Hava Durumu

#Aile Yapısı

- Aile Yapısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile Yapısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa kırsalının yüzyıllık hafızası kayıt altına alınıyor Haber

Bursa kırsalının yüzyıllık hafızası kayıt altına alınıyor

Toplantının açılışında konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı ve Proje Danışmanı Prof. Dr. Cafer Çiftçi, bu ölçekteki TÜBİTAK projelerinin üniversiteye araştırma ve fon anlamında büyük katkı sunduğunu ve akademi adına büyük bir önem taşıdığını belirtti. Proje ekibinin ilk 6 aylık süreçte ortaya koyduğu performansın takdire şayan olduğunu dile getiren Çiftçi, 1907-2023 yılları arasındaki tarihsel süreçte Bursa kırsalındaki dönüşümü tespit etmenin literatürdeki önemli bir boşluğu dolduracağını söyledi. Çiftçi, saha çalışmalarının ve tarımsal üretim alanlarındaki değişimin bilimsel verilerle ortaya konmasının bölge için kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı ve toplantıya katılım sağlayan tüm il ve ilçe belediye temsilcilerinin paydaş destekleri için teşekkür etti. Proje yürütücüsü Doç. Dr. Hacer Karabağ Arslan ise gerçekleştirdiği sunumda, Bursa kırsalındaki dönüşümü tüm boyutlarıyla ele aldıklarını dile getirdi. 1907-2023 yılları arasını kapsayan araştırmada geleneksel ürünlerden modern meyve-sebzeciliğe geçişin yanı sıra, bu sürecin toplumsal yaşam, kadın emeği, aile yapısı, çevre ve kültür üzerindeki etkilerini incelediklerini belirtti. Geride kalan 6 ayda arşiv, salname, gazete ve resmi istatistik taramalarıyla devasa bir veri tabanı oluşturduklarını aktaran Arslan, projenin sonraki aşamasında belirlenen 65 köyde 300'ü aşkın kişiyle sözlü tarih görüşmeleri yapacaklarını ve saha araştırmalarını başlatacaklarını bildirdi. DİSİPLİNLERARASI GÜÇLÜ EKİP VE KALICI BİR TARIM MÜZESİ HEDEFİ Çalışmanın tarih, tarım ekonomisi, sosyoloji, çevre mühendisliği ve coğrafya olmak üzere beş farklı disiplinden akademisyenlerin, bursiyerlerin ve lisansüstü öğrencilerin katılımıyla sürdürüldüğünü belirten Arslan; projede Tarih Bölümünden yürütücü olarak kendisi ve proje danışmanı olarak Prof. Dr. Cafer Çiftçi ile proje araştırmacısı Zeynep Akan Yetişir’in, Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümünden Prof. Dr. Sertaç Dokuzlu'nun, Sosyoloji Bölümünden Doç. Dr. Berkay Aydın'ın, Çevre Mühendisliği Bölümünden Prof. Dr. Olcay Topaç'ın ve Coğrafya Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Soner Duman’ın görev aldığını ifade etti. Proje çıktısı olarak dijital kütüphane, sözlü tarih arşivi, çalıştay ve kitap yayınları hazırlayacaklarını belirten Arslan, toplanacak materyallerle Bursa'ya kalıcı bir tarım müzesi kazandırmayı hedeflediklerini sözlerine ekleyerek destek veren tüm belediye paydaşlarına teşekkür etti.

Konutta büyük değişim! Küçük dairelere talep artıyor Haber

Konutta büyük değişim! Küçük dairelere talep artıyor

İMSİFED ve İMSİAD Başkanı Şeref Demir, konut metrekarelerindeki küçülmenin yalnızca maliyet baskısıyla açıklanamayacağını, demografik ve toplumsal değişimin de doğru okunması gerektiğini söyledi. Başkan Demir, “Konutların metrekareleri küçülüyor; ancak bu dönüşümü yalnızca yüksek maliyetlerle açıklamak eksik kalır. Toplumun kendisi, aile yapısı ve insanların yaşam biçimleri değişiyor. Eskiden ağırlıklı olarak 3+1 veya 4+1 üzerinden şekillenen konut anlayışının yanında bugün tek kişinin, genç bir çiftin, iki kişilik bir hanenin ya da çocuklu tek ebeveynli bir ailenin ihtiyacına cevap verecek farklı konut tiplerine daha fazla ihtiyaç var” dedi. Hanehalkı Küçülüyor, Konut İhtiyacı Çeşitleniyor TÜİK’in 12 Mayıs 2026’da yayımladığı “İstatistiklerle Aile, 2025” bültenine göre Türkiye’de ortalama hanehalkı büyüklüğü 2008’de 4 kişi iken 2025’te 3,08 kişiye geriledi. Tek kişilik hanehalklarının toplam içindeki oranı 2014’te yüzde 13,9’dan 2025’te yüzde 20,5’e yükselirken, tek çekirdek aileden oluşan hanehalklarının oranı yüzde 67,4’ten yüzde 62,7’ye düştü. Tek ebeveyn ve çocuklardan oluşan hanehalklarının payı ise aynı dönemde yüzde 7,6’dan yüzde 11,3’e çıktı. Bu değişimin konut üretimine doğrudan yansıdığını ifade eden Demir, “Herkes için aynı büyüklükte ve aynı planlama anlayışında konut üretmek artık doğru değil. Bir kişinin yaşayacağı konut ile dört kişilik bir ailenin ihtiyaç duyduğu konutun planı, alan kullanımı ve maliyeti aynı olamaz. Önümüzdeki dönemde konut üretiminde çeşitliliği artırmamız gerekiyor” diye konuştu. “Bütün Konutları Küçültmek de Doğru Değil” Değişen talebin, bütün projelerin küçük dairelerden oluşması gerektiği şeklinde okunmaması gerektiğini vurgulayan Demir, çocuklu ve geniş ailelerin daha büyük konut ihtiyacının devam ettiğine dikkat çekti. Demir, “Bir projede yalnızca 1+1 üretmek de yalnızca 3+1 üretmek kadar tek tipçi olabilir. Mesele büyük veya küçük konuttan birini diğerine üstün tutmak değil; bulunduğu bölgenin demografik yapısına, ulaşım olanaklarına, altyapısına ve sosyal ihtiyaçlarına uygun, dengeli bir konut karması oluşturmaktır. Amaç küçük evleri çoğaltmak değil, doğru yerde doğru büyüklükte konut üretmektir” ifadelerini kullandı. Daha Küçük Konut, Daha Niteliksiz Konut Olmamalı Küçük metrekareli konutlarda tasarım ve uygulama kalitesinin daha da önem kazandığını belirten Demir, güvenlik ve yaşam kalitesinden taviz verilemeyeceğini söyledi. Demir, “Metrekare küçüldükçe her alanı doğru kullanma sorumluluğu artıyor. Deprem güvenliği, yapı kalitesi, sağlıklı iç ortam ve enerji verimliliği hiçbir koşulda ikinci plana atılamaz. Depolama alanı, doğal ışık, ısı ve ses yalıtımı, erişilebilir tasarım ve gerektiğinde farklı amaçlarla kullanılabilecek esnek mekânlar daha da önemli hale geliyor. Küçük ama iyi tasarlanmış bir konut, büyük fakat verimsiz bir konuttan çok daha işlevsel olabilir” dedi. Erişilebilirlik Sadece Metrekareyle Çözülmez Konut maliyetlerindeki artışın dönüşümü hızlandırdığını ifade eden Demir, erişilebilir konut üretiminin yalnızca satış fiyatı üzerinden değil, toplam yaşam maliyeti üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı. Demir, “Daha düşük metrekare, doğru planlandığında toplam satın alma bedelini; enerji, bakım ve ortak giderleri azaltmaya katkı sağlayabilir. Fakat konuta erişim sorununu yalnızca daireyi küçülterek çözemeyiz. Uygun arsa üretimi, öngörülebilir imar ve ruhsat süreçleri, uzun vadeli ve erişilebilir konut finansmanı ile üretim maliyetlerini azaltacak politikalar birlikte ele alınmalı. Aksi halde küçük konut da orta ve dar gelirli vatandaş için erişilemez kalır” diye konuştu. Geleceğin Konutu Değişen Hayata Uyum Sağlamalı Konut üretiminin yalnızca bugünün talebine göre değil, önümüzdeki 10-20 yıllık toplumsal dönüşüm dikkate alınarak planlanması gerektiğini belirten Demir, esnekliğin geleceğin konutunda temel ölçütlerden biri olacağını söyledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.