Hava Durumu

#Acil Durum

- Acil Durum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Acil Durum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mudanya Devlet Hastanesi’nde yangın ve tahliye tatbikatı yapıldı Haber

Mudanya Devlet Hastanesi’nde yangın ve tahliye tatbikatı yapıldı

Mudanya Devlet Hastanesi’nde, olası yangın ve acil durumlara karşı hazırlık seviyesini artırmak amacıyla yangın ve tahliye tatbikatı gerçekleştirildi. Hastane yönetimi tarafından yapılan açıklamada, tatbikatın hasta ve çalışan güvenliğini en üst düzeyde tutmak, acil durumlarda uygulanacak müdahale süreçlerinin etkinliğini değerlendirmek amacıyla düzenlendiği belirtildi. SENARYO ÜZERİNDEN UYGULAMALI EĞİTİM Tatbikatta, yangının fark edilmesi ve ilgili birimlere bildirilmesinden başlayarak acil durum ekiplerinin olay yerine intikali, ilk müdahale, hasta ve çalışanların güvenli alanlara tahliyesi ile ekipler arası koordinasyon uygulamalı olarak canlandırıldı. Görevli personelin, kendilerine verilen sorumluluklar doğrultusunda hareket ettiği tatbikatta, yangın söndürme ekipmanlarının doğru ve etkin kullanımı da test edildi. Yetkililer, panik yaşanmadan acil durum planlarına uygun, hızlı ve koordineli hareket etmenin önemine dikkat çekti. ACİL DURUM HAZIRLIKLARI DÜZENLİ SÜRECEK Mudanya Devlet Hastanesi Başhekimi Uzm. Dr. Fatih Yavuz Erkal, hastanelerin 24 saat kesintisiz hizmet veren ve farklı özelliklerde hastaların bulunduğu sağlık tesisleri olması dolayısıyla bu tür hazırlıkların büyük önem taşıdığını vurguladı. Başhekim Erkal, afet ve acil durumlara yönelik eğitim, tatbikat ve hazırlık çalışmalarının düzenli olarak sürdürüleceğini belirterek, gerçekleştirilen tatbikatın kurumun acil durum kapasitesinin güçlendirilmesine katkı sağladığını söyledi.

Nilüfer’de vatandaşlara ücretsiz afet eğitimi! Haber

Nilüfer’de vatandaşlara ücretsiz afet eğitimi!

Bursa’nın Nilüfer ilçesinde vatandaşların afet ve acil durumlara karşı bilinçlenmesi amacıyla ücretsiz eğitim programı başlatıldı. Nilüfer Belediyesi ile Nilüfer Belediyesi Arama Kurtarma ekipleri (NAKUT) tarafından düzenlenen programda, katılımcılara yalnızca teorik bilgiler aktarılmıyor, farklı afet senaryoları uygulamalı olarak gösteriliyor. DEPREM VE YANGIN SENARYOLARI UYGULANIYOR Nilüfer İlçe Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezi’nde gerçekleştirilen eğitimlerde vatandaşlara deprem sırasında doğru davranış biçimleri, yangına ilk müdahale ve acil durumlarda güvenli tahliye yöntemleri anlatılıyor. Program kapsamında kullanılan deprem simülasyonuyla katılımcılar sarsıntı anını kontrollü şekilde deneyimlerken, yangın ve dumanlı ortam senaryolarıyla da acil durumlarda nasıl hareket edilmesi gerektiğini öğreniyor. EĞİTİMLER ÜCRETSİZ Haftada üç gün düzenlenen eğitimler pazartesi ve cuma günleri 10.00-12.00, çarşamba günleri ise 19.00-21.00 saatleri arasında gerçekleştiriliyor. Programa katılmak isteyen vatandaşların etkinlik duyurusundaki QR kod üzerinden kayıt yaptırabileceği belirtildi. Ayrıntılı bilgi için 242 31 30 numaralı telefon üzerinden iletişim kurulabileceği bildirildi. Yetkililer, afet anında doğru müdahalenin büyük önem taşıdığına dikkat çekerken, vatandaşların temel afet bilgilerine sahip olmasının olası can kayıplarının önlenmesine katkı sağlayacağını vurguluyor.

17 Ağustos öncesi deprem kaygısı uyarısı Haber

17 Ağustos öncesi deprem kaygısı uyarısı

17 Ağustos 1999 depreminin yıl dönümü yaklaşırken, deprem gibi büyük afetlerin ardından ortaya çıkabilen kaygı ve travma tepkileri yeniden gündeme geldi. Psikiyatri Uzmanı Doç. Dr. Erman Şentürk, deprem sonrası ruhsal tepkilerin nasıl yönetilebileceğine ve hangi durumlarda profesyonel destek alınması gerektiğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Büyük ve tehdit edici olayların anılarının sıradan anılardan farklı biçimde hatırlanabildiğini belirten Şentürk, yıllar sonra bile depremi hatırlatan ses, görüntü, sarsıntı, tarih veya haberlerin o dönemde yaşanan korkuyu yeniden tetikleyebileceğini söyledi. Şentürk, travma sonrası stres belirtileri yaşayan kişilerde kabuslar, istemsiz anılar, hatırlatıcılara karşı yoğun duygusal veya bedensel tepkiler ve kolay irkilme görülebileceğini ifade ederek, “Büyük bir deprem yaşamış herkes travma sonrası stres bozukluğu geliştirmez” dedi. İlk dönemde ortaya çıkan yoğun stres tepkilerinin çoğu kişide zamanla azaldığını belirten Şentürk, 17 Ağustos gibi yıl dönümlerinin bazı kişilerde geçmişe ilişkin duygu ve anıları yeniden görünür hale getirebileceğini kaydetti. “KAYGI, HAZIRLIK İÇİN GEREKLİ OLABİLİR” Deprem konusunda kaygı duymanın tek başına ruhsal bir bozukluk anlamına gelmediğini vurgulayan Şentürk, belirli düzeyde kaygının insanları bina güvenliğini sorgulamaya, afet planı hazırlamaya ve önlem almaya yöneltebileceğini söyledi. Şentürk, asıl sorunun “olası tehlikeye karşı hazırlıklı olmak ile sürekli tehlike olacakmış gibi yaşamak arasındaki sınırın kaybolması” ile başladığını belirtti. Bu nedenle bina güvenliği, aile afet planı, acil durum çantası ve güvenilir bilgi kaynaklarına ulaşmak gibi kontrol edilebilen alanlara odaklanılması gerektiğini aktaran Şentürk, depremin ne zaman olacağını sürekli düşünerek kesinlik aramanın ise gerçek bir kontrol sağlamayacağını ifade etti. SÜREKLİ KAÇINMA KAYGIYI BESLEYEBİLİR Hafif sarsıntı veya bina gürültüsü gibi tetikleyiciler karşısında yoğun kaygı yaşayan kişilere de önerilerde bulunan Doç. Dr. Erman Şentürk, öncelikle gerçekten deprem olup olmadığının değerlendirilmesi ve fiziksel güvenliğin sağlanması gerektiğini söyledi. Gerçek bir tehlike bulunmadığında kişinin bulunduğu yer ve zamana odaklanmasının, ayaklarının yere temasını hissetmesinin ve nefesini zorlamadan yavaşlatmasının bedensel gerginliğin azalmasına yardımcı olabileceğini belirtti. Şentürk, korkulan ortamlardan sürekli kaçınmanın ise uzun vadede kaygıyı kalıcılaştırabileceğine dikkat çekerek, kaçınmanın kişinin günlük yaşamını belirlemeye başlaması halinde profesyonel değerlendirme yapılması gerektiğini vurguladı. Deprem haberleri ve sosyal medyanın da kaygı üzerinde etkili olabileceğini belirten Şentürk, sürekli haber ve deprem uygulaması kontrol etmenin kısa vadede rahatlatıcı görünse de kişinin zihnini sürekli tehdit algısıyla meşgul edebileceğini söyledi. Özellikle yıkım görüntülerinin tekrar tekrar izlenmemesi, güvenilir bilgi kaynaklarının tercih edilmesi ve haber takibinin gün içerisinde belirli zamanlarla sınırlandırılması önerisinde bulunan Şentürk, “Hedef haberlerden tamamen uzaklaşmak değil, bilgiyle daha sağlıklı bir ilişki kurabilmek” ifadelerini kullandı. ÇOCUKLARDA BELİRTİLER FARKLI OLABİLİR Deprem sonrası çocukların verdiği tepkilerin yaş ve gelişim dönemine göre değişebileceğini belirten Şentürk; ebeveyne aşırı yakınlaşma, uyku sorunları, huzursuzluk, öfke, dikkat güçlüğü ve daha önce kazanılmış becerilerde gerilemenin görülebileceğini söyledi. Ebeveynlerin çocuklara yaşlarına uygun ve doğru bilgi vermesinin önemine dikkat çeken Şentürk, “Bir daha asla deprem olmayacak” gibi gerçekçi olmayan güvenceler yerine, “Depremin ne zaman olacağını bilmiyoruz ama güvende kalmak için neler yapacağımızı biliyoruz” şeklinde bir dil kullanılmasını önerdi. Çocukların konuşmak istediğinde dinlenmesi, ancak yaşadıklarını tekrar tekrar anlatmaya zorlanmaması gerektiğini belirten Şentürk, günlük rutinlerin, okulun, oyunun ve sosyal ilişkilerin mümkün olduğunca sürdürülmesinin çocuklara güven ve öngörülebilirlik sağlayacağını ifade etti. PROFESYONEL DESTEK NE ZAMAN GEREKLİ? Şentürk, profesyonel destek almak için belirli bir sürenin dolmasının beklenmemesi gerektiğini vurguladı. Depremi hatırlatan durumlarda yoğun sıkıntı, kabuslar, istemsiz anılar, sürekli tetikte olma, belirgin kaçınma, uyku sorunları, depresif belirtiler veya panik atakların sürmesi ve bunların kişinin günlük yaşamını etkilemeye başlamasının önemli uyarı işaretleri olduğunu belirtti. Kendine zarar verme düşünceleri, belirgin umutsuzluk veya alkol ve madde kullanımında artış gibi durumlarda ise yardım aramanın ertelenmemesi gerektiğini kaydeden Şentürk, travma sonrası stres belirtilerinde etkili psikoterapi ve gerektiğinde ilaç tedavisi seçeneklerinin bulunduğunu ifade etti.

Bursa Osmangazi'de Mobil Afet ve Acil Durum Koordinasyonu Merkezi’ne yakın mercek Haber

Bursa Osmangazi'de Mobil Afet ve Acil Durum Koordinasyonu Merkezi’ne yakın mercek

Osmangazi Belediyesi, olası afetlere karşı ilçenin müdahale faaliyetlerini güçlendirmek ve afet anında hızlı koordinasyon sağlamak amacıyla çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Bu kapsamda Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mobil Afet ve Acil Durum Koordinasyonu Merkezi’ni ziyaret ederek, merkezde kullanılan teknolojik altyapıyı ve afet anında yürütülecek koordinasyon çalışmalarını inceledi. Başkan Aydın, olası bir afet durumunda drone aracılığıyla havadan alınan görüntülerin merkezin ana ekranına anlık olarak aktarılmasını sağlayan sistemi yerinde gözlemledi. Afet anında iletişimin kesintisiz sürdürülebilmesi amacıyla uydu üzerinden sağlanan iletişim sistemini de bizzat arama yaparak test eden Başkan Aydın, Mobil Afet ve Acil Durum Koordinasyonu Merkezi’nin sahip olduğu diğer teknik sistemler hakkında da yetkililerden bilgi aldı. 40 MAHALLEYE AFET KONTEYNERİ Başkan Aydın, Merinos Parkı’nda bulunan Afet ve Acil Durum Müdahale İstasyonu’nu da ziyaret etti. Osmangazi’nin farklı mahallelerine yerleştirilen afet konteynerlerinin içerisinde bulunan ekipmanları inceleyen Başkan Aydın, konteynerlerin afetin ilk anlarında mahalle sakinlerinin temel ihtiyaçlarına ve acil müdahale çalışmalarına katkı sağlayacak şekilde hazırlandığını belirtti. Osmangazi’nin pek çok mahallesinde yer alan afet konteynerlerinin birkaç ay içerisinde 40 mahalleye ulaşacağını ifade eden Başkan Aydın, konteynerlerde güneş enerjisi sistemi, telefon ve batarya şarj üniteleri, sıcak su sistemi, elektrikli testere, demir kesici, hijyen malzemeleri ve polar gibi çok sayıda ekipmanın bulunduğunu söyledi. Bu noktada her şeyin düşünüldüğünün altını çizen Başkan Aydın, konteynerlerin anahtarlarının ise muhtarlık, belediye hizmet birimleri ve mahallelerde eğitimleri gerçekleştirilen afet gönüllülerinde bulunacağını da sözlerine ekledi. “TÜM OSMANGAZİ’MİZDE İLETİŞİMİ KESİNTİSİZ HALE GETİRECEĞİZ” Afet hazırlıklarında ilk 72 saatin kritik değer taşıdığına dikkat çeken Osmangazi Belediye Başkanı Erkan Aydın, Mobil Afet ve Acil Durum Koordinasyonu Merkezi’nin önemini özellikle geçtiğimiz yıl yaşanan yangınlarda gördüklerini belirterek, “Mobil Afet ve Acil Durum Koordinasyonu Merkezi’nin önemini geçen seneki yangınlarda çok fazla hissettik. Aynı anda hem Harmancık’ta hem Gürsu’da çıkan yangınlarda bu cihazdan bir tane olması, sadece bir yangının arka tarafını drone ile görüntüleme imkanı sağladı. Biz de aracımızın teknik detaylarını ve ihtiyaçlarını çözdük. Uydu üzerinden internet iletişimini, yani afet anında internet ve telekom hatları kesilse dahi iletişimin kesilmeyeceği sistemlerin altyapısını hazırladık. İnşallah bunu tüm Osmangazi’de kesintisiz hale getireceğiz. Bununla ilgili yasal altyapı yazışmaları ve sonuç alma işlemleri devam ediyor.” dedi. “OSMANGAZİ’Yİ AFETE HAZIR VE DİRENÇLİ HALE GETİRECEĞİZ” Afet Koordinasyon Merkezi’ndeki yasal izinlerin tamamlandığını belirten Başkan Aydın, Osmangazi’yi afetlere daha hazırlıklı hale getireceklerine işaret ederek “Çukurca’da yaklaşık 50 bin metrekarelik bir alanı, afette anında Bursa’mızda en az can kaybı ve hızla acil arama-kurtarma faaliyetlerine hizmet edecek şekilde koordine ediyoruz. Başta başkan yardımcımıza, müdürlerimize, emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Bursa’nın bir deprem kenti olduğunu bilerek, afetlerde önceden hazırlık yapmanın ne kadar önemli olduğunu bizzat 6 Şubat depremlerinde yaşamış, şahit olmuş birisi olarak bu konuya çok önem veriyoruz. Çalışmalarımız bittiğinde 136 mahallemizde kesintisiz internetiyle, uydu iletişimiyle, Afet Koordinasyon Merkezi ile Osmangazi’yi afete hazır ve daha dirençli hale getireceğiz.” açıklamalarında bulundu.

ORMAN YANGINLARI ENERJİ GÜVENLİĞİNİ DE TEHDİT EDİYOR Haber

ORMAN YANGINLARI ENERJİ GÜVENLİĞİNİ DE TEHDİT EDİYOR

Limadem Elektrik Yönetim Kurulu Başkanı ve Elektrik Mühendisleri Derneği (ETMD) Bursa Temsilcisi Elektrik Mühendisi Olgun Karabiber, orman yangınlarının enerji güvenliği açısından oluşturduğu risklere dikkat çekerek, enerji sürekliliğinin artık stratejik bir konu olarak ele alınması gerektiğini söyledi. Her yıl binlerce hektarlık orman alanının yangınlar nedeniyle zarar gördüğünü hatırlatan Karabiber, günümüzde yangınların etkisinin yalnızca yandığı bölgeyle sınırlı kalmadığını belirtti. Enerji altyapılarının büyük bölümünün ormanlık alanlardan veya bu alanlara yakın bölgelerden geçtiğine işaret eden Karabiber, enerji nakil hatları, trafo merkezleri ve haberleşme sistemlerinin yangınlardan doğrudan etkilenebildiğini vurguladı. “Modern dünyanın damarlarında enerji dolaşıyor” diyen Karabiber, yaşanabilecek bir enerji kesintisinin zincirleme etkiler oluşturduğunu ifade ederek “Enerji kesildiğinde üretim durur, üretim durduğunda tedarik zinciri etkilenir ve bunun sonucunda ekonomik kayıplar kaçınılmaz hale gelir. Bir enerji hattında meydana gelen arıza yalnızca birkaç direğin zarar görmesi anlamına gelmez. Bazen yüzlerce işletmenin üretiminin durması, binlerce kişinin elektriksiz kalması ve milyonlarca liralık ekonomik kayıp anlamına gelebilir” şeklinde konuştu. “ENERJİ SÜREKLİLİĞİ YÖNETİM KURULLARININ GÜNDEMİNDE OLMALI” Özellikle sanayi bölgelerinde yaşanabilecek uzun süreli enerji kesintilerinin işletmeler için ciddi sonuçlar doğurduğunu belirten Karabiber, enerji sürekliliğinin artık sadece teknik ekiplerin sorumluluğunda değerlendirilmediğini söyledi. Karabiber, “Teslimat süreçlerinden ihracata, maliyetlerden rekabet gücüne kadar birçok alan enerji kesintilerinden doğrudan etkileniyor. Günümüzde birçok şirket enerji sürekliliğini yönetim kurulları seviyesinde ele alınması gereken stratejik bir konu olarak görüyor. Çünkü iş dünyasında en yüksek maliyetlerden biri plansız duruştur” dedi. “ASIL BAŞARI YANGINI ÖNLEMEKTE” Orman yangınlarıyla mücadelenin yalnızca yangın çıktıktan sonra yapılan müdahalelerden ibaret olmadığını ifade eden Karabiber, önleyici tedbirlerin önemine dikkat çekti. Enerji hatlarının geçtiği bölgelerde düzenli bakım faaliyetleri yürütülmesi gerektiğini belirten Karabiber, “Riskli alanlarda temizlik çalışmaları yapılması, erken uyarı sistemlerinin kurulması, termal izleme teknolojilerinin kullanılması ve acil durum planlarının oluşturulması büyük önem taşıyor. Asıl başarı yangının çıkmasını önlemek ve kritik altyapılara ulaşmasını engelleyebilmektir” diye konuştu. Sanayi kuruluşlarının da olası risklere karşı hazırlıklı olması gerektiğini kaydeden Karabiber, jeneratör sistemleri, alternatif enerji besleme senaryoları, kritik yük analizleri ve acil durum prosedürlerinin işletmelerin dayanıklılığını artırdığını ifade etti. “YANAN SADECE AĞAÇLAR DEĞİL, GELECEĞİMİZ” İklim değişikliğinin etkileriyle birlikte daha sıcak yazlar, uzun kuraklık dönemleri ve kuvvetli rüzgârların yangın riskini artırdığına dikkat çeken Karabiber, konunun sadece bugünün değil geleceğin de meselesi olduğunu söyledi. Karabiber açıklamasını “Yanan sadece ağaçlar değildir. Enerji güvenliği zarar görüyor, üretim kapasitesi etkileniyor, ekonomik değerler kaybediliyor. Aslında geleceğimiz zarar görüyor. Ormanlarımızı korumak doğaya karşı sorumluluğumuzdur. Enerji altyapımızı korumak ise geleceğimize karşı sorumluluğumuzdur. Bugün atılacak küçük bir adım, yarın yaşanabilecek büyük kayıpların önüne geçebilir. Çünkü bazen bir kıvılcım sadece ormanı değil, üretimi de durdurabilir” diyerek tamamladı.

Bursa Kestel’de afetlere karşı güç birliği Haber

Bursa Kestel’de afetlere karşı güç birliği

Kestel Belediyesi, afetlere karşı hazırlık çalışmalarını güçlendirmek amacıyla Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ve Çelebi Arama Kurtarma Ekibi ile iş birliği protokolü imzaladı. Kestel Belediyesi AFAD Binası’nda düzenlenen programa AFAD İl Müdürü Mehmet Buldan, İnsan ve Medeniyet Hareketi Derneği Başkanı Ali Yılmaz, Çelebi Arama Kurtarma Ekibi temsilcileri ve ilgili kurum yetkilileri katıldı. İmzalanan protokol kapsamında afet ve acil durumlarda etkin müdahalenin sağlanması amacıyla personel, ekipman ve lojistik destek alanlarında ortak çalışmalar yürütülecek. Kurumlar arası koordinasyonun artırılması ve afet yönetim kapasitesinin güçlendirilmesi de protokolün temel hedefleri arasında yer alıyor. BAŞKAN EROL: “DAHA GÜVENLİ VE DİRENÇLİ BİR KESTEL İÇİN ÇALIŞIYORUZ” Programda konuşan Ferhat Erol, afetlere hazırlığın yalnızca kriz anlarında değil, öncesinde yapılan çalışmalarla mümkün olduğunu belirtti. Çelebi Arama Kurtarma Ekibi’nin 6 Şubat depremlerinde önemli görevler üstlendiğini hatırlatan Erol, “Doğal afetlere karşı hazırlıklı olmak büyük önem taşıyor. Bu iş birliği sayesinde afetlere daha hızlı ve güçlü müdahale edeceğiz. Hedefimiz her alanda hazırlıklı, daha güvenli ve daha dirençli bir Kestel inşa etmektir” dedi. AFAD’DAN KOORDİNASYON VURGUSU AFAD Bursa İl Müdürü Mehmet Buldan da afet yönetiminde kurumlar arası iş birliğinin kritik öneme sahip olduğunu vurguladı. Yerel yönetimler, kamu kurumları ve gönüllü ekiplerin birlikte hareket etmesinin müdahale kapasitesini artırdığını belirten Buldan, gönüllü arama kurtarma ekiplerinin büyük fedakârlıklarla çalıştığını ifade etti. İnsan ve Medeniyet Hareketi Derneği Başkanı Ali Yılmaz ise afetlere hazırlığın toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğunu belirterek, kamu kurumları ile sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin önemine dikkat çekti. Yılmaz, depreme hazırlık konusunda son yıllarda önemli ilerlemeler kaydedildiğini söyledi. KESTEL’İN HABERLEŞME ALTYAPISINA TAM NOT Protokol töreninin ardından Kestel Belediyesi tarafından afet ve acil durumlarda kesintisiz iletişim sağlanması amacıyla kurulan röle telsiz sistemi tanıtıldı. Belediye Başkanı Ferhat Erol, ilçede oluşturulan haberleşme altyapısı hakkında AFAD İl Müdürü Mehmet Buldan’a bilgi verdi. Mahalle muhtarlıklarına dağıtılan telsizler ve verilen eğitimler hakkında bilgi alan Buldan, sistem üzerinden muhtarlarla doğrudan bağlantı kurarak uygulamayı yerinde test etti. Yapılan görüşmelerde iletişimin sorunsuz şekilde sağlandığını gözlemleyen Buldan, sistemin afet anlarında sahadan hızlı ve doğru bilgi alınmasına önemli katkı sağlayacağını belirtti. Kestel Belediyesi’nin kendi imkânlarıyla hayata geçirdiği çalışmayı örnek bir uygulama olarak değerlendiren Buldan, “Bu sistem afet ve acil durumlarda sahadan daha hızlı ve sağlıklı bilgi almamızı sağlayacak önemli bir altyapı. Bu çalışmadan dolayı Kestel Belediye Başkanımız Ferhat Erol’a teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı. HABERLEŞME TATBİKATI İÇİN KESTEL ÖNERİSİ İncelemeler sırasında Bursa genelinde planlanan haberleşme tatbikatlarına da değinen Buldan, Kestel’de kurulan altyapının örnek teşkil ettiğini belirterek, ilerleyen dönemde gerçekleştirilecek haberleşme tatbikatlarından birinin Kestel’de yapılmasının faydalı olacağını dile getirdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.