Hava Durumu

#Akkılıç Kütüphanesi

- Akkılıç Kütüphanesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akkılıç Kütüphanesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Defne Suman Nilüferli okurlarıyla buluştu Haber

Defne Suman Nilüferli okurlarıyla buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin düzenlediği ve yazarların okuyucuları ile buluştuğu Edebi Kazılar söyleşileri yeni döneminde de devam ediyor. Akkılıç Kütüphanesi’nde düzenlenen etkinliğin bu ayki konuğu yazar Defne Suman oldu. Moderatörlüğünü Çağlayan Erendağ’ın yaptığı söyleşide Suman’ın “Rüyaya Benzer” adlı kitabı ve yazarlık serüveni konuşuldu. Yazarlıkla çocukluğundan beri haşır neşir olduğunu belirten Defne Suman, ilk başlarda bir okur için yazma cesaretinin olmadığını ifade etti. Edebiyat yazarlığının kendisine haz verdiğini anlatan Suman, “Sanırım yoga sayesinde yüreğimi açmayı, o cesareti edinmeyi öğrendim ve yazmaya başladım. Bir süre sonra, ilk editörüm olan Çağlayan Erendağ ile yolumuz kesişti. O dönem internetteki blogumda yayınlanan yazılarımı toparlayıp bir yayınevine götürdü ve böylece süreç başladı” dedi. Geçen yıl Kasım ayında çıkan ve 1990’lı yıllarda geçen “Rüyaya Benzer” isimli romanının çıkış noktasına değinen Suman, kitabını o günleri beraber yaşadığı dostlarına adadığını dile getirdi. Kitabını yazmaya başlarken dostluk romanı olmasını istediğini anlatan Suman, “Yaş ilerledikçe arkadaşlık dediğimiz ilişki türünün ne kadar kıymetli olduğunu daha iyi anlamaya başlıyoruz. Evlilikler bitebiliyor, çocuklar büyüyüp kendi yoluna gidiyor ya da aile içi ilişkiler zaman zaman yıpranabiliyor. Ancak arkadaşlık sessizce varlığını koruyor ve hayatta en çok sırtımızı dayadığımız ilişki türü olarak kalıyor. Bunu fark ettiğim andan itibaren arkadaşlık üzerine yazmak istedim ve kendi gençliğimden ilham alarak genç bir arkadaş grubunu odağıma aldım” diye konuştu. Kendi deneyimlediği bir dönemi kaleme aldığı için hayal ile gerçeğin birbirine çok yaklaştığını ve bu durumun yazım sürecini zorlaştırdığını ifade eden Suman, “İnsan bilmediği bir şeyi kurgularken ‘Hepsini biliyorsun, yazması daha kolay olur’ diye düşünüyor ama iş kurmacaya, karakter inşasına ve olay örgüsüne geldiğinde, bilmediğim bir dünyayı yazmanın benim için aslında daha kolay olduğunu anladım” dedi. Söyleşinin ardından katılımcıların sorularını yanıtlayan Suman, kitaplarını da imzaladı.

Nilüfer’de Sennur Sezer’in araştırmacı ve tanık yönü ele alındı Haber

Nilüfer’de Sennur Sezer’in araştırmacı ve tanık yönü ele alındı

Nilüfer Belediyesi tarafından sürdürülen “2026 Yılın Yazarı Sennur Sezer” etkinlikleri, Türk edebiyatının ve emek mücadelesinin önemli isimlerinden Sennur Sezer’i farklı yönleriyle aktarmaya devam ediyor. Program kapsamındaki son etkinlik, Akkılıç Kütüphanesi’nde “Araştırmacı ve Tanık Olarak Sennur Sezer” başlığıyla gerçekleştirildi. Edebiyatseverlerin ilgi gösterdiği söyleşide, araştırmacı-yazarlar Tahir Şılkan ve Güney Özkılınç, konuşmacı olarak yer aldı. Etkinlikte; Sezer’in eserlerindeki titiz araştırmacı metodu, emek hareketlerindeki duruşu ve toplumsal olaylara sunduğu tanıklıklar ele alındı. BİR ARADA YAŞAMA KÜLTÜRÜNÜ TAŞIDI Söyleşide konuşan araştırmacı-yazar Tahir Şılkan; Sennur Sezer’in İstanbul’u, Türkiye’yi ve insanlık tarihini çok iyi bilen geniş birikimine dikkat çekti. Sezer’in işçi sınıfıyla kurduğu bağa değinen Şılkan, “Sennur Sezer, grevdeki işçileri defalarca ziyaret eden, onların sorunlarını ve yaşamlarını kendi dillerinden aktaran büyük bir toplumsal aktivistti. Şiirlerinde ve incelemelerinde emeğe, tarlaya, tohuma ve halkın gücüne duyduğu saygıyı her zaman merkeze koydu. Yeniden kaleme aldığı halk hikayelerinde dahi toplumlar arasında kavganın değil; barışın, dostluğun ve bir arada yaşama kültürünün öne çıkması gerektiği bilincini taşıdı” diye konuştu. KATILIMCI BİR ARAŞTIRMACIYDI Etkinliğin diğer konuşmacısı araştırmacı-yazar Güney Özkılınç ise Sennur Sezer’in olaylara dışarıdan bakan bir gözlemci değil, bizzat sürecin içinde yer alan katılımcı bir araştırmacı olduğunu vurguladı. Sennur Sezer’i Türkiye’de yaşanan her hak eyleminde ve grevde görmenin mümkün olduğunu dile getiren Özkılınç; sadece gözlemci olmadığını, bizzat yaşayan, tanık olan bir yazar olduğunu kaydetti. Sezer’in birçok konuda yazdığını da dile getiren Özkılınç, “Şiir, onun edebiyat üretiminin beşte birini oluştururken; kent araştırmalarından mutfak kültürüne, sanat eleştirmenliğinden antolojilere kadar 60’ı aşkın kitap ve 600’den fazla yazı bıraktı” dedi. Konuşmaların ardından Nilüfer Belediyesi Kütüphane ve Müzeler Müdürü Erkan Günhan, konuşmacılara teşekkür etti.

İnci Aral Nilüfer’de okurlarıyla buluştu Haber

İnci Aral Nilüfer’de okurlarıyla buluştu

Nilüfer Belediyesi’nin edebiyat dünyasının önemli isimlerini ağırladığı ‘Edebi Kazılar’ söyleşisinin bu ayki konuğu İnci Aral oldu. Akkılıç Kütüphanesi’nde düzenlenen programa okurlar, yoğun ilgi gösterdi. Ayşen Işık’ın moderatörlüğündeki programda Aral’ın “Verda’nın Ölümü” isimli romanı, kadına şiddet ve cinayetleri tartışıldı. Aral, toplumda bir salgın haline gelen şiddet olaylarının nedenleri üzerine değerlendirmelerde bulundu. Cinayetlerin temelinde yatan en büyük sebebin kadınların boşanma veya ayrılma isteği olduğunu belirten Aral, toplumda tek başına yaşamını sürdüremeyen, bir kadına bağımlı yaşayan bazı erkeklerin, ayrılığı aileden dışlanma olarak gördüğünü ve bu durumun ölümcül bir öfke patlamasına yol açtığını ifade etti. Aral, bu suçları işleyenlerin sadece eğitimsiz kişiler olmadığını; iyi eğitimli ve üst düzey mevkilerdeki erkeklerin de sistemdeki bağlantılarını kullanarak “hafifletici sebeplerle” cezadan kaçabildiğine dikkat çekti. Okurlarının yoğun isteği üzerine bu konuyu bir romana taşıdığını aktaran Aral, 14 yaşında okuduğu Tolstoy’un “Kreutzer Sonat” adlı eserinden esinlendiğini söyledi. Hikâyesinde, Güzel Sanatlar Bakanı olan Ata karakterinin, büyük vaatlerle kandırdığı başarılı sanatçı Verda’yı nasıl yok ettiğini işlediğini belirtti. Aral, cinayetin sadece fiziksel değil, bir kadını ruhen sakat bırakarak da işlenebildiğine dikkat çekerek, bu durumun en az bedensel ölüm kadar yıkıcı olduğu kaydetti. Kadın cinayetlerinin magazinleşen haberlerden kurtarılıp gerçek nedenleriyle tartışılması gerektiğini ifade eden Aral, sistemin suçluları korumasına karşı durulması gerektiğini dile getirdi. Aral, kadınların hem bedenen, hem de ruhen korunması için adaletin tam anlamıyla sağlanmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Söyleşiyi izleyenlerin sorularını da yanıtlayan Aral, programın sonunda kitaplarını imzaladı.

Yılmaz Akkılıç Bursa Araştırmaları Ödülü 16’ncı kez sahiplerini buldu Haber

Yılmaz Akkılıç Bursa Araştırmaları Ödülü 16’ncı kez sahiplerini buldu

Bursa’nın kültürel, tarihi ve akademik birikimine ışık tutan araştırmacıları teşvik etmek amacıyla bu yıl 16’ncı kez düzenlenen Yılmaz Akkılıç Bursa Araştırmaları Ödülleri sahiplerini buldu. Uğur Mumcu Sahnesi’nde düzenlenen ödül törenine; Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş, eski Başbakan Yardımcısı Ertuğrul Yalçınbayır, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler, gazeteciler ve çok sayıda davetli katıldı. Gecede, Çağdaş Gazeteciler Derneği (ÇGD) Bursa Şubesi Başkanı Tayfun Çavuşoğlu’nun hazırladığı “Bir Şehrin Belgelenen Tarihi… Susmak da Bir Eylemdir!” isimli belgeselin ilk gösterimi de yapıldı. Yılmaz Akkılıç’ın hayatına, mücadelesine ve kente kattığı değerlere odaklanan belgesel izleyicilerden büyük alkış aldı. “KENTE DAİR ÜRETİLEN BİLGİYİ KALICI HALE GETİRİYORUZ” Törenin açılışında konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Yılmaz Akkılıç’ın “Susmak da bir eylemdir” sözünü hatırlatarak, onun doğru bildiğinden asla vazgeçmeyen yapısına vurgu yaptı. Başkan Şadi Özdemir, “Bursa’nın belleğini o yazdı. Altı bin ciltlik kütüphanesini halka bağışlayarak bizlere paha biçilemez bir miras bıraktı. 2010 yılından bu yana aralıksız sürdürdüğümüz bu ödüllerle tek bir hedefimiz var. Bursa’yı çalışan araştırmacıları desteklemek ve kentimize dair üretilen her bilgiyi kalıcı hale getirmek. Akkılıç’ın yolunda yürümeye ve Bursa’ya değer katan her çalışmanın yanında olmaya devam edeceğiz” dedi. Bursa Gazeteciler Cemiyeti (BGC) Başkanı Nuri Kolaylı ise Akkılıç’ı bilgiyi sadece biriktiren değil, çoğaltan bir kültür emekçisi olarak tanımlayarak, “Kültür korunması gereken bir bilinçtir ve paylaşıldıkça büyür. Akkılıç, kendisinden sonrakiler için yaşayanlardandı” ifadelerini kullandı. Belgeselin yönetmeni ÇGD Bursa Şubesi Başkanı Tayfun Çavuşoğlu da 20 farklı ismin tanıklığıyla hazırlanan çalışmanın, Akkılıç’ın kente ve gazeteciliğe bıraktığı izleri geleceğe aktarmak adına önemli bir belge olduğunu belirtti. ÖDÜLLER SAHİPLERİNİ BULDU Konuşmaların ardından Prof. Dr. Feza Karaer başkanlığındaki seçici kurul üyelerine plaket takdim edildi. Seçici kurul başkanı Prof. Dr. Feza Karaer, bu yıl 9 eserin değerlendirmeye alındığını belirterek ödül kazanan çalışmalar hakkında bilgi verdi. Karaer, kurulun değerlendirmelerini yazar ve danışman bilgilerini bilmeden yürüttüğünü, sürecin tamamen objektif ve bilimsel ölçütlerle ilerlediğini söyledi. Karaer’in konuşmasının ardından dereceye giren araştırmacılara ödülleri takdim edildi. Yapılan değerlendirmeler sonucunda doktora kategorisinde Başarı Ödülü’nü “Kırsal Mirasın Kültürel Peyzaj Yaklaşımı ile Korunması İçin Bir Model Önerisi: İznik Gölü Havzası Örneği” başlıklı teziyle Elif Acar Bilgin aldı. Yüksek lisans dalında ise Egemen Deniz, “Bursa Surları” adlı çalışmasıyla Başarı Ödülü’nün sahibi oldu. Seçici kurul, Ceyda Şahin’in “Bursa’nın Su Mirasının Geleneksel Konutlardaki Mekansal Yansımaların Değerlendirilmesi ve Korunması” isimli çalışmasını doktora dalında Jüri Özel Ödülü’ne layık gördü. Akademi dışı alanda da Ekrem Hayri Peker’e, “Bursa ve İlçelerinde Çekilen Filmler” adlı çalışmasından dolayı Teşvik Ödülü verildi. ESERLER KİTAPLAŞTIRILACAK Prof. Dr. Feza Karaer başkanlığında; Prof. Dr. Tülin Vural Aslan, Prof. Dr. Alpaslan Türkkan, Doç. Dr. Nilüfer Alkan Günay, Doç. Dr. Elifhan Köse Çal, eğitimci Hande Borçbakan ve gazeteci Hacı Tonak’tan oluşan seçici kurul tarafından belirlenen eserler, Nilüfer Belediyesi Akkılıç Kütüphanesi tarafından kitaplaştırılarak okuyucularla buluşturulacak ve Bursa’nın kent hafızasındaki yerini alacak. Ödüllerin takdim edilmesinin ardından Akkılıç Ailesi adına konuşan Akkılıç Kütüphanesi Yönetim Kurulu Başkanı Hande Borçbakan ve Yener Akkılıç, kütüphanenin yaşatılmasına ve araştırmaların desteklenmesine katkı sağlayan tüm kurumlara teşekkür etti. Yener Akkılıç, tarihsel bir perspektif sunduğu konuşmasında Cumhuriyet kazanımlarına ve bir arada yaşama kültürüne dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.