Hava Durumu

#Akademisyenler

- Akademisyenler haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Akademisyenler haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'nın turizmine akademik yol haritası Haber

Bursa'nın turizmine akademik yol haritası

Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’nın öncülüğünde başlatılan çalışmalar kapsamında, kentin tarihî, kültürel ve doğal zenginliklerinin daha etkin değerlendirilmesi, turizm çeşitliliğinin artırılması ve Bursa’nın ulusal ve uluslararası ölçekte rekabet gücünün artırılması hedefleniyor. Bu doğrultuda düzenlenen toplantılarda, Bursa’nın turizm kaynakları farklı uzmanlık alanları ve çeşitli başlıklar çerçevesinde değerlendirildi. Bursa’nın turizm potansiyelini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmek, öncelikli gelişim alanlarını belirlemek ve sürdürülebilir turizm politikalarına yön vermek amacıyla gerçekleştirilen çalışmalarda, akademisyenler, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri ile sektör paydaşlarının görüş ve önerileri alındı. TURİZMİN GELECEĞİ ORTAK AKILLA ŞEKİLLENİYOR Program kapsamında Bursa Kültür Turizm ve Tanıtma Birliği Ekim 2026 Olağan Meclis Toplantısı’nda gündeme alınan master plan çalışmaları kapsamında, Kapadokya Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Bilgehan Gülcan ve Doç. Dr. Halil Burak Sakal tarafından hazırlık sürecine ilişkin sunumlar gerçekleştirildi. Ayrıca Bursa Uludağ Üniversitesi, Bursa Teknik Üniversitesi ve Mudanya Üniversitesinde görev yapan akademisyenlerin katılımıyla odak görüşme toplantısı düzenlendi. Programın devamında Somut Kültürel Miras ve UNESCO Alan Yönetimi, Erişilebilirlik ve Kesintisiz Ulaşım ile Doğa, Yayla, Kırsal ve Kıyı Turizmi başlıkları masaya yatırıldı. Toplantılarda, Bursa’nın kültürel mirasının korunarak turizme kazandırılması, ulaşım olanaklarının geliştirilmesi, erişilebilir turizm uygulamalarının yaygınlaştırılması ve doğal alanların turizm potansiyelinin değerlendirilmesine yönelik görüşler paylaşıldı. DÖRT GÜNLÜK PROGRAM TAMAMLANDI Dört gün boyunca farklı temalarda gerçekleştirilen toplantıların ardından teknik değerlendirme ve kapanış toplantısı Merinos Park Restoran’da yapıldı. Program kapsamında elde edilen görüş ve önerilerin, Bursa’nın turizm potansiyelini geliştirmeye yönelik stratejilerin ve somut eylem önerilerinin oluşturulmasına katkı sunması amaçlanıyor. Son değerlendirme toplantısının ardından Kapadokya Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Bilgehan Gülcan ve Doç. Dr. Halil Burak Sakal, programı ve Bursa Turizm Master Planı hazırlık sürecini değerlendirdi. TURİZMİN UZMAN İSİMLERİ SAHADA Kapadokya Üniversitesi Turizm Master Planları Koordinatörü Prof. Dr. Bilgehan Gülcan, Bursa’nın turizm potansiyelini bütüncül bir yaklaşımla ele aldıklarını belirterek, “Somut ve somut olmayan kültürel miras, ekoturizm, etkinlik ve kongre yönetimi, gastronomi, spor ve macera turizmi gibi farklı alanlarda uzman isimlerle birlikte çalışmalar yürütüyoruz. Saha gezilerinin ardından odak grup görüşmelerimizi de gerçekleştirdik. Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin organizasyonunun başarılı geçtiğini düşünüyorum. Bursa, Türkiye genelindeki turizm istatistiklerinde üst sıralarda yer alan bir şehir. Amacımız, kentin sahip olduğu potansiyeli daha ileriye taşımak ve hak ettiği konuma ulaşmasına katkı sağlamak. Bu doğrultuda 2026-2030 Turizm Master Planı ve Turizm Eylem Planı’nı hazırlayarak Bursa’nın gelecek beş yıllık turizm yönetimine yol gösterecek bir doküman ortaya koymayı hedefliyoruz” dedi. BÜTÜNCÜL BİR YAKLAŞIMLA RAPORLANACAK Kapadokya Üniversitesi Sosyal ve Stratejik Çalışmalar Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Doç. Dr. Halil Burak Sakal ise Bursa’nın farklı turizm türlerini bir arada barındıran önemli bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, “Bursa çok önemli bir şehir ve çok büyük bir potansiyeli var. Deniz, kültür, inanç ve termal turizm başta olmak üzere birçok turizm türünü bünyesinde barındırıyor. Bursa’da turizm alanında gerçekleştirilen projeleri ve atılımları bütüncül bir yaklaşımla ele alarak tek bir raporda bir araya getirmek istiyoruz. Bu çalışmaların sonucunda hazırlayacağımız Turizm Master Planı ve Turizm Eylem Planı’nı Bursa Büyükşehir Belediyesi’ne teslim etmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı. BURSA TURİZMİNE UZUN VADELİ YOL HARİTASI Bursa Turizm Master Planı ve Eylem Planı ile kültür ve miras turizminden inanç turizmine, termal ve sağlık turizminden gastronomiye, Uludağ’ın dört mevsim değerlendirilmesinden kırsal ve doğa turizmine kadar pek çok alanın bütüncül bir stratejiyle ele alınması hedefleniyor. Planlama sürecinde kamu kurumları, yerel yönetimler, üniversiteler ve sektör temsilcilerinin katkılarıyla Bursa’nın mevcut turizm kapasitesinin analiz edilmesi ve gelişime açık alanların belirlenmesi amaçlanıyor. Bursa Büyükşehir Belediyesi, paydaşların katkılarıyla sürdürülen çalışmalar sonucunda turizm faaliyetlerinin yıl geneline yayılmasını, ilçelerin özgün değerlerinin öne çıkarılmasını ve şehirde turizm alanında faaliyet gösteren kurumlar arasındaki iş birliğinin güçlendirilmesini hedefliyor.

Bursa Düşünce Okulu ikinci kez kapılarını açtı Haber

Bursa Düşünce Okulu ikinci kez kapılarını açtı

Yıldırım Belediyesi, rutin belediyecilik hizmetlerinin yanı sıra insana dokunan çalışmalarla ilçenin sosyal ve kültürel yaşamına katkı sağlamaya devam ediyor. Yıldırım Belediyesi’nin Bursa Uludağ Üniversitesi ile birlikte hayata geçirdiği Bursa Düşünce Okulu’nda 2026-2027 eğitim öğretim dönemi başladı. Gençlerin sorgulama ve araştırma becerilerini geliştirmeyi amaçlayan Bursa Düşünce Okulu, yeni dönemde de kapsamlı bir eğitim programıyla öğrencileri ağırlayacak. Toplam 20 hafta sürecek eğitim programında; Türkiye’nin önde gelen akademisyenleri ve düşünce insanları, farklı alanlarda verecekleri derslerle gençlerle bir araya gelecek. ‘Düşünce-Bilgi-Bilim’, ‘Medeniyet-Kültür-Tarih’ ve ‘Sanat-Edebiyat-Ahlak’ başlıkları altında şekillenen dersler, 8 Mayıs’ta sona erecek. Eğitimlere katılan 50 öğrenci; kendilerini çok yönlü geliştirme, sorgulama ve farklı görüşleri değerlendirme fırsatı bulacak. Bursa Düşünce Okulu’nu başarı ile tamamlayan katılımcılara, sertifikaları Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz tarafından verilecek. FİKİRLER AKADEMİK ESERLERE DÖNÜŞÜYOR Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen açılış programına; Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Gözgeç, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Bursa Düşünce Okulu’nda ilk yılın verimli geçtiğini belirten Başkan Yılmaz, “Gençlerimizin derslere gösterdiği ilgi, öğrenmeye olan istekleri ve ortaya koydukları çalışmalar bizleri memnun etti. Dönem sonunda düzenlediğimiz sempozyumda sunulan 20 tebliği, editöryal süzgeçten geçirip kitaplaştırdık. Matbaadan yeni çıkan Bursa Düşünce Okulu Öğrenci Sempozyumu Tebliğ Kitabı’nı da bugün sizlerle paylaşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Geçtiğimiz yıl öğrencilerimizin hazırladığı akademik makaleleri, ‘Bursa Düşünce Okulu Dergisi’ adıyla yayımlamıştık. Dergimiz öyle güzel bir ilgi gördü ikinci baskısını yapmak nasip oldu” dedi. ZENGİN MÜFREDAT Bursa Düşünce Okulu’nda yeni dönemin aynı heyecanla başladığını anımsatan Başkan Oktay Yılmaz, “Şartlarımızı biraz daha zorlaştırmamıza rağmen bu yıl da ciddi sayıda başvuru oldu. Akademik kurulumuzun titiz değerlendirmeleri sonucu 50 gencimiz bu çatının altında eğitim almaya hak kazandı. Alev Alatlı Şehir Düşünce ve Sanat Merkezi’mizde 20 hafta boyunca mantıktan edebiyata, ahlaktan felsefeye, estetikten yapay zekaya varıncaya dek çok zengin bir müfredat gençlerimizi bekliyor. Alanında yetkin 25 değerli şair, yazar ve akademisyenimiz gençlerimizle buluşacak. 8 Mayıs’ta derslerimizi tamamlayacak, 29 Mayıs’ta da yine öğrenci sempozyumumuzu gerçekleştireceğiz. İnşallah bu seneki sempozyum tebliğlerini de kitaplaştırıp dergimizin ikinci sayısını ilim dünyamıza kazandıracağız” dedi. GENÇLERE ÇAĞRI Daha sonra gençlere seslenen Başkan Yılmaz, “Sizlerden ricam; burada edindiğiniz bilgileri kendi tefekkürünüzle zenginleştirmeniz, sözünüzü ve fikrinizi gür bir seda ile ifade etmenizdir. Biz size gönülden inanıyoruz ve başarılarınızla gururlanacağımızı çok iyi biliyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz başta olmak üzere bizden desteğini esirgemeyen kıymetli akademisyenlerimize ve tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Bursa Düşünce Okulu’nun yeni eğitim öğretim yılında iyilikler ve güzel fikirler üretmesini diliyorum” dedi. AK Parti Bursa Milletvekili Emine Yavuz Göçgeç ise Yıldırım Belediyesi’nin kültür sanat alanında önemli işlere imza attığını belirterek Başkan Oktay Yılmaz’a teşekkür etti. Programın son bölümünde öğrencilerle buluşan Prof. Dr. Ekrem Demirli, Bursa Düşünce Okulu’nda yeni dönemin ilk dersini verdi.

Bursa Nilüfer’de afet çalıştayı Haber

Bursa Nilüfer’de afet çalıştayı

Bursa Nilüfer Belediyesi ve Bursa İl Afet ve Acil Durum (AFAD) Müdürlüğü iş birliğiyle Dünya Afet Risklerinin Azaltılması Günü kapsamında İRAP (İl Afet Risk Azaltma Planı) Çalıştayı gerçekleştirildi. Nilüfer Belediyesi Nikahevi’nde düzenlenen toplantıda; akademisyenler, kamu kurumları, yerel yönetimler ve saha temsilcileri bir araya gelerek Bursa ve Nilüfer’in afet risklerini değerlendirdi. Çalıştay ile afet risklerinin bütüncül bir yaklaşımla ele alınması, olası afet senaryolarının incelenmesi ve risk azaltmaya yönelik uygulanabilir eylem önerilerinin geliştirilmesi amaçlandı. Buradaki değerlendirmelerin, Bursa İl Afet Risk Planı’nın 2027-2031 dönemi çalışmalarına katkı sağlaması ve kentin afetlere hazırlık süreçlerine ışık tutması hedefleniyor. Düzenlenen toplantıda, Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Vali Yardımcısı Salih Altun, Nilüfer Kaymakamı Murat Süzen, İl AFAD Müdürü Mehmet Buldan, Nilüfer Belediye Başkan Yardımcıları da hazır bulundu. Toplantıda konuşan Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir, Bursa’nın olası bir Marmara depremindeki konumuna dikkat çekerek, kentin kendi öz gücüyle afetlere hazırlanması gerektiğini vurguladı. Başkan Şadi Özdemir, Bursa’yı afet riskleri açısından yalnız bir kent olarak gördüğünü dile getirerek, “Bursa depremi aynı zamanda İstanbul depremi de demek büyük ölçüde. İstanbul grip olursa buradaki kanseri kimse görmez. Onu da biliyoruz. Olası büyük bir afette merkezi hükümetimiz ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi kendi yoğunluğuyla mücadele ederken biz büyük oranda kendi sorunlarımızı çözmek durumunda kalacağız. Kendi ekmeğimizi kendimizin pişirmesi gerekecek” dedi. Nilüfer’in toprak yapısı ve hızla artan nüfusu nedeniyle risk taşıyan ilçelerden biri olduğunu hatırlatan Başkan Şadi Özdemir, deprem lojistik merkezi oluşturulması ve mahallelerde konteyner ile temel ekipmanların yer alacağı deprem parkları üzerine çalıştıklarını dile getirdi. Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun ise, İRAP’ın temel amacının felaketlerin gerçekleşmeden önce önlemleri almak olduğunu belirterek, insanlara da süreci doğru anlatarak kentlerin direncinin artırılması gerektiğini söyledi. İl AFAD Müdürü Mehmet Buldan, geçen dönem hazırlanan İRAP’ı güncellediklerini belirterek, sürecin sadece tek bir kurumu değil tüm paydaşları kapsadığını vurguladı. Kimin hangi rolde, hangi bütçeyle ve göstergeyle ne zaman görev yapacağının tespit edildiğini ifade eden Buldan, “Bursa’da farklı bir çalışma ortaya koyduk. İlçe düzeyinde bu çalışmalara başladık. Bursa Belediyeler Birliği, üniversiteler ve ilçe belediyelerimizin de destekleriyle bu çalışmalara başladık” dedi. Buldan, Başkan Şadi Özdemir’e destekleri için teşekkür etti. Açılış konuşmalarının ardından akademisyenlerin gerçekleştirdiği sunumlarla devam eden çalıştayda; akademik odalar, AFAD yetkilileri ve üniversite temsilcilerinin katılımıyla özel çalışma grupları oluşturularak somut eylem planları üzerinde çalışıldı.

Bursa'da 'Felsefe Buluşmaları' başlıyor Haber

Bursa'da 'Felsefe Buluşmaları' başlıyor

Bursa Büyükşehir Belediyesi, düşünce dünyasına katkı sunacak yeni bir etkinlik serisini Bursa’ya kazandırıyor. ‘Bursa Felsefe Buluşmaları’ adıyla gerçekleştirilecek söyleşi dizisinde, günümüz dünyasının hızlı dönüşümü felsefi bir perspektifle ele alınacak. ‘İnsan, hakikat, anlam, bağ ve gelecek’ kavramları etrafında şekillenecek buluşmalarda, değişen dünyada insanın konumu ve geleceği üzerine farklı disiplinlerden akademisyenler görüşlerini paylaşacak. İLK BULUŞMA 10 EKİM’DE ‘Bursa Felsefe Buluşmaları’nın ilk oturumu, 10 Ekim 2026 Cumartesi günü saat 16.00’da Tayyar Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilecek. Serinin açılış konuğu Prof. Dr. Ferudun Yılmaz olacak. Yılmaz, ‘Değişen Dünya, Sarsılan İnsan: Ekonomi, Kültür ve Siyasetin Yeni Krizleri’ başlıklı konuşmasıyla günümüz dünyasındaki dönüşümleri ve bu dönüşümlerin insan üzerindeki etkilerini değerlendirecek. Serinin ikinci buluşmasında Prof. Dr. Işıl Bravo ve Doç. Dr. Elif Madarbaş Gülen ‘Hakikat Kayboldu mu? Algoritmik Yönlendirme, Dezenformasyon, Bilgi Krizi’ başlığıyla bilgi çağının yeni sorunlarını ele alacak. 12 Aralık’ta Prof. Dr. Ali Utku ve Prof. Dr. Victoria Rowe Holbrook, ‘Edebiyat ve Felsefe Kavşağında İnsan’ konusunu tartışacak. 9 Ocak 2027’de Prof. Dr. Enis Doko ve Doç. Dr. Mehtap Doğan, ‘İnsanlığın Yeni Aynası: Yapay Zeka Çağında İnsan Olmak’ başlıklı buluşmada yapay zeka ve insan ilişkisini değerlendirecek. FELSEFEDEN BİLİME, AİLEDEN GELECEĞE Şubat ayında Prof. Dr. Türker Kılıç ve Prof. Dr. Çetin Balanuye ‘Bilim ve Anlam’, mart ayında Prof. Dr. A. Ayhan Çitil ve Prof. Dr. Kasım Küçükalp ‘İçimizdeki Fırtına: Modern İnsanın Zihinsel Buhranı’ başlıklarıyla Bursalılarla buluşacak. Nisan ayında Prof. Dr. Yayla Gül Ceren Karataş ve Doç. Dr. Şeyma Kömürcüoğlu, ‘Köklerde ve Kanatlarda: Aile, Kuşaklar ve Bağlar’ başlığını ele alırken, serinin 8 Mayıs 2027’deki final buluşmasında İhsan Fazlıoğlu, ‘Geleceğe Ne Bırakacağız?’ sorusunun izini sürecek. Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Uludağ Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen programın yürütücülüğünü Prof. Dr. Funda Güngör ve Doç. Dr. Mehmet Fatih Elmas üstleniyor. Oturumları takip etmek isteyen Bursalılar https://www.bursa.bel.tr/etkinlik/bursa-felsefe-bulusmalari-1570 adresinden kayıt yaptırabilir.

Bursa’nın asırlık lezzetleri akademik mercek altında! Haber

Bursa’nın asırlık lezzetleri akademik mercek altında!

Büyükşehir Belediyesi Kent Tarihi, Tanıtım ve Turizm Dairesi Başkanlığı koordinasyonuyla bu yıl 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Gastronomi Festivali kapsamında Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi (EGCON) gerçekleştirilecek. ‘700 Yıllık Bursa Sofrası: 7 Asırlık Gastronomi Yolculuğu’ temasıyla organize edilen kongre, 27-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında düzenlenecek. Türkiye’nin 21 farklı üniversitesinden akademisyenlerin katkı sunacağı kongrede, Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri, yöresel lezzetleri, geleneksel üretim biçimleri, gastronomi kültürü ve kentin tarihsel süreç içerisinde oluşan mutfak mirası bilimsel çalışmalar çerçevesinde değerlendirilecek. TARİH VE GASTRONOMİ AYNI ZEMİNDE BULUŞACAK Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi ile kentin sahip olduğu gastronomik değerlerin oluşmasını sağlayan tarihsel, kültürel ve sosyal süreçlerin de ortaya konulması hedefleniyor. Bu kapsamda kongrenin en önemli buluşmalarından biri ise 29 Ağustos 2026 tarihinde, Aktopraklık Höyük Arkeopark Açık Hava Müzesi’nde gerçekleştirilecek. Böylece gastronomi yalnızca yemek ve mutfak kültürü üzerinden değil; arkeoloji, tarih, kültür, tarım, üretim, turizm ve sosyal yaşamla ilişkili çok katmanlı bir kültürel miras alanı olarak ele alınacak. KÖKLÜ MİRAS AKADEMİK LİTERATÜRE KAZANDIRILACAK Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi kapsamında akademisyenler tarafından hazırlanan bildiriler, Türkçe ve İngilizce özet bildiri olarak yayımlanacak. Bilimsel değerlendirme sürecinin ardından uygun bulunan çalışmaların ise gastronomi alanındaki akademik yayınlardan biri olan Journal of Gastronomy (JoGA) dergisinde tam metin makale olarak değerlendirilerek yayımlanması planlanıyor. Bu yayın süreci sayesinde kongrede ortaya konulacak bilimsel çalışmaların yalnızca etkinlik kapsamında kalmaması, Bursa’nın gastronomi mirasına ilişkin akademik bilgi birikiminin genişletilmesi ve ulusal ve uluslararası bilimsel literatüre kazandırılması hedefleniyor. ULUSAL VE ULUSLARARASI GÖRÜNÜRLÜK ARTIRILACAK Bursa’nın coğrafi işaretli ürünleri, yerel lezzetleri, geleneksel mutfak kültürü ve gastronomi mirasının akademik çalışmalarla belgelenmesi; kentin gastronomi turizmi açısından sahip olduğu potansiyelin daha görünür hale gelmesine katkı sağlayacak. Bilimsel çalışmaların ulusal ve uluslararası akademik çevrelerle buluşturulmasıyla Bursa’nın gastronomi alanındaki özgün kimliğinin güçlendirilmesi ve kentin gastronomi destinasyonu olarak konumlandırılmasına yönelik çalışmalara akademik bir altyapı oluşturulması amaçlanıyor. ‘700 YILLIK BURSA SOFRASI’ GELECEĞE TAŞINIYOR ‘700 Yıllık Bursa Sofrası: 7 Asırlık Gastronomi Yolculuğu’ teması, Bursa’nın 700 yıllık Osmanlı-Türk şehir kültürü içerisindeki gastronomik birikimini tarihsel süreklilik içerisinde değerlendirmeyi amaçlıyor. Bursa Deneyimsel Gastronomi Kongresi ile geçmişten günümüze ulaşan yemek kültürünün, üretim geleneklerinin, yerel ürünlerin ve gastronomi mirasının bilimsel yöntemlerle incelenmesi, elde edilen bilgi ve belgelerin akademik literatüre kazandırılması ve gelecek kuşaklara aktarılması hedefleniyor. Kongre, bu yönüyle Uluslararası 5. Bursa Gastronomi Festivali’nin yalnızca lezzetlerin ve gastronomi deneyimlerinin buluştuğu bir organizasyon olmanın ötesine taşınmasına; Bursa mutfağının bilimsel, kültürel ve tarihsel yönleriyle ele alınmasına katkı sağlayacak. Bursa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde gerçekleştirilecek çalışmalarla, Bursa’nın zengin mutfak mirasının korunması, belgelenmesi, araştırılması, tanıtılması ve sürdürülebilir biçimde geleceğe aktarılması yönünde önemli bir akademik birikim oluşturulması hedefleniyor.

Osmangazi'de düşünmeye yön veren buluşmalar Haber

Osmangazi'de düşünmeye yön veren buluşmalar

Şadırvanlı Han Felsefe Konferansları kapsamında düzenlenen etkinlikte, alanında uzman akademisyenler Şadırvanlı Han Eğitim Akademisi’nde Albert Camus’nün “Sisyphos Mitosu” üzerinden başkaldırı kavramını ve günümüz politikasındaki yansımalarını masaya yatırdı. Düşünce tarihinin en çarpıcı sorgulamalarından biri olan başkaldırı, hem felsefi boyutlarıyla hem de günümüz politik atmosferindeki yansımalarıyla kapsamlı biçimde tartışıldı. Akademisyenler, öğrenciler ve felsefeye ilgi duyan çok sayıda vatandaşın yoğun katılım gösterdiği programda, “Günümüz politik ortamında, politik bir tavır olarak doğru anlaşılmış Casmüs’cü anlamda bir başkaldırı anlayışı iş görür mü?” sorusuna cevap arandı. Derin bir sorgulamaya kapı aralayan programın moderatörlüğünü Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Metin Becermen üstlenirken, Bursa Uludağ Üniversitesi Sistematik Felsefe Anabilim Dalı Başkanı Ogün Ürek, başkaldırı kavramını felsefi temeller çerçevesinde kapsamlı biçimde ele aldı. Başkaldırının insanı en değerli ve önemli yapan özelliği olduğunu söyleyen Bursa Uludağ Üniversitesi Sistematik Felsefe Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ogün Ürek, “Bugün ana kavramımız başkaldırı. Başkaldırı, bir tutum ve tavır olarak bana kalırsa insanı insan yapan en önemli ve en değerli özelliktir. Başkaldırmak; ‘hayır’ demek, ‘artık bu kadar da değil’ diyebilmektir. Bu noktada en önemli mesele, ‘hayır’ demeyi unutmamaktır. Çünkü ‘hayır’ demeyi unutmuş bir toplumun ne kendisine ne de başkalarına faydası olur. Peki ne yapmalıyız? Yapmamız gereken aslında çok açık. Çocuklarımıza okul öncesi dönemden başlayarak ‘hayır’ demeyi öğretmeliyiz. Ancak bunu bilinçli bir şekilde, neye ve neden ‘hayır’ dediğimizi açıklayabilecek bir dil ile yapmalıyız. Çocuklarımız gerektiğinde ‘hayır, ben bunu yapmam’ ya da ‘hayır, sen bunu bana yapamazsın’ diyebilmelidir. Eğer bunu başaramazsak, toplum olarak ‘hayır’ demeyi unuturuz. ‘Hayır’ demeyi unutan bir toplumdan ise kimseye bir fayda gelmez” şeklinde konuştu. “BAŞKALDIRI YALNIZCA BİR KAVRAM DEĞİLDİR” Günümüz sorunları üzerine başkaldırıyla ilgili konuştuklarını belirten Bursa Uludağ Üniversitesi Felsefe Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Metin Becermen ise, “Başkaldırı, yaşadığımız koşullar bakımından bugün ihtiyaç duyduğumuz temel kavramlardan biridir. Ancak başkaldırı yalnızca bir kavram değil; aynı zamanda eylemleri de beraberinde getiren bir zemin sunar. Dolayısıyla biz de bu zeminin ne anlama geldiğini, nasıl kurulabileceğini ve neden önemli olduğunu birlikte düşünmeye çalıştık. Bu çerçevenin önemini özellikle vurgulamak istedik” ifadelerini kullandı. Osmangazi Kent Konseyi Başkanı Sevim Sakallı ve Bursa Felsefe Kulübü Başkanı Gürkan Kaya, program sonunda akademisyenlere günün anısına plaket ve teşekkür belgeleri takdiminde bulundu.

“Bursa’nın Yedi Yüzü” Sempozyumu Bursa tarihine ışık tuttu Haber

“Bursa’nın Yedi Yüzü” Sempozyumu Bursa tarihine ışık tuttu

Osmangazi Belediyesi’nin kültürel mirasa sahip çıkan vizyoner yaklaşımıyla bu yıl 21’incisi düzenlenen Osman Gazi’yi Anma ve Bursa’nın Fethi’nin 700. Yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu”, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde tamamlandı. Tarih, kültür ve akademiyi buluşturan sempozyum, Bursa’nın köklü geçmişine ışık tutan önemli bir bilimsel platform olarak dikkat çekti. İki gün süren sempozyumda, alanlarında uzman 28 akademisyen; Bursa’nın fethinden günümüze uzanan tarihsel serüvenini çok yönlü bir bakış açısıyla ele aldı. Kentin geçirdiği sosyal, kültürel ve ekonomik dönüşümler; dönüm noktası niteliğindeki gelişmeler ve tarihsel süreçte öne çıkan çarpıcı detaylar, bilimsel veriler ışığında kapsamlı biçimde değerlendirildi. Sempozyum boyunca toplam altı oturum düzenlenirken, her oturumda farklı temalar üzerinden Bursa’nın “yedi yüzü” derinlemesine incelendi. Akademik disiplinlerin çeşitliliği, sempozyuma zenginlik katarken; tarih, sanat, sosyoloji ve şehircilik gibi alanlarda yapılan sunumlar, dinleyicilere kapsamlı bir perspektif sundu. BİLDİRİLER DERLENEREK KİTAP HALİNE GETİRİLECEK Tarih bilincini güçlendiren, akademik dünyayı destekleyen ve kentin kültürel hafızasını diri tutan “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu”nun sonunda değerlendirme oturumu gerçekleştirildi. Ege Üniversitesi’nden Prof. Dr. Gürer Gülsevin’in başkanlığını yaptığı oturumda Bursa Uludağ Üniversitesi’nden Dr. Öğretim Üyesi Yusuf Ziya Karaaslan, Prof. Dr. Hatice Şahin ve Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim, sempozyuma ilişkin geniş kapsamlı bilgilendirmelerde bulundu. Sempozyumda sunulan bildirilerin, derlenerek kitap haline getirileceği paylaşılırken, hazırlanacak eser, Bursa’nın tarihine, kültürel zenginliğine ve kent kimliğinin anlaşılmasına önemli katkılar sunacak. “BURSA’NIN BÜYÜK DÖNÜŞÜMÜNE IŞIK TUTAN PEK ÇOK KONUŞMA DİNLEDİK” Çalışmaları değerlendiren “Bursa’nın Yedi Yüzü: Fetihten Cumhuriyet’e Sempozyumu” Düzenleme Kurulu Başkanı Yusuf Ziya Karaaslan, “Sempozyumun çerçevesinde Bursa’ya davet ettiğimiz ve burada ağırladığımız Türkiye’nin seçkin üniversitelerinden gelen hocalarımızı dinledik. Bursa’nın fethinden Cumhuriyet’in ilanına kadar olan dönemde Bursa’nın tarihi dönüşümünü ilgilendiren, mimari estetikten dini serüvene, şehirleşme yaşamından hayata ve kuruluşun dinamiklerinden Cumhuriyet’in dinamiklerine uzanan süreç içerisinde büyük dönüşüme ışık tutan pek çok konuşma dinledik. Bursa’nın son derece canlı bir etkinliğini gerçekleştirdik. Bu sempozyumun gerçekleşmesinde desteğini gördüğümüz Osmangazi Belediyesi ve Osmangazi Belediye Başkanımız Erkan Aydın’a teşekkür ederiz.” diye konuştu. “SEMPOZYUM MARKA HALİNE GELDİ” Sempozyumun her yıl yapıldığını ve Osmangazi Belediyesi’nin bu etkinliği bir marka haline getirdiğini kaydeden Prof. Dr. Hatice Şahin, “Tebrik ediyorum ve gurur duyuyorum. Sadece tarih toplantısı olmuyor, araya sanat tarihi, Türk dili, edebiyatı gibi alanlardan bildiriler de yerleştirildi. Aynı gelenek devam etti, bence bu iyi oluyor. Farklı bakış açılarını bize yansıtıyor. Çok güzel, kitaplaşacak çalışmalar var. Bursa ile ilgili çok çalışmalar yapıldığını, bu çalışmaların da daha da artacağını gördük. Bu da bizlere bu toplantıların devam edeceğini gösteriyor.” ifadelerini kullandı. “SEMPOZYUM AMACINA ULAŞTI” Sempozyumda 28 bildirinin sunulduğunu hatırlatan Prof. Dr. Gürer Gülsevin ise, “Türkiye’nin çeşitli bölgelerinden gelen akademisyenler bildirilerini sundu. Çok güzel geçti, bildirilerden sonraki tartışmalar da katkılar oldu. Sempozyumun amacına ulaştığını düşünüyorum. Bu toplantının, Bursa’nın fethinin 700. yılına denk gelmesi de bizler için ayrı bir onur oldu.” açıklamalarında bulundu. Dr. Öğretim Üyesi Sezai Sevim de, sempozyumda Bursa’yı konuştuklarını dile getirerek, “Hocalarımız bu işin ehli, yılların birikimini getirdiler, Bursa’nın bilgi altyapısına kattılar. Bu bilgi altyapısına katmak için Osmangazi Belediyesi öncü oldu. Güzel bir misafirperverlik gösterildi, bu anlamda belediyemize teşekkür ediyorum. Hocalarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bu bilgi altyapısının zenginliği üzerine, Bursa’nın geleceği üzerine planlama yapanlar da bu bilgileri kullanacağı için Bursa’nın geleceği aydınlık olacak.” değerlendirmesini yaptı.

Parmaklarıyla beynin görme merkezini kullanmayı başardı… Haber

Parmaklarıyla beynin görme merkezini kullanmayı başardı…

Görme engelli Sosyal Hizmetler Programı öğrencisi 21 yaşındaki Serra Kargaoğlu’nun ipliklerle oluşturduğu eserler, ziyaretçileri yalnızca bakmaya değil, hissetmeye davet ederken katılımcılarca Serra’nın azmi, üretkenliği ve örnek olan sanat yolculuğuna dikkat çekildi. Sergi, duyuların sınırlarını yeniden düşündüren yaklaşımıyla ziyaretçilerden yoğun ilgi gördü. Üsküdar Üniversitesi Çarşı Yerleşke lobi alanındaki sergi düzenlenen törenle açıldı. Törene Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Zelka, Rektör Danışmanı Prof. Dr. İsmail Barış, Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu (SHMYO) Müdürü Dr. Öğr. Üyesi Ömer Faruk Karasakal, akademisyenler ve öğrenciler katıldı. Yoğun ilgi gören sergide ziyaretçiler, dokunma ve hissetme temasıyla kurgulanan eserleri dikkatle incelerken, her bir çalışmanın ardındaki emeği ve duyguyu yakından deneyimleme fırsatı buldu. Prof. Dr. Nevzat Tarhan: “Parmaklarıyla beyninin görme merkezini kullanmayı başarmış” Açılış töreninin ardından sergiyi ziyaret eden Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan Serra Kargaoğlu ile bizzat sergiyi gezdi. Karaoğlu’ndan çalışmaları hakkında bilgi alan Tarhan, ortaya koyulan bu eserlerin çok yönlü bir başarıyı temsil ettiğini vurguladı. Tarhan; “Görme engelli bir gencin bu kadar harika ve ince işçilik gerektiren eserler ortaya koyması gerçekten çok etkileyici ve anlamlı bir başarı hikâyesi. Müthiş bir emek var ve bu aslında sınırları zorlayan bir şey. Parmaklarıyla beyninin görme merkezini kullanmayı başarmış, bu literatüre geçecek bir bilgi. Bu durum yalnızca sanatsal bir üretim değil, aynı zamanda kişinin beyninin görme merkezini parmaklarıyla kullanmayı başarması açısından nörobilimsel olarak da incelenmesi gereken bir örneklik taşıyor. Serra’nın bu başarısı doğru anlam yüklendiğinde engellerin nasıl aşılabildiğini çok net bir şekilde gösteriyor. Aynı durumda olan birçok gence de örnek olacak nitelikte.” dedi. “Anlam katılırsa engeller aşılıyor” Hayata anlam katılması gerektiğine dikkat çeken Tarhan; “Üniversitede sosyal hizmetler programına girmiş ve okul başarısı da yüksek. Zekâsı yüksek ve sanat yönünü kullanarak kendisine, hayatına önemli bir anlam katmış. Anlam katılırsa engeller aşılıyor. Engellere, acılara, zorluklara doğru anlamlar katanlar o acıları yönetebiliyor. O anlamı katmış. Çok güzel, annesi babası müthiş destek olmuş bu da çok büyük bir avantaj. Öğretmeni, küratörü de burada çok sabırlı bir şekilde öğretmiş. Hatta Neşet Ertaş’ın bir sözü var; ‘Aşkla koşan yorulmaz.’ Serra gece gündüz çalışarak büyük bir eserler ortaya çıkarmış. Burada bütün hocalar kapıyı açtılar ve gençlere sahip çıkılıyor. Bu tarzdaki yaklaşımlar aslında insanlığın geleceğine hizmettir.” şeklinde konuştu. Prof. Dr. Mehmet Zelka: “Azim, gayret ve inancın karşılığı…” Rektör Danışmanı Prof. Dr. Mehmet Zelka serginin güçlü bir emeğin ürünü olduğunu belirtti. Zelka; “Burada hepimiz bir azmin, gayretin ve inancın karşılığını görüyoruz. Serra’nın ortaya koyduğu eserler, uzun bir emeğin ve sabrın sonucu. Elbette bu süreçte ailesinin ve hocalarının desteği de çok büyük bir önem taşıyor. Maddi ve manevi destekle birlikte böyle güzel çalışmaların ortaya çıkması mümkün oluyor. Bu anlamda emeği geçen herkesi tebrik ediyorum ve Serra’nın ilerleyen süreçte çok daha güzel işlere imza atacağına inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak: “Parmak uçlarıyla örülen bir hayal dünyası” ENMER Müdürü, Sosyal Hizmetler Program Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Melek Çaylak, Serra Kargaoğlu ile tanışma süreçlerini ve serginin ortaya çıkış hikâyesini aktardı. Çaylak; “Serra ile yolumuz bir fuarda kesişti ve sonrasında kendisini üniversitemize davet ettik. İki yıldır birlikte çok verimli bir eğitim süreci yürütüyoruz. Bu süreçte onun ne kadar yetenekli ve üretken bir sanatçı olduğunu daha yakından görme fırsatı bulduk. Serra’nın parmak uçlarıyla ilmek ilmek ördüğü bu dünyayı biz gözlerimizle keşfedelim istedik. Bu sergi, görmenin ötesinde hayal gücünün ve hissederek üretmenin ne kadar güçlü olabileceğini ortaya koyuyor. Aynı zamanda üniversitemizin bu tür çalışmalara verdiği destek de bu süreci mümkün kıldı.” şeklinde konuştu. Serra Kargaoğlu: “Görmekten çok hissettirmek istedim” Serginin sahibi Serra Kargoğlu ise çalışmalarının çıkış noktası ve sürecinden bahsetti. Kargaoğlu; “Bu sergide denizaltı temalı bir çalışma yaptım çünkü denizaltının nasıl bir yer olduğunu, orada yaşayan canlıları ve o dünyanın nasıl hissettirdiğini merak ettim. Çalışmalarımı ipliklerle ve tamamen dokunarak yaptım. Dalgaların sesi benim için bir ritim ve müzik gibi. Bu yüzden bu sergide sadece görmek değil, aynı zamanda hissetmek önemli. Çalışma sürecinde çok farklı duygular yaşadım; zorlandığım, üzüldüğüm anlar da oldu ama hiçbir zaman vazgeçmedim. İnsanların bu sergiyi gezerken görmekten çok hissetmelerini istiyorum. Belki göremiyoruz ama denizaltında bizim gibi yaşayan, hisseden bir dünya. Ben de bunu size hissettirmek istedim. Burada görmekten çok hissettikleri anlamalarını istiyorum. Çünkü hissetmek çok çok çok farklı bir şey.” dedi. Gönül Kargaoğlu: “Gözlerinizi kapatın ve hissetmeye odaklanın” Serra Kargaoğlu’nun annesi Gönül Kargaoğlu ile babası Deniz Kargaoğlu ise serginin ziyaretçiler tarafından daha derin bir deneyimle keşfedilmesini istediklerini belirtti. Gönül Kargaoğlu; “Sergiyi gezmeden önce sizlerden ricam, birkaç saniye gözlerinizi kapatmanız ve neler hissedeceğinizi hayal etmeniz. Daha sonra eserleri bu şekilde gezdiğinizde Serra’yı ve onun dünyasını çok daha iyi anlayacağınıza inanıyorum. Serra küçük yaşlardan itibaren dokunarak üretmeye başladı; oyun hamurlarıyla, iplerle, farklı materyallerle kendini ifade etti. Zamanla bu yeteneği gelişti ve bugün böyle bir sergiye dönüştü. Bu bizim için yıllardır kurduğumuz bir hayaldi ve bugün gerçekleşmiş olması bizi çok mutlu etti.” şeklinde konuştu. Funda Sevim: “Ziyaretçiler kendilerini Serra’nın yerine koymalı” Ferry’s Concept Art Studio Küratörü ve Sanat Danışmanı Funda Sevim ise serginin deneyimsel yönüne dikkat çekti. Sevim; “Ziyaretçilerden en büyük beklentimiz, sergiyi gezerken kendilerini Serra’nın yerine koymaları ve onun nasıl bir dünyada ürettiğini hayal etmeleri. Gözlerini kapatarak bu deneyimi yaşamaları, eserleri çok daha farklı bir bakış açısıyla değerlendirmelerini sağlayacaktır. Serra ile çok küçük yaşlarda tanıştık ve onun hayal gücünün ne kadar güçlü olduğunu o zaman fark ettim. Bu süreçte birbirimize çok şey kattık ve onun daha da ilerleyeceğine inanıyorum.” ifadelerini kullandı. Toplam 36 eser yer aldı 36 eserin yer aldığı sergide, Serra Kargaoğlu’nun üretim sürecine ışık tutan özel bir bölüm de oluşturuldu. Bu bölümde Serra’nın ilkokul yıllarında ilk kez ortaya koyduğu çalışmalar sergilenerek, sanat yolculuğunun başlangıcından bugüne uzanan gelişimi gözler önüne serildi. Ziyaretçiler bu alan sayesinde sanatçının yıllar içindeki ilerleyişine ve azmine yakından tanıklık etti. Okul arkadaşları da sergiyi ziyaret etti Sergi yalnızca sanatseverlerin değil, Serra Kargaoğlu’nun eğitim hayatını paylaştığı arkadaşlarının da yoğun ilgisiyle karşılaştı. Arkadaşları sergiyi birlikte gezerek hem arkadaşlarının başarısına ortak oldu hem de eserleri büyük bir ilgiyle inceledi. Bu buluşma dayanışma ve paylaşım duygusunun güçlü bir yansıması olarak dikkat çekti. Sergi 3 Nisan’a kadar devam edecek… Büyük ilgi gören “Parmak Uçlarındaki Okyanus” sergisi, açılış gününün ardından da ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek. 3 Nisan’a kadar ziyaretçilerle buluşacak olan sergi, görmenin ötesine geçen deneyimsel yapısıyla daha geniş kitlelere ulaşmayı hedefliyor. Sergi, sanatın engel tanımayan evrensel gücünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.