değerlendiriliyor. Programın açılış bölümünde konuşan Bursa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba, 2026 yılını Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı’na ithaf ettiklerini hatırlatarak birçok önemli program düzenlendiğini söyledi. “SERAMİK SANATI, GEÇMİŞLE GELECE ARASINDA KÜLTÜR KÖPRÜSÜDÜR” Bursa’nın, medeniyetlerin kök saldığı, gelişip büyüdüğü ve şekillenerek bugünlere ulaştığı kadim bir dünya merkezi olduğunu belirten Başkan Vekili Şahin Biba, 700 yıl önce atılan adımların hala Anadolu kültürünü, mutfağını, yaşamını, sanatını ve hafızasını beslediğini ifade etti. Seramik sanatının da tarihin güçlü hafızalarından birisi olduğunu dile getiren Başkan Vekili Biba, “Seramik sanatı, geçmişten bugüne uzanan bir kültür köprüsüdür. Bursamızın adını dünyaya duyuran İznik çinisi de Osmanlı’nın estetik anlayışını ve sanat yaklaşımını ortaya koyan kadim bir mirastır” dedi. Bursa’da yürütülen arkeolojik kazılara Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin destek vermeye devam ettiğini anlatan Başkan Vekili Biba, Anadolu’nun en eski yerleşim izlerini taşıyan Aktopraklık Höyüğü'nün ve İznik Çini Fırınları kazılarının önemine değindi. Sempozyumun, kültürel mirasın anlaşılması, korunması ve geleceğe aktarılması noktasında kıymetli bir adım olduğunu söyleyen Başkan Vekili Biba, “Alanında uzman akademisyenlerin, araştırmacıların ve sanatçıların katkılarıyla iki gün boyunca gerçekleştirilecek oturumlar, sunulacak bildiriler ve Bursa gezisi sayesinde geçmişin birikimi ile günümüz kültür-sanat anlayışı arasında güçlü bir bağ kurulacaktır. Bursa Büyükşehir Belediyesi olarak tarihi ve kültürel mirasa her zaman sahip çıktık ve çıkıyoruz. Değerlerimizi yaşatmayı ve gelecek nesillere aktarmayı büyük bir sorumluluk olarak görüyoruz” diye konuştu. “ÇİNİCİLİK, DÜNYA SANAT TARİHİNDE ÖZGÜN BİR YERE GELDİ” Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürü Birol İnceciköz ise seramik kültürünün insanın toprakla kurduğu ilişkinin, üretim bilgisinin, estetik anlayışının binlerce yıllık yansıması olduğunu belirtti. Seramik sanatının, insan tarihinin her döneminde ilgi gördüğünü, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde ise zirveye ulaştığını anlatan İnceciköz, “Başta İznik olmak üzere Kütahya gibi önemli üretim merkezlerinde gelişen çinicilik, dünya sanat tarihinde özgün bir yere geldi. Özellikle Osmanlı sarayının himayesinde gelişen İznik çinileri, camilerin kubbelerinde, sarayların duvarlarında ve en nadide köşelerinde hayat buldu. Mekanlar yalnızca süslemekte kalınmamış, ortama ruh kazandırılarak anlam katılmıştır. Bursa’nın fethinin 700. yıl dönümünde gerçekleştirilen sempozyumun, Anadolu seramik kültürüne dair yeni akademik açılımlar sağlayacağına inanıyorum” dedi. Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin de seramik kültürünün arkeoloji için taşıdığı değere dikkat çekti. Sempozyumda sunulacak bildirilerin Anadolu seramik literatürüne önemli katkılar sağlayacağını ifade eden Şahin, emeği geçenlere teşekkür etti. Program, açılış konuşmalarının ardından Erhan Öztepe başkanlığında gerçekleştirilen birinci oturumda; Serkan Gedük, Ayşe Tuba Ökse Fikri Kulakoğlu ve Ali Ozan değerlendirmelerde bulundu. Sempozyum kapsamında, 3 gün boyunca alanında uzman isimlerin katılımıyla toplamda 9 oturum yapılacağı bildirildi.

Nilüfer’de mitler ve psikolojik yansımaları sorgulandı Haber

Nilüfer’de mitler ve psikolojik yansımaları sorgulandı

Nilüfer Belediyesi’nin geleneksel olarak sürdürdüğü “Tematik Buluşmalar” etkinliği, bu ay yazar ve akademisyen Göktuğ Halis’i ağırladı. “Mitlerin Psikolojik Yorumsaması” başlığı altında gerçekleşen buluşmada, tarihin eski anlatılarını olan mitlerin, insanların zihin yapısını nasıl şekillendirdiği Nilüferli sanatseverlerle paylaşıldı. Dünya mitolojileri, semboller ve Anadolu’daki kadim inanışlar üzerine yaptığı çalışmaları paylaşan Göktuğ Halis, mitolojinin antik Yunan’a özgü olmadığını, insanlık tarihinin çok daha eski dönemlerine uzandığını söyledi. Halis, “Gerçek bir mitoloji bilimi için arkeoloji, tarih ve karşılaştırmalı din çalışmalarına bakmak zorundayız. Anadolu’nun kırsalında bir kuşla veya bir ağaçla kurulan ilişki bile hâlâ yaşayan bir mitolojidir” diye konuştu. PSİKOLOJİNİN MİTLERLE İMTİHANI Söyleşide, 19. yüzyılın sonundan itibaren psikolojinin mitoloji sahasına girişini ele alan Halis, Sigmund Freud ve Joseph Campbell gibi isimlerin teorilerini yorumladı. Halis, “Mitlerin büyük bir çoğunluğu sanılanın aksine sadece ruh bilimiyle değil, toplumsal sorunları çözme ve kültürel hafızayı koruma işleviyle var olmuştur” dedi. Mitolojinin en büyük gizemlerinden biri olan “tanrıların insanlığı terk etmesi” konusuna da değinen Halis, psikolojinin bu durumu çocukluktaki ebeveyn-çocuk ilişkisinin kopuşuyla açıkladığını belirtti. Göktuğ Halis, kahramanlık mitlerinin dünya genelindeki benzerliğinin ise bireyin toplumda kendi kimliğini kazanma süreciyle ilgili olduğunu ifade etti. Etkinlik, dinleyicilerin soru ve görüşleriyle zenginleşen interaktif bir bölümle sona erdi.

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu Haber

Stoa felsefesi Bursa'da tüm yönleriyle konuşuldu

Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Becermen ile Bursa Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Osman’ın yönetiminde gerçekleşen etkinliğe, Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı ve Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan konuşmacı olarak katıldılar. STOACILAR NE DİYOR? İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Latin Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoa felsefesinin doğaya dönük, bilgiye dönük ve ahlaka dönük bir tavır içerdiğini söyledi. Logos kavramının aklı ifade eden bir kavram olarak kullanıldığını ifade eden Doç. Dr. Eyüp Çoraklı, stoacıların bunu tercih etmesinin üç katmana da etki etmesinden kaynaklandığını kaydetti. Doç. Dr. Çoraklı, stoacıların yumurta metaforunu kullandığını da belirterek, “Yumurtanın kabuğu, beyazı ve sarısı var. Kabuk mantığı, beyaz doğayı, sarı ise ahlakı ya da etikosu ifade ediyor. Nasıl yaşamalıyız sorusuyla ilgileniyorlar. Bu da bizi mutluluk sorusuna götürüyor. Mutlu olmak istiyoruz. Sokrates’te gördüğümüz en temel yaklaşım insanın içine önem vermesinden kaynaklanıyor. Biz dış dünyanın iyilikleriyle iç dünyamızı besleyemeyiz. Sokrates, iç dünyamızı bilgi ile yapacağımızı ifade ediyor. İyi insan da bilge dediğimiz ve bu dünyada bulma ihtimalimizin az olduğu bir duruma işaret ediyor. Bu bir ideal. Herhangi bir duyguya kapılmamak var. Doğanın temel işleyişini bilmek var. İçimize dönmek var” diye konuştu. GÜNÜMÜZDEKİ YANSIMALARI Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Dr. Elif Burcu Özkan ise stoa felsefesinin Roma’ya etkisini aktardı. Dr. Özkan, stoa felsefesinin ne yaşadığın değil onlara nasıl baktığın önemli olduğunu ifade etti. Dr. Özkan, “Bugün insanların siyasi olaylardan ve hayatın getirdiği sıkıntılardan kurtulmak için Hint felsefelerine ve psikoterapik yöntemlere yönelmesi gibi” dedi. Roma’nın stoa felsefesinden bu anlamda faydalandığını kaydeden Dr. Özkan, “Yaşadığın şey ne olursa olsun senin içinde bir dünya var ve senin iç huzurun her şeyden önemli ve o harici olaylar senin iç dünyan birbirinden farklı. Stoa felsefesi dengeye önem verir. Aşırı mutluluk bile stoa felsefesi için yanlış” diye konuştu. “Stoa felsefesinin dağlara çekilerek huzurlu kalmasını değil toplumun içinde huzuru bulmasını önemser. Kişi tek başına, ya da hiçbir şeye ilgi duymadan da mutlu olabilir ama yaşamın içinde mutluluğu savunuyorlar” ifadesini kullanan Dr. Özkan, “Bugün stoa felsefesi bilişsel davranışçı terapinin temellerini oluşturur. Kişinin söz ve eylemlerine bağlıdır ve hayatta ona göre yönlendirilir. Doğru bilgi ve doğru düşünce doğruya dönüşür” diye tamamladı sözlerini. Artvin Çoruh Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Armağan Öztürk ise stoa felsefesinin politik yaklaşımına değindi. Prof. Dr. Armağan Öztürk, stoacıların politik yaklaşımında üç aksın öne çıktığını kaydederek bunları, “Evrensel kardeşlik fikirleri, dünya vatandaşlığı ve doğa kavramının kullanma biçimleri” olarak sıraladı. Kölelerin de imparatorların da stoacı olabildiklerini de ifade eden prof. Dr. Öztürk, “Birinci sıraya aklı koyuyorlar. Geriye kalanlar her şey. İç özgürlük ve dış özgürlük ayrımı önemsiyorlar. Bir köle bile özgür olabilir, özgür bir insan bile köle olabilir. Eşitsizlikle mücadeleyi önemsizleştiriyorlar. Ancak politik yolla tam bir özgürlüklere kavuşulamayacağını da göstermesi açısından önemli. Ayrıca stoacıların evrensel düşünme biçimini de önemsiyorum.” dedi. Konuşmacılar soruları da yanıtlarken, etkinliğin sonunda konuşmacılara Çağdaş Eğitim Kooperatifi'nin “Kır Çiçekleri Okusun Diye” sosyal sorumluluk projesine adına yapılan bağışın sertifikası ve anı çinisi, BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu tarafından verildi.

İznik Gölü’nün sular altındaki tarihi Nilüfer'de konuşuldu Haber

İznik Gölü’nün sular altındaki tarihi Nilüfer'de konuşuldu

Nilüfer Belediyesi’nin tarih ve arkeoloji meraklılarını bir araya getirdiği Pancar Deposu’ndaki Arkeoloji Gündemi söyleşileri devam ediyor. Bu ayki buluşmada Bursa Uludağ Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Mustafa Şahin, 2014 yılında bir hava fotoğrafıyla tesadüfen keşfedilen İznik Gölü’ndeki tarihi bazilikayı ve kentin tarihsel katmanlarını anlattı. Etkinlikte, su altındaki yapının Hristiyanlık dünyası için bir dönüm noktası sayılan Birinci İznik Konsili ile olan bağı güncel veriler eşliğinde ele alındı. Sunumuna İznik’in antik kökenlerinden ve Roma dönemindeki neokros ile metropolis unvanlarından bahsederek başlayan Şahin, kıyıdan 50 metre açıkta ve iki metre derinlikte yer alan bazilikanın mimari geçmişine dair detaylı bilgiler verdi. 2016 yılında başlayan su altı kazılarının sonuçlarını aktaran Şahin, M.S. 368’deki depremle yıkılan bu küçük kilisenin M.S. 380 civarında günümüze ulaşan ikinci evresiyle yeniden inşa edildiğini saptadıklarını belirtti. Şahin, 1065 yılında yaşanan büyük depremle birlikte yapının tamamen göle gömüldüğünü sözlerine ekledi. Keşfin Hristiyanlık dünyası açısından taşıdığı tarihi değere dikkat çeken Şahin, yapının M.S. 325 yılında toplanan 1. Konsil’in gerçekleştiği yer olma ihtimali hakkında açıklamalarda bulundu. Şahin, buranın toplantıya katılan 318 piskoposun anısına inşa edilen “Kutsal Pederler Kilisesi” olabileceğini söyledi. İznik’in küresel ölçekte bir turizm destinasyonu olarak büyük bir potansiyel taşıdığını belirten Prof. Dr. Mustafa Şahin, bu su altı keşfinin kenti özellikle inanç turizmi açısından benzersiz bir noktaya taşıdığını ifade etti.

Bursa, fethin 700. yılında dünya sahnesinde Haber

Bursa, fethin 700. yılında dünya sahnesinde

Somut ve somut olmayan kültürel miras alanlarındaki tüm kurum ve kuruluşları bir araya getiren Uluslararası Koruma, Restorasyon, Arkeoloji, Müzecilik Teknolojileri Fuar ve Konferansı’nın (Heritage İstanbul 2026) tanıtım toplantısı, Bursa’da gerçekleştirildi. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde Muradiye El Yazmaları Müzesi’nde düzenlenen programda, 1-4 Nisan tarihlerinde yapılacak fuar hakkında detaylı bilgi verildi. ‘Geçmişe Gelecek Sağla’ sloganıyla organize edilen fuar, Türkiye, Avrupa ve Orta Doğu’da yer alan ülkelere kültürel miraslarını tanıtmaları, ihracatını arttırmaları ve kültür turizmine destek vermeleri için zemin oluşturuyor. “BURSA, YAŞAYAN VE GÜÇLÜ BİR HAFIZADIR” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, 2026 yılının Bursa için çok özel bir yıl olduğunu vurguladı. Bursa’nın Fethi’nin 700. yılında geçmişi yeniden hatırlatan, köklerimizle bağımızı daha da güçlendiren büyük bir heyecan yaşadıklarını dile getiren Başkan Mustafa Bozbey, yüzyıllar boyunca dünya tarihini ve coğrafyasını etkileyen büyük bir medeniyet yürüyüşünün başlangıcı olduğunu belirtti. Bursa’nın yalnızca Osmanlı’nın değil, Cumhuriyet'i de kapsayan geniş bir tarihsel birikimin taşıyıcısı olduğunu ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Bu miras, bugün UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alarak evrensel bir değer kazanmıştır. Somut olmayan mirasımızla Bursa, yaşayan ve güçlü bir hafızadır. Yedi asırlık bu birikim, üretimin, mimarinin ve sanatın geliştiği çok katmanlı bir kent olduğumuzu göstermektedir” dedi. “MİRASIMIZI DAHA GÖRÜNÜR KILMAYI AMAÇLIYORUZ” Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin fethin 700. yılında büyük mirası yalnızca anmakla yetinmediğini anlatan Başkan Mustafa Bozbey, geçmişi, bugüne ve geleceğe ışık tutan yönleriyle ele alarak kapsamlı bir program yürüttüklerini dile getirdi. Programın önemli duraklarından birinin de 2 Nisan’da Heritage İstanbul Fuarı’nda düzenlenecek ‘Beylikten İmparatorluğa, Başkentlerde Osmanlı Mirası’ başlıklı panel olacağının altını çizen Başkan Mustafa Bozbey, “Bursa, Edirne ve İstanbul'un başkentlik mirasını, tarihsel süreklilik ve kültürel miras perspektifiyle ele alacağız. Prof. Dr. Neslihan Dostoğlu moderatörlüğünde, paydaşlarımızla birlikte hayata geçireceğimiz panelin, geçmişten bugüne uzanan başkentlerin mirasını ortak bir bakışla değerlendirmek ve geleceğe dair güçlü bir vizyon ortaya koymak açısından zemin oluşturacağına inanıyoruz. Önümüzdeki süreçte de üç başkentin ortak mirasını farklı etkinliklerle gündeme taşımayı, bu değeri daha görünür kılmayı amaçlıyoruz” diye konuştu. EUROPEAN MUSEUM ACADEMY 2027 TOPLANTISI BURSA’DA Bursa’nın kültürel mirası ve müzecilik vizyonu adına önemli bir gelişmeyi daha paylaşan Başkan Mustafa Bozbey, Avrupa’nın saygın müzecilik kuruluşlarından biri olan European Museum Academy’nin 2027 yıllık toplantısının ve ödül töreninin Bursa’da gerçekleştirileceğini açıkladı. Eylül 2027’de düzenlenecek buluşmanın, Bursa’nın müzecilik alanında ortaya koyduğu nitelikli çalışmaların güçlü bir göstergesi olduğunu söyleyen ve organizasyonun kentin uluslararası görünürlüğüne ve turizm potansiyeline önemli katkılar sağlayacağını belirten Başkan Mustafa Bozbey, katılımcılara Muradiye El Yazmaları Müzesi hakkında da bilgi verdi. BURSA, DÜNYA BIÇAK BAŞKENTLERİ BİRLİĞİ’Nİ AĞIRLAYACAK Türk dili, edebiyatı ve tarihinin temel kaynaklarından biri olan Dede Korkut Oğuznameleri’nin, dünyada yalnızca 5 nüshasından biri kabul edilen ‘Dede Korkut Bursa Yazması’nın bu müzede sergilendiğini hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, eserin hem edebî hem tarihî açıdan son derece kıymetli bir mirası temsil ettiğini ifade etti. Dünya Bıçak Başkentleri Birliği’nin 2027 yılı buluşmasının da Bursa’da yapılacağını hatırlatan Başkan Mustafa Bozbey, “Bizler için kültürel miras; geçmişe duyulan saygının ötesinde, geleceğe dair sorumluluğumuzdur. Bursamızı; tarihine sahip çıkan, kültür üreten, paylaşan ve dünyayla buluşturan bir kent olarak yarınlara taşımakta kararlıyız. Bursa, fethin 700. yılında dünya sahnesinde hak ettiği yeri alacak. Tüm çalışmalarımızla Bursamızın kültürel mirasını daha görünür kılmaya devam edeceğiz” dedi. “10 BİNİN ÜZERİNDE ZİYARETÇİ BEKLİYORUZ” Heritage Projeler Kurucusu Osman Murat Akan, kendilerine bu olanağı sağlayan Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teşekkür ederek organizasyon hakkında bilgi verdi. Türkiye’nin kültürel miras alanında dünya çapında değere sahip olduğunu söyleyen Akan, “Restorasyon, müzecilik başta olmak üzere kütüphanecilik, arkeoloji alanı ve somut olmayan kültürel miras alanı artık çok önemli bir seviyede. Bu alanı geliştirmek, ileri kuşaklara aktarmak ve birçok kurumu uluslararası standartlarda bir araya getirmek için platform oluşturduk. Bu sene 9.’sunu yapacağız. Bölgesel kurumları bir araya getiriyoruz. 4 gün boyunca önemli isimleri ağırlayacağız. Bu sene 10 binin üzerinde ziyaretçi bekliyoruz. 140 katılımcı firma ve kamu kurumu ile 35 civarında sivil toplum kuruluşu olacak. Rusya Kültür Bakanlığı bir pavilyonla, 30’a yakın müzesiyle birlikte katılacak. Arnavutluk Kültür Bakanlığı ve Birleşik Arap Emirlikleri’nden kültür departmanı da bizlerle olacak. İtalya, Fransa, Almanya gibi ülkelerden de bireysel katılım olacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi bu sene daha büyük bir stantla ve interaktif bir katılımla yer alacak. Katkı sunan tüm kurumlara teşekkür ediyorum” diye konuştu. Konuşmaların ardından Başkan Mustafa Bozbey tarafından Osman Murat Akan’a Dede Korkut Bursa Yazması tıpkı basımı ve Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı anısına hazırlanan kartpostal ve pullar hediye edildi.

İnsanlık tarihi Bursa'da masaya yatırıldı Haber

İnsanlık tarihi Bursa'da masaya yatırıldı

Bursa Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Aktopraklık Arkeoloji Söyleşileri’nin 6. buluşmasında ‘Mitlerin Doğuşu: Göbeklitepe – Karahantepe’ ele alındı. Aktopraklık kazılarına da uzun yıllar başkanlık yapan Prof. Dr. Necmi Karul’un konuşmacı olduğu Merinos Tekstil ve Sanayi Müzesi Galeri Alanı’ndaki programa, tarih ve arkeoloji meraklıları büyük ilgi gösterdi. İnsanlık tarihine yön veren önemli arkeolojik keşiflerin kapsamlı bir şekilde ele alındığı programda, Şanlıurfa’daki Göbeklitepe ve Karahantepe kazılarının ortaya koyduğu bulgular üzerinden neolitik dönemin inanç dünyasına, toplumsal örgütlenme biçimlerine ve yerleşik hayata geçiş sürecine dair önemli bilgiler paylaşıldı. Göbeklitepe ve Karahantepe’nin, insanlık tarihine dair bilinen pek çok ezberi değiştirdiğini vurgulayan Prof. Dr. Necmi Karul, bu alanların yalnızca arkeolojik açıdan değil, insanlık düşüncesinin ve ortak yaşam kültürünün gelişimi bakımından da büyük önem taşıdığını ifade etti. Anıtsal yapıların inşa sürecinin, erken dönem insan topluluklarının iş birliği, planlama ve ortak inanç sistemleri etrafında bir araya gelebildiğini gösterdiğini belirten Karul, inanç, ritüel ve sembolizmin toplumsal yapının şekillenmesindeki rolüne dikkat çekti. Söyleşide ayrıca, arkeolojik kazıların bilimsel yöntemleri, elde edilen bulguların değerlendirilme süreçleri ve bu keşiflerin dünya arkeoloji literatüründeki yeri de ele alındı. Program soru cevap bölümüyle sona ererken; söyleşi dizisini büyük bir ilgiyle takip eden arkeoloji meraklıları, kültür ve tarih alanındaki çalışmalarından dolayı Bursa Büyükşehir Belediyesi'ne ve Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.