Hava Durumu

#Araştırma

- Araştırma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araştırma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa Düşünce Okulu ikinci kez kapılarını açtı Haber

Bursa Düşünce Okulu ikinci kez kapılarını açtı

Yıldırım Belediyesi, rutin belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra insana dokunan çalışmalarla ilçenin sosyal ve kültürel yaşamına katkı sağlamaya devam ediyor. Yıldırım Belediyesi’nin Bursa Uludağ Üniversitesi ile birlikte hayata geçirdiği Bursa Düşünce Okulu’nda 2026-2027 eğitim öğretim dönemi başladı. Gençlerin sorgulama ve araştırma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan Bursa Düşünce Okulu, yeni dönemde de kapsamlı bir eğitim programıyla öğrencileri ağırlayacak. Toplam 20 hafta sürecek eğitim programında; Türkiye’nin önde gelen akademisyenleri ve düşünce insanları, farklı alanlarda verecekleri derslerle gençlerle bir araya gelecek. ‘Düşünce-Bilgi-Bilim’, ‘Medeniyet-Kültür-Tarih’ ve ‘Sanat-Edebiyat-Ahlak’ başlıkları altında şekillenen dersler, 8 Mayıs’ta sona erecek. Eğitimlere katılan 50 öğrenci; kendilerini çok yönlü geliştirme, sorgulama ve farklı görüşleri değerlendirme fırsatı bulacak. Bursa Düşünce Okulu’nu başarı ile tamamlayan katılımcılara, sertifikaları Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz tarafından verilecek. FİKİRLER AKADEMİK ESERLERE DÖNÜŞÜYOR Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen açılış programına; Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Bursa Düşünce Okulu’nda ilk yılın verimli geçtiğini belirten Başkan Yılmaz, “Gençlerimizin derslere gösterdiği ilgi, öğrenmeye olan istekleri ve ortaya koydukları çalışmalar bizleri memnun etti. Dönem sonunda düzenlediğimiz sempozyumda sunulan 20 tebliği, editöryal süzgeçten geçirip kitaplaştırdık. Matbaadan yeni çıkan Bursa Düşünce Okulu Öğrenci Sempozyumu Tebliğ Kitabı’nı da bugün sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Geçtiğimiz yıl öğrencilerimizin hazırladığı akademik makaleleri, ‘Bursa Düşünce Okulu Dergisi’ adıyla yayımlamıştık. Dergimiz öyle güzel bir ilgi gördü ikinci baskısını yapmak nasip oldu” dedi. ZENGİN MÜFREDAT Bursa Düşünce Okulu’nda yeni dönemin aynı heyecanla başladığını anımsatan Başkan Oktay Yılmaz, “Şartlarımızı biraz daha zorlaştırmamıza rağmen bu yıl da ciddi sayıda başvuru oldu. Akademik kurulumuzun titiz değerlendirmeleri sonucu 50 gencimiz bu çatının altında eğitim almaya hak kazandı. Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi’mizde 20 hafta boyunca mantıktan edebiyata, ahlaktan felsefeye, estetikten yapay zekaya varıncaya dek çok zengin bir müfredat gençlerimizi bekliyor. Alanında yetkin 25 değerli şair, yazar ve akademisyenimiz gençlerimizle buluşacak. 8 Mayıs’ta derslerimizi tamamlayacak, 29 Mayıs’ta da yine öğrenci sempozyumumuzu gerçekleştireceğiz. İnşallah bu seneki sempozyum tebliğlerini de kitaplaştırıp dergimizin ikinci sayısını ilim dünyamıza kazandıracağız” dedi. GENÇLERE ÇAĞRI Daha sonra gençlere seslenen Başkan Yılmaz, “Sizlerden ricam; burada edindiğiniz bilgileri kendi tefekkürünüzle zenginleştirmeniz, sözünüzü ve fikrinizi gür bir seda ile ifade etmenizdir. Biz size gönülden inanıyoruz ve başarılarınızla gururlanacağımızı çok iyi biliyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz başta olmak üzere bizden desteğini esirgemeyen kıymetli akademisyenlerimize ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bursa Düşünce Okulu’nun yeni eğitim öğretim yılında iyilikler ve güzel fikirler üretmesini diliyorum” dedi. AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Göçgeç ise Yıldırım Belediyesi’nin kültür sanat alanında önemli işlere imza attığını belirterek Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür etti. Programın son bölümünde öğrencilerle buluşan Prof. Dr. Ekrem Demirli, Bursa Düşünce Okulu’nda yeni dönemin ilk dersini verdi.

Osmangazi’de tarihi dokuya uygun ulaşım çözümleri geliştiriliyor Haber

Osmangazi’de tarihi dokuya uygun ulaşım çözümleri geliştiriliyor

Osmangazi Belediyesi, tarihi ve kültürel mirası koruyarak kent merkezinde daha erişilebilir, güvenli ve sürdürülebilir bir ulaşım yapısı oluşturmak amacıyla uluslararası iş birliklerini sürdürüyor. Bu kapsamda, Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü tarafından CIVITAS programı çerçevesinde yürütülen çalışmalar doğrultusunda, farklı ülkelerden gelen uzmanlar Osmangazi’de bir araya geldi. Münih ve Bologna gibi şampiyon şehirlerin yanı sıra Osmangazi’nin ikiz şehri Floransa’dan, New York’tan ve Avrupa’nın çeşitli kentlerinden gelen uzmanlar ile yerel ulaşım ve hareketlilik uzmanları, tarihi kent merkezinin ulaşım dinamiklerini yerinde inceledi. ÇÖZÜM VE MÜDAHALE SEÇENEKLERİ DEĞERLENDİRİLDİ Bursa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleştirilen saha incelemeleri ve teknik değerlendirmelerde tarihi kent merkezindeki yaya hareketliliği, toplu taşıma entegrasyonu, erişilebilirlik, trafik yoğunluğu ve farklı ulaşım türleri arasındaki bağlantılar bütüncül bir yaklaşımla ele alındı. Kent merkezinin mevcut ulaşım yapısı değerlendirilirken, tarihi ve kültürel mirasın korunması ile günlük ulaşım ihtiyaçlarının dengeli biçimde karşılanmasına yönelik başlıklar üzerinde duruldu. Özellikle Floransa başta olmak üzere farklı şehirlerde hayata geçirilen yayalaştırma uygulamaları, trafik kısıtlamaları, hareketlilik merkezleri ve yaya öncelikli ulaşım modelleri değerlendirildi. Bu deneyimlerden hareketle, Osmangazi’nin kendine özgü kentsel dokusuna uyarlanabilecek çözüm ve müdahale seçenekleri üzerinde çalışıldı. FLORANSA VE OSMANGAZİ’DEN ORTAK ÇALIŞMA CIVITAS programı kapsamında Osmangazi ve Floransa belediyelerinin eşleştiğini dile getiren Osmangazi Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Serkan Cebeci “Bir Avrupa başkentinin turizm noktasında dünyanın en iyi kentlerinden biri olduğuna dair çalışmalarını bizzat hem Floransa’ya giderek hem Floransa belediyesi yetkililerini Osmangazi’de ağırlayarak çalışmış olduk” ifadelerini kullandı. Floransa Belediyesi yetkilileri de aynı hedef doğrultusunda çalışmalar gerçekleştirdiklerini kaydetti. Osmangazi Belediyesi’nin koordinasyonunda yürütülen çalışmalarla, tarihi ve kültürel mirası korurken yaya güvenliğini güçlendiren, toplu ulaşıma erişimi kolaylaştıran ve kent merkezindeki trafik baskısını azaltan daha erişilebilir bir Osmangazi oluşturmak hedefleniyor.

Osmangazi’de öğrenciler TÜBİTAK 4006-C bilim heyecanını yaşadı Haber

Osmangazi’de öğrenciler TÜBİTAK 4006-C bilim heyecanını yaşadı

Gençlerin teknoloji, bilim ve araştırma alanlarında gelişim göstermesi adına önemli çalışmalara destek veren Osmangazi Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen TÜBİTAK 4006-C Bilim Fuarı Festivali, geleceğin bilim insanlarını bir araya getirdi. Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde iki gün süren etkinlik boyunca öğrenciler projelerini sergileme fırsatı bulurken, ziyaretçiler de yenilikçi fikirleri yakından inceleme imkanına erişti. Bilimsel üretimi teşvik eden festivalde öğrencilerin hazırladığı projeler; teknoloji, çevre, eğitim ve günlük yaşamı kolaylaştıran çözümler gibi birçok farklı alanda dikkat çekti. Yoğun katılımla tamamlanan TÜBİTAK 4006-C Bilim Fuarı Festivali, gençlerin bilimsel çalışmalarını destekleyen önemli bir organizasyon olarak hafızalarda yer aldı. “HEM EĞLENDİK, HEM YENİ ŞEYLER ÖĞRENDİK” Festival alanında kurulan stantlarda öğrencilerin heyecanı ve mutluluğu ön plana çıktı. Projelerini ziyaretçilere anlatan gençler, hem yeni bilgiler öğrendiklerini hem de kendi çalışmalarını paylaşmanın gururunu yaşadıklarını dile getirdi. 13 yaşındaki Beren Atalay, festivalin kendisi için unutulmaz bir deneyim olduğunu belirterek, “İlk deneyimlerimden biriydi. Çok eğlendim, diğer stantları gezerek yeni bilgiler öğrendim. Kendi standımızda insanlara yeni şeyler öğretmek ve onların kültürüne katkı sağlamak bizi çok mutlu etti. Umarım böyle etkinlikler Bursa’da ve ülkemizde devam eder.” dedi. 11 yaşındaki Damla Bayduman ise iki gün süren organizasyonun beklentilerinin üzerinde geçtiğini ifade ederek, “Hem eğlendik, hem de yeni şeyler öğrendik. Başka insanlara da yeni bilgiler öğretmek çok güzel bir duygu. İlk gün bu kadar kalabalık olacağını düşünmemiştim. Bu projelerle de insanlara katkı sağlamak çok güzel ve eğlenceli bir duygu” sözleriyle duygularını paylaştı. “YENİ BİLGİLER ÖĞRENMEK İÇİN İDEALDİ” Festivalde yer alan öğrencilerden 13 yaşındaki Aysel Atak da projeleri sayesinde farklı konularda bilgi sahibi olduklarını belirterek, “Bütün standları gezdik, hepsinden yeni bilgiler öğrenmek çok güzel, herkes ilgiyle yaklaştı. Yeni bilgiler öğrenmek için burası idealdi.” diye konuştu. 16 yaşındaki Ecrin Yaman ise festival boyunca yalnızca projelerini anlatmadıklarını, aynı zamanda dayanışma ve paylaşım ruhunu da yaşadıklarını söyledi. Yaman, “İki gündür burada arkadaşlarımızla birlikte hem kaynaşmayı hem de projelerimizi anlatmayı öğrendik. Her projeden ilham aldık, farklı bilgiler edindik” diye konuştu. 17 yaşındaki Ömer Faruk Dal ise yaptığı konuşmada, organizasyonun kapsamına dikkat çekerek, “Katıldığım en güzel 4006 etkinliklerinden biriydi. İlk kez iki gün süren bir bilim fuarı gördüm. Diğer projeleri dinleme fırsatı bulduk. Araştırmak ve öğrenmek isteyen gençler için çok güzel bir fırsat. Çok güzel projeler var” açıklamalarında bulundu. Festival boyunca unutulmaz anlar yaşayan öğrenciler, desteklerinden dolayı Osmangazi Belediyesi’ne ve Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın’a teşekkürlerini sundu.

GIDA TEKNOLOJİSİ ÖĞRENCİLERİ TEORİDEN PRATİĞE MEKAŞ’TA BULUŞUYOR Haber

GIDA TEKNOLOJİSİ ÖĞRENCİLERİ TEORİDEN PRATİĞE MEKAŞ’TA BULUŞUYOR

Bursa Uludağ Üniversitesi Keles Meslek Yüksekokulu Gıda Teknolojisi Bölümü ile gerçekleştirilen görüşmede, öğrencilerin sahada aktif rol alacağı uygulamalı eğitim süreçleri masaya yatırıldı. Keles Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Mehmet Özgür, Müdür Yardımcısı Hasan Karahan ve Gıda Teknolojisi Bölüm Başkanı Dr. Ayşe Kevser Bilgin, MEKAŞ Yemek Sanayi Genel Müdürü Mehmet Emin Kuyu ile İşletme Müdürü Esra Öztürk Kuyu’yu ziyaret etti. Gerçekleşen buluşmada, 3+1 Uygulamalı Eğitim Modeli kapsamında öğrencilerin doğrudan sektörle buluşturulması hedefi doğrultusunda önemli bir iş birliği adımı atıldı. Toplantıda, öğrencilerin üretim sahasında deneyim kazanacağı uygulamalı eğitim süreçleri, mesleki gelişimlerine katkı sağlayacak staj ve işbaşı programları ile öğrenci odaklı etkinlikler ele alındı. Bu kapsamda, gençlerin mezuniyet öncesinde iş hayatına daha hazır ve donanımlı bireyler olarak katılmaları için ortak projeler geliştirilmesi konusunda fikir birliğine varıldı. Ziyarette konuşan MEKAŞ Yemek Sanayi Genel Müdürü Mehmet Emin Kuyu, sektör ile akademi arasındaki bağın güçlenmesinin önemine dikkat çekerek, “Gıda sektöründe kaliteyi sürdürülebilir kılmanın yolu, iyi yetişmiş insan kaynağından geçiyor. Bu noktada eğitim kurumlarıyla kurulan güçlü iş birliklerini son derece kıymetli buluyoruz. Öğrencilerin teorik bilgilerini sahada pekiştirmeleri, hem sektörümüz hem de gençlerimizin kariyer yolculuğu açısından büyük bir kazanım sağlayacaktır” dedi. Öte yandan toplantıya katılan DEKAV Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Yaşar ile de Vakıf ile okul arasında geliştirilebilecek projeler üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. Bu kapsamda, bölgesel kalkınmaya katkı sunacak eğitim ve araştırma çalışmalarının hayata geçirilmesi hedefleniyor. Gerçekleştirilen iş birliğiyle, hem öğrencilerin mesleki donanımlarının artırılması hem de sektörün ihtiyaç duyduğu nitelikli iş gücünün yetiştirilmesi yönünde önemli bir adım atılmış oldu.

BTÜ doğanın değerini haritalandıracak Haber

BTÜ doğanın değerini haritalandıracak

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ) akademisyenlerinden Mimarlık ve Tasarım Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürütücülüğünü üstlendiği “Doğa Tabanlı Çözümler Aracılığıyla Peyzaj Bağlantılılığı ve Ekosistem Hizmeti Entegrasyonunda Karbon Depolama ve Ekonomik Değerleme” başlıklı proje, TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazandı. Proje, kentlerle kırsal alanlar arasındaki doğal bağlantıları inceleyerek, doğanın sağladığı faydaların daha iyi anlaşılmasını hedefliyor. Çalışmada özellikle doğanın karbon depolama kapasitesi, yani ormanlar, bitkiler ve toprağın atmosferdeki karbondioksiti tutarak iklim değişikliğinin etkilerini azaltma gücü ele alınacak ve bu kapasitenin ekonomik değeri ortaya konulacak. Böylece doğanın iklim değişikliğiyle mücadelede sağladığı katkının somut verilerle gösterilmesi amaçlanıyor. EKOLOJİK BAĞLANTILAR HARİTALANDIRILACAK Araştırmada, doğa tabanlı çözümlerden yararlanılarak kırsal ve kentsel alanlar arasındaki ekolojik bağlantılar haritalandırılacak. Bu sayede hangi bölgelerin doğa açısından kritik öneme sahip olduğu belirlenecek ve bu alanların korunmasının hem çevresel hem de ekonomik açıdan neden önemli olduğu ortaya konacak. Türkiye’de şehirlerin yüzölçümünün büyük bir kısmının kırsal alanlardan oluştuğunu ifade eden Doç. Dr. Merve Ersoy, kır ile kentin kesişen ara yüzünün ölçülebilir peyzaj değerleri aracılığı ile planlamanın mümkün olduğunu dile getirdi. Doç. Dr. Ersoy, planlama sistemlerine iklim değişikliği azaltma politikaları ile uyumlaştırılmasını sağlayan ve peyzajın karbon depolama potansiyelini birim alanda ekonomik olarak haritalayacak bu çalışmayı, paralel bir şekilde İngiltere Lancaster şehrinde de yürüteceklerini belirtti. Doç. Dr. Ersoy, “Yer sistemlerinde peyzajlar ölçülebilir parametreler barındırıyor. Bunlardan en önemlisi karbondur çünkü karbon doğrudan iklim değişikliği ile ilişkilidir. Geliştireceğimiz yöntem sayesinde, doğanın sağladığı hizmetler planlama süreçlerine daha fazla dâhil edilebilecektir” dedi. REKTÖR ÇAĞLAR’DAN TEBRİK BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, üniversitenin bilimsel çalışmalarla çevre ve sürdürülebilirlik alanına katkı sunmaya devam ettiğini belirterek, “Akademisyenlerimizin uluslararası araştırma programlarında yer alması hem üniversitemizin bilimsel görünürlüğünü artırmakta hem de ülkemizin bilimsel üretimine önemli katkılar sağlamaktadır. Doç. Dr. Merve Ersoy’un yürüttüğü bu çalışma, doğa temelli çözümler ve sürdürülebilir planlama yaklaşımları açısından önemli sonuçlar ortaya koyacaktır. Akademisyenimizi tebrik ediyor, çalışmalarında başarılar diliyorum” diye konuştu.

Dünya Obezite Günü’nde Türkiye’de çarpıcı bulgular Haber

Dünya Obezite Günü’nde Türkiye’de çarpıcı bulgular

Dünya Obezite Günü kapsamında açıklanan IPSOS “Obezite Algısı Araştırması”, obezitenin tıbbi gerçekliği ile kişilerin kendi deneyimleri arasında derin bir fark olduğunu gözler önüne serdi. Araştırma, 14 ülkede obeziteli bireylerin görüşlerini mercek altına aldı. Araştırmaya göre, obeziteli katılımcıların yüzde 71’i obezitenin sürekli tedavi gerektiren bir sağlık sorunu olduğunu kabul ediyor. Ancak aynı kişilerden yüzde 66’sı, obezitenin kişisel tercihlerle önlenebilir olduğunu ve yüzde 63’ü diyet ile egzersizle çoğu insanın obezite sorununu çözebileceğine inanıyor. Yani bireyler hem hastalığın kronik doğasını kabul ediyor hem de bunu kendi davranışlarının sonucu olarak görüyor. Türkiye özelinde ise algı ve eylem arasındaki fark daha belirgin. Obeziteli kişilerin yüzde 80’i kilolarını kontrol etmeyi düşündüklerini veya bu konuda tavsiye aldıklarını söylerken, sadece yüzde 35’i son bir yıl içinde bir doktora başvurmuş. Katılımcıların yüzde 45’i “Kilomu kendi başıma kontrol etmeyi tercih ederim” yanıtını vererek, kişisel sorumluluk algısının tedavi önünde ciddi bir engel oluşturduğunu gösteriyor. Lilly Türkiye Medikal Direktörü Dr. Karan Bozkurt, konuya ilişkin yaptığı değerlendirmesinde; “Obezite; biyolojik, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimiyle ortaya çıkan kronik, tekrarlayıcı ve ilerleyici bir hastalıktır. Türkiye’de yaygın algılar, kişilerin tıbbi destek arayışını geciktiriyor ve tedaviye erişimi zorlaştırıyor. Obezite, diğer kronik hastalıklar gibi ciddi şekilde ele alınmalıdır.” dedi. Araştırma ve uzman görüşleri, obezitenin yalnızca bireysel irade ile çözülecek bir sorun olmadığını, etkili tedavi ve sağlık sistemine erişimin önemini bir kez daha ortaya koydu.

Osmangazi’den Tanpınar’a 24 yıllık vefa Haber

Osmangazi’den Tanpınar’a 24 yıllık vefa

Bursa Osmangazi Belediyesi’nin yıllardır devam ettirdiği Ahmet Hamdi Tanpınar Edebiyat Yarışması, kentin kültür sanat vizyonunun en güçlü yapı taşlarından biri olarak dikkat çekiyor. Şiirden öyküye, denemeden araştırma ve incelemeye uzanan geniş bir yelpazede üretimi teşvik eden bu uzun soluklu platform, genç kalemler için önemli bir çıkış kapısı olmayı sürdürüyor. Aynı zamanda Ahmet Hamdi Tanpınar’ın estetik anlayışını ve düşünsel mirasını yeni kuşaklara aktaran yarışma, edebiyatla düşünen bir toplumsal hafızanın da canlı tutulmasına katkı sağlıyor. 2026 yılı için makale dalında düzenlenecek yarışma, özellikle akademik ve edebi niteliği önceliklendiren metinleri odağına alıyor. Düşünen, sorgulayan, yazıyla fikirlerini derinleştirmek isteyen herkesin katılımına açık olan bu yılki yarışmanın jüri kadrosunda ise Türk edebiyatı ve düşünce dünyasının saygın isimleri yer alıyor. SON BAŞVURU 3 NİSAN 2026 Ahmet Hamdi Tanpınar’ın edebiyat mirasını yaşatmak, genç ve yetenekli kalemlerin ortaya çıkmasına destek olmak için bu köklü geleneği sürdürdüklerini belirten Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, sözlerinde şu ifadelere yer verdi: “Ahmet Hamdi Tanpınar, Türk edebiyatının ve düşünce dünyasının hafızasında derin izler bırakmış bir isim. Onun adını yaşatmak ve edebiyatın gücünü gelecek kuşaklara aktarmak için bu köklü yarışmayı yıllardır düzenliyoruz. Edebiyat, yalnızca bir sanat dalı değil, aynı zamanda düşünmenin ve hayal kurmanın yolu. Bu bilinçle, edebiyatla yolu kesişen herkesi yarışmaya katılmaya davet ediyorum. Başvurular 3 Nisan 2026 tarihine kadar devam edecek.

Perküsyon imalatçısı Emin Bolat Nilüfer’de sanatseverlerle buluştu Haber

Perküsyon imalatçısı Emin Bolat Nilüfer’de sanatseverlerle buluştu

Özlem Doğuş Varlı’nın hazırladığı, Ersen Varlı’nın moderatörlüğünde düzenlenen “Bir Luthier, Bir Enstrüman Yolculuğu” serisinin ikinci buluşması, Nilüfer Belediyesi Dr. Hüseyin Parkan Sanlıkol Müzik Enstrümanları Müzesi’nde gerçekleştirildi. Etkinliğin konuğu olan ünlü perküsyon imalatçısı ve icracısı Emin Bolat, mesleki yolculuğunu ve enstrümanlarının imalat aşamalarını Nilüferli sanatseverlerle paylaştı. Söyleşinin açılış konuşmasını yapan Ersen Varlı, müzenin özel atmosferine dikkat çekerek, Emin Bolat’ın el emeğiyle ürettiği enstrümanların da müze envanterinde yer aldığını belirtti. Luthier kavramının geleneksel olarak çalgı yapımcılarını tanımladığını ifade eden Varlı, “Bizler de bu müzik aletlerini üreten insanların hikâyelerine bakmak ve enstrümanların nasıl ortaya çıktığını anlatmak istiyoruz” dedi. ÇOCUKLUK YILLARINDA BAŞLADI Emin Bolat, müzik tutkusunun ilkokul yıllarında başladığını, o dönemlerde derslerde sürekli ritim tuttuğunu anlattı. Berberde çıraklık yaparken biriktirdiği paralarla kendisine dümbelek aldığını söyleyen Bolat, babasının karşı çıkmasına rağmen bu alanda ilerlemek istediğini dile getirdi. İlk enstrümanını 12 yaşında yaptığını belirten Bolat, “23 yaşında kaçarak İstanbul’a geldim. Bir valizimde yaptığım enstrümanlar vardı. Müziği öğrenmeye geldim. 1993 yılında atölyemi kurdum. Kendi enstrümanlarımı evde yapıyor, arkadaşlarımla paylaşıyordum. Bugün dünyanın dört bir yanına enstrüman gönderiyorum” dedi. Vurmalı çalgı icracılarının müzik sektöründe yeterince değer görmediğine dikkat çeken Bolat, “Birçok sahne sanatçısına eşlik ettim. Ancak kıymet bilinmediği için 2010 yılında çalmayı bıraktım. Atölyemde hobimi sürdürerek enstrüman yapmaya devam ediyorum” diye konuştu. SADECE İCRA ETTİĞİ ENSTRÜMANLARI ÜRETİYOR Sadece icra ettiği enstrümanları üretmeye çalıştığını vurgulayan Emin Bolat, “Türk ve Orta Doğu vurmalı sazları üretiyorum. Darbuka, bendir, tef, yöresel davul ve bunların farklı çeşitlerini yapıyorum. Sürekli araştırma halindeyim. Ağırlık dengesi çok önemli. Pek çok ağaç türü kullanıyoruz ancak kayın ağacı en elverişlisi. Fırınlanmamış, en az 12 yıl dinlendirilmiş ağaç tercih ediyoruz” dedi. Ticari kaygıdan uzak, 33 yıldır enstrüman yapımcılığı yaptığını belirten Bolat, “Hâlâ Ar-Ge çalışmalarına devam ediyorum. Amacım iyi bir enstrüman üretmek. Bu iş tamamen gönül işi. Büyük bendirlerden yemek masası yaptım, zigon sehpa gibi tasarımlar ürettim ama hepsi birer enstrüman aslında. Sürekli ‘daha iyisini nasıl yaparım’ diye çalışıyorum” ifadelerini kullandı. Söyleşiye kasası bakır, üstü gümüş kaplamalı özel bir darbukasını da getiren Emin Bolat, dinleyicilere kısa bir icra sundu. Programın sonunda Nilüfer Belediye Başkan Yardımcısı Bukle Erman, Emin Bolat’a teşekkür ederek hediye takdim etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.