Hava Durumu

#Ağrı

- Ağrı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağrı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaşlılara müjde! Ağrısız yürümek artık mümkün Haber

Yaşlılara müjde! Ağrısız yürümek artık mümkün

Omurga, içinden hayati öneme sahip sinirlerin geçtiği koruyucu bir tünel işlevi görüyor. Yaşın ilerlemesine bağlı olarak bu kanalı oluşturan kemik yapılarının kalınlaştığını, bağların sertleştiğini, fıtıkların meydana geldiğini ve bu sürecin sonunda sinirlerin geçtiği kanalın daralarak sinirlerin baskı altında kalmasına yol açtığını belirten Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Dar kanal, hastanın yürümeye başlamasıyla bacaklarda uyuşma, ağrı, kramp ve boşalma ya da takılma hissi şeklinde kendini gösterir. Bu durumdaki bireyler, genellikle kısa mesafe gittikten sonra bacaklarının ‘gitmediğini’ hissederek durup dinlenme ihtiyacı duyarlar. Dar kanal hastaları için en karakteristik rahatlama yöntemi öne eğilmek veya oturmaktır; hatta market arabasına dayanarak yürümek, kanalı geçici olarak genişlettiği için en konforlu pozisyon olarak kabul edilir. Bu tabloya zaman zaman bacaklarda yanma ve huzursuzlukla seyreden gece krampları da eşlik eder. Hastalık ilerledikçe bacaklarda belirgin kas zayıflığı, sık düşmeler ve nadir de olsa idrar kontrolünde zorlanmalar başlayabilir” dedi. Ağır işlerde çalışanlar dikkat etmeli Dar kanalın doğuştan gelen yapısal darlıklar nedeniyle erken yaşlarda ortaya çıkabilse de temel olarak bir ileri yaş hastalığı olarak kabul edildiğini hatırlatan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Hastalığın belirtileri genellikle 60-65 yaş sonrasında belirginleşmeye başlar. Özellikle uzun yıllar ağır işlerde çalışarak beline fazla yük bindirenler ile vücudunda genel kireçlenme eğilimi olan bireyler, kanal daralması açısından en büyük risk grubunu oluşturuyor” diye konuştu. Tanıda kritik soru: “Kaç metre yürüyebiliyorsunuz?” Tanı sürecinin hastanın günlük yaşam kalitesini ölçen "Kaç metre yürüyebiliyorsunuz?" sorusuyla ve detaylı bir tıbbi hikâye ile başladığını paylaşan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “İlk aşamada yapılan fizik muayenede refleksler ve olası güç kayıpları titizlikle kontrol edilir. Kesin teşhis için en kritik yöntem olan MR görüntülemesi ile kanalın ne kadar daraldığı ve hangi sinir köklerinin baskı altında olduğu net bir şekilde tespit edilir. Kemik yapıların daha detaylı incelenmesi gereken özel durumlarda ise bilgisayarlı tomografi yöntemine başvurularak tanıyı kesinleştirebiliriz” şeklinde konuştu. Ameliyat son seçenek Her dar kanal hastası için ameliyatın ilk seçenek olmadığını, tedavi sürecinde hastalığın şiddetine göre basamaklı bir yol izlendiğini hatırlatan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “İlk aşamada uygulanan ameliyatsız çözümler kapsamında omurgaya binen yükü azaltmak için kilo kontrolü sağlanır, bel ve karın kaslarını güçlendiren fizik tedavi programları uygulanır ve sinirlerdeki ödemi azaltarak rahatlama sağlayan epidural enjeksiyonlara başvurulur. Ancak yürüme mesafesinin aşırı kısalması, idrar kaçırma veya bacaklarda ciddi güç kaybı gibi durumların varlığında cerrahi müdahale kaçınılmaz hale gelir. Cerrahi süreçte, mikrocerrahi yöntemlerle siniri sıkıştıran dokuların temizlendiği ‘dekompresyon’ yani kanal genişletme işlemi uygulanırken, omurgada kayma tespit edilen vakalarda vida sistemleri ile stabilizasyon sağlanır” dedi. Dar kanalı önlemenin 7 yolu · Hareket edin: "Ağrım olacak" korkusuyla hareketsiz kalmak kas kaybını hızlandırır. Uzman kontrolünde düşük tempolu, kısa ama sık yürüyüşler yapın. · Yüzün: Yüzme ve su içi egzersizler, yer çekimini ortadan kaldırarak omurga üzerindeki baskıyı en aza indirir ve kanal hastaları için en ideal spor kabul edilir. · Doğru ayakkabıyı seçin: Darbe emici özelliği olan, topuğu destekleyen ortopedik ayakkabılar yürüyüş konforunuzu doğrudan artırır. · Baston veya yürüteç kullanmaktan çekinmeyin: Eğer denge kaybı yaşıyorsanız yardımcı araç kullanmak düşme riskini azaltarak kalça kırığı gibi daha ağır tabloların önüne geçer. · Evde kendinize göre düzenlemeler yapın: Ev içindeki takılmaya sebep olacak halıları ve eşyaları kaldırın. Özellikle banyo gibi ıslak zeminlere tutunma barları ekleyerek hareket güvenliğinizi sağlayın. · Kilo verin: Fazla olan her bir kilo, daralan kanaldaki sinirlere binen ekstra basınç demektir. Sağlıklı bir diyetle omurganızı hafifletin. · Düzenli kontrol yaptırın: Bacaklardaki uyuşma veya güçsüzlük hissi arttığında ‘yaşlılıktandır’ demeyip bir beyin cerrahına başvurarak durumun seviyesini takip edin.

Diz ağrısını hafife almayın! Dizinizdeki 'çıt' sesi masum olmayabilir Haber

Diz ağrısını hafife almayın! Dizinizdeki 'çıt' sesi masum olmayabilir

Diz ağrısı çoğu zaman “zorlanma” ya da “geçici incinme” olarak görülüp ihmal ediliyor. Oysa gençlerde genellikle spor sırasında ortaya çıkan menisküs yırtığı, ileri yaşlarda dizdeki yıpranmaya bağlı olarak basit bir hareketle bile oluşabiliyor. Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Doç. Dr. Burak Özturan, menisküs yırtığının tedavi edilmediğinde yaşam kalitesini ciddi şekilde düşürebileceğine dikkat çekti. “Menisküs yırtığı; sürekli ya da hareketle artan diz ağrısına, dizin bir pozisyonda takılı kalmasına, çömelme, merdiven inip çıkma ve spor yapma gibi günlük aktivitelerde zorlanmaya neden olabilir. Uzun vadede ise kıkırdak aşınmasına ve kireçlenmeye (osteoartrit) yol açabilir. Spor yapan kişiler diz ağrılarını asla ihmal etmemeli” uyarısında bulunuyor. BU BELİRTİLERDEN BİRİ BİLE VARSA DİKKAT Menisküs yırtığının en sık görülen belirtilerinin dizde ağrı, şişlik, hareket kısıtlılığı olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Burak Özturan, "Bazı hastalar yaralanma anında diz içinden “çıt” sesi geldiğini ya da kopma hissi yaşadıklarını ifade ediyor. İlk gün belirginleşen ağrı ve şişlik en sık tablo olurken, bazen de yalnızca dizde bükme-düzleştirme zorluğu, merdiven inerken artan ağrı ya da takılma-kilitlenme hissi görülebiliyor. Eğer ani hareket sonrası ağrı ve şişlik oluştuysa ,dizde kilitlenme veya takılma hissi varsa, bir haftadan uzun süren ve dinlenmeyle geçmeyen ağrı mevcutsa, merdiven inip çıkarken batma oluyorsa mutlaka hekime başvurulmalıdır" dedi. Doç. Dr. Burak Özturan, menisküs yırtıklarının erkeklerde kadınlara göre yaklaşık üç kat daha fazla görüldüğünü belirterek, bunun en önemli nedeninin futbol ve basketbol gibi ani dönme ve zıplama içeren sporların erkekler tarafından daha yoğun yapılması olduğunu söyledi. Doç. Dr. Özturan, menisküsün kanlanması iyi olan dış kısmındaki küçük yırtıklar, özellikle genç hastalarda dinlenme ve destekleyici tedavilerle iyileşebildiğine dikkati çekti. MENİSKÜS YIRTIKLARINI ÖNLEMEK İÇİN 7 ÖNEMLİ KURAL Doç. Dr. Burak Özturan, menisküs yırtıklarını önlemek için dikkat etmeniz gereken 7 kuralı şöyle sıraladı: Spor sırasında ısınma ve soğuma egzersizlerini yapmayı ihmal etmeyin.Diz çevresindeki kaslarınızı (özellikle kuadriseps ve hamstring) güçlendirerek dizlere binen yükleri azaltın.Zeminin yaptığınız spora uygun olmasına dikkat edin.Yaptığınız spora uygun ayakkabı kullanın.Dize ekstra yük oluşturacağı için fazla kilolarınızdan kurtulun.Ağır yük kaldırırken veya ani hareketler yaparken dikkatli olun.Ağrıya neden olan hareketlerden kaçının.

Ayak bileği burkulmalarına dikkat! Haber

Ayak bileği burkulmalarına dikkat!

Ayak bileğinin kaval kemiği, kamış kemiği ve talus kemiğinden oluşan karmaşık bir eklem yapısına sahip olduğunu belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Özgür Oktay Nar, bu kemikleri birbirine bağlayan bağ dokularının ani ve kontrolsüz hareketler sonucunda zarar görebileceğini ifade etti. “Ayak bileği burkulması, en sık görülen bağ yaralanmalarından biridir” diyen Nar, burkulmaların genellikle ayağın içe ya da dışa ani dönmesiyle oluştuğunu kaydetti. Uygun olmayan zemin, yanlış ayakkabı seçimi ve yetersiz ısınmanın riski artırdığını belirten Nar, spor dışındaki günlük aktivitelerde de bu tür yaralanmaların yaşanabildiğini söyledi. Burkulma sonrası en sık görülen belirtilerin ağrı ve şişlik olduğunu ifade eden Nar, ilerleyen günlerde morluk oluşabileceğini dile getirdi. Yaralanma sonrasında bilinçsiz müdahalelerin süreci uzatabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Özgür Oktay Nar,, doğru ilk yardım uygulamalarının önemine vurgu yaptı. Dr. Nar, “Soğuk uygulama, istirahat, elastik bandaj kullanımı ve ayağın yüksekte tutulması iyileşme sürecini destekler. Çoğu vakada cerrahi müdahale gerekmez” dedi. Ayak bileği bağ yaralanmalarında genellikle iki hafta içinde belirgin bir iyileşme görüldüğünü belirten Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Özgür Oktay Nar,, şikâyetlerin devam etmesi halinde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini sözlerine ekledi.

Sinir sıkışmaları ihmal edilirse kalıcı hasara yol açabiliyor Haber

Sinir sıkışmaları ihmal edilirse kalıcı hasara yol açabiliyor

Sinir sıkışmalarının vücudun farklı bölgelerinde ortaya çıkabildiğini vurgulayan Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Selçuk Göçmen, "El bileğinde median sinirin sıkışmasıyla oluşan Karpal Tünel Sendromu en sık karşılaştığımız tablodur. Bunun yanı sıra dirsek bölgesindeki ulnar sinir ve diz yan kısmındaki peronel sinir sıkışmaları da toplumda oldukça yaygın görülüyor. Hasta şikayetleri etkilenen sinire göre değişkenlik gösterebilir. Şikayetler genellikle uyuşukluk, ağrı, keçeleşme ile başlar. İlerlediğinde güçsüzlük ve kaslarda erime meydana gelebilir” dedi. Sinir sıkışmasında diyabet, tiroit hastalıkları, romatizma, menopoz, obezite ve hamileliğin temel risk faktörleri arasında yer aldığını paylaşan Prof. Dr. Selçuk Göçmen; cisimlerin şiddetli şekilde tutulması, bileğin aşırı bükülmesi, yanlış yatış/oturuş pozisyonları ve ani kilo kayıplarının da sorunu tetikleyebileceğini hatırlattı. GÜÇ KAYBI VARSA AMELİYAT ŞART! Hafif ve orta düzey vakalarda ilaç, istirahat ve fizik tedavi gibi yöntemlerin uygulandığını vurgulayan Prof. Dr. Selçuk Göçmen, “Eğer hastalar istirahat, rehabilitasyon veya diğer tedavilerle iyileşmezse ve tetkiklerde ağır düzeyde sinir sıkışıklığı saptanmışsa cerrahi tedavi yapılması uygun olabilir. Yaklaşık 30 dakika süren ve genellikle lokal anesteziyle yapılan operasyonlarda, sinir üzerindeki baskı açık veya endoskopik yani kameralı yöntemlerle kaldırılır. Hastalar aynı gün taburcu edilerek sosyal yaşamlarına hızla dönebilir” dedi. SİNİRLERİ KORUMANIN 7 YOLU Duruş ve oturuş pozisyonlarına dikkat edin. Klavye/fare kullanırken bileklerinizi uzun süre bükülü tutmayın. Dirseklerinizi sert zemine dayamayın. Ev işlerinde sık sık mola verin. Ellerinizle ağır yük taşımaktan kaçının. Düzenli germe ve esneme egzersizleri yapın. Diyabet, guatr ve romatizma kontrollerinizi aksatmayın.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.