Hava Durumu

#Ar-Ge

- Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bitki bazlı ürünler bağımsız bir kategori Haber

Bitki bazlı ürünler bağımsız bir kategori

Uluslararası araştırmalar, tüketici tercihlerinde sağlık ve beslenmenin öne çıktığını; sürdürülebilirlik ve günlük beslenmeye uyumun da bu tercihleri desteklediğini gösteriyor. BİTKİDEN Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Akdağ, tüketici beklentilerindeki bu dönüşümün Türkiye için önemli bir gelişim alanı oluşturduğuna; güçlü bitkisel üretim altyapısının bilimsel bilgi, Ar-Ge ve inovasyonla buluşturulmasının sektör için yeni fırsatlar yaratabileceğine dikkat çekiyor. Sağlıklı ve dengeli beslenmeye yönelik farkındalığın artmasıyla birlikte bitki bazlı beslenme, yalnızca belirli bir yaşam tarzını benimseyen tüketicilerin tercihi olmaktan çıkıyor. Bugün farklı tüketici grupları, bitki bazlı ürünleri günlük beslenme alışkanlıklarına dahil edilebilecek, dengeli ve çeşitli beslenme seçenekleri arasında değerlendiriyor. Tüketiciler bu ürünlere “ya hep ya hiç” yaklaşımından ziyade, mevcut beslenme alışkanlıklarına esnek şekilde dahil edilebilecek seçenekler olarak bakıyor. Akdağ, bu değişimin sektör açısından yalnızca yeni bir tüketici kitlesine ulaşmak anlamına gelmediğini; farklı ihtiyaçlara yanıt veren, besleyici ve günlük yaşama uyum sağlayan ürünlerin geliştirilmesi açısından da önemli bir fırsat sunduğunu belirtiyor. Türkiye’nin bakliyat, tahıl ve farklı bitkisel hammaddeler açısından sahip olduğu çeşitlilik ise bu dönüşüm için önemli bir avantaj sunuyor. Akdağ, bu kaynakların bilimsel bilgi, Ar-Ge ve inovasyonla desteklenerek katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin hem iç pazar hem de ihracat açısından önemli fırsatlar yaratabileceğine dikkat çekiyor. Küresel veriler tüketici tercihlerindeki dönüşümü ortaya koyuyor Innova Market Insights’ın 2026 trend raporuna göre, tüketicilerin yüzde 55’i bitki bazlı ürünlerin artık kendi başına ayrı bir kategori olarak değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor. BİTKİDEN’in de üyesi olduğu Küresel Bitki Bazlı Gıdalar İttifakı’nın 2023 yılında yayımladığı araştırmaya göre ise Türkiye’de tüketicilerin yüzde 51’i bitki bazlı ürünleri tercih etme nedenleri arasında sağlık faydasını gösteriyor. Bu veriler, bitki bazlı ürünlerin yalnızca alternatif olarak değil, tüketicilerin sağlık, beslenme ve günlük yaşam beklentileri doğrultusunda gelişen bir gıda kategorisi olarak değerlendirildiğine işaret ediyor. Türkiye, bitki bazlı gıdalarda büyüme potansiyeli taşıyor Türkiye, güçlü tarımsal altyapısı, zengin bitkisel üretim çeşitliliği ve gelişen gıda sanayisiyle bitki bazlı gıdalar alanında önemli bir potansiyele sahip. Akdağ, bu potansiyelin değerlendirilmesinde tüketici beklentilerinin doğru okunmasının ve ürün geliştirme çalışmalarının bu beklentiler doğrultusunda şekillendirilmesinin önemine dikkat çekiyor. Türkiye’nin bitkisel kaynaklarının katma değerli ürünlere dönüştürülmesinin hem iç pazarda ürün çeşitliliğinin artırılması hem de sektörün rekabet gücünün geliştirilmesi açısından fırsatlar sunduğunu belirtiyor. “Bitki bazlı gıdaların geleceğini tüketici beklentileri şekillendiriyor” Sektörün önümüzdeki dönemde tüketici beklentileri, bilimsel gelişmeler ve Türkiye’nin üretim potansiyelini birlikte değerlendirmesi gerektiğini belirten Ebru Akdağ “Tüketiciler bugün besleyici, günlük yaşamlarına uyum sağlayan ve farklı ihtiyaçlarına yanıt veren ürünler bekliyor. Bu nedenle fırsatı yalnızca mevcut ürünlere alternatifler geliştirmekle sınırlı görmemeliyiz. Sahip olduğumuz üretim potansiyelini bilimsel bilgi ve inovasyonla buluşturarak katma değerli ürünlere dönüştürmeliyiz. Sektörler arası iş birliklerini güçlendirerek Türkiye’nin bitki bazlı gıdalarda güçlü ve yenilikçi bir konuma ulaşabileceğine inanıyoruz.” açıklamasında bulundu.

Bursa’da TEKNOSAB KOBİ OSB tanıtıldı... Bursa’nın kalkınma yolculuğunda yeni dönem Haber

Bursa’da TEKNOSAB KOBİ OSB tanıtıldı... Bursa’nın kalkınma yolculuğunda yeni dönem

Bursa’nın sanayi ve ticaret altyapısını güçlendirmesi hedefiyle hayata geçirilen TEKNOSAB KOBİ Organize Sanayi Bölgesi’nin (OSB) tanıtım toplantısı, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde Merinos AKKM Osmangazi Salonu'nda gerçekleştirildi. BTSO'nun 2030 Vizyonu kapsamında hayata geçirilen Türkiye’nin ilk entegre KOBİ ekosistemi TEKNOSAB KOBİ OSB'nin, yüksek teknoloji üretimi, dijital dönüşüm, sürdürülebilir sanayi ve güçlü lojistik altyapısıyla Bursa’nın üretim kapasitesini artırması ve KOBİ’lerin küresel rekabet gücünü desteklemesi hedeflendi. Toplantıda konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, TEKNOSAB KOBİ OSB’nin Bursa’nın yaklaşık 700 yıllık üretim ve ticaret kültürünü geleceğin sanayi anlayışıyla buluşturacak stratejik bir yatırım olduğunu söyledi. Projenin yüzde 70’ten fazlasının kamu kaynakları ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın destekleriyle hayata geçirildiğini belirten Burkay, yalnızca teknik değil, finansal açıdan da sürdürülebilir bir model oluşturduklarını ifade etti. Burkay, Uludağ’da kurulan Bursa Business School’un ardından yapay zekâ ve dijital dönüşüm odaklı yeni bir eğitim ve inovasyon merkezi oluşturmayı hedeflediklerini belirterek, “Bu projeler sadece Bursa’ya değil, ülkemize de hizmet edecek” dedi. “HAYAL DENİLEN PROJELER GERÇEĞE DÖNÜŞTÜ” TEKNOSAB’ın genişleme alanına ilişkin çalışmaların 2022 yılında başladığını hatırlatan Burkay, yaklaşık üç yıllık hazırlık sürecinin ardından alanın 2026 yılı Şubat ayında resmen ilan edildiğini söyledi. Projelerin ilk açıklandığında birçok kişi tarafından hayal olarak görüldüğünü ifade eden Burkay, birlik ve kararlılıkla çalışılması sayesinde bu hedeflerin gerçeğe dönüştüğünü kaydetti. TEKNOSAB KOBİ OSB’nin yalnızca üretime değil, Bursa’nın trafik, çevre ve hava kirliliği gibi kronik sorunlarının çözümüne de katkı sağlayacak planlı sanayi alanları oluşturacağını dile getirdi. “BURSA ÖNCÜ ROLÜNÜ SÜRDÜRÜYOR” Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba ise Bursa’nın tarih boyunca üretim ve ticarette öncü bir şehir olduğuna dikkat çekerek, Türkiye’nin ilk organize sanayi bölgesi ile ilk yüksek teknoloji odaklı organize sanayi bölgesi olan TEKNOSAB’ın Bursa’da kurulduğunu hatırlattı. KOBİ OSB projesinin de bu öncülük geleneğini sürdüren stratejik bir yatırım olduğunu belirten Biba, projeyi yalnızca bir sanayi alanı değil, planlı kentleşme, doğru arazi kullanımı, ulaşım, lojistik ve çevre politikalarını birlikte ele alan kapsamlı bir şehircilik hamlesi olarak değerlendirdiklerini söyledi. VALİ AYYILDIZ: “KOBİ’LERE YAPILAN YATIRIM GELECEĞE YATIRIMDIR” Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, kentin üretim gücünün temelinde büyük sanayi kuruluşlarının yanı sıra KOBİ’lerin bulunduğunu vurguladı. KOBİ’lerin rekabet gücünü artıracak her yatırımın Bursa ve Türkiye’nin geleceğine yapılan yatırım anlamına geldiğini belirten Vali Ayyıldız, TEKNOSAB KOBİ OSB’nin yüksek teknoloji odaklı yapısı, akıllı üretim altyapısı ve Ar-Ge imkânlarıyla Bursa’nın sanayi vizyonuna önemli katkılar sağlayacağını ifade etti.

BUÜ, Türkiye’nin en iyi 18 üniversitesi arasında yer aldı Haber

BUÜ, Türkiye’nin en iyi 18 üniversitesi arasında yer aldı

UNIRANKS verilerine göre hazırlanan listede ilk sıralarda yer alan Bursa Uludağ Üniversitesi, özellikle son dönemde nitelikli yayınlar, sanayi iş birlikleri ve Ar-Ge odaklı projeleriyle adından söz ettiriyor. Elde edilen 18.'lik derecesi, üniversitenin bölgedeki lider rolünü pekiştirirken gelecek vizyonu için de güçlü bir zemin hazırlıyor. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, kazanılan bu başarıya dair yaptığı açıklamalarda üniversitenin akademik yükseliş ivmesine ve stratejik hedeflerine dikkat çekti. "ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ DÜNYADA İLK 1000" Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, UNIRANKS listesindeki konumun tüm akademik ve idari kadronun ortak emeği olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bursa Uludağ Üniversitesi olarak yarım asırlık köklü geçmişimizle, ülkemizin 23 Araştırma Üniversitesi'nden biri olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Yakaladığımız müthiş yükseliş ivmesi ve geliştirdiğimiz Büyük Veri Ofisi gibi projelerle artık akademik performansımızı çok daha şeffaf ve ölçülebilir bir şekilde takip ediyoruz. UNIRANKS listesinde Türkiye'nin en iyi 18. üniversitesi olmak bizim için gurur verici bir motivasyon kaynağıdır. Ancak vizyonumuz bununla sınırlı değil; ulusal ligde zirveye oynarken, dünya sıralamasında da öncelikli olarak ilk 1000 içerisine girmeyi arzu ediyoruz. Tüm çalışmalarımızı da bu hedef odağında yürütüyoruz." PROJELER VE GELECEK VİZYONU Üniversitenin gelecek stratejilerinden bahseden Rektör Yılmaz, bilimsel üretkenliği teşvik eden Başarılı Akademisyenlerin Rektör ile Buluşması gibi etkinliklerle araştırmacıları sürekli desteklediklerini belirtti. Yılmaz; “Gelecek döneme yönelik projelerimizi üç temel başlık altında özetleyebiliriz. Bunların ilki nitelikli araştırma vizyonumuzdur. Bu vizyon doğrultusunda bilimsel makale ve yayınlarda Q1 kalitesindeki araştırma sayımızı artırmak istiyoruz. İkinci projemiz kamu-sanayi entegrasyonudur. Burada da Bursa ekonomisine ve sanayisine doğrudan katkı sunan patent ile faydalı model tescillerimizi hızlandırmayı arzuluyoruz. Son projemiz de dijitalleşme ve şeffaflıktır. Bu vizyon doğrultusunda ise SciVal programı destekli yeni nesil akademik izleme sistemleriyle bölümlerin gelişimini anlık verilerle optimize etmeye çalışıyoruz. Kurduğumuz Büyük Veri Ofisi ile bu alanda da önemli mesafeler kat ettik” şeklinde konuştu. Bursa'nın ve Türkiye'nin geleceğini inşa edecek donanımlı gençler yetiştirmeye devam edeceklerini ifade eden Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlere, öğrencilere ve paydaşlara teşekkürlerini iletti. REKTÖRDEN ADAY ÖĞRENCİLERE ÇAĞRI Aday öğrencilerin üniversite tercihlerini 29 Temmuz - 10 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirebileceğine işaret eden Rektör Yılmaz; "Türkiye'nin en başarılı ilk 20 üniversitesi arasında yer alan bir Araştırma Üniversitesi olarak, evlatlarımıza sadece bir diploma değil; dünya standartlarında bir vizyon, güçlü bir sanayi iş birliği ağı ve nitelikli bir gelecek vaat ediyoruz. Ailelerimizin içi rahat olsun; Bursa Uludağ Üniversitesi, gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürecek akademik donanıma, kampüs olanaklarına ve köklü bir kültüre sahiptir. Geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etmek isteyen tüm adaylarımızı üniversitemizin birer ferdi olmaya davet ediyorum" dedi.

ULUTEK Yazılım Vadisi ile Üniversite ve İş Dünyası Arasında Güçlü Köprü Haber

ULUTEK Yazılım Vadisi ile Üniversite ve İş Dünyası Arasında Güçlü Köprü

Bursa iş dünyasının yazılım ve teknoloji alanındaki nitelikli insan kaynağı ihtiyacını karşılamak amacıyla hayata geçirilen ULUTEK Yazılım Vadisi Staj Programı'nın açılışı, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, sektör temsilcileri, akademisyenler ve üniversite öğrencilerinin katılımıyla gerçekleştirildi. Programın açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel ekonomide dengelerin yeniden kurulduğunu ve bu değişimin ana sürükleyicisinin yazılım teknolojileri olduğunu ifade etti. Başkan Burkay, mevcut bilgi ve yetkinliklerin geleceği inşa etmede yetersiz kalacağını söyledi. Dünyanın tarihi bir kırılma noktasından geçtiğini vurgulayan Başkan Burkay, “Bugün içinden geçtiğimiz dönüşüm, geçmişteki sanayi devrimlerinin çok ötesinde bir boyuta sahip. Dolayısıyla bizleri bugünlere taşıyan yeteneklerimizle yetinemeyiz. Kendimizi çok daha donanımlı hale getirmek mecburiyetindeyiz. Kuşkusuz yazılım ve kodlama bilmek kıymetli; ancak bu becerileri analitik düşünceyle harmanlayıp toplumsal sorunlara çözüm üretemediğiniz sürece bu yeni çağın güçlü bir aktörü olamazsınız. Geleceğin dünyasında yazılımları tüketenler değil, o teknolojilerin mimarisini kuranlar söz sahibi olacak. Bizim hedefimiz; Bursa’dan değişimi takip eden değil, o değişimi bizzat kurgulayan ve yönlendiren bir gençlik çıkarmaktır.” ifadelerini kullandı. "Dönüşümün Aktörleri Burada Yetişecek" BTSO olarak hayata geçirdikleri tüm projelerde bu vizyonla hareket ettiklerini altını çizen İbrahim Burkay, “Akademik bilgiyi sahada pratiğe dönüştüren, üreten ve katma değer sağlayan gençlerimizin yetişmesi için var gücümüzle çalışıyoruz. Yazılım Vadisi Staj Programı da bu stratejik hedefimizin en somut adımlarından biridir.” diye konuştu. Programa gösterilen yoğun ilginin memnuniyet verici olduğunu belirten Burkay, ilk etapta 900 başvuru arasından 120 öğrencinin programa kabul edildiğini söyledi. Programın her yıl daha fazla öğrenci ve firmanın katılımıyla büyümesini hedeflediklerini ifade eden Burkay, "Önümüzdeki yıl daha fazla firmamızın katılımıyla bu sayıyı artıracağız. Nihai hedefimiz, yazılım alanında eğitim gören tüm gençlerimizin staj sorununu ortadan kaldıracak sürdürülebilir bir modeli hayata geçirmek. Bunu başardığımızda dönüşümün en güçlü aktörleri Bursa’dan çıkacak." diye konuştu. “Bursa’yı Küresel Teknoloji Merkezine Taşıyacak Projeler” Bursa'da dünyaya örnek yazılım ve teknoloji çözümleri geliştirecek genç ve dinamik bir insan kaynağına sahip olduklarını belirten BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, “Kentimizin uluslararası başarılarının arkasında hayal kuran, araştıran, geliştiren ve değer üreten genç mühendislerimiz, yazılımcılarımız ve girişimcilerimiz bulunuyor. BTSO olarak 2013 yılından bu yana TEKNOSAB, GUHEM, BUTEKOM ve BUTGEM başta olmak üzere 60’tan fazla nitelikli projeyi hayata geçirdik. 2030 vizyonumuz kapsamında Data Center, TEKNOSAB Teknopark, GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Mesleki ve Teknik Anadolu Lisemiz, Şehir Fonu ve ULUTEK HIVE projelerimizle Bursa’yı yüksek teknoloji ve inovasyonun küresel merkezlerinden biri haline getirmeyi hedefliyoruz.” diye konuştu. Prof. Dr. İrfan Karagöz: “Amacına Uygun Bir Staj Modeli Uyguluyoruz” ULUTEK Teknopark Genel Müdürü Prof. Dr. İrfan Karagöz, ULUTEK’in 250 firması, 1000 Ar-Ge personeli ve 400 projesiyle Bursa’nın teknoloji üssü konumunda olduğunu söyledi. Uygulamalı eğitimin en önemli ayağı olan staj konusunda bilişim sektöründen yoğun bir talep aldıklarını söyleyen Karagöz, “BTSO, BİSİAD ve MARSİFED ile yaptığımız istişareler neticesinde 2 yıl önce başlattığımız pilot uygulamayı bu yıl geliştirerek yeniden hayata geçirdik. 39 farklı üniversiteden yaklaşık 900 öğrencimizin başvurusu arasından objektif kriterlerle seçtiğimiz 120 gencimizi 20 firmamızla buluşturuyoruz. Amacımız stajın özüne ve niteliğine uygun, sanayimize gerçek değer katan bir süreci yürütmektir.” dedi. "Yazılım Ekosistemini Büyüteceğiz" Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı ve BTSO Bilgi İşlem ve Otomasyon Teknolojileri Konseyi Başkanı Osman Akın, bilişim sektöründe nitelikli insan kaynağı ihtiyacının ancak eğitim ile iş dünyasının daha güçlü entegrasyonu sayesinde karşılanabileceğini belirterek, “Yazılım sektöründe kısa süreli stajlar artık yeterli değil. Öğrencilerimizin uzun soluklu iş yeri deneyimi kazanacağı modelleri yaygınlaştırmamız gerekiyor. Yazılım Vadisi Staj Programı bu anlamda önemli bir ihtiyaca cevap veriyor. BTSO çatısı altında yürüttüğümüz çalışmalar ve Sayın İbrahim Burkay’ın 2030 vizyonu doğrultusunda hayata geçirilecek Data Center ve Yapay Zekâ Dönüşüm Merkezi gibi projeler de Bursa'mızın bilişim ekosistemini güçlendirirken gençlerimize yeni kariyer fırsatları sunacak. Bu çalışmaların sektörümüzün rekabet gücüne ve nitelikli insan kaynağının yetişmesine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” dedi. “Bugün Sadece Bir Staj Programı Başlatmıyoruz" Bilişim Sektörü İş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, Yazılım Vadisi Staj Programı'nın Türkiye'de alanında ilk ve en kapsamlı modellerden biri olduğunu söyledi. Bu programla yalnızca bir staj süreci başlatmadıklarını, kamu, özel sektör ve üniversite iş birliğinin en güçlü örneklerinden birini hayata geçirdiklerini söyleyen Doğrul, “Gençlerimizi akademik bilgi ile reel sektör deneyimini buluşturan güçlü bir ekosistemin parçası haline getirirken, ülkemizin dijital geleceğine de önemli bir yatırım yapıyoruz. Bu vizyonun hayata geçirilmesinde öncülük eden BTSO Yönetim Kurulu Başkanımız Sayın İbrahim Burkay’a ve projeye katkı sunan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Yazılım Vadisi'nin, gençlerimizin enerjisi ve üretkenliğiyle Bursa'nın bilişim ekosistemine önemli katkılar sağlayacağına inanıyorum.” diye konuştu.

YERLİ YAZILIM VE VERİ BAĞIMSIZLIĞI NOSAB’DA ELE ALINDI Haber

YERLİ YAZILIM VE VERİ BAĞIMSIZLIĞI NOSAB’DA ELE ALINDI

Etkinliğe, Marmara ve İç Anadolu Sanayi ve İş Dünyası Federasyonu (MARSİFED) Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın, Nilüfer Organize Sanayi Bölgesi (NOSAB) Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez, Bilişim Sektörü iş İnsanları Derneği (BİSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul, TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir, Tüm Mühendis Kadınlar Derneği (TÜMKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk, Bursa İş Kadınları Derneği (BUİKAD) Yönetim Kurulu Başkanı Şeyda Şençayır ve çok sayıda dinleyici katıldı. Toplantının açılışında konuşan MARSİFED Yönetim Kurulu Başkanı Osman Akın “Toplantının adı olan ‘Mühendislikte Dijital Bağımsızlık’ ismi çok kıymetli. Bu isim için İdris Başkanıma çok teşekkür ederim. ‘Bağımsızlık’ çok önemli bir kelime. Ülkemizin, çocuklarımızın geleceği için bu kelime çok önemli. NOSAB belki Türkiye’nin en yeşil organize sanayi bölgesi. Çok sayıda fabrika bulunmasına rağmen, kullandığımız yazılımlar eğer yerli olmazsa NOSAB binalardan ibaret kalır. Üretimden, verimlilikten bahsedemeyiz. Taş, beton yığınına dönüşür. İran Savaşı bize bunu gösterdi. Bağımsızlık bir ülke için altın anahtar. Biz bağımsız olamadığımız sürece, çok büyük sorunlar yaşayabiliriz. Türkiye’de bakış açımızı değiştirerek sorun değil, çözüm tabanlı hareket etmeliyiz” dedi. BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul açılış konuşmasında, “Bugün ülkemizin sanayi, teknoloji ve geleceğini yakından ilgilendiren tam bağımsızlığımızın, mücadelemizin en kritik yani dijital bağımsızlığımızı konuşmak için bir araya geldik. Dijitalliği temellerini oluşturduğu yeni bir bilgi çağı başladı. Ancak çok iyi biliyoruz ki, tasarımı başkasının yazılımıyla yapmak, veriyi başkasının bulutunda tutmak, saklamak, üretimi başka lisanlara bağlı tutmak, bizi sürdürülebilir bir liderliğe taşıyamaz. Mühendislikte dışa bağımlılık sadece maddi bir yük değil, aynı zamanda geleceğe dair egemenliğimiz için en büyük risklerden biridir. Biz bu alanda en iyilerini üretebilecek kapasiteye sahibiz. Bugün burada Mühendislikte dışa bağımlılığın bedelleri ve bu bedellerin nasıl minimize edileceğini konuşacağız” dedi. Doğrul sözlerini, “Burada bulunan bütün misafirlere, panelistlere ve ULUTEK Teknopark’a çok teşekkür ederim. Geleceği kopyalayan değil, geleceği yerli ve milli teknoloji tasarlayan Türkiye idealiyle etkinliğimizin tüm katılımcılar için verimli geçmesini diliyorum” diyerek bitirdi. Toplantının açılış konuşmalarında değerlendirmelerde bulunan NOSAB Yönetim Kurulu Başkanı Erol Gülmez de, “Bir tespitimden de bahsetmek isterim. NOSAB Akademi çatısı altında yıl boyunca çok sayıda eğitim, panel, seminer ve çalıştay gerçekleştiriyoruz. Ancak açıkçası bu salonu uzun zamandır ikinci kez bu kadar dolu görüyorum. Bu tablo, bugün ele aldığımız konunun ne kadar önemli ve güncel olduğunu gösteriyor. Demek ki sanayicimiz, mühendisimiz, akademisyenimiz ve teknoloji dünyamız; dijital bağımsızlık, yerli yazılımlar ve mühendislikte rekabet gücü gibi başlıkları yalnızca teknik bir mesele olarak değil, ülkemizin geleceği açısından stratejik bir konu olarak değerlendiriyor. Buradaki yoğun ilgi, aslında hepimizin aynı sorunun peşinde olduğunu gösteriyor: Üreten, geliştiren ve kendi teknolojisini ortaya koyabilen bir Türkiye.” dedi. TOBB Yazılım Meclisi Endüstriyel Yazılımlar Sektör Başkanı İlhan Özdemir de, “Farklı panellere katıldığımda her zaman üzerinde durduğum bir konu var. Mühendislik ve dijital bağımsızlık. Geçen hafta yazılım alanında ithalat-ihracat rakamları açıklandı. İhracat yüzde 4, ithalat ise yüzde 50 oranında artmış. Yani bu şekilde giderse yılın sonuna doğru cari açık 5 milyar dolar olacak. Bu cari açık sürdürülebilir değil. Bundan dolayı dijital bağımsızlık çok önemli” şeklinde konuştu. Açılış konuşmalarının ardından TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat ‘Dijital Mühendislik ve Ürün Geliştirme Süreçleri’ isimli konuşmasını ve TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk ‘Türkiye’de CAD ve Veri bağımsızlığı ihtiyacı isimli konuşmasını sundu. NOSAB Başkanı Erol Gülmez tarafından konuşmacı TOFAŞ Ürün Mühendisliği Direktörü Erkan Polat’a, MARSİFED Başkanı Osman Akın tarafından da konuşmacı TUSAŞ İTÜ Arı Teknokent Müdürü Dr. Caner Şentürk’e plaket takdiminde bulunuldu. Toplantının ilk panelinde, ‘Mühendislikte Dışa Bağımlılık: Bedelini Nerede Ödüyoruz?’ konusu Moderatör Bursa Uludağ Üniversitesi Makine Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Fatih Karpat’ın yönetiminde yapıldı. Panelde; İğrek Makine Ar-Ge Müdürü Fatih İğrek, Mubitek Tasarım Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Bintaş, TÜMKAD Yönetim Kurulu Başkanı Ülfet Çetin Öztürk konuşmacı olarak yer aldı. İlk paneldeki konuşmacılara BİSİAD Başkanı İdris Doğrul tarafından adlarına dikilmiş fidan belgeleri takdim edildi. Kahve molasının ardından ikinci panel ise, ‘Mühendislikte Veri Kopukluğu: Tasarım ve Üretim Arasındaki Kayıp Nasıl Kapatılır’ konusuyla BİSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İdris Doğrul’un moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Panelde; Evok Software Studio Kurucu Ortağı Harun Öztürk, Projesis Yazılım Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Kemahlı, TDM Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı İnönü Alıcı konuşmacı olarak yer aldı. İkinci paneldeki konuşmacılar için hazırlanan fidan belgeleri, MUBİTEK Genel Müdürü Dr. Gül Çiçek Zengin Bintaş tarafından takdim edildi.

DORUKMAK’TAN OTOMOTİV SANAYİNE ÇEVRECİ AR-GE HAMLESİ Haber

DORUKMAK’TAN OTOMOTİV SANAYİNE ÇEVRECİ AR-GE HAMLESİ

Üretiminin yüzde 30’unu 25’i aşkın ülkeye ihraç eden Dorukmak Makine’nin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Berke Kurtuluş, otomotiv süspansiyon, direksiyon ve aktarma sistemlerinde kullanılan toz lastiklerinin amortisör millerinden rotil mafsallarına, aks kafalarından direksiyon kutusu bağlantılarına kadar tüm kritik noktaları dış ortamın aşındırıcı etkilerinden koruyarak sistem ömrünü ve sürüş güvenliğini doğrudan etkilediğini belirterek, bu parçaların dayanımında elastomer reçete tasarımının belirleyici rol oynadığını vurguladı. Geleneksel üretim süreçlerinde yaygın olarak tercih edilen petrol bazlı proses yağlarının ithalata dayalı olması nedeniyle maliyet dalgalanmaları ve tedarik zinciri riskleri oluşturduğuna dikkat çeken Berke Kurtuluş, “Aynı zamanda karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik küresel hedefler, sektörü alternatif hammaddelere yönelmeye zorluyor. Biz de bu doğrultuda Ar-Ge çalışmalarımızı hızlandırdık” dedi. Karbon ayak izinde düşüş sağlanıyor Geliştirilen yeni reçetelerde bitkisel bazlı yağların kullanıldığını ifade eden Dorukmak Makina Ar-Ge Sorumlusu Özcan Cura da, bu yağların yenilenebilir kaynaklardan elde edilmesi sayesinde çevresel açıdan önemli avantajlar sunduğunu kaydetti. Yapılan analizlerde, bitkisel yağ kullanımının karbon ayak izini fosil bazlı yağlara kıyasla düşürdüğünün görüldüğünü belirten Cura, “Bu yaklaşım, sürdürülebilir üretim hedeflerimize somut katkı sağlıyor” diye konuştu. Bitkisel yağların yerel ve bölgesel kaynaklardan temin edilebilmesinin, üretim süreçlerinde dışa bağımlılığı azaltan önemli bir unsur olduğuna işaret eden Dorukmak Makine Ar-Ge Özcan Cura, bunun hem maliyet öngörülebilirliği hem de üretim sürekliliği açısından avantaj yarattığını söyledi. Performanstan ödün verilmiyor Ar-Ge sürecinde bitkisel yağların kauçuk matrisi ile uyumu, dolgu dağılımına etkisi ve vulkanizasyon davranışının detaylı şekilde incelendiğini aktaran Cura, “Elde ettiğimiz sonuçlar, doğru formülasyonla mekanik dayanım, esneklik ve düşük sıcaklık performansı gibi kritik özelliklerin korunabildiğini, hatta bazı durumlarda iyileştirilebildiğini ortaya koydu” dedi. Uzun dönem yaşlanma performansının da dikkatle ele alındığını belirten Dorukmak Makina Ar-Ge Sorumlusu Özcan Cura, bu kapsamda antioksidan sistemler üzerinde optimizasyon çalışmaları yürüttüklerini ifade etti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.