Hava Durumu

#Ağız Kokusu

- Ağız Kokusu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ağız Kokusu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

PROTEZ KULLANIYORSANIZ BUNLARI İHMAL ETMEYİN Haber

PROTEZ KULLANIYORSANIZ BUNLARI İHMAL ETMEYİN

Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Diş Hekimi Dt. Nedim Sever, protez tedavisinin başarısında doğru planlama ve uygulamanın yanı sıra hastanın günlük bakım alışkanlıklarının da önemli olduğunu belirtti. Protez kullanan bazı hastaların, doğal dişleri olmadığı veya protezleri yapay materyallerden üretildiği için ağız bakımının artık eskisi kadar önemli olmadığını düşünebildiğini belirten Dt. Nedim Sever, yetersiz hijyenin ağız kokusu, diş eti problemleri, ağız içi dokularda tahriş ve özellikle hareketli protez kullananlarda mantar enfeksiyonları gibi sorunlara zemin hazırlayabileceğini söyledi. Eyrice ADSM Diş Hekimi Dt. Nedim Sever, “İster hareketli ister sabit protez kullanılsın, ağız bakımının düzenli olarak sürdürülmesi gerekir. Sabit protezlerde özellikle protez çevresi ve diş eti sınırlarının, hareketli protezlerde ise protezin ve ağız dokularının temizliği önemlidir. Yetersiz bakım, bakteri plağı birikimini artırarak hem mevcut dişlerin hem de çevre dokuların sağlığını olumsuz etkileyebilir. Protez tedavisinin başarısı, tedavi tamamlandıktan sonra yapılan bakımla da doğrudan ilişkilidir” dedi. Hareketli protezlerle gece boyunca uyumayın Özellikle hareketli protez kullanan bireylerin, aksi yönde özel bir hekim önerisi bulunmadıkça, gece uyurken protezlerini çıkarmalarının ağız dokularının dinlenmesi açısından önemli olduğunu vurgulayan Dt. Nedim Sever, çıkarılan protezlerin temizlenerek uygun koşullarda muhafaza edilmesi gerektiğini belirtti. Protez temizliğinde çok sıcak su kullanılmaması gerektiğine dikkat çeken Dt. Sever, yüksek sıcaklığın bazı protez materyallerinde şekil bozukluğuna yol açabileceğini ifade etti. Aşındırıcı temizlik ürünlerinin de protez yüzeyine zarar verebileceğini belirten Sever, hastaların protezin türüne uygun temizleme yöntemleri ve ürünleri konusunda diş hekimlerinin önerilerine uymalarını tavsiye etti. Düzenli kontroller ihmal edilmemeli Eyrice ADSM Diş Hekimi Dt. Nedim Sever, zaman içerisinde dişlerde, diş etlerinde ve çene kemiğinde meydana gelebilecek değişikliklerin protezin uyumunu etkileyebileceğini belirterek, protez kullanan bireylerin herhangi bir şikâyeti olmasa dahi düzenli diş hekimi kontrollerini ihmal etmemeleri gerektiğini söyledi. Sever, “Protez kullanan hastalar ağrı, yara veya gevşeme gibi belirgin bir sorun yaşamasa bile düzenli kontrol muayenelerine gelmelidir. Özellikle hareketli protez kullananlarda zamanla çene kemiği ve ağız dokularında meydana gelen değişiklikler protezin uyumunu azaltabilir. Sabit protezlerde ise protezin çevresindeki diş ve diş eti sağlığının takip edilmesi gerekir. Kontroller sayesinde sorunlar erken dönemde fark edilerek daha büyük problemlerin önüne geçilebilir” diye konuştu. İlk günlerde beslenmeye dikkat Özellikle yeni hareketli protez kullanmaya başlayan kişilerin ilk günlerde çok sert, kabuklu ve çiğnemesi güç gıdalardan kaçınmalarının adaptasyonu kolaylaştırabileceğini belirten Dt. Nedim Sever, besinlerin başlangıçta küçük parçalar halinde tüketilmesini ve mümkün olduğunca ağızın her iki tarafıyla dengeli çiğnenmesini önerdi. Yapışkan ve çok sert gıdaların protezin dengesini bozabileceğini veya proteze zarar verebileceğini belirten Sever, yeni proteze alışma sürecinde sabırlı olunması gerektiğini söyledi. Ağız sağlığı protezle de devam ediyor Protez kullanmanın ağız bakımını ikinci plana atmak anlamına gelmediğini vurgulayan Dt. Nedim Sever, varsa doğal dişlerin, diş etlerinin, dilin ve ağız içi dokularının her gün düzenli olarak temizlenmesi gerektiğini belirtti. Eyrice ADSM Diş Hekimi Dt. Nedim Sever, “Protez tedavisi yapıldıktan sonra hastanın diş hekimiyle ilişkisi sona ermez. Ağız içerisinde birkaç gün içinde iyileşmeyen yara veya kızarıklık, sürekli protez vurması, çiğneme sırasında ağrı, protezde kırılma ya da belirgin gevşeme gibi durumlarda hastanın kendi kendine proteze müdahale etmek yerine diş hekimine başvurması gerekir” dedi. Düzenli bakım, doğru kullanım ve periyodik diş hekimi kontrollerinin protezlerin daha sağlıklı ve konforlu kullanılmasına katkı sağladığını belirten Sever, protez bakımının genel ağız sağlığının ayrılmaz bir parçası olduğunu sözlerine ekledi.

Ağız kuruluğu uyarısı! Sürekli su içme ihtiyacı başka hastalıkların habercisi olabilir Haber

Ağız kuruluğu uyarısı! Sürekli su içme ihtiyacı başka hastalıkların habercisi olabilir

Periodontoloji Uzmanı Dr. Öğr. Üyesi Sedanur Yavuz, ağız kuruluğunun yalnızca susuz kalmaktan kaynaklanmadığını, diyabetten tiroit hastalıklarına, kullanılan ilaçlardan bağışıklık sistemi hastalıklarına kadar birçok nedene bağlı gelişebileceğini söyledi. Dr. Öğretim Üyesi Yavuz, sürekli su içme ihtiyacının özellikle uzun sürmesi halinde mutlaka altta yatan nedenin araştırılması gerektiğini vurguladı. “AĞIZ KURULUĞU SADECE SUSUZLUK HİSSİ DEĞİL” Ağız kuruluğunun, tükürük bezlerinin yeterli miktarda tükürük üretememesi sonucu ortaya çıktığını belirten Yavuz, tıbbi adıyla kserostomi olarak bilinen bu durumun geçici susuzluk hissinden farklı olduğuna dikkat çekti. Sıcak hava ve yetersiz sıvı alımının geçici ağız kuruluğu yapabileceğini söyleyen Yavuz, ancak şikâyetin kalıcı hale gelmesi durumunda diyabet, tiroit hastalıkları, Sjögren sendromu, nörolojik hastalıklar, radyoterapi öyküsü ve bazı ilaçların yan etkilerinin araştırılması gerektiğini ifade etti. BAZI İLAÇLAR AĞIZ KURULUĞU YAPABİLİYOR Tansiyon ilaçları, antidepresanlar, alerji ilaçları ve bazı idrar söktürücülerin ağız kuruluğuna yol açabileceğini belirten Yavuz, bu nedenle sürekli su içme isteğinin hafife alınmaması gerektiğini söyledi. Tükürüğün sadece ağızı ıslatan bir sıvı olmadığını dile getiren Yavuz, bunun ağız içini temizlediğini, asitleri nötralize ettiğini, diş minesini koruduğunu ve zararlı bakteri ile mantarların çoğalmasını sınırlandırdığını aktardı. Tükürük miktarı azaldığında çürüklerin, diş eti iltihaplarının, ağız kokusunun ve özellikle Candida kaynaklı enfeksiyonların daha sık görülebileceğini söyleyen Yavuz, ağız kuruluğunun ağız sağlığı açısından önemli bir risk faktörü olduğunu vurguladı. GECE UYANMA, YUTMA GÜÇLÜĞÜ VE ÇATLAYAN DUDAKLARA DİKKAT Ağız kuruluğunun bazı belirtilerle kendini gösterdiğini belirten Yavuz, özellikle; gece ağız kuruluğu nedeniyle sık uyanma, sürekli su içmeden konuşamama, yutma güçlüğü, dilde yanma ve çatlaklar, dudaklarda sürekli çatlama, sık mantar enfeksiyonu, kısa sürede birden fazla diş çürüğü ve sürekli ağız kokusu durumlarında hekime başvurulması gerektiğini kaydetti. Bu şikâyetlerin birkaç haftadan uzun sürmesi halinde değerlendirme yapılmasının önemli olduğunu belirtti. SADECE SU İÇMEK YETMEZ Ağız kuruluğunu yalnızca su içerek gidermeye çalışmanın yanlış olduğunu belirten Dr. Sedanur Yavuz, alkol içeren ağız gargaralarının da şikâyeti artırabileceğini söyledi. Şekersiz, tercihen ksilitol içeren sakızların bazı hastalarda tükürük akışını artırabileceğini ancak bunun tek başına yeterli olmayacağını aktardı. Yavuz ayrıca, fazla kahve tüketimi, sigara, ağızdan nefes alma ve şekerli içeceklerin de ağız kuruluğunu artırabileceğini söyledi. Ağız kuruluğunun çoğu zaman tek başına bir hastalık değil, başka bir sağlık sorununun belirtisi olduğunu vurgulayan Yavuz, tedavi sürecinde kullanılan ilaçların gözden geçirilmesi, sistemik hastalıkların değerlendirilmesi ve tükürük bezlerinin fonksiyonlarının incelenmesi gerektiğini belirtti. Gerekli durumlarda ilgili branşlarla iş birliği yapıldığını söyleyen Yavuz, bol sıvı tüketimi, sigara ve alkolden uzak durma, florürlü diş macunu kullanma, düzenli diş hekimi kontrolü ve gerekirse yapay tükürük ürünlerinden faydalanılmasını önerdi. Yavuz, erken tanı ve doğru tedaviyle diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve ağız enfeksiyonlarının önüne geçilebileceğini kaydetti.

AĞIZ KOKUSU SOSYAL HAYATINIZI GÖLGELEMESİN Haber

AĞIZ KOKUSU SOSYAL HAYATINIZI GÖLGELEMESİN

Uzmanlar, ağız kokusunun yalnızca geçici bir durum olmadığını, çoğu zaman altta yatan ağız ve diş sağlığı sorunlarının habercisi olabileceğini vurguluyor. Eyrice Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi (Eyrice ADSM) Diş Hekimi Ragıp Üçekiz, ağız kokusunun nedenleri ve çözüm yollarına ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Ağız kokusunun en yaygın nedenleri arasında yetersiz ağız hijyeni, diş eti hastalıkları, dil yüzeyinde biriken bakteriler ve çürük dişler yer alıyor. Bunun yanı sıra uzun süreli açlık, yetersiz su tüketimi ve bazı sistemik hastalıklar da ağız kokusunu tetikleyebiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Eyrice ADSM Diş Hekimi Ragıp Üçekiz, ağız kokusunun ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunu olduğuna dikkat çekerek, “Ağız kokusu, bireyin sosyal yaşamını ve özgüvenini ciddi şekilde etkileyebilir. Ancak çoğu kişi bu durumu ya fark etmiyor ya da geçici çözümlerle gidermeye çalışıyor. Oysa kalıcı çözüm için kokunun kaynağının doğru tespit edilmesi gerekiyor” dedi. Ağız kokusunun çoğu zaman ağız içi kaynaklı olduğunu belirten Diş Hekimi Ragıp Üçekiz, özellikle diş eti hastalıkları ve dil üzerindeki bakteri birikiminin bu sorunda önemli rol oynadığını ifade etti. “Düzenli ve doğru diş fırçalama alışkanlığına ek olarak dil temizliği de ihmal edilmemeli. Ayrıca diş ipi kullanımı, ağız bakımının vazgeçilmez bir parçasıdır” diye konuştu. Uzmanlara göre ağız kokusu; sabahları daha yoğun hissedilmesi, gün içinde ağızda kötü tat oluşması ve konuşma sırasında çevre tarafından fark edilmesi gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. Bu durumun ilerlemesi halinde sosyal ortamlardan kaçınma, iletişimde zorlanma ve özgüven kaybı gibi sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Diş Hekimi Ragıp Üçekiz, ağız kokusunun önlenebilir bir problem olduğunun altını çizerek şu önerilerde bulundu: “Günde en az iki kez dişlerin doğru teknikle fırçalanması, dil yüzeyinin temizlenmesi, diş ipi kullanılması ve düzenli diş hekimi kontrollerinin yapılması büyük önem taşıyor. Bunun yanı sıra bol su tüketimi ağız kuruluğunu önleyerek kötü koku oluşumunu azaltır.” Ağız kokusunun yalnızca ağız içi değil, bazı durumlarda mide ve solunum yolu hastalıklarıyla da ilişkili olabileceğine dikkat çeken Diş Hekimi Ragıp Üçekiz, uzun süre geçmeyen şikayetlerde mutlaka bir uzmana başvurulması gerektiğini vurguladı. Uzmanlar, ağız kokusunun basit bir hijyen sorunu olarak görülmemesi gerektiğini, erken teşhis ve doğru bakım alışkanlıklarıyla hem ağız sağlığının korunabileceğini hem de sosyal yaşam kalitesinin artırılabileceğini belirtiyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.