Hava Durumu

#Adalet

- Adalet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Adalet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Osmangazi Meclisi'nde Tanju Özcan gerginliği! Haber

Osmangazi Meclisi'nde Tanju Özcan gerginliği!

Osmangazi Belediye Meclisi Mart ayı olağant toplantısını gerçekleştirdi. İlçeye ilişkin kararların ele alındığı toplantıda, gündem maddeleri öncesinde parti grup sözcülerinin açıklamaları toplantıya damga vurdu. AK Parti 28 Şubat vurgusu yaparken, CHP İsrail’in İran’a saldırısını kınadı ve tutuklu belediye başkanlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. MHP ise Tanju Özcan dosyası ve belediye şirketleri üzerinden eleştiriler yöneltti. AK PARTİ’DEN “28 ŞUBAT” MESAJI AK Parti Grup Sözcüsü konuşmasında 28 Şubat sürecine atıfta bulunarak, “28 Şubat, milletin iradesine silah doğrultan kirli bir zihniyetin adıdır” ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde vesayet odaklarına karşı mücadele verildiğini belirten sözcü, “Artık bu topraklarda cuntaya yer yoktur. Milletin iradesinin üstünde başka bir güç yoktur” dedi. CHP’DEN İRAN AÇIKLAMASI VE “HUKUK” VURGUSU CHP Grup Sözcüsü ise konuşmasında İsrail’in İran’a yönelik saldırısını kınadıklarını belirterek, “İran’ın kaderini İran halkı belirler. Dışarıdan müdahalelerle demokrasi gelmez” dedi. Savaşın büyük yıkım anlamına geldiğini ifade eden sözcü, barış ve istikrar çağrısı yaptı. Konuşmasında tutuklu belediye başkanlarına da değinen CHP’li sözcü, son olarak Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan hakkında verilen tutuklama kararının yalnızca ilgili kişiyle sınırlı olmadığını savundu. “Masumiyet karinesi evrensel hukukun temel ilkesidir. Tutuklama istisnai bir tedbir olmalıdır” diyen sözcü, seçilmiş kişilere yönelik uygulamaların millet iradesi açısından tartışma yarattığını ifade etti. MHP’DEN REFÜJ VE OKİ ELEŞTİRİSİ MHP Grup Sözcüsü, Davutlar Caddesi’nde T2 tramvay çalışmaları sırasında yapılan orta refüjün trafik akışını olumsuz etkilediğini belirterek, refüjün kaldırılması çağrısını yineledi. Konunun muhatabı olan Büyükşehir Belediyesi’nden henüz bir adım atılmadığını söyledi. Ayrıca belediye şirketi OKİ Kültür ve Sosyal Hizmetler üzerinden yapılan doğrudan temin alımlarına dikkat çeken MHP’li sözcü, prodüksiyon hizmetlerinden organizasyonlara kadar farklı kalemlerde ihale yapılmadan alım gerçekleştirildiğini savundu ve belediye şirketlerinin meclis komisyonu tarafından denetlenmesini önerdi. Tanju Özcan’ın “irtikap” suçlamasıyla tutuklandığını anımsatan MHP’li sözcü, tutuklamanın hukuki bir tedbir olduğunu belirterek, “Seçilmiş olmak suç işleme özgürlüğü vermez” dedi. CHP VE MHP ARASINDA “TUTUKLAMA” POLEMİĞİ MHP’li sözcünün Tanju Özcan’a ilişkin sözlerine CHP Grup Sözcüsü yanıt verdi. “Bahsettiğiniz hukuk bir gün size de lazım olacaktır” diyen CHP’li sözcü, seçilmiş kişiler hakkında hüküm verilmemesi gerektiğini savundu. Seçilmiş insanlara bu kadar eziyet edilmemesi gerektiğini ifade eden CHP sözcüsü, "Gün gelir, size de başkalarına da aynı şeyler yapılabilir. O zaman da yine biz mücadele edeceğiz, yine biz hukuku savunacağız. Çünkü hukuk herkese lazımdır. Hukukun ve adaletin olmadığı hiçbir yerde toplum huzurlu olamaz. Bunu da böyle biliniz.” dedi. Bunun üzerine MHP Grup Sözcüsü, tutuklamanın bir tedbir kararı olduğunu, seçilmiş kişiler için ayrı bir uygulama söz konusu olamayacağını ifade etti. MHP sözcüsü, söz konusu eleştiriye istinaden, "Ancak seçilmiş olmak, bir insana suç işleme özgürlüğü vermez. Anayasa ve kanunun ilgili maddelerine göre suç, yalnızca iddianamede yer alanlarla sınırlı değildir; katalog suçlar da bu kapsamda değerlendirilir. Tutuklama ise bir tedbir kararı olarak uygulanır. Bu nedenle tutuklama, seçilmiş kişiler için kesinlikle farklı bir şekilde değerlendirilmesi gereken bir durum değildir" diye konuştu. BAŞKAN ERKAN AYDIN’DAN YANIT Tartışmaların ardından söz alan Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Davutlar Caddesi’ndeki trafik sorununun farkında olduklarını ve konuyla ilgili yazışmaların yapıldığını söyledi. Refüj ve parklanmanın bölge trafiğini olumsuz etkilediğini belirten Aydın, sürecin Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanında olduğunu kaydetti. Belediye şirketi üzerinden yapılan doğrudan temin iddialarına da yanıt veren Başkan Aydın, işlemlerin mevzuata uygun olduğunu, açık ihale yöntemini artırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini ifade etti. Ortalama 6 firmanın katıldığı ihalelerde yaklaşık yüzde 20 oranında indirim sağlandığını belirten Aydın, bunun 2025 yılı için 100 milyon liranın üzerinde avantaj oluşturduğunu söyledi. Tanju Özcan’ın tutuklanmasına ilişkin değerlendirmesinde ise Başkan Aydın, delil karartma veya kaçma şüphesi bulunmayan durumlarda tutuksuz yargılamanın esas olması gerektiğini düşündüklerini belirtti. "Şu anki Cumhurbaşkanımızın belediye başkanlığı dönemindeki davalarda ne gözaltı ne de tutukluluk tedbirinin uygulanmadığı, yargılamaların tutuksuz yapılabildiği gerçeği ortadadır" diyen Başkan Aydın, "Burada ise ilk tedbirin tutuklama olması konusunu grup sözcümüz de dile getirdi. Biz bunun doğru bir işlem olmadığını düşünüyoruz. Elbette yanlış işler varsa herkes yargılanır ve yargı sonucunda cezasını çeker. Bu konuda herkes aynı noktada. İster AK Partili, ister MHP’li, ister CHP’li belediyeler olsun; tüm siyasetçiler ve 86 milyon vatandaş için adalet, demokrasi, hukuk sistemi, tarafsız yargı ve kuvvetler ayrılığı ilkeleri geçerlidir. Olaylara bu açıdan bakmazsak herkes zarar görür. Günün sonunda gemi su almaya başladığında, yukarıdakiler “Biz batmayız” diye düşünebilir ama aslında herkes etkilenir. Bazıları daha erken, bazıları biraz daha geç. Ben meseleye bu açıdan bakılması gerektiğini düşünüyorum" diye konuştu.

Kardeşlik sofrası Karacabey’de kuruldu Haber

Kardeşlik sofrası Karacabey’de kuruldu

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen geleneksel iftar programları Karacabey ilçesiyle devam etti. Karacabey Kapalı Pazar Alanı’nda yapılan programa, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ve eşi Seden Bozbey ile birlikte CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Büyükşehir Belediyesi bürokratları, muhtarlar, belediye meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı. Başkan Mustafa Bozbey masaları tek tek gezerek vatandaşların görüş ve önerileri dinlerken, akşam ezanının okunmasıyla birlikte oruçlar açıldı. “RAMAZAN’DA HER GÜN 35 BİN VATANDAŞIMIZA ULAŞIYORUZ” Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, Karacabeylilerle kardeşlik sofrasında buluşmaktan son derece mutlu olduğunu söyledi. Ramazan ayının bereketini ve huzurunu kent genelinde hissettiklerini belirten Başkan Mustafa Bozbey, gönüllerin aynı duada buluştuğunu, lokmaların paylaşıldığını, kardeşliğin pekiştirildiğini dile getirdi. Ramazan ayının dayanışmanın büyüdüğü, iyiliğin çoğaldığı, kalplerin yumuşadığı bir ay olduğunu ifade eden Başkan Mustafa Bozbey, “Soframızda eşitlik, adalet, paylaşma, birlik ve beraberlik vardır. Ramazan ayı boyunca Bursa’nın dört bir yanında hemşehrilerimizle bir araya geliyoruz. Her akşam kardeşlik sofrasını bir ilçede kuruyoruz. 4 sabit iftar noktasında halkımızla buluşuyoruz. İftara yetişemeyenlere iftariyelik ikram ediyoruz. Ramazan ayında her gün ortalama 35 bin vatandaşımıza ulaşmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi. “KARACABEYLİLERİ DE GÜLÜMSETİYORUZ” Bursalıların yanlarında olduklarını, dertlerini dinlediklerini, kenti ortak akılla yönettiklerini vurgulayan Başkan Mustafa Bozbey, Ramazan ayında sosyal destekleri artırarak sürdürdüklerini belirtti. Ekonomik sıkıntıların yaşandığı son dönemde vatandaşın üzerindeki yükleri hafifletmek için tüm olanakları kullandıklarını söyleyen Başkan Mustafa Bozbey, “Yaptığımız ve yapacağımız hizmetlerle Karacabeylileri de gülümsetiyoruz. Karacabey’in altyapıdan üstyapıya tüm sorunlarını biliyoruz. Karacabeylilerin talep ettiği tüm hizmetleri gerçekleştireceğiz. Hayırlı Ramazanlar diliyorum” diye konuştu. CHP Karacabey İlçe Başkanı Mustafa Utku, Ramazan ayının bereketini ve paylaşma ruhunu iftar programında çok iyi hissettiklerini ifade ederek, destek ve katkılarından dolayı Başkan Mustafa Bozbey’e teşekkür etti. İftarın ardından Karacabey sokaklarında vatandaşlarla buluşarak esnafa hayırlı işler dileyen Başkan Mustafa Bozbey, girdiği bir kahvehanede çay ocağına geçerek çay ikramında bulundu. Başkan Mustafa Bozbey, teravih namazının ardından Karacabey Uluabatlı Hasan Camii’nde vatandaşlara tatlı ikramında bulundu.

İsrail Ordusu'nda Türk vatandaşı var mı? Haber

İsrail Ordusu'nda Türk vatandaşı var mı?

İYİ Parti Edirne Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Akalın, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, İsrail ordusunda görev aldığı iddia edilen Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ile diğer ülke vatandaşlarının hukuki ve ahlaki sorumluluğunu gündeme taşıdı. Gazze Şeridi’nin uzun süredir yalnızca bombaların değil, hukukun ve insanlığın da hedef alındığı bir coğrafya hâline geldiğini ifade eden Akalın, İsrail’in Gazze’de Ekim 2025’te yürürlüğe giren ateşkesi defalarca ihlal ettiğini, sözde ateşkesten bu yana yaklaşık 600 kişinin yaşamını yitirdiğini söyledi. Ekim 2023’ten bu yana hayatını kaybedenlerin sayısının ise 72 bini aştığını belirten Akalın, binlerce sivilin öldürüldüğünü, hastanelerin, okulların ve altyapının sistematik biçimde hedef alındığını vurguladı. Bu tablo karşısında artık tek tek olayların değil, ortaya çıkan sonucun konuşulması gerektiğini ifade eden Akalın, yaşananların uluslararası hukuk bakımından son derece ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi. Savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar söz konusu olduğunda bireysel sorumluluğun esas olduğunu vurgulayan Akalın, “Emir aldım, üniforma giydim, mecbur kaldım” gibi gerekçelerin bu suçları ortadan kaldırmayacağını dile getirdi. Son dönemde kamuoyuna yansıyan ve resmî belgelere dayandığı belirtilen bilgilerin meselenin artık teorik bir tartışma olmadığını açıkça ortaya koyduğunu belirten Akalın, çok sayıda ülke vatandaşının İsrail Savunma Kuvvetleri bünyesinde aktif görev aldığına dair ciddi iddialar bulunduğunu ifade etti. Bu kişiler arasında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları ve çifte vatandaşlık taşıyanların yanı sıra Özbekistan, Kazakistan ve diğer Müslüman ülkelerden yüzlerce kişinin de yer aldığına ilişkin verilerin kamuoyuna yansıdığını söyledi. Bu iddiaların görmezden gelinemeyecek bir ciddiyete ulaştığını belirten Akalın, şu sorunun kaçınılmaz hâle geldiğini ifade etti: “Bir devlet, kişilerin vatandaşlık bağını, uluslararası hukukun en ağır suçlarıyla ilgili ciddi şüpheler karşısında sorgulamadan sürdürebilir mi?” Bu yaklaşımın intikamcı değil, hukuk devleti olmanın zorunlu bir sonucu olduğunu vurgulayan Akalın, vatandaşlığın yalnızca bir aidiyet değil, aynı zamanda sorumluluk doğurduğunu dile getirdi. Akalın, bu sorumluluğun yalnızca Türkiye için değil, kendisini ümmet, adalet ve insanlık hakları söylemleriyle tanımlayan tüm Müslüman ülkeler için geçerli olduğunun altını çizdi. Bu aşamadan sonra sessizliğin ve tarafsızlığın hukuki ve ahlaki bir zaaf anlamına geleceğini ifade eden Akalın, söz konusu iddiaların mutlaka araştırılması, gerekli işlemlerin yapılması ve gerçeklerin kamuoyuyla şeffaf biçimde paylaşılması gerektiğini söyledi.

Yıldırım Belediyesi 'FETHİN' kitabını yazdı Haber

Yıldırım Belediyesi 'FETHİN' kitabını yazdı

Yıldırım Belediyesi, ‘Beylikten Cihan Devletine’ temasıyla başlattığı 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini tarihi, kültürel ve felsefi açıdan ele almaya devam ediyor. Bursa’nın fethinin 700. Yıl dönümü etkinlikleri kapsamında önemli bir projeyi daha hayata geçiren Yıldırım Belediyesi, ‘Fetih Yolu’ adlı romanı Bursa’ya kazandırdı. Tarihi roman ve hikaye yazarı Hasan Erdem’in kaleme aldığı, Yavuz Selim Doğan’ın resimlediği eser Yıldırım Belediyesi Kültür Yayınları’ndan çıktı. Bursa’nın fethinin nasıl gerçekleştiğini, dönemin atmosferini, ecdadın mücadele ruhunu, merhamet ve adalet anlayışını tarihi gerçeklere bağlı kalarak anlatan eser için tanıtım toplantısı düzenlendi. Ulubatlı Hasan Anadolu Lisesi’nde düzenlenen ‘Fetih Yolu’ romanı tanıtım toplantısına, Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz’ın yanı sıra, eserin yazarı Hasan Erdem, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, İl Milli Eğitim Müdürü Gürhan Çokgezer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Kamil Özer, Yıldırım İlçe Milli Eğitim Müdürü Mustafa Sevinç, öğretmenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. MİHENK TAŞI Kitap tanıtım programıda konuşan Yıldırım Belediye Başkanı Oktay Yılmaz; “Bursa’nın fethi, yalnızca bir şehrin alınışı değil; bir medeniyetin adalet, merhamet ve hikmet üzerine inşa ettiği büyük yürüyüşün en önemli duraklarından biridir. Osmanlı’nın beylikten cihan devletine uzanan yolculuğunda Bursa, siyasi bir merkez olmanın ötesinde kültürel, ahlaki ve felsefi bir mihenk taşıdır. Bu topraklarda yeşeren anlayış; insanı merkeze alan, farklılıkları zenginlik olarak gören ve kalıcı bir medeniyet tasavvurunu mümkün kılan bir ruhu temsil etmektedir” ifadelerini kullandı. KÜLTÜREL MİRAS Bu yıl Bursa’nın fethinin 700. Yıl dönümü olduğunu hatırlatan Başkan Yılmaz, “Yıldırım Belediyesi olarak ‘Beylikten Cihan Devletine’ temasıyla başlattığımız 2025-2026 Kültür Sanat Sezonu’nda, Bursa’nın fethini yalnızca tarihsel bir olay olarak değil; taşıdığı değerler bütünüyle ele alıyor, bu mirası yeni nesillere aktarmayı bir sorumluluk olarak görüyoruz. Bursa’nın fethinin 700’üncü yıl dönümü kapsamında hayata geçirdiğimiz projeler de bu anlayışın birer yansımasıdır. Bu kapsamda, ‘Fetih Yolu’ adlı eseri Bursa’ya kazandırmaktan büyük bir mutluluk duyuyoruz. ‘Fetih Yolu’, yalnızca geçmişi anlatan bir roman değil; bugünü anlamaya ve geleceği daha sağlam temeller üzerine kurmaya katkı sunan bir kültür mirasıdır” diye konuştu. ‘KÖPRÜ KURMAYA DEVAM EDECEĞİZ’ Medeniyetimizin köklü geçmişini ve değerlerini yaşatmanın önemine vurgu yapan Başkan Oktay Yılmaz; “Özellikle gençlerimizin tarihimizle güçlü bir bağ kurmasını, kendi medeniyet köklerini daha iyi tanımasını önemsiyoruz. Bu nedenle Ulubatlı Hasan Anadolu Lisesi’nde düzenlediğimiz tanıtım toplantısında öğrencilerimizle bir araya gelmek, bu eseri onların dünyasına taşımak bizler için ayrıca anlamlı olmuştur. Yıldırım Belediyesi olarak, kültür ve sanat yoluyla geçmiş ile gelecek arasında köprü kurmaya, Bursa’nın ve medeniyetimizin değerlerini anlatmaya devam edeceğiz. ‘Fetih Yolu’nun bu yolculukta önemli bir iz bırakacağına yürekten inanıyorum. Başta kıymetli yazarımız olmak üzere, bu önemli eserin ortaya çıkmasında emeği, katkısı olan herkese yürekten teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. BAŞKAN YILMAZ’A TEŞEKKÜR Tarihi romanın yazarı Hasan Erdem ise yaptığı açıklamada; “Bursa’nın fethinin 700’üncü yılında, bu kadim şehrin tarihini ve medeniyet ruhunu anlatan Fetih Yolu adlı eserin Yıldırım Belediyesi Kültür Yayınları’ndan çıkması benim için büyük bir onur. Bu eserle, Bursa’nın fethinin ardındaki mücadele ruhunu, adalet ve merhamet anlayışını genç nesillere tarihi gerçeklere sadık kalarak aktarmayı amaçladım. Kültür ve sanata verdiği destek, tarihe ve medeniyet mirasımıza sahip çıkan vizyonu için Yıldırım Belediye Başkanımız Sayın Oktay Yılmaz’a ve Yıldırım Belediyesi’ne gönülden teşekkür ediyorum. Fetih Yolu’nun, geçmiş ile gelecek arasında güçlü bir bağ kurmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.

Bursa Mudanya'da ADD aydınlanma şehitlerini unutmadı Haber

Bursa Mudanya'da ADD aydınlanma şehitlerini unutmadı

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Mudanya Şubesi, Türkiye’nin aydınlanma mücadelesinde yaşamlarını yitiren Prof. Dr. Muammer Aksoy, İlahiyatçı-Tarihçi Bahriye Üçok ve Siyaset Bilimci Prof. Dr. Ahmet Taner Kışlalı’yı “Saygıyla” temasıyla andı. Mudanya Belediyesi Dernekler Yerleşkesi’nde düzenlenen programa; ADD Bursa Şubesi Yönetiminden Ali Küçüksarı, Mudanya Belediye Başkan Yardımcısı Baran Güneş, CHP Mudanya İlçe Başkanı Seda Bozdağ Güzelkaya, dernek üyeleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Moderatörlüğünü ADD Mudanya Şube Başkanı Soyer Kazancı’nın yaptığı programda, Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tahir Baştaymaz ile gazeteci-yazar Burhan Kurtulmuş konuşmacı olarak yer aldı. Söyleşide, Cumhuriyet, demokrasi, adalet ve aydınların hedef alınmasının tarihsel ve toplumsal nedenleri ele alınırken, güncel siyasal ve toplumsal sorunlara da dikkat çekildi. "O GÜNLER UNUTULMAMALI, GENÇLER BİLİNÇLENDİRİLMELİ" Gazeteci-yazar Burhan Kurtulmuş, konuşmasında Atatürkçülerin örgütlenmesinin önemini vurgulayarak, geçmişte Atatürkçü düşüncenin bastırılmasına yönelik saldırıların unutulmaması gerektiğini söyledi. Mücadelenin sadece geçmişe ait olmadığını belirten Kurtulmuş, yakın dönemde yapılan bazı etkinlikleri de eleştirdi. Atatürkçü bir belediyenin Ortodoks etkinliği düzenlemesini kabul edilemez bulduğunu ifade eden Kurtulmuş, geçmişte Atatürk heykellerinin yıkıldığı, bayrakların indirildiği dönemleri anımsatarak, “O günler unutulmamalı” çağrısında bulundu. Kurtulmuş, gençlerin bilinçlendirilmesi ve devrim şehitlerinin hafızada canlı tutulmasının önemine vurgu yaptı. Siyaset Bilimci Prof. Dr. Tahir Baştaymaz ise Cumhuriyetin temelinin eğitim olduğunu vurgulayarak, gerici yapılanmaları önceden gören ve bu uğurda canlarını veren Muammer Aksoy ve arkadaşlarının halkın aydınlanma mücadelesinin simgeleri olduğunu söyledi. "MUSTAFA KEMAL'İN KURDUĞU CUMHURİYETİN ÖRNEĞİ YOKTUR" "Mustafa Kemal Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyetin örneği yoktur ve orijinaldir" diyen Prof. Dr. Baştaymaz, "Emperyalizm yüz yıllık plan yapar ama planın hedefi ve araçlar değişmez" diyerek şu tespitlerde bulundu: "Biz son zamanlarda ve bugün burada olduğu gibi bir yankı odasındayız. Kendi sesimizi dinliyoruz. Eğitimimiz giderek karşı devrimcilerin eline geçti. Halk artık neyin gerçek ve doğru olduğunu değerlendiremiyor. Bilmemiz gereken tek şey vaktimiz kalmadı. Gençleri kaybettik, siyasal gücümüz yok. Aydınlar ödlek hale geldi. O nedenle gençleri bilinçlendirmek ve cesaretlendirmek için çaba göstermek zorundayız. Sokağa çıkmak, gençleri uyarmak zorundayız". ADD Mudanya Şube Başkanı Soyer Kazancı da konuşmasında, 1990’lı yıllarda katledilen aydınların aydınlık bir Türkiye için mücadele ettiğini ve hiçbir zaman unutulmayacaklarını belirtti. Gençlerin bu mücadelenin ayrılmaz bir parçası olması gerektiğini vurgulayan Kazancı, ADD Mudanya Şubesi bünyesinde gençlik örgütlenmesine yönelik yeni bir oluşum hazırlığında olduklarını açıkladı. Program sonunda Prof. Dr. Tahir Baştaymaz’a plaket, Burhan Kurtulmuş’a ise 'Nutuk' kitabı hediye edildi.

Bursalı yazardan kadına şiddete karşı roman Haber

Bursalı yazardan kadına şiddete karşı roman

Topuklu Kaldırımlar'ın adaletin eksildiği bir toplumda kadın olmanın ne anlama geldiğini anlatan çarpıcı bir yüzleşme romanı olduğunu dile getiren Atilla Güney, "Bu kitap, gücün haklılığı bastırdığı, suskunluğun haksızlığı büyüttüğü yerlerde başlar. Adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil, insanın vicdanında başladığını hatırlatır. Çünkü bir yerde adalet yoksa, huzur da kalıcı olmaz. Aynı suça farklı cezaların verildiği, haksızlığın normalleştirildiği toplumlarda adalet yerini ayrıcalığa bırakır. Ve bu kaybın bedelini en ağır şekilde kadınlar öder. Roman boyunca adalet, bir kavram olmaktan çıkar; bazen geciken bir karar, bazen suskun kalınmış bir an, bazen de savunulamamış bir hak olarak karşımıza çıkar. Gücün adaletle birleşmediği her yerde zulme dönüştüğünü, adaletin sustuğu her anın yeni yaralar açtığını gösterir. Topuklu Kaldırımlar, kadının sadece korunması gereken değil, toplumu ayakta tutan temel değerlerden biri olduğunu anlatır. Adalet zayıfladığında güvenin çöktüğünü, güven çöktüğünde insanlığın sessizce geri çekildiğini gözler önüne serer. Bugün başkasına yapılan bir haksızlığın, yarın herkesin sınavı olabileceğini hatırlatır. Bu roman, adaletin bir lütuf değil hak olduğunu; haklı olmanın yetmediğini, hakkı savunmanın da sorumluluk gerektirdiğini söyler. Güç geçer, makam gider; fakat adaletin hesabı kalır. Ve adalet, herkes için eşit olmadıkça, hiçbirimiz için gerçekten var değildir. Topuklu Kaldırımlar, kadına adaletin olmadığı bir dünyada, insanlığın nasıl yavaş yavaş eksildiğini anlatan bir roman… Çünkü adalet susarsa, zulüm konuşur. Ve kadın susturulursa, toplum kaybeder" açıklamasında bulundu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.