Hava Durumu

#Aile Içi Iletişim

- Aile Içi Iletişim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Aile Içi Iletişim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var! Haber

Suça sürüklenen çocuk oranında artış eğilimi var!

Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Sosyoloji Bölümü’nden Dr. Berat Dağ, son dönemde okullarda artan şiddet olaylarını değerlendirdi. İstatistiksel veriler üzerinden genel tabloyu yorumlayan Dr. Dağ, “İstatistiksel verilere bakıldığı zaman suça sürüklenen çocukların oranında çok ciddi bir yükseliş eğilimi olduğunu görmek mümkündür. Dolayısıyla özellikle 15 ila 17 yaş aralığındaki çocuklarda cinayet, yaralama, tehdit, uyuşturucu kullanımı ve hırsızlık gibi suçlara yönelmede son dönemde bir yoğunluk olduğu belirtilebilir.” dedi. OKUL İKLİMİ GÜVEN VE ADALET ÜZERİNE İNŞA EDİLMELİ Okul ikliminin şiddet oranları üzerindeki etkisine dikkat çeken Dr. Dağ, “Okullardaki yönetici, öğretmen ve öğrenci ilişkilerinin güven ve adalet üzerine inşa edilmesi elbette ki çok önemlidir. Öğrencilerin eğitim-öğretim süreci boyunca güven, sevgi, saygı ve adalet gibi değerleri tam anlamıyla içselleştirmesi gereklidir.” diye konuştu. Rehberlik servisleri ve psikolojik danışmanlık birimlerinin etkinliğine de değinen Dr. Dağ, “Burada rehberlik ve psikolojik danışmanlık birimlerinin etkin bir şekilde bu süreci yürütmesi söz konusudur. Ayrıca eğitimin temel bir toplumsal kurum olması hasebiyle bu birimlerin okulda eğitim alanında uzmanlaşmış sosyologlarla çalışması ihtiyacı da gündeme gelmelidir. Bu iş birliği bağlamında ilgilenilen öğrenci sayısını azaltacak atamalar yapıldığında okuldaki şiddet temelli sorunlar azalabilir.” ifadesinde bulundu. AİLE VE OKUL EŞGÜDÜMLÜ HAREKET ETMELİ Aile içi iletişim biçimleri ve ebeveyn tutumlarının okul şiddetine etkisine ilişkin değerlendirmesinde Dr. Dağ, “Diğer toplumsal kurumlarda olduğu gibi, aile ve eğitim kurumu da eşgüdümlü bir etkileşim dâhilinde süreklileşir. Yani ailelerinde dengeli bir ilişki düzeyi sürdürülmediği zaman çocuklar benzer dengesiz eylemlerini okulda da gerçekleştirebilir. Yine tersinden okulda şiddet temelli bir yaşamı içselleştiren çocukların yaşadığı aile ve ileride kendi kuracağı ailede sağlam bir ilişki biçimi inşa etmesi güçleşir. Dolayısıyla çocukların şiddet düzeyinin azalmasında ailelerin ve okulların koordineli bir şekilde hareket etmesi kritiktir.” Toplumda artan kutuplaşma ve öfke dilinin gençler üzerindeki etkisine de değinen Dr. Dağ, “Toplumsal düzeyde yoğunlaşan bir kutuplaşma sürecinden söz etmek mümkündür. Bugün hemen her konuda bireylerin ve grupların uzlaşmaz taraflar haline geldiği örnekler çoktur. Bu da insanların güvensizlik, korku, öfke, sevgisizlik ve saygısızlık temelli şedit yönelimlere hızla yönelebildiğini göstermektedir. Gençlerin bu toplumun önemli parçalarından biri olduğu fark edildiğinde mevcut şiddet sarmalından etkilenmemesi düşünülemez.” diye konuştu. Siber zorbalık ile okul içi fiziksel şiddet arasındaki ilişkiye ilişkin olarak ise Dr. Dağ, “Siber zorbalık ve okul içi fiziksel şiddet arasında birbirini karşılıklı bir şekilde etkileyen bir bağ olduğu düşünülebilir. Bu bağlamda siber ortamda zorbalık yapmayı normalleştiren birinin fiziksel şiddete de başvurması beklenebilir. Aynı şekilde sorunlarını fiziksel şiddetle çözmeye çalışan bireylerin siber zorbalığa yönelme ihtimali de güçlüdür.” dedi. Tekil vakalar söz konusu olsa dahi her iki alanda da önleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Dr. Dağ, “Diğer taraftan bu ihtimaller gerçekleşmese dahi tekil olarak fiziksel şiddeti olduğu kadar siber zorbalığı da önleyici tedbirler almak şarttır.” ifadesinde bulundu. GENÇLERİ YARGILAMAK YERİNE ANLAMAYA ÇALIŞMAK GEREKİYOR Gençlerin toplumun sürekliliğini sağlayan en önemli grup olduğunu vurgulayan Dr. Dağ, “Gençler, toplumsal sürekliliği sağlayan en önemli gruptur. O bağlamda toplumların geleceğinin şekillenmesinde gençlerin şu anki durumu belirleyici olacaktır. Dolayısıyla toplumda süregelen kuşaklar arasındaki arzu uyuşmazlıklarının nedenlerini yargılamaktan çok anlamaya çalışmak sahici bir adım olabilir.” şeklinde sözlerini tamamladı.

Aile olmanın gücü Bursa Osmangazi’de konuşuldu Haber

Aile olmanın gücü Bursa Osmangazi’de konuşuldu

Günümüz dünyasında değişen sosyal şartlar, dijital hayatın etkileri, ekonomik ve kültürel dönüşümler, aile yapısını yeni sınamalarla karşı karşıya bırakıyor. Bu süreçte aile içi iletişimi güçlendirmek, ebeveynlik becerilerini desteklemek ve aile bireylerinin psikolojik dayanıklılığını artırmak her zamankinden daha büyük bir önem taşıyor. Bu ihtiyacı hisseden Osmangazi Belediyesi, Bursa Aile Danışmanları ve Eğitim Derneği (BURADDER) ile ortak bir projeye imza attı. Bursa Osmangazi Belediyesi’nin 5 hafta boyunca Cumartesi günleri düzenleyeceği Ana Baba Okulu, Panorama 1326 Bursa Fetih Müzesi’nde “Aile Olmak ve Birlikte Yol Almak” semineriyle start aldı. Düzenlenen seminerde aile danışmanı Dilek Erol, Dr. Mesut Cevdet Yavuz ve psikolog Enes Yeşilağaç tarafından ebeveynlik, çocuğun hayatına yön veren temel bir sorumluluk alanı olarak ele alındı. Anne ve babanın tutumlarının kişilik gelişimi ve davranış biçimleri üzerindeki etkisinin değerlendirildiği seminerde, aile içinde kurulan ilişkinin çocuğun özgüvenine, sorumluluk duygusuna ve hayata bakışına nasıl yansıdığı üzerinde duruldu. Sevgi ile sınır arasındaki dengenin öneminin tartışıldığı programda çocuğa sözle değil, davranışla rehberlik etmenin etkisi incelendi. “AİLELERİN 2 HAFTADA BİR MUTLAKA TOPLANMALARI GEREKİR” Hata yapma, sonuçlarla yüzleşme ve sorunlarla baş etme becerisinin kazandırılmasında ailenin rolünün değerlendirildiği “Aile Olmak ve Birlikte Yol Almak” konulu seminerde konuşan Aile Danışmanı Dilek Erol, “Etkinliğe katılanlara aile içi iletişim konusunda atölye çalışmaları yaptırdım. Katılımcılarla, zihin okuma yöntemiyle tam olarak konuşmadan her aile üyesinin birbirini anlaması yerine, iletişime geçildiğinde her iki taraf için de sonucun çok daha iyi olduğunu konuştuk. Demokratik aile toplantısını anlattım. Her ailenin, her hafta veya iki haftada bir belirlediği günde, tıpkı bir yönetim kurulu toplantısı gibi aynı ciddiyette toplanması gerektiğini; birbirlerine beklenti, hedef ve sorunlarını yazmaları gerektiğini ifade ettim” şeklinde konuştu. “AYNI OLMAK DEĞİL UYUMLU HAREKET EDEBİLMEK ÇOK ÖNEMLİ” Ailenin tarihçesinden başlayarak bugüne kadar sohbet ettiklerini belirten Dr. Mesut Cevdet Yavuz, “İşin hukuki ve duygusal kısmına değindiğimiz noktalar oldu. Bu konularla ilgili örnekler verdik. Seminere katılanlar bizi sabırla dinlediler. Seminerde aile ve evlilik kavramının geçmişten bugüne nasıl geliştiğini ve değiştiğini konuştuk. Biz eğitimi davranış değişikliği hedefli olarak kabul ediyoruz. Bunu başarabilirsek oranları değiştirme imkanımız olacaktır. Temelde insanlar aynı olmayı önemsiyorlar; ancak aynı olmak değil, uyumlu hareket edebilmek çok önemlidir” ifadelerini kullandı. “BU PROJE BİZİM İÇİN ÇOK ANLAMLI” Osmangazi Belediyesi ile birlikte güzel bir proje olan Ana Baba Okulu’nun ilk oturumunu gerçekleştirdiklerini söyleyen Bursa Aile Danışmanları ve Eğitim Derneği Başkanı Nüket Bozkurt da, “Bu proje bizim için de çok anlamlıydı. Aileyi ve bireyleri bu kadar önemserken, bu anlamda yapılan çalışmaların ciddi şekilde amaca hizmet etmesi için farkındalık oluşturabilecek her türlü projede biz de var olabilmek için buradayız. Bu duyarlılığı için Osmangazi Belediyesi’ne çok teşekkür ediyorum” dedi. “AİLE OLMAK TOPLUMUMUZDA KOLAY GÖZÜKEN ÇOK ZOR BİR DİNAMİK” Katılımcılarla ilişkiler içindeki duyguları konuştuklarını aktaran Psikolog Enes Yeşilağaç ise, “Empati, öfke kontrolü, sabır ve şefkatin, ne kadar kıymetli olduğunu anlatmaya çalıştık. Aile olmak bizim toplumumuzda kolay gözüken çok zor bir dinamik. Aile içinde çok fazla travma ve yaralarımız var bunları susturuyoruz. Bunlarla alakalı dinamikleri konuşup neyi daha güzel ve faydalı hale getirebiliriz onu anlatmaya çalıştık. Osmangazi Belediyesi’ne böyle bir program tertip ettiği için teşekkür ederiz” açıklamalarında bulundu.

Gemlik’te sanat ve sosyalleşmenin yeni merkezi Haber

Gemlik’te sanat ve sosyalleşmenin yeni merkezi

Gemlik Belediyesi Kadın ve Çocuk Dayanışma Merkezi, kentin sosyal ve kültürel yaşamını güçlendirmeye yönelik çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Merkezde düzenlenen etkinliklerle kadınların ve çocukların sosyalleşmesi desteklenirken, bilgi, beceri ve sanatsal birikimleri güçleniyor. Kadınlara Özel Resim Atölyesi Kadınlara yönelik düzenlenen resim atölyesinde katılımcılar; çizim ve boyama alanında temel teknikleri öğreniyor, farklı malzemelerle uygulamalar yaparak sanatsal ifade becerilerini geliştiriyor. Aile İlişkileri Söyleşisine Yoğun Katılım Merkezde hafta sonu etkinlikleri kapsamında Klinik Psikolog Damla Çelik tarafından “Aile İlişkileri” konulu bir söyleşi gerçekleştirildi. Yoğun ilgi gören programda aile içi iletişim, sağlıklı ilişkiler ve bireyler arası bağların güçlendirilmesine yönelik önemli başlıklar ele alındı. Çocuklar İçin İngilizce Gemlik Belediyesi tarafından düzenlenen Çocuklar İçin İngilizce Dersleri ise 3-6, 7-10 ve 11-13 yaş gruplarındaki çocukların katılımıyla devam ediyor. Eğlenceli ve interaktif içeriklerle yürütülen eğitimlerde çocuklar, yaş gruplarına uygun yöntemlerle İngilizce öğreniyor. Hayaller Kar Küresinde Buluştu Çocukların hayal gücünü destekleyen “Hayallerin İçindeki Kar Küresi” Atölyesi renkli görüntülere sahne olurken, minikler kendi tasarımlarını oluşturarak hem el becerilerini geliştirdi hem de keyifli anlar yaşadı. Müziği Ritmini Keşfediyorlar Gemlikli Sanatçı Abdullah Calman tarafından verilen Ritim Dersleri’nde kadınlar, ritmin temel unsurlarını öğrenerek müzikle buluşuyor. Katılımcılar, ritim yeteneklerini geliştirerek kendilerini ifade etme fırsatı yakalıyor. Kültürün Kalbi Burada Atıyor Merkezde ayrıca genç sanatçı Zeliha Çay’ın farklı tekniklerle ürettiği eserlerden oluşan sergi ile Orhan Holding Uluslararası Fotoğraf Yarışması’nda dereceye giren fotoğraflar sanatseverlerle buluştu. Gemlik Belediye Başkanı Şükrü Deviren, “Kadınların, çocukların ve gençlerin kendilerini geliştirebilecekleri alanları çoğaltmayı öncelikli görüyoruz. Bu merkezde düzenlenen atölye, eğitim ve sergilerle hem toplumsal dayanışmayı güçlendiriyor hem de kentimizin kültürel yaşamına katkı sunuyoruz” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.